1886 markasının kurucuları: 2030 Vizyonu bir yaratıcılık volkanı uyandırdı

Suudi Arabistan’ın ilk spor giyim markası 1886’nın kurucuları Şarku’l Avsat’a konuştu

1886 Saudi Streetwear markasının kurucuları Haled el-Cammaz ve Fahd el-Cuma (Şarku’l Avsat)
1886 Saudi Streetwear markasının kurucuları Haled el-Cammaz ve Fahd el-Cuma (Şarku’l Avsat)
TT

1886 markasının kurucuları: 2030 Vizyonu bir yaratıcılık volkanı uyandırdı

1886 Saudi Streetwear markasının kurucuları Haled el-Cammaz ve Fahd el-Cuma (Şarku’l Avsat)
1886 Saudi Streetwear markasının kurucuları Haled el-Cammaz ve Fahd el-Cuma (Şarku’l Avsat)

Batı’nın zihninde yer ettiği gibi siyah abayalar ve geleneksel kıyafetlerin dışına çıkılmayan Suudi Arabistan sokaklarında, ‘1886 Saudi Streetwear’ isimli giyim markasının kurucuları Haled el-Cammaz ve Fahd el-Cuma ikilisinin tasarımlarını görmemek elde değil.
‘Sokak giyimi’ olarak bilinen markanın tasarımları, Riyad ve Cidde sokaklarından çok Tokyo, Londra veya Milano sokaklarında görebileceğiniz türden modern çizgilere sahip.
Markanın kurucuları Halid el-Cammaz ve Fahd el-Cuma Şarku’l Avsat’a özel bir açıklama yaptı.
Cammaz, “2016’dan önce hayalimiz yoktu. 2030 Vizyonu tüm bir neslin hayatını değiştirdi. Moda, bu vizyondan en fazla yararlanan alan oldu. Batı’nın sunduğu her şeyi yalnızca tüketip, kopyaladıktan sonra, genç insanlar olarak üretici ve yaratıcı olmaya karar verdik. Şu anda Riyad, Cidde, Huber ve diğer sokaklarda tanık olduğumuz bu çeşitliliğe kapı açan şey budur” dedi.
Cuma ise bu markayı kurma yolculuklarını şöyle anlattı:
“Suudi Arabistan denilince akla ilk gelen şeyin sokak kültüründen ilham alan moda olmadığı doğru. Ancak ülkenin geçirdiği değişiklikler ve 2030 Vizyonu durgun suları karıştırdı ve bölgede bir köşede yatmış olan yaratıcılık volkanını uyandırdı. Bu umut ve iyimserlik ruhu, bu yolculuğa başlamamızın sebebidir.”

Sokak kültürü genellikle Japon, İtalyan ve İngiliz modasının özelliklerini birleştiren, gençlerin önderlik ettiği bir isyanla ilişkilendirilir.
Cuma özel röportajına şu ifadelerle devam etti:
“2016’dan önce geleneksel kıyafetler ve uluslararası imzalar taşıyan kıyafetler yaygındı, yerel markalar ise bölgeyi ifade eden yeni bir şey sunmadan tasarımlarını kopyalıyordu. Piyasada bir boşluk vardı ve biz kendimizi ifade edecek bir marka yaratmaya hevesliydik.”
Cammaz sözü alarak şöyle konuştu:
“Şimdiye kadar sokak kültüründen türetilen sportif moda, hâlâ Nike ve Umbro gibi uluslararası moda liderlerinin elinde. Bu, yerel tasarımcılar için keşfedilmemiş bir alan olarak kaldı. Bu yüzden kendimize ‘Neden aynı kalite ve çekicilikte bir Suudi spor giyim markası olmasın?’ diye sorduk.”
Gerçekten de bu fikir, alışılmamış kumaşların kullanımının yanı sıra sadeliği modern çizgilerle buluşturan tasarımlar açısından türünün ilk örneği oldu.
İki tasarımcı, ‘1886’ markasını piyasaya sürdükleri zamanın çok avantajlı olduğunu vurgulayarak, ülke nüfusunun yüzde 70’inden fazlasının 30 yaşın altında olduğuna dikkat çekti.
Cuma, “Biz aynı kuşağa aitiz, aynı deneyimler ve dönüşümleri yaşıyoruz” diye ekledi.

