Ukrayna'nın güvenliğini görüşmek üzere 20'den fazla ülke Ramstein toplantısına katılıyor

Washington, Rusya'nın Donbass bölgesini kontrol etme planlarına karşı koymada Ukrayna kuvvetlerine yeni bir askeri yardım paketi sunulacağını duyurdu (AP)
Washington, Rusya'nın Donbass bölgesini kontrol etme planlarına karşı koymada Ukrayna kuvvetlerine yeni bir askeri yardım paketi sunulacağını duyurdu (AP)
TT

Ukrayna'nın güvenliğini görüşmek üzere 20'den fazla ülke Ramstein toplantısına katılıyor

Washington, Rusya'nın Donbass bölgesini kontrol etme planlarına karşı koymada Ukrayna kuvvetlerine yeni bir askeri yardım paketi sunulacağını duyurdu (AP)
Washington, Rusya'nın Donbass bölgesini kontrol etme planlarına karşı koymada Ukrayna kuvvetlerine yeni bir askeri yardım paketi sunulacağını duyurdu (AP)

Pentagon, ABD Savunma Bakanı Lloyd Austin'in Kiev'in uzun vadeli güvenlik ihtiyaçlarını görüşmek üzere önümüzdeki hafta Almanya'da yapacağı toplantıya 40 müttefik ülkeyi davet ettiğini duyurdu.
Pentagon sözcüsü John Kirby, cuma akşamı yaptığı açıklamada, NATO üyesi ve NATO üyesi olmayan 20 ülkenin savunma bakanları ve üst düzey generallerinin, Salı günü Batı Almanya'daki ABD hava üssü Ramstein'da buluşma davetini kabul ettiklerini belirtti. Kirby, ‘Güvenlik Danışma Grubu’ tarafından yapılacak toplantıda, Ukrayna'nın ortaklarının savaşın sona ermesinden sonra Kiev’in askeri gücünü artırmaya katkıda bulunma yollarını tartışacağını söyledi. Toplantıda, bir yandan ABD ve NATO'nun ittifakın doğu kanadının geleceğiyle ilgili planlarını sunmanın yolunu açabileceği belirtilirken bir yandan da Washington'un Ukrayna'nın bu alanda oynayabileceği role ve NATO ile ilişkisine olan güvenini yansıtacağı ifade edildi. Toplantıda ayrıca Rus işgali tarafından yok edilenleri yeniden inşa etme planları masaya yatırılacak.
Pentagon sözcüsü John Kirby’nin aktardığına göre, ABD Savunma Bakanı’nın salı günü Ramstein'da gündeme getirmek istediği şeylerden biri; Ukrayna'nın ilerlemeye ihtiyaç duyacağı uzun vadeli savunma ilişkileri konusunda benzer düşünen ülkelerle görüşmek. Kirby, “Bu görüşme, Ukrayna ordusunu modernize etme ve güçlü kalmasını ve ilerleyebilmesini sağlamanın yanı sıra gerçek askeri statüsüyle ilgili olacak. Söz konusu görüşme sadece güvenlik garantileriyle ilgili olmayacak” ifadelerini kullandı.
Kirby, Austin ve diğer katılımcıların (bakanların) Ukrayna'nın mevcut ihtiyaçlarını karşılamada yardıma devam etme yöntemlerini ve savaş devam ederken ortakların hangi silahları sağlayabileceğini görüşeceklerini söyledi. Pentagon sözcüsüne göre bu görüşme, ortakların endüstriyel yeteneklerinin derecelendirilmesini içerecek.
Kirby, toplantının NATO'nun himayesinde yapılmayacağını ve somut ve acil sonuçlar doğurmayacağını vurguladı. Toplantı savaşın başlamasından iki ay sonra gerçekleşecek. Ukrayna güçleri özellikle ülkenin güney ve doğusunda Rus saldırısına karşı direnmeye devam ederken, Rusya işgalin yeni bir aşamaya girdiğini ilan ederek bu bölgeleri tamamen işgal etme hedefini de açıkça ortaya koydu. Ancak Rus kuvvetlerinin Ukrayna'nın kuzeyinde yaşadığı gerileme ve zorla geri çekilmeleri, Rusların Donbass bölgesindeki savaşı bitirme yeteneği konusunda şüphe uyandırıyor. Bu da savaşın uzun süreceği ihtimalini ortaya koyuyor.

