İsrail, Rusya’nın 'Ukrayna'daki İsrailli paralı savaşçılar' iddiasına yorum yapmaktan kaçındı

İsrail Dışişleri Bakanlığı, Rusya'nın "İsrailli paralı askerlerin Ukrayna saflarında Rusya'ya karşı savaştığı" iddiasına yorum yapmadı.

Fotoğraf: AA
Fotoğraf: AA
TT

İsrail, Rusya’nın 'Ukrayna'daki İsrailli paralı savaşçılar' iddiasına yorum yapmaktan kaçındı

Fotoğraf: AA
Fotoğraf: AA

Anadolu Ajansı (AA) Rusya'nın gündeme getirdiği "İsrailli paralı askerlerin Ukrayna'da Azov birlikleriyle savaştığı" yönündeki iddiayı İsrail Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Lior Haiat'a sordu.
Haitat ise bu konuda herhangi bir açıklama yapmayacaklarını söyledi.
İsrail Kamu Yayın Kuruluşunun (KAN) haberinde İsrail'in Rusya Dışişleri Bakanlığının açıklamalarını ciddiye aldığı belirtildi. Hükümetteki bakanlardan, iki ülke arasındaki kriz hakkında yorum yapmaktan kaçınmalarının talep edildiği aktarıldı.
Bakanlara, yorum yapmak zorunda kalırlarsa, Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov'un "Hitler Yahudi asıllıydı" ve "En büyük Yahudi karşıtları Yahudilerdi" yönündeki açıklamalarına işaretle, "İsrail, Holokost'un gereksiz yere kullanıldığı açıklamaların durması çağrısı yapıyor." yönünde yanıt vermelerinin tavsiye edildiği kaydedildi.

Lavrov'un "Hitler Yahudi asıllıydı" açıklamalarına İsrail'den tepki
Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov'un, Hitler'in Yahudi asıllı olduğu yönündeki açıklamalarına İsrail'de en üst düzeyden tepkiler gelmiş, Rusya'nın Tel Aviv Büyükelçisi İsrail Dışişleri Bakanlığına çağrılmıştı.
İsrail Başbakanı Naftali Bennett, Dışişleri Bakanı Yair Lapid ve diğer birçok üst düzey isim, Lavrov'un açıklamalarına tepki göstermişti.
Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mariya Zaharova, iki ülke arasında Lavrov'un açıklamalarıyla artan gerilime ilişkin değerlendirmesinde İsrailli paralı savaşçıların Ukrayna'daki Azov taburunda Rusya'ya karşı savaştığını söylemişti.
İsrail Cumhurbaşkanı Isaac Herzog ise dün Haaretz'de yayımlanan röportajında Lavrov'dan sözlerini geri alması ve özür dilemesini istemişti.

İsrail, Rusya ilişkilerinde zorlanıyor
İsrail, Suriye'deki askeri hareket özgürlüğünü göz önünde bulundurarak, temkinli hareket ettiği Rusya ile ilişkilerini korumakta zorlanıyor.
İsrail ordusu, Rusya'nın askeri olarak aktif rol oynadığı Suriye'de, Moskova ile koordinasyon halinde İran ve rejim hedeflerine çok sayıda hava ve füze saldırısı gerçekleştiriyor.
Ukrayna'daki savaşın başlamasından bugüne Rusya'yı karşısına almaktan kaçınan İsrail'in ABD ve batıdaki müttefiklerinden baskı gördüğü basına yansımıştı.
İsrail Başbakanı Bennett, Ukrayna'daki savaşa ilişkin açıklamalarında Rusya'nın ismini zikretmekten kaçınmıştı.
Dışişleri Bakanı Yair Lapid ise Rusya'nın saldırılarını kınamış ve Moskova'nın rolüne işaret etmişti.
İsrail, bugüne kadar Ukrayna'ya yönelik insani yardıma vurgu yaparken, nisan sonunda Kiev yönetimine çelik yelek ve askeri kask gönderme kararı almıştı.
Birleşmiş Milletler Genel Kurulu, geçen ay Rusya'yı, Ukrayna'ya karşı başlattığı savaş nedeniyle Cenevre merkezli İnsan Hakları Konseyi üyeliğinden çıkarmış, İsrail bu kararda lehte oy kullanmıştı.
Rusya Dışişleri Bakanlığı, oylama üzerine İsrail'in, "Ukrayna'daki durumu kullanarak uluslararası toplumun dikkatini Filistin meselesinden çekmeye çalıştığını" vurgulamıştı.
Rus liderlerin, Filistinli yetkililerle yaptığı telefon trafiği de son dönemde yoğunlaşmıştı.



