İsrail Başbakanı Bennett, Meclis'i feshederek erken seçime gitme kararını değerlendirdi: İsrail için doğru kararı aldığımızı düşünüyoruz

Fotoğraf: AA
Fotoğraf: AA
TT

İsrail Başbakanı Bennett, Meclis'i feshederek erken seçime gitme kararını değerlendirdi: İsrail için doğru kararı aldığımızı düşünüyoruz

Fotoğraf: AA
Fotoğraf: AA

İsrail Başbakanı Naftali Bennett, Meclis'i feshederek erken seçime gitme kararı almaları üzerine, “İsrail için doğru kararı aldığımızı düşünüyoruz” dedi.
İsrail’de koalisyon hükümetinin ortaklarından Başbakan Bennett ve Dışişleri Bakanı Yair Lapid, Meclis'i feshederek erken seçime gitme kararı almaları üzerine ortak basın açıklaması yaptı.
Konuşmasında İsrail vatandaşlarına seslenen Bennett, aldıkları karar hakkında, “Zor bir zamanda karşınızdayız ama İsrail için doğru kararı aldığımızı düşünüyoruz” diye konuştu.
“Bir yıl önce İsrail Devleti’nin içinde bulunduğu çöküşü sonlandırmak için hükümeti kurmayı başardıklarını” kaydeden Bennett, şunları söyledi:
“İşsizlik yüksekti, ülkede çaresizlik ve protestolar vardı ve özellikle işleyen bir hükümet yoktu. Bunun üzerine hayatımdaki bu zor adımı atmaya karar verdim ve hükümet kurmayı başardık. İsrail’i içine düştüğü kuyudan çıkardık.”

Yahudi yerleşimci yasası
İsrail Başbakanı Bennett, “Son haftalarda, bu hükümeti korumak için elimizden gelen her şeyi yaptık” ifadelerini kullandı.
Bennett, Meclis’in feshedilmesi kararını, “yerleşimci yasası”nın süresinin dolması ve Meclis’ten geçirmekte başarısız olması nedeniyle “ülkenin anayasal kaosa girmesini engellemek” amacıyla aldıklarını vurguladı.
Cuma günü güvenlik, siyasi ve yargı kesimleriyle bazı görüşmeler yaptığına işaret eden Bennett, şöyle devam etti:
“Yahuda ve Samiriye (Batı Şeria) kanununun onaylanmaması halinde işler zorlaşacaktı. Bu kanunun onaylanması için tüm çabamızı ortaya koyduk ancak bunda başarısız olduk. Bunun üzerine ben ve arkadaşım Lapid, ulusal çıkarlar için yönetimi devretmek üzere Meclis'i feshetme ve erken seçimlere gitme kararı almak zorunda kaldık.”

Bennett’ten muhalefete suçlama
İsrail Başbakanı, konuşmasında, Meclis’te Likud Partisi lideri Binyamin Netanyahu öncülüğündeki muhalefeti de eleştirerek, şunları söyledi:
“İsrail’in güvenliğini daha önce benzeri görülmemiş bir şekilde siyasi oyuna çeviren muhalefetin aksine ben, İsrail'in güvenliğine bir gün bile zarar vermeyi reddettim.”
Erken seçimlere kadar başbakanlık görevini Lapid’e devredeceğini hatırlatan Bennett, şunları kaydetti:
“Aramızdaki anlaşmaya göre yakında geçici başbakan olacak arkadaşım (Dışişleri Bakanı) Yair Lapid ile burada birlikteyim. Son 1 yılda Yair’le beraber çalıştık ve birbirimizi yakından tanıdık. Bazen ihtilaflarımız olmuştur ve bu normaldir. Ama ortak noktalarımız çok daha fazla idi.
Gelecek günlerde Meclis'in feshedilmesinin ardından aramızda görevi ona devredeceğim. Ona bu geçiş döneminde yardımcı olacağım. Onun bu kutsal görevinde başarılı olması için elimden geleni yapacağım.”
Ekonomik sıkıntılar, Kovid-19 salgını, işsizlik ve güvenlik gibi sorunlarla mücadelede ilerleme kaydettiklerini belirten Bennett, İran ile nükleer anlaşmaya karşı “ABD ile görüşerek İsrail’in çıkarlarını korumada başarılı olduklarını” savundu.
Bennett, Lapid ile, koalisyonu oluşturan partilerin liderleri; Maliye Bakanı Avigdor Liberman, Savunma Bakanı Benny Gantz, Ulaştırma Bakanı Merav Michaeli, Adalet Bakanı Gideon Sa’ar, Sağlık Bakanı Nitzan Horowitz ve Birleşik Arap Listesi lideri Mansur Abbas ile görüştüklerini de aktardı.
Koalisyondaki partilerle “ortaklıktan gurur duyduklarını” söyleyen Bennett, “Koalisyon meslektaşlarıma teşekkür ediyorum. Bana Başbakan olarak onlara hizmet etme fırsatını veren harika İsrail vatandaşlarına teşekkür ediyorum” diye ekledi.