Cephelerde Rus kazanımı yok
İngiliz askeri istihbaratı dün (Cumartesi), artan faaliyetlerine rağmen Rus kuvvetlerinin son 24 saatte önemli bir kazanım elde edemediğini söyledi. İstihbarata göre bunun nedeni, Ukrayna'nın devam eden karşı saldırıları.
İngiltere Savunma Bakanlığı, yoğun çatışmaların Moskova'nın liman kenti Mariupol'u ele geçirme girişimlerini boşa çıkardığını duyurdu. Bu durum, Rusya’nın Donbass bölgesinde ilerlemesini engelliyor. Bakanlık, Rus Hava Kuvvetleri ve Donanması’nın, Ukrayna hava ve deniz savunmasının etkinliği nedeniyle her iki bölgeyi de kontrol edemediğini bildirdi.
 ABD, Ukrayna kuvvetlerine Rusya’ya karşı savaşını sürdürmesi için askeri teçhizat, mühimmat ve diğer malzemeleri sağlama konusunda yaklaşık 30 ülkenin çabalarına öncülük ediyor. Washington, Rusya'nın Donbass bölgesini kontrol etme planlarına karşı Ukrayna kuvvetlerine “belirleyici olacak” yeni bir askeri yardım paketi sağlanacağını duyurdu.
Rus ordusu ülkenin doğusunda Ukrayna'ya karşı kesin bir zafer kazanacağını umarken, ABD Rus saldırısını savuşturmak için gerekli silah ve teçhizatı göndermek için acele ediyor. Donbass bölgesi, kentsel alanlarda ve şehirlerde kullanılanlardan farklı silah türlerinin kullanılmasını gerektiren açık bir savaş alanı olarak kabul ediliyor. Donbass bölgesinin bu yapısı da Ukrayna kuvvetlerinin Rus kuvvetlerine karşı üstünlük kurmasını sağladı.
Donbass savaşına ve savaşın “belirleyicisi” obüslere tahsis edilen Batı yardımı
ABC News, 800 milyon dolarlık yeni askeri yardım paketinin fark yaratabileceğini ileri sürdü. Kanalın haberine göre yeni yardım paketinde obüsler, radar ekipmanları ve Phoenix Ghost insansız hava araçları yer alıyor.
Uzmanlar, yetkililerin hafta sonu Ukrayna’ya ulaşacağını söylediği yeni yardımın Ukrayna-Rusya savaşında Ukraynalıların ihtiyaçlarını giderecek şekilde tasarlandığını söylüyor. Kanalın aktardığına göre ABD’nin Ortadoğu'dan sorumlu eski Savunma Bakanı Yardımcısı Michael Mulroy, yeni yardım paketinin Ukrayna’ya ulaşması hakkında "Zamana karşı yarış... Haftalar alabilir" dedi.
Mulroy, Donbass bölgesindeki savaşta Ukrayna'nın daha uzun menzilli silahlara ve kuvvetlerini karada ve havada hızla hareket ettirme yeteneğine ihtiyacı olacağını belirtti. Mulroy, obüslerin Donbass'taki savaşta önemli rol oynayacağına inanıyor. ABD, Rus topçu atışlarını ve diğer dolaylı saldırıları tespit edip kaynağını bulabilecek 14 radar sistemini Ukrayna’ya gönderecek.
Mulroy, "Şu anda Ruslar, herhangi bir yaptırım olmaksızın topçu ateşine başvuruyor.” dedi.
Radar sistemleri, Ukraynalıların Rus ateş kaynaklarına doğru bir şekilde yanıt vermesine yardımcı olabilir. ABC News’in aktardığına göre, üst düzey bir ABD savunma yetkilisi "Anti-radarın bu hafta harekat alanına ulaşacağını" söyledi. Yetkili obüs ve radar sistemlerinin birbirini tamamladığını ancak bağımsız olarak da kullanılabileceğini sözlerine ekledi.
Zelenskiy: Müttefikler nihayet Kiev'in sipariş ettiği silahları teslim etti
Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy, müttefiklerin nihayet Kiev'in talep ettiği silahları teslim ettiğini söyledi. Ukrayna Devlet Başkanı, bu silahların binlerce kişinin hayatını korumaya yardımcı olacağını sözlerine ekledi.
