İran, Fordo’daki nükleer tesisinde yüzde 20 oranında daha hızlı uranyum zenginleştirmesinin yasal olduğunu savundu

Kemalvendi, Kasım 2021 tarihinde başkent Tahran'daki İmam Humeyni Uluslararası Havalimanı’nda UAEA Direktörü Rafael Grossi'yi karşılarken (AP)
Kemalvendi, Kasım 2021 tarihinde başkent Tahran'daki İmam Humeyni Uluslararası Havalimanı’nda UAEA Direktörü Rafael Grossi'yi karşılarken (AP)
TT

İran, Fordo’daki nükleer tesisinde yüzde 20 oranında daha hızlı uranyum zenginleştirmesinin yasal olduğunu savundu

Kemalvendi, Kasım 2021 tarihinde başkent Tahran'daki İmam Humeyni Uluslararası Havalimanı’nda UAEA Direktörü Rafael Grossi'yi karşılarken (AP)
Kemalvendi, Kasım 2021 tarihinde başkent Tahran'daki İmam Humeyni Uluslararası Havalimanı’nda UAEA Direktörü Rafael Grossi'yi karşılarken (AP)

İran Atom Enerjisi Kurumu, resmi adı Kapsamlı Ortak Eylem Planı (KOEP) olan 2015 tarihli nükleer anlaşmanın çökmek üzere olduğu konusunda Batı ülkeleri ile İran arasında gerilimin yaşandığı bir ortamda İran'ın Fordo bölgesinde bulunan yeraltı nükleer tesisinde daha hızlı uranyum zenginleştirme imkanı sağlayan IR6 santrifüjlerini devreye sokma adımının yasal olduğunu savundu.
Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) Cumartesi günü yayınladığı gizli bir raporda, İran'ın uranyum zenginleştirme sürecini hızlandırmak için yeni nesil IR6 santrifüjlerini kullanmaya başladığını bildirdi.
İran Atom Enerjisi Kurumu Sözcüsü Behruz Kemalvendi, gelişmiş IR6 santrifüjlerinden ilk kez Cumartesi günü yüzde 20 oranında zenginleştirilmiş uranyumun elde edildiğini açıkladı. Ülkesinin bu gelişmeyi iki hafta önce UAEA’ya bildirdiğini belirten Kemalvendi, İran’ın söz konusu santrifüj makineleri zincirinden ilk kez iki hafta önce yüzde 20 zenginleştirilmiş uranyum elde ettiğini kaydetti.
İran’ın resmi haber ajansları Kemalvendi’nin yeni nesil santrifüjlere gaz verilmesinin İran Atom Enerjisi Kurumu'nun meşru görevleri arasında olduğunu söylediğini aktardılar. Ajanslara göre İranlı yetkili ayrıca bin adet yeni nesil IR6 santrifüjün çalışmada kullanılacağını vurguladı.
Reuters, Cumartesi günü yayınladığı gizli raporun, İran’ın 7 Temmuz 2022 tarihinde UAEA’yı bilgilendirdiğine ve aynı gün 166 makinelik IR6 santrifüj grubunu yüzde 5'e kadar zenginleştirilmiş uranyum heksaflorür (UF6) ile beslemeye başladığını bildirdiğine işaret etti. Reuters’ın haberine göre İran, o sırada, uranyumu hangi seviyede zenginleştireceğini açıklamadan, 166 makinelik gelişmiş IR6 santrifüj grubu aracılığıyla uranyum zenginleştirmeye hazırlandığını bildirdi.
Bu tür modifiye edilmiş makinelerin kullanımı, İran'ın daha hızlı ve daha kolay bir şekilde daha yüksek saflık oranına sahip uranyum zenginleştirebileceği anlamına geldiğinden Batılı diplomatlar sık ​​sık 166 makinelik bu gelişmiş IR6 santrifüj grubunun kullanımıyla ilgili endişelerini dile getiriyorlar.
Tahran, 2015 tarihli nükleer anlaşmaya göre Fordo’daki yeraltı tesisini nükleer amaçlı olmayan kullanımlar için bir araştırma ve geliştirme tesisi olarak kullanmayı ve santrifüj envanteri haline getirmeyi kabul etti. Fordo’daki yeraltı tesisinde IR6 santrifüjlerinin kullanılmaya başlanması, nükleer anlaşmayı canlandırılmasına karşı halihazırda zayıf olan beklentilere indirilen bir başka darbe oldu.
İran, geçtiğimiz yıl Nisan ayından bu yana Natanz Nükleer Tesisi’nde yüzde 60'a kadar uranyum zenginleştiriyor. Yani, nükleer silah üretmek için gerekli olan yüzde 90 oranına giderek yaklaşıyor. Bu oran aynı zamanda dünya güçleriyle İran arasında 2015 yılında nükleer anlaşmanın imzalanmasından önce İran’ın ürettiği yüzde 20 seviyesinden çok daha yüksek. Nükleer anlaşma ise İran'ın uranyum zenginleştirme oranını yüzde 3,67 saflıkla sınırlandırıyor.
Nükleer silahların yayılmasının önlenmesi alanından uzmanlar, İran'ın nükleer silah elde etme yönünde ilerlemeyi seçmesi halinde artık tek bir nükleer silah yapmak için yeterli bölünebilir malzemeye sahip olduğu konusunda uyardılar. İran'ın nükleer faaliyetlerinin artması, özellikle şeffaflıktaki hızlı düşüş çerçevesinde alarm durumunu artırdı. İran, geçtiğimiz ay ülke genelinde nükleer çalışmaların yapıldığı çeşitli tesislerde UAEA müfettişlerine ait 20'den fazla gözetleme kamerasını kapattı.
İran, bu adımı, anlaşmayı yeniden canlandırmayı amaçlayan görüşmelerin çıkmaza girdiği ve Batılı güçlerin bir anlaşmaya varmak için zamanın tükenmekte olduğu konusunda uyardığı bir dönemde attı.
Kemalvendi açıklamasında, Aralık 2020 tarihinde İran Meclisi’nden geçen ve ABD’nin İran’a uyguladığı yaptırımlara karşı nükleer anlaşmadaki taahhütlerini ihlal etmekten daha ileri adımlar atmayı öngören bağlayıcı yasaya atıfta bulundu. Tahran, yasanın onaylanmasının ardından bunun Savunma Bakanlığı Araştırma ve İnovasyon Kurumu Başkanı ve nükleer dosyadaki askeri ve güvenlik boyutlarından sorumlu isim olan Muhsin Fahrizade'nin öldürülmesine verilen bir yanıt olduğunu söyleyerek kendini savundu. Ancak İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Galibaf, geçtiğimiz hafta, üst düzey yetkilileri yasayı geçirmeye ikna etmek için aylardır istişarelerde bulunduğunu açıkladı.
Eski İran Dışişleri Bakanı Muhammed Cevad Zarif ise geçtiğimiz hafta söz konusu yasayı, geçtiğimiz yıl Cumhurbaşkanı İbrahim Reisi'nin kazandığı cumhurbaşkanlığı seçimlerinde aday olmasını engelleme girişimi olarak değerlendirerek eleştirdi.



