İngiltere'nin Türkiye'ye uyguladığı savunma sanayisi ürünlerine yönelik ihracat kısıtlamaları kalktı

Savunma Sanayii Başkanı İsmail Demir, savunma sanayi ürünleri konusunda İngiltere tarafından Türkiye'ye uygulanan ihracat kısıtlamalarının kalktığını bildirdi.

Fotoğraf: AA
Fotoğraf: AA
TT

İngiltere'nin Türkiye'ye uyguladığı savunma sanayisi ürünlerine yönelik ihracat kısıtlamaları kalktı

Fotoğraf: AA
Fotoğraf: AA

Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanı İsmail Demir, İngiltere’nin başkenti Londra’ya gerçekleştirdiği ziyaret kapsamında yaptığı görüşmelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
İngiltere tarafıyla uzun zamandır devam eden bazı münasebetlerin olduğunu ve çeşitli konuları masaya yatırdıklarını belirten Demir, şu ifadeleri kullandı:
"Özelde hem Milli Muharip Uçak'taki hem de onun motorundaki daha önce konuştuğumuz bazı mevzularda ilerleme sağlanması üzere onlar tarafından bazı adımlar atması gerekiyordu. Bu adımlarla ilgili de pozitif yaklaşımları gördük. Genel atmosfer oldukça olumlu. Gerek Savunma Bakanlığı yetkilileriyle gerek Ticaret Bakanlığı yetkilileriyle görüşmelerimiz oldu. Şirketlerle çok detaylı görüşürüz. Şirketlerimizden burada temsilcilerimiz vardı. Teknik konularda önemli detaylar görüşüldü ve aynı zamanda prensip olarak iki ülke arasındaki savunma sanayisi konularındaki ilişkilerin daha da ileri seviye taşınması üzerine adımlar atıldı. Özellikle Türkiye'ye uygulanan bazı kısıtlamalar konusunda daha önce söz verilen olumlu adımların atıldığını, hayata geçtiğini ve bunların kaldırıldığını görmek de daha olumlu bir hava estirdi. Bu olumlu adımların atılması, müttefiklik ruhu içinde hareket etmek önemli ve İngiltere tarafının bu ruha uygun davranması durumunda ne kadar pozitif bir günde oluşabileceğini gördük."
Demir, pozitif gündeme yoğunlaşmanın hem ikili hem de müttefiklik ilişkileri açışından çok faydalı bir atmosfer oluşturduğunu belirterek bundan sonra da bu minvalde devam etme gerekliliğini gördüklerini dile getirdi.
Türkiye'nin milli güvenlik endişelerini anladıklarını görmenin güzel bir şey olduğunu belirten Demir, "Tabii ticaret hacmini özellikle savunma sanayisi ilişkileri bazında hem teknik iş birliği hem ticaret olarak karşılıklı iş birliğinin getireceği sinerji konuşmakta önemli çünkü Türkiye'de önemli kabiliyet artışları var. İngiltere tarafı da bu kabiliyetleri yerinde görmek tanımak ve bunlardan istifade ederek karşılıklı bir sinerji oluşturmakla ilgili irade beyanını da gördük" dedi.

"Müttefiklik ruhu içinde hareket etmenin olumlu etkileri olacak"
Demir, İngiltere tarafıyla yapılan görüşmelerde sadece ikili ilişkiler değil, üçüncü ülkelerle ilgili yapılacak bazı faaliyetler ve savunma sanayisi projelerinde de nasıl iş birliği yapılabileceğini ele aldıklarını aktararak bu konuda da çok olumlu bir yaklaşım gördüklerini kaydetti.
Savunma Sanayii Başkanı Demir, bu olumlu yaklaşımın da devam edeceğini umduklarını dile getirerek sözlerini şöyle tamamladı:
"Son günlerdeki gelişmelerle beraber müttefiklik ruhu içinde hareket etmenin genel olarak olumlu etkilerini ve bundan sonra yapılacak her türlü ilişkide bu minval üzerinde devam etmek hem ikili ilişkilerimiz açısından hem de genelde müttefiklik ilişkileri açısından olumlu olacak. İngiltere'de de bu yöndeki iradeyi, kararlılığı görmek ve Türkiye'nin rolünün önemine vurgu yaptıklarını tekrar yerine görmekte de önemli bir şey. Bu farkındalığın oluşması hem İngiltere'de hem de genelde müttefikler arasında bence yayılan bir algı oluşturacak. Bu algıyla beraber savunma sanayisi üzerinde hem bizim katettiklerimizin görülmesi hem de Türkiye'yle ilişkilerde bir iş birliği atmosferi oluşması açısından önümüze fırsatlar doğuracaktır diye düşünüyorum."
Böylelikle, İngiliz yetkililerin, 13 Aralık 2021'de Türkiye'ye yönelik savunma sanayisi ürünlerinde oluşturduğu listede değerlendirmeye tabi hiçbir ürün kalmadı, ürünlerin tamamı listeden çıkarılarak ihracat edilebilir hale geldi.
 



