Yargıtay, çocuğun çıkardığı orman yangınından ailesinin de sorumlu olduğuna karar verdi

Yargıtay, taksirle orman yangını çıkaran 16 yaşındaki çocuğun anne ve babasının "ev başkanı" sıfatıyla, yangından ve oluşan maddi zararın karşılanmasından sorumlu olduğuna karar verdi.

AA
AA
TT

Yargıtay, çocuğun çıkardığı orman yangınından ailesinin de sorumlu olduğuna karar verdi

AA
AA

Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin kararına göre, Erzurum'da arkadaşlarıyla ormanlık alana gezmeye giden 18 yaşından küçük bir çocuk, ısınmak için ateş yaktı. Çocuk, ateşin büyümesi üzerine söndürmeye çalışsa da yangın büyüdü ve 25 hektarlık sarıçam ormanı zarar gördü.
Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığının soruşturması sonrası çocuk hakkında ceza davası açıldı. Bu dava devam ederken, ilgili idare kurumu, çıkan yangında zarar gören fidanlar, ağaçlandırma bedeli ve yangın söndürme bedeli olarak 191 bin liranın yangını çıkaran çocuk ile anne ve babasından tahsil edilmesi istemiyle tazminat davası açtı.
Davaya bakan mahkeme, yangının büyümesinden sonra söndürmeye çalışan çocuğun taksirle orman yangınına sebebiyet verdiği gerekçesiyle takdiri indirim yaptı ve çocuğun ilgili idareye 148 bin 722 lira maddi tazminat ödenmesine hükmetti. Mahkeme, anne ve babanın ise çocuğun eylemi nedeniyle "ev başkanı" sıfatından kaynaklı sorumlu olduklarının ispatlanamadığına karar verdi.
Kararın temyiz edilmesi üzerine dava dosyası Yargıtaya geldi.
Temyiz istemini görüşen Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, mahkemenin kararını bozdu ve dava konusu olaydan anne babanın da sorumlu tutulması gerektiğine hükmetti.

Kararın gerekçesinden
Dairenin kararında, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun "sorumluluk" başlığını taşıyan 369'uncu maddesine göre, "ev başkanı" sıfatı bulunan aile büyüklerinin, ev halkından olan küçüğün, kısıtlının, akıl hastalığı veya akıl zayıflığı bulunan kişinin verdiği zarardan sorumlu olduğu kaydedildi.
Bu sorumluluğun ancak "gerekli özen gösterilse dahi zararın meydana gelmesini engelleyemeyeceğinin ispatı halinde" ortadan kalkacağı belirtilen kararda, "ev başkanı" sıfatını taşıyanların önlem almakla yükümlü olduğu vurgulandı. Zorunluluk halinde ise gerekli önlemlerin alınması için anne/babanın yetkili makamlardan yardım isteyebileceği bildirildi.
"Ev başkanının özen ve gözetim görevini yerine getirmemesinden dolayı üçüncü kişilerin uğradığı zararı tazminle sorumludur." hükmüne yer verilen kararda, dava konusu yangın nedeniyle oluşan zarardan, anne ve babanın da sorumlu bulundukları ifade edildi.
Yerel mahkemenin, oluşan zarardan anne ve babayı sorumlu tutmamasının bozma nedeni yapıldığına işaret edilen kararda, şunlar kaydedildi:
"Mahkemece davalı anne ve babanın, ev halkından olan küçüğün meydana getirdiği zarardan, ev başkanı sıfatıyla kusursuz sorumlu oldukları dikkate alınarak, oluşan zarar miktarından sorumlu tutulmaları gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz olup, bozmayı gerektirmiştir."
Ayrıca kararda, çıkan yangını söndürmekle görevli idare kurumunun yangına müdahalesine yönelik görev ve sorumluluklarını yerine getirip getirmediğinin, kusurunun bulunup bulunmadığının araştırılmamasının, bu konuda uzman bilirkişi kurulu raporu aldırılmadan hüküm kurulmasının da bozma nedeni sayıldığı ifade edildi.



Öcalan’dan bütünleşme mesajı

Parlamento komitesi, bugün PKK’nin feshedilmesi ve silahsızlandırılmasına ilişkin yasal çerçeveyi içeren rapor taslağı üzerinde oylama yapacak. (Türkiye Parlamentosu- X)
Parlamento komitesi, bugün PKK’nin feshedilmesi ve silahsızlandırılmasına ilişkin yasal çerçeveyi içeren rapor taslağı üzerinde oylama yapacak. (Türkiye Parlamentosu- X)
TT

Öcalan’dan bütünleşme mesajı

Parlamento komitesi, bugün PKK’nin feshedilmesi ve silahsızlandırılmasına ilişkin yasal çerçeveyi içeren rapor taslağı üzerinde oylama yapacak. (Türkiye Parlamentosu- X)
Parlamento komitesi, bugün PKK’nin feshedilmesi ve silahsızlandırılmasına ilişkin yasal çerçeveyi içeren rapor taslağı üzerinde oylama yapacak. (Türkiye Parlamentosu- X)

Türkiye'de tutuklu bulunan PKK lideri Abdullah Öcalan, "demokratik bütünleşme" olarak adlandırdığı "barış sürecinin" yeni bir aşamasının başladığını duyurdu.

