Cidde Zirvesi: İstikrarlı ve müreffeh bir Ortadoğu için ortak vizyon

Cidde Güvenlik ve Kalkınma Zirvesi’ne katılan liderler kapanış bildirgesinde ortak barış ve refah vizyonuna dair mesajlar verdi

Cidde Güvenlik ve Kalkınma Zirvesi"ne katılan ülkelerin
Cidde Güvenlik ve Kalkınma Zirvesi"ne katılan ülkelerin
TT

Cidde Zirvesi: İstikrarlı ve müreffeh bir Ortadoğu için ortak vizyon

Cidde Güvenlik ve Kalkınma Zirvesi"ne katılan ülkelerin
Cidde Güvenlik ve Kalkınma Zirvesi"ne katılan ülkelerin

Cidde Güvenlik ve Kalkınma Zirvesi’ne katılan liderler, ortak barış ve refah vizyonlarını vurgulayarak, Ortadoğu'nun güvenlik ve istikrarını korumak için gerekli tüm tedbirlerin alınmasının önemini dikkatleri çekti.
Dün gerçekleşen zirvede ülkeler arasındaki iş birliği ve entegrasyon araçlarını geliştirmek, karşı karşıya kalınan zorluklara ortak tutum, iyi komşuluk, karşılıklı saygı, egemenlik ve toprak bütünlüğüne saygı kurallarına bağlılık konuları ele alındı.
Suudi Arabistan Kralı Selman bin Abdulaziz, “Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) liderlerini, Ürdün, Mısır, Irak ve ABD’yi tarihi ortaklıklarını pekiştirmek ve her alanda ortak iş birliğini derinleştirmek amacıyla” zirvenin ortak açıklamasına davet etti.

Liderler, Biden'ın ABD’nin, Ortadoğu'daki onlarca yıllık stratejik ortaklıklarına bağlılığını güçlendirmesini memnuniyetle karşıladı. ortaklarının güvenliğine ve savunmasına olan kalıcı bağlılığı ve bölgeyi Hint-Pasifik, Avrupa, Afrika ve ABD ile bağlamadaki merkezi rolünün tanınması konularına verdiği öneme vurgu yapmasını memnuniyetle karşıladı.
Biden, “Washington'un Ortadoğu'da adil, kapsamlı ve kalıcı bir barışa ulaşmak için çalışma taahhüdünü yineleyerek, Ürdün, Mısır ve KİK ülkelerinin barış sürecindeki önemli rollerini ve Filistin halkına ve kurumlarına verdiği desteğe” övgüde bulundu.

Filistin sorunu ancak iki devletli çözüm ile sonlanır
Filistin-İsrail sorununa iki devletli çözüm temelinde adil bir çözüm bulunması gerektiği belirtilen ortak açıklamada, çözümü baltalayan tüm tek taraflı önlemleri durdurma ihtiyacı, Kudüs'teki tarihi statükoya ve kutsallıklara saygı ve bu bağlamda Ürdün yönetimine atıfla “Haşimi ailesi vesayeti”nin ana rolü vurgulandı.

Liderler, Filistin ekonomisini ve Birleşmiş Milletler Filistinli Mültecilere Yardım ve Çalışma Ajansı'nı (UNRWA) desteklemenin önemine dikkati çekti.

Arap ülkeleri arasında ortak projeler
Zirveye katılan liderler, ülkeler arasında sürdürülebilir kalkınmaya katkıda bulunacak iş birliği, bölgesel entegrasyon ve ortak projeler geliştirme konusundaki kararlılığın yanı sıra yenilebilir enerji kaynaklarının geliştirilmesi dahil çevresel hedefleri hızlandırarak iklim zorluklarını toplu olarak ele alarak inovasyon ve ortaklığın desteklenmesini vurguladı. Bu bağlamda liderler, Suudi Arabistan ile Irak, KİK ile Irak, Suudi Arabistan, Ürdün ve Mısır; Mısır, Ürdün ve Irak arasındaki elektrik ara bağlantı anlaşmalarına övgüde bulundu.

