Asker ve muhalefet arasındaki diyalog Sudan’ı nereye götürür?

ABD ve Suudi Arabistan arabulucu oldu: Sudan ordusu ve muhalefeti 8 ay aradan sonra ilk kez bir araya geldi

Hartum şehir merkezinde askeri yönetim karşıtı protesto düzenleyen Sudanlılar (AP)
Hartum şehir merkezinde askeri yönetim karşıtı protesto düzenleyen Sudanlılar (AP)
TT

Asker ve muhalefet arasındaki diyalog Sudan’ı nereye götürür?

Hartum şehir merkezinde askeri yönetim karşıtı protesto düzenleyen Sudanlılar (AP)
Hartum şehir merkezinde askeri yönetim karşıtı protesto düzenleyen Sudanlılar (AP)

Sudan’da sivil siyasetteki güçlerin büyük kısmının çatı yapılanması olan Özgürlük ve Değişim Bildirgesi Güçleri (ÖDBG) ile ordu arasında, ABD ve Suudi Arabistan’ın arabuluculuğunda düzenlenen sürpriz toplantı, muhalif siyasi çevrelerin tepkisini çekti. Bu adım, Sudan krizinin çözüleceği bir sürece mi girdiği yoksa askerlerin 8 aydır elde edemedikleri meşruiyete kavuşmaları anlamına mı geleceği sorularını beraberinde getirdi.
Sudan 25 Ekim 2021’den bu yana “demokratik geçişe aykırı” olarak nitelendirilen kararlardan geri adım atılması, “Sudan devrim şehitlerinin” intikamının alınması ve sivil yönetime geri dönüş talepleriyle düzenlenen sürekli gösterilere sahne oluyor. Kâr amacı gütmeyen bir kuruluş olan Sudan Merkezi Doktorlar Komitesi’ne göre, askeri otoritenin bu gösterileri bastırmak amacıyla orantısız güç kullanması sonucu 101 gösterici hayatını kaybetti, binlerce gösterici yaralandı.
Askerler ile ÖDBG arasında müzakere toplantısının yapıldığı haberinin duyurulmasının üzerinden çok geçmeden siyasi, sivil ve toplumsal gruplar bu toplantıyı “muhalefetin yenilgisi” ve “askeri yönetime meşruiyet kazandırma adımı” olarak nitelendirdi. ÖDBG ise bu eleştiriler karşısında sessizliğini koruyor. Bu toplantıyı şüpheyle karşılayan bazı çevreler ise askerlerin verdiği taahhütlere ve yaptıkları anlaşmalara birçok kez bağlı kalmamalarına işaret ederek, ÖDBG’nin bu adımla “suçluyu test etmeye çalıştığını” savundu.
Askerlerle “müzakereye hayır, ortaklığa hayır ve darbeye meşruiyet kazandırmaya hayır” sloganının sahibi olan Sudan Direniş Komiteleri, ordu ile diyaloğu “devrim güçleri cephesinin parçalanması” olarak niteledi. Direniş komitelerinden bazıları ordu ile diyaloğu kesin bir dille reddetti. Direniş Komiteleri Sözcüsü Ömer Zahran, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, “Komitelerin bu konudaki tutumunu belirleyen yemini açık: ‘Askerlerle ne doğrudan ne dolayı müzakereye hayır’. Direniş Komiteleri şimdiye kadar koordinasyon, ittifak veya ortak yapı gibi tutumların hiçbirini benimsemedi” dedi.
Milli Ümmet Partisi, dün yaptığı açıklamada, askeri bileşene siyasi krizin aşılması için dürüst davranma çağrısında bulundu. Parti, durumların daha da kötüleşmesine karşı uyararak, bütün sorunlarla ilgili çözüme varılması gerektiğini vurguladı. Bu durumda kazananın vatan ve vatandaş olacağını belirten Parti, ÖDBG’nin çabalarını ve siyasi çözümü destekleme konusundaki kararlı tutumunu dile getirdi. Parti son atılan adıma tüm devrimci güçlerin katılması ve milli birliğin sağlanması gerektiğini belirtti.
ÖDBG’den bir kaynak, isminin açıklanmaması kaydıyla yaptığı açıklamada, askerlerle doğrudan iletişim kurulması sayesinde en yakın zamanda Sudan kriziyle ilgili çözüme ulaşmayı beklediğini söyledi. Başka bir kaynak ise müzakerelerin zorlu geçmesi nedeniyle kısa vadede çözüme ulaşılmasına ihtimal vermediğini söyledi. Kaynak yakın zamanda askerlere sunmak üzere bir müzakere belgesi hazırlamaya başladıklarını belirterek, “Üzerimize düşen her şeyi yapmak için çalışacağız ve aynı zamanda sokağa ve devrimci güçlere bağlı kalacağız” dedi.
