Fas’ta siyasi dönüşüm için diyalog çağrısı

Sosyal gerilimi azaltmak için hükümetin attığı adımlara övgüde bulunuldu.

Abdullatif Vehbi, Özgünlük ve Modernlik Partisi (PAM) siyasi büro toplantısına başkanlık etti. (Şarku'l Avsat)
Abdullatif Vehbi, Özgünlük ve Modernlik Partisi (PAM) siyasi büro toplantısına başkanlık etti. (Şarku'l Avsat)
TT

Fas’ta siyasi dönüşüm için diyalog çağrısı

Abdullatif Vehbi, Özgünlük ve Modernlik Partisi (PAM) siyasi büro toplantısına başkanlık etti. (Şarku'l Avsat)
Abdullatif Vehbi, Özgünlük ve Modernlik Partisi (PAM) siyasi büro toplantısına başkanlık etti. (Şarku'l Avsat)

Fas’ta Özgünlük ve Modernlik Partisi (PAM) siyasi bürosu tarafından dün yayınlanan bildiride mevcut zorlukların üstesinden gelmek için bugün gerekli olan siyasi dönüşümler hakkında ‘açık bir siyasi, demokratik ve insan hakları diyalogu’ gerçekleştirilmesi çağrısında bulunuldu.
Bildiride, ‘bu diyalogun siyasi ve yasal aktörlerin varlığını daha etkin bir şekilde güçlendirmenin yollarını açıklığa kavuşturacağına ve ulusal arenada yeni bir siyasi ruh yaratacağına’ işaret edildi.
Parti söz konusu diyalogun, demokratik süreci derinleştirme ve güçlendirme ihtiyacı ve özellikle kriz zamanlarında siyasi aktörler tarafından yürütülen siyasi ve arabuluculuk rollerinin etkisini artırma ihtiyacı bağlamında ortaya çıktığı değerlendirmesinde bulundu. Partinin siyasi bürosu ayrıca hükümet ve parlamenter etkileşimin, kültürel ve entelektüel hareketin ve ulusal arenadaki yönetim kurumlarının yarattığı ‘önemli entelektüel ve toplumsal tartışmanın’ içeriğinde kadınların ekonomik ve sosyal hakları gibi toplumsal sorunlar ve ‘reşit olmayan kızların evlenmesinden’ kaynaklanan çeşitli dengesizlikler ve benzeri bazı önemli konular üzerinde durdu. Açıklamada ayrıca bu diyaloga ve ‘temel toplumsal konulardaki yüksek entelektüel mücadeleye’ övgüde bulunuldu.
PAM’ın açıklamasında ayrıca, “Anayasada belirtilen ulusal sabitlere tam saygıyla, ancak sessiz tartışma ve diyalog yoluyla gelişeceğine inanıyoruz. Bu tartışmaya karşı bazı siyasi partilerin uyguladığı provokasyon ve gizli ihanet yöntemini ise reddediyoruz” ifadelerine yer verdi. Reşit olmayanların evliliğine ilişkin devam eden tartışmalara ve aile hukukunun gözden geçirilmesine ilişkin muhafazakar partilerin eleştirilerine atıfta bulunularak, bu uygulamanın amacının ‘bu toplumsal konularda medeni ve barışçıl bir şekilde fikrini ifade eden her özgür toplumsal sesi susturmak’ olduğuna dikkat çekildi.
Siyasi Büro bazı sosyal durumlarda yaşanan zorluklarla ilgili olarak yaptığı açıklamada; durumun ciddiyetini hissettiğini ve kurumların baskılarını hafifletmek için mümkün olan her şeyi sağlamaya istekli olduğunu bildirdi. Hükümetin çeşitli ciddi siyasi, sosyal ve sendikal partilerle hükümetin ortaklık ve yapıcı iş birliği içinde toplumsal gerilimi azaltmak için gerçekleştirdiği somut müdahalelerin takdir edildiği kaydedildi.
Uluslararası piyasalarda enerji ürünleri fiyatlarındaki hızlı dalgalanmalar ve bunların ulusal piyasaya ve vatandaşların satın alma gücüne doğrudan yansımalarına ilişkin de açıklamalar yapan PAM Siyasi Bürosu, hükümetin bu krizi hafifletmek için aldığı önlemlere övgüde bulundu. Bunlardan sonuncusu, Takas Fonu'nun (Temel Malzeme Destek Fonu) giderlerini desteklemek için 16 milyar dirhem (1,6 milyar dolar) tutarında ek kredi açılmasına yönelik bir kararnamenin onaylanmasıydı. Böylece takas fonunun bu yılki harcamaları, bütan gazı, buğday, ithal şeker ve elektrik için üretilen yakıtın sübvansiyonu için tahsis edilen 32 milyar dirhemden (3,2 milyar dolar) fazla olacak. Bunun yanı sıra taşımacılık profesyonellerini desteklemek için bir milyar dirhemin üzerinde (100 milyon dolar) tahsis edildi. Partinin açıklamasında bu önlemler, ‘olağanüstü ve benzeri görülmemiş’ olarak değerlendirildi.