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman tarafından açıklanan “Yeşil Suudi Arabistan” ve “Yeşil Ortadoğu” girişimlerine takdirle karşılayan liderler, Mısır'daki 27. Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı’nın (COP27), Birleşik Arap Emirlikleri’ni (BAE) COP28, Katar’daki “Uluslararası Bahçe Bitkileri Sergisi” ile “Yeşil Çöl, Daha İyi Bir Ortam” başlıklı çalışmalarla tüm tarafların aktif ve olumlu katkısına vurgu yaptı.

Sıfır karbon ve OPEC+
Ulusal taahhütler doğrultusunda emisyonları azaltmayı ve karbonu ortadan kaldırmayı amaçlayan teknolojilere ve projelere yatırımı teşvik etmek için çalışırken, enerji güvenliğini ve piyasalarının istikrarını sağlamanın önemini vurgulayan liderler, petrol piyasalarını tüketicilerin ve üreticilerin çıkarlarına hizmet edecek ve ekonomik büyümeyi destekleyecek şekilde istikrara kavuşturmayı amaçlayan Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü (OPEC) dışı bazı üretici ülkelerden oluşan OPEC+’in çabalarına değindi. Ayrıca Temmuz ve Ağustos ayı içerisinde üretimi arttırma kararıyla Suudi Arabistan’ın örgüt üyeleri arasında fikir birliğine varmadaki öncü rolüne övgüde bulundular.

Ortadoğu’daki nükleer silah tehdidi
Liderler, Nükleer Silahların Yayılmasını Önleme Antlaşması (NPT) ve bu tür silahların Ortadoğu'da yayılmasını önleme amacına yönelik desteklerini ifade ederek, ayrıca İran'ı Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı ve bölge ülkeleriyle tam iş birliği yapmaya, Arap Körfezi'ni kitle imha silahlarından uzak tutmaya ve bölgesel ve uluslararası güvenlik ve istikrarı korumaya çağırdı.

Radikalizm ve terörizmle mücadele
Her türlü terörizm biçimleri ve tezahürlerini şiddetle kınadıklarını vurgulayan liderler, terörizm ve şiddet içeren radikalizm mücadelede bölgesel ve uluslararası çabaları güçlendirme, tüm şahıs ve kuruluşlardan terörist grupların finansmanını, silahlandırılmasını ve istihdam edilmesini önleme ve tüm faaliyetlere karşı koyma kararlılıklarını teyit etti.

Liderler ayrıca Suudi Arabistan ve BAE'deki sivillere, sivil noktalara, enerji tesislerine, Hürmüz Boğazı ve Babu’l Mendeb'in hayati uluslararası ticaret yollarında seyreden ticari gemilere yönelik Husilerin terör saldırılarını kınayarak, 2624 dahil Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin (BMGK) ilgili tüm kararlarına uyma gerekliliğini vurguladı.

Irak’a tam destek
Irak'ın egemenliğine, güvenliğine, istikrarına, kalkınmasına, refahına ve terörle mücadeledeki tüm çabalarına tam desteklerini yenileyen liderler, bölge ülkeleri arasında iletişimi kolaylaştırma ve güven inşa etmede oynadığı olumlu rolü memnuniyetle karşıladı.

Yemen’de barış sürecine destek
Yemen’deki ateşkes ve Başkanlık Konseyi kurulmasını memnuniyetle karşılayan liderler, Körfez girişimi uygulama mekanizması ve BMGK’nın 2216 kararı dahil olmak üzere kapsamlı ulusal diyalogun sonuçlarına uygun olarak siyasi bir çözüme ulaşılacağına dair umutlarını ifade etti. Liderler, tüm Yemenli taraflara fırsatı değerlendirmeleri ve derhal Birleşmiş Milletler himayesinde doğrudan müzakerelere başlamaları çağrısında bulunarak, Yemen halkının insani ve yardım ihtiyaçlarının Yemen'in her yerine erişimlerini sağlamanın önemini vurguladı ve ekonomik ve kalkınma desteğini devam ettirmenin önemini yineledi.

