Yeni koronavirüs testiyle 3 saatte 96 numune analiz edilebiliyor

Araştırmacı Rajesh Sardar, yeni testin avantajlarına ilişkin açıklamalarda bulundu.
Araştırmacı Rajesh Sardar, yeni testin avantajlarına ilişkin açıklamalarda bulundu.
TT

Yeni koronavirüs testiyle 3 saatte 96 numune analiz edilebiliyor

Araştırmacı Rajesh Sardar, yeni testin avantajlarına ilişkin açıklamalarda bulundu.
Araştırmacı Rajesh Sardar, yeni testin avantajlarına ilişkin açıklamalarda bulundu.

Yeni tip koronavirüsün Omikron (BA.5) varyantı yayılmaya devam ederken sağlık uzmanları, mevsimsel gribe benzer semptomlar göstermeye başlayan Kovid-19’a karşı hazırlıkları sürdürüyor. Hızlı ve doğru testin yanı sıra virüsün yayılımını izlemek, söz konusu değişikliklere ayak uydurmak açısından oldukça önemli görülüyor.
Hindistan Üniversitesi Fen Fakültesi'nden araştırmacılar, koronavirüs testinde gereken hız ve verimliliği sağlayan yeni bir biyosensör geliştirdiler. Çalışma yakın zamanda American Chemical Society'nin dergisi oACS Applied Material Interfaces'de yayınlandı.
Çalışmanın baş araştırmacısı, Hindistan Üniversitesi’nden Kimya ve Kimyasal Biyoloji Profesörü Rajesh Sardar, 21 Temmuz'da Hindistan Üniversitesi'nin resmi internet sitesinde yayınlanan raporda şu açıklamalarda bulundu:
 “Bu türden yüksek hızlı analiz, yüksek verimli test arayan herkes için koronavirüs ile mücadelenin geleceği açısından oldukça önemli. Özellikle teknolojimizin birçok avantajı var. Benzeri görülmemiş derecede hızlı, verimli ve doğru.”
Sardar’ın çalışmalar yürüttüğü laboratuvarı şu an 96 kişiden alınan numuneleri üç saatten daha kısa bir sürede analiz edebiliyor. Verimlilik açısından yalnızca 10 mikrolitre kan gerektiriyor.
Sardar, sensörün tükürük gibi diğer numune türleri ile de çalıştığını söylüyor. Ancak en karmaşık vücut sıvısı olduğu ve bu nedenle sensörün doğruluğunun en iyi göstergesi olduğu için çalışma kan numuneleri ile yapılıyor.
Tüm test örnekleri, 141 koronavirüs hastası ve 75’i sağlıklı kişiler olmak üzere Indian Biobank'tan alındı.
Araştırmacılar, çalışma sürecindeki analizlere dayanarak biyosensörün doğruluk oranının yüzde 100 olduğunu buldu. Sensör yanlış sonuç bildirmedi. Kamu güvenliği amacıyla yalnızca 10 numuneden 1'inde pozitif sonuç bildirdi. Serdar “Yanlış negatiflerin olmaması, yanlış pozitiflerden daha önemli. Çünkü yanlış negatif çıkan bir kişi, istemeden enfeksiyonu başkalarına bulaştırabilirken yanlış pozitif çıkan bir kişi tehlike oluşturmaz” dedi.
Profesör, antikor bulunmamasına ve daha önce enfekte olmamasına rağmen test sonucunun yanlış pozitif olabileceğine değinerek, bunun bağışıklık kazandığına dair yanlış bir güven duygusu verebileceğini söyledi. Koronavirüse karşı ankitor olmasına rağmen yanlış negatif sonuç verilebileceğine değinen Sardar, ancak testlerde böyle bir durumun görülmediğini vurguladı. Virüs yayılmaya başladıktan kısa bir süre sonra, yani vücut antikor yapmak için yeterli zamana sahip olmadan önce test yapıldığında yanlış sonuçlar çıkabildiğini kaydetti.
Sardar ayrıca sensörün koronavirüs antikorunun konsantrasyonunu ölçmede çok hassas olduğunu belirterek virüsün yüzey proteinini (spike protein) değil, vücudun virüse karşı korumak için oluşturduğu proteinleri de (immunoglobin G veya IgG) tespit ettiğini kaydetti.
Sardar’a göre ABD Gıda ve İlaç Dairesi'nin acil kullanım izni kapsamında onaylanan koronavirüs antikor testlerinin çoğu enfeksiyona karşı bağışıklığı göstermesine rağmen belirli antikor sayısı sağlamadığından bu, antikorları ölçme yeteneği açısından önemli.  Profesör açıklamasını şöyle sürdürdü:
“Hastaların bağışıklık düzeylerinin doğru ölçümü, gelecekte koronavirüse karşı korunmak için kritik öneme sahip olacak. Bu, tam bağışık ve güçlendirilmiş bireyleri enfekte eden Omikron ve daha yakın zamanda BA.5 gibi varyantlar olarak mevcut durumumuzda açıkça görülebilir.”-
Sardar, bu sonuçlara ulaşmak için laboratuvarının biyosensöründe, IgG'ye benzersiz bir görsel yanıt sağlayan kimyasal olarak sentezlenmiş üçgen altın nanoparçacıkları kullanıyor. Bu ayrıca sensörün enfeksiyonun erken aşamalarında antikorları tespit edebileceği anlamına geliyor.
Profesör söz konusu teknolojiyi geliştirmeye devam ediyor. Sardar’ın hedefi bir saatten kısa bir süre içerisinde 384 veya günde 5 bin numuneyi sonuçlandırmak.
Sardar ayrıca bu araştırmanın amacının geleceğe hazırlanmak olduğunu vurgulayarak esasen influenza H1N1 suşunun yaklaşık 100 yaşında olduğunu kaydetti. Koronavirüsün uzun yıllar süreceğini düşündüğünü söyleyen Sardar, virüsün bir adım önünde olmak için enfeksiyon riskini hızlı, kolay ve verimli bir şekilde ölçmenin yollarını bulmak gerektiğini dile getirdi.



