Çin'de Kovid-19'un Omikron alt varyantı 'BA5' ilk kez Şian'da görüldü

AA
AA
TT

Çin'de Kovid-19'un Omikron alt varyantı 'BA5' ilk kez Şian'da görüldü

AA
AA

Çin'in kuzeyindeki Şaanşi eyaletinin merkezi Şian şehrinde Kovid-19'un Omikron varyantının, dünyada giderek yayılan "BA5" alt varyantını taşıyan vakaların tespit edildiği bildirildi.
"cnwest.com" internet sitesinin haberine göre, kentte son 24 saatte kaydedilen 9 yerel kaynaklı vakada virüsün Omikron alt varyantı BA5'e rastlandı.
Vakalar, Çin'de BA5 alt varyantının yol açtığı ilk yerel kaynaklı yayılma oldu.
Şaanşi Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezinden bulaşıcı hastalıklar uzmanı Cang Yi, vakaların varlığını doğrularken, "Omikron BA5 alt varyantı, daha önceki BA2.2 alt varyantından çok daha bulaşıcı, hızlı yayılıyor ve aşılara direnç kabiliyeti daha güçlü." ifadesini kullandı.

Karantina tedbirleri
Yerel yönetim salgın nedeniyle şehri düşük, orta ve yüksek riskli kontrol bölgelerine ayırırken, vatandaşlara evlerinden çıkmamalarını tavsiye etti. Şehirden ayrılmak isteyenlere son 48 saat içinde yapılmış Kovid-19 testinin negatif sonucunu bildirme zorunluluğu getirildi.
Şehirde yarından itibaren bir hafta süreyle hareket kısıtlamaları uygulanacak, toplu etkinlikler yasaklanacak. Gıda marketleri, eğlence merkezleri, kütüphaneler ve sinemalar kapatılacak, restoranlar yalnızca paket servis hizmeti verecek. Düğün törenleri ve yemekli toplantılar iptal edilirken, cenazelere katılım sınırlanacak.
Öte yandan, ilk ve orta dereceli okullar ile ana sınıflarının yaz tatiline erken girmesine karar verilirken, üniversite ve yüksek okul öğrencilerine kampüslerinden çıkmaları yasaklandı.

Delta kaynaklı vakalar nedeniyle karantina ilan edilmişti
Şian'da, 4 Aralık 2021'de Pakistan'dan gelen bir uçaktaki Delta varyantı taşıyan vakalardan kaynaklandığı bildirilen yayılma nedeniyle kapanmaya gidilmişti.
İlk vakaların 9 Aralık 2021'de kaydedildiği salgında, sonraki 2 haftada yaklaşık 2 bin vaka görülmesinin ardından 23 Aralık 2021'de tüm kentte karantina ilan edilmişti.
Çin'in eski imparatorluk başkentlerinden, 13 milyon nüfuslu tarihi şehirdeki karantina tedbirlerinin uygulanmasındaki bazı eksikler, gıda temininde yaşanan sıkıntılar ve salgını durdurma baskısı altındaki yerel görevlilerin müsamahasız tutumu eleştirilere sebep olmuştu.
Söz konusu sıkıntılar ve eleştiriler ilerleyen aylarda karantina ilan edilen şehirlerde de vatandaşların tepkisine yol açmıştı.

BA5, aşı korumasından daha kolay kurtulabiliyor
Dünyada giderek hakim hale gelen BA5 alt varyantı, daha bulaşıcı olması ve hızlı yayılmasının yanı sıra aşıların sağladığı bağışıklık korumasından daha kolay kurtulabiliyor.
Virüsün insan vücuduna tutunmasını sağlayan diken proteinindeki mutasyonlar, BA4 ve BA5 alt varyantlarının, aşı yaptıranlarda veya hastalığı geçirenlerde gelişen antikorlardan kaçarak hücreyi yeniden enfekte edebiliyor. Aşı üreticileri bu yüzden kış ayları için hazırladıkları aşıları söz konusu alt varyantlara göre düzenleme arayışında.
İlk kez bu yılın başlarında Güney Afrika'da ortaya çıkan iki alt varyant, BA. 2 ve BA. 2.2 alt varyantlarının yerini alarak, başta ABD ve İngiltere olmak üzere çok sayıda ülkede hakim hale gelmişti.