İngiltere Başbakanı Boris Johnson, Polonya yönetiminin Ukrayna'ya Rus T-72 tanklarını gönderebilmesi için Londra'nın Polonya'ya ayrıca tank göndermeyi planladığını söyledi. İngilizler, Ukrayna ordusuna teslim edilecek İngiliz zırhlı savaş araçları "Mastif", "Husky" ve "Wolfhound’u" kullanabilmeleri için Ukrayna kuvvetlerini eğitmeye devam ediyor.
Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron basına verdiği bir röportajında ülkesinin Ukrayna’ya kendi envanterindeki CAESAR 155mm Kundağı Motorlu Obüs’lerden teslim edeceğini söyledi. Macron, “Bu bizim çatışmaya taraf olduğumuz anlamına gelmez” dedi. Macron ayrıca Ukrayna'ya tanksavar füze sistemleri tedarik edileceğini ifade etti.
 Kanada ise Ukrayna'ya ağır topçu tedarik ettiğini açıkladı. Kanada Savunma Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, 30 km atış menziline sahip 155mm’lik M-777 Obüs’lerinin Ukrayna’ya teslim edildiği belirtildi.
Kanada Başbakanı Justin Trudeau, hafta başına Ukrayna için "ağır topçu" olarak adlandırdığı bir yardım gönderme planından söz etmiş ancak Kanada ordusunun hangi silahları bağışlayacağına dair hiçbir ayrıntı vermemişti. Trudeau, "Son istekleri, güvenlik nedenleriyle tam olarak ağır topçu silahlarıydı. Onlara tam olarak nasıl ve hangi silahları gönderdiğimize dair şu anda ayrıntı veremem” dedi. Afganistan Savaşı sırasında Kanada tarafından satın alınan 37 obüsten dördü Ukrayna’ya gönderilmek üzere sevkiyata hazırlandı.
Belçika Ukrayna'ya M109 tanksavar füzeleri ve obüs tedarik etmeyi planlıyor. Belçika'da yayımlanan Le Soir gazetesi, 24 Şubat'tan bu yana Belçika'nın Ukrayna'ya 5 bin saldırı tüfeği, 200 tanksavar silahı, 3,8 bin ton yakıt ve makine yağı dahil olmak üzere 76 milyon avroluk askeri yardım sağladığını ileri sürdü. Ayrıca bir dizi gece görüş cihazı ve diğer ekipman türlerinin de Belçika’dan Ukrayna’ya gönderilmesi bekleniyor.
Belçika Savunma Bakanı Ludivine Dedonder'e göre, bu silahlar "yalnızca Belçika silah ticareti ve üretim şirketlerinin sahip olduğu stoklardan satın alınacak."
Aynı bağlamda Pentagon, Amerikan endüstrisinin, fizibilitesini ve etkinliğini kanıtlamış silahların üretimini hızlandırması ve daha fazla yetenek geliştirmesi için yeni yollar arıyor. ABD minimum eğitim gerektiren ve hızlı bir şekilde Ukrayna'ya ihraç edilebilir silahlar üzerinde çalışıyor. Bakanlık, ABD silah üreticilerinden silah sistemleri veya hava savunması, anti-personel zırhı, kıyı savunması, karşı batarya, insansız hava sistemleri ve güvenli telsizler ve uydular gibi yetenekler hakkında bilgi talep etti.
Öte yandan Washington yönetimi, ABD Uluslararası Kalkınma Ajansı (USAID) aracılığıyla, “Acımasız Rus savaşının Ukrayna halkı üzerindeki etkisine karşı koymak ve Ukrayna'nın direncini, demokrasisini, ekonomisini ve sağlık sistemlerini güçlendirmek” için 131 milyon dolarlık yatırım yapacağını açıkladı.
ABD Dışişleri Bakanlığı yaptığı açıklamada, ajansın “sivillere, özel sektöre, devlet kurumlarına ve sivil topluma karşı devam eden savaşın” korkunç etkisinin ele alınmasına bu fonla yardımcı olacağını bildirdi. Söz konusu fon, ajansın Ukrayna hükümetine yolsuzlukla mücadelede destek sağlayacak ve siber saldırılara, dezenformasyona ve Kremlin saldırganlığının diğer araçlarına karşı savunma oluşturmaya devam edilmesini garanti edecek. Bu fon sayesinde demokratik reformların sürdürülmesi, sağlık sisteminin güçlendirilmesi ve tüm Ukraynalıların yararına olan ekonomik büyümenin teşvik edilmesi sağlanacak.