İran Yargı Erki Başkanı: Washington’la müzakerelere güven yok

İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
TT

İran Yargı Erki Başkanı: Washington’la müzakerelere güven yok

İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)

İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, bugün (pazar) yaptığı açıklamada, ABD’nin müzakereleri “aldatma, hile ve zaman kazanma aracı” olarak kullanmayı hedeflemesi halinde bunun bir “yanılsama” olacağını söyledi. Ejei, “Müzakerelere dair hiçbir umut ve güven yoktur” dedi.

Washington ile Tahran arasında ilk tur görüşmeler cuma günü Umman’da yapılmış, taraflar görüşmeleri “olumlu” olarak nitelemiş ve yakın zamanda sürdürme niyetlerini açıklamıştı.

Söz konusu görüşmeler, İran’da rejim karşıtı geniş çaplı protesto dalgasının zirveye ulaşmasından yaklaşık bir ay sonra gerçekleşti. Protestolar sırasında yürütülen ve insan hakları örgütlerinin “benzeri görülmemiş” olarak nitelediği güvenlik operasyonlarında binlerce kişinin hayatını kaybettiği belirtiliyor.

ABD Başkanı Donald Trump, başlangıçta protestoların bastırılması nedeniyle Tahran’a karşı askeri seçenekleri gündeme getirmiş, hatta göstericilere “yardım yolda” mesajı vermişti. Ancak Trump’ın son günlerdeki söylemi, İran’ın nükleer programını dizginlemeye odaklandı. Bu çerçevede ABD, başını “USS Abraham Lincoln” uçak gemisinin çektiği bir deniz görev grubunu bölgeye sevk etti. İran yönetimi ise Trump’ın İran’a saldırı tehditlerini hayata geçirme ihtimalinden ciddi endişe duyuyor. Tahran, olası bir saldırı halinde bölgedeki ABD üslerini hedef alacağı ve Hürmüz Boğazı’nı kapatabileceği uyarısında bulundu.

Yargı Erki Başkanı, müzakere çağrısı yapan taraflara dair “ne umut ne de güven” olduğunu vurgulayarak, ABD’ye bu yolda güvenilemeyeceğini söyledi. Mevcut diyalog çağrılarının, “şiddeti kışkırtan ve sabotajcıları silahlandıran aynı taraflardan” geldiğini ifade etti.

dfwfde
Gösterici kalabalıkları, geçen 8 Ocak’ta başkent Tahran’ın batısındaki bazı yolları kapattı (AP)

Yargı erkinin resmi ajansı Mizan’ın aktardığına göre Ejei, pazar günü yaptığı konuşmada İran’ın hiçbir zaman savaş isteyen taraf olmadığını, ancak her türlü saldırgana karşı tüm gücüyle duracağını belirtti. Bazı ülkelerin geçmişte İran’ın yanında yer alırken, “İslam Cumhuriyeti’nin sonunun geldiğini düşündüklerini” de sözlerine ekledi.

Ejei, geçen yıl haziran ayında yaşanan ve 12 gün süren savaşa atıfta bulunarak, müzakereler sürerken savaşı başlatan tarafların, İran’ın “direncini” gördükten sonra ateşkes talep etmek zorunda kaldıklarını söyledi.

“İsyan eylemlerini kim başlattı? Provokatörleri kim silahlandırdı?” diye soran Ejei, “Onları silahlandıranlar bugün ‘gelin müzakere edelim’ diyenlerin ta kendileridir” ifadelerini kullandı.

Orta İran’daki Arak kentinde yargı yetkililerine hitap eden Ejei, “aldatılmış bireyler” ile “asıl unsurların” hesabının ayrı olduğunu belirterek, davaların “yargı usullerine uygun ve her vakanın niteliğine göre” ele alınacağını söyledi.

Son protestolardaki şiddetin benzeri görülmemiş boyutlara ulaştığını savunan Ejei, “sokaklarda ve geçiş noktalarında en vahşi suçları işleyenlerin sıradan vatandaşlar değil; ABD ve Siyonist rejim unsurları tarafından eğitilmiş, kalpsiz teröristler olduğunu” ileri sürdü.

Buna karşılık “aldatılmış unsurların” varlığını kabul eden Ejei, bunların “teröristler ve ayaklanmaların ana unsurlarından ayrı değerlendirileceğini” ve suçlamalarının “her birinin koşullarına göre” inceleneceğini söyledi.

