Yunanistan’da nüfus azalıyor ve yaşlanıyor

Fotoğraf: AA
Fotoğraf: AA
TT

Yunanistan’da nüfus azalıyor ve yaşlanıyor

Fotoğraf: AA
Fotoğraf: AA

Yunanistan’da son yapılan araştırma, Yunan vatandaşların sayısı azalırken, yabancı nüfusun arttığını gösterdi. Nüfusun genel olarak yaşlanmasının emeklilik ve sağlık sistemleri üzerinde olumsuz sonuçlar doğurabileceğine işaret ediliyor.
Anadolu Ajansı (AA) muhabirinin Thesalya Üniversitesi Öğretim Görevlisi Vironas Kocazamanis ve Atina Üniversitesi Öğretim Görevlisi Anastasia Kostaki’nin ortak yayımladığı "Yunanistan’ın Doğal Dengesine Yabancıların Katkısı (2009-2020)" araştırma raporundan derlediği verilere göre, 2010’dan beri yıllık ölüm sayısının doğum sayısından fazla olduğu Yunanistan’da nüfus giderek azalıyor.
Ülkede yaşayan yabancı sayısı 1991’de 200 bin seviyesindeyken, son 30 yıldır hızla artan bu rakamın mevcut durumda yaklaşık 900 bine ulaştığı tahmin ediliyor.
2004-2020 dönemindeki ölüm ve doğum oranlarının grafikleştirildiği araştırmada, bu süreçte ülkedeki Yunan nüfusun ölüm oranının, doğum oranından yüksek olduğu, yabancı nüfusta ise tam tersi bir tablo oluştuğu belirtiliyor.
2009-2020 döneminde de ülkedeki nüfusu 810 bin-940 bin arasındaki yabancıların, toplam nüfusa oranının yüzde 7,4-8,4 seviyesinde olduğu görülüyor.
Bu dönemdeki yaş ortalamasına bakıldığında, yabancıların yaş ortalaması 32,2-33,7 aralığında seyrederken, Yunanların yaş ortalamasının 42,6-45,5 olması dikkati çekiyor.
2009-2020 döneminde toplam nüfusun 252 bin 163 azaldığı kaydediliyor.
Yaş ortalaması ve doğum oranının Yunan vatandaşlardan daha yüksek olduğu yabancı ülke vatandaşları için raporda, "Yabancıların katkısı oldukça önemli oldu. Ölüm sayısına karşı doğum sayılarının daha yüksek olması sayesinde, nüfustaki azalmayı sınırlandırdılar" ifadesi yer alıyor.

"Demografi sorunu saatli bomba gibi"
Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis, haziran ayında "Demografi - Büyük Sorun" konulu konferansta yaptığı konuşmada, nüfusun küçülmesinin emeklilik sistemi üzerinde yaratabileceği sorunlara değinerek, bu konuda yapılan araştırmalardan verileri paylaştı.
Uzmanların demografi sorununu "saatli bombaya" benzetmesinin bir tesadüf olmadığını belirten Miçotakis, "Kronometresi hızlı hareket eden ve haklı endişelerin hedef odaklı inisiyatife dönüşeceği şekilde metodik hareketlerle, zamanında devre dışı bırakmamız gereken bir bomba" diye konuştu.
Benzer sorunların sadece Yunanistan’da değil, neredeyse tüm Avrupa ülkelerinde yaşandığının altını çizen Miçotakis, "DiaNEOsis’in okuduğum yakın tarihli araştırmasına göre, demografi, ülkemizin uzun vadede karşılaşabileceği tehditler arasında ilk sırada yer alıyor. Türk-Yunan sorunlarının da ekonominin de önünde" dedi.
Miçotakis, ekonomik olarak aktif vatandaş sayısının azaldığını vurgulayarak, nüfusun yaşlanmasının sosyal güvenlik ve sağlık sistemleri üzerinde olumsuz sonuçlar doğurabileceğini belirtti.

Yunanistan’da kadınların ilk çocuk edinme yaşı ortalama 31
2011 sonrasındaki on yıllık süreçte Yunan nüfusun yaklaşık 450 bin azaldığını dile getiren Miçotakis, bunun büyük bölümünün ölüm ve doğum sayıları arasındaki farktan kaynaklanırken, bir bölümünün de ekonomik kriz sürecinde yaşanan beyin göçü nedeniyle olduğunu anlattı.
Miçotakis, ülkedeki demografi sorununa ilişkin verileri paylaşırken, şunları kaydetti:
"1962’de toplam nüfusunun yüzde 8’ini 65 yaş üstü, yüzde 26’sını 14 yaş altı oluştururken bugün Yunanistan nüfusunun yüzde 23’ünü 65 yaş üstü ve yüzde 14’ünü 14 yaş altı grup oluşturuyor. Kadınların ilk çocuk edinme yaşı 1980’de ortalama 24 iken, bu rakam bugün 31."
Önlem alınmazsa Yunanistan nüfusunun 2050’de 9 milyonun altına inebileceğini ve her üç kişiden birinin 65 yaş üstü olacağını belirten Miçotakis, devletin bu soruna karşı çok yönlü ve pozitif bir yaklaşım geliştirmesi gerektiğini ifade etti.
Miçotakis, ülkedeki üretim sürecinde insan gücü ihtiyacı ve nüfus daralması sorunları için düzenli göçmenlerin de çözümün bir parçası olabileceğini vurguladı.

