Suudi Arabistan, Hac yönetimini  100 yılda nasıl değiştirdi?

1952 yılında Mescid-i Haram’ın ilk renkli fotoğrafı (SPA)
1952 yılında Mescid-i Haram’ın ilk renkli fotoğrafı (SPA)
TT

Suudi Arabistan, Hac yönetimini  100 yılda nasıl değiştirdi?

1952 yılında Mescid-i Haram’ın ilk renkli fotoğrafı (SPA)
1952 yılında Mescid-i Haram’ın ilk renkli fotoğrafı (SPA)

Bu yılki Hac mevsimi, siyasi krizlere ve dünyanın içinde bulunduğu sağlık ve ekonomik koşullara rağmen dün, büyük bir başarıyla sonuçlandı. Suudi hükümetinin Hac mevsimleri organizasyonunun yüzüncü yılı Hicri 1443'e denk geldi.
Hicri 1343'te (MS 1924) Kral Abdülaziz'in Mekke'ye girişiyle Suudi döneminde ilk Hac mevsiminin düzenlenmesinin ardından 100 yıl (100 Hac mevsimi) geçmesi çok önemli bir durum. Krallık 100 yıl boyunca tüm zorlukların üstesinden gelmeyi, tüm zorluklarla yüzleşmeyi ve hacılara tarihte benzeri olmayan en iyi hizmetleri sunmayı başardı.
 Suudi Arabistan, son 100 yılda Hac mevsimlerinin düzenlenmesi ve denetlenmesiyle ilgili zorluklar ve sorunlarla karşı karşıya kaldı. Suudi liderliği, İki Kutsal Cami’nin Koruyucusu unvanına sahip olan Suudi Arabistan Kralı'nın doğrudan himayesi ve denetimi altında yönetimde (kalabalıklar, krizler, kaynaklar, projeler ve diğer alanlarda) entegre sistemini, kurumsal gelişimi inşa etmek ve geliştirmek için muazzam çaba sarf etti. Devletin ortaya çıkışının başlangıcında, Kral Abdülaziz birçok sorunla yüzleşebildi ve İki Kutsal Cami’ye ve hedeflerine hizmet etmek için entegre bir sistem inşa etmeye çalıştı. Haccın organize edilmesi ve denetlenmesi, ülkede bir dizi kilit sektörün (güvenlik, sağlık, medya, ulaşım, belediyeler, su ve yiyecek içecek...) kurulması ve gelişmesiyle aynı zamana denk geldi. Bu, Suudi Arabistan Krallığı'nın 100 yıl boyunca hacıların hizmetinde İki Kutsal Cami’nin ve kutsal mekanların yeniden inşasında ne kadar başarılı olduğunu gösteriyor.
Tüm bu çabalara rağmen Hac ile ilgili karşıt kampanyaların, safsataların, dedikoduların ve komploların tekrarlanması dikkat çekici. Hicaz kralı olarak Kral Abdülaziz'e biat edilmesinden sonra Abdülaziz'e karşı kampanyalar başladı. Bu durum bazı ülkelerin vatandaşlarının güvenlik bahanesiyle hac yapmasının engellemesine yol açtı! Ayrıca İki Kutsal Cami’nin İslami yönetim altında olması için çağrılar yapıldı. Hatta bazıları (Müslümanlar) Hac ibadetinin İngiliz koruması altında olmasını istedi! Bu, İki Kutsal Cami’nin uluslararası çapta genişletilmesi konusunda sürekli tekrarlanan bir önermedir.
 Bahsettikleri herhangi bir İslami yönetim veya uluslararasılaşma hakkında bilgi yok mu? Kral Abdülaziz’in Hac ve hacıları güvence altına almak için yaptıkları sayfalarca yazılmayı hak eden bir hikaye.
 Bazıları, Arap Yarımadası'nda birkaç yüzyıl boyunca Kral Abdülaziz'den önce güvensizlik hakkında anlatılanların bir tür efsane olduğunu düşünüyor. El-Ceberti, El-Bediri, El-Kürdi ve diğer tarihçiler Hac ve hacıların güvenlik durumu ile ilgili aşırı çirkinlikler nedeniyle hacıların yaşadıklarına dair neredeyse inanılmayacak hikayeler anlattılar. Hicri 10’uncu yüzyılda (MS 14’üncü yüzyıl civarında) yaşayan Şafii hukukçu Elvan el-Hamavi bile “Hidâyet Lambası ve Velâyetin Anahtarı” kitabından Hac bölümünü çıkarmıştır. Bunun nedeni güvenlik sorunları ve hacıların emniyetli bir şekilde Mekke'ye ulaşamamaları nedeniyle Hac ibadetinin o sırada vacip olmadığına inanmasıdır.

