Akile Salih, ‘sürpriz’ bir girişimle Trablus’a davet edildi

Başkanlık Konseyi, ‘Ulusal Uzlaşı Projesi’ni başlatmaya hazırlanıyor

Başkanlık Konsey Başkan Yardımcısı Abdullah el-Lafi’nin Temsilciler Meclisi Başkanı Akile Salih ile yaptığı görüşmeden bir kare (Libya Başkanlık Konseyi)
Başkanlık Konsey Başkan Yardımcısı Abdullah el-Lafi’nin Temsilciler Meclisi Başkanı Akile Salih ile yaptığı görüşmeden bir kare (Libya Başkanlık Konseyi)
TT

Akile Salih, ‘sürpriz’ bir girişimle Trablus’a davet edildi

Başkanlık Konsey Başkan Yardımcısı Abdullah el-Lafi’nin Temsilciler Meclisi Başkanı Akile Salih ile yaptığı görüşmeden bir kare (Libya Başkanlık Konseyi)
Başkanlık Konsey Başkan Yardımcısı Abdullah el-Lafi’nin Temsilciler Meclisi Başkanı Akile Salih ile yaptığı görüşmeden bir kare (Libya Başkanlık Konseyi)

Birleşmiş Milletler (BM) Libya Özel Danışmanı Stephanie Williams, Temsilciler Meclisi (TM) ile Devlet Yüksek Konseyi (DYK) arasında Mısır’ın başkenti Kahire’de seçimlerle ilgili anayasal çerçeve oluşturulması için yapılan görüşmelerin çökmesini önlemeye çalışıyor. Öte yandan TM Başkanı Akile Salih, Başkanlık Konseyi'nin ülkedeki ulusal uzlaşı projesini başlatma niyeti çerçevesinde yıllar sonra ilk kez ‘emsalsiz’ bir girişimle başkent Trablus'a davet edildi.
Bu gelişmeler yaşanırken Libya basını, dün başkent Trablus’taki Sikke yolu üzerinde Abdulhamid ed-Dibeybe liderliğindeki Ulusal Birlik Hükümeti (UBH) karargahı güzergahında çok sayıda silahlarla donatılmış zırhlı araç konuşlandırıldığını bildirdi.
BM Libya Özel Danışmanı Williams, dün, TM ve DYK tarafından oluşturulan ortak komitenin, seçimlerle ilgili anayasal çerçeve oluşturmak üzere bir uzlaşıya varılması için yapılan istişarelerin üçüncü ve son turunun sonuçlandığını duyurdu. Ortak komite üyelerinin son iki gün içinde gerçekleşen oturumlar sırasında istişarelerde bulunduklarını belirten Williams, geriye kalan meselelerle ilgili de yan toplantıların yapıldığını kaydetti. Williams, Cumartesi günü yaptığı kısa bir açıklamada, ortak komitenin şu sıra son düzenlemeler ve taslaklar üzerinde çalıştığını söyledi.
DYK Başkanı Halid el-Mişri’yi, Kahire toplantılarının son oturumlarına katılmaya ve Salih ile bir araya gelmeye davet eden Williams, TM Başkanı Salih ve Mişri görüşmesinin başarısızlığını görmezden geldi.
Bu konuda TM Resmi Sözcüsü Abdullah Buleyhık yorum yapmaktan kaçınırken, TM Başkanı Salih'e yakın kaynaklar, Salih’in toplantıların gündemine dair aralarındaki görüş ayrılıkları nedeniyle Mişri ile görüşmeyi reddettikten sonra Kahire'den ayrılarak Libya’nın doğusundaki Kubba şehrine gittiğini belirttiler.
Kaynaklar, Mişri'nin Anayasa Yazım Komisyonu istişareleri sırasında Libya Ulusal Ordusu (LUO) Başkomutanı Mareşal Halife Hafter'in yapılması planlanan cumhurbaşkanlığı seçimlerine aday olmasını engelleyecek bir takım maddeler ekleme girişiminde bulunduğunu ve DYK’nın yaklaşan geçiş sürecinde daha büyük bir rol alması için çalıştığını söylediler.
LUO’nun 5+5 Ortak Askeri Komite’deki heyetinin üyesi Ferec es-Susaa, Libya basınına yaptığı açıklamada, 5+5 Ortak Askeri Komite’nin Kahire'de Anayasa Yazım Komisyonu ile yaptığı görüşmede, askerlerin bir sonraki aşamada ve 5 yıl süreyle aday gösterilmemesini öngören maddenin iptal edilmesini ve hiçbir vatandaşın dışlanmadan aday gösterilmesini önerdiğini söyledi. Susaa, seçim sandığının belirleyici faktör olduğunun altını çizdi.
Bu açıklamalar, 5+5 Ortak Askeri Komite üyelerinin, cumhurbaşkanlığı seçimlerine askerlerin aday adayı olabilmelerini tartışmak üzere TM ve DYK heyetleriyle Kahire'de bir araya geldiklerini teyit etmeleriyle aynı zamana denk gelirken LUO’nun 5+5 Ortak Askeri Komite heyeti, askerlerin aday olmalarını engelleyen maddenin yürürlükten kaldırılmasını önerdi.
Öte yandan Anadolu Ajansı (AA), Libyalı bir milletvekilinin, Salih ile Mişri arasındaki görüşmenin başarısız olmasının Kahire müzakerelerini etkileyeceğini söylediğini aktardı.
