Yemen’de ateşkesin 4’üncü ayı

Husilerin kuşatması, Taiz’e gidip gelmek için engebeli yolları kullanmak zorunda kalan Yemenlilerin acı çekmesine neden oluyor (AFP)
Husilerin kuşatması, Taiz’e gidip gelmek için engebeli yolları kullanmak zorunda kalan Yemenlilerin acı çekmesine neden oluyor (AFP)
TT

Yemen’de ateşkesin 4’üncü ayı

Husilerin kuşatması, Taiz’e gidip gelmek için engebeli yolları kullanmak zorunda kalan Yemenlilerin acı çekmesine neden oluyor (AFP)
Husilerin kuşatması, Taiz’e gidip gelmek için engebeli yolları kullanmak zorunda kalan Yemenlilerin acı çekmesine neden oluyor (AFP)

Yemen haberlerini kovalayan bir gazeteciyseniz, bugünlerde kaynaklardan gelen yanıtların gecikmesine, hatta yanıt gelmemesine şaşırmıyorsunuz. Az sayıdaki bilginin gölgesinde, herkes 4 ayın ardından 10 gün sonra sona erecek olan Yemen ateşkesinin uzatılması konusu ile ilgili görünüyor.
Ateşkesin uzatılması konusu ana konu haline geldi. BM Yemen Özel Elçisi Hans Grundberg gerek Suudi Arabistan-ABD ortak açıklaması olsun, gerek ABD, Ürdün, Irak ve Mısır’ın katılımıyla Körfez ‘Cidde Zirvesi’ açıklaması, gerekse de birkaç gün önce Suudi Arabistan, Umman, BAE, Birleşik Krallık ve ABD tarafından 5 yılda bir yapılan açıklama olsun son zamanlarda alınan destekten yararlanarak, ateşkesin uzatılması amacıyla bir müzakere turu düzenlemek üzere bölgeye geldi.
Yemen Enformasyon Bakanlığı Müsteşarı Necip Gallab Şarku’l Avsat’a “Cidde toplantılarının en önemli sonuçlarından bazıları, Yemen siyasi sisteminin yeniden inşasına yol açan değişimi desteklemeye, Başkanlık Konseyi’ni Yemen Cumhuriyeti’nin temsilcisi olarak görmeye, Yemen’deki yönetimin kökeni ve ayrılığını kabul etmeye dayanıyor. Tüm taraflar, çalışmalarını yürütürken Başkanlık Konseyi’nin desteğini ve yardımını istiyor. Bu önemli, çünkü Husiler hala tüm dünyada terör karakterli, İran’ın bir maşası ve iç soyguna sahip, hukuka, otoriteye ve Yemen devletinin meşruiyetine karşı çıkan isyancı bir örgüt olarak görülüyor” açıklamasında bulundu.
BM elçisini ve ateşkesi destekleyen çok sayıda toplantı, açıklama ve Yemenli, bölgesel ve uluslararası tutum var. Resmi İran söylemi bile Yemen’deki ateşkesi ‘siyasi bir düzenleyici’ olarak destekliyor. Ancak Husiler, dünyanın aksine, ateşkesi uzatma tehdidi teşkil eden resmi açıklamalar yapan tek taraf oldular. Gözlemcilere göre hükümlerini uygulamak için de olağanüstü bir çaba göstermediler ancak Husiler, başta Taiz olmak üzere sınır kapılarının açılmasını engelledi ki bu ateşkesin 4 ünlü maddesinden hayata geçirilmeyen tek madde oldu. Söz konusu madde, Sanaa havaalanı uçuşları, Hudeyde’ye yakıt akışı ve geçişlerin açılmasını içeriyordu.
- Bölgesel tur
Umman Haber Ajansı (ONA) cumartesi günü, Birleşmiş Milletler elçisinin ülkeye ulaştığını ve Umman Dışişleri Bakanlığı Diplomatik İşlerden Sorumlu Müsteşarı Halife el-Harisi ile görüştüklerini bildiren bir haber yayınladı. ONA, görüşmede Yemenli tarafların, Yemen ve bölge ülkelerinin güvenlik ve istikrarını sağlayacak siyasi bir çözüme ulaşmalarını desteklemek üzere gösterilen çabaları gözden geçirdiğini söyledi.
Husi sözcüsü Muhammed Abdusselam, Umman Sultanlığı’nda ikamet ediyor. Konuyu takip edenler, Grundberg’in Husi grubunu ateşkesi uzatmaya teşvik etmek için Muhammed Felita olarak bilinen Muhammed Abdusselam ile görüşmesine ve Grundberg’in daha sonra, yedi yıldır Husiler tarafından kuşatılan Taiz yolları başta olmak üzere, sınırların açılmasına yönelik önerilerini kabul etmesi için gruba baskı uygulamaya odaklanması bekleniyor.
Yemen davası, yönetimin bir Başkanlık Konseyi’ne devredilmesi ve 7 milletvekilinin Konsey başkanlığı için Reşad el-Alimi’yi söylemesi ile 2022 yılının ilk yarısında bir dizi dikkate değer değişkene tanık oldu.  Bu, Husi darbesine karşı çıkan tüm güçler için büyük bir adım oldu. Ateşkes, 29 Mart 2022’de başlayan Riyad istişarelerinin başlamasıyla taçlandı ve 2 Nisan 2022’de BM ateşkes ve şartlarını açıkladı. Ateşkesin geçerlilik süresi dolmadan önce iki ay daha uzatılacağı belirtildi ve uluslararası taraflar ateşkesi 6 ay uzatmayı hedefliyor.
