İsrail koalisyon hükümeti liderleri, yurtdışı ziyaretlerini iptal etti

Bennett hükümetinin düşmesi beklentisi koalisyon hükümeti liderlerinin yurtdışı ziyaretlerini iptal ettirdi

Bennett, 5 Nisan'da Batı Şeria'daki bir askeri üste konuştu (AP)
Bennett, 5 Nisan'da Batı Şeria'daki bir askeri üste konuştu (AP)
TT

İsrail koalisyon hükümeti liderleri, yurtdışı ziyaretlerini iptal etti

Bennett, 5 Nisan'da Batı Şeria'daki bir askeri üste konuştu (AP)
Bennett, 5 Nisan'da Batı Şeria'daki bir askeri üste konuştu (AP)

İsrail’de Başbakan Naftali Bennett'in Yamina partisinden Milletvekili İdit Silman'ın istifa ederek muhalefete katılması sonrası Bennett liderliğindeki koalisyonun İsrail parlamentosu Knesset'teki koltuk sayısı 61’den muhalefetle aynı sayıya; 60'a düştü. Koalisyon hükümetinin liderleri, bu ayın başlarında kaybettikleri çoğunluğu yakında geri kazanacaklarına dair iyimser açıklamalarda bulunsalar da Tel Aviv'deki siyasi kaynaklar, Başbakan Bennett, Dışişleri Bakanı Yair Lapid ve Savunma Bakanı Benny Gantz'ın hükümetinin düşebileceği beklentisiyle koalisyon liderlerinin yurtdışına yönelik tüm planlarını iptal ettiklerini ortaya çıkardılar.
Bennett Hindistan ve ABD’ye yapacağı ziyareti, Lapid Macaristan'a yapacağı ziyareti ve Gantz Hindistan'a yapacağı ziyareti iptal etti. Muhalefet tarafından İsrail'in yurtdışı ilişkilerini ‘Zoom’ uygulaması üzerinden yönetmekle suçlanan Lapid'in planladığı diğer birçok ziyaret askıya alındı. Muhalefetteki sağcı aktivistlerden birine göre Lapid’in gündemine halen Kovid-19 salgını hakim.
Bennett liderliğindeki Yamina partisinin yedi milletvekilinden ikisi koalisyonun karşısında yer almayı seçti. Milletvekili İdit Silman’ın partisinden resmen çekilirken birkaç ay önce muhalefete geçen ancak partisinden resmen geri çekilmeyen Amichai Chikli koalisyon için başka bir soruna neden oldu. Chikli hala partisine güvense de on ayda yaklaşık 750 kez hükümet kararlarına karşı oy kullandı. Knesset Düzen Komitesi, Pazartesi günü, Bennett'in Chikli’yi partiden ihraç etme talebini görüştü. Komite görüşmeleri için ayrılan süre üç saat ile sınırlı olmasına rağmen 12 saat sürdü. Komite, sonunda iktidar koalisyonundan 7 milletvekilinin desteği ve muhalefet milletvekillerinin boykot etmesiyle Bennett’in talebi onaylandı. Böylece ilticacı ilan edilen Chikli partiden ihraç edildi
