Libya Temsilciler Meclisi, Başağa hükümetinin bütçe teklifini görüştü

Ulusal Birlik Hükümeti (UBH) Başbakanı Abdülhamid Dibeybe Sağlık Bakanlığı’nda yolsuzluk yapıldığını kabul etti.

Dibeybe dün Trablus’ta ekonomi ve idari mercilerin yetkilileriyle bir araya geldi (Ulusal Birlik Hükümeti)
Dibeybe dün Trablus’ta ekonomi ve idari mercilerin yetkilileriyle bir araya geldi (Ulusal Birlik Hükümeti)
TT

Libya Temsilciler Meclisi, Başağa hükümetinin bütçe teklifini görüştü

Dibeybe dün Trablus’ta ekonomi ve idari mercilerin yetkilileriyle bir araya geldi (Ulusal Birlik Hükümeti)
Dibeybe dün Trablus’ta ekonomi ve idari mercilerin yetkilileriyle bir araya geldi (Ulusal Birlik Hükümeti)

Libya Temsilciler Meclisi dün (salı) Fethi Başağa liderliğindeki İstikrar Hükümeti’nin sunduğu bütçe teklifini görüşmek için Sirte kentindeki binasında resmi bir oturum gerçekleştirdi. Bu gelişme, ertelenen seçimler konusunda düzenleyici kurallarla ilgili anlaşmazlıklara çözüm bulunması amacıyla Birleşmiş Milletler (BM) gözetiminde Libya Temsilciler Meclisi ile Devlet Yüksek Konseyi’nin Kahire’de ‘Anayasal Süreç’ toplantılarına devam ettiği bir süreçte geldi.
Başağa önceki gün Bingazi kentinde İtalya Dışişleri Bakanı’nın Libya Özel Temsilcisi Nicola Orlando ve İtalya’nın Trablus Büyükelçisi Giuseppe Buccino ile bir araya geldi. Başağa, görüşmede, “Hükümetim çalışmalarına Sirte kentinden başladı ve ülkenin birlik ve istikrarını koruyacak” dedi. Parlamento ve cumhurbaşkanlığı seçimlerinin belirlenen tarihlerinde ve bir yol haritasına göre düzenlenmesini destekleme sözü veren Başağa, İtalya ile çeşitli alanlarda verimli iş birliğini ve ortak çalışmayı sabırsızlıkla beklediğini dile getirdi. Özel Temsilcisi Orlando’nun İstikrar Hükümeti’nin Libya’nın tüm şehirlerinde doğrudan göreve başlamak için güç kullanmayı reddetmesinden ve yasal yolları takip etmesinden övgüyle söz ettiği aktarıldı.
Bu arada Kahire’de Libya Temsilciler Meclisi ve Devlet Yüksek Konseyi arasındaki ‘Anayasal Süreç’ adı verilen toplantılar devam etti. Temsilciler Meclisi Sözcüsü Abdullah Blihak Temsilciler Meclisi ve Devlet Yüksek Konseyi üyelerinden oluşan ortak komite önceki gün Anayasa Belgesi’ndeki yerel yönetimlere ilişkin maddelerde değişiklik teklifini görüştü ve önerileri ana komiteye gönderdi. Blihak, Temsilciler Meclisi ve Devlet Yüksek Konseyi üyelerinin katılımıyla birkaç alt komite kurulduğunu bildirdi.
Devlet Yüksek Konseyi Başkanı Halid el-Mişri, önceki gün başkent Trablus’ta Yüksek Yargı Konseyi Başkanı Miftah el-Kavi ve Başsavcı Sıddik es-Sur ile bir araya geldi. Görüşmede seçimlerin anayasal zeminin yargı boyutu ele alındı. Mişri konuyla ilgili değerlendirmeleri anlayışla karşıladığını ve Kahire’deki toplantılara katılan Diyalog Komitesi’ne sunmak üzere inceleme sözü verdi. Mişri, Sıddik es-Sur’un kendisine önümüzdeki seçimlerin tarafsızlığını güvence altına almak için ulusal rakamları gözden geçirme konusundaki çalışmalar hakkında bilgi verdiğini söyledi.
Mişri önceki gün Ulusal Birlik Hükümeti’ne (UBH) bağlı Genelkurmay Başkanı Muhammed el-Haddad ile görüşmesinde, ordunun güvenlik zafiyetlerini engelleme noktasında rolünü yerine getirmesi, siyasi çekişmelerden uzak kalması ve çeşitli şekillerde yürütülen siyasi diyaloğa herhangi bir müdahalede bulunmamasının önemini vurguladı. Mişri, görüşmede halihazırda çeşitli şekillerde devam eden siyasi diyalog görüşmelerinin Temsilciler Meclisi ve Devlet Yüksek Konseyi’nin yetki alanında olduğunun altını çizdi.
