İsrail’de siyasi suikast korkusu hâkim

İsrail Başbakanı Naftali Bennett ve eşi, sağda ise Cumhurbaşkanı Isaac Herzog (AP)
İsrail Başbakanı Naftali Bennett ve eşi, sağda ise Cumhurbaşkanı Isaac Herzog (AP)
TT

İsrail’de siyasi suikast korkusu hâkim

İsrail Başbakanı Naftali Bennett ve eşi, sağda ise Cumhurbaşkanı Isaac Herzog (AP)
İsrail Başbakanı Naftali Bennett ve eşi, sağda ise Cumhurbaşkanı Isaac Herzog (AP)

İsrail Başbakanı Naftali Bennett'in oğlu bir hafta içinde ikinci kez ölüm tehdidi ile karşı karşıya gelirken radikal sağcı milletvekili Itamar Ben-Gvir ise Arap olduğunu iddia eden bir kişiden tehdit mesajı aldı. Bunun üzerine dün bazı eski bakanlar ve generaller, bir siyasi suikastın gerçekleşebileceği uyarısında bulundu.
Daha önceden adalet ve içişleri bakanlıklarında görevlerde bulunmuş, başbakan yardımcılığında görev yapmış İşçi Partisi'nin eski başkanı Haim Ramon, konuya dair açıklamalarında şöyle söyledi:
“İsrail’de 1995'te Başbakan İzak Rabin'in suikastı arifesinde yaşandığı gibi bir kışkırtma atmosferi kaydediliyor. İsrail İç İstihbarat Servisi Şin-Bet'in (Şabak), dersine çalıştı. Böylece bir başbakana ulaşarak kendisine suikast düzenlemek imkansız hale geldi. Ancak çok sayıda tehdit, bir bakanın veya Knesset üyesinin öldürülebileceği uyarısına sebep oluyor.”
Başbakan Bennett'in eşinin iş yerine gelen ilk tehdit mektubunda mermi bulunduğu kaydedilmişti. 16 yaşındaki en büyük oğlu Yoni Bennett'a gönderilen ikinci tehdit mektubunda da bir merminin yer aldığı ifade edildi. Bennett’in oğlunun eline ulaşmadan mektuba el koyduğunu açıklayan Şabak, bu yöndeki soruşturmayı ciddiye aldığını ve bu konuyu son derece tehlikeli gördüğünü bildirdi.
Devam eden soruşturmayla ilgili her türlü detayın, aynı zamanda şüphelilerin kimliğinin tespitini sağlayacak verilerin yayınlanmasını yasaklayan bir karar çıkaran polis, yaptığı kısa açıklamada bu hususta ‘daha fazla ayrıntıdan bahsetmenin mümkün olmadığını’ söyledi.
Soruşturmadan sızan verilere göre askeri polisin, orduda görev yapan bir askeri sosyal medyada Başbakan’a ölüm tehdidinde bulunduğu gerekçesiyle gözaltına aldığı kaydedildi. Söz konusu iki mektup ile ilgisinin olup olmadığının araştırılması üzerine polis şahsı serbest bıraktı. Zirâ şahsın zararsız olduğu, silahlara erişimi olmadığı ve tehlike arz etmediği anlaşıldı. 
Bennett'a yakın siyasi çevreler, bu tehditlerin muhalefet lideri Binyamin Netanyahu'nun hükümete ve Başbakan’a karşı karalama kampanyası yürüttüğü bir zamanda geldiğine dikkatiçekti. Aynı zamanda Rabin'in 1995'te Netanyahu'nun ilk kez muhalefet lideri olduğu sırada bir suikasta kurban gittiğini, zira Netanyahu’nun Oslo Anlaşmalarının imzalanması nedeniyle ihanetle suçladığı Rabin’e karşı bir kışkırtma kampanyası yürüttüğünü hatırlattı. Nitekim Netanyahu, Rabin'in Yaser Arafat tarzında bir kefiye örttüğü, aynı zamanda Nazi Alman ordusundan bir subay üniforması giydiği fotoğrafların yer aldığı gösterilere öncülük etmişti.
Knesset üyesi Itamar Ben-Gvir dün yaptığı açıklamada, Facebook üzerinden birkaç mermi fotoğrafının da eklendiği bir ölüm tehdidi aldığını aktardı. Mesajın Arap bir profilde yayınlandığını da ekledi. Bunun üzerine polis ise konuyla ilgili soruşturma başlattı.
Ben-Gvir, tehdidin kendisinin ‘Mescid-i Aksa'daki Filistin terörizmine’ karşı faaliyet yürüttüğü ifadelerine, hükümet, Arap parlamenterler ve Şabak Başkanı Ronen Bar karşıtıaçıklamalarına karşılık geldiğini bildirdi. Nitekim Ben-Gvir, Ronen Bar’ı “Mescid-i Aksa'daki silahlı Filistin operasyonlarını ve çatışmaları engelleyememekle” suçlamıştı.
Irkçı ve radikal sağcı Haham Meir Kahane'nin takipçisi Ben Gvir, Bar’ın fotoğrafını eklediği açıklamasında “Şabak’ın başındaki Ronen Bar: Tapınak Tepesi’nde başarısız oldum. Beerşeba’da başarısız oldum. Hadera ve Bney Brak'ta, Gazze'de başarısız oldum. Şimdi Itamar Ben-Gvir'i suçluyorsun ve tarafsızlaştırılması gerektiğini söylüyorsun” ifadelerine başvurmuştu. 
Başbakan Bennett ise bu açıklamaların Şabak’a ve liderine karşı yürütülen tehlikeli partizan siyasi kampanya kapsamında geldiğini ifade etti. ‘İsrail karşıtı ve korkakça’ şeklinde nitelediği bu hareket ile devleti fanatizm ve kaos ile tutuşturmanın amaçlandığına dikkati çeken Bennett, RonenBar’a desteğinin altını çizdi. Aynı zamanda “Siyasi kararlarla ilgili iddiaları olan varsa Başbakan benim. Adres benim”vurgusunda bulundu. 
Dışişleri Bakanı Yair Lapid ise Twitter üzerinden yaptığı açıklamada, “Netanyahu'nun iç güvenlik bakanı olarak atamak istediği suçlu şahıs, kendisine saldıracak yeni bir hedef belirledi: Şabak Başkanı ve askerleri. Muhalefet liderinden Ben-Gvir'i şiddetle kınamasını bekliyorum” dedi.
Son yıllarda İsrail'de Arap temsilciler dahil olmak üzere çok sayıda temsilci, bakan ve belediye başkanının hedef alındığıonlarca ölüm tehdidinin kaydedildiği biliniyor. Bu tehditlere kısıtlı bir itina ile yaklaşan istihbarat, bu kişiler üzerindeki koruma seviyesini artırmakla yetindi. Ancak Bennett ailesine yönelik iki farklı tehdit, çifte çaba gösterilmesinin gerekliliğini vurgulamış oldu.