İsrail yasalarına göre bu tanım, Chikli'nin şu an Knesset’te yer alan herhangi bir partide yapılacak seçimlerde aday olmasını engelliyor ve Chikli için tek çözümün, ya Knesset’teki partilerle ittifak olmaksızın seçimlere katılmak ya da Knesset'ten derhal istifa etmek yahut bağımsız bir parti kurması olduğunu söylüyor. Ancak bu şekilde kısıtlamalardan kurtulabilir. Buna karşın Chikli, Knesset Düzen Komitesi'nin kararını Yargıtay'a taşımayı planladığını açıkladı. Ancak uzmanlar, Chikli’nin mahkemedeki şansının zayıf olduğunu ve belki de hiç şansı olmadığını, çünkü komitenin kararının mevcut yasalara uygun olduğunu söylediler. Bu yüzden Chikli’nin bir sonraki parlamento seçimlerine katılabilmesi için Knesset üyeliğinden istifa etmeyi seçmesi en büyük olasılık.
Böyle bir durumda Chikli’nin yerini Yamina Partisi’nin bir başka üyesi alacak. Böylece iktidar koalisyonu kırılgan çoğunluğunu yeniden kazanacak. Yamina Partisi’nin seçmen listesine göre Chikli'nin istifa etmesi durumunda yerine Knesset'e girecek olan isim Stella Schinken-Weichen olacak. Aşdod kenti belediye meclisi üyesi Stella Schinken-Weichen, daha önce Avigdor Lieberman'ın İsrail Evimiz (Yisrael Beitenu) partisinin bir temsilcisiydi. Son seçimlerden önce Naftali Bennett’in kendi seçim listesine eklediği Schinken-Weichen, dokuzuncu sırada yer aldı. Başbakan'a yakın bir isim olarak görülen, Facebook sayfasında Bennett'le bir resminin yer aldığı Schinken-Weichen, son iki gün içindeki paylaşımlarında Chikli'ye karşı alınan kararı savundu ve mevcut hükümetin önemini vurguladı. Eğer Schinken-Weichen Knessett’e girerse koalisyon parlamento çoğunluğunu geri kazanacak ve erken seçim olasılığını geçici olarak sona erdirecek.
Fakat o zamana kadar iktidar koalisyonu, bir milletvekilinin kasten yahut acil bir nedenden ötürü göreve gelemeyeceği korkusuyla sürekli tetikte kalması gerekiyor. Çünkü böyle bir durumda hükümetin tüm teklifleri düşebilir. Böylece diğer kanunlar ve meclis kararları muhalefete geçebilir.
Bu yüzden Bennett, Gantz, Lapid ve koalisyonda yer alan diğer partilerin liderleri, yurtdışına seyahat etmekten kaçınma ve Knesset oturumlarına sürekli katılarak milletvekillerinin disiplinini sağlama kararı aldılar. Muhalefetle üzerinde anlaşmaya varılmayan yasa tasarılarını Knessett’e sunmaktan kaçınıyorlar. Ayrıca başka isyancıların ortaya çıkıp koalisyon partilerinin liderlerini şaşırtması endişesi de hakim.
Bu arada muhalefetteki sağcı partiler, ‘gayrimeşru başbakan’ olarak niteledikleri Bennett’e karşı sert bir eleştiri kampanyası başlattılar. Bennett’in evinde yemek için ayda yaklaşık 9 bin dolar harcadığının ortaya çıkması son dönemde eleştirilerinde en fazla dile getirdikleri mesele oldu. Her ne kadar selefi Binyamin Netanyahu bu miktarın iki katından fazlasını harcıyor ve şu an üç ciddi yolsuzluk suçlamasıyla yargılanıyor olsa da Netanyahu’nun lideri olduğu Likud partisi, ‘Yolsuzluk Yapıldı’ adlı bir kampanya yürütüyor ve Bennett’i devlet fonlarını yağmalamakla suçluyor.