Suriye’de siyasi çözüme destek
BMGK'nin 2254 sayılı Kararı uyarınca Suriye'nin birliğini ve egemenliğini koruyacak ve halkının isteklerini karşılayacak şekilde Suriye krizine siyasi bir çözüme ulaşmak için çabaların yoğunlaştırılması gereğini vurgulayan liderler, Suriyeli mültecilere ve onları barındıran ülkelere gerekli desteğin sağlanmasının ve insani yardımın Suriye'nin tüm bölgelerine ulaşmasının önemini vurguladı.

Lübnan’da reformlara destek
Liderler, Lübnan ordusu ve iç güvenlik güçleri tarafından yetkilendirilen parlamento seçimlerinin yapılmasına dikkat çekerek, Lübnan'ın egemenliğine, güvenliğine ve istikrarına ve ekonomik toparlanmasını sağlamak için gerekli tüm reformlara desteklerini ifade etti ve tüm Lübnanlı partileri anayasa ve anayasal sürelere saygı duymaya davet etti. Ayrıca, Lübnan'ın dost ve ortaklarının, Lübnan ile KİK ülkeleri arasında güveni ve iş birliğini yeniden tesis etme ve güçlendirme çabalarının yanı sıra ordunun ve güvenlik güçlerinin ülkenin güvenliğini sağlamadaki rolüne verdikleri desteğe övgüde bulundu.

Liderler, özellikle Kuveyt’in Lübnan ve Körfez ülkeleri arasında ortak eylem inşa etmeyi amaçlayan girişimlerine ve Katar’ın yakın zamanda Lübnan ordusunun maaşlarına doğrudan desteğini duyurmasına dikkat içekti. ABD, orduyu ve iç güvenlik güçlerini desteklemek için benzer bir program geliştirme niyetini doğruladı. Irak'ın Lübnan halkına ve hükümetine enerji ve insani yardım alanlarında sağladığı desteği memnuniyetle karşıladıklarını bildiren liderler, Lübnan'ın tüm dostlarını, Lübnan'ın güvenliğini ve istikrarını sağlama çabalarına katılmaya çağırdı. Ayrıca liderler, ilgili Güvenlik Konseyi kararları ve “Taif Anlaşması” hükümlerinin uygulanması da dahil olmak üzere tüm Lübnan topraklarında hükümet kontrolünün genişletilmesinin önemini vurguladı.

Libya’da seçim sürecine destek
Liderler, Libya krizinin 2570 ve 2571 sayılı kararları da dahil olmak üzere ilgili Güvenlik Konseyi kararları, cumhurbaşkanlığı ve parlamento seçimlerinin bir an önce yapılması gereği, tüm yabancı savaşçıların ve paralı askerlerin ülkeden çıkışına uygun olarak Libya krizini çözme çabalarına desteklerini yeniledi. Ayrıca, askeri kurumların BM gözetiminde birleştirilmesine desteklerini yineleyerek, Mısır'ın Birleşmiş Milletler tarafından desteklenen siyasi süreci destekleyecek şekilde Libya anayasal diyaloğuna ev sahipliği yapmasını takdir ettiklerini bildirdi.

Sudan’da demokratik geçiş sürecine destek
Cidde Zirvesi’ne katılan liderler, Sudan'da istikrarı sağlama, geçiş aşamasını tamamlama ve başarılı olma, Sudanlı taraflar arasında fikir birliğini teşvik etme, devlet ve kurumlarının uyumunu sürdürme ve Sudan'ı ekonomik zorluklarla yüzleşmede destekleme çabalarına desteklerini yineledi.

Nil suları ihtilafında diplomatik çözüme destek
Etiyopya Nahda Barajı konusuna da değinen liderler, Mısır'ın su güvenliği ve tüm tarafların çıkarlarını sağlayarak bölgede barış ve refaha katkıda bulunan diplomatik bir çözüme desteklerini ifade ederek, BMGK Başkanı’nın 15 Eylül 2021 tarihli açıklamasına atıfta bulunularak, uluslararası hukuka uygun makul bir süre içinde barajın doldurulması ve işletilmesi konusunda anlaşmaya varılması ihtiyacının altını çizdi.