Ordunun toplantı hakkında sessiz kalması ise dikkati çekti. Perşembe günü ÖDBG ile ordu arasında yapılan toplantıdan bu yana askerlerden hiçbir açıklama yapılmadı. Sudan ordusu ÖDBG’nin toplantıyı duyurduğu açıklamayla ilgili yorum da yapmadı. Siyasi analist Abdulmunaim Ebu İdris’e göre bu durum bazı soru işaretlerine yol açtı. İdris, “Askerler geri planda durma planını sürdürüyor. Sürecin başarılı olması halinde bu süreci üstlenecekler. Fakat başarısız olursa kafaları rahat bir şekilde üslerine geri dönecekler” dedi.
Sudan’ın bağımsızlığını kazanmasından bu yana ülkenin en geniş katılımlı siyasi koalisyonu kabul edilen ÖDBG, devrik lider Ömer el-Beşir liderliğindeki İslamcı rejime karşı düzenlenen protestolara öncülük etti ve askerler devrimin tarafında olduğunu ilan etti. Ancak İslamcı rejimin düşmesinin ardından askerler ile sivillerin kurduğu ortak yönetim, ordunun 25 Ekim’de ilan ettiği kararlarla dağıldı. Sudan Genelkurmay Başkanlığı binası önünde oturma eylemi düzenleyen göstericilere yönelik orantısız güç kullanımı, askerlerin eski iktidar ortağı siviller başta olmak üzere tüm kesimlerde şok etkisi yarattı. Genelkurmay Başkanlığı önünde çıkan olaylarda yüzlerce kişi hayatını kaybetti, onlarca kişi kayboldu, barışçıl göstericiler tutuklandı ve işkenceye maruz kaldı, kadın göstericilere karşı cinsel suçlar işlendi.
Sudan Ordu Komutanı Orgeneral Abdulfettah el-Burhan liderliğindeki askeri bileşen Ömer Beşir rejiminin devrilmesinin ardından ÖDBG ile müzakereleri durdurdu ve yeni bir geçiş hükümeti kurma sözü verdi. Ancak sokağın ve 30 Haziran 2019’da ülke tarihinin gördüğü en kalabalık gösterilerin oluşturduğu baskılar sonrasında dengeler yeniden devrimci güçlerin lehine döndü.
Afrika Birliği (AfB), Etiyopya Başbakanı Ahmed Abiy ve Moritanyalı diplomat Muhammed el-Hasan Veled Labat liderliğindeki ünlü arabuluculuğu üzerinden sürece katıldı ve Sudan’daki askeri bileşen ile sivil bileşen arasında Anayasa Belgesi imzalandı.
ÖDBG’nin yönetimden uzaklaştırılması ve yöneticilerinin tutuklanmasının ardından Sudan Devrimci Komiteleri askerlerle “müzakereye hayır, tanımaya hayır, ortaklığa hayır” sloganıyla askeri bileşenin sivil bileşeni iktidardan uzaklaştırma hamlesiyle mücadele etti. Devrimci Komiteler bu kapsamda son 8 aydır aralıksız bir şekilde geniş katılımlı kitlesel gösteriler düzenliyor. Bu gösteriler sırasında birçok kez Cumhurbaşkanlığı Sarayı’na ulaşmayı başardı. Ardından siyasi parti ve gruplar Devrimci Komiteler’in sloganını benimseyerek askerlerle hiçbir diyaloğa katılmayacaklarını birçok münasebetle ilan ettiler.
ÖDBG’nin, ABD'nin Afrika işlerinden sorumlu Dışişleri Bakan Yardımcısı Molly Phee ve Suudi Arabistan Büyükelçisi Ali bin Hasan Cafer’in arabuluculuğunda perşembe günü Hartum’da askerlerle toplantı düzenlediklerini ilan etmesi, sivil ve siyasi çevrelerde şaşkınlığa neden oldu.
ÖDBG ile askerler arasındaki görüşme, BM Sudan'daki Entegre Geçiş Yardım Misyonu (UNITAMS), Afrika Birliği (AfB) ve Doğu Afrika'da Hükümetler Arası Kalkınma Otoritesi’nin (IGAD) Sudan’da yönetim krizini çözmek amacıyla bir araya gelerek oluşturduğu üçlü mekanizmanın düzenlediği müzakere toplantısının ardından geldi. Ülkenin önde gelen muhalefet partileri ve Komünist Parti, orduya meşruiyet kazandıracağını söyleyerek üçlü mekanizmanın toplantısına katılmayı reddetti. Orduyu destekleyen siyasi grupların yanı sıra Egemenlik Konseyi Başkan Yardımcısı Muhammed Hamdan Daklu (Hamideti) başkanlığındaki Askeri Müzakere Komitesi üçlü mekanizmanın toplantısına katıldı. Analistler bu durumu “darbeciler arasında monolog” olarak nitelendirdi.
Üçlü mekanizma himayesindeki müzakere görüşmelerin önceki gün devam etmesi planlanmıştı. Ancak ÖDBG ile ordu arasındaki toplantı nedeniyle üçlü mekanizma bu görüşmeleri erteleme kararı aldı. Bu adım, üçlü mekanizmanın kolaylaştırdığı müzakerelerin sonu ve ülkede yeni bir siyasi sürece giriş olarak değerlendiriliyor.



