Husiler, Hizbullah’ın hazırlıklarına katıldığı mezhep dersleriyle, çocukları askere almaya hazırlanıyor

BM, askere alınan çocukların üçte ikisinin sıcak çatışma bölgelerinde kullanıldığını belirtti.

Husi medyası tarafından yayınlanan bir resim, çocukları askere alma kampları için kullanılan bir camiyi gösteriyor
Husi medyası tarafından yayınlanan bir resim, çocukları askere alma kampları için kullanılan bir camiyi gösteriyor
TT

Husiler, Hizbullah’ın hazırlıklarına katıldığı mezhep dersleriyle, çocukları askere almaya hazırlanıyor

Husi medyası tarafından yayınlanan bir resim, çocukları askere alma kampları için kullanılan bir camiyi gösteriyor
Husi medyası tarafından yayınlanan bir resim, çocukları askere alma kampları için kullanılan bir camiyi gösteriyor

Birçok aile, çocuklarının camilerde kültür kursları olarak adlandırılan eğitimlere alınmalarının ardından kaybolmasından şikayet ederken, Husi milisleri, Birleşmiş Milletler (BM) tarafından önerilen ve çocukların silahlı çatışmalarda kullanılmasını, öldürülmesini veya sakatlanmasının yanı sıra okullara ve hastanelere yönelik saldırıları sona erdirme eylem planını imzalamalarının üzerinden bir aydan kısa bir süre geçmişken, çocukları askere alma sezonunu yeniden açtı. Husi milislerinin lideri, çocukların mezhep vizyonuna göre yetişmesi için ailelerine mezhep kurslarına çocuklarını yazdırmalarını önerdi.
9 Nisan’da, BM Genel Sekreteri’nin ‘silahlı çatışmalarda çocuklar’ konusundaki özel temsilcisi Virginia Gamba, Husi milislerinin planı imzaladığını duyurdu. Gamba bunu olumlu ve cesaret verici bir adım olarak nitelendirdi ve yolculuğun en zor kısmının şimdi başladığını belirtti. Eylem planının tam olarak hayata geçirilmesi ve çocukların korunması için somut eylemlerin hayata geçirilmesi gerektiğini vurguladı. BM, yaklaşık 3 bin 500 çocuğun askere alındığını, 10 bin 200’den fazla çocuğun hayatını kaybettiğini veya sakatlandığını belirtti.
Herhangi bir uluslararası anlaşma veya taahhüde uymayan Husi milisleri, ‘yaz kampları’ adı altında okul çağındaki çocukları silahlandırmak için yıllık askere alım sezonu başlatıyor. Örgüt bu yılda aşırılık yanlısı, mezhepçi ve kışkırtıcı fikirleriyle çocukların beyinlerini yıkamayı amaçlayan entelektüel seferberlik operasyonuna yardımcı olmaları için velilerden çocuklarının bu kurslara katılmalarını istedi. 6 yaşından 16 yaşına kadar çocukların gelmesi beklenen bu kamplar için ‘bilim ve cihat’ sloganı seçildi. Husiler bu kamplarda, mezhepçi fikirleri sürdürüp, diğer mezhepleri, din karşıtlarını ve takipçilerini tekfir edip, gençleri savaşmaya teşvik ediyor.
Husi milislerin lideri Abdulmelik el-Husi yaptığı konuşmada, genç neslin karşılaştığı zorlukların bilim, farkındalık ve vizyon gerektirmesi sebebiyle velilerin çocuklarını yaz kurslarına yazdırması gerektiğini söyledi. Milisler tarafından kontrol edilen bölgelerin dört bir yanındaki cami ve okullarda açılan bu kampların idaresi için mezhepsel ve askeri liderlerin yer aldığı bir oluşum olan Yaz Kursları Yüksek Komitesi, kurslara katılım için çağrıda bulundu. Aynı zamanda, sahadaki milis müfettişler, cami görevlileri ve aşiret şeyhleri ailelerinden çocuklarını bu kamplara göndermelerini talep ediyor. Bu çağrılar, 6 uydu kanalının ve 30’dan fazla yerel radyonun katıldığı bir medya kampanyasının yanı sıra sokaklardaki devasa tablolar ve mahallelerde duvarlara asılan afişler ile destekleniyor.