Rusya’nın işgaline karşı Ukrayna’ya destek
Rusya’nın Ukrayna'yı işgal girişimi ile ilgili olarak, Birleşmiş Milletler Şartı da dahil olmak üzere uluslararası hukuk ilkelerine, devletlerin egemenliği ve toprak bütünlüğüne, kuvvet kullanmama veya kuvvet tehdidinde bulunmama yükümlülüğüne saygı gösterilmesi gereğini yineleyen liderler, uluslararası toplumu ve tüm ülkeleri, barışçıl bir çözüme ulaşmak, insanların çektiği acıları sona erdirmek, mültecileri, yerinden edilmiş insanları ve savaştan etkilenenleri desteklemek, tahıl ve gıda maddelerinin ihracatını kolaylaştırmak ve etkilenen ülkeler için gıda güvenliğini desteklemek için çabalarını iki katına çıkarmaya çağırdı.

Afganistan’a insani yardımlara destek
Afganistan’da insani erişimi desteklemek ve terörist tehlikesiyle başa çıkmak adına çabaların sürdürülmesi ve yoğunlaştırılmasını önemini vurgulayan liderler, her mezhepten Afgan halkının, başta eğitim ve sağlık olmak üzere  kadınlara çalışma hakkı gibi temel hak ve özgürlüklerini mümkün olan en yüksek standartlarda elde etmelerini talep etti. Liderler ayrıca, Katar’ın Afgan halkının güvenlik ve istikrarını desteklemedeki rolünü takdir etti.

2022 Dünya Kupası organizasyonu için Katar'a destek
Katar'ın 2022 Dünya Kupası'na ev sahipliği yapma hazırlıklarını memnuniyetle karşılayan liderler, Doha’yı başarıya ulaştıracak her şeyi desteklerini yineledi. Ayrıca gelecekte tekrar toplantı yapma taahhütlerini de teyit ettiler.



Avrupa, Kızıldeniz’in güneyinde alarm seviyesini yükseltiyor

41 ülke, perşembe günü Cidde’de düzenlenen “Savunma Deniz Koalisyonu”nun dördüncü planlama toplantısına katıldı (SPA)
41 ülke, perşembe günü Cidde’de düzenlenen “Savunma Deniz Koalisyonu”nun dördüncü planlama toplantısına katıldı (SPA)
TT

Avrupa, Kızıldeniz’in güneyinde alarm seviyesini yükseltiyor

41 ülke, perşembe günü Cidde’de düzenlenen “Savunma Deniz Koalisyonu”nun dördüncü planlama toplantısına katıldı (SPA)
41 ülke, perşembe günü Cidde’de düzenlenen “Savunma Deniz Koalisyonu”nun dördüncü planlama toplantısına katıldı (SPA)

Avrupa Birliği, Kızıldeniz’de gemilere refakat eden “Aspides” deniz misyonunun alarm seviyesini yükseltti. Kararın, İran destekli Husilerin stratejik su yoluna yönelik tehditleri nedeniyle alındığı bildirildi. Şarku’l Avsatın AFP’den aktardığına göre söz konusu adım Kızıldeniz’deki güvenlik risklerinin artması sonrasında atıldı.

Avrupa Birliği Dış Politika Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas, Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan ile Yemen’deki çatışmaların sona erdirilmesi ve Hürmüz Boğazı’nda deniz ulaşımı serbestisinin yeniden sağlanmasına yönelik diplomatik çabaları görüştüğünü açıkladı.

Kallas, X platformundaki paylaşımında, “Husilerin Suudi Arabistan’a yönelik saldırıları kabul edilemez ve küresel ekonomiye zarar veriyor” ifadelerini kullandı. Kallas ayrıca Avrupa’nın, “Husilerin saldırılarına karşı Kızıldeniz’de deniz taşımacılığının güvenliğini korumaya yardımcı olduğunu” belirtti.

Öte yandan Yemen hükümet güçleri, Husilerin Babul Mendeb’in doğusu ile Taiz’in batısındaki yüksek kesimleri ele geçirmeye yönelik yoğun girişimlerine karşı koymayı sürdürüyor.

Husiler, Babul Mendeb Boğazı, Meyyun Adası ve batı kıyısındaki kontrol alanlarını güvence altına almak amacıyla kendilerine kara derinliği sağlayacak ve hareket ile ikmal hatlarını tahkim edecek dağlık mevzileri ele geçirmeye çalışıyor.

