Irak’ta Mukteda Sadr’ın hayaleti siyaset sahnesinin üzerinde dolaşıyor 

Şii güçler Sadr ile ilksel olarak zıt düşmeyecek bir başbakan adayı arıyor  

Sadr Hareketi’nin destekçileri Sadr şehrinde Cuma namazı kılarken. (AFP)  
Sadr Hareketi’nin destekçileri Sadr şehrinde Cuma namazı kılarken. (AFP)  
TT

Irak’ta Mukteda Sadr’ın hayaleti siyaset sahnesinin üzerinde dolaşıyor 

Sadr Hareketi’nin destekçileri Sadr şehrinde Cuma namazı kılarken. (AFP)  
Sadr Hareketi’nin destekçileri Sadr şehrinde Cuma namazı kılarken. (AFP)  

Irak’ta Sadr Hareketi’nin lideri Mukteda es-Sadr'ın ‘hayaleti’, 73 milletvekilini geri çekme kararına rağmen ülkedeki mevcut siyasi mekanizmanın üzerinde dolaşıyor. Sadr Bloku milletvekilleri istifalarını sunmuş olsa da yeni bir hükümetin kurulabilmesi için Mukteda es-Sadr’ın kilit bir rolü olduğu değerlendiriliyor. Ekim 2021'deki genel seçimlerden galip ayrılan Sadr, milletvekillerinin istifasını isteyerek, “Vatanı Kurtarma İttifakı” içindeki Sünni Egemenlik Koalisyonu ve Kürdistan Demokrat Partisi’nden (KDP) müttefiklerini yalnız bıraktı. Böylelikle uzun zamandır ısrar ettiği "ulusal çoğunluk hükümeti" talebinden de vazgeçmiş oldu. Ancak Sadr’ın bu hamlesi, Şii rakipleri Koordinasyon Çerçevesi’nin ‘üçte bir engeli’ olarak bilinen yaklaşımını da devre dışı bırakmış oldu.  
Sadr'ın Meclis'ten çekilme kararının ardından Irak’taki siyasi güçlerde üç temel yaklaşım belirginleşti. Koordinasyon Çerçevesi içinde yer alan bir grup Sadr’ın tüm uzlaşı tekliflerini reddettiğini, dolayısıyla görüşlerinin yok sayılarak bir an önce hükümetin kurulması gerektiğini savunuyor. Koordinasyon Çerçevesindeki başka bir grup ise Sadr’ı kışkırtmamak gerektiğini ve yeni başbakanın Sadr’ın onayını alacak bir isim olmasına özen gösterilmesinin zorunlu olduğunu düşünüyor. Kanun Devleti Koalisyonu lideri Nuri el-Maliki, Meclis tatilinin sona ermesine müteakip hızla yeni milletvekillerinin seçilmesini ve bir hükümet kurulmasını talep ediyor. Mukteda es-Sadr ile iyi ilişkileri olan Fetih Koalisyonu lideri Hadi el-Amiri ise Sadr ile uzlaşı sağlanmasını şiddetle savunuyor. Üçüncü yaklaşım ise Vatanı Kurtarma İttifakı içinde yer alan Sünni partilerle KDP’nin belirsiz tutumunu yansıtıyor. Bazıları Sadr’ın geri çekilme kararının ardından söz konusu ittifakın dağıldığını öne sürse de KDP lideri Mesud Barzani’ye yakın kaynaklar, ittifakın hala yürürlükte olduğunu söylüyor. Sünni cephede ise yeni bir bölünmenin işaretleri var.  