ABD merkezli insan hakları örgütü Hrana, protestolar sırasında çoğu gösterici olmak üzere 6 bin 971 kişinin öldüğünü ve 51 binden fazla kişinin gözaltına alındığını belgelediğini açıkladı.

Ejei ayrıca, protestolar sırasında reform çağrısı yapan ve baskıların araştırılması için ulusal bir gerçekleri araştırma komisyonu kurulmasını isteyen bazı iç aktörleri ve kişileri de eleştirdi.

Velayet-i Fakih’in yanında durmamanın, savaş sırasında Saddam Hüseyin’e sığınanların ve bugün suçlu Siyonistlere yaslananların akıbetiyle sonuçlanacağını savunan Ejei, “Bir zamanlar devrimle birlikte olan, bugün ise bildiri yayımlayan bu kişiler acınacak ve sefil insanlardır” dedi.


İsrail kabinesi, Batı Şeria topraklarının ilhakını genişletme kararlarını onayladı

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
TT

İsrail kabinesi, Batı Şeria topraklarının ilhakını genişletme kararlarını onayladı

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)

Ynet haber sitesi bugün, İsrail kabinesinin Batı Şeria’daki arazi tescili ve mülkiyet prosedürlerinde temel değişiklikleri onayladığını bildirdi. Yeni düzenlemeler, Filistinlilere ait bazı evlerin yıkılmasına izin veriyor.

Yedioth Ahronoth’un internet sitesi Ynet, yeni kararların İsrail'in işgal altındaki Batı Şeria’nın A Bölgesi’nde Filistinlilere ait binaları yıkmasına izin vereceğini ve Batı Şeria genelinde yerleşim faaliyetlerinin önemli ölçüde genişlemesine yol açacağını doğruladı.

zsdcfgt
Batı Şeria’daki İsrail askerleri (Reuters)

Şarku’l Avsat’ın Ynet’ten aktardığına göre İsrail kabinesinin aldığı kararlar, Oslo Barış Anlaşmaları kapsamında ilk asker çekilme dalgasında İsrail ordusunun çekilmediği tek şehir olan El Halil’de İsrail-Filistin çatışmasını çözmeye yönelik geçici bir adım olması amaçlanan 1997 El Halil Protokolü’nün ilkelerine aykırı.


Rusya'da 15 yaşındaki saldırgan dehşet saçtı: Nazi sembolü çizdi

Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
TT

Rusya'da 15 yaşındaki saldırgan dehşet saçtı: Nazi sembolü çizdi

Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)

Rusya'nın Başkurdistan Cumhuriyeti'nde cumartesi günü bir üniversite yurdunda bir gencin bıçaklı saldırı dizisi sonucu en az 6 kişi yaralandı. Yaralananlar arasında öğrenciler de var.

Haberlere göre bıçak taşıdığı belirtilen 15 yaşındaki çocuk, cumartesi günü Ufa'daki Devlet Tıp Üniversitesi'nin yurduna girip öğrencilere saldırmaya başladı. Gencin milliyetçi sloganlar attığı ve Nazi sembolü çizdiği bildirildi.

Rusya İçişleri Bakanlığı Sözcüsü Tümgeneral Irina Volk, RTVI haber sitesine yaptığı açıklamada, "Saldırgan gözaltına alınmaya direndi ve bu sırada iki polis memuru bıçaklandı. Ayrıca şüpheli kendine de zarar verdi" dedi. Şüpheli, ağır yaralı halde yerel bir çocuk hastanesine kaldırıldı.

Moskova'nın yaklaşık 1200 km doğusundaki Ufa'daki yetkililer, olayla ilgili üst düzey soruşturma başlattı. Saldırıda yaralanan en az 4 kişi hastaneye kaldırıldı ve birinin durumunun kritik olduğu düşünülüyor. Yaralananlar arasında Hintli öğrenciler de bulunuyor.

Moskova'daki Hindistan Büyükelçiliği, "Ufa'da talihsiz bir saldırı yaşandı. Aralarında 4 Hintli öğrencinin de bulunduğu birçok kişi yaralandı" açıklamasını yaptı.

Büyükelçilik, yetkililerle temas halinde olduğunu ve "Kazan'daki konsolosluktan yetkililerin yaralı öğrencilere yardım etmek üzere Ufa'ya hareket ettiğini" belirtti.

Görgü tanıkları, kaotik anları "her yer kan içindeydi" diyerek anlattı. Ren TV, yaralıların ambulanslarla hastaneye taşındığını gösteren görüntüleri yayımladı.

Yerel Baza kanalına göre, şüpheli yasaklı bir neo-Nazi örgütüne mensuptu. Economic Times'a göre Rusya'daki üniversitelerde 30 binden fazla Hintli öğrencinin eğitim gördüğü tahmin ediliyor.

Independent Türkçe