Kaynak ayrıca,  görüşme başarısız olduktan sonra anlaşmazlık yaşanan noktaların ayrı ayrı incelenmek üzere TM ve DYK başkanlıklarına gönderilmesinin ardından son turun sonuçlarının açıklanmasını daha sonraki bir zamana ertelenebileceğini kaydetti. İki hafta önce yapılan toplantının ardından gerçekleşen ikinci turda seçimlerle ilgili anayasal çerçeve oluşturulması konusundaki tartışmalı noktaların yaklaşık yüzde 70'i çözülmüştü. Bu yüzden son turda bu noktaların yüzde 30'unun çözülmesi gerekiyordu.
Libya’da siyasi bir çözüm için uluslararası bir girişime öncülük eden Williams, geçtiğimiz Pazar gününden bu yana Kahire'de geçtiğimiz yılın sonlarında yapılması planlanırken ertelenen cumhurbaşkanlığı ve parlamento seçimlerinin bir an önce yapılmasıyla ilgili anayasal çerçevenin oluşturulması amacıyla bir araya gelen TM ve DYK arasındaki istişarelerin üçüncü ve son turunda geriye kalan anlaşmazlıkların çözüleceğini umuyordu.
Diğer bir dikkat çekici gelişme ise Başkanlık Konseyi Başkan Yardımcısı Abdullah el-Lafi’nin, Cumartesi günü Kubba şehrinde TM Başkanı Akile Salih ile görüşmesi oldu. Lafi, Salih’e Başkanlık Konseyi tarafından bu hafta sonunda başlatılması planlanan Ulusal Uzlaşı Projesi ile ilgili stratejik vizyon önerisi hakkında bilgi verdi. Lafi ve Salih, görüşme sırasında ayrıca ülkedeki son siyasi gelişmeleri, siyasi çözüm çabalarının başarıya ulaşması, anayasal süreç ve seçimlerin düzenlenmesiyle ilgili ulusal çabaların birleştirilmesi gibi konuları ele aldılar.
Başkanlık Konseyi'nden yapılan açıklamaya göre Lafi, TM’nin ülkenin doğusundaki Tobruk kentindeki karargahına taşınmasından bu yana bir ilki temsil eden adım ile Salih'i bu vesileyle başkent Trablus'a davet etti.
Açıklamada, Salih’in bu daveti yerine getirmeyi kabul edip etmediğiyle ilgili bir detay yer almazken TM’deki kaynaklar, Salih'in güvenlik endişeleri nedeniyle başkent Trablus'u ziyaret etme olasılığının düşük olduğunu söylediler. Kaynaklar, Trablus’un yasal olarak görev süresi dolan Dibeybe hükümetinin kontrolü altında olduğuna ve TM’nin resmi bakış açısına göre silahlı milislerin hegemonyasında olduğu anlamına geldiğine dikkati çektiler.
Başkanlık Konseyi, önümüzdeki Perşembe günü, komitelerin çalışmalarının sona ermesinden sonra Yüksek Uzlaşma Komisyonu'nun çalışma stratejisine ilişkin projenin başlatılacağı töreninin oturum aralarında Trablus'ta bir basın toplantısı düzenleyeceğini duyurdu.
Diğer taraftan Başkanlık Konseyi üyesi Musa el-Kuni, dün başkentte İngiltere'nin Trablus Büyükelçisi Caroline Hurndall ile yaptığı görüşmede, Başkanlık Konseyi’nin parlamento ve cumhurbaşkanlığı seçimlerinin yapılmasını istediğini ve Libya halkının seçimler yoluyla istikrar arzusunu gerçekleştirmek için mutabakata dayalı anayasal çerçevelere ulaşma çabalarına verdiği desteği bir kez daha yineledi.
Bu arada Libya basınında, önümüzdeki ay yapılması planlanan seçimlerde Halid el-Mişri’nin Başkanlık Konseyi başkanlığını devralması için yerine alternatif bir ismi seçmek üzere DYK üyeleri arasında istişarelerin başladığı haberleri yer aldı.
UBH İçişleri Bakanı Halid Mazin, yeni bir bölünmeyi kontrol altına almak amacıyla, El- Cefara Emniyet Müdürü ve batı bölgesindeki diğer güvenlik yetkililerinden UBH’ye karşı yapılan açıklamayı destekleyen herkesin çağrılıp sorgulamasını talimatı verdi.
Öte yandan Libya Genelkurmay Başkanlığı tarafından yapılan açıklamaya göre UBH’ye bağlı Terörle Mücadele Gücü askeri tatbikatlar gerçekleştirdi. Bir vadide bir terörist gruba karşı düzenlenen bir operasyon senaryosunun uygulandığı tatbikatta, Terörle Mücadele Gücü mensuplarının etkinlik ve kapasitelerinin artırılması kapsamında 122 milimetre ve 152 milimetre kalibrelerde olmak üzere birçok ağır menzilli silahın yanı sıra Grad füze sistemleri kullanıldı.
Bir başka gelişmede UBH’ye bağlı İstikrarı Destekleme Birimi Deniz Gücü ise yasadışı göç, uyuşturucu satıcıları ve akaryakıt kaçakçılığıyla mücadele çerçevesinde batı kıyısında Trablus kıyılarından Zuvara'ya uzanan geniş kapsamlı bir güvenlik operasyonu başlattı.
Operasyonla ilgili olarak paylaşılan video kaydında İstikrarı Destekleme Birimi sözcüleri, batı sahilinin deniz sınırlarının operasyon çerçevesinde kapatıldığını belirterek, bölgeyi suçlulardan temizlemek için bir ilk olan güvenlik planının başarıyla sonuçlanacağını vurguladılar.