Haddad, Trablus’ta düzenlenen Askeri Fakülteler Yüksek Konsey Toplantısı’nda, Ağustos 1940’ta kurulan Libya Silahlı Kuvvetleri’nin 82. kuruluş yıldönümü münasebetiyle yapılacak kutlamalarla ilgili hazırlıklar hakkında bilgi verdi. Haddad toplantıda fakültelerin tahmini bütçesinin ve yeni eğitim yılında öğrenci kabul hazırlıklarının ele alındığını belirtti.
Haddad dün ise İngiliz Askeri Ataşesi Chris O’Flaherty ile görüşmesinde askeri ve güvenlik eğitim ve danışma alanlarında ortak iş birliği ve desteği güçlendirme yollarını masaya yatırdı.
Başkanlık Konseyi Başkanı Muhammed el-Menfi, dün İngiltere’nin Trablus Büyükelçisi Caroline Hurndall’ı kabul etti. Menfi bu görüşmede Konsey’in parlamento ve cumhurbaşkanlığı seçimlerinin düzenlenmesi noktasında ilerleme sağlanmasına dair kararlı tutumunu vurguladı. Seçimlerin, siyasi sürecin tüm paydaşlarının üzerinde uzlaşacağı yasal bir çerçeveye sahip olması gerektiğini söyleyen Menfi, Temsilciler Meclisi ve Devlet Yüksek Konseyi’nden her türlü siyasi çatışmalardan uzak bir şekilde ülkenin çıkarlarını öncelemelerini talep etti.
Menfi’nin açıklamasına göre, İngiliz Büyükelçi Hurndall, Başkanlık Konseyi’nin ulusal uzlaşı ve anayasal temellere dayalı kapsamlı ulusal seçimlerin düzenlenmesi konularındaki çalışmalarını desteklemeye devam edeceğini dile getirdi.
Öte yandan Ulusal Birlik Hükümeti (UBH) Başbakanı Abdülhamid Dibeybe, UBH’ye bağlı Sağlık Bakanlığı’nda yolsuzluk yapıldığını kabul etti. Dibeybe, dün Trablus’ta ilaç stokuyla ilgili ilk elektronik takip sistemini faaliyete geçirdiği sırada yaptığı açıklamada, “Bakanlığın geçmiş bütçelerden harcadığı paraların çoğu yolsuzluk sebebiyle boşa gitti ve ilaç kaosu yaşandı. Sağlık Bakanlığı’nda yozlaşmışlar var. Hayati ve tehlikeli sektörlerden biri olan bu sektördeki kaosun devam etmemesi gerekiyor” dedi.
Dibeybe, Merkez Bankası’nın düzenlediği son toplantının sonuçlarını ve bazı ekonomik ve mali gündemleri ele almak için önceki gün Sayıştay, Devlet Denetleme Bürosu ve Merkez Bankası Başkanlarıyla bir araya geldi. Dibeybe’nin ofisinden yapılan yazılı açıklamaya göre, toplantıdaki katılımcılar hâlihazırda idari ve denetim organları tarafından izlenen tüm devlet harcamalarını gösteren bütün mali ve teknik prosedürlerin kamuoyuyla daha çok paylaşılması ve bu konuda gerekli tedbirlerin alınmasının önemini vurguladı.
Cumhurbaşkanlığı seçimlerine aday olan 18 kişi, önceki gün yayınladıkları ortak açıklamada, başkent Trablus’taki Salı Pazarı bölgesinde cuma günü yaşanan silahlı çatışmaları kınadı. Devlet otoritesinin olmayışı ve devlet kurumlarının ihmalkarlığı sonucu meydana gelen bu çatışmaları “medeniyetsizce ve gayrimeşru” olarak nitelendiren adaylar, Libya halkının beklentilerini karşılamak için seçim sürecinin tamamlanması, bu yıl bitmeden cumhurbaşkanlığı ve parlamento seçimlerinin ilk turunun yapılması ve bunun önündeki tüm engellerin istisnasız, kısıtlamasız ve ön koşulsuz şekilde en kısa sürede kaldırılmasının önemini vurguladı.



