ABD Başkanı Donald Trump dün İran ile barış anlaşmasına ilişkin varılan mutabakatın ‘büyük bir bölümünün müzakere edildiğini’ ve Hürmüz Boğazı'nın açılacağını söyledi. Ayrıntıların daha sonra kamuoyuyla paylaşılacağını belirten Trump, sosyal medya platformu Truth Social'daki hesabından “Anlaşmanın son boyutları ve ayrıntıları şu an görüşülüyor, yakında duyurulacak" diye yazdı.
Trump'ın açıklaması, çok sayıda Müslüman çoğunluklu ülkenin liderleriyle ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile yaptığı telefon görüşmelerinin ardından geldi.
ABD Başkanı daha önce dün CBS News'e verdiği röportajda, ABD ile İran'ın Ortadoğu'daki savaşı sona erdirecek bir anlaşmaya ‘çok daha fazla yaklaştığını’ söylemişti. Bununla birlikte ABD merkezli haber sitesi Axios'a göre Trump, ‘iyi’ bir anlaşmaya varılması ile savaşın yeniden başlaması ihtimallerinin ‘eşit’ olduğunu ifade etti.
Üzerinde Hürmüz Boğazı'nın çizimi ve ABD Başkanı Donald Trump'ın dikişle kapatılmış ağzının yer aldığı ABD karşıtı bir propaganda panosunun önünden geçen İranlı bir kadın (Reuters)
Röportajda, varılacak herhangi bir nihai anlaşmanın İran'ın nükleer silah edinmesini engellemesi ve İran'ın zenginleştirilmiş uranyumunun ‘tatmin edici biçimde ele alınmasını’ güvence altına alması gerektiğini vurgulayan Trump, “Yalnızca istediğimiz her şeyi elde ettiğimiz bir anlaşmayı imzalarım” diye ekledi.
İran, ABD ve arabulucu rolü üstlenen Pakistan dün, yaklaşık üç ay önce patlak veren savaşı sona erdirmeye yönelik görüşmelerde ilerleme kaydedildiğini açıkladı.
Axios'un aktardığına göre Trump, bir başka röportajda, İran'la en son anlaşma taslağını danışmanlarıyla ele alacağını ve bugün savaşı yeniden başlatıp başlatmama konusunda karar verebileceğini söyledi.
Trump sözlerini şöyle sürdürdü:
“Ya iyi bir anlaşmaya varırız ya da onları tamamen yok ederim."
Trump, altı hafta önce her iki tarafın İran’ın nükleer programı ve Tahran'ın şu an kontrol ettiği, küresel petrol ile doğalgaz sevkiyatı için kritik öneme sahip Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılmasına ilişkin bir anlaşmaya ulaşmasına imkân tanımak amacıyla ilan edilen ateşkesin ardından diplomasi ile askeri müdahale seçenekleri arasında gidip geliyor.