Koordinasyon Çerçevesi çatısı altında yer alan partilerin çoğunun, Mukteda es-Sadr ile doğrudan karşı karşıya kalma ihtimali güçlendi. Bu partilerin mecliste çok sayıda üyesinin yanı sıra her birinin silahlı milis güçleri bulunuyor. Koordinasyon Çerçevesi’ndeki çoğu taraf, Sadr’ın perde arkasında yeni başbakanı belirleme ihtimaline karşı çıkıyor. Kulislere göre Koordinasyon Çerçevesi bugünlerde Sadr’ın Sünni ve Kürt müttefiklerinin pozisyonlarını netleştirmesini bekliyor. Koordinasyon grubunun halihazırda Sünni ve Kürt müttefikleri bulunuyor. Kürdistan Yurtseverler Birliği’nin (KYB) lideri Bafel Talabani bu ittifakta kilit bir rol üstleniyor ve mevcut Cumhurbaşkanı Berhem Salih’in yeniden cumhurbaşkanı olarak seçilmesini istiyor. KDP ise uzun bir süredir cumhurbaşkanı adayı Reber Ahmed’in seçilmesi için çaba sarfetmiş ancak başarılı olamamıştı. Koordinasyon grubunun Sünni cephedeki müttefiki ise Müsenna Samirai liderliğindeki Azm İttifakı, bu ittifak da meclis başkanının kendilerinden seçilmesini talep ediyor. Şarku’l Avsat’ın Koordinasyon grubu çevrelerinden edindiği bilgiye göre Azm İttifakı, Meclis Başkanı Muhammed el-Halbusi'yi devirmek ve yerine kendi adaylarını seçtirmek istiyor. Ancak Halbusi’nin 64 milletvekili destekçisi bulunurken Azm İttifakı’nın sadece 11 milletvekili var, dolayısıyla bunun kolay olmayacağı değerlendiriliyor. Ayrıca bu tür bir girişimin zaten sarsıntıda olan parlamento içindeki dengeleri daha da kırılgan hale getireceği için tasvip edilmediği belirtiliyor.
Sadr ve Barzani arasındaki ittifakın bozulması durumunda dahi Barzani’nin cumhurbaşkanlığı pozisyonu için mücadeleyi sürdürmesi bekleniyor. Koordinasyon Çerçevesi içinde yer alan bazı taraflar, Barzani’yi ‘Şii evi’ içinde ayrılıkları kışkırtmakla suçluyor. Sadr sonrası muhtemel ittifaklardan bağımsız olarak, Mukteda es-Sadr'ın hayaletinin, başbakan seçiminde siyaset sahnesi üzerinde gezinmeye devam edeceği söylenebilir. Başbakan yürütme erkinin başındaki kişi olmanın yanı sıra ordu üzerindeki en etkin kişi anlamına geliyor. Sadr hükümete Sünni ve Kürtleri ortak etmek istemiş ancak Koordinasyon Çerçevesi, başbakanlığın sadece Şiilerin etkisi altında olması gerektiğini savunmuştu. Şiiler yeni başbakanı seçerken Sadr’ı gücendirmek ya da kışkırtmak istemiyorlar, Nuri el-Maliki gibi bir şahsiyetin yeniden başbakan seçilmesinin Sadr tarafından asla kabul görmeyeceğini biliyorlar. Dolayısıyla ilkesel olarak Sadr ile çelişmeyen bir aday bularak orta yolda buluşmayı umuyorlar. Bazı çevreler, Sadr’a yakınlığıyla bilinen Fetih lideri Hadi el-Amiri'yi bu pozisyon için öneriyor. Nihayetinde şu ana kadar başbakan adayı üzerinde uzlaşı sağlanmış değil ve muhtemel uzlaşının uzun bir vakit alacağı düşünülüyor. Şimdilerde bir başbakanı adayının siyasetten çekildiğini duyuran Sadr’ın sert muhalefetiyle nasıl karşılaşmayacağı tartışılıyor.