Lapid: Birkaç ay sonra seçimlere gideceğiz
Dışişleri Bakanı Lapid de, “Gösterdiği sorumluluktan ötürü Bennett’e teşekkür ediyorum. Açıkçası o, devleti, kişisel çıkarların ötesinde her şeyin önüne koydu” dedi.
Lapid, Bennett’e hitaben, “Dostluğundan ötürü sana teşekkür ediyorum ve seni seviyorum. Aramızdaki dostluk sınavlardan ve zorluklardan geçti ama her zaman üstesinden gelmeyi başardık” ifadelerini kullandı.
“Birkaç ay sonra seçimlere gideceğiz ve devletin önündeki zorluklar devam edecek” diye konuşan Lapid, “hayat pahalılığı, İsrail’e tehdit oluşturan İran, Hamas ve Hizbullah ile mücadeleye devam edeceklerini” söyledi.
Lapid, “Ülkemizi seviyoruz ve birlikte başarılı olacağız” diye ekledi.

İsrail'de erken seçim yine kapıda
İsrail’de koalisyon hükümeti ortaklarından Başbakan Naftali Bennett ve Dışişleri Bakanı Yair Lapid bugün, Meclis'i feshederek erken seçime gitme konusunda anlaştıklarını açıklamıştı.
Buna göre Meclis'in feshedilmesi konusunda gelecek hafta yapılacak oylamada karar onaylanırsa, İsrail yaklaşık 3,5 yıl içinde beşinci kez genel seçime gidecek.
Koalisyon ortaklarının anlaşmasına göre erken seçime kadar Dışişleri Bakanı Yair Lapid geçici başbakan olacak.



İran'da reformist harekete yönelik tutuklamalar sürüyor

Tahran'da düzenlenen hükümet karşıtı protestolardan bir kare (AP)
Tahran'da düzenlenen hükümet karşıtı protestolardan bir kare (AP)
TT

İran'da reformist harekete yönelik tutuklamalar sürüyor

Tahran'da düzenlenen hükümet karşıtı protestolardan bir kare (AP)
Tahran'da düzenlenen hükümet karşıtı protestolardan bir kare (AP)

İran’da reform yanlısı medya kuruluşları dün akşam, ülke çapında haftalardır süren yaygın protesto gösterilerinin ardından, reformist hareketin önde gelen isimlerini hedef alan tutuklama kampanyası kapsamında Reform Cephesi Başkanı ve İran Birlik Partisi Genel Sekreteri Azer Mansuri'nin tutuklandığını bildirdi.

Reform Cephesi’ne yakınlığıyla bilinen ‘İmtidad’ adlı haber sitesi, Mansuri'nin Tahran'ın yaklaşık 20 kilometre güneydoğusundaki Karçak ve Ramin semtindeki evine yapılan baskın sırasında Devrim Muhafızları Ordusu (DMO) istihbarat servisi üyeleri tarafından adli emirle tutuklandığını aktardı.

Bu haberin ardından DMO'ya yakınlığıyla bilinen haber ajansı Fars, güvenlik ve adli kaynaklara dayandırdığı haberinde Mansuri'nin, eski milletvekili, önde gelen reformist figür ve Reform Cephesi Siyasi Komite Başkanı İbrahim Asgerzade ve asli üye eski Cumhurbaşkanı Muhammed Hatemi hükümetinde Dışişleri Bakan Yardımcısı olan Muhsin Eminzade ile birlikte tutuklandığını doğruladı.

drvgf
İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan, 2025 yılının ağustos ayında İsrail ile savaşın sona ermesinden birkaç gün sonra cumhurbaşkanlığı görevine geldikten sonra Reform Cephesi üyeleriyle üçüncü kez bir araya geldiğinde (İran Cumhurbaşkanlığı)

Aynı kaynaklara göre tutuklulara yöneltilen suçlamalar arasında ‘ulusal uyumu bozmak, anayasaya aykırı tutumlar sergilemek, düşman propagandasıyla iş birliği yapmak, teslimiyet politikasını teşvik etmek, grupların siyasi yollarını saptırmak ve yıkıcı nitelikte gizli mekanizmalar kurmak’ yer alıyordu.