Gazze'nin iç kesimlerindeki baskınlar "demirci atölyelerini" hedef aldı

Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus'ta, İsrail hava saldırısıyla yıkılan beş katlı bir binanın enkazının üzerinde yürüyen bir Filistinli adam, (AFP)
Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus'ta, İsrail hava saldırısıyla yıkılan beş katlı bir binanın enkazının üzerinde yürüyen bir Filistinli adam, (AFP)
TT

Gazze'nin iç kesimlerindeki baskınlar "demirci atölyelerini" hedef aldı

Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus'ta, İsrail hava saldırısıyla yıkılan beş katlı bir binanın enkazının üzerinde yürüyen bir Filistinli adam, (AFP)
Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus'ta, İsrail hava saldırısıyla yıkılan beş katlı bir binanın enkazının üzerinde yürüyen bir Filistinli adam, (AFP)

İsrail ordusu, Gazze Şeridi'nin derinliklerindeki metal atölyelerine (tornalama tezgahlarına) yönelik baskınlarını yoğunlaştırdı; bu gelişmeyi, Hamas ve diğer Filistinli grupların Gazze Şeridi'nde silahlanmasını durdurma çabalarıyla ilişkilendiriyor. Bir haftadan kısa bir süre içinde, İsrail uçakları üç metal atölyesini hedef aldı. Atölyelerden ikisi Gazze Şehrinde, biri ise Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus'ta bulunuyordu.

İsrail ordusu, saldırılarının silah üretim tesislerini ve Hamas altyapısını hedef aldığını belirtti.

İsrail ordusunun sadece demirci atölyesini bombalamakla kalmayıp, bulunduğu binanın tamamını yıktığı ve sakinlerine tahliye emri verdiği, bu durumun Lübnan'da verilen tahliye emirlerini hatırlattığı kaydedildi.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre İsrail'in bu yeni hamleleri, Gazze Şeridi'nde yeni bir operasyonel planı işaret ediyor ve gelecekteki saldırıların sadece suikastları değil, Filistinli grupları silahsızlandırma bahanesiyle yapılacak operasyonları da içerebileceğini gösteriyor.