Taiz cephesinden bir askeri kaynak, çatışmalarda 30 Husinin öldürüldüğünü, 60’tan fazla Husinin yaralandığını ve 6 savaş aracının yanı sıra 2 tankın imha edildiğini bildirdi.


Hac ve Umre: Umreciler için seçenekler genişletildi; 170 ülkeden gelenler için yeni bir şart getirilmiyor

Suudi Arabistan Hac ve Umre Bakanlığı Umre ve Ziyaret İşlerinden Sorumlu Bakan Yardımcısı Mühendis Abdülmuhsin es-Salim (Fotoğraf: Gazi Mehdi)
Suudi Arabistan Hac ve Umre Bakanlığı Umre ve Ziyaret İşlerinden Sorumlu Bakan Yardımcısı Mühendis Abdülmuhsin es-Salim (Fotoğraf: Gazi Mehdi)
TT

Hac ve Umre: Umreciler için seçenekler genişletildi; 170 ülkeden gelenler için yeni bir şart getirilmiyor

Suudi Arabistan Hac ve Umre Bakanlığı Umre ve Ziyaret İşlerinden Sorumlu Bakan Yardımcısı Mühendis Abdülmuhsin es-Salim (Fotoğraf: Gazi Mehdi)
Suudi Arabistan Hac ve Umre Bakanlığı Umre ve Ziyaret İşlerinden Sorumlu Bakan Yardımcısı Mühendis Abdülmuhsin es-Salim (Fotoğraf: Gazi Mehdi)

Suudi Arabistan Hac ve Umre Bakanlığı Umre ve Ziyaret İşlerinden Sorumlu Bakan Yardımcısı Mühendis Abdülmuhsin es-Salim, umre için yeni herhangi bir şart getirilmediğini belirterek, bakanlığın umrecilerin işlemlerini kolaylaştırmaya yönelik çalışmalarını sürdürdüğünü söyledi.

Es-Salim Şarku’l Avsat'a verdiği röportajda, umre yolculuğunu geliştirmek ve umrecilere sunulan seçenekleri genişletmek için çalışmalar yürüttüklerini belirtti. Bu kapsamda çok girişli umre vizesi, onaylı elektronik seyahat platformları üzerinden rezervasyon imkânı, dijital hizmetlerin entegrasyonunun güçlendirilmesi ve yapay zekâ uygulamalarının geliştirilmesi gibi girişimlerin hayata geçirildiğini ifade etti. Es-Salim, bu çalışmaların yoğun dönemlere yönelik erken hazırlık ve sektörün beklenen büyümeyi karşılayabilecek kapasiteye ulaştırılmasıyla eş zamanlı yürütüldüğünü kaydetti.

Yoğun dönemlere hazırlık

Es-Salim, yoğun dönemlerin sezon boyunca umre talebindeki değişimlerden etkilendiğini belirterek, bakanlığın ilgili kurumlar ve hizmet sağlayıcılarıyla koordinasyon içinde bu dönemlere erken hazırlanarak beklenen talep artışını karşılamak için kapasiteyi yükselttiğini belirtti.

Bakanlığın her yıl, Suudi Arabistan'ın 2030 Vizyonu hedeflerine ulaşmak amacıyla umreci sayısında kademeli ve sürdürülebilir bir artış sağlamayı hedeflediğini belirten Es-Salim, bunun yanı sıra hizmetlerin geliştirilmesi, sektörün hazırlık düzeyinin yükseltilmesi ve hacı ile umrecilerin deneyiminin kalitesinin artırılması için çalışmalar yürütüldüğünü ifade etti.

Yeni girişimler

Es-Salim'e göre bakanlığın umre deneyimini geliştirmek ve umrecilerin yolculuğunu kolaylaştırmak amacıyla yürüttüğü girişimlerin başında, kısa süre önce uygulamaya konulan çok girişli umre vizesi geliyor. Bu uygulamanın, ülkeye giriş prosedürlerinin geliştirilmesine yönelik bir model olduğunu belirten Es-Salim, umrecilere seyahatlerini planlama ve ibadetlerini gerçekleştirme konusunda daha fazla esneklik sağladığını söyledi.