Sudan Dışişleri Bakanlığı, HDK'nin Dünya Gıda Programı konvoyuna yönelik saldırısını kınadı

El-Gadarif eyaletindeki Ebu el-Nece kampında yerinden edilmiş Sudanlılar yiyecek almak için bekliyor (AFP)
El-Gadarif eyaletindeki Ebu el-Nece kampında yerinden edilmiş Sudanlılar yiyecek almak için bekliyor (AFP)
TT

Sudan Dışişleri Bakanlığı, HDK'nin Dünya Gıda Programı konvoyuna yönelik saldırısını kınadı

El-Gadarif eyaletindeki Ebu el-Nece kampında yerinden edilmiş Sudanlılar yiyecek almak için bekliyor (AFP)
El-Gadarif eyaletindeki Ebu el-Nece kampında yerinden edilmiş Sudanlılar yiyecek almak için bekliyor (AFP)

Sudan Dışişleri Bakanlığı dün, Hızlı Destek Kuvvetleri (HDK) tarafından Kuzey Kordofan'da Dünya Gıda Programı'na (WFP) ait kamyonlara insansız hava aracıyla (İHA) düzenlenen saldırıyı kınadı.

Bakanlık açıklamasında, yardım konvoylarını hedef almanın uluslararası insani hukukun ciddi bir ihlali olduğunu ve ihtiyaç sahiplerine insani yardım ulaştırma çabalarını baltaladığını belirtti.

Sudan Dışişleri Bakanlığı, ihtiyaç sahiplerine yardımın engelsiz bir şekilde ulaştırılmasını sağlamak için Birleşmiş Milletler ve insani yardım kuruluşlarıyla iş birliğine tam desteğini yineledi.

Daha önce, Sudan Doktorlar Ağı, Kuzey Kordofan'da Dünya Gıda Programı (WFP) yardım konvoyuna düzenlenen HDK saldırısında bir kişinin öldüğünü ve üç kişinin yaralandığını bildirmişti.


Alimi, yeni Yemen hükümetinin kurulduğunu duyurdu

 Yemen Başkanlık Konseyi dün akşam Dr. Reşad el-Alimi başkanlığında toplandı. (SABA)
Yemen Başkanlık Konseyi dün akşam Dr. Reşad el-Alimi başkanlığında toplandı. (SABA)
TT

Alimi, yeni Yemen hükümetinin kurulduğunu duyurdu

 Yemen Başkanlık Konseyi dün akşam Dr. Reşad el-Alimi başkanlığında toplandı. (SABA)
Yemen Başkanlık Konseyi dün akşam Dr. Reşad el-Alimi başkanlığında toplandı. (SABA)

Yemen Başkanlık Konseyi Başkanı Dr. Reşad el-Alimi dün, Başbakan Dr. Şai ez-Zindani’nin önerisi ve Başkanlık Konseyi’nin onayı doğrultusunda yeni hükümeti kurma ve üyelerini atama kararı aldı. Kararın, ülkenin yüksek menfaatleri doğrultusunda alındığı belirtildi.

Yeni hükümette Dr. Şai ez-Zindani, Başbakan ve Dışişleri Bakanı olarak görev yapacak. Bunun yanında, Muammer el-İryani Enformasyon Bakanı, Nayif el-Bekri Gençlik ve Spor Bakanı, Salim es-Sukatri Tarım, Sulama ve Balıkçılık Bakanı, General İbrahim Haydan İçişleri Bakanı, Tevfik eş-Şercebi Su ve Çevre Bakanı, Muhammed el-Eşvel Sanayi ve Ticaret Bakanı, Dr. Kasım Behaybih Sağlık Bakanı, Bedr el-Arida Adalet Bakanı, General Tahir el-Akili Savunma Bakanı, Mühendis Bedr Basleme Yerel Yönetimler Bakanı, Muti Demmac Kültür ve Turizm Bakanı, Dr. Enver el-Mehri Mesleki Eğitim ve Teknik Öğretim Bakanı, Mühendis Adnan el-Kaf Elektrik ve Enerji Bakanı, Mervan bin Ganim Maliye Bakanı ve Dr. Afrah ez-Zuvbe Planlama ve Uluslararası İşbirliği Bakanı olarak atandı.

Hükümet kadrosunda ayrıca Salim el-Avlaki Kamu Hizmetleri ve Sigortalar Bakanı, Hakim İşrak el-Mektari Hukuk İşleri Bakanı, Dr. Adil el-Abadi Eğitim Bakanı, Dr. Emin el-Kadesi Yüksek Öğrenim ve Bilimsel Araştırma Bakanı, Dr. Şadi Basira İletişim ve Bilgi Teknolojileri Bakanı, Dr. Muhammed Bamka Petrol ve Madenler Bakanı, Muhsen el-Ömeri Ulaştırma Bakanı, Mühendis Hüseyin el-Akrabi Bayındırlık ve Yollar Bakanı, Muhtar el-Yafii Sosyal İşler ve Çalışma Bakanı, Meşdel Ahmed İnsan Hakları Bakanı, Şeyh Türki el-Vedai Vakıflar ve Rehberlik Bakanı, Dr. Abdullah Ebu Huriye Meclis İşleri Bakanı, Ekrem el-Amiri Devlet Bakanı, Abdulgani Cemil Devlet Bakanı ve Sana Başkent Yetkilisi, Abdurrahman el-Yafii Devlet Bakanı ve Aden Valisi, Ahmed el-Avlaki Devlet Bakanı, Dr. Ahad Casus Kadın İşleri Bakanı, Velid el-Kadimi Devlet Bakanı ve Velid el-Ibare Devlet Bakanı olarak görev yapacak.