Ateşkesle ilgili dikkat çekici olan şey, Husiler’den sadece iki şey talep edilmesi oldu.  Bunlardan biri saldırıların durdurulmasıydı. Husiler bunu kısmen yerine getirdi. Zira dışarıdan ve içeriden balistik füze saldırıları durduruldu. İstisna olarak, el-Beyda’daki Habza köyü füzelerle vuruldu.
Ateşkeste Husiler’den istenen diğer şey, başta Taiz olmak üzere sınırların açılmasıydı. Milisler bu maddeyi uygulama taahhüdüne uymadı. Ürdün’ün başkenti Amman’da konu ile ilgili iki tur müzakere yapılmasına rağmen en az 3 BM önerisi engellendi. Grundberg önerilerle bir atılım arayarak Sanaa’ya bir seyahat gerçekleştirmesine rağmen, önerisi reddedildi. Gözlemciler, Husilerin ateşkese uymadığını ve hatta ateşkesin geçerliliğini uzatmayı reddetmekte ısrar ettiğini gözlemledi.
- Husiler sonunda ateşkesin uzatılması için süre verecekler mi?
Ateşkesin uzatılması konusunda tehdit oluşturan Husi imalarına rağmen, veriler ve bilgiler tam tersi yönünde gidiyor. Birçok Yemenlinin gözünde, Husiler ateşkesten diğer taraflardan daha fazla fayda elde etti.
Yemenli bir kaynak Şarku’l Avsat’a, Husilere uygulanan şiddetli bir baskı olduğu, Yemen’de meşru hükümeti destekleyen Arap Koalisyonu’nun Eylül 2021’den bu yana uyguladığı operasyonlar sebebiyle grubun sonunda ateşkes için süre vereceğini söylüyor. Koalisyon’un ateşkesten önce uyguladığı operasyonlar milislerin kayıplar vermelerine neden oldu ve onların Marib’e girmelerini, hatta saldırılarına devam etmelerini engelledi, bu da onları gönülsüzce ateşkesi kabul etmeye yönlendirdi. İsmini açıklamamayı tercih eden kaynak, Husilerin insanları kendine çekme ve askeri olarak silahlandırma ile kalmadığını belirtti. Yemen hükümetinin bu konuda tedbirler alacağı da belirtildi.  
Yemen’deki yerel raporlar, 23 Temmuz 2022 Cumartesi günü, Taiz’in kuzeyindeki Husi bombardımanı sonucunda aralarında çocukların da bulunduğu 12 sivilin yaralandığını kaydetti. Husi milisler yolları açmak yerine, 3 milyondan fazla insanın yaşadığı valiliğe yönelik saldırı ve kuşatmalarına devam etti.
Husiler ihlallerde bulunmaya devam ediyor, bu da medyayı ve birçok Yemenli politikacıyı, gözlemcilerin “Milislerin uymadığı bir ateşkesi uzatmanın anlamı nedir?” sorusunu sormaya yönlendirdi.
Husilerin askeri bir adıma geri dönmesinin çok pahalıya mal olacağını hatırlatmak gerekiyor. Belki de Şebve bölgesinin kurtarılması ve Yemen’de meşru hükümeti destekleyen Arap Koalisyonu’nun niteliksel saldırıları, rakiplerinin askeri taktikleri savunma amaçlı dahi olsa, milisleri ateşkese zorlama noktasında etkili olduğunun en iyi kanıtıydı. Aynı zamanda askeri bir tarafı da var. Yemen hükümeti veya ‘meşru’ hükümet artık kendi iç çatışmalarıyla meşgul değil. Safların birleşmesi onları daha da güçlendirdi ve bu, Husilerin ‘barış masası’ yerine ‘silah sesleri’ seçeneğine dönmesi halinde bir kabusu yaşatabilir.
Haklar ve Özgürlükler Savunma Vakfı Başkanı Huda es-Sarari, Husi grubu “Arap Koalisyonu’nun umutlarını ve uluslararası toplumun hoşgörüsünü istismar ediyor, BM elçisine şantaj yapıyor, barışa ulaşmak için ateşkesin sağlanmasına hazırlık olarak her türlü güven artırıcı önlemi kategorik olarak reddediyor. Husiler gibi ideolojik, radikal ve barışı reddeden bir gruba daha fazla baskı yapılmasının yanı sıra siyasi ve askeri liderlik aracılığıyla uluslararası yaptırımlara tabi tutulmaları gerekiyor” ifadelerini kullandı. Sarari “Arap bölgesindeki terör araçlarından biri olan, Yemenlileri öldüren, bölgeyi ve komşu ülkeleri terörize eden bu gruba para finanse eden ve silah sağlayan için İran’a da baskı uygulama” çağrısında bulundu.