Tasarımcılar pop art, müzik ve modern teknolojiden etkilendiler
Tasarımcılar, sokak kültürünün her zaman gençlerin öncülüğündeki bir hareketin ifadesi olduğunu ve modanın en çok bundan etkilendiğini biliyor.
Moda ve aksesuarlar, normlara isyan etmek ve gerçekte somutlaştırmayı arzuladıkları yeni dünya görüşünü ifade etmek için kültürel, sosyal ve hatta politik bir rol kazanıyor.
Cuma, “İlk etapta gençlere hitap eden tasarımlarda tam da bunu vurgulamaya çalıştık” dedi.
Pazarlama okuyan Cammaz ve işletmecilik okuyan Cuma Londra’da tanıştı.
Moda eğitimi almamalarına rağmen, moda sevgisinin, renkleri karıştırmanın ve farklı stilleri eşleştirmenin onları birleştirdiğini keşfettiler.
Cammaz o günleri şöyle anlattı:
“Okul yıllarında odalarımız yaratıcı bir stüdyoya dönüştü. İçinde fikir alışverişinde bulunur ve ilk eskizleri hazırlardık. Markamızı piyasaya sürmeyi düşünürken, her birimizin odasının numarası olan 18 ve 86 rakamlarını seçtik. Böylece bu hayalin odalarımızda doğduğunu ve birçok fikrin ortaya çıktığını unutmuyoruz.”
2016’da 1886 markasını çıkardılar ve sosyal medya, onları tanıtmanın ve genç tasarımlarını öne çıkarmanın harika bir yoluydu.
Cidde ve Riyad’da mağazalar açan gençler, gelecekte Dubai, Londra, Paris ve Milano’da olmayı planlıyor.
Köklerine ve kültürlerine bağlılıklarına rağmen, genç tasarımcıların tarzları evrensel.
Pop art, müzik ve modern teknolojiden etkilenen tasarımcılar, “Bu şeyler belirli bir bölgeye veya kültüre bağlı değil. Farklı olan, bunların hiçbir coğrafi veya kültürel sınır tanımayan tasarımlara nasıl çevrildiği. Herkese açık ve her zaman önerdiğimiz tarz, kültürümüze uyarlanmış Japon, İtalyan veya İngiliz modasının özelliklerini birleştiriyor. Bu, tüm dünyayı dolaşan ve tabii ki aynı zamanda köklerine değer veren Suudi bir müşterinin arzusunu yerine getiriyor” diye konuştu.



Coldplay skandalındaki kadın, dudak uçuklatan ücretle tavsiye veriyor

Kristin Cabot ve patronu Andy Byron, Coldplay konserinde sarmaş dolaş halde yakalanmıştı (@calebu2/TMX)
Kristin Cabot ve patronu Andy Byron, Coldplay konserinde sarmaş dolaş halde yakalanmıştı (@calebu2/TMX)
TT

Coldplay skandalındaki kadın, dudak uçuklatan ücretle tavsiye veriyor

Kristin Cabot ve patronu Andy Byron, Coldplay konserinde sarmaş dolaş halde yakalanmıştı (@calebu2/TMX)
Kristin Cabot ve patronu Andy Byron, Coldplay konserinde sarmaş dolaş halde yakalanmıştı (@calebu2/TMX)

Owen Scott ABD Muhabiri 

Coldplay konseri sırasında öpücük kamerasına yakalanarak kötü bir ün kazanan insan kaynakları yöneticisi, "hikayesini geri kazanma" konuşmasının biletleri için 875 dolar talep ediyor.

53 yaşındaki Kristin Cabot, evli patronu Andy Byron'la sarmaş dolaş görüntülerinin stadyum ekranlarında canlı yayımlanması üzerine aniden eğildikten sonra Nisan 2025'te internet mimine dönüşmüştü.