Kral Abdülaziz'in Hicri 1353'te (1935) Hac sırasındaki ihramlı fotoğrafı.
Yüzyıllar sonra Şairler Prensi Ahmed Şevki, Hac ve hacıların durumunu tarif etti. Şairin tarifleri, 14’üncü yüzyılın (MS 19’uncu yüzyıl) başında ve Suudi yönetimi öncesi güvenlik ve Hac durumuyla ilgiliydi. Durumun gerçekliğini anlamak için Şevki'nin beyitlerini (Hacıların Haccı) okumak yeterli. Şevki’nin o zamanki durumu anlatımı başka hiçbir tarife ihtiyaç bırakmayacak nitelikte.
 Suudi egemenliğinden sonra güvenliğin sağlanmasına rağmen Kral Abdülaziz karşıtı söylentiler yayıldı. Hindistan'da yayınlanan Zaminda gazetesinin sahibi Zafer Ali Han Kral Abdulaziz’e yolladığı mektubunda şu ifadelere yer verdi:
“Bazı güçlü muhalifler, Kral aleyhine çeşitli haberler yayıyorlar. Peygamber'in kabrindeki yeşil kubbeyi kaldırmaya karar verdiğinizi beyan ediyorlar. Lütfen Müslümanlara Kutsal Kabrin bakımı konusunda güvence vermek ve bozguncuları susturmak için bu uydurma hikayeyi tamamen inkar ettiğinizi imzanızı da atarak ilan edin.”
 Bunun üzerine Kral, Zafer Ali Han'a şu cevabı gönderdi:
“Yeşil Kubbe hakkında söylenen her şey asılsız ve yalandır. Allah'ın lütfuyla Allah’ın Elçisi’nin kabri emniyettedir. Aynı şekilde biz bütün salihlerin kabirlerini muhafaza eder, saygı gösteririz ve onları her türlü saldırıdan koruruz. Bunu bir din olarak görürüz. Bu konuda Allah'a ahd ettik."
 Hicri 1345 - MS Ekim 1926'da İki Kutsal Cami’nin Memurları Cemiyeti, Hindistan'ın Butu şehrinde Hicaz Konferansı düzenledi. Müslümanların sayısı yaklaşık 90 milyona ulaşan Hindistan o dönemde dünyanın en büyük Müslüman nüfusunu temsil ediyordu. Hindistan konferanstan sonra gelecek sene mukaddes topraklarda durum değişinceye kadar Müslümanların hac yapmayacaklarına karar verdiler. Konferansta ayrıca "İslami hükümetlerin en büyüğü İngiliz hükümetinin gölgesi altına girdi" ifadesi de yer aldı.
 O yıllarda bazı ülkeler çeşitli nedenlerle hacılarının Hac yapmasını engelledi. Bunların hepsi Kral Abdülaziz'in yönetimine karşı çıkmayı amaçladı. İster o ülkelerin hükümetlerinden ister o ülkelerin kendi kontrolleri altındaki hükümetlerden olsun, Hac dosyası bir baskı ve pazarlık kozu haline getirildi. Daha da kötüsü, İki Kutsal Cami’nin İslami idare altına alınmasını talep edenlerin bir kısmı, İki Kutsal Cami’nin vakfiyelerine el koyanlar oldu. Hem bunu yapıp hem de İki Kutsal Cami’ye nasıl inanıyorlar?
 Lübnanlı yazar, politikacı ve fikir adamı Emir Şekip Arslan bu konuda şunları yazmıştı:
“Bu hükümetlerin bazıları bu vakıfların bir kısmını yuttu, ücretlerini eritti, vakıflarının şartlarını eski haline getirdi. İki Kutsal Cami’ye bir kese dirhem verseler veya bir gemi tahıl nakletseler, Hicaz halkına babalarının malından sadaka verdiklerini düşünürler.”
 Geçmişte Hac ibadetinin bir nevi şehadet gibi olduğunu söyleyen Talat Paşa da şu ifadeleri kullanmıştı:
 “Hacı ailesiyle vedalaşır ve onlar da sanki bir daha dönmeyecekmiş gibi ona veda ederler. Yol çetin ve emniyetsizdi. Çeteler (haydutlar) hacıların konvoylarına baskın düzenleyerek öldürüyor ve yağmalıyorlardı. Kral Abdülaziz haccın düzenlenmesi dosyasını eline geçirdiğinde, çölün enine boyuna güvenlik sağlandı ve çöl dünyadaki herhangi bir şehirden daha güvenli hale geldi.”
 Kurucu Kral, hacılara yalnızca güvenlik sağlamakla kalmadı, aynı zamanda o sırada devlet kaynaklarının kıtlığına rağmen İki Kutsal Cami’yi genişletmek, inşa etmek ve Rahman'ın misafirlerine tüm hizmetleri sunmak için tüm olanakları kullandı. Oğulları, ondan sonraki krallar da İki Kutsal Cami’ye hizmet etmek ve ziyaretçilerinin rahatı için tüm araçları tedarik etmek için tüm kapasiteleri ve kaynakları kullandılar.
 Bugün Suudi Arabistan'ın sağladığı dev başarılar ve seçkin hizmetler, İki Kutsal Cami’nin Koruyucusu Kral Selman bin Abdülaziz ve Veliaht Prensi Muhammed bin Salman'ın önderliğinde kurucu Kral’ın başlattığı hizmetlerin bir uzantısı olarak geliyor. Krallık hükümeti, yıllık on milyarlarca riyal işletme bütçesinin yanı sıra İki Kutsal Cami ve kutsal mekanların projelerine yüz milyarlarca riyal harcadı.
Suudi Arabistan'ın Hac için neler sunduğu, hakkında öne çıkmayı ve yayınlanmayı hak eden uzun bir konuşma ve Hac ile ilgili birçok yön ve detay var.  Ancak böyle bir makale, Suudi döneminden önce hacıların sağlık, ulaşım, altyapı, teknoloji, güvenlik hizmetleri veya gıda alanlarında yaşadıklarına kıyasla hacıların Suudi limanlarına girdiklerinden beri kendilerine sunulan tüm imkanları ve hizmetleri kapsayamaz. Kapasite, bir asır önce kapasite yaklaşık 100 bin hacıyı kaldırıyorken günümüzde milyonlarca hacıyı kaldırabiliyor.
 Yüzüncü yıl bu yılki Hac mevsimine denk geldiği için Suudi liderliğinin, hükümetinin ve halkının İki Kutsal Cami’nin hizmetinde ve hacılar için kolaylıklar sağlamada neler yaptığını unutmamalıyız. Bu kolaylıklar Kral Abdülaziz döneminden günümüze kadar tüm tesis ve hizmetlerin inşasında, genişletilmesinde ve geliştirilmesinde İki Kutsal Cami ve kutsal mekanlara gösterilen özen ve dikkatin boyutunu yansıtmaktadır.
 İki Kutsal Cami’ye hizmet etmek ve Rahman'ın konuklarını ağırlamak için tüm yeteneklerini adamaya devam edecek olan Suudiler, Arap ve İslam medeniyetinin mirasçıları olarak kalacaktır.