Mısır'ın Somali'deki askeri varlığı İsrail'in endişelerini artırıyor

Mısır Cumhurbaşkanı Sisi, Kahire’yi ziyaret eden Somali Cumhurbaşkanı Mahmud’u ağırladı (Mısır Cumhurbaşkanlığı)
Mısır Cumhurbaşkanı Sisi, Kahire’yi ziyaret eden Somali Cumhurbaşkanı Mahmud’u ağırladı (Mısır Cumhurbaşkanlığı)
TT

Mısır'ın Somali'deki askeri varlığı İsrail'in endişelerini artırıyor

Mısır Cumhurbaşkanı Sisi, Kahire’yi ziyaret eden Somali Cumhurbaşkanı Mahmud’u ağırladı (Mısır Cumhurbaşkanlığı)
Mısır Cumhurbaşkanı Sisi, Kahire’yi ziyaret eden Somali Cumhurbaşkanı Mahmud’u ağırladı (Mısır Cumhurbaşkanlığı)

İsrail basını, İsrail’in Mısır ordusunun Somali ve Afrika Boynuzu'ndaki hareketlerinden duyduğu endişeyi dile getirirken, Mısırlı eski askeri yetkililer, Mısır'ın Somali'deki askeri varlığını ‘meşru ve uluslararası hukuk ve uluslararası sözleşmelere uygun’ olarak değerlendirdi ve bunun bölgede güvenlik ve istikrarın sağlanmasına yardımcı olmayı amaçladığını belirttiler.