Meşal: Hamas silahlarını bırakmayacak ve Gazze’de yabancı yönetimi kabul etmeyecek

Hamas liderlerinden Halid Meşal (Arşiv – Reuters)
Hamas liderlerinden Halid Meşal (Arşiv – Reuters)
TT

Meşal: Hamas silahlarını bırakmayacak ve Gazze’de yabancı yönetimi kabul etmeyecek

Hamas liderlerinden Halid Meşal (Arşiv – Reuters)
Hamas liderlerinden Halid Meşal (Arşiv – Reuters)

Hamas liderlerinden Halid Meşal bugün yaptığı açıklamada, Hamas’ın silahlarını bırakmayacağını ve Gazze Şeridi’nde ‘yabancı bir yönetimi’ kabul etmeyeceğini söyledi. Açıklama, ateşkes anlaşmasının, Hamas’ın silahsızlandırılmasını ve Gazze Şeridi’nin yönetimi için uluslararası bir komite kurulmasını öngören ikinci aşamasının başlamasının ardından geldi.

Hamas’ın yurt dışı sorumlusu ve eski Siyasi Büro Başkanı Meşal, 17. El Cezire Forumu’nda yaptığı konuşmada, “Direnişi, direnişin silahını ve direnişi gerçekleştirenleri suç saymak kabul edilemez” dedi.

Şarku’l Avsat’ın AFP’den aktardığına göre Meşal, “İşgal olduğu sürece direniş vardır. Direniş, işgal altındaki halkların bir hakkıdır; uluslararası hukukun, semavi dinlerin ve milletlerin hafızasının bir parçasıdır ve onunla gurur duyulur” ifadelerini kullandı.

İsrail ile Hamas arasında varılan ateşkes anlaşması, yıkıcı bir savaşın ardından, 10 Ekim’de yürürlüğe girdi. Anlaşma, Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi tarafından da desteklenen bir ABD planına dayanıyor.

