ABD, Tayvan'ı Çin'e karşı 'asimetrik savunmaya' hazırlıyor

ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken (AA)
ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken (AA)
TT

ABD, Tayvan'ı Çin'e karşı 'asimetrik savunmaya' hazırlıyor

ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken (AA)
ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken (AA)

ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken, Tayvan'ın Çin'e karşı 'asimetrik savunmayı' düşünmesi için Taipei yönetimiyle yakından çalıştıklarını söyledi.
Blinken, ABD Dışişleri Bakanlığı'nın 2023 mali yılı bütçesi üzerine Temsilciler Meclisi Tahsisatlar Alt Komitesi'nde soruları yanıtladı.
Çin'in son birkaç yılda Tayvan'a karşı giderek daha agresif davrandığını kaydeden Blinken, bu durumdan kaygılandıklarını belirtti.
Bakan Blinken, ABD ve müttefiklerinin Rusya'ya Ukrayna'ya saldırılarından dolayı verdiği tepkinin Pekin tarafından yakından izlendiğini, Moskova'ya yönelik yıkıcı yaptırımların yanı sıra Ukrayna'ya verilen silah desteğinin de Pekin'de dikkatlerden kaçmadığını belirterek, Çin yönetiminin bundan ders çıkarabileceğini beklediklerini söyledi.
Diğer taraftan Tayvan'ın kendini savunmak için bu ülkeye gerekli silah ve ekipman satış ve temininin önemli olacağına işaret eden Blinken, 2017'den bu yana Tayvan'a Dış Askeri Satış kapsamında 18 milyar dolarlık askeri satış yaptıklarını, Doğrudan Ticari Satışlar kapsamında da 2,5 milyar dolarlık satış gerçekleştirdiklerini hatırlattı.
Blinken şöyle devam etti:
"Aynı zamanda Tayvan'ın Pekin'den gelebilecek her türlü potansiyel saldırganlığa karşı asimetrik savunmayı düşünmesini sağlamak istiyoruz ve onlarla bu konuda yakın çalışıyoruz. Bu yoldan devam etmemiz gerektiğini düşünüyorum. Bölgedeki statüko hem Pekin hem de Washington tarafından korunurken demokrasisinin gelişmesi konusunda Tayvan'da onlarca yıldır bir başarımız var. Pekin bu statükoya meydan okuyor ve herhangi bir olası saldırıyı caydırmak için Tayvan'ın kendini savunma araçlarına sahip olduğundan emin olmamız gerekiyor."

Tunus'ta demokratik süreç yeniden rayına oturtulursa yardım yapılacak
Tunus'ta Cumhurbaşkanı Kays Said'in Temsilciler Meclisi'ni feshetmesine ilişkin kaygılara da yanıt veren Blinken, Tunus'un Arap Devrimlerinin yaşandığı ülkelere göre bir başarı öyküsü olduğunu ve ABD'nin bu ülkeyi uzun bir süredir desteklediğini aktardı.
Blinken, "Parlamentonun tek taraflı olarak feshedilmesi konusundaki derin endişenizi paylaşıyorum. Şeffaf, kapsayıcı ve siyasi partileri de içine alacak bir sivil toplum reform süreci için baskı yaptığımız konusunda cumhurbaşkanının yardımcısıyla birkaç kez görüştüm. Temmuzda referandum ve aralıkta parlamento seçimleri düzenlemeyi taahhüt ediyor. İdeal olarak, bu çok daha hızlı olabilirdi" dedi.
Anayasa'nın reform gündemi için çevrim içi bir istişare süreci yapıldığını hatırlatan Blinken, bu sürecin çevrim içi olması dolayısıyla katılımın çok az olduğu ve bunun iyiye işaret olmadığını dile getirdi.
Blinken, dışişleri bütçesinde Tunus'a devam eden ekonomik krizde yardımcı olacak bütçe desteği olduğunu ancak bu desteğin ülkede demokratik sürecin yeniden rayına oturmasıyla sağlanacağını ifade etti.