Bakanlığın ayrıca bireylerin onaylı küresel ve yerel elektronik seyahat platformları üzerinden umre hizmetlerine doğrudan erişimini genişlettiğini belirten Es-Salim, böylece umrecilerin seyahatlerini planlamalarının, hizmetlere ulaşmalarının ve rezervasyon yapmalarının daha kolay ve esnek hale getirildiğini kaydetti.

Es-Salim, bu girişimlerin umre yolculuğu modelini geliştirmeye yönelik daha kapsamlı bir yaklaşımın parçası olduğunu belirterek, umrecilerin seçeneklerini artırmayı, hizmetlere erişimi kolaylaştırmayı ve yolculuğun farklı aşamalarında dijital çözümlerden yararlanmayı amaçladıklarını söyledi.

Yapay zekâ kullanımı

Hac ve Umre Bakanlığı'nın, başta yapay zekâ olmak üzere yeni ve gelişmekte olan teknolojilerden yararlanmaya devam ettiğini belirten Es-Salim, amaçlarının hacı ve umrecilere sunulan hizmetleri geliştirmek ve yalnızca işlemlerin dijitalleştirilmesinden, deneyimi iyileştirmek ve karar alma süreçlerini desteklemek amacıyla veri ve gelişmiş analizlerden yararlanma aşamasına geçmek olduğunu söyledi.

Mevcut uygulamaların başında, Nusuk uygulaması bünyesindeki akıllı dijital asistan "Nusuk AI"ın bulunduğunu belirten Es-Salim, hizmetin hacı ve umrecilere bilgi ve rehberlik sunduğunu, yazılı ve sesli iletişim yoluyla sorularını cevapladığını kaydetti.

Ayrıca "Dijital Mutavvıf" hizmetinin, umrecilere ve hacılara tavaf ve sa'y turlarını saymada, daha az yoğun katlara yönlendirmede ve meşru dua ve zikirler konusunda rehberlikte yardımcı olduğunu belirtti.

İzleme ve kontrol merkezinin de bakanlığın hacı ve umrecilerin yolculuğunu takip etmek için kullandığı teknolojik altyapının önemli unsurlarından biri olduğunu söyleyen Es-Salim, canlı verilerin entegre edilerek hızlı müdahale ve karar alma süreçlerini destekleyen göstergelere ve kontrol panellerine dönüştürüldüğünü ifade etti.

Hac ve Umre Bakanlığı, hacı ve umrecilere sunulan hizmetleri geliştirmek amacıyla yapay zekâ teknolojilerinden yararlanmayı sürdürüyor. (Fotoğraf: Gazi Mehdi)
Hac ve Umre Bakanlığı, hacı ve umrecilere sunulan hizmetleri geliştirmek amacıyla yapay zekâ teknolojilerinden yararlanmayı sürdürüyor. (Fotoğraf: Gazi Mehdi)

Dijitalleşme ve şartlar

Es-Salim, umre için yeni herhangi bir şart bulunmadığını bir kez daha vurgulayarak, bakanlığın prosedürleri kolaylaştırmak ve umre yolculuğunu daha kolay ve esnek hale getirmek için hizmetleri geliştirmeye devam ettiğini söyledi.

Umrecilerin yolculuğunun bugün ileri düzeyde bir dijital entegrasyona ulaştığını belirten Es-Salim, işlemlerin büyük bölümünün elektronik ortamda tamamlanabildiğini ifade etti. Bunların başında, 51 milyondan fazla kullanıcıya 170'ten fazla ülkede 150'den fazla dijital hizmet sunan Nusuk uygulaması ve platformunun geldiğini kaydetti.

Es-Salim, ayrıca onaylı küresel ve yerel elektronik seyahat platformları üzerinden umre hizmetlerine ve paket rezervasyonlarına doğrudan erişim sağlandığını belirtti.

Önümüzdeki dönemde hedefin bu entegrasyonu daha da güçlendirmek, daha bağlantılı ve sorunsuz bir dijital deneyim oluşturmak ve hacı ile umrecilerin ihtiyaçlarına göre daha proaktif ve kişiselleştirilmiş hizmetler sunmak için veri ve modern teknolojilerden yararlanmak olduğunu söyledi.

