Küresel savunma harcamaları ilk kez 2 trilyon doları aştı

Adazi Askeri Üssü’nde bulunan Patria 6×6 zırhlı araç (EPA)
Adazi Askeri Üssü’nde bulunan Patria 6×6 zırhlı araç (EPA)
TT

Küresel savunma harcamaları ilk kez 2 trilyon doları aştı

Adazi Askeri Üssü’nde bulunan Patria 6×6 zırhlı araç (EPA)
Adazi Askeri Üssü’nde bulunan Patria 6×6 zırhlı araç (EPA)

Stockholm Uluslararası Barış Araştırmaları Enstitüsü’nün (SIPRI) bugün yayınladığı rapora göre, küresel askeri harcamalar ilk kez 2021’de 2 trilyon doları aştı.
Rapora göre, küresel savunma harcamaları 2021’de bir yıl öncesine kıyasla yüzde 0,7 artış göstererek, yaklaşık 2 trilyon 113 milyar dolara yükseldi.
Bu aynı zamanda, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınının şu ana kadar dünyayı vurduğu iki yılda küresel savunma harcamalarının arttığı anlamına geliyor.
SIPRI askeri harcama ve silah üretimi programı uzmanı Diego Lopes da Silva, salgının ekonomik yansımalarına rağmen, küresel askeri harcamaların rekor seviyelere ulaştığını bildirdi.
En fazla askeri harcamayı yapan ülkeler ABD (801 milyar dolar) ve Çin (293 milyar dolar) oldu. Onları Hindistan, İngiltere ve Rusya izledi.
Savunma harcamaları gayrisafi yurtiçi hasılasının (GSYİH) yüzde 4,1'ini oluşturan Rusya’nın askeri harcamaları yüzde 2,9 artarak 65,9 milyar dolara ulaştı.
Rusya’nın petrol ve doğalgaz kazancı, Ukrayna’yı işgal etmeye hazırlanırken askeri harcamaları artırmasına yardımcı oldu.
Rapora göre, Ukrayna’nın savunma harcamaları 2021’de 5,9 milyar dolara düştü. Ancak yine de bu oran ülke GSYİH’sının yüzde 3,2’sini temsil ediyor.
Japonya’nın askeri harcamaları yüzde 3,7 artarak 54,1 milyar dolara ulaştı, bu 1972’den bu yana en büyük artış oldu.
Diğer büyük değişiklik de, askeri harcamaları dört yıl sonra ilk kez 24,6 milyar dolara yükselen İran’da gerçekleşti.



Pakistan Başbakanı: Washington ile Tahran arasındaki ateşkes anlaşması Lübnan'ı da kapsıyor

Pakistan Başbakanı Şehbaz Şerif (Reuters)
Pakistan Başbakanı Şehbaz Şerif (Reuters)
TT

Pakistan Başbakanı: Washington ile Tahran arasındaki ateşkes anlaşması Lübnan'ı da kapsıyor

Pakistan Başbakanı Şehbaz Şerif (Reuters)
Pakistan Başbakanı Şehbaz Şerif (Reuters)

Pakistan Başbakanı Şehbaz Şerif bugün, ABD-İsrail ile İran arasında 28 Şubat'ta başlayan savaşı durdurmak için hükümetinin arabuluculuğu sonucunda ABD, İran ve müttefik ülkeler ile grupların Lübnan dahil olmak üzere ‘her yerde’ ateşkes üzerinde anlaştığını açıkladı.

Şerif, sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı paylaşımda, “İran İslam Cumhuriyeti, ABD ve müttefiklerinin, Lübnan ve diğer yerler dahil olmak üzere her yerde derhal ateşkes üzerinde anlaştığını duyurmaktan memnuniyet duyarım” ifadelerini kullandı.

Ayrıca, Pakistan'ın başkenti İslamabad'ın cuma günü her iki ülkeden heyetleri ağırlayarak ‘nihai bir anlaşmaya’ varmayı amaçlayan müzakereler yürüteceğini de açıklayan Pakistan Başbakanı, “İslamabad görüşmelerinin sürdürülebilir bir barış sağlamayı başarmasını umuyoruz ve önümüzdeki günlerde daha fazla müjdeli haber paylaşmayı diliyoruz" dedi.

Savaş, 28 Şubat'ta İsrail ve ABD'nin İran'a düzenlediği ve İran'ın dini lideri Ali Hamaney’in de öldüğü saldırılarla başladı. Bunun üzerine Tahran, Körfez ülkeleri ve İsrail'e misilleme saldırıları düzenledi.

Savaş, 2 Mart'ta Tahran destekli bir grubun İsrail'e roket saldırısı düzenlemesinin ardından Lübnan'a sıçradı. İsrail ise buna Lübnan'a geniş çaplı hava saldırıları düzenleyerek ve ülkenin güneyine asker göndererek karşılık verdi.


Savaş “dönüm noktasına” ulaşmadan önceki saldırılar ve arabuluculuk girişimleri

ABD Başkanı Donald Trump (AFP)
ABD Başkanı Donald Trump (AFP)
TT

Savaş “dönüm noktasına” ulaşmadan önceki saldırılar ve arabuluculuk girişimleri

ABD Başkanı Donald Trump (AFP)
ABD Başkanı Donald Trump (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump'ın dün akşam sona eren süre sınırının dolmasıyla “İran Savaşı” yeni bir döneme girdi. Bu süreçte bir yandan diyaloga geri dönülmesi için arabuluculuk çabaları sürerken, diğer yandan yoğun saldırılar devam etti. Bu gelişmeler, Tahran'ın doğrudan müzakereleri askıya alması ve İsrail'in İran'daki köprüleri ve demiryollarını bombalamaya başlamasıyla birlikte yaşandı.