Altı gün önce onlarca Filistinlinin ölümüne yol açan İsrail'in tırmanışında, roket üretimi gibi askeri sanayilerde çalışan aktivistler hedef alınmıştı.


Vefik Safa yetkilerinin azaltılmasının ardından Hizbullah'tan istifa etti

Vefik Safa (AP)
Vefik Safa (AP)
TT

Vefik Safa yetkilerinin azaltılmasının ardından Hizbullah'tan istifa etti

Vefik Safa (AP)
Vefik Safa (AP)

Hizbullah'ın "Koordinasyon ve İrtibat Birimi" başkanı Vefik Safa istifasını sundu. Bu, partinin iki genel sekreterinin ve üst düzey askeri liderlerinin öldürüldüğü İsrail'in sert saldırılarının ardından yapısını yeniden kurmaya çalışan parti liderliği için bir ilk oldu.

Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığına göre konuyla ilgili bilgili kaynaklar, Hizbullah liderliğinin bugün üst düzey güvenlik yetkilisi Vefik Safa'nın istifasını kabul ettiğini bildirdi.

Lübnan güvenlik kurumlarıyla irtibattan sorumlu olan Safa, Ekim 2014'te İsrail'in düzenlediği bir suikast girişiminden sağ kurtulmuştu.

Vefik Safa, Hizbullah'ın siyasi danışmanı Hüseyin Halil ile birlikte (Reuters)Vefik Safa, Hizbullah'ın siyasi danışmanı Hüseyin Halil ile birlikte (Reuters)

İstifa, partinin Safa'nın yetkilerini azaltmasının ardından geldi. Bu durum, geçen yılın sonlarında başlayan ve bazı isimlerin görevden alınması ve yerlerine yeni isimlerin atanmasıyla sonuçlanan yapısal değişiklikle eş zamanlı olarak gerçekleşti.

Safa'nın halefinin kimliği konusunda çelişkili haberler ortaya çıktı, ancak kaynaklar partinin bazı gruplar için daha az kışkırtıcı ve devlet ve yabancı güçlerle ilişkilerinde farklı bir üslup benimseyecek bir isim aradığı konusunda hemfikirdi. Potansiyel halefler olarak adı geçen en öne çıkan isimler arasında Hüseyin Barada, Hüseyin Abdullah ve Muhammed Muhanna yer alıyordu.

Geçtiğimiz eylül ayında Beyrut sahil şeridindeki Raouche bölgesinde Hizbullah destekçileri, Nasrallah ve Safiyuddin'in suikastlarını anmak için bir araya geldi (AP)Geçtiğimiz eylül ayında Beyrut sahil şeridindeki Raouche bölgesinde Hizbullah destekçileri, Nasrallah ve Safiyuddin'in suikastlarını anmak için bir araya geldi (AP)

Safa'nın son görünümü, Hizbullah Genel Sekreteri Hasan Nasrallah'ın suikastının yıldönümü olan 25 Eylül'de Raouche Kayası'nda, Başbakan Nevvaf Selam'a hakaretler yağdıran parti destekçilerinden bazılarıyla birlikte gerçekleşti.


Gazze anlaşması: Arabulucuların Hamas’ın silah sorununu çözmek için sınırlı seçenekleri

Gazze şehrindeki Hamas üyeleri (AFP)
Gazze şehrindeki Hamas üyeleri (AFP)
TT

Gazze anlaşması: Arabulucuların Hamas’ın silah sorununu çözmek için sınırlı seçenekleri

Gazze şehrindeki Hamas üyeleri (AFP)
Gazze şehrindeki Hamas üyeleri (AFP)

Gazze anlaşmasının ikinci aşamasının 10 gün önce başlamasının ardından İsrail’in taleplerinin başında ‘Hamas’ın silahsızlandırılması’ yer alıyor. Ancak bu talebin nasıl hayata geçirileceğine dair belirsizlik sürerken, Hamas’ın Filistin devleti kurulmadan silahlarını teslim etmeye sıcak bakmaması süreci çıkmaza sokuyor.

Şarku’l Avsat’a konuşan uzmanlar, bu düğümün arabulucuları son derece sınırlı seçeneklerle karşı karşıya bıraktığını belirtiyor. Buna göre, ya silahların tamamen tasfiyesi ya da dondurulması yönünde bir formül bulunması ve Hamas’ın buna ikna edilmesi ya da harekete baskı uygulanması gerekiyor. Uzmanlar, bu başlığın İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu başta olmak üzere İsrail iç siyasetinde seçim amaçlı bir baskı aracı olarak giderek daha fazla kullanılacağına dikkat çekiyor.