Kral Selman yağmur duası çağrısı yaptı

Suudi Arabistan Kralı Salman bin Abdulaziz (SPA)
Suudi Arabistan Kralı Salman bin Abdulaziz (SPA)
TT

Kral Selman yağmur duası çağrısı yaptı

Suudi Arabistan Kralı Salman bin Abdulaziz (SPA)
Suudi Arabistan Kralı Salman bin Abdulaziz (SPA)

Kral Selman bin Abdulaziz, yarın Suudi Arabistan genelinde yağmur duası yapılmasını istedi.

Suudi Arabistan Kraliyet Sarayı'ndan yapılan açıklamada, “Yağmur duası yapma konusunda Peygamberimiz Muhammed'in (sav) örneğini takip eden İki Kutsal Caminin Koruyucusu Kral Selman bin Abdulaziz, Ümmü'l-Kura takvimine göre 1447 H. Şaban ayı, 24. Günü, yani 12 Şubat 2026 tarihinde Krallık genelinde yağmur duası yapılmasını istedi.”

Kral Selman, herkese "tövbelerini artırmalarını, bağışlanma dilemelerini ve Yüce Allah'a dönmelerini, kullarına karşı nazik olmalarını ve sadaka vermek, namaz kılmak, dua etmek gibi gönüllü ibadetlerini artırmalarını" öğütledi. Ayrıca, Allah'ın kullarının yüklerini hafifletmelerini ve sıkıntılarını gidermelerini, böylece Allah'ın da bizim yüklerimizi hafifletmesini ve umduğumuz şeyleri bize vermesini istedi.

Ayrıca,"Her aklı başında insan, Allah'ın Resulü'nün -Allah ona salât ve selam versin- sünnetine uygun olarak namaz kılmaya gayret etmeli ve Allah'a olan ihtiyacını göstermeli, sürekli dua etmelidir; zira Allah, kullarının sık sık ve sürekli dua etmelerini sever" diye belirtti.

 


Suudi Arabistan ve Bahreyn veliaht prensleri ortak konuları görüştü

Prens Muhammed bin Selman, salı günü Diriye’de Prens Selman bin Hamad’ı kabul ederken. (SPA)
Prens Muhammed bin Selman, salı günü Diriye’de Prens Selman bin Hamad’ı kabul ederken. (SPA)
TT

Suudi Arabistan ve Bahreyn veliaht prensleri ortak konuları görüştü

Prens Muhammed bin Selman, salı günü Diriye’de Prens Selman bin Hamad’ı kabul ederken. (SPA)
Prens Muhammed bin Selman, salı günü Diriye’de Prens Selman bin Hamad’ı kabul ederken. (SPA)

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman bin Abdülaziz, Bahreyn Veliaht Selman bin Hamad Âl Halife ile karşılıklı ilgi alanına giren bir dizi konuyu ele aldı.

Prens Muhammed bin Selman’ın salı günü Diriye’de Prens Selman bin Hamad’la bir araya geldi. Taraflar, iki ülke arasındaki tarihî ilişkileri ve çeşitli alanlarda ikili iş birliği fırsatlarını gözden geçirdi.

Görüşmede Suudi Arabistan tarafında; Enerji Bakanı Prens Abdülaziz bin Selman, Riyad Bölgesi Vali Yardımcısı Prens Muhammed bin Abdürrahman, Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan, Devlet Bakanı ve Ulusal Güvenlik Danışmanı Musaid el-Ayban, Maliye Bakanı Muhammed el-Cedan ve Manama Büyükelçisi Nayif es-Sudeyri hazır bulundu.

fvedvf
Suudi Arabistan Veliaht Prensi’nin, Bahreynli mevkidaşını salı günü Diriye’de karşıladığı törenden bir kare. (SPA)

Bahreyn tarafında ise; Başbakan Yardımcısı Şeyh Halid bin Abdullah Âl Halife, İçişleri Bakanı Şeyh Raşid bin Abdullah Âl Halife, Başbakanlık Divanı Bakanı Şeyh İsa bin Selman Âl Halife, Maliye ve Ulusal Ekonomi Bakanı Şeyh Selman bin Halife Âl Halife, Bakanlar Kurulu İşleri Bakanı Hamad el-Maliki ve Riyad Büyükelçisi Şeyh Ali bin Abdurrahman Âl Halife yer aldı.

fervgfrv
Prens Muhammed bin Abdürrahman’ın, Kral Halid Uluslararası Havalimanı’nda Prens Selman bin Hamad’ı karşıladığı an. (Riyad Emirliği)

Prens Selman bin Hamad ve beraberindeki heyet, iki ülkeyi birleştiren tarihî ve kardeşlik bağları çerçevesinde, ülkeler ve halklarının beklentilerine hizmet edecek şekilde kardeşçe bir ziyaret kapsamında salı günü Riyad’a geldi.

Bahreyn Veliaht Prensi’ni Kral Halid Uluslararası Havalimanı’nda; Prens Muhammed bin Abdürrahman, Nayif es-Sudeyri, Şeyh Ali bin Abdurrahman, Riyad Bölgesi Emniyet Müdürü Vekili Tümgeneral Mansur el-Uteybi ve Kraliyet Protokolü Başkan Yardımcısı Fahd es-Suhayl karşıladı.