Kasım, Hizbullah üzerindeki kontrolünü sıkılaştırıyor

Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)
Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)
TT

Kasım, Hizbullah üzerindeki kontrolünü sıkılaştırıyor

Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)
Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)

Hizbullah Genel Sekreteri Naim Kasım, örgütün idari kurumları üzerindeki kontrolünü sıkılaştırmaya çalışıyor. Bu yüzden söz konusu kurumlara, eski Genel Sekreter Hasan Nasrallah'ın liderliği döneminde marjinalleştirilen yakın arkadaşları ve din adamı olmayan politikacıları getirdi.

Şarku’l Avsat’a konuşan kaynaklara göre yapılan en önemli değişiklikler arasında, eski bakan ve milletvekili Muhammed Fneyş’in Hizbullah’ın ‘hükümeti’ olarak kabul edilen yürütme organının başına geçmesi, milletvekili ve parlamento grubu başkanı Muhammed Raad'ın ise genel sekreter yardımcılığına atanmasının bekleniyor.

Kaynaklar, Kasım'ın, daha önce partinin yürütme organının sorumluluğunda olan ayrıntılara girmeden liderliği elinde tutan genel sekreterlik ile örgütün tüm kurumlarını birbirine bağlayarak Hizbullah’ı kontrol etmeye çalıştığına işaret etti.

Öte yandan, Başbakan Nevaf Selam, çok sayıda kişinin İsrail'in tekrarlanan saldırılarının ardından halen yeniden inşa edilmesini beklediği güney bölgesine tarihi bir ziyaret başlattı. Başbakan Selam'ın, Hizbullah tarafından kendisine karşı başlatılan ihanet kampanyasına rağmen tüm köylerde sıcak bir şekilde karşılanması dikkati çekti.


Mısır, bölgesel istikrar için İran ve ABD arasında Umman'da yapılan müzakerelerin önemini vurguladı

Mısır Dışişleri Bakanı Abdulati, Slovenya'nın başkenti Lübliyana'da düzenlenen ‘Bled Stratejik Forumu’ndaki bir panele katıldı (Mısır Dışişleri Bakanlığı)
Mısır Dışişleri Bakanı Abdulati, Slovenya'nın başkenti Lübliyana'da düzenlenen ‘Bled Stratejik Forumu’ndaki bir panele katıldı (Mısır Dışişleri Bakanlığı)
TT

Mısır, bölgesel istikrar için İran ve ABD arasında Umman'da yapılan müzakerelerin önemini vurguladı