Pasifik Okyanusu'nda uyuşturucu kaçakçılığı şüphesiyle bir tekneye düzenlenen ABD saldırısında iki kişi öldü

Pasifik Okyanusu'nda ABD ordusu tarafından hedef alınan ve alevler içinde kalan bir tekne (Reuters, ABD ordusuna atıfla)
Pasifik Okyanusu'nda ABD ordusu tarafından hedef alınan ve alevler içinde kalan bir tekne (Reuters, ABD ordusuna atıfla)
TT

Pasifik Okyanusu'nda uyuşturucu kaçakçılığı şüphesiyle bir tekneye düzenlenen ABD saldırısında iki kişi öldü

Pasifik Okyanusu'nda ABD ordusu tarafından hedef alınan ve alevler içinde kalan bir tekne (Reuters, ABD ordusuna atıfla)
Pasifik Okyanusu'nda ABD ordusu tarafından hedef alınan ve alevler içinde kalan bir tekne (Reuters, ABD ordusuna atıfla)

ABD ordusu dün yaptığı açıklamada, Doğu Pasifik Okyanusu'nda uyuşturucu kaçakçılığı yaptığından şüphelenilen bir tekneye düzenlenen saldırıda iki kişinin öldüğünü duyurdu.

Trump yönetimi, eylül ayından bu yana Venezuela'dan Karayipler ve Pasifik bölgelerinde faaliyet gösteren ve "uyuşturucu teröristleri" olarak adlandırdığı gruplara karşı askeri operasyon yürütüyor.

ABD Ordusu Güney Komutanlığı, X platformunda yaptığı açıklamada, "İki uyuşturucu teröristi öldürüldü, biri saldırıdan sağ kurtuldu" ifadesini kullandı.

ABD Sahil Güvenlik Teşkilatı'na, "hayatta kalan için arama ve kurtarma sistemini harekete geçirme" talimatı verildiğini belirtti.

Trump yönetimi yetkilileri, teknelerin uyuşturucu kaçakçılığıyla ilgili olduğuna dair kesin bir kanıt sunmadı; bu da operasyonların yasallığı konusunda tartışmalara yol açarak, yargısız infaz teşkil edebilecekleri endişelerini artırıyor.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre ABD'nin bugüne kadar düzenlediği 38 hava saldırısında toplam ölü sayısı en az 130'a ulaştı.

Bu, ABD özel kuvvetlerinin ocak ayında Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro'yu yakalamasından beri ABD ordusu tarafından açıklanan, uyuşturucu taşıyan bir tekneye yönelik üçüncü hava saldırısı.

Maduro, hapse girmeden önce Karayipler ve Pasifik'teki ABD askeri harekatının rejim değişikliğini hedeflediğini defalarca iddia etmişti.

Geçtiğimiz ay, saldırılardan birinde öldürülen iki Trinidadlının akrabaları, 14 Ekim'de gerçekleştirilen saldırıda haksız ölüm iddiasıyla ABD hükümetine karşı dava açtı.


Tahran, Maskat müzakerelerindeki son gelişmeler hakkında bölge ülkelerini bilgilendiriyor

Fidan ve Arakçi, İstanbul'da düzenlenen basın toplantısında (Arşiv-Reuters)
Fidan ve Arakçi, İstanbul'da düzenlenen basın toplantısında (Arşiv-Reuters)
TT

Tahran, Maskat müzakerelerindeki son gelişmeler hakkında bölge ülkelerini bilgilendiriyor

Fidan ve Arakçi, İstanbul'da düzenlenen basın toplantısında (Arşiv-Reuters)
Fidan ve Arakçi, İstanbul'da düzenlenen basın toplantısında (Arşiv-Reuters)

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, Suudi Arabistan, Mısır ve Türkiye dışişleri bakanlarıyla ayrı ayrı telefon görüşmeleri yaparak, Maskat'ta yürütülen İran ve ABD arasındaki dolaylı müzakerelerdeki son gelişmeler hakkında bilgi verdi.

İran Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, Arakçi'nin Maskat görüşmelerini "iyi bir başlangıç" olarak nitelendirdiği, ancak Amerikan tarafının niyet ve hedeflerine ilişkin güven eksikliğinin giderilmesi gerektiğinin altını çizdiği belirtildi.

Açıklamaya göre, üç ülkenin dışişleri bakanları müzakerelerin başlamasını memnuniyetle karşıladı, siyasi ve diplomatik bir çözüme ulaşmak ve herhangi bir gerilimi önlemek için görüşmelerin devamının önemini vurguladı. Bu görüşmelerin başarısının bölgenin istikrarı ve güvenliği için hayati bir faktör olduğunu kaydettiler.