ABD ordusu, personelinin bir kısmına bugün el Udeyd Hava Üssü'nü terk etmeleri yönünde tavsiyede bulundu

İran'ın Katar'daki el Udeyd hava üssünü hedef alan bir füzesi engellendi (Reuters)
İran'ın Katar'daki el Udeyd hava üssünü hedef alan bir füzesi engellendi (Reuters)
TT

ABD ordusu, personelinin bir kısmına bugün el Udeyd Hava Üssü'nü terk etmeleri yönünde tavsiyede bulundu

İran'ın Katar'daki el Udeyd hava üssünü hedef alan bir füzesi engellendi (Reuters)
İran'ın Katar'daki el Udeyd hava üssünü hedef alan bir füzesi engellendi (Reuters)

Üç diplomat Reuters'e, bazı kişilere bu akşama kadar Katar'daki ABD ordusunun el Udeyd Hava Üssü'nü terk etmeleri tavsiye edildiğini söylerken, Doha'daki ABD Büyükelçiliği konuyla ilgili henüz bir yorumda bulunmadı. Katar Dışişleri Bakanlığı, Reuters'in doğrulama veya yorum talebine yanıt vermedi.

El Udeyd Hava Üssü, yaklaşık 10 bin askere ev sahipliği yapan Ortadoğu'daki en büyük ABD üssüdür.

Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığına göre bir diplomat verdiği demeçte, "Bu bir tahliye değil, duruş değişikliği" dedi ve değişikliğin belirli bir nedeninden haberdar olmadığını ifade etti.

İranlı üst düzey bir yetkili daha önce Reuters'a, ABD Başkanı Donald Trump'ın İran'a müdahale etme tehdidinin ardından Tahran'ın, ABD tarafından saldırıya uğraması halinde, bölgedeki ülkeleri ABD askeri üslerini hedef alacağı konusunda uyardığını söylemişti.

Haziran ayında, ABD'nin İran'a hava saldırıları başlatmasından bir haftadan fazla bir süre önce, bazı personel ve aileleri Ortadoğu'daki ABD üslerinden tahliye edildi. Haziran ayında ABD'nin saldırılarının ardından İran, Katar'daki ABD üssüne füze saldırısı ile yanıt verdi.


Gazze Yönetim Komitesi başkanlığı için adı geçen Ali Şaas hakkında neler biliyoruz?

Gazze Yönetim Komitesi başkanlığı için öne çıkan adaylardan Filistinli Ali Şaas (fotoğrafı ailesi tarafından yayınlandı)
Gazze Yönetim Komitesi başkanlığı için öne çıkan adaylardan Filistinli Ali Şaas (fotoğrafı ailesi tarafından yayınlandı)
TT

Gazze Yönetim Komitesi başkanlığı için adı geçen Ali Şaas hakkında neler biliyoruz?