Artık viral olan videoda Coldplay'in solisti Chris Martin stadyum hoparlörlerinden "Ya gizli ilişki yaşıyorlar ya da çok utangaçlar" demişti.

Olayın ardından Cabot ve Byron dünya çapında manşetlere taşınmış, birçok kişi ilişkileri hakkında spekülasyonlar yürütmüştü.

Artık Cabot, "hikayesini" nasıl geri kazandığını anlatan konuşmalar yapıyor ancak onun söylediklerini dinlemek isteyen katılımcıların 875 dolar gibi dudak uçuklatan bir ücret ödemesi gerekiyor.

Etkinliğin açıklamasında, "Medyanın olumsuz merceği altındaki kadınların uzun süredir maruz kaldığı toplumsal ayıplamanın şiddetini Cabot ilk elden deneyimledi; aynı durumdaki erkekler genellikle bundan paçayı sıyırıyor gibi görünüyor" ifadeleri yer alıyor.

Cabot, Byron'la birlikte Jumbotron'da yakalandığında eşinden ayrılmıştı ancak patronu evliydi.

İki çocuk annesi Cabot skandalın ardından verdiği bir dizi röportajda, bu mim yüzünden "iş bulamadığını" söylemişti.

New York Times'a verdiği röportajda skandaldan "birkaç High Noons"u (alkollü içki markası -çn.) sorumlu tutan Cabot, daha sonra Britanya gazetesi The Times'a kendisini "kızıl harfle" (Scarlet Letter; zina yaptığı için boynuna kızıl bir "A" harfi asılarak toplumdan uzaklaştırılan bir kadını konu alan Nathaniel Hawthorne romanı -çn.) damgalanmış gibi hissettiğini açıklamıştı.

PRWeek'in 2026 Kriz İletişimi Konferansı’nda yapacağı konuşmasının ana konusu, bu mecazi "kızıl harfi" nasıl üstünden attığını açıklamak olacak gibi görünüyor.

Cabot'ın internette yükselen eleştirilere karşı koymak için hizmetlerinden yararlandığı halkla ilişkiler uzmanı Dini von Mueffling, kendisine sahnede eşlik edecek.
 

Görsel kaldırıldı.Öpücük kamerası videosunun ardından işe aldığı halkla ilişkiler uzmanı Dini von Mueffling, Cabot'a sahnede eşlik edecek (PRWeek)


Etkinliğin açıklaması şöyle devam ediyor:

Bu oturumda Astronomer'ın eski insan kaynakları direktörü Cabot ve onun halkla ilişkiler temsilcisi, sektörün efsane ismi Dini von Mueffling, Cabot'ın kendi hikayesini kontrol altına alıp yeniden yazmasını sağlayan (hem kısa hem de uzun vadeli) stratejileri paylaşacak.

16 Nisan'da Washington D.C.'de düzenlenecek konferansta başka şirketler ve hayır kurumları da etkinlikte konuşma yapma hazırlıklarını sürdürüyor.

Bu oluşumlardan biri, LGBTQ+ bireylerin intiharını önlemeye odaklanan, kâr amacı gütmeyen Trevor Project.

ABD'nin başkentinin göz alıcı halkla ilişkiler etkinliğine katılan bir diğer şirket Blackbird.AI ise yapay zekanın krizleri büyütme tehlikesi üzerine bir konuşma yapacak.

Independent Türkçe, independent.co.uk/arts-entertainment


Okyanus tabanının altında tatlı su kaynağı olduğu doğrulandı

Çökelti örneklerinin alındığı yerler (Avrupa Okyanus Sondaj Araştırmaları Konsorsiyumu)
Çökelti örneklerinin alındığı yerler (Avrupa Okyanus Sondaj Araştırmaları Konsorsiyumu)
TT

Okyanus tabanının altında tatlı su kaynağı olduğu doğrulandı

Çökelti örneklerinin alındığı yerler (Avrupa Okyanus Sondaj Araştırmaları Konsorsiyumu)
Çökelti örneklerinin alındığı yerler (Avrupa Okyanus Sondaj Araştırmaları Konsorsiyumu)

Uluslararası bir keşif gezisi, okyanus tabanının altındaki gizli tatlı su rezervlerini ilk kez kapsamlı bir şekilde belgeleyerek, çok az anlaşılan bir sisteme dair yeni bilgiler sundu.

