Cezayir Genelkurmay Başkanı Şangariha’dan saldırı girişimlerinin engellenmesine övgü

Cezayir Genelkurmay Başkanı Said Şangariha, devlete yönelik saldırıla karşı verilen mücadeleden övgüyle bahsetti.

Cezayir Genelkurmay Başkanı Said Şangariha, ülkenin doğusundaki bir askeri tesisi ziyaret etti. (Savunma Bakanlığı)
Cezayir Genelkurmay Başkanı Said Şangariha, ülkenin doğusundaki bir askeri tesisi ziyaret etti. (Savunma Bakanlığı)
TT

Cezayir Genelkurmay Başkanı Şangariha’dan saldırı girişimlerinin engellenmesine övgü

Cezayir Genelkurmay Başkanı Said Şangariha, ülkenin doğusundaki bir askeri tesisi ziyaret etti. (Savunma Bakanlığı)
Cezayir Genelkurmay Başkanı Said Şangariha, ülkenin doğusundaki bir askeri tesisi ziyaret etti. (Savunma Bakanlığı)

Cezayir Genelkurmay Başkanı General Said Şangariha, ‘Cezayirlilerin toprak bütünlüğü ve halk birliğini tehdit etme girişimlerinin engellenmesine’ yönelik övgüde bulundu.  
Cezayir Genelkurmay Başkanı Korgeneral Said Şangariha dün, askeri tesislerine ziyaret gerçekleştirdiği Konstantin'de (başkentin 500 km doğusunda) yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:
“Halk bilgelik ve öngörüyle Cezayir’de kaos yaymayı amaçlayan ve toprak bütünlüğünü ve halk birliğini tehdit eden tüm manevralardan kaçınmayı başardı. Bu, halkımızın kenetlenmesinin ve pusuda bekleyen düşmanların entrikalarına dair sürekli farkındalığının bir başka kanıtıdır. Cezayir, ulusal egemenlik, bağımsızlık ve güvenlik ve istikrarın anlamını iyi bilen, direniş ve şehitler ülkesidir. Cezayir geçmişte acımasız sömürge tiranlığından çok çekti. Halkların güvenliği ve istikrarı, hatta bağımsızlıkları ve ulusal egemenlikleri için ciddi tehdit oluşturan ve son derece tehlikeli küresel bir fenomen haline gelen barbar terörizm belasından zarar gördü. Cezayir’in bağımsızlığının altmışıncı yılını kutlamaya hazırlandığımız bu zamanda egemenliği ve bağımsızlığı muhafaza etmeye çağırıyoruz. Birlik içinde, özgün ve ulusal değerleriyle dolu olan Cezayir halkı, kendilerine karşı gizli ve açık olarak hazırlanan çeşitli komploların arka planlarının ve boyutlarının farkındadır.”
Kıdemli askeri yetkili, ‘şüpheli gündemlerin’ arkasında kimin olduğunu açıklamadı. Ancak halk hareketinin başladığı Şubat 2019'dan bu yana sivil ve askeri yetkililerin açıklamalarında ‘komplo’ söylem uyarısının güçlü bir şekilde yer alması dikkat çekti.
Şangariha sözlerini şöyle sürdürdü:
“Cezayir'deki tiksindirici terör olgusunun saf topraklarımızdan nihai olarak sökülmesine ilişkin ortak çabalarımız ve ulusal sınırlarımızı korumaya yönelik tedbirleri sürekli ve sıkı bir şekilde sıkılaştırmaktaki kararlılığımız şüphesiz bu ulusötesi olguyla etkin bir şekilde mücadeleye katkıda bulunacaktır. Bu, bölgesel ve uluslararası düzeylerde yürütülen genel çabaların güçlendirilmesine ciddi şekilde katkı sağlayacaktır.”
Rusya Savunma ve Güvenlik Komitesi Başkanı Viktor Bondarev de söz konusu açıklamayla eş zamanlı olarak dün Cezayir'de temaslarda bulundu. Görüşmelerde askeri iş birliği düzeyinin yükseltilmesi, Ukrayna'daki savaşta yaşanan gelişmeler, Libya'daki kriz ve Mali'nin güvenlik sorunları ele alındı.
 Bondarev ziyaretinin ikinci gününde de Cezayirli yetkililerle komite üyeleri eşliğinde görüşmelerine devam etti. Ulusal Meclis’ten kaynaklara göre Ulusal Meclis Başkanı Salih Kocil yaptıkları görüşmede Rus mevkidaşına, Cezayir ile Moskova arasındaki ilişkilerin ‘doğru yönde ilerlediği’ konusunda güvence verdiğini aktardı. Özellikle, Cezayir Cumhurbaşkanı Abdulmecid Tebbun ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in ortaya koydukları siyasi irade ile birlikte iki ülke ticari ve ekonomik iş birliğini geliştirmeye kararlı.  Bu durum, Rusya Dışişleri Bakanı'nın 10 Mayıs'ta Cezayir'e yaptığı son ziyarette de doğrulandı.
Kocil açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
“Ziyaret, Rusya Federasyonu heyetinin, Cumhurbaşkanı'nın yeni bir cumhuriyetin temellerini atma çabasını ve tarafların saygısı çerçevesinde ülkemizde gerçekleştirilen reformları ve ilerlemeleri yakından görmelerini sağlayacaktır. Ülkemiz siyasi kararlarının bağımsızlığını ekonomik kararların bağımsızlığı ile desteklemeyi amaçlamaktadır. Cezayir bugünün sorunlarını çözmek ve yeni nesiller için umut verici bir gelecek öngörmek için tarihi ilkelerine ve kasım mirasına (1954 bağımsızlık devrimi ayı) bağlı kalmaya çalışıyor.”



