Somali ordusu 12 Şebab militanını etkisiz hale getirdi

Washington, Mogadişu’nun teröre ve kuraklığa karşı verdiği mücadeleye desteğini artırma sözü verdi

Cumhurbaşkanı Hasan Şeyh Mahmud, Mogadişu’da ABD heyetiyle bir araya geldi (Somali Cumhurbaşkanlığı)
Cumhurbaşkanı Hasan Şeyh Mahmud, Mogadişu’da ABD heyetiyle bir araya geldi (Somali Cumhurbaşkanlığı)
TT

Somali ordusu 12 Şebab militanını etkisiz hale getirdi

Cumhurbaşkanı Hasan Şeyh Mahmud, Mogadişu’da ABD heyetiyle bir araya geldi (Somali Cumhurbaşkanlığı)
Cumhurbaşkanı Hasan Şeyh Mahmud, Mogadişu’da ABD heyetiyle bir araya geldi (Somali Cumhurbaşkanlığı)

Somali ordusu, Hiran’ın merkezinde düzenlenen askeri operasyonlarda el-Kaide bağlantılı Eş-Şebab hareketinin 12 üyesinin etkisiz hale getirildiğini duyurdu. Diğer yandan, ABD Başkanı Joe Biden yönetimi, başta terör ve kuraklıkla mücadele olmak üzere birçok alanda Somali’ye desteğini artırma sözü verdi.
Şarku’l Avsat’ın Somali resmi haber ajansı SONNA’dan aktardığı habere göre, Somali Ulusal Ordusu’ndan Tuğgeneral Ezva Raği, ülkenin merkezindeki Kabtu beldesinde devlet otoritesinin yeniden sağlandığına dikkati çekerek, askeri operasyonun amacının terör saldırılarını önlemek olduğunu aktardı. Devlet radyosuna konuşan Raği, Somali Ulusal Ordusu Beşinci Tümeni’nin eş-Şebab unsurlarının kontrolü altındaki Kabtu beldesini hedef alan bir operasyon düzenlediği belirtildi. Açıklamada, hükümet güçlerinin iki taraf arasındaki şiddetli çatışmalarda 12 Eş-Şebab militanının etkisiz hale getirildiği bildirildi. Ayrıca “Operasyon, Hirşabeli eyaletinin Hiran ilçesine bağlı Matban yakınlarındaki kasabada da teröristlerin kalelerini imha etmeyi başardı” ifadelerine yer verildi. Bölge Valisi Ali Citi, birkaç gün önce Somali ordusunun Eş-Şebab unsurlarına karşı güvenlik operasyonları başlattığını duyurmuş, ancak daha sonrasında konu ile ilgili olarak sessiz kalmış ve gelişmeler hakkında yorum yapmamıştı. SONNA’ya göre son zamanlarda eş-Şebab unsurlarına karşı askeri operasyonlarını yoğunlaştıran ordu, ülkenin güneyindeki ve merkezindeki birçok köyü geri almayı başardı.