İsrail gazetesi Yisrael Hayom, Mısır'ın ordusuna Somali üzerinden İsrail'e yanıt vermesini emrettiğini ve bu konuda onu destekleyen Arap ülkeleri olduğunu yazdı. Gazete, “Afrika Boynuzu'nda güç mücadelesi alevleniyor: Mısır, İsrail'in 'Somaliland'ı tanımasına yanıt veriyor” başlıklı haberinde, bu tanımaya karşı çıkan Kahire'nin, İsrail'in hamlesine yanıt olarak Somali'deki güçlerini yeniden konuşlandırdığını kaydetti. Gazeteye göre buraya yaklaşık 10 bin Mısırlı askerin konuşlandırıldığı tahmin ediliyor.

Ancak, Mısır ordusunun eski kimyasal savaş şefi Tümgeneral Muhammed eş-Şehavi, Mısır askerlerinin ‘dünyanın en büyük sekizinci barış gücü olduğunu ve Somali'deki Mısır güçlerinin Afrika Birliği (AfB) barış güçlerinin komutası altında olduğunu ve Somali'de barışı korumak için çalıştıklarını’ söyledi.

Şarku’l Avsat’a konuşan Şehavi, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Mısır, Somali'nin stratejik konumu nedeniyle birçok ülke tarafından, özellikle de İsrail tarafından arzulandığının farkında. İsrail, Somali'nin güvenliğini istikrarsızlaştırmak ve Etiyopya'nın Kızıldeniz'e ulaşma ve bir deniz gücü kurma planı gibi belirli planları kabul etmeye zorlamak amacıyla Somaliland bölgesini Somali'den ayrılmak isteyen bir devlet olarak tanıdı. Ayrıca Etiyopya, İsrail'in desteğiyle Sudan'da istikrarın yeniden sağlanmasını engellemek ve çatışmanın devamını sağlamak gibi başka faaliyetlerde de bulunuyor.”

Mısır Cumhurbaşkanı Abdülfettah es-Sisi, İsrail'in ayrılıkçı bölgeyi tanıması ve Kızıldeniz'de bir yer edinme çabaları sonrasında Somali ve Kızıldeniz'in güvenliği konusunda defalarca kez uyardı.

grfbgfr
AfB'nin Somali'deki barış gücü misyonunda Mısır askerleri de yer alıyor (AFP)

İsrail, geçtiğimiz aralık ayında Aden Körfezi ve Kızıldeniz'in güneyine bakan Somaliland bölgesinin bağımsızlığını tanıdı. Etiyopya, bu bölgenin bağımsızlığını tanımak karşılığında bir deniz ve askeri liman elde etmek istiyordu.

Mısırlı ulusal güvenlik uzmanı Tümgeneral Muhammed Abdulvahid, Mısır askerlerinin Somali'deki rolünün Afrika Birliği ve barış gücü çatısı altında güvenlik ve istikrarı sağlamak olduğunu vurgulayarak “Bu nedenle Mısır güçlerinin varlığı, Afrika Birliği ve Somali Devleti'nin talebi üzerine meşrudur. Somali Devleti'nin cumhurbaşkanı kısa süre önce Mısır'ı ziyaret ederek bunu tüm dünyaya teyit etmiştir” ifadelerini kullandı.

Şarku’l Avsat’a konuşan Tümgeneral Abdulvahid, şunları söyledi:

“Bu bakımdan, İsrail'in Somaliland'ı bir devlet olarak tanıyarak ve Somali devletini bölmeye çalışarak yasadışı bir hamleye başvurup uluslararası hukuku hiçe saydığı halde, diğer tarafların Mısır'ın meşru varlığından endişe duyduklarını iddia etmeleri anlaşılabilir değil. Etiyopya'nın Somali'ye yönelik tacizleri ve kendi topraklarında bir Etiyopya deniz üssü kurulmasını kabul etmesi için yaptığı baskı, Addis Ababa tarafından gerçekleştirilen ve İsrail tarafından desteklenen, Sudan'daki Hızlı Destek Kuvvetleri’ne (HDK) milis, teçhizat ve silah sağlamak gibi Afrika Boynuzu bölgesinde genel olarak gerçekleştirilen diğer şüpheli hamleler, İsrail'in bölgeyi istikrarsızlaştırmaya yönelik hamleleri bağlamında değerlendirilmeli.”