Yaş ortalaması 41,9
Yunan İstatistik Kurumunun (ELSTAT) en son 2011'de yayımladığı genel nüfus verilerine göre, ülkedeki kalıcı nüfus 10 milyon 816 bin 286. Yüzde 51’i kadın olan nüfusun yaş ortalaması ise 41,9.
2011 verilerine göre, ülkede yaşayan Avrupa Birliği vatandaşı yabancıların sayısı 199 bin 121 iken, ülkede yaşayan üçüncü ülke vatandaşlarının sayısı 700 binin üzerinde.
Ülkede yaşayan yabancıların yarıdan fazlası Arnavutluk kökenli, diğer yabancılarsa en çok Bulgaristan, Romanya, Pakistan ve Gürcistan kökenlilerden oluşuyor.
Yunanistan’daki ortalama yaşam süresi ise 82.



Okyanus tabanının altında tatlı su kaynağı olduğu doğrulandı

Çökelti örneklerinin alındığı yerler (Avrupa Okyanus Sondaj Araştırmaları Konsorsiyumu)
Çökelti örneklerinin alındığı yerler (Avrupa Okyanus Sondaj Araştırmaları Konsorsiyumu)
TT

Okyanus tabanının altında tatlı su kaynağı olduğu doğrulandı

Çökelti örneklerinin alındığı yerler (Avrupa Okyanus Sondaj Araştırmaları Konsorsiyumu)
Çökelti örneklerinin alındığı yerler (Avrupa Okyanus Sondaj Araştırmaları Konsorsiyumu)

Uluslararası bir keşif gezisi, okyanus tabanının altındaki gizli tatlı su rezervlerini ilk kez kapsamlı bir şekilde belgeleyerek, çok az anlaşılan bir sisteme dair yeni bilgiler sundu.

Su, gezegenimizin yüzeyinin yaklaşık yüzde 70'ini oluştursa da aynı zamanda yeraltı su kaynaklarında da depolanıyor.

Birçok kıyı topluluğu, tatlı su ihtiyaçları için bu su kaynaklarına bağımlı.

Yeraltındaki su kaynaklarının, deniz tabanının altında tatlı, hafif tuzlu su bölgelerine doğru açık denize gittiği biliniyordu ancak bunlar şimdiye kadar neredeyse hiç keşfedilmemişti.

Uluslararası Okyanus Keşif Programı 501 Seferi, deniz tabanının yaklaşık 200 metre altındaki bir bölgede tatlılaşmış suyu belgeledi ve örnekledi. New England kıyılarının açıklarında okyanus tabanının altından alınan çökelti örnekleri, ilk kez açık deniz tatlı su sistemlerinin varlığını doğruladı.

Araştırmacılar, bulguların dünyanın dört bir yanındaki benzer gizli su kaynaklarına daha fazla ışık tutabileceğini söyledi.

Devam eden çalışmalarda, bilim insanları, su kaynaklarını yerinde tutan ve su geçirmez tabakalar diye bilinen kumlu katmanlar da dahil olmak üzere, tortularda depolanan suyu örneklemeyi umuyorlar.

grthy
Uluslararası Okyanus Keşif Programı 501 Seferi, New England kıyılarının açıklarında okyanus tabanının altından tortu örnekleri aldı (Avrupa Okyanus Sondaj Araştırmaları Konsorsiyumu)

Colorado Maden Okulu'ndan jeolog Brandon Dugan, "Tatlılaşmış suyun hem denizel hem karasal tortularda, birden fazla tortu türünde bulunduğunu görmek bizi heyecanlandırdı" dedi.

Bu kadar farklı malzemelerdeki tatlı su, suyun hangi koşullarda buraya yerleştiğini anlamamıza yardımcı olacak.

Araştırmacılar, birçok kıyı bölgesinin tatlı su kaynakları için yeraltı suyuna bağımlı olması nedeniyle, bulguların toplum için büyük önem taşıdığını söylüyor.