Trump, 11 gün önce belirlediği sürenin dolmasına az bir müddet kala, bir anlaşmaya varılamaması ve Tahran'a Hürmüz Boğazı'nın açılmaması halinde doğacak sonuçlara ilişkin bazı uyarılarda bulunarak, köprüler ve enerji santralleri de dahil olmak üzere İran'ın altyapısına geniş çaplı saldırılar düzenleyeceğini ve İran'ın ‘daha önce hiç görmediği bir saldırı’ ile karşı karşıya kalacağını söyledi. Trump, “Bütün bir medeniyet bu gece yok olacak” diye ekledi. ABD Başkanı ayrıca, Tahran ile Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılmasını öngören bir anlaşmaya varılamaması halinde İran'ın enerji santrallerini vuracağını ve Hark Adası'nı ele geçireceğini tehdit etti.

Öte yandan ABD basını, Tahran'ın Washington ile doğrudan temasları kesip müzakere çabalarını askıya aldığını, ancak aracılar aracılığıyla mesaj alışverişine devam ettiğini bildirdi. Reuters'a konuşan İranlı bir kaynak, Washington'un Tahran'dan ‘baskı altında teslim olmasını’ talep ettiği sürece Tahran'ın esneklik göstermeyeceğini söyledi. İran Devrim Muhafızları Ordusu (DMO), ABD'nin enerji santrallerini ve köprüleri hedef alması halinde, bölgenin sınırlarını aşan bir yanıtla karşılaşacağı uyarısında bulundu.

İsrail ordusu, İran Silahlı Kuvvetleri’nin silah ve teçhizat nakliyesi için kullandığını iddia ettiği, başkent Tahran ve diğer dört şehirdeki sekiz köprüyü hedef aldığını duyurdu. Saldırılarda Kaşan'daki bir demiryolu köprüsü, Meşhed'deki bir tren istasyonu ve Tebriz yakınlarındaki bir otoyol köprüsü de hedef alındı.

ABD güçleri, İran'ın ana petrol ihracat terminali bulunan ve Trump'ın açıkça ele geçirme niyetini ima ettiği Hark Adası'ndaki hedefleri vurdu.


Rusya: Ukrayna saflarında savaşan 16 Kamerunlu öldürüldü

Ukrayna mevzilerine el bombası fırlatmaya hazırlanan iki Rus askeri (AP)
Ukrayna mevzilerine el bombası fırlatmaya hazırlanan iki Rus askeri (AP)
TT

Rusya: Ukrayna saflarında savaşan 16 Kamerunlu öldürüldü

Ukrayna mevzilerine el bombası fırlatmaya hazırlanan iki Rus askeri (AP)
Ukrayna mevzilerine el bombası fırlatmaya hazırlanan iki Rus askeri (AP)

Fransız Haber Ajansı AFP, Kamerun hükümetinin pazartesi günü yayınlanan bir iç yazışmasında, Rusya'nın Ukrayna'ya karşı yürüttüğü savaşta Ukrayna saflarında savaşan 16 Kamerunlunun öldüğünü doğruladığı bildirdi.

Kamerun Dışişleri Bakanlığı tarafından yayınlanan ve başkent Yaunde’deki Rusya Büyükelçiliği tarafından gönderilen kurban listesinin alındığını teyit eden notta, ‘16 Kamerunlu sözleşmeli askerin (Moskova'nın Ukrayna'ya yönelik saldırısı için kullandığı bir ifadeyle) Özel Askeri Operasyon bölgesinde görev yaptığı’ belirtildi. Notta, askerlerin hangi şartlarda ve ne zaman öldükleriyle ilgili herhangi bir ayrıntı yer almadı.

Pazartesi günü resmi radyoda okunan bir bildiride ölenlerin ailelerinden bakanlıkla iletişime geçmeleri istendi. Kamerunlu yetkililer, vatandaşlarının Rusya-Ukrayna çatışmasına katıldığını şimdiye kadar resmi olarak doğrulamadı. Ancak birçok medya kuruluşu, Rus güçlerinin yanında savaşan Kamerunlu gençlerin ailelerinin yaşadığı zorlu koşullara değindi.

Ukraynalı kaynakların tahminlerine göre Rusya ordusunda yaklaşık bin 800 Afrikalı asker bulunuyor. ‘All Eyes on Wagner’ adlı sivil toplum örgütü şubat ayı ortalarında, Moskova'nın Ocak 2023 ile Eylül 2025 tarihleri arasında Ukrayna'daki çatışma kapsamında saflarına aldığı bin 417 Afrikalının isimlerini yayınladı. Bunlardan 300'den fazlası orada öldürüldü.

Rusya-Ukrayna savaşına katılan bazı Afrika ülkesi vatandaşları, dolandırıcılık kurbanı olduklarını belirtiyor. Eğitim ya da iş vaadiyle kandırıldıklarını, ancak sonunda zorla Rusya ordusunda asker olarak silah altına alındıklarını ifade etmişlerdi. Yüzlerce Kenyalı ailenin bu dolandırıcılığı ortaya çıkarması, Kenya'da büyük kaosa yol açmış ve hükümetin sert tepkisini çekmişti.

Kenyalı Dışişleri Bakanı Musalia Mudavadi, 16 Mart'ta Moskova'ya yaptığı ziyaret sırasında Moskova'nın Ukrayna'da savaşmak üzere Kenya vatandaşlarının Rusya ordusuna alınmasını durdurmayı kabul ettiğini açıkladı.