İsrail kabinesi, Batı Şeria topraklarının ilhakını genişletme kararlarını onayladı

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
TT

İsrail kabinesi, Batı Şeria topraklarının ilhakını genişletme kararlarını onayladı

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)

Ynet haber sitesi bugün, İsrail kabinesinin Batı Şeria’daki arazi tescili ve mülkiyet prosedürlerinde temel değişiklikleri onayladığını bildirdi. Yeni düzenlemeler, Filistinlilere ait bazı evlerin yıkılmasına izin veriyor.

Yedioth Ahronoth’un internet sitesi Ynet, yeni kararların İsrail'in işgal altındaki Batı Şeria’nın A Bölgesi’nde Filistinlilere ait binaları yıkmasına izin vereceğini ve Batı Şeria genelinde yerleşim faaliyetlerinin önemli ölçüde genişlemesine yol açacağını doğruladı.

zsdcfgt
Batı Şeria’daki İsrail askerleri (Reuters)

Şarku’l Avsat’ın Ynet’ten aktardığına göre İsrail kabinesinin aldığı kararlar, Oslo Barış Anlaşmaları kapsamında ilk asker çekilme dalgasında İsrail ordusunun çekilmediği tek şehir olan El Halil’de İsrail-Filistin çatışmasını çözmeye yönelik geçici bir adım olması amaçlanan 1997 El Halil Protokolü’nün ilkelerine aykırı.


Rusya'da 15 yaşındaki saldırgan dehşet saçtı: Nazi sembolü çizdi

Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
TT

Rusya'da 15 yaşındaki saldırgan dehşet saçtı: Nazi sembolü çizdi

Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)

Rusya'nın Başkurdistan Cumhuriyeti'nde cumartesi günü bir üniversite yurdunda bir gencin bıçaklı saldırı dizisi sonucu en az 6 kişi yaralandı. Yaralananlar arasında öğrenciler de var.

Haberlere göre bıçak taşıdığı belirtilen 15 yaşındaki çocuk, cumartesi günü Ufa'daki Devlet Tıp Üniversitesi'nin yurduna girip öğrencilere saldırmaya başladı. Gencin milliyetçi sloganlar attığı ve Nazi sembolü çizdiği bildirildi.

Rusya İçişleri Bakanlığı Sözcüsü Tümgeneral Irina Volk, RTVI haber sitesine yaptığı açıklamada, "Saldırgan gözaltına alınmaya direndi ve bu sırada iki polis memuru bıçaklandı. Ayrıca şüpheli kendine de zarar verdi" dedi. Şüpheli, ağır yaralı halde yerel bir çocuk hastanesine kaldırıldı.

Moskova'nın yaklaşık 1200 km doğusundaki Ufa'daki yetkililer, olayla ilgili üst düzey soruşturma başlattı. Saldırıda yaralanan en az 4 kişi hastaneye kaldırıldı ve birinin durumunun kritik olduğu düşünülüyor. Yaralananlar arasında Hintli öğrenciler de bulunuyor.

Moskova'daki Hindistan Büyükelçiliği, "Ufa'da talihsiz bir saldırı yaşandı. Aralarında 4 Hintli öğrencinin de bulunduğu birçok kişi yaralandı" açıklamasını yaptı.

Büyükelçilik, yetkililerle temas halinde olduğunu ve "Kazan'daki konsolosluktan yetkililerin yaralı öğrencilere yardım etmek üzere Ufa'ya hareket ettiğini" belirtti.

Görgü tanıkları, kaotik anları "her yer kan içindeydi" diyerek anlattı. Ren TV, yaralıların ambulanslarla hastaneye taşındığını gösteren görüntüleri yayımladı.

