Paralı askerler ve yabancı kuvvetler Libya’dan neden çıkarılamıyor?

Korgeneral Abdurrazık el-Naduri ve Orgeneral Muhammed El-Haddad Kahire’deki Libya Ortak Askeri Komitesi toplantısında (Genelkurmay Başkanlığı)
Korgeneral Abdurrazık el-Naduri ve Orgeneral Muhammed El-Haddad Kahire’deki Libya Ortak Askeri Komitesi toplantısında (Genelkurmay Başkanlığı)
TT

Paralı askerler ve yabancı kuvvetler Libya’dan neden çıkarılamıyor?

Korgeneral Abdurrazık el-Naduri ve Orgeneral Muhammed El-Haddad Kahire’deki Libya Ortak Askeri Komitesi toplantısında (Genelkurmay Başkanlığı)
Korgeneral Abdurrazık el-Naduri ve Orgeneral Muhammed El-Haddad Kahire’deki Libya Ortak Askeri Komitesi toplantısında (Genelkurmay Başkanlığı)

Libyalı askeri liderlerin vatandaşlara tekrar savaşmaya dönmeyecekleri konusunda güvence verme isteğine rağmen, Trablus’taki savaşın sona ermesinden bu yana ülkenin merkezinde konuşlanan ‘paralı askerler’ ve yabancı güçler konusunda hala somut bir ilerleme olmadı. Bu da, onların varlığıyla ilgili radikal görüş ayrılıklarının varlığını gösteriyor.
Halife Hafter liderliğindeki Ulusal Ordu tarafından başkent Trablus’a Haziran 2020 başlarında başlatılan askeri operasyon durdurulduktan sonra aynı yılın Ekim ayında ateşkes imzalandı.
Ateşkes, 90 gün içinde paralı askerlerin ve yabancı kuvvetlerin kaldırılmasını şart koşuyordu. Ancak o zamandan beri önemli bir çekilme olmadı.
Libyalı politikacı ve analistler, ülkeden paralı askerler ve yabancı güçleri çıkarma konusundaki karmaşayı, birçok uluslararası karışıklığa, ülkedeki siyasetin seyrine ve siyasilerin cumhurbaşkanlığı seçimlerinin yapılıp yapılmayacağı konusundaki anlaşmazlığına bağlıyor.
Bununla birlikte, Libya’daki çatışmanın tarafları bu meseleye olumlu bakıyor.
Taraflar, Ortak Askeri Komite (5+5) tarafından geçen haftanın sonunda Kahire’de düzenlenen üçüncü toplantıda, yabancı güçler ve paralı askerleri tüm topraklardan çıkarmak için çalışmanın gerekliliği konusunda anlaştı.
Ülkenin doğusunda konuşlu Ulusal Ordu’nun Genelkurmay Başkanı Korgeneral Korgeneral Abdurrazık el-Naduri ve Libya’nın batısındaki Genelkurmay Başkanı Orgeneral Muhammed El-Haddad, Birleşmiş Milletler (BM) Libya Özel Temsilcisi Stephanie Williams’ın başkanlık ettiği toplantıda, ülkeden tüm yabancı güçler ve paralı askerlerin çıkarılması için çalışmak gerektiğini vurguladı.
Şarku’l Avsat’a konuşan Libyalı siyasi analist Abdulazim el-Başti, Türkiye ve Rusya başta olmak üzere yerli-yabancı tüm tarafların paralı askerlerin çıkarılması konusunda ciddi olmadığını öne sürerek, “Sadece sayılarını azaltmak istiyorlar” dedi.
BM’nin 2021 Şubat tarihli tahminine göre, Libya’daki paralı asker sayısı, ülkenin batısındaki güçlere destek veren Suriyeliler ve Ulusal Ordu’ya bağlı güçlerin yanında savaşan Sudanlı ve Çadlılar olmak üzere 17 ile 20 bin arasında değişiyor.
Ulusal Ordu tarafından geçen yıl yapılan açıklamada, komşu ülkeler ve BM Libya Destek Misyonu (UNSMIL) ile koordineli olarak silahlı kuvvetlerin bölgelerinden 300 paralı askerin sınır dışı edildiği ifade edildi.
Başkanlık Konseyi’nin Dışişleri Bakanı Necla el Manguş ise ülkesinden ‘sınırlı sayıda’ paralı askerin sınır dışı edildiğini duyurdu.
Ancak bu konu, paralı askerlerin Libya’dan çıkarılması konusundaki uluslararası tutarsızlık nedeniyle tökezledi.
9 Ekim 2021’de Cenevre’deki üç günlük görüşmelerden sonra, Ortak Askeri Komite, paralı askerler ve yabancı güçleri kademeli ve eş zamanlı olarak ülkeden çıkarmak için kapsamlı bir eylem planı uygulamak için bir anlaşmaya vardı.
Siyasi analist Başti, paralı askerler meselesinin, Libyalı taraflara bağlı milislerin, Türkiye’ye yakın Suriye unsurlarını ve Rusya’nın Wagner askerlerini bırakmak istememesi gibi bazı faktörler tarafından kontrol edildiğini öne sürdü.
Financial Times gazetesinde Rusya ile Ukrayna arasındaki savaşın tırmandığı Nisan ayında yer alan haberde Batılı ve Libyalı yetkililerin açıklamalarına yer verildi.
Habere göre, Wagner paralı asker grubundan yaklaşık 200 asker ve Rusya tarafından Libya’da konuşlandırılan yaklaşık bin Suriyeli unsur son haftalarda ülkeden çekildi. Ancak yaklaşık 5 bin paralı asker Libya’da kaldı.
Şarku’l Avsat ile konuşan askeri bir kaynak, ülkede kalan tüm unsurların gerçek sayılarını açıklamayı reddederken, sadece sayılarının birkaç bin olduğunu söyledi.
Bu bağlamda Başti, bu sorunun çözümü için Ortak Askeri Komite’ye güvendiğini söyledi ve bir müzakere kartı olarak her iki taraftan da bazı unsurların çıkarılması konusunda anlaşmaya varılabileceğini dile getirdi.
Afrikalı unsurlara gelince, Afrika Birliği daha önce Tunus’taki Askeri Komite toplantısında tüm savaşçıları çıkarmak için işbirliği yapmaya istekli olduğunu ifade etmişti. Ancak bu gerçekleşmedi.
Başkanlık Konseyi Başkanı Muhammed el-Menfi, Addis Ababa’daki Afrika Birliği zirvesi öncesi yaptığı konuşmada, tüm paralı askerler ve yabancı kuvvetlerin Libya’dan çıkarılma sürecini destekledi ve iç işlerine müdahale edilmemesi çağrısında bulundu.