Sanaa’daki sakinler Şarku’l Avsat’a geçmiş dönemlerde çok sayıda çocuğun öldürüldüğünü, camilere çekilen ve Husi milisleri tarafından düzenlenen gizli mezhep kurslarına katılan çocuklardan birçoğunun kaybolduğunu belirtti. Sanaa sakinleri, darbeden önce eğlence, sanatsal ve gönüllü faaliyetler yapılan bugün ise savaş, mezhepçi kışkırtma ve tekfir için eğitim kamplarına dönüşen bu kamplara, ailelerin çoğunun çocuklarını göndermediğini ifade etti. Bu nedenle de Husi milisleri, insanları çocuklarını bu kamplara kaydettirmeye ikna etmek için şehirlerde mahalle ve camilerde görevlilerine başvurdu ayrıca aşiret şeyhlerini ve köy yetkililerini bu yöndeki çalışmalarına dahil etti.
Sanaa’daki iki aile, iki çocuklarının geçen yıl arkadaşlarıyla birlikte yakındaki bir okuldaki kampa gittiklerini, ancak çocuklarının mezhepsel seferberlik ve savaşa teşvik karşısında şaşırdıklarını bu nedenle de onları kamplardan almaya karar verdiklerini ve diğer ailelerin de aynı kararı aldığını belirttiler. Zamar’daki bir aile reisi, yaz kampı merkezlerinde dağıtılan kitap ve ders içeriklerinin ırkçı mezhep derslerini içerdiğini, nefret ve şiddeti teşvik ettiğini ayrıca Husi milislerin geçmişte öldürülen çocuk savaşçılarının uyguladığı şiddeti yüceltmek ve gençleri onları örnek almaya teşvik etmek amacıyla Lübnanlı Hizbullah uzmanları tarafından hazırlanan belgeselleri izlettiklerini söyledi.
Eğitim sektöründeki kaynaklara göre, Husi milisleri eğitim talimatlarına uymaması sebebiyle, özel okulların öğrencileri için yaz etkinlikleri düzenlemesini kesin bir şekilde engelledi. Kaynaklar ayrıca, Husilerin uyguladığı kampanyalara rağmen, ailelerin ve öğrencilerin bu kamplara katılma konusunda büyük bir isteksizlik gösterdiğini vurguladı.
Bu hamle, BM Güvenlik Konseyi’ne bağlı Çocuklar ve Silahlı Çatışma Çalışma Ekibi’nin Yemen’deki silahlı çatışmanın tüm taraflarına, özellikle Husiler gibi devlet dışı silahlı grupların yanı sıra Arap Yarımadası’ndaki El-Kaide ve DEAŞ’a mesaj göndermeyi kabul etmesinden yaklaşık bir hafta sonra geldi. Söz konusu mesajda, Yemen’de çocuklara karşı hala işlenmekte olan tüm ihlaller ve suiistimaller şiddetle kınanırken, çocukların öldürülmesi, sakat bırakılması, silah altına alınması ve savaşlarda kullanılması, okullara ve hastanelere saldırılarda bulunulması, adam kaçırma ve insani yardım erişiminin engellenmesi de dahil olmak üzere çocuklara yönelik tüm ihlallere derhal son vermeleri ve bu tür eylemlerin engellenmesi çağrısında bulunuldu. Yemen hükümeti ve Yemen’de meşru hükümeti destekleyen Arap Koalisyonu, daha önce silahlı gruplarla bağlantılı olan çocukları aileleriyle yeniden bir araya getirmek üzere gösterilen çabaları memnuniyetle karşıladı. Ekip, çoğunluğu Husiler tarafından silahlandırılan çocukların çatışmalarda kullanılmasını şiddetle kınadı. Ekip ayrıca çocukların yaklaşık üçte ikisinin askere alındığını ve savaşta kullanıldığını, yaklaşık üçte birinin ise askeri kontrol noktalarının korunması, kara mayınlarının döşenmesi veya kaldırılması da dahil olmak üzere başka görevlerde çalıştırıldığını belirtti.
Yemen konusunda çalışmalar yürüten uluslararası uzmanlar, son yıllık raporlarında, son 17 ayda milislerin yanında çatışmalara giren çocuklardan, yaklaşık iki bin Yemenli çocuğun öldürüldüğünü ortaya çıkarmışlar ve milislerin genç ve yaşlıları hedef almak için yazlık merkezler ve kültür kursları kullandığına dikkati çekmişlerdi.



