Canlı yayında katliam yapan saldırganın, tüfeğine kimin adını yazdığı ortaya çıktı

Polis, cinayet planlarını önceden açıklayan Payton Gendron hakkında geçen sene soruşturma başlatıldığını açıkladı

Fotoğraf: AP
Fotoğraf: AP
TT

Canlı yayında katliam yapan saldırganın, tüfeğine kimin adını yazdığı ortaya çıktı

Fotoğraf: AP
Fotoğraf: AP

ABD'nin New York eyaletine bağlı Buffalo kentindeki bir süpermarkette düzenlenen silahlı saldırıda 10 kişinin yaşamını yitirmesinin yankıları sürüyor. Amerikan basını 18 yaşındaki beyaz erkek saldırgan Payton Gendron'ın Cumartesi günü yerel saatle 14.30 sularında bu eylemi nasıl gerçekleştirdiğini yeni detaylarla ortaya koyuyor. 
Daily Beast haber sitesine konuşan bir yetkili, "ırkçı nefret suçu" şüphesiyle hakkında işlem yapılan saldırganın, katliamı gerçekleştirdiği tüfeğin üstüne bazı isimler yazdığını doğruladı. 

Bunlardan biri, Kasım'da ABD'nin Wisconsin eyaletindeki Waukesha kentinde bir siyah sürücünün otomobilinin altında kalarak ölen 6 kişiden biri olan Virginia Sorenson. Vurduğu 13 kişiden 11'i siyah olan Payton Gendron'ın Sorenson'ın ismini yanlış yazdığı da bildirildi. 
Saldırganın, İngilizce'de siyahlar için kullanılan bir hakaret sözcüğü olan "n kelimesi"ni de tüfeğin üstüne yazdığı daha önce saptanmıştı. Yetkili, tüfeğin alt kısmında başka isimlerin de olabileceğini ifade etti. 
Waukesha'da Noel geçidi yapan kalabalığın üzerine otomobilini süren Darrell Brooks, onlarca kişiyi de yaralamıştı. Aralarında Marjorie Taylor Greene gibi Cumhuriyetçi Parti'nin önemli isimlerinin de olduğu sağcılar, bu olayı beyazları hedef alan ırkçılığın kanıtı olarak görüyor. Zira 39 yaşındaki siyah saldırganın Yahudilere ve beyazlara karşı eylemleri sosyal medyada övdüğü belirlenmişti. 
Pek çok sabıkası olan Brooks, 6 cinayetle suçlanıyor. Savcılar, saldırganın en fazla zararı vermek için davrandığını gösteren kanıtlar sundu. 

"Büyük Yer Değiştirme Teorisi'ne inanıyor"
İnternette yayımlanan ve dedektiflerin Payton Gendron'ın kaleme aldığını düşündüğü 180 sayfalık manifestoda "siyasi elitlerin beyaz nüfusu azaltmak için göç ve diğer politikaları kullandığı" yazıyor. Büyük Yer Değiştirme Teorisi olarak da bilinen bu teori, anaakımdaki pek çok sağcı tarafından da savunuluyor.
"Mümkün olduğu kadar çok siyahı öldürme planının" da yer aldığı metinde yazar, kendisini "faşist, beyazların üstünlüğünü savunan biri ve ırkçı" olarak tanımlıyor. 
Soruşturmacılar, Payton Gendron'ın internette 4chan gibi sitelere girerek radikalleşmiş biri olduğunu düşünüyor. Saldırganın radikal sağcıların 2011'de Norveç'te, 2019'da Yeni Zelanda'da gerçekleştirdiği katliamları özellikle incelediği bildiriliyor. 
Saldırganın ebeveynlerini sorgulayan FBI, Payton Gendron'ın neden yüzlerce kilometre yol gidip askeri teçhizat kuşanarak siyahların yaşadığı mahalleyi hedef aldığını anlamaya çalışıyor. 

Cinayet planlarını daha önce açıklamış
Son olarak New York Eyalet Polisi Sözcüsü Beau Duffy, öğrencinin tehditkar ifadelerinin ardından dedektiflerin liseye giderek soruşturma yürüttüğünü duyurdu. O dönem 17 yaşında olan Gendron, mezuniyet zamanında birilerini silahla vurmayı planlarını açıklamış. 
8 Haziran 2021'de harekete geçen yetkililer, psikolojik durumunun değerlendirilmesi için Payton Gendron'ı hastaneye götürmüş. Bir buçuk gün boyunca orada kalan saldırgan, sonra serbest bırakılmış.