Netanyahu, İran ile müzakereleri görüşmek üzere çarşamba günü Washington'da Trump ile bir araya gelecek

Trump ve Netanyahu'nun Washington'da gerçekleşen daha önceki bir görüşmeden (Reuters)
Trump ve Netanyahu'nun Washington'da gerçekleşen daha önceki bir görüşmeden (Reuters)
TT

Netanyahu, İran ile müzakereleri görüşmek üzere çarşamba günü Washington'da Trump ile bir araya gelecek

Trump ve Netanyahu'nun Washington'da gerçekleşen daha önceki bir görüşmeden (Reuters)
Trump ve Netanyahu'nun Washington'da gerçekleşen daha önceki bir görüşmeden (Reuters)

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun ofisinden dün yapılan açıklamada, Netanyahu'nun çarşamba günü Washington'da ABD Başkanı Donald Trump ile bir araya gelerek İran ile müzakereleri görüşeceği bildirildi.

Reuters'ın aktardığı açıklamada, Netanyahu'nun ‘(İran ile) yapılacak herhangi bir müzakerede balistik füzelerin sınırlandırılması ve İran'ın bölgedeki vekillerine verilen desteğin durdurulmasının yer alması gerektiğine inandığı’ belirtildi.

Reuters'a göre çarşamba gün  yapılacak görüşme, ABD Başkanı Trump’ın geçtiğimiz yıl ocak ayında göreve dönmesinden bu yana Netanyahu ile Trump arasında yapılacak yedinci görüşme olacak. Öt yandan İsrail basınına göre Netanyahu, Trump'a İsrail'in İran'ın nükleer programını tamamen yok etme kararlılığını vurgulayacak.

İran ile ABD arasında geçtiğimiz cuma günü Umman'da nükleer dosyasına ilişkin görüşmeler gerçekleştirdi. İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, bu önemli müzakerelerin başarısızlığının Ortadoğu'da yeni bir savaşı tetikleyebileceği yönündeki endişelerin artması üzerine, görüşmelerin iyi bir başlangıç olduğunu ve devam edeceğini söyledi. Ancak Umman'ın başkenti Maskat'ta yapılan görüşmelerin ardından, ‘tehditlerin ve baskının kaldırılması herhangi bir diyalogun başlaması için şart’ olduğunu vurgulayan Arakçi, “(Tahran) sadece nükleer meselesini görüşecek... ABD ile başka hiçbir konuyu görüşmeyeceğiz” dedi.

Öte yandan her iki taraf da Tahran ile Batı arasında uzun süredir devam eden nükleer anlaşmazlığı çözmek için diplomasiye yeni bir şans vermeyi kabul ettiklerini belirtti. ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, geçtiğimiz çarşamba günü yaptığı açıklamada, Washington'ın müzakerelerin İran'ın nükleer programı, balistik füze programı ve bölgedeki silahlı gruplara verdiği desteğin yanı sıra ‘kendi halkına davranış biçimini’ de kapsaması istediğini söyledi.

İranlı yetkililer, bölgedeki en büyük füze programlarından biri olan İran'ın füze programını tartışmayacaklarını defalarca kez belirtmiş ve Tahran'ın uranyum zenginleştirme hakkının tanınmasını istediğini söylemişlerdi.