Su, gezegenimizin yüzeyinin yaklaşık yüzde 70'ini oluştursa da aynı zamanda yeraltı su kaynaklarında da depolanıyor.

Birçok kıyı topluluğu, tatlı su ihtiyaçları için bu su kaynaklarına bağımlı.

Yeraltındaki su kaynaklarının, deniz tabanının altında tatlı, hafif tuzlu su bölgelerine doğru açık denize gittiği biliniyordu ancak bunlar şimdiye kadar neredeyse hiç keşfedilmemişti.

Uluslararası Okyanus Keşif Programı 501 Seferi, deniz tabanının yaklaşık 200 metre altındaki bir bölgede tatlılaşmış suyu belgeledi ve örnekledi. New England kıyılarının açıklarında okyanus tabanının altından alınan çökelti örnekleri, ilk kez açık deniz tatlı su sistemlerinin varlığını doğruladı.

Araştırmacılar, bulguların dünyanın dört bir yanındaki benzer gizli su kaynaklarına daha fazla ışık tutabileceğini söyledi.

Devam eden çalışmalarda, bilim insanları, su kaynaklarını yerinde tutan ve su geçirmez tabakalar diye bilinen kumlu katmanlar da dahil olmak üzere, tortularda depolanan suyu örneklemeyi umuyorlar.

grthy
Uluslararası Okyanus Keşif Programı 501 Seferi, New England kıyılarının açıklarında okyanus tabanının altından tortu örnekleri aldı (Avrupa Okyanus Sondaj Araştırmaları Konsorsiyumu)

Colorado Maden Okulu'ndan jeolog Brandon Dugan, "Tatlılaşmış suyun hem denizel hem karasal tortularda, birden fazla tortu türünde bulunduğunu görmek bizi heyecanlandırdı" dedi.

Bu kadar farklı malzemelerdeki tatlı su, suyun hangi koşullarda buraya yerleştiğini anlamamıza yardımcı olacak.

Araştırmacılar, birçok kıyı bölgesinin tatlı su kaynakları için yeraltı suyuna bağımlı olması nedeniyle, bulguların toplum için büyük önem taşıdığını söylüyor.

ABD'nin kuzeydoğu kıyıları, açık deniz tatlı su rezervlerine sahip olduğu düşünülen en çok incelenen alanlardan biri. Tahminler, New Jersey ve Maine arasındaki Atlantik kıta kenarı boyunca yaklaşık 1300 kilometreküp depolanmış tatlı su olabileceğini gösteriyor.

ds67ı
Bilim insanları, tortu örneklerini renk ve yapı bakımından tanımlamak için Toprak Renk Şeması'nı kullanıyor (Avrupa Okyanus Sondaj Araştırmaları Konsorsiyumu)

Bunu daha iyi anlamak için, araştırmacılar New York'un her yıl 1,5 kilometreküp tatlı su, yani yaklaşık 1,5 trilyon litre kullandığını söylüyor.

Leicester Üniversitesi'nden sedimentolog Sarah Davies, "501 Seferi, başından beri yenilikçi oldu; okyanus sondaj topluluğu genelinde yeni araçlar, yeni yöntemler ve yeni işbirlikleri getirdi" dedi.

13 ülkeden yaklaşık 40 araştırmacının devam eden çalışmaları, besin maddelerinin dünyanın kıta sahanlığı tortularında nasıl döngüye girdiğini ve bu süreçlerin okyanus ekosistemlerini nasıl şekillendirdiğini ortaya çıkarabilir.

Dr. Davies, "Karadaki çalışmalar bu ivmeyi sürdürüyor ve örnekler şimdiden heyecan verici bir hikaye ortaya koyuyor" dedi.