Pakistan Başbakanı: Washington ile Tahran arasındaki ateşkes anlaşması Lübnan'ı da kapsıyor

Pakistan Başbakanı Şehbaz Şerif (Reuters)
Pakistan Başbakanı Şehbaz Şerif (Reuters)
TT

Pakistan Başbakanı: Washington ile Tahran arasındaki ateşkes anlaşması Lübnan'ı da kapsıyor

Pakistan Başbakanı Şehbaz Şerif (Reuters)
Pakistan Başbakanı Şehbaz Şerif (Reuters)

Pakistan Başbakanı Şehbaz Şerif bugün, ABD-İsrail ile İran arasında 28 Şubat'ta başlayan savaşı durdurmak için hükümetinin arabuluculuğu sonucunda ABD, İran ve müttefik ülkeler ile grupların Lübnan dahil olmak üzere ‘her yerde’ ateşkes üzerinde anlaştığını açıkladı.

Şerif, sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı paylaşımda, “İran İslam Cumhuriyeti, ABD ve müttefiklerinin, Lübnan ve diğer yerler dahil olmak üzere her yerde derhal ateşkes üzerinde anlaştığını duyurmaktan memnuniyet duyarım” ifadelerini kullandı.

Ayrıca, Pakistan'ın başkenti İslamabad'ın cuma günü her iki ülkeden heyetleri ağırlayarak ‘nihai bir anlaşmaya’ varmayı amaçlayan müzakereler yürüteceğini de açıklayan Pakistan Başbakanı, “İslamabad görüşmelerinin sürdürülebilir bir barış sağlamayı başarmasını umuyoruz ve önümüzdeki günlerde daha fazla müjdeli haber paylaşmayı diliyoruz" dedi.

Savaş, 28 Şubat'ta İsrail ve ABD'nin İran'a düzenlediği ve İran'ın dini lideri Ali Hamaney’in de öldüğü saldırılarla başladı. Bunun üzerine Tahran, Körfez ülkeleri ve İsrail'e misilleme saldırıları düzenledi.

Savaş, 2 Mart'ta Tahran destekli bir grubun İsrail'e roket saldırısı düzenlemesinin ardından Lübnan'a sıçradı. İsrail ise buna Lübnan'a geniş çaplı hava saldırıları düzenleyerek ve ülkenin güneyine asker göndererek karşılık verdi.


Savaş “dönüm noktasına” ulaşmadan önceki saldırılar ve arabuluculuk girişimleri

ABD Başkanı Donald Trump (AFP)
ABD Başkanı Donald Trump (AFP)
TT

Savaş “dönüm noktasına” ulaşmadan önceki saldırılar ve arabuluculuk girişimleri

ABD Başkanı Donald Trump (AFP)
ABD Başkanı Donald Trump (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump'ın dün akşam sona eren süre sınırının dolmasıyla “İran Savaşı” yeni bir döneme girdi. Bu süreçte bir yandan diyaloga geri dönülmesi için arabuluculuk çabaları sürerken, diğer yandan yoğun saldırılar devam etti. Bu gelişmeler, Tahran'ın doğrudan müzakereleri askıya alması ve İsrail'in İran'daki köprüleri ve demiryollarını bombalamaya başlamasıyla birlikte yaşandı.

Trump, 11 gün önce belirlediği sürenin dolmasına az bir müddet kala, bir anlaşmaya varılamaması ve Tahran'a Hürmüz Boğazı'nın açılmaması halinde doğacak sonuçlara ilişkin bazı uyarılarda bulunarak, köprüler ve enerji santralleri de dahil olmak üzere İran'ın altyapısına geniş çaplı saldırılar düzenleyeceğini ve İran'ın ‘daha önce hiç görmediği bir saldırı’ ile karşı karşıya kalacağını söyledi. Trump, “Bütün bir medeniyet bu gece yok olacak” diye ekledi. ABD Başkanı ayrıca, Tahran ile Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılmasını öngören bir anlaşmaya varılamaması halinde İran'ın enerji santrallerini vuracağını ve Hark Adası'nı ele geçireceğini tehdit etti.

Öte yandan ABD basını, Tahran'ın Washington ile doğrudan temasları kesip müzakere çabalarını askıya aldığını, ancak aracılar aracılığıyla mesaj alışverişine devam ettiğini bildirdi. Reuters'a konuşan İranlı bir kaynak, Washington'un Tahran'dan ‘baskı altında teslim olmasını’ talep ettiği sürece Tahran'ın esneklik göstermeyeceğini söyledi. İran Devrim Muhafızları Ordusu (DMO), ABD'nin enerji santrallerini ve köprüleri hedef alması halinde, bölgenin sınırlarını aşan bir yanıtla karşılaşacağı uyarısında bulundu.