Diğer taraftan Washington’a göre nükleer bombaya giden potansiyel bir yol olan İran'ın uranyum zenginleştirme faaliyetleri kırmızı çizgiyi oluşturuyor. Tahran ise uzun süredir nükleer yakıtı silah amaçlı kullanma niyetinde olmadığını vurguluyor.


Netanyahu, Trump'a İran nükleer projesinin tamamen ortadan kaldırılmasının gerekliliğini vurgulayacak

ABD Başkanı Donald Trump ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, 29 Aralık 2025'te Florida'da düzenledikleri basın toplantısında (Reuters)
ABD Başkanı Donald Trump ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, 29 Aralık 2025'te Florida'da düzenledikleri basın toplantısında (Reuters)
TT

Netanyahu, Trump'a İran nükleer projesinin tamamen ortadan kaldırılmasının gerekliliğini vurgulayacak

ABD Başkanı Donald Trump ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, 29 Aralık 2025'te Florida'da düzenledikleri basın toplantısında (Reuters)
ABD Başkanı Donald Trump ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, 29 Aralık 2025'te Florida'da düzenledikleri basın toplantısında (Reuters)

İsrail haber sitesi Ynet dün, Başbakan Binyamin Netanyahu'nun ABD Başkanı Donald Trump'a İsrail'in İran nükleer projesini tamamen ortadan kaldırma kararlılığını teyit edeceğini bildirdi.

İnternet sitesi, iyi bilgilendirilmiş bir kaynağa atıfta bulunarak, "İsrail'in tutumu, İran nükleer programının tamamen ortadan kaldırılması, uranyum zenginleştirmenin durdurulması, zenginleştirme kapasitesinin durdurulması ve zenginleştirilmiş uranyumun İran topraklarından çıkarılması konusunda ısrar etmek olacaktır" dedi.

Şarku’l Avsat’ın Ynet’ten aktardığına göre kaynak, "İsrail, Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı müfettişlerinin İran'a geri dönmesini ve şüpheli bölgelere sürpriz ziyaretler yapılmasını talep ediyor" ifadelerini kullandı.

Ynet haber sitesi, kaynağın şu sözlerini aktardı: "İran ile yapılacak herhangi bir anlaşma, İsrail'i tehdit edemeyeceklerinden emin olmak için füze menziline 300 kilometrelik bir sınır getirmelidir."

Ofisi dün yaptığı açıklamada, Netanyahu'nun önümüzdeki çarşamba günü Washington'da Trump ile görüşeceğini duyurdu.


Maskat’taki müzakereler uranyum zenginleştirme meselesi nedeniyle belirsizliğini koruyor

Arap Denizi'nde Nimitz sınıfı bir uçak gemisinin güvertesinde bulunan bir ABD askeri uçağı (AFP)
Arap Denizi'nde Nimitz sınıfı bir uçak gemisinin güvertesinde bulunan bir ABD askeri uçağı (AFP)
TT

Maskat’taki müzakereler uranyum zenginleştirme meselesi nedeniyle belirsizliğini koruyor

Arap Denizi'nde Nimitz sınıfı bir uçak gemisinin güvertesinde bulunan bir ABD askeri uçağı (AFP)
Arap Denizi'nde Nimitz sınıfı bir uçak gemisinin güvertesinde bulunan bir ABD askeri uçağı (AFP)

Maskat'ta Washington ve Tahran arasında yapılan ilk dolaylı müzakerelerin ertesi günü, ikinci turun kaderi uranyum zenginleştirme meselesinin çözülmesine bağlı gibi görünüyordu. ABD Başkanı Donald Trump dün yaptığı açıklamada, yeni bir müzakere turunun ‘önümüzdeki hafta’ yeniden başlayacağını duyurdu.

ABD yönetimi ‘sıfır zenginleştirme’ talep ederken, Tahran uranyum zenginleştirmeyi ‘egemenlik hakkı’ olarak nitelendirerek buna karşı çıkarak bunun yerine ‘güven verici’ bir zenginleştirme seviyesi önerdi.

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, müzakerelerde ele alınan konuların genişletilmesine karşı çıktı. Füze programının ‘şimdi ve gelecekte müzakere edilemez’ olduğunu vurgulayan Arakçi, programı ‘tamamen savunma amaçlı’ olarak nitelendirdi.

İran’ın saldırıya uğraması halinde bölgedeki ABD üslerine saldıracağı yönünde yeni bir uyarıda bulunan İranlı bakan, ülkesinin ‘savaşı önlemeye olduğu kadar savaşa da hazır’ olduğunu vurguladı.

Öte yandan ABD'nin özel temsilcileri Steve Witkoff ve Jared Kushner, Arap (Umman) Denizi'ndeki Abraham Lincoln uçak gemisini ziyaret etti.

Diğer taraftan İsrail'de müzakerelerin sonuçlarına şüpheyle yaklaşılıyor. İsrailli yetkililer ‘anlaşmaya varılamayacağını’ söylerken Tel Aviv dün akşam, Başbakan Binyamin Netanyahu'nun çarşamba günü Washington'da Trump ile İran meselesini görüşmek üzere bir araya geleceğini duyurdu.