Independent Türkçe


NASA, Jüpiter'in gerçek boyutunu ortaya çıkardı: "Ders kitaplarının güncellenmesi gerekecek"

Jüpiter, Güneş Sistemi'ndeki diğer tüm gezegenleri içine alabilecek kadar büyük (ESA)
Jüpiter, Güneş Sistemi'ndeki diğer tüm gezegenleri içine alabilecek kadar büyük (ESA)
TT

NASA, Jüpiter'in gerçek boyutunu ortaya çıkardı: "Ders kitaplarının güncellenmesi gerekecek"

Jüpiter, Güneş Sistemi'ndeki diğer tüm gezegenleri içine alabilecek kadar büyük (ESA)
Jüpiter, Güneş Sistemi'ndeki diğer tüm gezegenleri içine alabilecek kadar büyük (ESA)

NASA'nın Juno uzay aracı, Güneş Sistemi'nin en büyük gezegeni Jüpiter'in sanılandan biraz daha küçük ve basık olduğunu tespit etti.

Bir gaz devi olan Jüpiter büyük ölçüde hidrojen ve helyumdan oluşuyor. 

Daha önce NASA'nın Pioneer ve Voyager görevlerinden elde edilen veriler, devasa gezegenin ekvatordaki çapının 142 bin 984 kilometre, bir kutbundan ötekine olan uzunluğunun da 133 bin 708 kilometre olduğunu gösteriyordu.

Ancak İsrail'deki Weizmann Bilim Enstitüsü'nden araştırmacılar bu ölçümlerin tam isabetli olmadığını belirledi.

NASA'nın aracı Juno, 2016'dan beri Jüpiter'in yörüngesinde. Görev süresi 2021'de uzatılınca rotası değiştirilen Juno, Dünya'dan bakıldığında Jüpiter'in arkasından geçişler yapmaya başladı.

Bu sayede gezegenin büyüklüğünü daha net bir şekilde hesaplamak mümkün oldu. Aracın, Jüpiter'in arkasından Dünya'ya gönderdiği radyo sinyallerinin Jüpiter'in arkasından geçerken bükülmesi ya da zayıflaması, gezegenin boyutunu ölçmeye yarıyor.

Juno'nun ham verilerini işlemek için gereken teknikleri geliştiren Maria Smirnova "Radyo sinyallerinin, Jüpiter'in atmosferinden geçerken nasıl büküldüğünü izledik. Böylece bu bilgileri Jüpiter'in sıcaklık ve yoğunluğuna ilişkin ayrıntılı haritalara dönüştürdük ve dev gezegenin şekli ve boyutuna ilişkin şimdiye kadarki en net resmi elde ettik" diye açıklıyor.

Bulguları hakemli dergi Nature Astronomy'de 2 Şubat Pazartesi yayımlanan çalışmaya göre Jüpiter'in ekvatordaki çapı sanılandan 8 kilometre, kutupları arasındaki uzunluk da 24 kilometre daha küçük.

Çalışmanın yazarlarından Yohai Kaspi "Ders kitaplarının güncellenmesi gerekecek" diyor. 

Jüpiter'in boyutu elbette değişmedi; değişen, onu ölçme yöntemimiz.

Devasa bir gezegen için birkaç kilometrelik bir farkın önem taşımayacağı düşünülebilir ancak bilim insanları durumun böyle olmadığını söylüyor.

Araştırmayı yöneten Eli Galanti, "Bu birkaç kilometre çok önemli" diyor. 

Yarıçaptaki küçük değişimle, Jüpiter'in iç yapısını gösteren modellerimiz hem kütleçekim verileriyle hem de atmosferik ölçümlerle çok daha iyi uyum sağladı.

Jüpiter, gaz devi gezegenleri anlamada bir standart sunduğu için bu veriler Güneş Sistemi'nin ötesindeki gaz devleri hakkında daha iyi bir fikir sahibi olmaya katkı sağlıyor.

Independent Türkçe, Reuters, Space.com, NatureAstronomy