Konuya hakim bir yetkili, yetkililerin ‘önceki eleştirel tutumlarını hoş görmesine rağmen, güvenlik karşıtı faaliyetlerini sürdürmeleri nedeniyle bu gruba yasaya uygun şekilde müdahale ettiğini’ söyledi.

İran'daki reformist partiler için en geniş koordinasyon çerçevesini oluşturan Reform Cephesi, son seçimlerde Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan'ın en önde gelen destekçilerinden biri oldu.

Yine DMO'ya yakınlığıyla bilinen bir diğer haber ajansı Tesnim, kısa ve belirsiz bir açıklamayla yayınladığı haberde Tahran Savcılığı'nın bazı önde gelen siyasi isimleri ‘Siyonist İsrail rejimini ve ABD'yi desteklemekle’ suçladığını bildirdi. Ocak ayındaki olaylarla ilgili soruşturmalar çerçevesinde ilgili kişilerin isimleri, parti bağlantıları veya tutuklanma koşullarına dair herhangi bir bilgi ise verilmedi.

Tesnim’in haberine göre bu ‘terör olayları’, şiddet eylemlerini meşrulaştırmak ve iç güvenliği etkilemek için perde arkasında ve siber uzayda çalışan bir organizasyon ve medya ağı aracılığıyla ‘İsrail’ ve ‘kibirli’ taraflarla pratik ve operasyonel bir bağlantı olduğunu gösterdi.

Ajans, ABD ve İsrail’in tehditlerinin doruk noktasına ulaştığı bir dönemde reformist hareketin önde gelen politikacılarının davranışlarını izlemenin, savcının onları ‘siyasi ve sosyal durumu bozmak ve saha terörizmi olarak nitelendirdiği eylemleri meşrulaştırmak için faaliyetler düzenlemek ve yönetmekle’ suçladıktan sonra dosyalarını açmasına neden olduğunu da ekledi.

Tesnim, prosedürlerin tamamlanmasının ardından, bir siyasi partiye bağlı dört kişiye suçlamada bulunulduğunu, bunlardan bazılarının İsrail ve ABD için çalıştıkları gerekçesiyle tutuklandığını, diğerlerinin ise ulusal uyumu bozmak ve kışkırtmakla suçlandıkları bir davada soruşturma için çağrıldıklarını bildirdi.

dfghyju
Aktivist Azer Mansuri ve Eminzade solda, Asgerzade sağda (Jamaran News)

İran Yargı Erki’nin haber ajansı Mizan, kimliklerini açıklamadığı bazı siyasi isimlerin tutuklandığını ve haklarında dava açıldığını doğruladı.

Mansuri (60), daha önce reformist çizgiden eski Cumhurbaşkanı Muhammed Hatemi'nin danışmanlığını yapmıştı. Aralık ayı sonlarında İran'da protestolar patlak verdikten sonra, Instagram hesabında “Sesinizi duyurmanın tüm yolları kapandığında, protesto sokaklara taşınır” diye yazmıştı.

Fransız Haber Ajansı AFP’ye göre Mansuri, ‘baskının, protestocularla başa çıkmanın en kötü yolu’ olduğunu belirtirken, protestolar sırasında binlerce kişinin hayatını kaybetmesine atıfla, “Medyaya ulaşamıyoruz, ancak yaslı ailelere ‘Yalnız değilsiniz’ diyoruz” mesajına “Hiçbir güç, hiçbir gerekçe, hiçbir zaman bu büyük felaketi telafi edemez” diye ekledi.

Mansuri, 2009 yılındaki cumhurbaşkanlığı seçimleri sonrası düzenlenen protestoların ardından tutuklanmış ve ‘kamu düzenini bozmak ve devlete karşı propaganda yapmak’ gibi suçlamalarla üç yıl hapis cezasına çarptırılmıştı. Aynı şekilde 2022'de ‘başkalarına zarar vermek ve çevrimiçi kamuoyunu kışkırtmak amacıyla yalan yaymak’ suçlamasıyla yargılanan Mansuri, bir yıl iki ay hapis cezasına çarptırıldı. Mansuri, 2023 yılının haziran ayından bu yana, daha fazla sosyal özgürlük ve sivil toplumun daha güçlü bir rol oynamasını talep eden reformist partiler ve grupların çatı koalisyonu olan Reform Cephesi'nin başkanlığını yapıyor.