Üst düzey Eş-Şebab lideri öldürüldü
Somali Ulusal Ordusu, terör örgütünün Bölge istihbaratından sorumlu üst düzey lideri Hasan Süleyman Ali'nin Danab ilinin aşağı Shabelle Wala-weyn bölgesinde düzenlediği özel operasyonda öldürüldüğünü bildirdi.
2004 yılının başlarındaki kuruluşundan bu yana Eş-Şebab, kontrolü ele geçirmek ve katı İslam yorumunu topluma dayatmak amacıyla Somali’de saldırılar başlattı. Bu saldırıların sonucunda, yüzlerce asker ve sivil hayatını kaybetti.
Somali Cumhurbaşkanı Hasan Şeyh Mahmud önceki gün, ABD Dışişleri Bakanlığı Siyasi İşlerden Sorumlu Müsteşarı Victoria Nuland ve ABD’nin Somali Büyükelçisi Larry Andre ile iki ülke arasındaki diplomatik ilişkilerin ve iş birliğinin güçlendirilmesinin yanı sıra, yardım sağlanması, kamu hizmetlerinin geliştirilmesi, altyapı, ekonomi ve terörle mücadele alanlarında ABD’nin Somali’ye verdiği desteği artırılmasını görüştüler. Bir cumhurbaşkanlığı bildirisine göre, Nuland ülkesinin kuraklık yardım programında önemli bir rol oynama sözü verdiğini ve iki hükümet arasındaki desteği güçlendirmeye ve uzun vadeli ilişkileri harekete geçirmeye olan bağlılığını dile getirdi. Mahmut, ABD’nin Somali’ye verdiği sürekli desteğe övgüde bulunduktan sonra, hükümetinin kuraklık olgusunu ele almak için çalışacağını ve yatırım, borçların hafifletilmesi ve uluslararası ilişkilerin güçlendirilmesine odaklanacağını belirtti.
ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Ned Price’ın önceki gün yaptığı açıklamaya göre, görüşme sırasında ABD, Somali Cumhurbaşkanı açıklanan güvenlik, uzlaşma ve reform planına desteğini vurguladı. Nuland, ABD'nin Somali’ye ve Afrika Birliği’nin terörle mücadele çabalarına verdiği desteğin devam ettiğini ifade etti.
Somali Başbakanı Muhammed Hüseyin Roble, Suudi Arabistan Krallığı hükümetine Somali’ye çeşitli alanlarda verdiği destekten dolayı teşekkür etti. Roble, Krallığın Somali büyükelçisi Ahmed bin Muhammed el-Mevlid ile yaptığı görüşmede, iki ülke arasındaki ilişkilerin Cumhurbaşkanı Hasan Şeyh Mahmud’un seçilmesinden sonra gelişeceğine yönelik umudunu dile getirdi.
Büyükelçi Ahmed bin Muhammed el-Mevlid ise, Suudi Arabistan Krallığı ve liderliğinin, ekonomi, güvenlik, terörle mücadele başta olmak üzere Somali’nin kalkınması ve istikrarı için gerekli her alanda, mümkün olan her şekilde yardım etmeye hazır olduğunu söyledi. Roble’nin ofisinden yapılan açıklamada, Suudi Büyükelçisi Muhammed Hıyat onuruna Cumhuriyet Nişanı takdim edildiği belirtildi.



İsrail ordusu, Gazze'de kendi adına çalışan 5 milis gücüne sahip olmakla övünüyor

 Gazze'nin güneyindeki Refah'ta, Hamas'ın silahlı kanadı olan İzzeddin el-Kassam Tugayları mensupları (Arşiv- Reuters)
Gazze'nin güneyindeki Refah'ta, Hamas'ın silahlı kanadı olan İzzeddin el-Kassam Tugayları mensupları (Arşiv- Reuters)
TT

İsrail ordusu, Gazze'de kendi adına çalışan 5 milis gücüne sahip olmakla övünüyor

 Gazze'nin güneyindeki Refah'ta, Hamas'ın silahlı kanadı olan İzzeddin el-Kassam Tugayları mensupları (Arşiv- Reuters)
Gazze'nin güneyindeki Refah'ta, Hamas'ın silahlı kanadı olan İzzeddin el-Kassam Tugayları mensupları (Arşiv- Reuters)

İsrail ordusu, Gazze Şeridi’nde Hamas’a karşı faaliyet gösteren 5 Filistinli milis grubun oluşturulmasıyla övünürken, iktidardaki sağ çevreler bu grupların rolü konusunda uyarılarda bulunuyor. Sağcı çevreler, bu tür yapılanmaların en iyi ihtimalle para hırsıyla hareket ettiğini, daha fazla ödeme yapan bir taraf bulmaları hâlinde İsrail’e karşı da dönebilecekleri görüşünü dile getiriyor.