Afrika'da "hamile bluzu" tartışması

Popüler Ganalı YouTuber Wode Maya, ülkesinin liderinin yerel kıyafetleri yurtdışında da tanıtmasının önemli olduğunu söyledi (Gana Cumhurbaşkanlığı)
Popüler Ganalı YouTuber Wode Maya, ülkesinin liderinin yerel kıyafetleri yurtdışında da tanıtmasının önemli olduğunu söyledi (Gana Cumhurbaşkanlığı)
TT

Afrika'da "hamile bluzu" tartışması

Popüler Ganalı YouTuber Wode Maya, ülkesinin liderinin yerel kıyafetleri yurtdışında da tanıtmasının önemli olduğunu söyledi (Gana Cumhurbaşkanlığı)
Popüler Ganalı YouTuber Wode Maya, ülkesinin liderinin yerel kıyafetleri yurtdışında da tanıtmasının önemli olduğunu söyledi (Gana Cumhurbaşkanlığı)

Bu hafta Lusaka'da düzenlenen Gana-Zambiya İş Forumu'na Batı Afrika ülkesinin lideri John Dramani Mahama da katıldı. 

67 yaşındaki Gana Cumhurbaşkanı, Afrika'nın güneyindeki Zambiya'nın başkentine çarşamba günü ulaştığında üstünde "fugu" diye bilinen geleneksel bir kıyafet vardı. 

Üç günlük devlet ziyaretine panço benzeri bu kıyafetle başlayan Mahama'yı, Zambiya Devlet Başkanı Hakainde Hichilema ve beraberindeki yetkililer takım elbiseleriyle karşıladı.

Gana Cumhurbaşkanı, Zambiya'da yaşayan yurttaşlarıyla bir araya geldiğinde de üzerinde aynı kıyafet vardı

Haftanın bir gününü "Fugu Cuması" ilan ederek geleneksel kıyafetlerin giyilmesini teşvik eden Mahama, sosyal medyada alaycı yorumlara konu oldu. 

BBC'nin yorumunu aktardığı Zambiyalılardan Malama Mulenga, "hamile bluzu" derken Master G, meşhur Cazcı Kardeşler (Blues Brothers) filmine gönderme yaparak "Bluz kardeşlerimizi seviyoruz" ifadesini kullandı.