İsrail ordusu, Gazze'de kendi adına çalışan 5 milis gücüne sahip olmakla övünüyor

 Gazze'nin güneyindeki Refah'ta, Hamas'ın silahlı kanadı olan İzzeddin el-Kassam Tugayları mensupları (Arşiv- Reuters)
Gazze'nin güneyindeki Refah'ta, Hamas'ın silahlı kanadı olan İzzeddin el-Kassam Tugayları mensupları (Arşiv- Reuters)
TT

İsrail ordusu, Gazze'de kendi adına çalışan 5 milis gücüne sahip olmakla övünüyor

 Gazze'nin güneyindeki Refah'ta, Hamas'ın silahlı kanadı olan İzzeddin el-Kassam Tugayları mensupları (Arşiv- Reuters)
Gazze'nin güneyindeki Refah'ta, Hamas'ın silahlı kanadı olan İzzeddin el-Kassam Tugayları mensupları (Arşiv- Reuters)

İsrail ordusu, Gazze Şeridi’nde Hamas’a karşı faaliyet gösteren 5 Filistinli milis grubun oluşturulmasıyla övünürken, iktidardaki sağ çevreler bu grupların rolü konusunda uyarılarda bulunuyor. Sağcı çevreler, bu tür yapılanmaların en iyi ihtimalle para hırsıyla hareket ettiğini, daha fazla ödeme yapan bir taraf bulmaları hâlinde İsrail’e karşı da dönebilecekleri görüşünü dile getiriyor.

Ordu bu eleştirilere verdiği yanıtta, söz konusu güçlerin yakından izlendiğini ve dikkatli davranıldığını vurguladı. Açıklamada, bu milislerin bugün “sarı hat” olarak adlandırılan bölgede Hamas hücrelerine karşı görevler yürüttüğü, bu görevlerin İsrail ordusu tarafından yapılması hâlinde askerlerin hayatının ciddi risk altına gireceği ifade edildi.

Ordu, bu grupların Hamas’a yönelik suikastlar gerçekleştirdiğini ve onları kamuoyu önünde küçük düşürdüğünü ileri sürdü.

Ancak sağ kanat bu değerlendirmelere temkinli yaklaşıyor. Bu milislerin kişisel çıkarlara, aşiretler arası çatışmalara ve suç çeteleri arasındaki rekabete dayandığını savunan sağcılar, bu yapılarla güvenli ilişkiler kurulamayacağını belirtiyor.

Gazze’de silahlı bir milis gruba liderlik eden ve yakın zamanda öldürülen Yasir Ebu Şebab (Yediot Aharonot)

Gazze’de silahlı bir milis gruba liderlik eden ve yakın zamanda öldürülen Yasir Ebu Şebab (Yediot Aharonot)

İsrailli kaynaklara göre Gazze’de hâlihazırda faaliyet gösteren 5 silahlı milis grubu bulunuyor: İlki kuzeyde Beyt Lahiya bölgesinde ve Eşref el-Mansi tarafından yönetiliyor. İkincisi Gazze kentinin kuzeyindeki Şucaiyye Mahallesi yakınlarında, lideri Rami Adnan Halis. Üçüncüsü orta kesimde Deyr el-Belah civarında ve Şevki Ebu Nasira tarafından yönetiliyor. Dördüncüsü Han Yunus’ta, lideri Husam el-Esdal. Beşinci milis ise Refah’ta faaliyet gösteriyordu ve Yasir Ebu Şebab tarafından yönetiliyordu; Şebab’ın öldürülmesinin ardından yerini Gassan ed-Dehini aldı. Gazze’de son dönemde ed-Dehini’nin bir suikast girişiminde yaralandığına dair söylentiler yayıldı.

Yediot Aharonot gazetesine konuşan güvenlik kaynakları, kuzey ve güneyde faaliyet gösteren milislerin aşiretlere dayandığını ve suç geçmişi olan kişiler tarafından kontrol edildiğini belirtirken, orta kesimdeki iki grubun liderlerinin geçmişte Filistin Kurtuluş Örgütü (FKÖ) ile bağlantılı isimler olduğunu belirtti. Bu nedenle söz konusu iki grubun ulusal saiklerle hareket ediyor olabileceği ve İsrail ordusunun aslında Filistin çıkarları doğrultusunda kullanılıyor olabileceği ihtimali dile getirildi.