Silahı satan kişi: Yanlış yapmadım ama berbat hissediyorum
Katliama yönelik en büyük tepki gösteren gruplardan biri de silah karşıtları oldu. Tüfeği saldırgana satan Robert Donald'sa "İnanamadım" dedi. Saldırganı hatırlayamadığını ve güvenlik kontrolünde sorun çıkmadığını belirten Donald, "Eğer dikkatimi çekseydi ona asla silah satmazdım" diye konuştu. 
75 yaşındaki silah satıcısı şu ifadeleri de kullandı:
"Yetkililer bana ulaşana kadar hiçbir şey bilmiyordum. 18 yaşındaki biri neden böyle bir şey yapar anlamıyorum. Yanlış bir şey yapmadığını biliyorum ama berbat hissediyorum."
Yarı otomatik tüfeğin internetten alınan parçalarla modifiye edilerek bu kadar etkili hale geldiği ortaya çıkmıştı. Olaydan sonra polise teslim olan Gendron, suçlu olmadığını beyan etti. Payton Gendron, ikinci kez hakim karşısına 17 Mayıs sabahında çıkacak.



İran Yargı Erki Başkanı: Washington’la müzakerelere güven yok

İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
TT

İran Yargı Erki Başkanı: Washington’la müzakerelere güven yok

İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)

İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, bugün (pazar) yaptığı açıklamada, ABD’nin müzakereleri “aldatma, hile ve zaman kazanma aracı” olarak kullanmayı hedeflemesi halinde bunun bir “yanılsama” olacağını söyledi. Ejei, “Müzakerelere dair hiçbir umut ve güven yoktur” dedi.

Washington ile Tahran arasında ilk tur görüşmeler cuma günü Umman’da yapılmış, taraflar görüşmeleri “olumlu” olarak nitelemiş ve yakın zamanda sürdürme niyetlerini açıklamıştı.

Söz konusu görüşmeler, İran’da rejim karşıtı geniş çaplı protesto dalgasının zirveye ulaşmasından yaklaşık bir ay sonra gerçekleşti. Protestolar sırasında yürütülen ve insan hakları örgütlerinin “benzeri görülmemiş” olarak nitelediği güvenlik operasyonlarında binlerce kişinin hayatını kaybettiği belirtiliyor.

ABD Başkanı Donald Trump, başlangıçta protestoların bastırılması nedeniyle Tahran’a karşı askeri seçenekleri gündeme getirmiş, hatta göstericilere “yardım yolda” mesajı vermişti. Ancak Trump’ın son günlerdeki söylemi, İran’ın nükleer programını dizginlemeye odaklandı. Bu çerçevede ABD, başını “USS Abraham Lincoln” uçak gemisinin çektiği bir deniz görev grubunu bölgeye sevk etti. İran yönetimi ise Trump’ın İran’a saldırı tehditlerini hayata geçirme ihtimalinden ciddi endişe duyuyor. Tahran, olası bir saldırı halinde bölgedeki ABD üslerini hedef alacağı ve Hürmüz Boğazı’nı kapatabileceği uyarısında bulundu.

Yargı Erki Başkanı, müzakere çağrısı yapan taraflara dair “ne umut ne de güven” olduğunu vurgulayarak, ABD’ye bu yolda güvenilemeyeceğini söyledi. Mevcut diyalog çağrılarının, “şiddeti kışkırtan ve sabotajcıları silahlandıran aynı taraflardan” geldiğini ifade etti.

dfwfde
Gösterici kalabalıkları, geçen 8 Ocak’ta başkent Tahran’ın batısındaki bazı yolları kapattı (AP)

Yargı erkinin resmi ajansı Mizan’ın aktardığına göre Ejei, pazar günü yaptığı konuşmada İran’ın hiçbir zaman savaş isteyen taraf olmadığını, ancak her türlü saldırgana karşı tüm gücüyle duracağını belirtti. Bazı ülkelerin geçmişte İran’ın yanında yer alırken, “İslam Cumhuriyeti’nin sonunun geldiğini düşündüklerini” de sözlerine ekledi.

Ejei, geçen yıl haziran ayında yaşanan ve 12 gün süren savaşa atıfta bulunarak, müzakereler sürerken savaşı başlatan tarafların, İran’ın “direncini” gördükten sonra ateşkes talep etmek zorunda kaldıklarını söyledi.

“İsyan eylemlerini kim başlattı? Provokatörleri kim silahlandırdı?” diye soran Ejei, “Onları silahlandıranlar bugün ‘gelin müzakere edelim’ diyenlerin ta kendileridir” ifadelerini kullandı.

Orta İran’daki Arak kentinde yargı yetkililerine hitap eden Ejei, “aldatılmış bireyler” ile “asıl unsurların” hesabının ayrı olduğunu belirterek, davaların “yargı usullerine uygun ve her vakanın niteliğine göre” ele alınacağını söyledi.

Son protestolardaki şiddetin benzeri görülmemiş boyutlara ulaştığını savunan Ejei, “sokaklarda ve geçiş noktalarında en vahşi suçları işleyenlerin sıradan vatandaşlar değil; ABD ve Siyonist rejim unsurları tarafından eğitilmiş, kalpsiz teröristler olduğunu” ileri sürdü.

