Türkiye’den Moskova ve Kiev'e tahıl anlaşmasına uyma çağrısı

Ankara, tahıl anlaşmasına bağlılığını vurguladı.

Anlaşma geçtiğimiz cuma günü İstanbul'da, Erdoğan ve Guterres'in katılımıyla imzalandı. (Reuters)
Anlaşma geçtiğimiz cuma günü İstanbul'da, Erdoğan ve Guterres'in katılımıyla imzalandı. (Reuters)
TT

Türkiye’den Moskova ve Kiev'e tahıl anlaşmasına uyma çağrısı

Anlaşma geçtiğimiz cuma günü İstanbul'da, Erdoğan ve Guterres'in katılımıyla imzalandı. (Reuters)
Anlaşma geçtiğimiz cuma günü İstanbul'da, Erdoğan ve Guterres'in katılımıyla imzalandı. (Reuters)

Türkiye, Ukrayna ve Rusya limanlarından tahıl, tarım ürünleri ve gübre ihracatı için Karadeniz'de güvenli bir geçişin açılmasına yönelik dörtlü anlaşmadaki yükümlülüklerini yerine getirmeye devam edeceğini duyururken geçtiğimiz cuma günü İstanbul’da imzalanan anlaşma çerçevesinde, savaşan iki ülkeyi sükunet ve sabırlılıkla iş birliğini sürdürmeye çağırdı.
Rusya Savunma Bakanlığı dün Odessa Limanı’nda bir Ukrayna savaş gemisi ve bir ABD Harpoon gemisavar füzesi deposunun imha edildiğini duyurdu. Saldırı, Tahıl Sevkiyatı Anlaşması’nın imzalanmasından bir gün sora gerçekleşti. Bakanlık tarafından yapılan açıklamada, Ukrayna donanmasına ait gemi onarım ve modernizasyon tesislerinin hizmet dışı bırakıldığı belirtildi.
Bu, Savunma Bakanı Hulusi Akar'ın cumartesi akşamı Rus ve Ukraynalı yetkililerle Odessa Limanı’na yapılan saldırıyı görüştüğü ve Rus yetkililerden ülkelerinin saldırıyla ilgileri olmadığına dair güvence aldığı açıklamasının ardından geldi.
Akar açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
“Rusya ile yaptığımız temasta da Ruslar kesinlikle bu saldırıyla alakalarının olmadığını, konuyu çok yakından ve ayrıntılı bir şekilde incelediklerini bize belirttiler. Tahıl sevkiyatı ile ilgili cuma günü yaptığımız anlaşmadan hemen sonra böyle bir hadisenin meydana gelmesi gerçekten bizi de endişelendirdi.”
Akar, Ukraynalı bakanlarla da görüştüğünü ve bilgi aldığını kaydetti.
Ukrayna ordusu, Rus füzelerinin Odessa'daki silolardan birine bir füze düştüğünü, diğerinin ise bir siloya yakın bir alana indiğini bildirmişti.
Hulusi Akar, saldırının limanın mal yükleme kabiliyetine zarar vermediğini ve tahıl ihracatının devam edebileceğini belirttiği açıklamasını şöyle sürdürdü:
“Füze saldırısı olduğu şeklinde bilgiler aldık ve bunun üzerine biz zaten temasta olduğumuz Ukrayna Savunma Bakanı Reznikov ve Ukrayna Altyapı Bakanı Kubrakov ile telefonla görüştük, konuştuk. Gerekli bilgileri aldık. Oraya bir füze saldırısı olduğunu ifade ettiler. Füze saldırılarından bir tanesinin oradaki silolardan bir tanesine isabet ettiğini, diğerinin de siloya yakın bir bölgeye düştüğünü ve fakat önemli rıhtımların yükleme kapasitesinde ve kabiliyetinde herhangi bir olumsuzluk olmadığını, oradaki faaliyetlerin devam edebileceğini ifade ettiler. Anlaşma kapsamındaki sorumluluklarımızı yerine getirmeye devam ediyoruz. Ukrayna ve Rusya taraflarıyla yaptığımız görüşmelerde tarafların sükunetle, sabırla burada sakin bir şekilde iş birliğine devam etmelerinden yana olduğumuzu da yine görüşmelerimizde dile getirdik.”
Uygulamaya bir an önce başlanmasının bütün dünya kamuoyunun da beklentisi olduğunu vurgulayan Akar, Türkiye'nin Rusya ve Ukrayna ile koordinasyonunun sürdüğünü ve Türkiye'nin anlaşma kapsamındaki yükümlülüklerini yerine getireceğini bildirdi. Akar, söz konusu anlaşma uyarınca İstanbul'da ortak bir koordinasyon merkezinin açılmasına yönelik çalışmaların sonuç verdiğini, Birleşmiş Milletler (BM), Rusya ve Ukrayna temsilcilerinin Türkiye ile birlikte çalışmaya başladığını kaydetti.
ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken, ABD'nin Ukrayna'nın Odessa Limanı’na yönelik füze saldırısından Rusya'yı sorumlu tuttuğunu ve bu saldırıyı şiddetle kınadığını söyledi. Blinken, Rusya'yı küresel gıda krizini alevlendirmekle ve Ukrayna'ya yönelik saldırıyı sürdürerek milyonlarca sivilin güvenliğini ve emniyetini hiçe saymakla suçladı. BM Genel Sekreteri Antonio Guterres de İstanbul'da tahıl anlaşmasının imzalanmasından kısa bir süre sonra Odessa Limanı’na yapılan saldırıyı kınadı.
Rusya dün, Guterres'in Rus tahılının dünya pazarlarına ihracatını engelleyen yaptırımlar sorununu çözebileceğine dair umudunu dile getirdi. Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, Mısır'ın başkenti Kahire'de Mısırlı mevkidaşı Samih Şukri ile yaptığı basın toplantısında, Moskova’ya yaptırımların kaldırılmasını istemediğini ancak gıda konusunda Batı'nın kendi yarattığı sorunları ortadan kaldırması gerektiğini dile getirdi.
Batı ülkelerinin Rus gemilerinin yabancı limanlara girmesini engellediğini ve bu durumun küresel gıda krizinde rol oynadığına dikkati çeken Lavrov, Karadeniz'deki güvenli geçişlerin, tahılın Ukrayna'dan taşınmasını sağlayacağını ancak Kiev'in limanlardaki mayınları kaldırması gerekeceğini aktardı. Lavrov, İstanbul'da imzalanan dörtlü anlaşmaya ilişkin olarak, Ukrayna'nın karasularını mayınlardan arındırarak gemilerin oradan ayrılmasını sağlamakla yükümlü olduğunu, gemilerin yolculuğu boyunca Rusya ve Türkiye'nin güvenliğini donanmasıyla garanti altına alacağını söyledi. Rus Bakan, Ukrayna limanlarına silah taşınmasını önlemek amacıyla gemilerin buğday ile yüklenmesi için Ukrayna limanları yönünde kontrol edileceğini de sözlerine ekledi.