Gazze'nin iç kesimlerindeki baskınlar "demirci atölyelerini" hedef aldı

Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus'ta, İsrail hava saldırısıyla yıkılan beş katlı bir binanın enkazının üzerinde yürüyen bir Filistinli adam, (AFP)
Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus'ta, İsrail hava saldırısıyla yıkılan beş katlı bir binanın enkazının üzerinde yürüyen bir Filistinli adam, (AFP)
TT

Gazze'nin iç kesimlerindeki baskınlar "demirci atölyelerini" hedef aldı

Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus'ta, İsrail hava saldırısıyla yıkılan beş katlı bir binanın enkazının üzerinde yürüyen bir Filistinli adam, (AFP)
Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus'ta, İsrail hava saldırısıyla yıkılan beş katlı bir binanın enkazının üzerinde yürüyen bir Filistinli adam, (AFP)

İsrail ordusu, Gazze Şeridi'nin derinliklerindeki metal atölyelerine (tornalama tezgahlarına) yönelik baskınlarını yoğunlaştırdı; bu gelişmeyi, Hamas ve diğer Filistinli grupların Gazze Şeridi'nde silahlanmasını durdurma çabalarıyla ilişkilendiriyor. Bir haftadan kısa bir süre içinde, İsrail uçakları üç metal atölyesini hedef aldı. Atölyelerden ikisi Gazze Şehrinde, biri ise Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus'ta bulunuyordu.

İsrail ordusu, saldırılarının silah üretim tesislerini ve Hamas altyapısını hedef aldığını belirtti.

İsrail ordusunun sadece demirci atölyesini bombalamakla kalmayıp, bulunduğu binanın tamamını yıktığı ve sakinlerine tahliye emri verdiği, bu durumun Lübnan'da verilen tahliye emirlerini hatırlattığı kaydedildi.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre İsrail'in bu yeni hamleleri, Gazze Şeridi'nde yeni bir operasyonel planı işaret ediyor ve gelecekteki saldırıların sadece suikastları değil, Filistinli grupları silahsızlandırma bahanesiyle yapılacak operasyonları da içerebileceğini gösteriyor.

Altı gün önce onlarca Filistinlinin ölümüne yol açan İsrail'in tırmanışında, roket üretimi gibi askeri sanayilerde çalışan aktivistler hedef alınmıştı.


Vefik Safa yetkilerinin azaltılmasının ardından Hizbullah'tan istifa etti

Vefik Safa (AP)
Vefik Safa (AP)
TT

Vefik Safa yetkilerinin azaltılmasının ardından Hizbullah'tan istifa etti

Vefik Safa (AP)
Vefik Safa (AP)

Hizbullah'ın "Koordinasyon ve İrtibat Birimi" başkanı Vefik Safa istifasını sundu. Bu, partinin iki genel sekreterinin ve üst düzey askeri liderlerinin öldürüldüğü İsrail'in sert saldırılarının ardından yapısını yeniden kurmaya çalışan parti liderliği için bir ilk oldu.

Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığına göre konuyla ilgili bilgili kaynaklar, Hizbullah liderliğinin bugün üst düzey güvenlik yetkilisi Vefik Safa'nın istifasını kabul ettiğini bildirdi.