Tümgeneral Abdulvahid, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Mısır ve AfB, bu gelişmelerin farkındadır ve bu nedenle Mısır'ın buradaki askeri varlığı, tüm bu tehditlere karşı koymak ve uluslararası yasal yükümlülükler ve uluslararası meşruiyet çerçevesinde hareket etmek için.”

Mısır Cumhurbaşkanı Sisi pazar günü, Somali Cumhurbaşkanı Hasan Şeyh Mahmud ile Mısır ziyareti sırasında düzenledikleri ortak basın toplantısında, Somali'deki barış gücü misyonuna, ülkenin güvenliğini, istikrarını ve toprak bütünlüğünü destekleme taahhüdünün bir parçası olarak asker göndermeye devam edeceğini açıkladı. Sisi ve Mahmud, ikili bir toplantı düzenledikten sonra, her iki ülkenin heyetlerinin katılımıyla genişletilmiş bir toplantı gerçekleştirdi. Toplantıda, Mısır'ın Somali'nin birliği ve toprak bütünlüğünü destekleyen tutumunu vurgulayan Sisi, ülkenin egemenliğini zedeleyecek veya istikrarını tehdit edecek her türlü önlemi reddetti.

Sisi, düzenlenen ortak asın toplantısında, ‘devletlerin güvenliğini ve egemenliğini tehlikeye atabilecek adımlara’ karşı uyarıda bulunarak, bunları ‘Birleşmiş Milletler (BM) Şartı'nın ihlali’ olarak nitelendirdi. Mısır, 2024 yılının aralık ayı sonlarında, Somali'deki AfB barış gücü misyonuna asker göndereceğini duyurmuştu. Mısır Dışişleri Bakanı Bedir Abdulati, bu kararın ‘Somali hükümetinin talebi ve AfB Barış ve Güvenlik Konseyi'nin (AUSSOM) onayıyla’ alındığını söyledi. AUSSOM, 2024 yılı sonlarında sona eren terörle mücadele misyonunun yerini aldı.


Mısır Temsilciler Meclisi seçim itirazları konusunda yeni bir sınavla karşı karşıya

Mısır Temsilciler Meclisi oturumlarından bir kare (Mısır Parlamento İşleri Başkanlığı)
Mısır Temsilciler Meclisi oturumlarından bir kare (Mısır Parlamento İşleri Başkanlığı)
TT

Mısır Temsilciler Meclisi seçim itirazları konusunda yeni bir sınavla karşı karşıya

Mısır Temsilciler Meclisi oturumlarından bir kare (Mısır Parlamento İşleri Başkanlığı)
Mısır Temsilciler Meclisi oturumlarından bir kare (Mısır Parlamento İşleri Başkanlığı)

Mısır Temsilciler Meclisi, bazı milletvekillerinin üyeliğinin geçerliliğini sorgulayan mahkeme kararlarıyla ilgili yeni bir siyasi sınavla karşı karşıya. Bu kararların en sonuncusu, geçtiğimiz cumartesi günü iki milletvekilinin üyeliğinin iptal edilmesine ilişkin karardı. Meclis Yasama Komitesi Başkanı, ‘mahkeme kararlarının uygulanmasına tamamen bağlı olduklarını’ teyit etti.

Kahire'nin doğusundaki Şarkiya ilinin Minye el-Kamh bölgesindeki seçim sürecini geçersiz kılan ve yeniden yapılmasını emreden Yargıtay'ın kararının ardından Mısır Temsilciler Meclisi’ne bir bekleyiş havası hakim oldu.

Mahkeme ayrıca, diğer seçim bölgelerine ilişkin olası kararlar beklentisiyle, milletvekilleri Muhammed Şehide ve Halid Meşhur'un üyeliklerini geçersiz kılmaya ve seçim bölgelerinde yeniden seçimler yapılmasına hazırlık olarak zaferlerini iptal etme kararı aldı.

Temsilciler Meclisi Yasama Komitesi Başkanı Danışman Muhammed Eid Mahcub, Meclisin Minye el-Kamh bölgesindeki seçimleri geçersiz kılan karara uyacağını belirterek, devletin yargı kararlarına ve hukukun üstünlüğüne saygı duyduğunu vurguladı.