“Nusuk” uygulaması ve platformu, 170’ten fazla ülkeden 51 milyondan fazla kullanıcıya 150’den fazla dijital hizmet sunuyor (SPA).
“Nusuk” uygulaması ve platformu, 170’ten fazla ülkeden 51 milyondan fazla kullanıcıya 150’den fazla dijital hizmet sunuyor (SPA).

Hizmet sunan 346 umre şirketi

Es-Salim'in verdiği bilgiye göre, hâlihazırda umre hizmeti sunma yetkisine sahip 346 şirket bulunuyor. Bu sayının hizmet sağlayıcı tabanının genişlediğini ve özel sektörün umrecilere hizmet sunmadaki rolünün arttığını gösterdiğini belirtti.

Bakanlığın özel sektörün önünü açmak ve umre sektöründe daha cazip ve rekabetçi bir ortam oluşturmak amacıyla politika ve mevzuatı sürekli geliştirdiğini söyleyen Es-Salim, bunun yeni şirketlerin sektöre girmesine ve umrecilerin ihtiyaçlarına cevap veren, artan talebe uyum sağlayan farklı hizmet ve iş modellerinin geliştirilmesine imkân verdiğini ifade etti.

Denetim ve takip

Şirketlerin performansının izlenmesine ilişkin olarak Es-Salim, farklı umre hizmet noktalarında günlük denetimler gerçekleştiren sürekli bir saha ve denetim mekanizmasının bulunduğunu söyledi.

Hicri 1448 umre sezonunun başlangıcından bu yana denetim sayısının 32 bini aştığını belirten Es-Salim, denetimlerin umreci konaklama tesislerini, umre şirketlerini ve hizmet sağlayıcılarını ve çeşitli hizmet noktalarını kapsadığını kaydetti.

Bu denetimlerde düzenleyici ve operasyonel şartlara uyumun kontrol edildiğini, tespit edilen eksikliklerin giderildiğini ve herhangi bir ihlal görüldüğünde yasal prosedürler doğrultusunda derhal işlem yapıldığını belirten Es-Salim, yaptırımların şirket faaliyetlerinin durdurulmasına kadar ulaşabildiğini ve bunun umrecilerin haklarını korumayı amaçladığını ifade etti.

Bakanlığın yalnızca memnuniyet düzeyini ölçmekle yetinmediğini belirten Es-Salim, saha ve dijital ölçüm araçları ile veri analizleri üzerinden eksiklikleri tespit ettiklerini, hacı ve umrecilerin ihtiyaçlarını anlamaya ve geliştirme alanlarını belirlemeye çalıştıklarını söyledi.

Ayrıca gelişmiş ve öngörücü analizlerin kullanımını artırarak karar alma süreçlerini desteklediklerini ve olası sorunları önceden tespit etmeye çalıştıklarını belirtti.

Şirketlerin yeniden sınıflandırılması

Es-Salim'e göre umreci deneyiminin kalitesi, umre şirketlerinin sınıflandırılmasında temel unsurlardan birini oluşturuyor. Şirketlerin performans değerlendirmesinin yalnızca düzenleyici ve operasyonel şartlara uyumla sınırlı olmadığını belirten Es-Salim, sunulan hizmetlerin kalitesi ve umrecilerin gerçek deneyiminin de değerlendirmeye alındığını söyledi.

Bakanlığın hizmet kalitesi, kurallara ve şartlara uyum gibi çeşitli kriterler üzerinden periyodik değerlendirme yaptığını belirten Es-Salim, geçen sezonun performans değerlendirmesinin ardından haziran ayında 21 umre şirketinin faaliyetlerinin durdurulduğunu açıkladı. Bunlardan 15'inin düşük performans değerlendirmesi, 6'sının ise mevzuat ve talimatlara aykırılık nedeniyle durdurulduğunu kaydetti.

Es-Salim, bakanlığın sınıflandırma yöntemini ve değerlendirme kriterlerini sürekli geliştirdiğini, hacı ve umrecilerin deneyimine ilişkin ölçümlerden ve hizmet kalitesi göstergelerinden yararlandığını belirterek, amacın şirketler arasında hizmet kalitesi konusunda rekabeti teşvik etmek ve umrecilere sunulan hizmetlerin seviyesini yükseltmek olduğunu ifade etti.