Mısır Dışişleri Bakanı Abdulati, Slovenya'nın başkenti Lübliyana'da düzenlenen ‘Bled Stratejik Forumu’ndaki bir panele katıldı (Mısır Dışişleri Bakanlığı)
Mısır Dışişleri Bakanı Abdulati, Slovenya'nın başkenti Lübliyana'da düzenlenen ‘Bled Stratejik Forumu’ndaki bir panele katıldı (Mısır Dışişleri Bakanlığı)

Mısır, Umman Sultanlığı’nın ABD ile İran arasındaki müzakerelere ev sahipliği yaparken oynadığı önemli ve yapıcı rolü takdir ettiğini ifade ederken ‘gerilimi azaltmak ve bölgesel ve uluslararası güvenlik ve istikrarı güçlendiren anlaşmaların sağlanmasını desteklemek için yorulmak bilmez çabalarını sürdüreceğini’ vurguladı.

Mısır, dün Dışişleri Bakanı Bedir Abdulati ile Umman Dışişleri Bakanı Bedir el-Busaidi ve Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) Genel Direktörü Rafael Grossi arasında yapılan iki telefon görüşmesi sırasında güvence veren açıklamasını yaptı.

ABD ile İran arasında Umman'ın başkenti Maskat'ta yapılan, nükleer konulu dolaylı görüşmeler sona erdi. İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, görüşmelerin ‘çok olumlu’ geçtiğini söyledi. İranlı bakan, iki tarafın ‘müzakerelere devam etme konusunda anlaştığını’ da sözlerine ekledi.

Öte yandan Umman Dışişleri Bakanı Busaidi dün, Mısırlı mevkidaşına Umman'da ABD ile İran arasında yürütülen müzakerelerin ilerleyişi hakkında bilgi verdi. Mısır'ın son haftalarda ilgili taraflar arasında yürüttüğü yorulmak bilmeyen çabaları ve yoğun iletişim faaliyetlerini öven bakan, bu çabaların tarafların görüşlerini yakınlaştırmaya ve müzakerelerin önünü açmaya yardımcı olduğunu belirtti. Bakan, ‘Mısır'ın bölgedeki krizleri yatıştırmaya yönelik diplomatik adımlarına’ övgüde bulundu.

Abdulati, Busaidi ile yaptığı görüşmede, Mısır'ın gerilimin azaltılması ve İran'ın nükleer meselesinde tüm tarafların endişelerini dikkate alan uzlaşmacı bir çözüme ulaşılmasına yönelik tüm çabaları desteklemeye devam edeceğini söyledi. Mısırlı bakan, bölgesel güvenlik ve istikrarı sağlamak ve bölgenin yeni bir istikrarsızlık dalgasına sürüklenmesini önlemek için bu müzakerelerde elde edilen kazanımların üzerine inşa edilmesinin önemini vurguladı.

rthy
Geçtiğimiz eylül ayında Kahire'de Grossi ile yapılan toplantı sırasında Mısır ve İran dışişleri bakanları (Mısır Dışişleri Bakanlığı)

Mısır tarafından geçtiğimiz cuma günü yapılan açıklamada, “Umman Sultanlığı'ndaki kardeşlerimizin arabuluculuğunda ABD ile İran arasında müzakerelerin yeniden başlamasına tam destek veriyoruz” denildi. Açıklamada, ‘bu soruna askeri bir çözüm bulunmadığı ve ilgili tüm tarafların çıkarlarını göz önünde bulundurarak diyalog ve müzakere yoluyla çözülmesi gerektiği’ vurgulandı.

Ayrıca Suudi Arabistan, Katar, Türkiye, Umman ve Pakistan'ın bu konuda gösterdiği yapıcı çabaları överek, ‘bu samimi çabaların, bölgede istikrar ve barış fırsatlarının artırılmasına katkıda bulunacak olumlu bir atılımla sonuçlanacağını’ umduğunu ifade etti.