Anlaşmanın ilk aşaması, 7 Ekim 2023’ten bu yana Gazze Şeridi’nde tutulan rehineler ile İsrail hapishanelerindeki Filistinli mahkûmların takasını, çatışmaların durdurulmasını, İsrail’in Filistin topraklarındaki yerleşim alanlarından çekilmesini ve Gazze Şeridi’ne insani yardımların girişini öngörüyordu.

İkinci aşama ise 26 Ocak’ta Gazze Şeridi’nde son İsrailli rehinenin cansız bedeninin bulunmasının ardından başladı. Bu aşama, Hamas’ın silahsızlandırılmasını, Gazze Şeridi’nin yaklaşık yarısını kontrol eden İsrail ordusunun kademeli olarak çekilmesini ve Gazze’nin güvenliğinin sağlanmasına ve Filistinli polis birimlerinin eğitilmesine yardımcı olmayı amaçlayan uluslararası bir istikrar gücünün konuşlandırılmasını içeriyor.

Plan kapsamında, Gazze Şeridi’nin yönetimini denetlemek üzere ABD Başkanı Donald Trump’ın başkanlığında, çeşitli ülkelerden isimlerin yer aldığı Barış Konseyi oluşturuldu. Ayrıca, Gazze Şeridi’nin günlük işlerini yürütmek üzere Filistinli teknokratlardan oluşan bir komitenin kurulması öngörüldü.

Meşal, Barış Konseyi’ne Gazze Şeridi’nin yeniden inşasını ve yaklaşık 2 milyon 200 bin nüfuslu bölgeye insani yardımların akışını mümkün kılacak ‘dengeli bir yaklaşım’ benimseme çağrısında bulundu. Meşal, aynı zamanda Hamas’ın Filistin topraklarında herhangi bir yabancı yönetimi kabul etmeyeceğini yineledi.

Meşal sözlerini şöyle sürdürdü: “Ulusal sabitelerimize bağlıyız; vesayet mantığını, dış müdahaleyi ve manda yönetimini kabul etmiyoruz… Filistinlileri Filistinliler yönetir. Gazze, Gazze halkınındır; Filistin, Filistinlilerindir. Yabancı bir yönetimi kabul etmeyeceğiz.”

Meşal’e göre bu sorumluluk yalnızca Hamas’a değil, ‘tüm canlı unsurlarıyla Filistin halkının liderliğine’ aittir.

İsrail ve ABD, Hamas’ın silahsızlandırılması ve Gazze Şeridi’nin askerden arındırılmış bir bölge haline getirilmesi talebini sürdürüyor. Hamas ise silahlarını gelecekte kurulabilecek bir Filistin yönetimine devretme ihtimalinden söz ediyor.

İsrailli yetkililer, Hamas’ın Gazze Şeridi’nde yaklaşık 20 bin savaşçıya sahip olduğunu ve hareketin elinde yaklaşık 60 bin kalaşnikof tüfek bulunduğunu öne sürüyor.

Ateşkes anlaşmasında öngörülen uluslararası gücü hangi ülkelerin oluşturacağı ise henüz netlik kazanmış değil.


Libya’da Yüksek Yargı Konseyi, Anayasa Mahkemesi kararlarına karşı muhalefetini artırıyor

BM destekli Libya Yapısal Diyalogunun yönetişim ayağının sonuçlandırıldığı toplantıdan bir kare (UNSMIL)
BM destekli Libya Yapısal Diyalogunun yönetişim ayağının sonuçlandırıldığı toplantıdan bir kare (UNSMIL)
TT

Libya’da Yüksek Yargı Konseyi, Anayasa Mahkemesi kararlarına karşı muhalefetini artırıyor

BM destekli Libya Yapısal Diyalogunun yönetişim ayağının sonuçlandırıldığı toplantıdan bir kare (UNSMIL)
BM destekli Libya Yapısal Diyalogunun yönetişim ayağının sonuçlandırıldığı toplantıdan bir kare (UNSMIL)

Libya Yüksek Yargı Konseyi, Trablus'taki Yüksek Mahkeme Anayasa Dairesi'nin kararlarına karşı tavrını katılaştırarak, ‘yargıyı siyasallaştırma girişimlerine’ karşı sert bir uyarıda bulundu. Konsey, ‘bu hassas aşamada yargıya müdahale etme’ konusunda sert bir uyarıda bulundu. Ülke, yargıya da neredeyse ulaşan kronik siyasi ve askeri bölünmelerden mustarip durumda.

