Kuzey Kore lideri Kim, Kovid-19'la mücadelede orduya devreye girmesini emretti

Fotoğraf: AFP
Fotoğraf: AFP
TT

Kuzey Kore lideri Kim, Kovid-19'la mücadelede orduya devreye girmesini emretti

Fotoğraf: AFP
Fotoğraf: AFP

Kovid-19 salgınının başlangıcından yakın zamana kadar ülkede salgının yayılmadığını iddia eden Kuzey Kore lideri Kim Jong-un, salgınla mücadele için orduyu göreve çağırdı.
Kuzey Kore Merkezi Haber Ajansının (KCNA) haberine göre, Kim, devlete ait ilaç rezervlerinden Kovid-19 tedavisi için gerekli olanların eczanelere dağıtımı konusunda geç kalındığı uyarısında bulundu.
İktidardaki Kore İşçi Partisinin politbüro toplantısında verilen acil durum kararında, devlet rezervlerindeki ilaçların eczanelere acilen dağıtılması ve eczanelerin de 24 saat açık olması belirtilse de Kim, bu kararın gereği gibi uygulanmadığını ifade etti.
Kim, ordunun tıbbi biriminin, başkent Pyongyang'da ilaç tedarikinin istikrarlı bir hale getirilmesinde devreye girmesi talimatı verdi.
Diğer yandan Güney Kore Devlet Başkanı Yoon Suk Yeol, Kuzey Kore'ye salgınla mücadelesi için aşı, ilaç, tıbbi ekipman ve sağlık personeli gönderebileceklerini söyledi.
Güney Koreli yetkililer, Kuzey Kore'nin şimdiye kadar kendilerinden salgınla ilgili herhangi bir yardım talep etmediğini açıkladı.

Ateşi yükselenlerin sayısı 1 milyonu aştı
Kuzey Kore salgınla mücadele ofisi yetkilileri, son 24 saatte 392 bin 920 kişide yüksek ateş görüldüğünü, 8 kişinin hayatını kaybettiğini açıkladı. Böylelikle Kuzey Kore'de yüksek ateş tespit edilen kişilerin sayısı 1,2 milyona, hayatını kaybedenlerin sayısı 50'ye yükseldi.
Yüksek ateş belirtisi görülenlerden kaçına Kovid-19 teşhisi konulduğuna dair herhangi bir bilgi verilmedi.
Yaklaşık 26 milyon nüfusu olan Kuzey Kore'de, şimdiye kadar halkın Kovid-19'a karşı aşılandığına dair herhangi bir açıklama yapılmadı.

İlk vakalar 12 Mayıs'ta duyuruldu
Kuzey Kore'de 12 Mayıs'ta ilk Kovid-19 vakası tespit edilmişti. Vaka sayısına ilişkin bilgi paylaşılmazken, vakaların Omikron'un "BA.2" olarak bilinen alt varyantı olduğu belirtilmişti.
Belirlenen vakaların ardından ülkede "acil durum" ilan edilirken, Kuzey Kore lideri Kim Jong-un, salgının yayılmasını önlemek amacıyla ülkedeki tüm il ve ilçelerde "sokağa çıkma yasağı" uygulanması çağrısı yapmıştı.
Ülkede 13 Mayıs'ta 6 kişinin hayatını kaybettiği açıklanmış, bu kişilerden yalnızca birinin ölümüne Kovid-19'un Omikron varyantının neden olduğu resmen duyurulmuştu.
Sağlık sistemi çok da iyi olmayan ve halkın Kovid-19'a karşı aşılanmadığı Kuzey Kore'de büyük bir salgın yaşanması insani krize yol açabilir.
Kuzey Kore, Dünya Sağlık Örgütünün düşük ve orta gelirli ülkelerin aşılara eşit erişimini sağlamayı amaçlayan Kovid-19 Aşıları Küresel Erişim Programı'nca (COVAX) yapılan milyonlarca dozluk aşı teklifini reddetmişti.
Kuzey Kore, salgının kararlı tedbirler sayesinde ülkede yayılmadığını iddia ederken, kapatılan sınır kapılarının ülke ekonomisine ciddi darbe vurduğu ifade ediliyor.