Yerel Baza kanalına göre, şüpheli yasaklı bir neo-Nazi örgütüne mensuptu. Economic Times'a göre Rusya'daki üniversitelerde 30 binden fazla Hintli öğrencinin eğitim gördüğü tahmin ediliyor.

Independent Türkçe


New START anlaşmasının sona ermesinin ardından büyük nükleer güçler arasındaki gerilim tırmanıyor

Pekin'de İkinci Dünya Savaşı'nın sona ermesini anmak için düzenlenen askeri geçit töreninden bir kare, 3 Eylül 2025 (Reuters)
Pekin'de İkinci Dünya Savaşı'nın sona ermesini anmak için düzenlenen askeri geçit töreninden bir kare, 3 Eylül 2025 (Reuters)
TT

New START anlaşmasının sona ermesinin ardından büyük nükleer güçler arasındaki gerilim tırmanıyor

Pekin'de İkinci Dünya Savaşı'nın sona ermesini anmak için düzenlenen askeri geçit töreninden bir kare, 3 Eylül 2025 (Reuters)
Pekin'de İkinci Dünya Savaşı'nın sona ermesini anmak için düzenlenen askeri geçit töreninden bir kare, 3 Eylül 2025 (Reuters)

Rusya ve ABD arasında her iki ülkedeki nükleer silahları sınırlandırmak için imzalanan New START anlaşmasının bu hafta sona ermesinden bu yana, dünyanın önde gelen nükleer güçleri arasındaki gerilim tırmanıyor. Washington, gelecekteki herhangi bir anlaşmaya Pekin'i de dahil etmek isterken, Moskova ise Paris ve Londra'nın nükleer silahlanma konusunda yapılacak çok taraflı müzakerelere katılmasını talep ediyor. İki nükleer güç New START anlaşmasının kısıtlamalarından kurtulduğundan, uzmanlar her iki tarafın da taviz vermeden kazanç elde etmeye çalışacağı yeni bir silahlanma yarışından endişe duyuyor.

Çin'in belirsiz tutumu

Çin, nükleer silahların yayılmasını sınırlamak için yeni bir antlaşma müzakerelerine katılma fikrini reddetti. Batılı bir diplomat, Pekin'in iki büyük nükleer güce yetişmenin ne kadar zor olacağı konusunda ‘kasıtlı olarak belirsiz’ kalmayı tercih ettiğini söyledi. Çin'in toplamda yaklaşık 600 nükleer savaş başlığı var. Bu sayı, ABD ve Rusya'nın şu anda sahip olduğu toplam bin 700 savaş başlığından çok daha az ve iki büyük nükleer gücün cephaneliklerindeki toplam nükleer savaş başlığı sayısından da çok daha az. Ancak çoğu gözlemci, Çin'in nükleer savaş başlığı üretimini artırdığı konusunda hemfikir. ABD'nin tahminlerine göre bu sayı 2030 yılına kadar bine, 2035 yılına kadar ise bin 500'e ulaşabilir.

Eski ABD Stratejik Komutanlığı (STRATCOM) Komutanı emekli Amiral Charles A. Richard, ABD Senatosu Silahlı Kuvvetler Komitesi'nde verdiği ifadesinde, Çin'in yeteneklerinin ‘istihbarat topluluğunun raporlarından’ daha yüksek tahmin edilmesini istedi. Emekli Amiral, bu rakamın gerçeklere daha yakın olması için ‘iki veya üç katına çıkarılması gerektiğini’ de sözlerine ekledi.

Öte yandan Singapur Ulusal Üniversitesi'nden Siyaset Bilimci Ja Ian Chong, Çin'in bu konudaki şeffaflık eksikliğinin birçok soruna yol açtığını savundu.

Fransız Haber Ajansı AFP’ye konuşan Ja Ian Chong, “Bu şeffaflık eksikliği ve gizlilik, yanlış hesaplama riskini artırıyor” dedi.

Siyaset Bilimci, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bazı analistler, Pekin'in gerçek kapasitesini gizlemeye çalıştığına inanıyor. Bu, nükleer silahlarını koruyabilir ve potansiyel düşmanlarının karşı önlemler geliştirmesini engellemede belirli bir avantaj sağlayabilir.”