ABD'nin kuzeydoğu kıyıları, açık deniz tatlı su rezervlerine sahip olduğu düşünülen en çok incelenen alanlardan biri. Tahminler, New Jersey ve Maine arasındaki Atlantik kıta kenarı boyunca yaklaşık 1300 kilometreküp depolanmış tatlı su olabileceğini gösteriyor.

ds67ı
Bilim insanları, tortu örneklerini renk ve yapı bakımından tanımlamak için Toprak Renk Şeması'nı kullanıyor (Avrupa Okyanus Sondaj Araştırmaları Konsorsiyumu)

Bunu daha iyi anlamak için, araştırmacılar New York'un her yıl 1,5 kilometreküp tatlı su, yani yaklaşık 1,5 trilyon litre kullandığını söylüyor.

Leicester Üniversitesi'nden sedimentolog Sarah Davies, "501 Seferi, başından beri yenilikçi oldu; okyanus sondaj topluluğu genelinde yeni araçlar, yeni yöntemler ve yeni işbirlikleri getirdi" dedi.

13 ülkeden yaklaşık 40 araştırmacının devam eden çalışmaları, besin maddelerinin dünyanın kıta sahanlığı tortularında nasıl döngüye girdiğini ve bu süreçlerin okyanus ekosistemlerini nasıl şekillendirdiğini ortaya çıkarabilir.

Dr. Davies, "Karadaki çalışmalar bu ivmeyi sürdürüyor ve örnekler şimdiden heyecan verici bir hikaye ortaya koyuyor" dedi.

Independent Türkçe


NASA, Jüpiter'in gerçek boyutunu ortaya çıkardı: "Ders kitaplarının güncellenmesi gerekecek"

Jüpiter, Güneş Sistemi'ndeki diğer tüm gezegenleri içine alabilecek kadar büyük (ESA)
Jüpiter, Güneş Sistemi'ndeki diğer tüm gezegenleri içine alabilecek kadar büyük (ESA)
TT

NASA, Jüpiter'in gerçek boyutunu ortaya çıkardı: "Ders kitaplarının güncellenmesi gerekecek"

Jüpiter, Güneş Sistemi'ndeki diğer tüm gezegenleri içine alabilecek kadar büyük (ESA)
Jüpiter, Güneş Sistemi'ndeki diğer tüm gezegenleri içine alabilecek kadar büyük (ESA)

NASA'nın Juno uzay aracı, Güneş Sistemi'nin en büyük gezegeni Jüpiter'in sanılandan biraz daha küçük ve basık olduğunu tespit etti.

Bir gaz devi olan Jüpiter büyük ölçüde hidrojen ve helyumdan oluşuyor. 

Daha önce NASA'nın Pioneer ve Voyager görevlerinden elde edilen veriler, devasa gezegenin ekvatordaki çapının 142 bin 984 kilometre, bir kutbundan ötekine olan uzunluğunun da 133 bin 708 kilometre olduğunu gösteriyordu.

Ancak İsrail'deki Weizmann Bilim Enstitüsü'nden araştırmacılar bu ölçümlerin tam isabetli olmadığını belirledi.

NASA'nın aracı Juno, 2016'dan beri Jüpiter'in yörüngesinde. Görev süresi 2021'de uzatılınca rotası değiştirilen Juno, Dünya'dan bakıldığında Jüpiter'in arkasından geçişler yapmaya başladı.

Bu sayede gezegenin büyüklüğünü daha net bir şekilde hesaplamak mümkün oldu. Aracın, Jüpiter'in arkasından Dünya'ya gönderdiği radyo sinyallerinin Jüpiter'in arkasından geçerken bükülmesi ya da zayıflaması, gezegenin boyutunu ölçmeye yarıyor.

Juno'nun ham verilerini işlemek için gereken teknikleri geliştiren Maria Smirnova "Radyo sinyallerinin, Jüpiter'in atmosferinden geçerken nasıl büküldüğünü izledik. Böylece bu bilgileri Jüpiter'in sıcaklık ve yoğunluğuna ilişkin ayrıntılı haritalara dönüştürdük ve dev gezegenin şekli ve boyutuna ilişkin şimdiye kadarki en net resmi elde ettik" diye açıklıyor.

Bulguları hakemli dergi Nature Astronomy'de 2 Şubat Pazartesi yayımlanan çalışmaya göre Jüpiter'in ekvatordaki çapı sanılandan 8 kilometre, kutupları arasındaki uzunluk da 24 kilometre daha küçük.

Çalışmanın yazarlarından Yohai Kaspi "Ders kitaplarının güncellenmesi gerekecek" diyor. 

Jüpiter'in boyutu elbette değişmedi; değişen, onu ölçme yöntemimiz.

Devasa bir gezegen için birkaç kilometrelik bir farkın önem taşımayacağı düşünülebilir ancak bilim insanları durumun böyle olmadığını söylüyor.