Öcalan, İmralı Cezaevi'nde, Halkların Eşitliği ve Demokrasi Partisi (HADEP) heyetiyle yaptığı görüşmede, sürecin ikinci aşamasına aktif olarak katılma arzusunu dile getirdi.

Bu durum, PKK’nin feshedilmesi için yasal çerçeveyi geliştirmekle görevli parlamento komitesinin, süreçle ilgili öneri ve tavsiyeleri içeren bir taslak raporu görüşmek ve oylamak üzere bugün, bir oturum düzenlemesiyle eş zamanlı olarak geliyor.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre öneriler, Abdullah Öcalan'ın serbest bırakılmasını ve anadil hakları ile eşit vatandaşlık gibi temel konuları dışarıda bırakıyor, bunun yerine "temel hakların" tanımlanması çerçevesinde mevcut düzenlemelerde iyileştirmeler içeriyor.


Fidan: ABD ve İran nükleer anlaşma konusunda uzlaşmaya hazır görünüyor

Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan (Reuters)
Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan (Reuters)
TT

Fidan: ABD ve İran nükleer anlaşma konusunda uzlaşmaya hazır görünüyor

Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan (Reuters)
Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan (Reuters)

Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, ABD ile İran’ın bir nükleer anlaşmaya varmak için uzlaşmaya hazır göründüğünü belirterek, görüşmelerin kapsamının Tahran’ın balistik füze programını içerecek şekilde genişletilmesinin yalnızca “başka bir savaşa” yol açacağını söyledi.

Şarku’l Avsat’ın Financial Times gazetesine aktardığı röportajda Fidan, “Amerikalıların İran’ın uranyum zenginleştirmesine açık ve net sınırlar içinde müsamaha göstermeye hazır olması olumlu” ifadelerini kullandı.

Bakan Fidan, “İranlılar artık Amerikalılarla bir anlaşmaya varmaları gerektiğini biliyor. Amerikalılar da İranlıların belirli sınırları olduğunu biliyor. Onları zorlamaya çalışmanın bir anlamı yok” dedi.

Washington, İran’dan saflık oranı yüzde 60’a ulaşan zenginleştirilmiş uranyum stokundan vazgeçmesini talep ediyor. Bu oran, silah yapımında kullanılan yüzde 90 seviyesine oldukça yakın kabul ediliyor.

İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ise ülkesinin mali yaptırımların kaldırılmasını talep etmeyi ve zenginleştirme dâhil olmak üzere “nükleer haklarında” ısrarcı olmayı sürdüreceğini söyledi.

Fidan, Financial Times’a yaptığı açıklamada, Tahran’ın “gerçekten gerçek bir anlaşma yapmak istediğine” inandığını ve 2015’te ABD ve diğer ülkelerle imzalanan anlaşmada olduğu gibi zenginleştirme seviyelerine sınırlamalar ve sıkı bir denetim mekanizmasını kabul edebileceğini belirtti.

ABD’li ve İranlı diplomatlar, geçen hafta Umman’ın arabuluculuğunda Maskat’ta bir araya gelerek diplomatik çabaları yeniden canlandırma amacıyla görüşmeler gerçekleştirdi. Bu temaslar, ABD Başkanı Donald Trump’ın bölgede bir filo konuşlandırmasının ardından yeni bir askeri harekât ihtimaline ilişkin endişelerin arttığı bir dönemde yapıldı.

Trump salı günü yaptığı açıklamada, Washington ile Tahran’ın müzakerelere yeniden başlamaya hazırlandığı bir süreçte Ortadoğu’ya ikinci bir uçak gemisi gönderme seçeneğini değerlendirdiğini söyledi.

ABD Dışişleri Bakanlığı ve Beyaz Saray ise mesai saatleri dışında yapılan yorum talebine yanıt vermedi.


Türkiye’den Sincar bölgesinde PKK operasyon sinyali

Irak'ın kuzeyindeki Kandil Dağları'nda bulunan PKK militanları (Reuters)
Irak'ın kuzeyindeki Kandil Dağları'nda bulunan PKK militanları (Reuters)
TT

Türkiye’den Sincar bölgesinde PKK operasyon sinyali

Irak'ın kuzeyindeki Kandil Dağları'nda bulunan PKK militanları (Reuters)
Irak'ın kuzeyindeki Kandil Dağları'nda bulunan PKK militanları (Reuters)

Türkiye, Irak'ın kuzeyindeki Sincar bölgesinde, PKK kalıntılarına yönelik sınırlı bir askeri operasyon düzenleme tehdidinde bulundu.

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, pazartesi akşamı televizyonda yaptığı açıklamada, PKK militanlarının "artık tamamen Irak sorunu haline geldiğini" belirterek, "Egemen bir devlet, topraklarının yasaklı bir grup tarafından işgal edilmesine nasıl izin verebilir?" diye sordu.

Fidan, Haşdi Şabi Güçleri'nin karadan ilerlemesi ve Türk hava desteğini içeren "basit" bir operasyonun iki veya üç gün içinde gerçekleştirilebileceği ihtimaline işaret etti.

Fidan, "Suriye'deki Kürt sorununun Irak boyutu da var" diyerek, "Irak'ın Suriye'de yaşananlardan (SDG güçlerinin Suriye ordusuna entegre edilmesi anlaşması) ders çıkaracağını ve oradaki geçişi kolaylaştıracak daha akıllı kararlar alacağını" umduğunu ifade ederek, Kürdistan PKK militanlarına atıfta bulundu.