Ordu bu eleştirilere verdiği yanıtta, söz konusu güçlerin yakından izlendiğini ve dikkatli davranıldığını vurguladı. Açıklamada, bu milislerin bugün “sarı hat” olarak adlandırılan bölgede Hamas hücrelerine karşı görevler yürüttüğü, bu görevlerin İsrail ordusu tarafından yapılması hâlinde askerlerin hayatının ciddi risk altına gireceği ifade edildi.

Ordu, bu grupların Hamas’a yönelik suikastlar gerçekleştirdiğini ve onları kamuoyu önünde küçük düşürdüğünü ileri sürdü.

Ancak sağ kanat bu değerlendirmelere temkinli yaklaşıyor. Bu milislerin kişisel çıkarlara, aşiretler arası çatışmalara ve suç çeteleri arasındaki rekabete dayandığını savunan sağcılar, bu yapılarla güvenli ilişkiler kurulamayacağını belirtiyor.

Gazze’de silahlı bir milis gruba liderlik eden ve yakın zamanda öldürülen Yasir Ebu Şebab (Yediot Aharonot)

Gazze’de silahlı bir milis gruba liderlik eden ve yakın zamanda öldürülen Yasir Ebu Şebab (Yediot Aharonot)

İsrailli kaynaklara göre Gazze’de hâlihazırda faaliyet gösteren 5 silahlı milis grubu bulunuyor: İlki kuzeyde Beyt Lahiya bölgesinde ve Eşref el-Mansi tarafından yönetiliyor. İkincisi Gazze kentinin kuzeyindeki Şucaiyye Mahallesi yakınlarında, lideri Rami Adnan Halis. Üçüncüsü orta kesimde Deyr el-Belah civarında ve Şevki Ebu Nasira tarafından yönetiliyor. Dördüncüsü Han Yunus’ta, lideri Husam el-Esdal. Beşinci milis ise Refah’ta faaliyet gösteriyordu ve Yasir Ebu Şebab tarafından yönetiliyordu; Şebab’ın öldürülmesinin ardından yerini Gassan ed-Dehini aldı. Gazze’de son dönemde ed-Dehini’nin bir suikast girişiminde yaralandığına dair söylentiler yayıldı.

Yediot Aharonot gazetesine konuşan güvenlik kaynakları, kuzey ve güneyde faaliyet gösteren milislerin aşiretlere dayandığını ve suç geçmişi olan kişiler tarafından kontrol edildiğini belirtirken, orta kesimdeki iki grubun liderlerinin geçmişte Filistin Kurtuluş Örgütü (FKÖ) ile bağlantılı isimler olduğunu belirtti. Bu nedenle söz konusu iki grubun ulusal saiklerle hareket ediyor olabileceği ve İsrail ordusunun aslında Filistin çıkarları doğrultusunda kullanılıyor olabileceği ihtimali dile getirildi.

Gazete, İsrail çevrelerinde bu silahların kontrolden çıkabileceği ve ister milis liderlerinin elinden çıksın isterse bölgedeki diğer tarafların eline geçsinler, işgal ordusuna karşı kullanılmaları olasılığı konusunda endişeler olduğunu belirtti.

Han Yunus’ta İsrail yanlısı bir milis grubuna liderlik eden Husam el-Esdal (Filistin Basın Ağı sayfası)Han Yunus’ta İsrail yanlısı bir milis grubuna liderlik eden Husam el-Esdal (Filistin Basın Ağı sayfası)

Gazete ayrıca, işgal ile iş birliği yapan Gassan ed-Dehini’nin yayımladığı ve Hamas ile direniş güçlerini tehdit ettiği videoya da değindi. Videoda ed-Dehini’nin, Refah’ta İsrail hava desteği altında esir alınan Kassam Tugayları saha komutanı Edhem el-Aker’e hakaret ettiği görülüyor. Videoda ed-Dehini’nin, Gazze’de daha önce bulunmayan kamuflajlı askeri üniforma ve kurşun geçirmez yelek giydiği, nadir ve pahalı bir sigara içtiği, arka planda ise modern “pick-up” araçların ve yakın mesafede İsrail askeri mevzisi olduğu tahmin edilen bir binanın yer aldığı ifade edildi.