Mahcub, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, önceki parlamento seçimlerinde, özellikle de ilk aşamada, mahkeme kararlarıyla sonuçları iptal edilen seçim bölgelerinde seçimlerin yeniden yapıldığını hatırlatarak “Mısır devlet kurumları yargı kararlarına saygı duyar ve bunları uygular” ifadelerini kullandı.

Mahcub, kararın ‘olağan prosedür yolunu izleyeceğini, önce kararın gerekçelerinin Yargıtay'ın teknik ofisine sunulmasıyla başlayacağını, ardından dosyanın Temsilciler Meclisi Başkanlığı ve Genel Sekreterliğe, daha sonra da Meclis Yasama Komitesi'ne sevk edileceğini’ açıkladı. Bu idari döngünün tamamlanması için kesin bir zaman dilimi belirlemenin mümkün olmadığını vurguladı.

rgty67u
Mısır Temsilciler Meclisi Başkanı Hişam Bedevi (Mısır Parlamento İşleri Başkanlığı)

Mısır basını, Yargıtay'daki bir adli kaynağın, Minye el-Kamh seçim bölgesindeki seçimleri geçersiz kılan kararın nihai ve tüm taraflar için bağlayıcı olduğunu ve temyiz edilemeyeceğini söylediğini aktardı.

Mısır anayasasına göre Temsilciler Meclisi üyelerinin üyelikleri, kararın Meclise bildirildiği tarihten itibaren geçersiz hale gelir.

Yargıtay, Temsilciler Meclisi üyelerinin üyeliklerinin geçerliliği konusunda karar verme yetkisine sahiptir ve temyiz başvuruları, nihai seçim sonuçlarının açıklanmasından itibaren 30 günü geçmeyen bir süre içinde Yargıtay'a sunulmalıdır. Temyiz başvurusu, başvurunun alındığı tarihten itibaren 60 gün içinde karara bağlanır.

Yargıtay avukatı Albert Ansi, mahkeme kararının gerekçeleri hakkındaki yorumunda “Karar, kesin bir sahtekarlık kanıtına değil, seçim sürecini etkileyen usul ihlallerine ve açıklanan sonuçlara tam meşruiyet kazandırmak için gerekli olan temel belgelerin sunulmamasına dayanıyor” ifadelerini kullandı.

Şarku’l Avsat’a konuşan Ansi, “Karar, seçim sürecinin kendisini objektif olarak kınamaktan ziyade, daha çok usule ilişkin ve önleyici bir karar niteliğinde” şeklinde konuştu.

Ansi, bazı milletvekillerinin üyeliklerinin iptal edileceğini ve bir dizi seçim bölgesinde, her seçim bölgesinin özel koşullarına göre değişen prosedürlerle yeniden seçim yapılacağını öne sürdü.

Mısır medyasının tanınan simalarından Ahmed Musa ise Temsilciler Meclisi'nin seçim sürecini bozan unsurları düzeltmek için tarihi bir fırsatı olduğunu söyledi. Yerel bir kanalda yayınlanan programında, Yargıtay kararlarının uygulanmasının ‘parlamento da dahil olmak üzere herkesin görevi olduğunu ve hiçbir bahaneyle ertelenmemesi gerektiğini’ vurgulayan Musa, Ulusal Seçim Otoritesini görevini yerine getirmeye çağırarak, halkın güvenini korumak ve devletin prestijini ve hukukun üstünlüğünü muhafaza etmek için” Temsilciler Meclisi'nden kararlar yayınlanır yayınlanmaz bunları uygulamaya koymasını istedi.

Yargıtay, Batı Delta'daki bir parti listesine üye olan bazı milletvekillerinin üyeliğine karşı yapılan itirazla ilgili nihai kararını 5 Nisan'da verecek.

dfbg
Mısır Temsilciler Meclisi binası (Temsilciler Meclisi resmi internet sitesi)

Ancak analistler, bu mahkeme işlemlerini ‘bekleyen çok sayıda temyiz başvurusu ışığında Mısır Temsilciler Meclisi sahnesinde yaşanan kargaşanın bir işareti’ olarak gördüler. Al-Ahram Siyasi ve Stratejik Araştırmalar Merkezi Başkan Yardımcısı Imad Gad, bunları ‘Temsilciler Meclisi’nin güvenilirliğini zedeleyen’ bir unsur olarak değerlendirdi.