İlgili bir bağlamda, Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan dün bir televizyona verdiği röportajda, ABD ile İran arasında yakın bir savaş tehdidi görünmediğini belirterek, anlaşmaya varılması olasılığına "biraz ara verildiğini" ifade etti.

Anadolu Ajansı, bakanın, iki taraftan birinin zaman kazanmaya çalıştığına inanıp inanmadığı sorusuna verdiği cevabı aktardı: "İkisi de; bu stratejinin bir parçası." Fidan, "Bu tür görüşmelere girerken, diğer senaryoya da hazırlık yapılır" diyerek, İran'ın tecrübe sahibi olduğunu, daha önce müzakereler yürütürken saldırıya uğradığını belirterek, geçen haziran ayında İran'ın nükleer tesislerini hedef alan ABD saldırısına atıfta bulundu. Ancak Fidan, birkaç gün önce ABD ve İran arasında yapılan görüşmelerin olumlu yönünün, tarafların müzakerelere devam etme isteğini göstermeleri olduğunu ifade etti.

Fidan,"Nükleer meseleyle ilgili müzakerelere başlama kararı çok önemliydi; nükleer mesele en önemli meseledir," diye devam etti. Bölgenin başka bir savaşı kaldıramayacağı konusunda uyararak, "Olası herhangi bir savaşı önlemek için mevcut tüm araçları kullanmak istiyoruz," ifadesini kullandı.

Umman'ın başkenti Maskat, cuma günü İran ve Amerika Birleşik Devletleri arasında bir dizi müzakereye ev sahipliği yaptı. İki taraf, görüşmelere devam etme konusunda anlaştı; tarih ve yer ise daha sonra belirlenecek.


Anarşist grup, İtalya'da demiryollarını sabote etme eyleminin sorumluluğunu üstlendi

İtalyan polisi, Milano Kış Olimpiyatları'na karşı gösteri yapan protestoculara göz yaşartıcı gazla müdahale etti (EPA)
İtalyan polisi, Milano Kış Olimpiyatları'na karşı gösteri yapan protestoculara göz yaşartıcı gazla müdahale etti (EPA)
TT

Anarşist grup, İtalya'da demiryollarını sabote etme eyleminin sorumluluğunu üstlendi

İtalyan polisi, Milano Kış Olimpiyatları'na karşı gösteri yapan protestoculara göz yaşartıcı gazla müdahale etti (EPA)
İtalyan polisi, Milano Kış Olimpiyatları'na karşı gösteri yapan protestoculara göz yaşartıcı gazla müdahale etti (EPA)

Bir anarşist grup dün yaptığı açıklamada, cumartesi günü Kuzey İtalya'daki demiryolu altyapısına zarar vererek Kış Olimpiyatları'nın ilk gününde tren seferlerini aksattığını iddia etti.

Polis, cumartesi sabahı erken saatlerde farklı noktalarda üç ayrı olay yaşandığını ve özellikle Bologna çevresinde yüksek hızlı ve diğer tren seferlerinde iki buçuk saate varan gecikmelere neden olduğunu bildirdi. Olaylarda kimse yaralanmadı ve trenlerde hasar meydana gelmedi.

Anarşist grup, internette dolaşan açıklamada, Başbakan Georgia Meloni hükümetinin gösterilere yönelik baskısının sokak çatışmalarını "boşa" çıkardığını, bu nedenle başka protesto biçimleri bulmak zorunda kaldıklarını belirtti.

İtalyan polisi sabotaj ihtimalini araştırıyor (Reuters)İtalyan polisi sabotaj ihtimalini araştırıyor (Reuters)

Açıklamada şu ifadeler yer aldı: "Bu nedenle, sonraki aşamalarda hayatta kalabilmek için gizli ve merkezi olmayan çatışma yöntemleri benimsemek, cepheleri genişletmek ve öz savunma ile sabotaja başvurmak gerekli görünmektedir."

Polis henüz açıklamayla ilgili bir yorum yapmadı. Başbakan Yardımcısı Matteo Salvini, anarşist grubun peşine düşeceğine söz verdi. Aynı zamanda ulaştırma bakanı olan Salvini, X platformunda şunları yazdı: "Bu suçluları yakalamak ve nerede olurlarsa olsunlar ortadan kaldırmak, hapse atmak ve onları savunanlarla yüzleşmek için elimizden gelen her şeyi yapacağız."

Anarşist grup, Olimpiyatları "milliyetçiliğin yüceltilmesi" olarak kınadı ve etkinliğin kalabalık kontrolü ve gözetim yöntemleri için bir "test alanı" sağladığını belirtti. Meloni, pazar günü protestocuları ve vandalları kınayarak, onları "İtalya'nın düşmanları" olarak nitelendirdi.