Trump yönetimi gerilimi tırmandırıyor... Pentagon, Harvard ile olan eğitim ve burs programlarını sonlandırıyor

Harvard Üniversitesi tabelasında bir yayanın silüeti (Reuters)
Harvard Üniversitesi tabelasında bir yayanın silüeti (Reuters)
TT

Trump yönetimi gerilimi tırmandırıyor... Pentagon, Harvard ile olan eğitim ve burs programlarını sonlandırıyor

Harvard Üniversitesi tabelasında bir yayanın silüeti (Reuters)
Harvard Üniversitesi tabelasında bir yayanın silüeti (Reuters)

ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth, bakanlığının Harvard Üniversitesi ile olan tüm askeri eğitim programlarını, burslarını ve sertifikalarını sonlandırma kararı aldığını açıkladı. Bu karar, Başkan Donald Trump yönetiminin prestijli üniversiteye karşı tutumunda gerilim artışını temsil ediyor.

Hegseth, X sosyal medya platformunda yayınladığı açıklamada, "Savunma Bakanlığı, Harvard Üniversitesi ile olan tüm profesyonel askeri eğitim, burs ve sertifika programlarını resmen sonlandırıyor" diyerek Harvard'ı "gerçeklerden uzak" olmakla nitelendirdi.

Trump yönetimi, Gazze'deki İsrail saldırısına karşı Filistin protestolarına verdikleri destek ve iklim girişimleri gibi çeşitli konularda Harvard da dahil olmak üzere önde gelen Amerikan üniversitelerine karşı bir kampanya yürütüyor.

İnsan hakları savunucuları, ifade özgürlüğü, akademik özgürlük ve adil yargılama süreci konusunda endişelerini dile getirdiler.

 Harvard, Reuters'ın yorum talebine henüz yanıt vermedi. Üniversite, hükümetin üniversiteye sağlanan federal fonları dondurma girişimine karşı Trump yönetimine dava açtı.


Bill Clinton, Epstein soruşturmalarında kamuya açık duruşma yapılmasını talep etti

 ABD Temsilciler Meclisi Gözetim Komitesi Başkanı James Comer'ın, Bill ve Hillary Clinton'ın Epstein skandalıyla ilgili komite soruşturmasında ifade vermeyi reddetmeleri nedeniyle kongre emirlerini ihlal edip etmeyecekleri konusunda oylama yapılacak toplantıdaki konuşması sırasında, (Reuters)
ABD Temsilciler Meclisi Gözetim Komitesi Başkanı James Comer'ın, Bill ve Hillary Clinton'ın Epstein skandalıyla ilgili komite soruşturmasında ifade vermeyi reddetmeleri nedeniyle kongre emirlerini ihlal edip etmeyecekleri konusunda oylama yapılacak toplantıdaki konuşması sırasında, (Reuters)
TT

Bill Clinton, Epstein soruşturmalarında kamuya açık duruşma yapılmasını talep etti

 ABD Temsilciler Meclisi Gözetim Komitesi Başkanı James Comer'ın, Bill ve Hillary Clinton'ın Epstein skandalıyla ilgili komite soruşturmasında ifade vermeyi reddetmeleri nedeniyle kongre emirlerini ihlal edip etmeyecekleri konusunda oylama yapılacak toplantıdaki konuşması sırasında, (Reuters)
ABD Temsilciler Meclisi Gözetim Komitesi Başkanı James Comer'ın, Bill ve Hillary Clinton'ın Epstein skandalıyla ilgili komite soruşturmasında ifade vermeyi reddetmeleri nedeniyle kongre emirlerini ihlal edip etmeyecekleri konusunda oylama yapılacak toplantıdaki konuşması sırasında, (Reuters)

ABD eski Başkanı Bill Clinton, cinsel suçlardan hüküm giymiş iş insanı Jeffrey Epstein ile olan ilişkisi hakkında ifade vermek üzere ABD Temsilciler Meclisi Denetim Komitesi önüne çıkacak. Oturum kapalı yapılacak olsa da Clinton, görüşmenin video kaydına alınması planına itiraz ediyor.

Clinton, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, “Bu düzenlemeden kim fayda sağlıyor? Epstein’ın adaleti hak eden mağdurları değil, gerçeği hak eden kamuoyu da değil. Bu yalnızca partizan çıkarlara hizmet ediyor. Bu, gerçekleri ortaya çıkarma çabası değil, düpedüz siyasettir” ifadelerini kullandı.

Komite Başkanı Cumhuriyetçi Temsilci James Comer ise Bill Clinton ve eski Dışişleri Bakanı Hillary Clinton’ın ifadelerinin kapalı kapılar ardında alınmasında, video ile kaydedilmesinde ve yazılı tutanağa dökülmesinde ısrarını sürdürüyor. AP’nin haberine göre Clinton’ın dün yaptığı açıklamalar, Comer üzerinde baskı kurmayı amaçlayan ve kendisi ile eşinin ifadelerinin kamuoyuna açık şekilde alınmasını talep eden süregelen kampanyanın bir parçası.