Öte yandan, CNN ve Wall Street Journal, İsrail kaynaklarına atıfta bulunarak, İsrail’in bu milisleri çok sayıda tüfek ve mühimmatla silahlandırdığını yazdı. Bu durum, Oslo Anlaşmaları döneminde İsrail’in Filistin Yönetimi’ne silah edinme izni vermesini ve sağ kesimin o dönemde dile getirdiği “Onlara silah vermeyin” sloganını hatırlattı.

Wall Street Journal, yedek subaylara dayandırdığı haberinde, İsrail’in Hamas’a karşı faaliyet gösteren bu milislere yaptığı yatırımları artırdığını, askeri teçhizat sağladığını, üyelerini İsrail’deki hastanelerde tedavi ettirdiğini ve ailelerine destek verdiğini belirtti. Gazete, bu kişilerin bazılarının Filistin Yönetimi ile bağlantılı olduğunu, özellikle Refah’taki bazı unsurların ise suç kayıtlarının bulunduğunu yazdı.

Gazze’deki Cibaliye Mülteci Kampı’nda Hamas’a bağlı Kassam Tugayları mensuplarının önünde duran Filistinli bir çocuk (Arşiv – EPA)Gazze’deki Cibaliye Mülteci Kampı’nda Hamas’a bağlı Kassam Tugayları mensuplarının önünde duran Filistinli bir çocuk (Arşiv – EPA)

Haberde, İsrail’in bu gruplara yakıt, gıda, araç, hatta sigara sağladığı; onları İsrail askerlerine yakın “sarı hat” bölgesinde konuşlandırmaya yardımcı olduğu ve bu desteğin maliyetinin İsrail güvenlik bütçesinden on milyonlarca şekele ulaşabileceği ifade edildi.

Şarku’l Avsat’ın Yediot Aharonot'tan aktardığına göre İsrail güvenlik kurumları içinde bu milislerin desteklenmesi konusunda görüş ayrılığı bulunuyor. Destekleyenler, bu yaklaşımın Hamas’a karşı taktiksel fayda sağladığını ve askerler üzerindeki riski azalttığını savunurken; karşı çıkanlar, silahların başka ellere geçmesi ya da bazı unsurların Filistin toplumuna yeniden entegre olabilmek için İsrail’e karşı dönmesi ihtimaline dikkat çekiyorlar.

Gazete, bu milislerin Hamas ve askeri kanadıyla baş edebilecek birleşik örgütsel yapıya sahip olmadığını, fiilen sadece İsrail ordusu ve Şin Bet’in denetimi altında hareket ettiklerini vurguladı.

Sonuç bölümünde Yediot Aharonot, bu grupların kısa vadeli taktik çözüm sunabileceğini, özellikle geniş çaplı yıkım operasyonları öncesinde Hamas mensuplarını tünellerde veya enkaz altında aramak için kullanılabileceğini belirtti. Ancak, örgütsel çatıdan yoksun bu yapıların Hamas’ın yerine geçme şansının bulunmadığını, Hamas’ın ateşkes sürecinde gücünü yeniden toparladığını ve kontrolünü pekiştirdiğini kaydetti.

Gazeteye konuşan sağcı bir siyasi kaynak, bu milislerin İsrail’e Lübnan Savaşı’nı hatırlattığını belirtti. O dönemde İsrail’in Filistin Kurtuluş Örgütü’ne ve daha sonra Hizbullah’a karşı Lübnanlı milisleri devreye soktuğunu hatırlatan kaynak, bu milislerin Sabra ve Şatilla mülteci kamplarında katliamlar gerçekleştirdiğini ve bunun sorumluluğunun İsrail’e yüklendiğini belirtti. Bu nedenle aşırıya kaçılmaması ve bu tür gruplara bel bağlanmaması gerektiğini vurguladı.


Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı: Silahlarını bırakıp barış yolunu seçen herkesi memnuniyetle karşılıyoruz

Sudan'ın el Gedarif eyaletindeki Ebu el-Nece kampında bulunan yerinden edilmiş Sudanlılar (AFP)
Sudan'ın el Gedarif eyaletindeki Ebu el-Nece kampında bulunan yerinden edilmiş Sudanlılar (AFP)
TT

Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı: Silahlarını bırakıp barış yolunu seçen herkesi memnuniyetle karşılıyoruz

Sudan'ın el Gedarif eyaletindeki Ebu el-Nece kampında bulunan yerinden edilmiş Sudanlılar (AFP)
Sudan'ın el Gedarif eyaletindeki Ebu el-Nece kampında bulunan yerinden edilmiş Sudanlılar (AFP)

Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı Abdulfettah el-Burhan yaptığı açıklamada, devletin barışı veya ateşkesi reddetmediğini, ancak ateşkesin "düşmanı yeniden güçlendirmek için bir fırsat" olmaması gerektiğini söyleyerek, Hızlı Destek Kuvvetleri'ne (HDK) atıfta bulundu.

Egemenlik Konseyi tarafından dün yayınlanan açıklamada belirtildiği üzere, Burhan Cezire Eyaleti'ne yaptığı ziyarette, "silahlarını bırakıp barış yolunu benimseyen herkesi memnuniyetle karşıladığını" ifade etti. Ayrıca, "ülkeye ve orduya karşı kışkırtıcılık yapanların hesap vereceğini" vurguladı.

ABD Başkanı Donald Trump perşembe günü yaptığı açıklamada, ülkesinin Sudan'daki savaşı sona erdirmek için yoğun çaba sarf ettiğini ve buna çok yaklaştığını söyledi.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre Sudan ordusu ile HDK arasındaki savaş, sivil yönetime geçiş için seçimlere yol açması beklenen geçiş döneminde yaşanan iktidar mücadelesinin ardından 2023 Nisan ayının ortalarında patlak verdi.


Sudanlı doktorlar, Kuzey Kordofan'da HDK saldırısında 24 kişinin öldüğünü bildirdi

Hartum'da hasar görmüş bir binanın önünde insanlar mallarını satıyor (DPA)
Hartum'da hasar görmüş bir binanın önünde insanlar mallarını satıyor (DPA)
TT

Sudanlı doktorlar, Kuzey Kordofan'da HDK saldırısında 24 kişinin öldüğünü bildirdi

Hartum'da hasar görmüş bir binanın önünde insanlar mallarını satıyor (DPA)
Hartum'da hasar görmüş bir binanın önünde insanlar mallarını satıyor (DPA)

Sudan Doktorlar Ağı'na göre Hızlı Destek Kuvvetlerinin (HDK yerinden edilmiş insanları taşıyan bir araca saldırısı sonucu, aralarında sekiz 8 çocuğun ve birkaç kadının da bulunduğu 24 kişi hayatını kaybetti.

Ağ, aracın Güney Kurdufan eyaletinden kaçan yerinden edilmiş insanları taşıdığını ve el-Rahad şehrine geldiğinde hedef alındığını, bunun sonucunda ikisi bebek olmak üzere 24 kişinin öldüğünü ve çok sayıda kişinin de tedavi için şehrin hastanelerine kaldırıldığını belirtti.

Doktorlar Ağı, bölgenin ciddi tıbbi kaynak sıkıntısı çektiği, bu durumun yaralı ve yerinden edilmiş kişilerin acılarını daha da artırdığı son derece karmaşık sağlık ve insani koşullar altında saldırının gerçekleştiğini ifade etti.