İran Yargı Erki Başkanı: Washington’la müzakerelere güven yok

İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
TT

İran Yargı Erki Başkanı: Washington’la müzakerelere güven yok

İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)

İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, bugün (pazar) yaptığı açıklamada, ABD’nin müzakereleri “aldatma, hile ve zaman kazanma aracı” olarak kullanmayı hedeflemesi halinde bunun bir “yanılsama” olacağını söyledi. Ejei, “Müzakerelere dair hiçbir umut ve güven yoktur” dedi.

Washington ile Tahran arasında ilk tur görüşmeler cuma günü Umman’da yapılmış, taraflar görüşmeleri “olumlu” olarak nitelemiş ve yakın zamanda sürdürme niyetlerini açıklamıştı.

Söz konusu görüşmeler, İran’da rejim karşıtı geniş çaplı protesto dalgasının zirveye ulaşmasından yaklaşık bir ay sonra gerçekleşti. Protestolar sırasında yürütülen ve insan hakları örgütlerinin “benzeri görülmemiş” olarak nitelediği güvenlik operasyonlarında binlerce kişinin hayatını kaybettiği belirtiliyor.

ABD Başkanı Donald Trump, başlangıçta protestoların bastırılması nedeniyle Tahran’a karşı askeri seçenekleri gündeme getirmiş, hatta göstericilere “yardım yolda” mesajı vermişti. Ancak Trump’ın son günlerdeki söylemi, İran’ın nükleer programını dizginlemeye odaklandı. Bu çerçevede ABD, başını “USS Abraham Lincoln” uçak gemisinin çektiği bir deniz görev grubunu bölgeye sevk etti. İran yönetimi ise Trump’ın İran’a saldırı tehditlerini hayata geçirme ihtimalinden ciddi endişe duyuyor. Tahran, olası bir saldırı halinde bölgedeki ABD üslerini hedef alacağı ve Hürmüz Boğazı’nı kapatabileceği uyarısında bulundu.

Yargı Erki Başkanı, müzakere çağrısı yapan taraflara dair “ne umut ne de güven” olduğunu vurgulayarak, ABD’ye bu yolda güvenilemeyeceğini söyledi. Mevcut diyalog çağrılarının, “şiddeti kışkırtan ve sabotajcıları silahlandıran aynı taraflardan” geldiğini ifade etti.

dfwfde
Gösterici kalabalıkları, geçen 8 Ocak’ta başkent Tahran’ın batısındaki bazı yolları kapattı (AP)

Yargı erkinin resmi ajansı Mizan’ın aktardığına göre Ejei, pazar günü yaptığı konuşmada İran’ın hiçbir zaman savaş isteyen taraf olmadığını, ancak her türlü saldırgana karşı tüm gücüyle duracağını belirtti. Bazı ülkelerin geçmişte İran’ın yanında yer alırken, “İslam Cumhuriyeti’nin sonunun geldiğini düşündüklerini” de sözlerine ekledi.

Ejei, geçen yıl haziran ayında yaşanan ve 12 gün süren savaşa atıfta bulunarak, müzakereler sürerken savaşı başlatan tarafların, İran’ın “direncini” gördükten sonra ateşkes talep etmek zorunda kaldıklarını söyledi.

“İsyan eylemlerini kim başlattı? Provokatörleri kim silahlandırdı?” diye soran Ejei, “Onları silahlandıranlar bugün ‘gelin müzakere edelim’ diyenlerin ta kendileridir” ifadelerini kullandı.

Orta İran’daki Arak kentinde yargı yetkililerine hitap eden Ejei, “aldatılmış bireyler” ile “asıl unsurların” hesabının ayrı olduğunu belirterek, davaların “yargı usullerine uygun ve her vakanın niteliğine göre” ele alınacağını söyledi.

Son protestolardaki şiddetin benzeri görülmemiş boyutlara ulaştığını savunan Ejei, “sokaklarda ve geçiş noktalarında en vahşi suçları işleyenlerin sıradan vatandaşlar değil; ABD ve Siyonist rejim unsurları tarafından eğitilmiş, kalpsiz teröristler olduğunu” ileri sürdü.

Buna karşılık “aldatılmış unsurların” varlığını kabul eden Ejei, bunların “teröristler ve ayaklanmaların ana unsurlarından ayrı değerlendirileceğini” ve suçlamalarının “her birinin koşullarına göre” inceleneceğini söyledi.

ABD merkezli insan hakları örgütü Hrana, protestolar sırasında çoğu gösterici olmak üzere 6 bin 971 kişinin öldüğünü ve 51 binden fazla kişinin gözaltına alındığını belgelediğini açıkladı.

Ejei ayrıca, protestolar sırasında reform çağrısı yapan ve baskıların araştırılması için ulusal bir gerçekleri araştırma komisyonu kurulmasını isteyen bazı iç aktörleri ve kişileri de eleştirdi.

Velayet-i Fakih’in yanında durmamanın, savaş sırasında Saddam Hüseyin’e sığınanların ve bugün suçlu Siyonistlere yaslananların akıbetiyle sonuçlanacağını savunan Ejei, “Bir zamanlar devrimle birlikte olan, bugün ise bildiri yayımlayan bu kişiler acınacak ve sefil insanlardır” dedi.