İran Yargı Erki Başkanı: Washington’la müzakerelere güven yok

İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
TT

İran Yargı Erki Başkanı: Washington’la müzakerelere güven yok

İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)

İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, bugün (pazar) yaptığı açıklamada, ABD’nin müzakereleri “aldatma, hile ve zaman kazanma aracı” olarak kullanmayı hedeflemesi halinde bunun bir “yanılsama” olacağını söyledi. Ejei, “Müzakerelere dair hiçbir umut ve güven yoktur” dedi.

Washington ile Tahran arasında ilk tur görüşmeler cuma günü Umman’da yapılmış, taraflar görüşmeleri “olumlu” olarak nitelemiş ve yakın zamanda sürdürme niyetlerini açıklamıştı.

Söz konusu görüşmeler, İran’da rejim karşıtı geniş çaplı protesto dalgasının zirveye ulaşmasından yaklaşık bir ay sonra gerçekleşti. Protestolar sırasında yürütülen ve insan hakları örgütlerinin “benzeri görülmemiş” olarak nitelediği güvenlik operasyonlarında binlerce kişinin hayatını kaybettiği belirtiliyor.

ABD Başkanı Donald Trump, başlangıçta protestoların bastırılması nedeniyle Tahran’a karşı askeri seçenekleri gündeme getirmiş, hatta göstericilere “yardım yolda” mesajı vermişti. Ancak Trump’ın son günlerdeki söylemi, İran’ın nükleer programını dizginlemeye odaklandı. Bu çerçevede ABD, başını “USS Abraham Lincoln” uçak gemisinin çektiği bir deniz görev grubunu bölgeye sevk etti. İran yönetimi ise Trump’ın İran’a saldırı tehditlerini hayata geçirme ihtimalinden ciddi endişe duyuyor. Tahran, olası bir saldırı halinde bölgedeki ABD üslerini hedef alacağı ve Hürmüz Boğazı’nı kapatabileceği uyarısında bulundu.

Yargı Erki Başkanı, müzakere çağrısı yapan taraflara dair “ne umut ne de güven” olduğunu vurgulayarak, ABD’ye bu yolda güvenilemeyeceğini söyledi. Mevcut diyalog çağrılarının, “şiddeti kışkırtan ve sabotajcıları silahlandıran aynı taraflardan” geldiğini ifade etti.

dfwfde
Gösterici kalabalıkları, geçen 8 Ocak’ta başkent Tahran’ın batısındaki bazı yolları kapattı (AP)

Yargı erkinin resmi ajansı Mizan’ın aktardığına göre Ejei, pazar günü yaptığı konuşmada İran’ın hiçbir zaman savaş isteyen taraf olmadığını, ancak her türlü saldırgana karşı tüm gücüyle duracağını belirtti. Bazı ülkelerin geçmişte İran’ın yanında yer alırken, “İslam Cumhuriyeti’nin sonunun geldiğini düşündüklerini” de sözlerine ekledi.

Ejei, geçen yıl haziran ayında yaşanan ve 12 gün süren savaşa atıfta bulunarak, müzakereler sürerken savaşı başlatan tarafların, İran’ın “direncini” gördükten sonra ateşkes talep etmek zorunda kaldıklarını söyledi.

“İsyan eylemlerini kim başlattı? Provokatörleri kim silahlandırdı?” diye soran Ejei, “Onları silahlandıranlar bugün ‘gelin müzakere edelim’ diyenlerin ta kendileridir” ifadelerini kullandı.

Orta İran’daki Arak kentinde yargı yetkililerine hitap eden Ejei, “aldatılmış bireyler” ile “asıl unsurların” hesabının ayrı olduğunu belirterek, davaların “yargı usullerine uygun ve her vakanın niteliğine göre” ele alınacağını söyledi.

Son protestolardaki şiddetin benzeri görülmemiş boyutlara ulaştığını savunan Ejei, “sokaklarda ve geçiş noktalarında en vahşi suçları işleyenlerin sıradan vatandaşlar değil; ABD ve Siyonist rejim unsurları tarafından eğitilmiş, kalpsiz teröristler olduğunu” ileri sürdü.

Buna karşılık “aldatılmış unsurların” varlığını kabul eden Ejei, bunların “teröristler ve ayaklanmaların ana unsurlarından ayrı değerlendirileceğini” ve suçlamalarının “her birinin koşullarına göre” inceleneceğini söyledi.

ABD merkezli insan hakları örgütü Hrana, protestolar sırasında çoğu gösterici olmak üzere 6 bin 971 kişinin öldüğünü ve 51 binden fazla kişinin gözaltına alındığını belgelediğini açıkladı.

Ejei ayrıca, protestolar sırasında reform çağrısı yapan ve baskıların araştırılması için ulusal bir gerçekleri araştırma komisyonu kurulmasını isteyen bazı iç aktörleri ve kişileri de eleştirdi.

Velayet-i Fakih’in yanında durmamanın, savaş sırasında Saddam Hüseyin’e sığınanların ve bugün suçlu Siyonistlere yaslananların akıbetiyle sonuçlanacağını savunan Ejei, “Bir zamanlar devrimle birlikte olan, bugün ise bildiri yayımlayan bu kişiler acınacak ve sefil insanlardır” dedi.