Buna karşılık “aldatılmış unsurların” varlığını kabul eden Ejei, bunların “teröristler ve ayaklanmaların ana unsurlarından ayrı değerlendirileceğini” ve suçlamalarının “her birinin koşullarına göre” inceleneceğini söyledi.

ABD merkezli insan hakları örgütü Hrana, protestolar sırasında çoğu gösterici olmak üzere 6 bin 971 kişinin öldüğünü ve 51 binden fazla kişinin gözaltına alındığını belgelediğini açıkladı.

Ejei ayrıca, protestolar sırasında reform çağrısı yapan ve baskıların araştırılması için ulusal bir gerçekleri araştırma komisyonu kurulmasını isteyen bazı iç aktörleri ve kişileri de eleştirdi.

Velayet-i Fakih’in yanında durmamanın, savaş sırasında Saddam Hüseyin’e sığınanların ve bugün suçlu Siyonistlere yaslananların akıbetiyle sonuçlanacağını savunan Ejei, “Bir zamanlar devrimle birlikte olan, bugün ise bildiri yayımlayan bu kişiler acınacak ve sefil insanlardır” dedi.


İsrail kabinesi, Batı Şeria topraklarının ilhakını genişletme kararlarını onayladı

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
TT

İsrail kabinesi, Batı Şeria topraklarının ilhakını genişletme kararlarını onayladı

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)

Ynet haber sitesi bugün, İsrail kabinesinin Batı Şeria’daki arazi tescili ve mülkiyet prosedürlerinde temel değişiklikleri onayladığını bildirdi. Yeni düzenlemeler, Filistinlilere ait bazı evlerin yıkılmasına izin veriyor.

Yedioth Ahronoth’un internet sitesi Ynet, yeni kararların İsrail'in işgal altındaki Batı Şeria’nın A Bölgesi’nde Filistinlilere ait binaları yıkmasına izin vereceğini ve Batı Şeria genelinde yerleşim faaliyetlerinin önemli ölçüde genişlemesine yol açacağını doğruladı.

zsdcfgt
Batı Şeria’daki İsrail askerleri (Reuters)

Şarku’l Avsat’ın Ynet’ten aktardığına göre İsrail kabinesinin aldığı kararlar, Oslo Barış Anlaşmaları kapsamında ilk asker çekilme dalgasında İsrail ordusunun çekilmediği tek şehir olan El Halil’de İsrail-Filistin çatışmasını çözmeye yönelik geçici bir adım olması amaçlanan 1997 El Halil Protokolü’nün ilkelerine aykırı.


Rusya'da 15 yaşındaki saldırgan dehşet saçtı: Nazi sembolü çizdi

Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
TT

Rusya'da 15 yaşındaki saldırgan dehşet saçtı: Nazi sembolü çizdi

Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)

Rusya'nın Başkurdistan Cumhuriyeti'nde cumartesi günü bir üniversite yurdunda bir gencin bıçaklı saldırı dizisi sonucu en az 6 kişi yaralandı. Yaralananlar arasında öğrenciler de var.

Haberlere göre bıçak taşıdığı belirtilen 15 yaşındaki çocuk, cumartesi günü Ufa'daki Devlet Tıp Üniversitesi'nin yurduna girip öğrencilere saldırmaya başladı. Gencin milliyetçi sloganlar attığı ve Nazi sembolü çizdiği bildirildi.

Rusya İçişleri Bakanlığı Sözcüsü Tümgeneral Irina Volk, RTVI haber sitesine yaptığı açıklamada, "Saldırgan gözaltına alınmaya direndi ve bu sırada iki polis memuru bıçaklandı. Ayrıca şüpheli kendine de zarar verdi" dedi. Şüpheli, ağır yaralı halde yerel bir çocuk hastanesine kaldırıldı.

Moskova'nın yaklaşık 1200 km doğusundaki Ufa'daki yetkililer, olayla ilgili üst düzey soruşturma başlattı. Saldırıda yaralanan en az 4 kişi hastaneye kaldırıldı ve birinin durumunun kritik olduğu düşünülüyor. Yaralananlar arasında Hintli öğrenciler de bulunuyor.

Moskova'daki Hindistan Büyükelçiliği, "Ufa'da talihsiz bir saldırı yaşandı. Aralarında 4 Hintli öğrencinin de bulunduğu birçok kişi yaralandı" açıklamasını yaptı.

Büyükelçilik, yetkililerle temas halinde olduğunu ve "Kazan'daki konsolosluktan yetkililerin yaralı öğrencilere yardım etmek üzere Ufa'ya hareket ettiğini" belirtti.

Görgü tanıkları, kaotik anları "her yer kan içindeydi" diyerek anlattı. Ren TV, yaralıların ambulanslarla hastaneye taşındığını gösteren görüntüleri yayımladı.

Yerel Baza kanalına göre, şüpheli yasaklı bir neo-Nazi örgütüne mensuptu. Economic Times'a göre Rusya'daki üniversitelerde 30 binden fazla Hintli öğrencinin eğitim gördüğü tahmin ediliyor.

Independent Türkçe