Gazete, İsrail çevrelerinde bu silahların kontrolden çıkabileceği ve ister milis liderlerinin elinden çıksın isterse bölgedeki diğer tarafların eline geçsinler, işgal ordusuna karşı kullanılmaları olasılığı konusunda endişeler olduğunu belirtti.

Han Yunus’ta İsrail yanlısı bir milis grubuna liderlik eden Husam el-Esdal (Filistin Basın Ağı sayfası)Han Yunus’ta İsrail yanlısı bir milis grubuna liderlik eden Husam el-Esdal (Filistin Basın Ağı sayfası)

Gazete ayrıca, işgal ile iş birliği yapan Gassan ed-Dehini’nin yayımladığı ve Hamas ile direniş güçlerini tehdit ettiği videoya da değindi. Videoda ed-Dehini’nin, Refah’ta İsrail hava desteği altında esir alınan Kassam Tugayları saha komutanı Edhem el-Aker’e hakaret ettiği görülüyor. Videoda ed-Dehini’nin, Gazze’de daha önce bulunmayan kamuflajlı askeri üniforma ve kurşun geçirmez yelek giydiği, nadir ve pahalı bir sigara içtiği, arka planda ise modern “pick-up” araçların ve yakın mesafede İsrail askeri mevzisi olduğu tahmin edilen bir binanın yer aldığı ifade edildi.

Öte yandan, CNN ve Wall Street Journal, İsrail kaynaklarına atıfta bulunarak, İsrail’in bu milisleri çok sayıda tüfek ve mühimmatla silahlandırdığını yazdı. Bu durum, Oslo Anlaşmaları döneminde İsrail’in Filistin Yönetimi’ne silah edinme izni vermesini ve sağ kesimin o dönemde dile getirdiği “Onlara silah vermeyin” sloganını hatırlattı.

Wall Street Journal, yedek subaylara dayandırdığı haberinde, İsrail’in Hamas’a karşı faaliyet gösteren bu milislere yaptığı yatırımları artırdığını, askeri teçhizat sağladığını, üyelerini İsrail’deki hastanelerde tedavi ettirdiğini ve ailelerine destek verdiğini belirtti. Gazete, bu kişilerin bazılarının Filistin Yönetimi ile bağlantılı olduğunu, özellikle Refah’taki bazı unsurların ise suç kayıtlarının bulunduğunu yazdı.

Gazze’deki Cibaliye Mülteci Kampı’nda Hamas’a bağlı Kassam Tugayları mensuplarının önünde duran Filistinli bir çocuk (Arşiv – EPA)Gazze’deki Cibaliye Mülteci Kampı’nda Hamas’a bağlı Kassam Tugayları mensuplarının önünde duran Filistinli bir çocuk (Arşiv – EPA)

Haberde, İsrail’in bu gruplara yakıt, gıda, araç, hatta sigara sağladığı; onları İsrail askerlerine yakın “sarı hat” bölgesinde konuşlandırmaya yardımcı olduğu ve bu desteğin maliyetinin İsrail güvenlik bütçesinden on milyonlarca şekele ulaşabileceği ifade edildi.

Şarku’l Avsat’ın Yediot Aharonot'tan aktardığına göre İsrail güvenlik kurumları içinde bu milislerin desteklenmesi konusunda görüş ayrılığı bulunuyor. Destekleyenler, bu yaklaşımın Hamas’a karşı taktiksel fayda sağladığını ve askerler üzerindeki riski azalttığını savunurken; karşı çıkanlar, silahların başka ellere geçmesi ya da bazı unsurların Filistin toplumuna yeniden entegre olabilmek için İsrail’e karşı dönmesi ihtimaline dikkat çekiyorlar.

Gazete, bu milislerin Hamas ve askeri kanadıyla baş edebilecek birleşik örgütsel yapıya sahip olmadığını, fiilen sadece İsrail ordusu ve Şin Bet’in denetimi altında hareket ettiklerini vurguladı.

Sonuç bölümünde Yediot Aharonot, bu grupların kısa vadeli taktik çözüm sunabileceğini, özellikle geniş çaplı yıkım operasyonları öncesinde Hamas mensuplarını tünellerde veya enkaz altında aramak için kullanılabileceğini belirtti. Ancak, örgütsel çatıdan yoksun bu yapıların Hamas’ın yerine geçme şansının bulunmadığını, Hamas’ın ateşkes sürecinde gücünü yeniden toparladığını ve kontrolünü pekiştirdiğini kaydetti.