Arap ve İslam dünyası, İsrail’in Batı Şeria üzerinde egemenlik kurma girişimini reddediyor

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
TT

Arap ve İslam dünyası, İsrail’in Batı Şeria üzerinde egemenlik kurma girişimini reddediyor

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)

Suudi Arabistan, Ürdün, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Katar, Endonezya, Pakistan, Mısır ve Türkiye dışişleri bakanları, İsrail’in işgal altındaki Batı Şeria’da yasa dışı İsrail egemenliğini dayatmayı, yerleşimleri pekiştirmeyi ve yeni bir hukuki ve idari fiili durum oluşturmayı hedefleyen karar ve uygulamalarını en sert ifadelerle kınadı. Söz konusu adımların, Batı Şeria’nın yasa dışı ilhakına yönelik girişimleri hızlandırdığı ve Filistin halkının zorla yerinden edilmesine yol açtığı vurgulandı.

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı tarafından yayımlanan ortak bildiride, İsrail’in işgal altındaki Filistin toprakları üzerinde herhangi bir egemenliğinin bulunmadığı bir kez daha yinelendi. Bakanlar, İsrail’in Batı Şeria’da sürdürdüğü yayılmacı politikalar ve hukuka aykırı uygulamaların bölgede şiddeti ve çatışmayı körüklediği uyarısında bulundu.

fevfev
İsrail ordusuna ait buldozerler, Batı Şeria’nın Ramallah kentinin batısındaki Şukba köyünde Filistinlilere ait üç evi yıktı. (AFP)

Bakanlar, bu hukuka aykırı uygulamaları kesin bir dille reddettiklerini belirterek, söz konusu adımların uluslararası hukukun açık bir ihlali olduğunu, iki devletli çözümü baltaladığını ve Filistin halkının 4 Haziran 1967 sınırları içinde, başkenti Kudüs olan, bağımsız ve egemen bir devlet kurma yönündeki devredilemez hakkına saldırı niteliği taşıdığını vurguladı. Açıklamada, bu uygulamaların bölgede barış ve istikrarın sağlanmasına yönelik devam eden çabaları da sekteye uğrattığı ifade edildi.

Bakanlar ayrıca, işgal altındaki Batı Şeria’da hayata geçirilen bu yasa dışı uygulamaların hükümsüz ve geçersiz olduğunu, Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi’nin özellikle 1967’den bu yana, Doğu Kudüs dahil olmak üzere işgal altındaki Filistin topraklarının demografik yapısını, karakterini ve statüsünü değiştirmeyi amaçlayan tüm İsrail uygulamalarını kınayan 2334 sayılı kararı başta olmak üzere BM kararlarının açık ihlali anlamına geldiğini kaydetti. Açıklamada, 2024 yılında Uluslararası Adalet Divanı (UAD) tarafından yayımlanan danışma görüşüne de atıf yapılarak, İsrail’in işgal altında bulunan Filistin topraklarındaki politika ve uygulamalarının ve bu topraklardaki varlığının hukuka aykırı olduğu hatırlatıldı.

sdfrg
İsrailli askerler, işgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinde yerleşimcilerin yaptığı bir tur sırasında nöbet tutuyor. (Reuters)

Bakanlar, uluslararası topluma yasal ve ahlaki sorumluluklarını üstlenmesi çağrısını yineleyerek, İsrail’i işgal altındaki Batı Şeria’da tehlikeli tırmanışı ve yetkililerinin kışkırtıcı açıklamalarını durdurmaya zorlaması gerektiğini vurguladı.