Gana Dışişleri Bakanı Samuel Okudzeto Ablakwa bu kıyafetin sosyal medyada ses getirmesinin gençlerin kültürel miraslarına sahip çıkmaya niyetli olduğunun göstergesi olduğunu savundu. 

45 yaşındaki siyasetçi, fuguyu bir kıyafetten ibaret görmediklerini, Afrika kimliği, onuru ve mirasının bir sembolü olarak saydıklarını söyledi:

Sosyal medyada bu elbiseyi merak eden gençlere: Bu kıyafeti 6 Mart 1957'de ülkenin bağımsızlığını ilan eden, Gana'nın kurucusu Osagyefo Kwame Nkrumah giyiyordu.

63 yaşındaki Zambiya lideri de mevkidaşının kıyafet tercihini destekledi. Hichilema cuma günü yaptığı açıklamada Mahama'nın kendisine bir adet fugu hediye ettiğini hatırlattı. Ancak daha fazlasını almaya niyetli olduğunu da sözlerine ekledi: 

Sosyal medyadaki yorumlardan sonra Gana'dan daha fazla fugu isteyeceğiz.

Independent Türkçe, BBC, News Ghana


David Beckham'dan arasının açık olduğu oğlu Brooklyn'e gönderme

Brooklyn, Victoria ve David Beckham (Reuters)
Brooklyn, Victoria ve David Beckham (Reuters)
TT

David Beckham'dan arasının açık olduğu oğlu Brooklyn'e gönderme

Brooklyn, Victoria ve David Beckham (Reuters)
Brooklyn, Victoria ve David Beckham (Reuters)

David Beckham, Brooklyn'in ailesiyle barışma planı olmadığını açıklamasından sadece birkaç hafta sonra, en büyük oğlu hakkında düşük profilli bir gönderme paylaşmış gibi görünüyor.

26 yaşındaki Brooklyn, ocak ayında Instagram'da yayımladığı bomba etkisi yaratan açıklamada, babası David ve annesi Victoria'yı, oyuncu ve mirasyedi eşi Nicola Peltz Beckham'la ilişkisini "durmaksızın sabote etmeye" çalışmakla suçlamıştı.

"Tüm hayatım boyunca, ebeveynlerim basında ailemiz hakkındaki anlatıları kontrol etti" iddiasında bulunmuştu.

Yapmacık sosyal medya paylaşımları, aile etkinlikleri ve sahte ilişkiler, içine doğduğum hayatın değişmez bir parçası oldu.

Beckham ailesi henüz Brooklyn'in açıklamasına doğrudan yorumda bulunmadı ancak 50 yaşındaki eski futbolcu, son sosyal medya paylaşımında oğluna ince bir gönderme yaptı.

İngiltere milli takımının eski kaptanı, kariyeri boyunca kullandığı kramponların "arşivinin" fotoğrafını paylaştı; bazılarının üzerinde Brooklyn'in adı yazılmıştı.

Kramponların çoğunda Brooklyn'in küçük kardeşleri 23 yaşındaki Romeo, 20 yaşındaki Cruz ve 14 yaşındaki Harper'ın da adları yazıyordu.

sdfv
David Beckham, kişiselleştirilmiş krampon "arşivinin" fotoğrafını paylaştı (Instagram/Davidbeckham)

David, futbol kariyerine 1992'de Manchester United'da başlamış, 2003'te Real Madrid'e transfer olmuş ve daha sonra LA Galaxy'de oynamak için Atlantik'in ötesine geçmişti.

Bu hafta, Brooklyn'in babasına adanmış bir dövmesini kapattırdığı iddia edildi.

Gelecek vaat eden aşçı Brooklyn'in kolunda daha önce "Baba" kelimesi yazılmış bir çapa dövmesi vardı.

Ancak Brooklyn'in yakın zamanda çekilen bir fotoğrafında, yazının soyut şekillerle kapatıldığı anlaşılıyordu.

Brooklyn'in kayınpederi milyarder Nelson Peltz, yakın zamanda bir soru-cevap etkinliğinde aile dramasına değinerek, izleyicilere "uzun ve mutlu bir evlilikleri olmasını" umduğunu söyledi.