Gad, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, son parlamento seçimleri sırasında, özellikle seçim yasaları, siyasi partilerin düzenlenmesi ve parti listelerinde ve bağımsız adayların seçilme kriterleri ile ilgili kapsamlı siyasi reformlar yapılması yönünde siyasi ve insan hakları çevrelerinden gelen çağrıları hatırlattı.

Mısırlılar geçtiğimiz ay, seçim usulsüzlükleri nedeniyle bir dizi seçim bölgesinin sonuçlarının iptal edilmesinin ardından, iki ay boyunca sekiz tur süren maraton parlamento seçimlerine veda etti.

Devlet Konseyi Yüksek İdare Mahkemesi'nin Kasım ayında ilk aşamadaki yaklaşık 30 seçim bölgesindeki seçimlerin geçersiz olduğuna karar verdi.

Bu karar, adaylar tarafından yapılan itirazların sonucu olarak alındı. Yüksek Seçim Kurulu da Cumhurbaşkanı Abdulfettah el-Sisi'nin 10 Kasım'da başlayan bu aşamadaki usulsüzlüklerle ilgili açıklamalarının ardından, usulsüzlükler nedeniyle 19 seçim bölgesindeki seçim sonuçlarını iptal etti.


Mısır'da hükümet değişikliği kapsamında 13 yeni bakan atandı

Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi, yeni hükümetin yeniden yapılandırılmasına ilişkin Başbakan Mustafa Medbuli ile görüşürken (Mısır Cumhurbaşkanlığı)
Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi, yeni hükümetin yeniden yapılandırılmasına ilişkin Başbakan Mustafa Medbuli ile görüşürken (Mısır Cumhurbaşkanlığı)
TT

Mısır'da hükümet değişikliği kapsamında 13 yeni bakan atandı

Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi, yeni hükümetin yeniden yapılandırılmasına ilişkin Başbakan Mustafa Medbuli ile görüşürken (Mısır Cumhurbaşkanlığı)
Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi, yeni hükümetin yeniden yapılandırılmasına ilişkin Başbakan Mustafa Medbuli ile görüşürken (Mısır Cumhurbaşkanlığı)

Mısır Temsilciler Meclisi dün, Başbakan Mustafa Medbuli hükümetinde 13 bakanlıkta değişikliklerin yapılmasını öngören bir kabine değişikliğini onayladı. Egemen makamlardaki isimler görevlerinde kalırken, Enformasyon Bakanlığı yeniden hükümet yapısında kendine yer buldu.

Sekiz yılı aşkın bir süredir görevde olan Medbuli hükümetindeki dördüncü değişiklik, ekonomik kalkınma için bir başbakan yardımcısı ve dört bakan yardımcısının seçilmesini öngörüyordu.

Kabine değişikliği kapsamında Ziya Raşvan enformasyon bakanı olarak atanırken, Dr. Bedir Abdulati dışişleri bakanı, Korgeneral Abdulmecid Sakr savunma bakanı ve Tümgeneral Mahmud Tevfik içişleri bakanı olarak görevlerine devam etti.

Mısır Cumhurbaşkanlığından yapılan açıklamaya göre Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi, kabine değişikliğini onaylamadan önce Medbuli ile ‘mevcut hükümette değişiklik yapılması’ konusunda istişare etti.

Anayasanın 147. maddesinde, “Cumhurbaşkanı, Başbakan ile istişare ettikten ve Temsilciler Meclisi'nin mevcut üyelerinin salt çoğunluğunun, ancak meclis üyelerinin en az üçte birinin onayıyla bakanlar kurulunda değişiklik yapabilir” deniyor.

Yeni bakanların bugün Cumhurbaşkanı huzurunda anayasal yeminlerini etmeleri bekleniyor.