Omikron vakaları "sıfır vaka" stratejisi için sınamaya dönüştü
Çin'de yılbaşından bu yana Omikron varyantının "BA. 2" ve "BA. 2.2." alt varyantlarının yol açtığı salgınlar nedeniyle başta ülkenin en büyük kenti Şanghay olmak üzere çok sayıda şehirde kapanma tedbirleri ve karantina kısıtlamaları uygulanmıştı.
Bulaşıcılığı yüksek Omikron varyantının ortaya çıkardığı tablo, Çin'in Kovid-19'a karşı "sıfır vaka" stratejisi için sınamaya dönüştü.
Kovid-19 vakalarını ortaya çıktığı yerde bastırmayı ve bulaşma zincirini kesmeyi hedefleyen strateji; karantina, seyahat kısıtlamaları, toplu testler, imalat, ticaret ve hizmetler sektöründeki işletmelerin faaliyetlerinin kısıtlanması gibi katı ve geniş ölçekli tedbirleri gerektiriyor. Tedbirler, hayatın olağan akışına müdahalesi ve ekonomik maliyeti açısından da tartışmalara yol açıyor.
Diğer ülkeler, Kovid-19'a karşı salgın koruma tedbirlerini büyük ölçüde kaldırıp normalleşmeye giderken, Çin'in mücadele stratejisini zaman içinde nasıl uyarlayacağı belirsizliğini koruyor.



Pakistan’daki Şii camisine saldırıyı DEAŞ üstlendi

Pakistan'daki cami saldırısı, DEAŞ'ın tekrar güçlendiğine dair analizlerin yayımlandığı dönemde geldi (Reuters)
Pakistan'daki cami saldırısı, DEAŞ'ın tekrar güçlendiğine dair analizlerin yayımlandığı dönemde geldi (Reuters)
TT

Pakistan’daki Şii camisine saldırıyı DEAŞ üstlendi

Pakistan'daki cami saldırısı, DEAŞ'ın tekrar güçlendiğine dair analizlerin yayımlandığı dönemde geldi (Reuters)
Pakistan'daki cami saldırısı, DEAŞ'ın tekrar güçlendiğine dair analizlerin yayımlandığı dönemde geldi (Reuters)

Pakistan'da en az 31 kişinin yaşamını yitirdiği cami saldırısını DEAŞ üstlendi.

Başkent İslamabad'daki İmam Bargah Camisi'nde cuma namazı sırasında meydana gelen patlamada 170'ten fazla kişi de yaralanmıştı. 

DEAŞ, Telegram kanalından yayımladığı açıklamada, Hatice-i Kübra Camii diye de bilinen Şii ibadethanesine düzenlenen saldırıyı üstlendi.

Pakistan Savunma Bakanı Khavaja Muhammed Asıf, X'ten dün yaptığı açıklamada, silahlı saldırganın etrafa ateş açarak camiye girdiğini, güvenlik güçlerinin müdahalesi sonrası üzerindeki patlayıcıyı infilak ettirdiğini bildirmişti. 

Asıf, şüphelinin daha önce Afganistan'a gittiğini ve saldırının Hindistan'la Afganistan tarafından organize edildiğini öne sürmüştü.

Kabil ve Yeni Delhi yönetimleriyse iddiaları kınayarak reddetmişti.

Pakistan Dışişleri Bakanı Muhammed İshak Dar, olayın "intihar saldırısı" olduğunu belirterek, "İbadethaneleri ve sivilleri hedef almak, insanlığa karşı işlenmiş iğrenç bir suçtur ve İslam ilkelerinin açık bir ihlalidir” demişti. 

Pakistan Cumhurbaşkanı Asıf Ali Zerdari de patlamada hayatını kaybedenlerin ailelerine başsağlığı dilemişti. 

Şii camisindeki patlama, 2008'den bu yana İslamabad'da meydana gelen en ölümcül saldırı oldu. 2008'de başkentteki Marriott Hotel'e bomba dolu kamyonla düzenlenen saldırıda 60 kişi yaşamını yitirmiş, en az 266 kişi de yaralanmıştı. Saldırıyı üstlenen olmamıştı. 

Reuters'ın irtibata geçtiği Pakistanlı polis memuru Şahid Malik, camide 600 ila 700 kişinin olduğunu belirterek şunları söylüyor:  

Birçok olay yeri gördüm ama bu gerçekten çok korkunçtu.

Cami cemaatinden 46 yaşındaki Sarfraz Şah da saldırıda yaşanan kaosu şöyle anlatıyor: 

Silah seslerini duydum ve ne yaşandığını anlamaya çalışırken büyük bir patlama oldu. İnsanlar oraya buraya savruldu. Etraf dumanla doldu. Kimse ne olduğunu anlamadı. Sonra her yer kanla kaplandı.

Şah, saldırıda 39 yaşındaki kardeşi Manzar'ın yaşamını yitirdiğini söylüyor. 

Çoğunluğu Sünni Müslümanlardan oluşan Pakistan'da azınlık olan Şiiler, geçmişte de IŞİD ve Pakistan Talibanı'nın (Tehrik-i Taliban Pakistan/TTP) saldırılarında hedef alınmıştı.

Independent Türkçe, Reuters, Le Monde


Pakistan'da bir camide meydana gelen patlamada ölü ve yaralılar var

İslamabad'da bir camide bugün meydana gelen patlamada yaralananlardan biri hastaneye götürülüyor (AFP)
İslamabad'da bir camide bugün meydana gelen patlamada yaralananlardan biri hastaneye götürülüyor (AFP)
TT

Pakistan'da bir camide meydana gelen patlamada ölü ve yaralılar var

İslamabad'da bir camide bugün meydana gelen patlamada yaralananlardan biri hastaneye götürülüyor (AFP)
İslamabad'da bir camide bugün meydana gelen patlamada yaralananlardan biri hastaneye götürülüyor (AFP)

Pakistan polisi, bugün başkent İslamabad'da bir Şii camisine düzenlenen patlamada ibadet eden çok sayıda kişinin öldüğünü bildirdi.