Açıklamada, Filistin halkının kendi kaderini tayin etme hakkının ve iki devletli çözüm temelinde, uluslararası meşruiyet kararları ile Arap Barış Girişimi doğrultusunda devletini kurma yönündeki meşru taleplerinin karşılanmasının, bölgede güvenlik ve istikrarı garanti altına alacak adil ve kapsamlı bir barışa ulaşmanın tek yolu olduğu ifade edildi.


Irak: Cumhurbaşkanlığı seçim oturumu için tarih belirleme konusunda yine karar veremedi

Meclis Başkanı, Cumhurbaşkanı seçiminin sonuçlandırılmasını görüşmek üzere 1 Şubat'ta bir toplantı düzenledi (X)
Meclis Başkanı, Cumhurbaşkanı seçiminin sonuçlandırılmasını görüşmek üzere 1 Şubat'ta bir toplantı düzenledi (X)
TT

Irak: Cumhurbaşkanlığı seçim oturumu için tarih belirleme konusunda yine karar veremedi

Meclis Başkanı, Cumhurbaşkanı seçiminin sonuçlandırılmasını görüşmek üzere 1 Şubat'ta bir toplantı düzenledi (X)
Meclis Başkanı, Cumhurbaşkanı seçiminin sonuçlandırılmasını görüşmek üzere 1 Şubat'ta bir toplantı düzenledi (X)

Irak parlamentosu, bugün gündemine yeni bir cumhurbaşkanı seçimini dahil etmeyi başaramadı; bu, parlamento seçimlerinin üzerinden iki aydan fazla zaman geçmesine rağmen yaşanan üçüncü başarısızlık oldu.

Bu geri adım, Şii ve Kürt güçleri arasında devam eden siyasi anlaşmazlıkların ortasında geldi; bu anlaşmazlıklar, cumhurbaşkanı adayı konusunda uzlaşmaya varmalarını engelledi ve ülkedeki siyasi çıkmazın devam etmesine neden oldu.

Mevcut Başbakan Muhammed Şiya es-Sudani, yeni bir hükümet kurma ve cumhurbaşkanı seçme için anayasal sürelerin aşılmasının ardından geçici hükümete liderlik ediyor; bu durum Irak siyasi sahnesini daha da karmaşıklaştırarak, anayasal kurumların etkinliğini zayıflatmaktadır.

Gözlemciler, bu durumun devam etmesinin, siyasi güçler arasındaki gerilim ve bölünme ortamında, devlet çalışmalarında daha fazla olumsuzluğa yol açabileceğine ve diğer anayasal hakların tamamlanmasını geciktirebileceğine dikkat çekiyor.


Meşal: Hamas, silah bırakmayı ve yabancı yönetimi reddediyor

Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliye mülteci kampında, dün yıkılan binaların enkazı arasında oynayan çocuklar (AFP)
Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliye mülteci kampında, dün yıkılan binaların enkazı arasında oynayan çocuklar (AFP)
TT

Meşal: Hamas, silah bırakmayı ve yabancı yönetimi reddediyor

Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliye mülteci kampında, dün yıkılan binaların enkazı arasında oynayan çocuklar (AFP)
Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliye mülteci kampında, dün yıkılan binaların enkazı arasında oynayan çocuklar (AFP)

Hamas'ın yurt dışı siyasi bürosunun başkanı Halid Meşal, hareketin silahlarından vazgeçmeyi ve Gazze Şeridi'nde "yabancı yönetimi" kabul etmeyi reddettiğini teyit etti.

Meşal, dün 17. Doha Forumu'nda yaptığı konuşmada, "direnişi, direniş silahlarını ve direnişi gerçekleştirenleri suçlu ilan etmenin" kabul edilemez bir şey olduğunu ifade etti. Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre Meşal konuşmasına şöyle devam etti: "İşgal olduğu sürece direniş de vardır. Direniş, işgal altındaki halkların hakkıdır ve uluslararası hukukun, ilahi yasaların, ulusların hafızasının bir parçasıdır ve uluslar bununla gurur duyarlar."

Meşal, ABD Başkanı Donald Trump başkanlığındaki “Barış Konseyi”ne, Gazze Şeridi'nin yeniden inşasına ve yaklaşık 2,2 milyon sakinine yardım ulaştırılmasına olanak sağlayacak “dengeli bir yaklaşım” benimsemesi çağrısında bulundu.

Fetih ise İsrail'i, Gazze'yi yönetmekle görevli ulusal komitenin Şeride girişini engellemeye devam etmekle suçladı ve bunu, İsrail'in ateşkes anlaşmasının bir sonraki aşamasını uygulamaya geçmeyi reddetmesi olarak değerlendirdi.