Suudi Arabistan’da sanayi üretimi 2025 yılını yüzde 8,9’luk güçlü bir büyüme ile tamamladı

Aramco şirketine ait fabrikalardan biri (Aramco)
Aramco şirketine ait fabrikalardan biri (Aramco)
TT

Suudi Arabistan’da sanayi üretimi 2025 yılını yüzde 8,9’luk güçlü bir büyüme ile tamamladı

Aramco şirketine ait fabrikalardan biri (Aramco)
Aramco şirketine ait fabrikalardan biri (Aramco)

Suudi Arabistan Genel İstatistik Kurumu (GASTAT), 2025 yılı sonunda ülke sanayi sektörünün olağanüstü bir performans sergilediğini açıkladı. Kuruma göre, sanayi üretim miktarları endeksi, geçen yılın aralık ayına kıyasla yıllık bazda yüzde 8,9 oranında artış gösterdi.

Bu artış, özellikle madencilik ve imalat sanayii başta olmak üzere temel ekonomik faaliyetlerdeki toparlanmayı yansıtıyor ve sanayi sektörünün ulusal ekonomiye sağladığı katkının önemini güçlendiriyor.

Petrol üretimi

Madencilik ve taş ocakçılığı faaliyetleri, sanayi üretim endeksini yukarıya taşıyan başlıca etkenler arasında yer aldı. Endeks, aralık ayı itibarıyla yıllık bazda dikkat çekici bir şekilde yüzde 13,2 oranında büyüme kaydetti. Bu ivmenin temel nedeni, Suudi Arabistan’daki petrol üretiminin artarak günlük 10,1 milyon varile ulaşması olarak gösteriliyor. Geçen yılın aynı döneminde bu rakam 8,9 milyon varildi. Aylık bazda ise endeks, kasım ayına kıyasla yalnızca yüzde 0,3 oranında sınırlı bir artış göstererek nispeten istikrarlı seyretti.

Üretim endüstrisi

Buna paralel olarak imalat sanayi sektörü de yüksek bir esneklik göstererek yıllık bazda yüzde 3,2 oranında büyüdü. Bu büyüme, özellikle kimya ve gıda üretimi faaliyetlerindeki güçlü performansla desteklendi. Kimyasal maddeler ve kimyasal ürünlerin üretimi, sektördeki en güçlü itici unsurlardan biri olarak öne çıkarak yüzde 13,4 oranında artış kaydetti. Bunu yüzde 7,3 büyüme ile gıda ürünleri üretimi takip etti. Aylık bazda da endeks pozitif seyrini sürdürdü ve Kasım 2025’e kıyasla yüzde 0,3 oranında artış gösterdi. Söz konusu artışta gıda ürünleri üretimi yüzde 9,6, kimyasal ürünler üretimi ise yüzde 2,8 oranında yükseldi.

Su temini ve kamu hizmetleri

Kamu hizmetleri sektöründe, su temini, kanalizasyon hizmetleri ile atık yönetimi ve işleme faaliyetleri yıllık bazda güçlü bir artış göstererek yüzde 9,4 büyüdü. Buna karşın elektrik, gaz, buhar ve iklimlendirme hizmetleri faaliyetleri, 2024 Aralık ayına kıyasla yüzde 2,5 oranında azaldı. Aylık bazda ise her iki sektörde de Kasım 2025’e göre daralma gözlendi; su ve atık hizmetlerinde yüzde 7,2, elektrik ve gaz faaliyetlerinde yüzde 13,1 düşüş kaydedildi. Bu durum, üretimin mevsimsel dalgalanmalardan veya rutin bakım programlarından etkilendiğini gösteriyor.

Petrol ve petrol dışı faaliyetler arasındaki denge

Son olarak, veriler Suudi Arabistan ekonomisinin temel sektörleri arasında dengeli bir büyüme dağılımı olduğunu ortaya koyuyor. Petrol faaliyetleri yıllık bazda yüzde 10,1 oranında artarken, petrol dışı faaliyetler istikrarlı bir şekilde yüzde 5,8 büyüme kaydetti. Kısa vadeli performansa bakıldığında, petrol dışı sektörlerin aylık bazda yüzde 0,4 ile üstünlüğünü sürdürdüğü görülürken, petrol faaliyetleri ise aylık bazda yüzde 0,3 oranında hafif bir düşüş gösterdi. Bu durum, ülkedeki ekonomik çeşitlendirme stratejisinin sürdürüldüğünü yansıtıyor.