İsrail kabinesi, Batı Şeria topraklarının ilhakını genişletme kararlarını onayladı

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
TT

İsrail kabinesi, Batı Şeria topraklarının ilhakını genişletme kararlarını onayladı

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)

Ynet haber sitesi bugün, İsrail kabinesinin Batı Şeria’daki arazi tescili ve mülkiyet prosedürlerinde temel değişiklikleri onayladığını bildirdi. Yeni düzenlemeler, Filistinlilere ait bazı evlerin yıkılmasına izin veriyor.

Yedioth Ahronoth’un internet sitesi Ynet, yeni kararların İsrail'in işgal altındaki Batı Şeria’nın A Bölgesi’nde Filistinlilere ait binaları yıkmasına izin vereceğini ve Batı Şeria genelinde yerleşim faaliyetlerinin önemli ölçüde genişlemesine yol açacağını doğruladı.

zsdcfgt
Batı Şeria’daki İsrail askerleri (Reuters)

Şarku’l Avsat’ın Ynet’ten aktardığına göre İsrail kabinesinin aldığı kararlar, Oslo Barış Anlaşmaları kapsamında ilk asker çekilme dalgasında İsrail ordusunun çekilmediği tek şehir olan El Halil’de İsrail-Filistin çatışmasını çözmeye yönelik geçici bir adım olması amaçlanan 1997 El Halil Protokolü’nün ilkelerine aykırı.


Rusya'da 15 yaşındaki saldırgan dehşet saçtı: Nazi sembolü çizdi

Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
TT

Rusya'da 15 yaşındaki saldırgan dehşet saçtı: Nazi sembolü çizdi

Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)

Rusya'nın Başkurdistan Cumhuriyeti'nde cumartesi günü bir üniversite yurdunda bir gencin bıçaklı saldırı dizisi sonucu en az 6 kişi yaralandı. Yaralananlar arasında öğrenciler de var.

Haberlere göre bıçak taşıdığı belirtilen 15 yaşındaki çocuk, cumartesi günü Ufa'daki Devlet Tıp Üniversitesi'nin yurduna girip öğrencilere saldırmaya başladı. Gencin milliyetçi sloganlar attığı ve Nazi sembolü çizdiği bildirildi.

Rusya İçişleri Bakanlığı Sözcüsü Tümgeneral Irina Volk, RTVI haber sitesine yaptığı açıklamada, "Saldırgan gözaltına alınmaya direndi ve bu sırada iki polis memuru bıçaklandı. Ayrıca şüpheli kendine de zarar verdi" dedi. Şüpheli, ağır yaralı halde yerel bir çocuk hastanesine kaldırıldı.

Moskova'nın yaklaşık 1200 km doğusundaki Ufa'daki yetkililer, olayla ilgili üst düzey soruşturma başlattı. Saldırıda yaralanan en az 4 kişi hastaneye kaldırıldı ve birinin durumunun kritik olduğu düşünülüyor. Yaralananlar arasında Hintli öğrenciler de bulunuyor.

Moskova'daki Hindistan Büyükelçiliği, "Ufa'da talihsiz bir saldırı yaşandı. Aralarında 4 Hintli öğrencinin de bulunduğu birçok kişi yaralandı" açıklamasını yaptı.

Büyükelçilik, yetkililerle temas halinde olduğunu ve "Kazan'daki konsolosluktan yetkililerin yaralı öğrencilere yardım etmek üzere Ufa'ya hareket ettiğini" belirtti.

Görgü tanıkları, kaotik anları "her yer kan içindeydi" diyerek anlattı. Ren TV, yaralıların ambulanslarla hastaneye taşındığını gösteren görüntüleri yayımladı.

Yerel Baza kanalına göre, şüpheli yasaklı bir neo-Nazi örgütüne mensuptu. Economic Times'a göre Rusya'daki üniversitelerde 30 binden fazla Hintli öğrencinin eğitim gördüğü tahmin ediliyor.

Independent Türkçe