Yüksek Yargı Konseyi’nin bu tutumu, Anayasa Mahkemesi'nin Temsilciler Meclisi tarafından çıkarılan ve Yargı Sistemi Kanunu'nda değişiklikler içeren iki kanunu geçersiz kılma kararının ardından daha da belirginleşti. Bu durum, mevcut Yargı Yüksek Konseyi’nin kurulduğu anayasal dayanağın ortadan kalktığı ve bu kanundan kaynaklanan statüsünü kaybettiği anlamına geliyor. Dolayısıyla, önceki hükümlere uygun olarak yeniden oluşturulması gerekiyor.

Yüksek Yargı Konseyi tarafından cuma akşamı yapılan açıklamada ‘anayasal çevreden’ doğrudan bahsedilmeden yargı alanında yaşananlara, özellikle de bazılarının, kurumu zararlı bir kurum ile değiştirmek için anayasal olarak ilgili olduğunu düşündükleri araçları kullanarak yargının birliğini ve bağımsızlığını zayıflatma girişimlerine ilişkin duyulan üzüntü ifade edildi.

Konsey, bu kişilerin amacının, diğer tüm yetkileri elinden almak suretiyle, yalnızca siyasi ve dar bir kişisel çıkar olarak nitelendirilebilecek hedefleri gerçekleştirmek olduğunu değerlendirdi.

Yargının birliğini korumak, sorumlu davranmak ve ülkenin yararına hizmet etmek için, sonuçsuz kalacak bir fiili durum dayatmaya çalışanların devam eden uzlaşmaz tavırları karşısında bir süre en yüksek disiplin seviyesini uyguladığını da ekleyen Konsey, ülkenin tarihinde hassas ve tehlikeli bir dönemde, birliğin her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyulduğu bir zamanda yargıya müdahale etme girişimlerine işaret etti.

fdbfb
Libya Temsilciler Meclisi'nin önceki bir oturumundan bir kare (Libya Temsilciler Meclisi)

Bu gerginlik, Temsilciler Meclisi ile (yargı otoritesini oluşturan üç sütundan biri olan) Devlet Konseyi arasındaki hukuki ve siyasi çatışmanın bir parçası olarak görülüyor. Bu çatışma, siyaset koridorlarından yargının kalbine taşınırken Temsilciler Meclisi, bazı yasal değişikliklerle Yüksek Yargı Konseyi'ni yeniden yapılandırarak yargı üzerinde daha fazla etki sahibi olmaya çalışıyor. Devlet Konseyi bu hamleyi yargının ‘siyasileştirilmesi’ olarak değerlendirdi.

Bu turda, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri'nin Libya Özel Temsilcisi ve Libya'daki BM Destek Misyonu (UNSMIL) Başkanı Hanna Serwaa Tetteh, bu diyaloğun yeni bir hükümet seçmek için bir organ olmaktan ziyade, Libyalıların kendi ülkelerinin geleceği için kendileri tarafından formüle edilen pratik çözümler geliştirmek amacıyla yürütülen bir ‘Libyalılar arası’ süreç olduğunu teyit etti.

Seçim çerçevesine ilişkin görüşmeler de “6+6” komitesinin kuralları ve danışma komitesinin tavsiyeleri temelinde, mevcut farklılıkların altında yatan garantileri ve siyasi endişeleri anlamaya odaklanarak yürütüldü.

Katılımcı üyeler ise, görüşmelerin genel ilkelerden usul ayrıntılarına doğru ilerlediğini belirttiler. Komisyon Yönetim Kurulu'ndaki boş koltuk krizinin çözülmesinin, gelecekteki seçimlere olan güveni güçlendirmek ve seçimlerin itiraz edilmesini veya kesintiye uğramasını önlemek için temel bir unsur olduğunu vurguladılar.

ert6y
Önceki belediye seçim kampanyasından (Komisyon Yönetim Kurulu)

Turun sonunda üyeler, Berlin Süreci Siyasi Çalışma Grubu'nun büyükelçilerine ve temsilcilerine ana önerilerini sundular. Büyükelçiler ve temsilciler, sürecin mart ayında yeniden başlaması ve uzun vadeli istikrarı sağlayacak ulusal bir vizyon etrafında uzlaşma sağlanmaya devam edilmesi koşuluyla, UNSMIL tarafından kolaylaştırılan yol haritasına destek verdiklerini teyit ettiler.