Araştırmayı yöneten Eli Galanti, "Bu birkaç kilometre çok önemli" diyor. 

Yarıçaptaki küçük değişimle, Jüpiter'in iç yapısını gösteren modellerimiz hem kütleçekim verileriyle hem de atmosferik ölçümlerle çok daha iyi uyum sağladı.

Jüpiter, gaz devi gezegenleri anlamada bir standart sunduğu için bu veriler Güneş Sistemi'nin ötesindeki gaz devleri hakkında daha iyi bir fikir sahibi olmaya katkı sağlıyor.

Independent Türkçe, Reuters, Space.com, NatureAstronomy


Gossip Girl yıldızından hayranları umutlandıran açıklama

38 yaşındaki Ed Westwick (sağda), Son Umut (Children of Men) ve Rambo'nun Oğlu (Son of Rambow) gibi yapımlardaki rolleriyle de tanınıyor (The CW)
38 yaşındaki Ed Westwick (sağda), Son Umut (Children of Men) ve Rambo'nun Oğlu (Son of Rambow) gibi yapımlardaki rolleriyle de tanınıyor (The CW)
TT

Gossip Girl yıldızından hayranları umutlandıran açıklama

38 yaşındaki Ed Westwick (sağda), Son Umut (Children of Men) ve Rambo'nun Oğlu (Son of Rambow) gibi yapımlardaki rolleriyle de tanınıyor (The CW)
38 yaşındaki Ed Westwick (sağda), Son Umut (Children of Men) ve Rambo'nun Oğlu (Son of Rambow) gibi yapımlardaki rolleriyle de tanınıyor (The CW)

Gossip Girl hayranları, Chuck Bass'in ikonik "Ben Chuck Bass" repliğini bir kez daha duyabilir mi? Bu ihtimal imkansız değil çünkü Ed Westwick, bir yan dizi gündeme gelirse karaktere yeniden hayat vermeye sıcak baktığını söyledi.

Kötü çocuk Chuck Bass'i canlandırmasıyla tanınan Ed Westwick'e, Hits Radio UK'e verdiği röportajda olası bir yan dizide rolüne dönüp dönmeyeceği soruldu. Westwick, karakterin zamanla Blair Waldorf'un sadık partnerine dönüşmesiyle dizinin en sevilen yüzlerinden biri olmuştu.

Oyuncu, "Chuck Bass'in şimdi nerede olduğunu görmek çok ilginç olurdu. Fakat herkesi yeniden bir araya getirmek gerçekten çok zor olur" dedi. Ardından da "Bu dünyada her şey mümkün. Evet, Chuck'ın bu aralar neler yaptığını bilmek harika olurdu, kesinlikle!" ifadelerini kullandı.

2007–2012'de 6 sezon süren Gossip Girl, Manhattan sosyetesinin içinde yaşayan zengin gençlerin skandallarla dolu hayatını izliyor, karakterlerin çıkarları için birbirlerini nasıl harcadığını anlatıyordu. 

Tüm bu kaos ise kimliği bilinmeyen acımasız bir blogger'ın anlatımıyla ekrana taşınıyordu. Dizinin oyuncu kadrosunda Westwick ve Meester'ın yanı sıra Blake Lively, Penn Badgley ve Chace Crawford gibi isimler de yer alıyordu.

Westwick, Hits Radio UK röportajında diziden en sevdiği sahneyi de anlattı. 

"En sevdiğim sahne, Empire State Binası'nın tepesinde olduğum sahneydi" diyen oyuncu, üçüncü sezon finalinde Chuck'ın Blair'ı binanın tepesinde beklediği anı hatırlattı: 

Empire State Binası'nın kimsenin giremediği ancak belki bir tamircinin falan girebildiği anten bölümünün içine tırmanmama izin vermişlerdi. Oraya çıkabilmek gerçekten çok havalıydı. Üzerimde bir smokin vardı.

Oyuncu sözlerini, "Bir sürü şey vardı, gerçekten çok eğlendik. Limuzinlerin arkasında geçen bazı sahneler de harikaydı. O dizinin parçası olduğum için çok şanslıyım" diyerek tamamladı.

Şu an için ilk Gossip Girl kadrosuyla bir yan dizi duyurulmuş değil. Öte yandan dizinin yeni oyuncu kadrosuyla çekilen yeniden çevrimi 2021–2023'te iki sezon sürmüştü. 

Ayrıca Deadline'ın dünkü haberine göre, dizinin ilham aldığı kitap serisinin yazarı Cecily von Ziegesar da Blair'ı merkeze alan ve ilk romanların 20 yıl sonrasında geçen bağımsız bir eser üzerinde çalışıyor.

Independent Türkçe, Hollywood Reporter, Hits Radio UK, Deadline