Gazze Yönetim Komitesi başkanlığı için öne çıkan adaylardan Filistinli Ali Şaas (fotoğrafı ailesi tarafından yayınlandı)
Gazze Yönetim Komitesi başkanlığı için öne çıkan adaylardan Filistinli Ali Şaas (fotoğrafı ailesi tarafından yayınlandı)

Filistinli Ali Şaas, Gazze Yönetim Komitesi’nin başkanlığı için öne çıkan aday olarak dikkat çekiyor. Komitenin üyelerindeki değişiklikler ve geniş çaplı siyasi hareketlilik, Hamas’ın Gazze Şeridi’nin yönetimini devretmesinin yaklaştığını işaret ediyor.

Gazze, ABD Başkanı Donald Trump’ın himayesinde yürütülen ateşkes anlaşmasının ikinci aşamasına geçmek üzere. Söz konusu aşama, bölgedeki süreci yönetecek teknokratlardan oluşan bir komitenin kurulmasını içeriyor ve bu komitenin Hamas yönetiminin yerine geçmesi planlanıyor.

Komitenin görevleri ve yöneticileri, hem Filistinli gruplar arasında (özellikle Hamas ve El Fetih arasında) hem de arabulucular, Amerikalılar ve İsrail arasında yoğun tartışmalara ve anlaşmazlıklara yol açtı.

Daha önce komiteyi yöneteceği öngörülen bazı tanınmış isimler konuşulurken, Gazze sakinleri ve gözlemciler, yeni adayların öne çıkmasıyla şaşırdı. Şarku’l Avsat’ın CNN’den aktardığı bilgilere göre Ali Şaas komitenin başkanlığı için en güçlü aday olarak öne çıkıyor.

Ali Şaas kimdir?

Ali Şaas, 1958 yılında Gazze Şeridi’nin güneyindeki Han Yunus bölgesinde doğdu. Köklü bir Filistin ailesine ve bölgede etkili bir aşirete mensup olan Şaas’ın ailesi, ulusal ve siyasi çalışmalarda önemli rol oynamış olup, çoğunluğu El Fetih Hareketi’ne bağlı.

Ali Şaas, 1982 yılında Kahire’deki Ayn Şems Üniversitesi’nden inşaat mühendisliği lisans derecesi aldı. 1986’da aynı üniversiteden yüksek lisansını tamamladı ve 1989 yılında Birleşik Krallık’taki Queen’s Üniversitesi’nden inşaat mühendisliği alanında doktora unvanını aldı. Uzmanlık alanı, altyapı planlaması ve kentsel kalkınma.

Şaas, Filistin Yönetimi’nde çeşitli üst düzey görevlerde bulundu ve yıllardır teknik uzman olarak tanınıyor.

Gazze Yönetim Komitesi başkanlığı için öne çıkan adaylardan Filistinli Ali Şaas (fotoğrafı ailesi tarafından yayınlandı)Gazze Yönetim Komitesi başkanlığı için öne çıkan adaylardan Filistinli Ali Şaas (fotoğrafı ailesi tarafından yayınlandı)

Ali Şaas, derin bir şekilde siyasi partilerle iç içe olmadı. Üstlendiği görevler arasında, Filistin Ulusal Otoritesi’nin kuruluş döneminde eski Planlama ve Uluslararası İşbirliği Bakanı Nabil Şaas ile birlikte çalışarak Filistin devleti için stratejik kalkınma planlarının hazırlanmasına katkıda bulunması yer alıyor.

Ayrıca Ali Şaas, Ulaştırma ve Haberleşme Bakanlığı’nda müsteşarlık görevini yürüttü ve altyapı ile yol ağlarıyla ilgili kritik projeleri denetledi. Filistin Endüstri Kentleri Genel Müdürlüğü’nde CEO olarak bölgelerin yönetimi ve geliştirilmesinde önemli rol oynadı; Filistin Konut Konseyi ve Filistin Liman Otoritesi başkanlıklarını üstlendi. Bunun yanında Filistin Kalkınma ve İmar Kurumu’na danışmanlık yaptı ve emekli olmasına rağmen Filistin Ulusal Otoritesi’nde Konut ve Kamu İşleri Bakanı’na danışmanlık görevini sürdürdü.