Suudi Arabistan, erken uyarının ardından 6 kentte “tehlikenin ortadan kalktığını” açıkladı

Sivil Savunma, resmi kanallardan bilgi edinmenin ve yetkili makamlarca yayınlanan talimatlara uymanın önemini vurguladı (SPA)
Sivil Savunma, resmi kanallardan bilgi edinmenin ve yetkili makamlarca yayınlanan talimatlara uymanın önemini vurguladı (SPA)
TT

Suudi Arabistan, erken uyarının ardından 6 kentte “tehlikenin ortadan kalktığını” açıkladı

Sivil Savunma, resmi kanallardan bilgi edinmenin ve yetkili makamlarca yayınlanan talimatlara uymanın önemini vurguladı (SPA)
Sivil Savunma, resmi kanallardan bilgi edinmenin ve yetkili makamlarca yayınlanan talimatlara uymanın önemini vurguladı (SPA)

Suudi Arabistan Sivil Savunma Müdürlüğü, bugün yaptığı açıklamada, Cidde, Yanbu, Taif, Abha, Cizan ve el-Ula kentlerinde erken uyarı verilmesinin ardından "tehlikenin ortadan kalktığını" duyurdu. Uyarılar, altı kentte acil durumlar için kullanılan Ulusal Erken Uyarı Platformu üzerinden yapıldı.

Sivil Savunma Müdürlüğü daha önce Cidde, Yanbu, Taif, Abha, Cizan ve el-Ula'da erken uyarı yayımlamış, daha sonra ise uyarıların kapsadığı tüm kentlerde tehlikenin sona erdiğini açıklamıştı.

Gelişme, bir gün önce Abha ve Hamis Muşayt'ta benzer bir uyarının yayımlanmasının ardından geldi. Sivil Savunma Müdürlüğü, daha sonra bu kentlerde de tehlikenin sona erdiğini duyurmuştu. Kurum, uyarılar sırasında bölge sakinlerine güvenlik talimatlarına uymaları, binaların içinde en yakın güvenli alana geçmeleri ve durum sona erene kadar pencerelerden ve açık alanlardan uzak durmaları çağrısında bulundu.

Gelişmelerin yaşandığı sırada Yemen'deki meşru hükümeti destekleyen koalisyon da bugün erken saatlerde yaptığı açıklamada, Husilerin dün Hamis Muşayt, Abha ve Taif kentlerini balistik füzeler ve insansız hava araçlarıyla (İHA) hedef alan saldırıları sonucunda 13 sivilin hafif ve orta derecede yaralandığını, 7 konut ile 2 aracın da zarar gördüğünü bildirdi.

Koalisyon Sözcüsü Tümgeneral Turki el-Maliki, kasıtlı ve tekrarlanan saldırıların Husilerin gerilimi artırma, sivil yerleşimleri ve sivilleri hedef alma yönündeki yaklaşımını ortaya koyduğunu belirtti. El-Maliki, koalisyon komutanlığının Suudi Arabistan'ın egemenliğini, sivil yerleşimleri ve sivilleri korumak amacıyla saldırılara "sorumluluk ve kararlılıkla" karşılık vereceğini vurguladı.

El-Maliki ayrıca koalisyonun Husileri caydırmak ve "düşmanca ve aşırılıkçı" olarak nitelendirdiği yaklaşımlarıyla mücadele etmek için gerekli tüm operasyonel tedbirleri alacağını belirtti. Bu adımların Birleşmiş Milletler Şartı'nın 51. maddesi, meşru müdafaa ilkesi, uluslararası insancıl hukuk ve örfî hukuk kurallarıyla uyumlu olacağını kaydetti.

Sivil Savunma Müdürlüğü, önceki uyarılar sırasında da bilgilerin resmi kanallardan takip edilmesi ve yetkili makamların talimatlarına uyulmasının önemine dikkat çekmişti. Kurum ayrıca acil durumun sona erdiği açıklanana kadar güvenli bölgelerin terk edilmemesi ve tehlikeli alanlarda toplanılmaması çağrısında bulundu.