Kasım, Hizbullah üzerindeki kontrolünü sıkılaştırıyor

Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)
Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)
TT

Kasım, Hizbullah üzerindeki kontrolünü sıkılaştırıyor

Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)
Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)

Hizbullah Genel Sekreteri Naim Kasım, örgütün idari kurumları üzerindeki kontrolünü sıkılaştırmaya çalışıyor. Bu yüzden söz konusu kurumlara, eski Genel Sekreter Hasan Nasrallah'ın liderliği döneminde marjinalleştirilen yakın arkadaşları ve din adamı olmayan politikacıları getirdi.

Şarku’l Avsat’a konuşan kaynaklara göre yapılan en önemli değişiklikler arasında, eski bakan ve milletvekili Muhammed Fneyş’in Hizbullah’ın ‘hükümeti’ olarak kabul edilen yürütme organının başına geçmesi, milletvekili ve parlamento grubu başkanı Muhammed Raad'ın ise genel sekreter yardımcılığına atanmasının bekleniyor.

Kaynaklar, Kasım'ın, daha önce partinin yürütme organının sorumluluğunda olan ayrıntılara girmeden liderliği elinde tutan genel sekreterlik ile örgütün tüm kurumlarını birbirine bağlayarak Hizbullah’ı kontrol etmeye çalıştığına işaret etti.

Öte yandan, Başbakan Nevaf Selam, çok sayıda kişinin İsrail'in tekrarlanan saldırılarının ardından halen yeniden inşa edilmesini beklediği güney bölgesine tarihi bir ziyaret başlattı. Başbakan Selam'ın, Hizbullah tarafından kendisine karşı başlatılan ihanet kampanyasına rağmen tüm köylerde sıcak bir şekilde karşılanması dikkati çekti.