Gazeteye konuşan sağcı bir siyasi kaynak, bu milislerin İsrail’e Lübnan Savaşı’nı hatırlattığını belirtti. O dönemde İsrail’in Filistin Kurtuluş Örgütü’ne ve daha sonra Hizbullah’a karşı Lübnanlı milisleri devreye soktuğunu hatırlatan kaynak, bu milislerin Sabra ve Şatilla mülteci kamplarında katliamlar gerçekleştirdiğini ve bunun sorumluluğunun İsrail’e yüklendiğini belirtti. Bu nedenle aşırıya kaçılmaması ve bu tür gruplara bel bağlanmaması gerektiğini vurguladı.


Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı: Silahlarını bırakıp barış yolunu seçen herkesi memnuniyetle karşılıyoruz

Sudan'ın el Gedarif eyaletindeki Ebu el-Nece kampında bulunan yerinden edilmiş Sudanlılar (AFP)
Sudan'ın el Gedarif eyaletindeki Ebu el-Nece kampında bulunan yerinden edilmiş Sudanlılar (AFP)
TT

Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı: Silahlarını bırakıp barış yolunu seçen herkesi memnuniyetle karşılıyoruz

Sudan'ın el Gedarif eyaletindeki Ebu el-Nece kampında bulunan yerinden edilmiş Sudanlılar (AFP)
Sudan'ın el Gedarif eyaletindeki Ebu el-Nece kampında bulunan yerinden edilmiş Sudanlılar (AFP)

Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı Abdulfettah el-Burhan yaptığı açıklamada, devletin barışı veya ateşkesi reddetmediğini, ancak ateşkesin "düşmanı yeniden güçlendirmek için bir fırsat" olmaması gerektiğini söyleyerek, Hızlı Destek Kuvvetleri'ne (HDK) atıfta bulundu.

Egemenlik Konseyi tarafından dün yayınlanan açıklamada belirtildiği üzere, Burhan Cezire Eyaleti'ne yaptığı ziyarette, "silahlarını bırakıp barış yolunu benimseyen herkesi memnuniyetle karşıladığını" ifade etti. Ayrıca, "ülkeye ve orduya karşı kışkırtıcılık yapanların hesap vereceğini" vurguladı.

ABD Başkanı Donald Trump perşembe günü yaptığı açıklamada, ülkesinin Sudan'daki savaşı sona erdirmek için yoğun çaba sarf ettiğini ve buna çok yaklaştığını söyledi.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre Sudan ordusu ile HDK arasındaki savaş, sivil yönetime geçiş için seçimlere yol açması beklenen geçiş döneminde yaşanan iktidar mücadelesinin ardından 2023 Nisan ayının ortalarında patlak verdi.


Sudanlı doktorlar, Kuzey Kordofan'da HDK saldırısında 24 kişinin öldüğünü bildirdi

Hartum'da hasar görmüş bir binanın önünde insanlar mallarını satıyor (DPA)
Hartum'da hasar görmüş bir binanın önünde insanlar mallarını satıyor (DPA)
TT

Sudanlı doktorlar, Kuzey Kordofan'da HDK saldırısında 24 kişinin öldüğünü bildirdi

Hartum'da hasar görmüş bir binanın önünde insanlar mallarını satıyor (DPA)
Hartum'da hasar görmüş bir binanın önünde insanlar mallarını satıyor (DPA)

Sudan Doktorlar Ağı'na göre Hızlı Destek Kuvvetlerinin (HDK yerinden edilmiş insanları taşıyan bir araca saldırısı sonucu, aralarında sekiz 8 çocuğun ve birkaç kadının da bulunduğu 24 kişi hayatını kaybetti.

Ağ, aracın Güney Kurdufan eyaletinden kaçan yerinden edilmiş insanları taşıdığını ve el-Rahad şehrine geldiğinde hedef alındığını, bunun sonucunda ikisi bebek olmak üzere 24 kişinin öldüğünü ve çok sayıda kişinin de tedavi için şehrin hastanelerine kaldırıldığını belirtti.

Doktorlar Ağı, bölgenin ciddi tıbbi kaynak sıkıntısı çektiği, bu durumun yaralı ve yerinden edilmiş kişilerin acılarını daha da artırdığı son derece karmaşık sağlık ve insani koşullar altında saldırının gerçekleştiğini ifade etti.