İsrail kabinesi, Batı Şeria topraklarının ilhakını genişletme kararlarını onayladı

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
TT

İsrail kabinesi, Batı Şeria topraklarının ilhakını genişletme kararlarını onayladı

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)

Ynet haber sitesi bugün, İsrail kabinesinin Batı Şeria’daki arazi tescili ve mülkiyet prosedürlerinde temel değişiklikleri onayladığını bildirdi. Yeni düzenlemeler, Filistinlilere ait bazı evlerin yıkılmasına izin veriyor.

Yedioth Ahronoth’un internet sitesi Ynet, yeni kararların İsrail'in işgal altındaki Batı Şeria’nın A Bölgesi’nde Filistinlilere ait binaları yıkmasına izin vereceğini ve Batı Şeria genelinde yerleşim faaliyetlerinin önemli ölçüde genişlemesine yol açacağını doğruladı.

zsdcfgt
Batı Şeria’daki İsrail askerleri (Reuters)

Şarku’l Avsat’ın Ynet’ten aktardığına göre İsrail kabinesinin aldığı kararlar, Oslo Barış Anlaşmaları kapsamında ilk asker çekilme dalgasında İsrail ordusunun çekilmediği tek şehir olan El Halil’de İsrail-Filistin çatışmasını çözmeye yönelik geçici bir adım olması amaçlanan 1997 El Halil Protokolü’nün ilkelerine aykırı.


Rusya'da 15 yaşındaki saldırgan dehşet saçtı: Nazi sembolü çizdi

Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
TT

Rusya'da 15 yaşındaki saldırgan dehşet saçtı: Nazi sembolü çizdi

Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)

Rusya'nın Başkurdistan Cumhuriyeti'nde cumartesi günü bir üniversite yurdunda bir gencin bıçaklı saldırı dizisi sonucu en az 6 kişi yaralandı. Yaralananlar arasında öğrenciler de var.

Haberlere göre bıçak taşıdığı belirtilen 15 yaşındaki çocuk, cumartesi günü Ufa'daki Devlet Tıp Üniversitesi'nin yurduna girip öğrencilere saldırmaya başladı. Gencin milliyetçi sloganlar attığı ve Nazi sembolü çizdiği bildirildi.

Rusya İçişleri Bakanlığı Sözcüsü Tümgeneral Irina Volk, RTVI haber sitesine yaptığı açıklamada, "Saldırgan gözaltına alınmaya direndi ve bu sırada iki polis memuru bıçaklandı. Ayrıca şüpheli kendine de zarar verdi" dedi. Şüpheli, ağır yaralı halde yerel bir çocuk hastanesine kaldırıldı.

Moskova'nın yaklaşık 1200 km doğusundaki Ufa'daki yetkililer, olayla ilgili üst düzey soruşturma başlattı. Saldırıda yaralanan en az 4 kişi hastaneye kaldırıldı ve birinin durumunun kritik olduğu düşünülüyor. Yaralananlar arasında Hintli öğrenciler de bulunuyor.

Moskova'daki Hindistan Büyükelçiliği, "Ufa'da talihsiz bir saldırı yaşandı. Aralarında 4 Hintli öğrencinin de bulunduğu birçok kişi yaralandı" açıklamasını yaptı.

Büyükelçilik, yetkililerle temas halinde olduğunu ve "Kazan'daki konsolosluktan yetkililerin yaralı öğrencilere yardım etmek üzere Ufa'ya hareket ettiğini" belirtti.

Görgü tanıkları, kaotik anları "her yer kan içindeydi" diyerek anlattı. Ren TV, yaralıların ambulanslarla hastaneye taşındığını gösteren görüntüleri yayımladı.

Yerel Baza kanalına göre, şüpheli yasaklı bir neo-Nazi örgütüne mensuptu. Economic Times'a göre Rusya'daki üniversitelerde 30 binden fazla Hintli öğrencinin eğitim gördüğü tahmin ediliyor.

Independent Türkçe