İsrail ordusu, İran Silahlı Kuvvetleri’nin silah ve teçhizat nakliyesi için kullandığını iddia ettiği, başkent Tahran ve diğer dört şehirdeki sekiz köprüyü hedef aldığını duyurdu. Saldırılarda Kaşan'daki bir demiryolu köprüsü, Meşhed'deki bir tren istasyonu ve Tebriz yakınlarındaki bir otoyol köprüsü de hedef alındı.

ABD güçleri, İran'ın ana petrol ihracat terminali bulunan ve Trump'ın açıkça ele geçirme niyetini ima ettiği Hark Adası'ndaki hedefleri vurdu.


Rusya: Ukrayna saflarında savaşan 16 Kamerunlu öldürüldü

Ukrayna mevzilerine el bombası fırlatmaya hazırlanan iki Rus askeri (AP)
Ukrayna mevzilerine el bombası fırlatmaya hazırlanan iki Rus askeri (AP)
TT

Rusya: Ukrayna saflarında savaşan 16 Kamerunlu öldürüldü

Ukrayna mevzilerine el bombası fırlatmaya hazırlanan iki Rus askeri (AP)
Ukrayna mevzilerine el bombası fırlatmaya hazırlanan iki Rus askeri (AP)

Fransız Haber Ajansı AFP, Kamerun hükümetinin pazartesi günü yayınlanan bir iç yazışmasında, Rusya'nın Ukrayna'ya karşı yürüttüğü savaşta Ukrayna saflarında savaşan 16 Kamerunlunun öldüğünü doğruladığı bildirdi.

Kamerun Dışişleri Bakanlığı tarafından yayınlanan ve başkent Yaunde’deki Rusya Büyükelçiliği tarafından gönderilen kurban listesinin alındığını teyit eden notta, ‘16 Kamerunlu sözleşmeli askerin (Moskova'nın Ukrayna'ya yönelik saldırısı için kullandığı bir ifadeyle) Özel Askeri Operasyon bölgesinde görev yaptığı’ belirtildi. Notta, askerlerin hangi şartlarda ve ne zaman öldükleriyle ilgili herhangi bir ayrıntı yer almadı.

Pazartesi günü resmi radyoda okunan bir bildiride ölenlerin ailelerinden bakanlıkla iletişime geçmeleri istendi. Kamerunlu yetkililer, vatandaşlarının Rusya-Ukrayna çatışmasına katıldığını şimdiye kadar resmi olarak doğrulamadı. Ancak birçok medya kuruluşu, Rus güçlerinin yanında savaşan Kamerunlu gençlerin ailelerinin yaşadığı zorlu koşullara değindi.

Ukraynalı kaynakların tahminlerine göre Rusya ordusunda yaklaşık bin 800 Afrikalı asker bulunuyor. ‘All Eyes on Wagner’ adlı sivil toplum örgütü şubat ayı ortalarında, Moskova'nın Ocak 2023 ile Eylül 2025 tarihleri arasında Ukrayna'daki çatışma kapsamında saflarına aldığı bin 417 Afrikalının isimlerini yayınladı. Bunlardan 300'den fazlası orada öldürüldü.

Rusya-Ukrayna savaşına katılan bazı Afrika ülkesi vatandaşları, dolandırıcılık kurbanı olduklarını belirtiyor. Eğitim ya da iş vaadiyle kandırıldıklarını, ancak sonunda zorla Rusya ordusunda asker olarak silah altına alındıklarını ifade etmişlerdi. Yüzlerce Kenyalı ailenin bu dolandırıcılığı ortaya çıkarması, Kenya'da büyük kaosa yol açmış ve hükümetin sert tepkisini çekmişti.

Kenyalı Dışişleri Bakanı Musalia Mudavadi, 16 Mart'ta Moskova'ya yaptığı ziyaret sırasında Moskova'nın Ukrayna'da savaşmak üzere Kenya vatandaşlarının Rusya ordusuna alınmasını durdurmayı kabul ettiğini açıkladı.