Demokratlar, söz konusu soruşturmanın meşru bir denetim aracı olarak kullanılmak yerine, Başkan Donald Trump’ın siyasi rakiplerine saldırmak için silaha dönüştürüldüğünü savunuyor. Demokratlar ayrıca, Epstein ile yakın ilişkisi olduğu bilinen Trump’ın ifadeye çağrılmamış olmasına dikkat çekiyor.

Temsilciler Meclisi’ndeki Cumhuriyetçiler daha önce, Bill ve Hillary Clinton’ın ifadeye gelmemeleri halinde “mahkemeye saygısızlık” oylaması yapılabileceği tehdidinde bulunmuştu. Çift,sonradan ifade vermeyi kabul etti.

Dışişleri Eski Bakanı Hillary Clinton, kendisinin ve eşinin Cumhuriyetçilerin liderliğindeki Denetim Komitesi’ne “bildikleri her şeyi” ilettiklerini söyledi. Clinton perşembe günü yaptığı açıklamada, “Eğer bu mücadeleyi istiyorsanız… gelin bunu açıkça yapalım” ifadelerini kullandı.

Jeffrey Epstein (Reuters)Jeffrey Epstein (Reuters)

ABD Adalet Bakanlığı, geçen hafta Epstein dosyaları olarak bilinen belgelerin son bölümünü yayımladı. Bu belgeler, 2019 yılında cezaevindeyken intihar ettiği açıklanan Epstein’a ilişkin soruşturma kapsamında 3 milyondan fazla belge, fotoğraf ve videodan oluşuyor.

Bu dosyalarda Bill Clinton’ın adı sıkça gemesine rağmen, Clinton ailesinden herhangi birinin suç teşkil eden bir faaliyete karıştığını gösteren delil bulunmuyor. Eski başkan, 2000’li yılların başında Clinton Vakfı’yla bağlantılı insani çalışmalar kapsamında Epstein’ın uçağıyla seyahat ettiğini kabul etmiş, ancak Epstein’ın özel adasını ziyaret ettiğini reddetmişti.

2016 yılında Trump’a karşı başkan adayı olan Hillary Clinton ise Epstein ile anlamlı bir etkileşimi olmadığını, uçağıyla hiç seyahat etmediğini ve adasını asla ziyaret etmediğini ifade etti.


Ukrayna: Rusya'dan elektrik şebekesine büyük saldırı

Rus İHA’ları ve füze saldırıları Kiev'deki hayati öneme sahip sivil altyapıya ciddi hasar verdikten sonra, bir enerji şirketinin çalışanı bir elektrik trafosunu inceliyor, (Reuters)
Rus İHA’ları ve füze saldırıları Kiev'deki hayati öneme sahip sivil altyapıya ciddi hasar verdikten sonra, bir enerji şirketinin çalışanı bir elektrik trafosunu inceliyor, (Reuters)
TT

Ukrayna: Rusya'dan elektrik şebekesine büyük saldırı

Rus İHA’ları ve füze saldırıları Kiev'deki hayati öneme sahip sivil altyapıya ciddi hasar verdikten sonra, bir enerji şirketinin çalışanı bir elektrik trafosunu inceliyor, (Reuters)
Rus İHA’ları ve füze saldırıları Kiev'deki hayati öneme sahip sivil altyapıya ciddi hasar verdikten sonra, bir enerji şirketinin çalışanı bir elektrik trafosunu inceliyor, (Reuters)

Ukrayna elektrik şebekesi işletmecisi bugün yaptığı açıklamada, Rus güçlerinin Ukrayna'nın enerji altyapısına "geniş çaplı bir saldırı" başlattığını, bunun da ülke genelinde yaygın elektrik kesintilerine yol açtığını duyurdu.

Ukrinergo Telegram üzerinden yaptığı açıklamada, "Düşmanın verdiği hasar nedeniyle çoğu bölgede acil elektrik kesintileri uygulanmıştır" ifadesini kullandı.

Bu arada, ABD Başkanı Donald Trump, Rusya'nın Ukrayna'daki savaşıyla ilgili "çok iyi görüşmelerin" devam ettiğini söyledi ve ayrıntılara girmeden, bu görüşmelerin sonucunda "bir şeyler olabileceğini" ifade etti.