Siyasi alanda üstlendiği görevler arasında 2005 yılında nihai statü müzakereleri komitelerinde üyelik yer alıyor. Uzmanlığı, sınır ve deniz kapıları gibi teknik konulara odaklanıyor; ekonomik kalkınma ve yeniden imar alanındaki deneyimi, onu teknokrat komitenin başkanlığı için uygun bir aday hâline getiriyor.

Ali Şaas’ın ailesinden kaynaklar, onun yıllardır Batı Şeria’da yaşadığını ve Gazze’ye yönelik savaş öncesinde orada ikamet ettiğini belirtti. Kaynaklar, Şaas’ın kariyeri boyunca siyasi veya partisel çalışmalara yönelmediğini, görevlerini tamamen teknik uzman olarak yürüttüğünü vurguladı.


DYK, BM'nin reddetmesine rağmen seçim komisyonuna yeni atamalar yaptı

DYK Başkanı Muhammed Takala, UBH Ulaştırma Bakanı ve Mali Danışmanı Muhammed eş-Şuhubi’yi ağırladı (DYK)
DYK Başkanı Muhammed Takala, UBH Ulaştırma Bakanı ve Mali Danışmanı Muhammed eş-Şuhubi’yi ağırladı (DYK)
TT

DYK, BM'nin reddetmesine rağmen seçim komisyonuna yeni atamalar yaptı

DYK Başkanı Muhammed Takala, UBH Ulaştırma Bakanı ve Mali Danışmanı Muhammed eş-Şuhubi’yi ağırladı (DYK)
DYK Başkanı Muhammed Takala, UBH Ulaştırma Bakanı ve Mali Danışmanı Muhammed eş-Şuhubi’yi ağırladı (DYK)

Libya Devlet Yüksek Konseyi (DYK), Birleşmiş Milletler'in (BM) tüm uyarılarına rağmen ‘adil ve şeffaf bir seçim süreci’ olarak nitelendirdiği süreçte, ülkenin batı ve güney bölgelerinden Yüksek Seçim Komisyonu'na üç yeni üyenin atandığını duyurdu.

Öte yandan Temsilciler Meclisi, Merkez Bankası yetkililerinin celpnamelerini ertelemek ve likidite, döviz kurları ve maaşları izlemek üzere bir teknik komite kurulması kararı aldı.

DYK, Muhammed Takala başkanlığındaki oturumunda, onaylanmış siyasi anlaşmalar çerçevesinde ve Libya halkının beklenti ve hedeflerine uygun bir şekilde, Temsilciler Meclisi ile mutabık kalınarak ‘egemen pozisyonlara’ atama rolünü yerine getirdiğini değerlendirdi.

DYK’nın bu hamlesini kısa bir süre önce kamuoyu önünde açık bir şekilde reddeden ve uyaran üç taraf, yani Yüksek Seçim Komisyonu, Temsilciler Meclisi ve BM Libya Destek Misyonu (UNSMIL), konuyla ilgili herhangi bir resmi açıklamada bulunmadı.

DYK Başkanı Takala, pazartesi akşamı, başkent Trablus'ta Ulusal Birlik Hükümeti (UBH) Ulaştırma Bakanı ve Mali Danışmanı Muhammed eş-Şuhubi ile bu yılın devlet bütçesinin onaylanmaması durumunda önümüzdeki dönemde izlenecek mali durum ve ödeme mekanizması hakkında görüş alışverişinde bulundu. Görüşmede ayrıca Trablus Uluslararası Havalimanı'nda tamamlanan aşamalar, ülkenin çeşitli bölgelerinde şu anda uygulanmakta olan bazı projeler ve bu projelerde elde edilen tamamlanma oranları ele alındı.

Öte yandan Temsilciler Meclisi dün ülkenin doğusundaki Bingazi şehrindeki genel merkezinde Akile Salih başkanlığında, birinci ve ikinci başkan yardımcıları ile raportörünün katıldığı kapalı bir oturum düzenledi.

Pazartesi akşamı yapılan oturumun sonlarında, Temsilciler Meclisi, Libya Merkez Bankası Başkanı Naci İsa Belkasım, yardımcısı Meri Berasi, bankanın yönetim kurulu üyeleri, Temsilciler Meclisi tarafından atanan Usame Hammad hükümeti ve Ulusal Petrol Şirketi yetkililerinin çağrılmasını gelecek bir oturuma ertelediğini duyurdu ve çeşitli nedenlerle özür diledikten sonra hazırlık yapmaları için onlara zaman tanıdı.