Lübnan güvenlik kurumlarıyla irtibattan sorumlu olan Safa, Ekim 2014'te İsrail'in düzenlediği bir suikast girişiminden sağ kurtulmuştu.

Vefik Safa, Hizbullah'ın siyasi danışmanı Hüseyin Halil ile birlikte (Reuters)Vefik Safa, Hizbullah'ın siyasi danışmanı Hüseyin Halil ile birlikte (Reuters)

İstifa, partinin Safa'nın yetkilerini azaltmasının ardından geldi. Bu durum, geçen yılın sonlarında başlayan ve bazı isimlerin görevden alınması ve yerlerine yeni isimlerin atanmasıyla sonuçlanan yapısal değişiklikle eş zamanlı olarak gerçekleşti.

Safa'nın halefinin kimliği konusunda çelişkili haberler ortaya çıktı, ancak kaynaklar partinin bazı gruplar için daha az kışkırtıcı ve devlet ve yabancı güçlerle ilişkilerinde farklı bir üslup benimseyecek bir isim aradığı konusunda hemfikirdi. Potansiyel halefler olarak adı geçen en öne çıkan isimler arasında Hüseyin Barada, Hüseyin Abdullah ve Muhammed Muhanna yer alıyordu.

Geçtiğimiz eylül ayında Beyrut sahil şeridindeki Raouche bölgesinde Hizbullah destekçileri, Nasrallah ve Safiyuddin'in suikastlarını anmak için bir araya geldi (AP)Geçtiğimiz eylül ayında Beyrut sahil şeridindeki Raouche bölgesinde Hizbullah destekçileri, Nasrallah ve Safiyuddin'in suikastlarını anmak için bir araya geldi (AP)

Safa'nın son görünümü, Hizbullah Genel Sekreteri Hasan Nasrallah'ın suikastının yıldönümü olan 25 Eylül'de Raouche Kayası'nda, Başbakan Nevvaf Selam'a hakaretler yağdıran parti destekçilerinden bazılarıyla birlikte gerçekleşti.


Gazze anlaşması: Arabulucuların Hamas’ın silah sorununu çözmek için sınırlı seçenekleri

Gazze şehrindeki Hamas üyeleri (AFP)
Gazze şehrindeki Hamas üyeleri (AFP)
TT

Gazze anlaşması: Arabulucuların Hamas’ın silah sorununu çözmek için sınırlı seçenekleri

Gazze şehrindeki Hamas üyeleri (AFP)
Gazze şehrindeki Hamas üyeleri (AFP)

Gazze anlaşmasının ikinci aşamasının 10 gün önce başlamasının ardından İsrail’in taleplerinin başında ‘Hamas’ın silahsızlandırılması’ yer alıyor. Ancak bu talebin nasıl hayata geçirileceğine dair belirsizlik sürerken, Hamas’ın Filistin devleti kurulmadan silahlarını teslim etmeye sıcak bakmaması süreci çıkmaza sokuyor.

Şarku’l Avsat’a konuşan uzmanlar, bu düğümün arabulucuları son derece sınırlı seçeneklerle karşı karşıya bıraktığını belirtiyor. Buna göre, ya silahların tamamen tasfiyesi ya da dondurulması yönünde bir formül bulunması ve Hamas’ın buna ikna edilmesi ya da harekete baskı uygulanması gerekiyor. Uzmanlar, bu başlığın İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu başta olmak üzere İsrail iç siyasetinde seçim amaçlı bir baskı aracı olarak giderek daha fazla kullanılacağına dikkat çekiyor.

İsrailli muhalif lider Benny Gantz dün X platformu üzerinden yaptığı paylaşımda, ‘Hamas’ın silahsızlandırılması’ çağrısında bulundu.

İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz ise çarşamba günü yaptığı açıklamada, “Hamas silah bırakmayı kabul etmezse İsrail bu yapıyı tasfiye edecek” dedi. Netanyahu da salı günü ABD’nin Ortadoğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff ile yaptığı görüşmenin ardından, ‘Gazze Şeridi’nin yeniden imarına yönelik herhangi bir adımdan önce Hamas’ın silahsızlandırılmasının vazgeçilmez bir şart olduğu’ konusunda ısrarcı olduğunu vurguladı.