Yerel yetkililere göre, İslamabad'daki cami patlamasında yaralananların sayısı 80'i geçti.

Polis yetkilisi Zafer Ikbal, patlamanın Cuma namazı sırasında meydana geldiğini söyledi. "Birçok kişiyi hastanelere götürdük. Şu anda ölü sayısı veremem, ancak evet, ölüler var" ifadesini kullandı.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre üst düzey bir güvenlik kaynağı, isminin açıklanmaması şartıyla "Şu ana kadar 11 kişi öldü ve 20 kişi yaralandı" dedi.

Polis sözcüsü, patlamanın niteliğinin henüz netleşmediğini belirtti.


Çin, Myanmar'da dolandırıcılık faaliyetleri yürütmekten suçlu bulunan 4 kişiyi idam ediyor

Çin'in doğusundaki Zhejiang eyaletinde Ming ailesi suç örgütü üyeleri mahkemeye çıkarıldı (AFP).
Çin'in doğusundaki Zhejiang eyaletinde Ming ailesi suç örgütü üyeleri mahkemeye çıkarıldı (AFP).
TT

Çin, Myanmar'da dolandırıcılık faaliyetleri yürütmekten suçlu bulunan 4 kişiyi idam ediyor

Çin'in doğusundaki Zhejiang eyaletinde Ming ailesi suç örgütü üyeleri mahkemeye çıkarıldı (AFP).
Çin'in doğusundaki Zhejiang eyaletinde Ming ailesi suç örgütü üyeleri mahkemeye çıkarıldı (AFP).

Çinli yetkililer bugün, altı Çin vatandaşının ölümüne neden olmaktan ve Myanmar'da 4 milyar dolardan fazla değerde dolandırıcılık ve kumar operasyonu yürütmekten suçlu bulunan dört kişinin idam edileceğini duyurdu.

Güney Çin'deki Shenzhen Orta Halk Mahkemesi bu sabah yaptığı açıklamada idamların ne zaman gerçekleştirileceğine dair bilgi vermedi.

Geçtiğimiz hafta, Myanmar'da dolandırıcılık operasyonu yürütmekle suçlanan 11 kişinin daha idam cezasına çarptırıldığı açıklandı.

Şarku'l Avsat'ın AP'den aktardığına göre, geçen kasım ayında Shenzhen'deki bir mahkeme, aralarında kötü şöhretli Bai ailesinin üyelerinin de bulunduğu beş kişiyi, dolandırıcılık merkezleri ve kumar kulüpleri ağı işletmekten dolayı ölüm cezasına çarptırdı.

Mahkeme, sanıklardan biri olan grubun lideri Bai Su Cheng'in mahkumiyetinden sonra bir hastalıktan öldüğünü bildirdi.

Grup, Myanmar'ın Çin sınırındaki Kokang bölgesinde sanayi parkları kurmuştu ve adam kaçırma, gasp, zorla fuhuş ve uyuşturucu üretimi ile ticareti de dahil olmak üzere dolandırıcılık amaçlı kumar ve telekomünikasyon faaliyetleri yürütmekle suçlanıyordu.

Mahkeme, sanıkların kurbanlarını 29 milyar yuan'dan (4,2 milyar dolar) fazla dolandırdığını, altı Çin vatandaşının ölümüne ve birçoğunun yaralanmasına neden olduğunu belirterek, suçlarının "son derece iğrenç, son derece ciddi koşullar ve sonuçlar doğuran ve topluma ciddi bir tehdit oluşturan" nitelikte olduğunu bildirdi.

Açıklamada, sanıkların başlangıçta karara itiraz ettikleri, ancak Guangdong Eyaleti Yüksek Halk Mahkemesi'nin itirazlarını reddettiği belirtildi.

Bu infazlar, Pekin'in Güneydoğu Asya'da, özellikle Myanmar, Kamboçya ve Laos'ta gelişen bir iş haline gelen "dolandırıcılık kümelenmeleri"ne karşı yürüttüğü geniş kapsamlı operasyonun bir parçası olarak gerçekleşti. Bu çeteler, aralarında binlerce Çin vatandaşının da bulunduğu dünya çapındaki kurbanlara karşı kaçakçılık, insan ticareti ve siber dolandırıcılık gibi çeşitli suçlar işliyor.

Bölgedeki yetkililer, özellikle Çin, Amerika Birleşik Devletleri ve diğer ülkelerden gelen artan uluslararası baskıyla karşı karşıya kalıyor ve suç oranındaki artışla mücadele etmeleri bekleniyor.