Mısır, bölgesel istikrar için İran ve ABD arasında Umman'da yapılan müzakerelerin önemini vurguladı

Mısır Dışişleri Bakanı Abdulati, Slovenya'nın başkenti Lübliyana'da düzenlenen ‘Bled Stratejik Forumu’ndaki bir panele katıldı (Mısır Dışişleri Bakanlığı)
Mısır Dışişleri Bakanı Abdulati, Slovenya'nın başkenti Lübliyana'da düzenlenen ‘Bled Stratejik Forumu’ndaki bir panele katıldı (Mısır Dışişleri Bakanlığı)
TT

Mısır, bölgesel istikrar için İran ve ABD arasında Umman'da yapılan müzakerelerin önemini vurguladı

Mısır Dışişleri Bakanı Abdulati, Slovenya'nın başkenti Lübliyana'da düzenlenen ‘Bled Stratejik Forumu’ndaki bir panele katıldı (Mısır Dışişleri Bakanlığı)
Mısır Dışişleri Bakanı Abdulati, Slovenya'nın başkenti Lübliyana'da düzenlenen ‘Bled Stratejik Forumu’ndaki bir panele katıldı (Mısır Dışişleri Bakanlığı)

Mısır, Umman Sultanlığı’nın ABD ile İran arasındaki müzakerelere ev sahipliği yaparken oynadığı önemli ve yapıcı rolü takdir ettiğini ifade ederken ‘gerilimi azaltmak ve bölgesel ve uluslararası güvenlik ve istikrarı güçlendiren anlaşmaların sağlanmasını desteklemek için yorulmak bilmez çabalarını sürdüreceğini’ vurguladı.

Mısır, dün Dışişleri Bakanı Bedir Abdulati ile Umman Dışişleri Bakanı Bedir el-Busaidi ve Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) Genel Direktörü Rafael Grossi arasında yapılan iki telefon görüşmesi sırasında güvence veren açıklamasını yaptı.

ABD ile İran arasında Umman'ın başkenti Maskat'ta yapılan, nükleer konulu dolaylı görüşmeler sona erdi. İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, görüşmelerin ‘çok olumlu’ geçtiğini söyledi. İranlı bakan, iki tarafın ‘müzakerelere devam etme konusunda anlaştığını’ da sözlerine ekledi.

Öte yandan Umman Dışişleri Bakanı Busaidi dün, Mısırlı mevkidaşına Umman'da ABD ile İran arasında yürütülen müzakerelerin ilerleyişi hakkında bilgi verdi. Mısır'ın son haftalarda ilgili taraflar arasında yürüttüğü yorulmak bilmeyen çabaları ve yoğun iletişim faaliyetlerini öven bakan, bu çabaların tarafların görüşlerini yakınlaştırmaya ve müzakerelerin önünü açmaya yardımcı olduğunu belirtti. Bakan, ‘Mısır'ın bölgedeki krizleri yatıştırmaya yönelik diplomatik adımlarına’ övgüde bulundu.

Abdulati, Busaidi ile yaptığı görüşmede, Mısır'ın gerilimin azaltılması ve İran'ın nükleer meselesinde tüm tarafların endişelerini dikkate alan uzlaşmacı bir çözüme ulaşılmasına yönelik tüm çabaları desteklemeye devam edeceğini söyledi. Mısırlı bakan, bölgesel güvenlik ve istikrarı sağlamak ve bölgenin yeni bir istikrarsızlık dalgasına sürüklenmesini önlemek için bu müzakerelerde elde edilen kazanımların üzerine inşa edilmesinin önemini vurguladı.

rthy
Geçtiğimiz eylül ayında Kahire'de Grossi ile yapılan toplantı sırasında Mısır ve İran dışişleri bakanları (Mısır Dışişleri Bakanlığı)

Mısır tarafından geçtiğimiz cuma günü yapılan açıklamada, “Umman Sultanlığı'ndaki kardeşlerimizin arabuluculuğunda ABD ile İran arasında müzakerelerin yeniden başlamasına tam destek veriyoruz” denildi. Açıklamada, ‘bu soruna askeri bir çözüm bulunmadığı ve ilgili tüm tarafların çıkarlarını göz önünde bulundurarak diyalog ve müzakere yoluyla çözülmesi gerektiği’ vurgulandı.