Strateji uzmanı Tuğgeneral Semir Ragıb, arabulucuların seçeneklerinin sınırlı olduğunu ve önlerinde ya uzlaşı sağlamak ya da baskı uygulamak dışında bir yol kalmadığını ifade etti. Ragıb, silahsızlandırma talebinin İsrail, Washington, Avrupa Birliği (AB) ve bağışçı ülkeler tarafından defalarca dile getirildiğini ve artık savaşın durdurulması ile yeniden imarın önüne konulan temel engellerden biri haline geldiğini söyledi.

Ragıb’a göre Netanyahu ve benzer siyasi aktörler silahsızlandırma dosyasını seçimlerde kullanacak ve anlaşmayı her an sabote edebilecekler. Özellikle ikinci aşama çok sayıda mayın barındırıyor ve Netanyahu, özellikle çekilmeyle ilgili başlıklara yaklaşmak istemiyor.

 Gazze şehrinin Şeyh Rıdvan mahallesinde yıkılmış binaların enkazı arasında ilerleyen Filistinliler (AFP)Gazze şehrinin Şeyh Rıdvan mahallesinde yıkılmış binaların enkazı arasında ilerleyen Filistinliler (AFP)

Askeri strateji uzmanı Tümgeneral Semir Ferec, mevcut seçeneklerin giderek daraldığını belirterek, silahların tamamen tasfiye edilmesinden ziyade dondurulması yönündeki bir seçeneğin daha olası olduğunu ifade etti. Ferec, Hamas’ın elindeki silahların füze ya da insansız hava aracı (İHA) niteliğinde olmadığını ve bu nedenle teslim edilebileceğini söyledi. ABD ve İsrail’in silah maddesinin uygulanmasında ısrarcı olduğunu kaydeden Ferec, bunun İsrail’in geri çekilmesiyle eş zamanlı gerçekleşmesi ve yeni bir savaşın önüne geçecek garantilerin sunulması gerektiğini vurguladı.

Öte yandan Reuters’a konuşan Hamas kaynakları, çarşamba günü yaptıkları açıklamada, hareketin silahsızlanma konusunu diğer Filistinli gruplarla görüşmeyi kabul ettiğini, ancak Washington ya da bölgesel arabulucuların kendilerine silahsızlandırmaya dair ayrıntılı ve somut bir teklif sunmadığını belirtti.

İsrail’in Kanal 13 televizyonu, geçtiğimiz ocak ayının sonunda, ABD’nin Hamas’a silahlarını çok uluslu bir güce teslim etmesi için birkaç haftalık süre tanıyan bir belge hazırladığını bildirmişti. Habere göre, bu sürede uyum sağlanmaması halinde İsrail’e ‘dilediği gibi hareket etme’ konusunda yeşil ışık yakılacak.

Ferec, Hamas’ın manevra alanının son derece sınırlı olduğuna dikkat çekerek, özellikle Mısır, Katar ve Türkiye başta olmak üzere arabulucularla hızlı bir uzlaşıya varması gerektiğini, zira İsrail’in şu aşamada en büyük engeli bu dosya üzerinden yarattığını ifade etti.

Ragıb ise Hamas’ın önünde, Trump planı ve silahsızlanma maddesini uygulamaktan başka bir seçenek bulunmadığını savundu. Ragıb, bu sürecin uzatılmaması ya da dolaylı yollardan aşılmaya çalışılmaması gerektiğini, ‘çünkü kaybedilen her günün ateşkes anlaşması için bir tehdit anlamına geldiğini’ dile getirdi.

Ragıb, Gazze’de polis güçlerinin önümüzdeki günler ya da haftalar içinde konuşlandırılacağını, istikrar gücünün de devreye girebileceğini belirterek, bu aşamadan sonra manevra alanının daha da daralacağına dikkat çekti.