Yargı uyarıları

Bu tutuklamalar, 28 Aralık'ta İran genelinde yaşam koşulları nedeniyle başlayan ve kısa sürede yaygın bir hükümet karşıtı protesto hareketine dönüşen ve 8-9 Ocak'ta zirveye ulaşan protestoların ardından gerçekleşti.

Protestoların barışçıl bir şekilde başladığını, ancak daha sonra cinayet ve vandalizmin de dahil olduğu ‘ayaklanmalara’ dönüştüğünü belirten İranlı yetkililer, ABD ve İsrail'i ‘terör eylemi’ olarak nitelendirdikleri olayların arkasında olmakla suçladı. Ardından gelen baskılar, 1979'dan bu yana rejime yönelik en büyük siyasi meydan okuma olarak kabul edilen protestoları sona erdirdi.

Tutuklamalardan önce, Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, protestolar sırasında reformlar ve gerçekleri araştırma komitelerinin kurulması çağrısında bulunan yerli şahsiyetleri sert bir şekilde eleştirdi. Ejei, Velayet-i Fakih’in yanında yer almayanların, ‘savaş sırasında Saddam Hüseyin'e sığınan ve bugün suçlu Siyonistlere sığınanlarla’ aynı kaderi paylaşacakları uyarısında bulundu.

Yargı Erki Başkanı, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bir zamanlar devrimde yer alan ve şimdi açıklamalar yapanlar, zavallı ve sefil insanlardır.”

ABD merkezli insan hakları örgütü HRANA’ya göre protestolar sırasında 6 bin 971 kişinin öldürüldüğü belgelendi, bunların çoğu göstericiydi, ayrıca 51 binden fazla kişi gözaltına alındı.

Reformistlere yönelik parlamento tehdidi

Tutuklama kampanyası, Reform Cephesi'nin eski başkanı ve eski Milletvekili Ali Şakuri-rad'ın, güvenlik güçlerini protestolar sırasında ‘kendi saflarında cinayetler uydurmak’ ve ‘camileri yakmakla’ suçladığı açıklamalarıyla tırmanan tartışmalarla eş zamanlı gerçekleşti.

Şakuri-rad ne demişti?

Geçtiğimiz hafta Şakuri-rad’ın bir ses kaydı sızdırıldı. Bu kayıtta, 8-9 Ocak olaylarını ayrıntılı olarak anlatan Şakuri-rad, üyelerinin gerçekleştirdiği cinayetlerin ayaklanmayı bastırmak için yapılan bir proje olduğunu söyledi. Cami, türbe ve Kuran'ların yakılması ile Besic üyeleri ve güvenlik güçlerinin öldürülmesinin baskı için bahane olarak kullanıldığını da ekleyen Şakuri-rad, Mossad ve dış operasyon ekiplerini bu olayların arkasında olmakla suçlayan resmi açıklamayı reddettiğini ifade etti. Diğer açıklamalarında Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan’ın protestocuları ‘sorun çıkaranlar’ olarak nitelendirmesini eleştiren Şakuri-rad, bunun ‘merkezci bir güç olarak rolünü yaktığını’ ve merkezci gücün ‘krizlerde temel sosyal sermayeyi temsil ettiğini’ söyledi.

rgthy
İran'ın Meşhed kentinde hükümet karşıtı protestocular toplanırken duman yükseliyor, 10 Ocak 2026'da (Reuters)

Aynı bağlamda Şakuri-rad, Birlik Partisi'nin kısa bir süre önce düzenlenen konferansına atıfla, konferansın oturumlarından birinde İran'ın Dini Lideri Ali Hamaney'in mevcut durumu ele almak için bazı yetkilerini Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan’a devretmesi önerisinin gündeme getirildiğini ve bu önerinin parti içinde tartışıldığını, ancak kamuoyuna açıklanmadığını söyledi.

“Geçiş konseyi”

Iran International adlı televizyon kanalı, 20 Ocak'ta Reform Cephesi Merkez Konseyi'nin, Hamaney'in istifasını ve bir ‘geçiş konseyi’ kurulmasını talep eden bir taslak bildiriyi görüşmek üzere acil ve gizli bir toplantı düzenlediğini bildirdi.