Mısır Dışişleri Bakanı Abdulati, cumartesi günü Grossi ile yaptığı telefon görüşmesinde, bölgedeki gerilimi azaltmak için Mısır'ın sürdürdüğü çabalara da değindi. Mısırlı bakan, ‘bölgedeki gerilimi ve tırmanışı azaltmak ve diplomatik çözümleri teşvik etmek için bölgesel ve uluslararası çabaların sürdürülmesinin önemini’ vurguladı.

Mısır, geçtiğimiz yıl İran ile UAEA arasında arabuluculuk yaptı. Bu arabuluculuk sonucunda 9 Eylül'de Kahire'de İran Dışişleri Bakanı Arakçi ile UAEA Genel Direktörü Grossi arasında imzalanan ve ‘İran'ın nükleer tesislerine yönelik denetimlerin yeniden başlatılması da dahil olmak üzere iki taraf arasında iş birliğinin yeniden başlatılmasını’ öngören bir anlaşma ile sonuçlandı. Ancak Tahran, geçtiğimiz kasım ayında anlaşmanın askıya alındığını duyurdu.

Abdulati, cuma akşamı Slovenya'nın başkenti Lübliyana'da düzenlenen ‘Bled Stratejik Forumu’ndaki bir panelde, ‘bölgedeki gerilimin azaltılması, çatışmanın yayılmasının önlenmesi ve tartışmalı konuların çözümü için diplomatik çözümler ve diyaloga öncelik verilmesi, böylece bölgedeki güvenlik ve istikrarın korunmasına ve daha geniş çaplı çatışmalara sürüklenmesinin önlenmesine katkıda bulunulmasının önemini’ vurguladı.


DEAŞ mahkumları Irak'ın güvenliğini tehdit ediyor

7 Şubat 2026'da Suriye'nin kuzeydoğusundaki Haseke'nin banliyölerinde, DEAŞ tutuklularını taşıyan bir ABD konvoyu (AFP)
7 Şubat 2026'da Suriye'nin kuzeydoğusundaki Haseke'nin banliyölerinde, DEAŞ tutuklularını taşıyan bir ABD konvoyu (AFP)
TT

DEAŞ mahkumları Irak'ın güvenliğini tehdit ediyor

7 Şubat 2026'da Suriye'nin kuzeydoğusundaki Haseke'nin banliyölerinde, DEAŞ tutuklularını taşıyan bir ABD konvoyu (AFP)
7 Şubat 2026'da Suriye'nin kuzeydoğusundaki Haseke'nin banliyölerinde, DEAŞ tutuklularını taşıyan bir ABD konvoyu (AFP)

Güvenlik kaynakları, DEAŞ mahkumlarının Suriye'den Irak'a nakledilirken Iraklı gardiyanları tehdit ettiklerini ve hapishanelerden kaçtıktan sonra onları öldüreceklerine dair yemin ettiklerini açıkladı.

Bu durum, Irak'ın hükümetin ulusal güvenliği korumak için önleyici hamle olarak nitelendirdiği yeni bir grup tutukluyu kabul etmesiyle eş zamanlı olarak ortaya çıktı.

Güvenlik kaynakları Şarku’l Avsat'a, "tutukluların çoğunun Bağdat ve Hilla'daki hapishanelerde ve gözaltı merkezlerinde tutulduğunu" belirtti; bu iki bölge de ağır güvenlik önlemleriyle korunan gözaltı tesislerine sahip.

"Terörle Mücadele Servisi'nin nakil ve dağıtımı denetlediğini" belirten kaynak, "mahkumların ellerinin ve ayaklarının kelepçelendiğini ve yüzlerinin örtüldüğünü", "bazılarının kaçmayı başarmaları halinde gardiyanları ölümle tehdit ettiğini" açıkladı.

Kaynaklar, "mahkumlarla konuşmayı veya onlarla etkileşim kurmayı kesin olarak yasaklayan emirler olduğunu" ve "gardiyanların çoğunun mahkumların hangi milletlerden geldiğinden habersiz olduğunu" ifade etti.