Yapılandırılmış diyalogun yeni hükümetin seçimi konusunda kararlar alan bir organ olmadığını yineleyen USNMIL, devlet kurumlarını güçlendirmek amacıyla, seçimlere elverişli bir ortam yaratmak ve yönetişim, ekonomi ve güvenlik alanlarındaki en acil sorunları ele almak için pratik önerileri incelemekle ilgilendiğini belirtti. UNSMIL, bunun uzun vadeli çatışmanın nedenlerini ele almak için politika ve yasama önerilerini inceleyerek ve geliştirerek başarılacağının altını çizdi. Ayrıca, yapılandırılmış diyalogun istikrarın önünü açacak ulusal bir vizyon üzerinde uzlaşma sağlamayı amaçlayacağına da dikkati çekti.

Bu gelişme, cumartesi günü Tacura, Sayad ve el-Hashan belediyelerinde ve Tobruk'taki bir oy verme merkezinde, düzenli ve sakin bir atmosferde belediye meclisi seçimleri için oy kullanma işleminin başlamasıyla eş zamanlı gerçekleşti. Komisyon Yönetim Kurulu’nun ana operasyon odası, oy verme sürecinin disiplinli ve organize bir ortamda, önemli bir engel olmadan plana göre ilerlediğini belirtti.

Komisyon, 93 sandık merkezinden oluşan 43 merkezin tamamının açık olduğunu doğruladı. Bu tur, şeffaflığı artırmak ve her türlü sahtekarlık girişimini önlemek amacıyla Tacura belediyesinde elektronik doğrulama teknolojisi (parmak izi) kullanıldı.

u78ı9o
Huri, cumartesi günü belediye seçimlerinde bir oy verme merkezini ziyaret ederken (UNSMIL)

Öte yandan UNSMIL, sorumlu yerel yönetimin kurulmasına katkıda bulunmak için tüm kayıtlı seçmenleri oy kullanmaya çağırırken, misyonun başkan yardımcısı Stephanie Huri, Tacura'daki oy verme merkezlerini ziyaret ederek oy verme sürecini ve elektronik seçmen doğrulama sisteminin kullanımını yerinde gözlemledi.

Bu seçimler, oy vermeyi geciktiren bazı teknik ve hukuki engellerin aşılmasının ardından, Komisyonun ülke çapında belediye meclislerini seçme planını çerçevesinde gerçekleşirken söz konusu plan, son iki yılda uygulanan ve nihai sonuçların kabul edilmesi ve seçilmiş meclislerin oluşturulmasıyla sonuçlanan önceki aşamaların başarısının bir uzantısı olarak değerlendiriliyor.


Kasım, Hizbullah üzerindeki kontrolünü sıkılaştırıyor

Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)
Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)
TT

Kasım, Hizbullah üzerindeki kontrolünü sıkılaştırıyor

Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)
Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)

Hizbullah Genel Sekreteri Naim Kasım, örgütün idari kurumları üzerindeki kontrolünü sıkılaştırmaya çalışıyor. Bu yüzden söz konusu kurumlara, eski Genel Sekreter Hasan Nasrallah'ın liderliği döneminde marjinalleştirilen yakın arkadaşları ve din adamı olmayan politikacıları getirdi.

Şarku’l Avsat’a konuşan kaynaklara göre yapılan en önemli değişiklikler arasında, eski bakan ve milletvekili Muhammed Fneyş’in Hizbullah’ın ‘hükümeti’ olarak kabul edilen yürütme organının başına geçmesi, milletvekili ve parlamento grubu başkanı Muhammed Raad'ın ise genel sekreter yardımcılığına atanmasının bekleniyor.

Kaynaklar, Kasım'ın, daha önce partinin yürütme organının sorumluluğunda olan ayrıntılara girmeden liderliği elinde tutan genel sekreterlik ile örgütün tüm kurumlarını birbirine bağlayarak Hizbullah’ı kontrol etmeye çalıştığına işaret etti.

Öte yandan, Başbakan Nevaf Selam, çok sayıda kişinin İsrail'in tekrarlanan saldırılarının ardından halen yeniden inşa edilmesini beklediği güney bölgesine tarihi bir ziyaret başlattı. Başbakan Selam'ın, Hizbullah tarafından kendisine karşı başlatılan ihanet kampanyasına rağmen tüm köylerde sıcak bir şekilde karşılanması dikkati çekti.