Ayrıca Suudi Arabistan, Katar, Türkiye, Umman ve Pakistan'ın bu konuda gösterdiği yapıcı çabaları överek, ‘bu samimi çabaların, bölgede istikrar ve barış fırsatlarının artırılmasına katkıda bulunacak olumlu bir atılımla sonuçlanacağını’ umduğunu ifade etti.

Mısır Dışişleri Bakanı Abdulati, cumartesi günü Grossi ile yaptığı telefon görüşmesinde, bölgedeki gerilimi azaltmak için Mısır'ın sürdürdüğü çabalara da değindi. Mısırlı bakan, ‘bölgedeki gerilimi ve tırmanışı azaltmak ve diplomatik çözümleri teşvik etmek için bölgesel ve uluslararası çabaların sürdürülmesinin önemini’ vurguladı.

Mısır, geçtiğimiz yıl İran ile UAEA arasında arabuluculuk yaptı. Bu arabuluculuk sonucunda 9 Eylül'de Kahire'de İran Dışişleri Bakanı Arakçi ile UAEA Genel Direktörü Grossi arasında imzalanan ve ‘İran'ın nükleer tesislerine yönelik denetimlerin yeniden başlatılması da dahil olmak üzere iki taraf arasında iş birliğinin yeniden başlatılmasını’ öngören bir anlaşma ile sonuçlandı. Ancak Tahran, geçtiğimiz kasım ayında anlaşmanın askıya alındığını duyurdu.

Abdulati, cuma akşamı Slovenya'nın başkenti Lübliyana'da düzenlenen ‘Bled Stratejik Forumu’ndaki bir panelde, ‘bölgedeki gerilimin azaltılması, çatışmanın yayılmasının önlenmesi ve tartışmalı konuların çözümü için diplomatik çözümler ve diyaloga öncelik verilmesi, böylece bölgedeki güvenlik ve istikrarın korunmasına ve daha geniş çaplı çatışmalara sürüklenmesinin önlenmesine katkıda bulunulmasının önemini’ vurguladı.


DEAŞ mahkumları Irak'ın güvenliğini tehdit ediyor

7 Şubat 2026'da Suriye'nin kuzeydoğusundaki Haseke'nin banliyölerinde, DEAŞ tutuklularını taşıyan bir ABD konvoyu (AFP)
7 Şubat 2026'da Suriye'nin kuzeydoğusundaki Haseke'nin banliyölerinde, DEAŞ tutuklularını taşıyan bir ABD konvoyu (AFP)
TT

DEAŞ mahkumları Irak'ın güvenliğini tehdit ediyor

7 Şubat 2026'da Suriye'nin kuzeydoğusundaki Haseke'nin banliyölerinde, DEAŞ tutuklularını taşıyan bir ABD konvoyu (AFP)
7 Şubat 2026'da Suriye'nin kuzeydoğusundaki Haseke'nin banliyölerinde, DEAŞ tutuklularını taşıyan bir ABD konvoyu (AFP)

Güvenlik kaynakları, DEAŞ mahkumlarının Suriye'den Irak'a nakledilirken Iraklı gardiyanları tehdit ettiklerini ve hapishanelerden kaçtıktan sonra onları öldüreceklerine dair yemin ettiklerini açıkladı.

Bu durum, Irak'ın hükümetin ulusal güvenliği korumak için önleyici hamle olarak nitelendirdiği yeni bir grup tutukluyu kabul etmesiyle eş zamanlı olarak ortaya çıktı.

Güvenlik kaynakları Şarku’l Avsat'a, "tutukluların çoğunun Bağdat ve Hilla'daki hapishanelerde ve gözaltı merkezlerinde tutulduğunu" belirtti; bu iki bölge de ağır güvenlik önlemleriyle korunan gözaltı tesislerine sahip.

"Terörle Mücadele Servisi'nin nakil ve dağıtımı denetlediğini" belirten kaynak, "mahkumların ellerinin ve ayaklarının kelepçelendiğini ve yüzlerinin örtüldüğünü", "bazılarının kaçmayı başarmaları halinde gardiyanları ölümle tehdit ettiğini" açıkladı.

Kaynaklar, "mahkumlarla konuşmayı veya onlarla etkileşim kurmayı kesin olarak yasaklayan emirler olduğunu" ve "gardiyanların çoğunun mahkumların hangi milletlerden geldiğinden habersiz olduğunu" ifade etti.