"Kızım ve Beckham ailesi bambaşka bir konu ve bugün burada bunun hakkında konuşmayacağız" dedi.

Şunu söyleyeyim, kızım harika, damadım Brooklyn harika ve onların uzun ve mutlu bir evlilik geçirmesini çok istiyorum.

Independent Türkçe


Netflix rekortmen Fransız filminin devamı için düğmeye bastı

49 yaşındaki Arjantin asıllı Fransız aktris Bérénice Bejo, Paris'in Altında'da cesur bir okyanus bilimciyi oynuyor (Netflix)
49 yaşındaki Arjantin asıllı Fransız aktris Bérénice Bejo, Paris'in Altında'da cesur bir okyanus bilimciyi oynuyor (Netflix)
TT

Netflix rekortmen Fransız filminin devamı için düğmeye bastı

49 yaşındaki Arjantin asıllı Fransız aktris Bérénice Bejo, Paris'in Altında'da cesur bir okyanus bilimciyi oynuyor (Netflix)
49 yaşındaki Arjantin asıllı Fransız aktris Bérénice Bejo, Paris'in Altında'da cesur bir okyanus bilimciyi oynuyor (Netflix)

Netflix, 2024'ün hit Fransız filmi Paris'in Altında'nın (Sous la Seine) devam projesi için nihayet harekete geçti. Platform, yeni filmi yönetmesi için korku türünün tanınmış isimlerinden Fransız yönetmen Alexandre Aja'yla anlaştı.

İlk filmin yönetmen koltuğunda Xavier Gens oturuyordu.

Mutant köpekbalığı dehşeti

Bérénice Bejo'nun bir deniz araştırmacısını canlandırdığı filmde karakter, hem travmatik geçmişiyle yüzleşmek hem de Paris'i, tatlı suda yaşayabilen "mutant" bir köpekbalığı ve yavrularından kurtarmak zorunda kalıyordu. Üstelik şehir, belediye başkanının iptal etmeyi reddettiği bir triatlona hazırlanan vatandaşlarla birlikte paniğe sürükleniyordu. 

Gens'in yönettiği ilk film, Netflix'te İngilizce olmayan filmler arasında 102,3 milyondan fazla izlenmeyle platformun rekor kıran yapımlarından biri olmuştu. Köpekbalığı saldırısı temalı bu korku filminin şoke edici finali de devam hikayesi için merak uyandıran bir kapı aralamıştı.

Film, absürt eğlence dozuyla kısa sürede viral hale gelip o yıl platformda dünya genelinde en çok izlenen yapımlardan biri haline gelmişti.

Bejo'nun devam filminde de rolünü yeniden canlandırması bekleniyor. Yapımcı Vincent Roget de projeye yeniden dönüyor.

İlk filmin ortak senaristlerinden biri olan Gens'in ise neden geri dönmediği net değil. Devam filminin senaryosunu kimin kaleme aldığı şu aşamada bilinmiyor. 

Korku türünün tecrübeli ismi

2003 tarihli Fransız yapımı korku filmi Yüksek Tansiyon'la (Haute Tension) çıkış yapan yönetmen, ardından ABD'de Wes Craven klasiği Tepenin Gözleri'nin (The Hills Have Eyes) yeniden çevrimine imza atmıştı.

Aja ayrıca, 2010'da kana susamış tropik balıkların Arizona'daki küçük bir kasabayı dehşete düşürdüğü Piranha 3D'yi çekmişti. 2019 yapımı Ölümcül Sular'da (Crawl) ise Kategori 5 kasırga sırasında su altında kalan Florida'daki evlerinde kapana kısılan bir baba-kızın, aç timsahlardan kaçma mücadelesini anlatmıştı. Eleştirmenlerden büyük ölçüde olumlu yorumlar alan filmde Kaya Scodelario ve Barry Pepper rol almıştı.

Aja'nın son yönetmenlik çalışması ise Oscarlı yıldız Halle Berry'nin başrolünde yer aldığı, hayatta kalma temalı Asla Bırakma (Never Let Go) olmuştu.

Independent Türkçe, Hollywood Reporter, Bloody Disgusting