Ancak kanalın aktardığına göre güvenlik güçleri müdahale ederek Reform Cephesi liderlerini tehdit etti ve bu da bildirinin yayınlanmasının askıya alınmasına ve herhangi bir kamuoyu çağrısının geri çekilmesine yol açtı.

Habere göre görüşmelerde ‘toplu istifalar’ ve ‘ülkenin dört bir yanında protesto gösterileri düzenlenmesi çağrısı’ önerileri de gündeme geldi, ancak yaygın tutuklamalarla ilgili uyarılar da dahil olmak üzere güvenlik güçlerinin baskısı, bu adımların atılmasını engelledi.

Kanalın aktardığı reformist harekete yakın kaynaklara göre, güvenlik güçlerinin tepkisi, yetkililerin en üst düzeylerdeki siyasi bölünme belirtilerine karşı duyarlılığını ve İran siyasi sahnesinde herhangi bir fikir birliği hali veya kamuoyu eyleminin oluşmasını önleme çabalarını yansıttı.


ABD Başkanı Trump, Japonya Başbakanı Takaiçi’yi seçim zaferinden dolayı tebrik etti

Japonya Başbakanı Takaiçi Sanae, zaferinin ardından basın toplantısı düzenledi (AFP)
Japonya Başbakanı Takaiçi Sanae, zaferinin ardından basın toplantısı düzenledi (AFP)
TT

ABD Başkanı Trump, Japonya Başbakanı Takaiçi’yi seçim zaferinden dolayı tebrik etti

Japonya Başbakanı Takaiçi Sanae, zaferinin ardından basın toplantısı düzenledi (AFP)
Japonya Başbakanı Takaiçi Sanae, zaferinin ardından basın toplantısı düzenledi (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump, pazar günü sosyal medyada yaptığı bir paylaşımda, Japonya Başbakanı Takaiçi Sanae'yi koalisyonunun seçim zaferinden dolayı tebrik etti ve ‘iktidar yoluyla barışa dayalı muhafazakar programını uygulamada büyük başarılar’ diledi.

Japonya'nın ilk kadın başbakanı olan Takaiçi, pazar günü yapılan seçimlerde ezici bir zafer elde ederek, finansal piyasaları tedirgin eden vergi indirimleri ve Çin'e karşı askeri harcamaları artırma vaatlerini yerine getirmesinin önünü açtı.

Gönderisinde “Sizi desteklemekten onur duyuyorum” diye yazan Trump, cuma günü Takaiçi’ye desteğini açıklamıştı.

ABD Başkanı, söz konusu paylaşımda şunları da yazdı:

“O (Takaiçi) çok saygın ve popüler bir lider ve seçim çağrısı yapma konusundaki cesur ve akıllıca kararı büyük bir başarıya ulaştı.”


Trump: Çin Devlet Başkanı "yılın sonunda" Amerika Birleşik Devletleri'ni ziyaret edecek

ABD Başkanı Donald Trump, geçen yıl Güney Kore'nin Busan kentinde Çinli mevkidaşı Şi Cinping ile görüşmeleri öncesinde tokalaşıyor (DPA)
ABD Başkanı Donald Trump, geçen yıl Güney Kore'nin Busan kentinde Çinli mevkidaşı Şi Cinping ile görüşmeleri öncesinde tokalaşıyor (DPA)
TT

Trump: Çin Devlet Başkanı "yılın sonunda" Amerika Birleşik Devletleri'ni ziyaret edecek

ABD Başkanı Donald Trump, geçen yıl Güney Kore'nin Busan kentinde Çinli mevkidaşı Şi Cinping ile görüşmeleri öncesinde tokalaşıyor (DPA)
ABD Başkanı Donald Trump, geçen yıl Güney Kore'nin Busan kentinde Çinli mevkidaşı Şi Cinping ile görüşmeleri öncesinde tokalaşıyor (DPA)

ABD Başkanı Donald Trump, dün yayınlanan bir röportajda, yıl sonuna doğru Çinli mevkidaşı Şi Cinping'i Beyaz Saray'da ağırlayacağını ve başta ticaret olmak üzere çeşitli konuları görüşeceğini söyledi.

NBC ile yaptığı ve dün yayımlanan röportajda Trump, "(Şi) yıl sonuna doğru Beyaz Saray'a gelecek (...) Bu iki ülke (Amerika Birleşik Devletleri ve Çin) dünyanın en güçlüleri ve çok iyi bir ilişkimiz var" diyerek nisan ayında Çin'i ziyaret edeceğini doğruladı.