Karar, Yemen Anayasası, Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) girişimi ve uygulama mekanizması, 2022 yılı 9 sayılı yetki devri kararı, 7 Nisan 2022 tarihli Başkanlık Konseyi kurulması ve 2004 yılı 3 sayılı Bakanlar Kurulu Yasası ile Başbakan atama ve hükümet kurma yetkisini düzenleyen karar doğrultusunda alındı.


ABD yetkilileri Bingazi saldırısının kilit isimlerinden birini gözaltına aldı

ABD Adalet Bakanı Pam Bondi, FBI Direktörü Kash Patel ve Columbia Bölgesi ABD Başsavcısı Jeanine Pirro ile birlikte (AP)
ABD Adalet Bakanı Pam Bondi, FBI Direktörü Kash Patel ve Columbia Bölgesi ABD Başsavcısı Jeanine Pirro ile birlikte (AP)
TT

ABD yetkilileri Bingazi saldırısının kilit isimlerinden birini gözaltına aldı

ABD Adalet Bakanı Pam Bondi, FBI Direktörü Kash Patel ve Columbia Bölgesi ABD Başsavcısı Jeanine Pirro ile birlikte (AP)
ABD Adalet Bakanı Pam Bondi, FBI Direktörü Kash Patel ve Columbia Bölgesi ABD Başsavcısı Jeanine Pirro ile birlikte (AP)

ABD Başsavcısı Pam Bondi, FBI'ın 2012'deki Bingazi'deki ABD konsolosluğuna yapılan saldırının kilit isimlerinden birinin gözaltında alındığını duyurdu.

Bondi, Zubeyr al-Bakouş'un ABD'ye iade edildiğini ve cinayet, kundaklama ve terörle ilgili suçlamalarla karşı karşıya kalacağını açıkladı. Bondi, " Bingazi' saldırısına karışan kilit isimlerden biri yakalandı. Zubeyr el-Bakouş bugün sabah saat 3:00'te Andrews Hava Kuvvetleri Üssü'ne getirildi ve şu anda gözaltında" dedi.

FBI Direktörü Kash Patel, şüphelinin "on yıldan fazla süren bir takibin ardından Virginia'ya getirildiğini, şu anda gözaltında olduğunu ve bugün mahkemeye çıkarılacağını" söyledi.

Columbiya Bölgesi Başsavcısı Jeanine Pirro, el-Bakouş'un birinci derece cinayet, cinayete teşebbüs, kundaklama ve teröristleri destekleme de dahil olmak üzere sekiz suçlamayla karşı karşıya olduğunu belirtti.

11 Eylül 2012 saldırısında Amerikan misyonunun dört üyesi öldürüldü; saldırının daha sonra Libyalı aşırılıkçılar tarafından gerçekleştirilen kasıtlı bir eylem olduğu belirlendi ve bu aşırılıkçılardan bazılarının el Kaide ile bağlantılı gruplarla ilişkisi olduğu ortaya çıktı.

El-Bakouş, saldırıyla ilgili suçlamalarla karşı karşıya kalan üçüncü kişi. Diğer ikisi, Ahmed Abu Hattala ve Mustafa el-Imam, uzun hapis cezalarını çekiyor; bir diğer şüpheli Ali el-Avni el-Harzi ise 2015 yılında Irak'ta bir hava saldırısında öldürüldü.

ABD konsolosluğuna yapılan saldırıda Büyükelçi Chris Stevens de dahil olmak üzere dört Amerikalı hayatını kaybetti ve bu olay, Ekim 2011'de Muammer Kaddafi'nin devrilmesi ve öldürülmesinin ardından Libya'yı saran kaosun ortasında gerçekleşti.

Saldırı, Bingazi'deki ve genel olarak Libya'daki kaosun sembolü haline geldi. Bu olay, Amerika Birleşik Devletleri'nde bir dizi soruşturmaya yol açtı ve bu soruşturmalar sırasında Kongre'deki Cumhuriyetçiler, 2016 başkanlık kampanyası öncesinde Demokrat aday Hillary Clinton ile çatıştı.