Çin'in nükleer kapasitesini ulusal güvenlik için gerekli minimum düzeyde tuttuğunu ısrarla savunduğunu belirten Chong, “Ancak bu iddiayı bağımsız olarak doğrulamanın bir yolu yok” ifadelerini kullandı.

Sıcak hat... Ancak Çin'in durumu farklı

Rusya ile ABD arasında 1962 yılında neredeyse bir savaşın patlak vermesine yol açan Küba Füze Krizi'nden bir yıl sonra, iki ülkenin liderleri, olası benzer bir acil durumda hızlı bir şekilde iletişim kurabilmeleri için bir sıcak hat (kırmızı telefon) kurdular, ancak Çin'in durumu farklı.

ABD Senatosu komitesine “Rusya ve ABD'nin Soğuk Savaş sırasında öğrendiği şey, bu kadar büyük yıkıcı güce sahip sistemleri sorumlu bir şekilde yönetmekti” diyen emekli Amiral Richard, “Çin'in ise aynı dersleri alıp almadığını bilmiyoruz” diye ekledi.

Diğer taraftan Londra merkezli Chatham House'da araştırmacı olan Georgia Cole, “Çin'in nükleer silahları sınırlamayı amaçlayan görüşmelere katılmakta isteksiz olmasının nedenlerinden biri, diğer iki büyük gücün çok gerisinde kalmasıdır” yorumunda bulundu.

Trump'ın Pekin'in müzakere masasında olmasını istediğini söyleyen Georgia Cole, ancak ‘Çin, Washington ve Moskova ile eşit düzeye gelmedikçe resmi nükleer silah azaltma görüşmelerine katılmayacağını ısrarla vurguladığı için bunun şu anda olası olmadığını’ belirtti.

Rusya'nın manevrası

Rusya ise, ABD'nin Çin'in katılımında ısrarcı tutumuna karşılık olarak, BM Güvenlik Konseyi (BMGK) üyesi olan Avrupa’daki iki nükleer güç olan İngiltere ve Fransa'dan da aynı şeyi talep etti. Rusya'nın Cenevre'deki BM Ofisi Daimi Temsilcisi Gennady Gatilov geçtiğimiz cuma günü yaptığı açıklamada, ülkesinin katılım isteğinin ‘ABD'nin NATO'daki askeri müttefikleri’ olan İngiltere ve Fransa'nın katılımına bağlı olduğunu söyledi.

Bu arada Fransa Uluslararası İlişkiler Enstitüsü'nün güvenlik uzmanı Elouaz Fayeh'e göre iki Avrupa ülkesinin toplam nükleer savaş başlığı sayısı 500'den az, ancak Rusya, hepsini Batılı güçler olarak görerek, bunların ABD ile aynı ‘kefeye’ konulmasını istiyor.

Fayeh, bunun iki ülkeyi ‘iki süper gücün pazarlık kozu’ haline getireceğini ve Fransa'nın bunu sık sık reddettiğini belirtti. Nükleer tehditler

Washington'da, New START anlaşmasının eski ABD baş müzakerecisi Rose Gottemoeller, ABD Senato Komitesi’ne verdiği ifadede Pekin'in gelecekteki nükleer müzakerelere katılmasının gerekliliğini vurguladı. Gottemoeller, Pekin'in nükleer tehditler konusunda ABD ile diyalog başlatmanın yollarını bulmaya büyük ilgi gösterdiğini” düşündüğünü söyledi.

Dolayısıyla Pekin silah kontrolü ile ilgili görüşmelere katılmayı reddetse bile, bu tehlikeler ele alınmalı. Silah cephanelerinin ABD’ninkinden çok daha küçük olduğunu belirten Gottemoeller, buna karşın füzelerin ateşlenmeden önceden bildirilmesinin ve acil hat düzenlemeleri gibi hususların, nükleer silahları müzakere masasına getirme ve modernizasyon programlarında yapılanlara dair bu düzeyde bir belirsizliğin sürdürülmemesi konusunda bir diyalog başlatmak için önemli araçlar olduğunu açıkladı.

Gottemoeller, bunun ‘niyetlerini öğrenmek için onlarla konuşmak’ şeklindeki başlıca ve en önemli hedef olması gerektiğinin de altını çizdi.