DYK ayrıca, çoğunluk oyuyla, Merkez Bankası Başkanı, Başkan Yardımcısı ve Yönetim Kurulu ile bir teknik komite oluşturulmasına karar verdi. Bu komite, likidite sıkıntısı, döviz kuru, maaş gecikmeleri ve bunların nasıl çözüleceği gibi DYK’nın yanıtlaması gereken konuları görüşmek ve bir sonraki oturuma katılmak üzere, raporunu mümkün olan en kısa sürede DYK’ya sunmakla yükümlü. DYK, görüşülmesi için önerilen ‘Kara Para Aklama ve Terörle Mücadele Yasası’nı gelecek bir oturuma erteledikten sonra oturumu kapattı.

Öte yandan Avrupa Birliği'nin (AB) Libya Delegasyonu Başkanı Büyükelçi Nicola Orlando, salı günü Trablus'ta Suudi Arabistan'ın Libya Büyükelçiliği Maslahatgüzarı Abdullah es-Salimi ile Libya ve bölgedeki güncel gelişmeleri görüştüğünü söyledi. Orlando, siyasi süreci ilerletmek ve Libya'nın istikrarını, birliğini ve refahını teşvik etmek için BM'nin kolaylaştırdığı yol haritasını desteklemenin önemi konusunda mutabık kaldıklarını belirtti.

rgty
Mareşal Halife Hafter ile LUO komutanlarının Bingazi'de yaptığı toplantıdan bir kare (LUO Genel Komutanlığı)

Öte yandan, ülkenin doğusunda bulunan Libya Ulusal Ordusu (LUO) Başkomutanı Mareşal Halife Hafter, Bingazi'deki karargahında, oğlu Genelkurmay Başkanı Korgeneral Halid Hafter ve diğer komutanların katıldığı genişletilmiş bir toplantı düzenleyerek, son askeri ve güvenlik gelişmelerini görüştü. Toplantıda, tüm askeri birimlerde savaş etkinliğini artırmak ve sürekli hazırlığı güçlendirmek amacıyla gelecekteki eylem planları da gözden geçirildi.

Yurt içinde ve yurt dışında Libya vatandaşlarını korumanın LUO liderliğinin en önemli önceliği olduğunu vurgulayan Mareşal Hafter, ülkenin doğusundaki Bingazi'de, güneydeki Kufra kentinin ileri gelenlerinden oluşan bir heyetle yaptığı görüşmede, LUO’nun ‘her zaman tüm Libyalılar için koruyucu kalkan olmaya devam edeceğini ve onların güvenliğini ve emniyetini sağlamak için her türlü önlemi almaktan çekinmeyeceğini’ belirtti.

Heyet, Çad sınırında kısa süre önce gözaltına alınan Kufralılar için LUO liderliğinin müdahalesi ve çabaları ile bu çabaların sonucunda onların serbest bırakılmasından duydukları memnuniyeti iletti.

Diğer taraftan UBH ve Ankara arasındaki iş birliği çerçevesinde UBH Ekonomi ve Ticaret Bakanı Muhammed el-Huveyc, Trablus'taki bakanlık merkezinde Türk iş adamları ve sanayicilerden oluşan bir heyetle, iki ülke arasındaki ekonomik ve ticari iş birliği ile yatırım ve ortaklık fırsatlarının geliştirilmesi konusunda görüşmelerde bulundu.

Bakanlık tarafından pazartesi akşamı yapılan açıklamada, toplantıda Libya-Türkiye ekonomik ilişkilerinin geliştirilmesinin yollarının ele alındığı, Libya pazarındaki umut vaat eden yatırım fırsatlarının gözden geçirildiği, ayrıca ulusal ekonominin desteklenmesi, yatırım için cazip bir ortam yaratılması ve Türk özel sektörüyle stratejik ortaklıkların güçlendirilmesine katkıda bulunacak şekilde sanayi, tarım, şehir planlama ve fuar ve konferansların düzenlenmesi alanlarında iş birliği mekanizmalarına değinildiği belirtildi.