İsrailli muhalif lider Benny Gantz dün X platformu üzerinden yaptığı paylaşımda, ‘Hamas’ın silahsızlandırılması’ çağrısında bulundu.

İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz ise çarşamba günü yaptığı açıklamada, “Hamas silah bırakmayı kabul etmezse İsrail bu yapıyı tasfiye edecek” dedi. Netanyahu da salı günü ABD’nin Ortadoğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff ile yaptığı görüşmenin ardından, ‘Gazze Şeridi’nin yeniden imarına yönelik herhangi bir adımdan önce Hamas’ın silahsızlandırılmasının vazgeçilmez bir şart olduğu’ konusunda ısrarcı olduğunu vurguladı.

Strateji uzmanı Tuğgeneral Semir Ragıb, arabulucuların seçeneklerinin sınırlı olduğunu ve önlerinde ya uzlaşı sağlamak ya da baskı uygulamak dışında bir yol kalmadığını ifade etti. Ragıb, silahsızlandırma talebinin İsrail, Washington, Avrupa Birliği (AB) ve bağışçı ülkeler tarafından defalarca dile getirildiğini ve artık savaşın durdurulması ile yeniden imarın önüne konulan temel engellerden biri haline geldiğini söyledi.

Ragıb’a göre Netanyahu ve benzer siyasi aktörler silahsızlandırma dosyasını seçimlerde kullanacak ve anlaşmayı her an sabote edebilecekler. Özellikle ikinci aşama çok sayıda mayın barındırıyor ve Netanyahu, özellikle çekilmeyle ilgili başlıklara yaklaşmak istemiyor.

 Gazze şehrinin Şeyh Rıdvan mahallesinde yıkılmış binaların enkazı arasında ilerleyen Filistinliler (AFP)Gazze şehrinin Şeyh Rıdvan mahallesinde yıkılmış binaların enkazı arasında ilerleyen Filistinliler (AFP)

Askeri strateji uzmanı Tümgeneral Semir Ferec, mevcut seçeneklerin giderek daraldığını belirterek, silahların tamamen tasfiye edilmesinden ziyade dondurulması yönündeki bir seçeneğin daha olası olduğunu ifade etti. Ferec, Hamas’ın elindeki silahların füze ya da insansız hava aracı (İHA) niteliğinde olmadığını ve bu nedenle teslim edilebileceğini söyledi. ABD ve İsrail’in silah maddesinin uygulanmasında ısrarcı olduğunu kaydeden Ferec, bunun İsrail’in geri çekilmesiyle eş zamanlı gerçekleşmesi ve yeni bir savaşın önüne geçecek garantilerin sunulması gerektiğini vurguladı.

Öte yandan Reuters’a konuşan Hamas kaynakları, çarşamba günü yaptıkları açıklamada, hareketin silahsızlanma konusunu diğer Filistinli gruplarla görüşmeyi kabul ettiğini, ancak Washington ya da bölgesel arabulucuların kendilerine silahsızlandırmaya dair ayrıntılı ve somut bir teklif sunmadığını belirtti.

İsrail’in Kanal 13 televizyonu, geçtiğimiz ocak ayının sonunda, ABD’nin Hamas’a silahlarını çok uluslu bir güce teslim etmesi için birkaç haftalık süre tanıyan bir belge hazırladığını bildirmişti. Habere göre, bu sürede uyum sağlanmaması halinde İsrail’e ‘dilediği gibi hareket etme’ konusunda yeşil ışık yakılacak.

Ferec, Hamas’ın manevra alanının son derece sınırlı olduğuna dikkat çekerek, özellikle Mısır, Katar ve Türkiye başta olmak üzere arabulucularla hızlı bir uzlaşıya varması gerektiğini, zira İsrail’in şu aşamada en büyük engeli bu dosya üzerinden yarattığını ifade etti.

Ragıb ise Hamas’ın önünde, Trump planı ve silahsızlanma maddesini uygulamaktan başka bir seçenek bulunmadığını savundu. Ragıb, bu sürecin uzatılmaması ya da dolaylı yollardan aşılmaya çalışılmaması gerektiğini, ‘çünkü kaybedilen her günün ateşkes anlaşması için bir tehdit anlamına geldiğini’ dile getirdi.

Ragıb, Gazze’de polis güçlerinin önümüzdeki günler ya da haftalar içinde konuşlandırılacağını, istikrar gücünün de devreye girebileceğini belirterek, bu aşamadan sonra manevra alanının daha da daralacağına dikkat çekti.