Sadr Hareketi ve Koordinasyon Çerçevesi saflarını sıklaştırıyor

Irak’ta cumhurbaşkanının seçilmemesi durumunda gözler Anayasa Mahkemesi’ne çevrilecek.

Bağdat’ta cuma namazı için toplanan Sadr destekçileri (AP)
Bağdat’ta cuma namazı için toplanan Sadr destekçileri (AP)
TT

Sadr Hareketi ve Koordinasyon Çerçevesi saflarını sıklaştırıyor

Bağdat’ta cuma namazı için toplanan Sadr destekçileri (AP)
Bağdat’ta cuma namazı için toplanan Sadr destekçileri (AP)

Irak’ta Sadr Hareketi lideri Mukteda es-Sadr halk kitlelerini kullanarak meclisin feshedilmesi için baskı yapıyor ancak Şii Koordinasyon Çerçevesi bunun olmasını engellemek için pratik açıdan çoğunluğa sahip. Koordinasyon Çerçevesi bu konuda Sadr ile anlaşmaya yanaşmıyor. Sadr cumartesi günü yaptığı açıklamada, talepleri karşılanıncaya kadar destekçilerinin gösterilere devam edeceğini duyurdu. Sadr, Twitter hesabındaki paylaşımında şunları söyledi:
“Meclis’in feshedilmesi konusunda olumlu tepkiler geldi. Bu konu halktan, aşiretlerden, akademisyenlerden, sivil toplum kuruluşlarından, El-Hüseyni minberi hatiplerinden hatta saygın ilim havzasının bazı alimlerinden, Kürt, Sünni ve hatta Şii siyasi liderlerin bazılarından kabul gördü.”
Destekçilerine, meclisin feshedilmesi amacıyla ‘insanlara ve ülkeye zarar veren siyasi sürecin rotasını düzeltmek adına Irak’ı yolsuzluğun ve bağlılığın dişleri arasından kurtarmak için ciddi bir duruş sergileme’ çağrısında bulunan Sadr, aynı zamanda tüm tarafları ‘söz birliği yapmaya, ciddi ve gerçekçi eylemlerde bulunmaya ve anlamsız diyaloglardan uzak durmaya’ çağırdı. Sadr ayrıca şu uyarıda bulundu:
“Herkes bilsin ki devrimciler, talepler karşılanıncaya dek devrimlerini sürdürecek ve asla taviz vermeyecekler. Bu, onların tek ve son fırsatıdır. Meclis’in feshedilmesi halk, siyaset ve elitler için alternatifi olmayan bir talep haline geldi.”
İsminin açıklanmamasını istemeyen Iraklı bir siyasetçi Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada şunları söyledi:
“Mukteda es-Sadr, geniş bir halk tabanına sahip olan Sad Hareketi dışındaki sokağın bile desteğine sahipken, Koordinasyon Çerçevesi çatısı altındaki grupların bugün mecliste çoğunluğa bulunuyor. Bu durum, Koordinasyon Çerçevesi gruplarının, meclisin feshedilmesi konusundaki oylama da dahil olmak üzere siyasi dengeleri değiştirebilecek etkili bir parlamento gücü haline gelmesini sağlıyor. Koordinasyon Çerçevesi grupları, meclisin feshedilmesi için anayasanın belirlediği iki mekanizmada yer alan muhtemel prosedürler hakkında konuşmaya geçmeden önce Sadr ile uzlaşmak istiyor. Meclisin feshedilebilmesi için salt çoğunluğa ihtiyaç var. Yani parlamento gruplarının çoğunun meclisin feshedilmesini onaylayacağını varsaysak bile Koordinasyon Çerçevesi bunu engelleyebilecek çoğunluğa sahip. Sadr Hareketi’nin mecliste artık sadece bir milletvekili var. Dolayısıyla Sadr halk kitlelerinin baskısına bel bağlıyor.”
Meclisin feshedilmesi için hangi mekanizmanın uygun olduğu tartışmaları sürerken Yüksek Federal Mahkeme’nin feshetme kararı alması talepleri dillendiriliyor. Hukuk uzmanı Ali et-Temimi, söz konusu taleplere ilişkin şu değerlendirmede bulundu:
“Irak Anayasası’nda meclisi feshetme mekanizması olmadığı için Yüksek Federal Mahkeme bunu yapamaz. Meclis ancak milletvekillerin salt çoğunluğunun oylarıyla kendi kendini feshedebilir. Meclis, anayasanın 64’üncü maddesine göre milletvekillerinin üçte birinin talebi ya da başbakan ve cumhurbaşkanının ortak talebiyle feshedilebilir. Yüksek Federal Mahkeme’nin yetki alanlarını belirleyen anayasanın 93’üncü maddesinde böyle bir hak yok. 2005 tarihli 30 sayılı Federal Mahkeme Kanunu’nda ve Mahkeme’nin içtüzüğünde de böyle bir hak yok. Mahkeme daha önce bu konuda açılan ve önüne gelen davaları yetkisi olmadığı gerekçesiyle reddetmişti.”
Hukuk uzmanı Emir ed-Dami de Şarku’l Avsat’a şu açıklamada bulundu:
“Meclisin cumhurbaşkanı ve başbakanının talebine dayanan mekanizma doğrultusunda feshedilmesi doğru değil. Çünkü mevcut cumhurbaşkanı şu anki meclis tarafından seçilmedi ve başbakanın da görev süresi sona ermiş durumda. Dolayısıyla seçimlerin yapılması amacıyla hükümete ödenek veya bütçe ayrılması mümkün değildir. Seçimlerin düzenlenmesine yasal yoldan para ayırmanın tek çözüm yolu cumhurbaşkanının seçilmesi ve belli bir süreliğine geçici hükümetin kurulmasıdır. Federal Mahkeme günlük işleri yürütme statüsündeki hükümetin (Mustafa el-Kazımi hükümeti) siyasi, ekonomik ve sosyal boyutu bulunan kararlar alma görev ve yetkisinin olmadığını vurguladı. Yani bu mekanizmaya göre meclis feshedilemez.”
Irak Meclisi’ndeki bağımsız milletvekili Basim Haşan, rejim ve anayasa değişikliği taleplerinin, Irak’ta şu anki gelişmeler göz önüne alındığında zorlu olduğunu söyledi. Haşan, Twitter hesabından paylaştığı mesajda şu ifadeleri kullandı:
“Sadr rejim, anayasa ve değişikliklerle ilgili köklü değişiklikten geri adım attı. Çünkü Sadr, rejim ve anayasa değişikliğinin imkânsız olmasa da şu an için zorlu talepler olduğunun farkına vardı. Sayın Sadr, seçim kanununda ısrar edeceğini ve değişmesini kabul etmeyeceğinin farkına vardı. Sadr, kaçınılmaz bir şekilde batan ‘imkânsız talepler’ gemisinden erken atladı. Meclisin feshedilmesi ve anayasal yolların izlenmesi konusunda bizimle aynı gemiye bindi. Hiç kimse mevcut meclisin feshedilmesini ilk talep edenlerden olduğumu inkâr edemez.”



Gazze'nin iç kesimlerindeki baskınlar "demirci atölyelerini" hedef aldı

Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus'ta, İsrail hava saldırısıyla yıkılan beş katlı bir binanın enkazının üzerinde yürüyen bir Filistinli adam, (AFP)
Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus'ta, İsrail hava saldırısıyla yıkılan beş katlı bir binanın enkazının üzerinde yürüyen bir Filistinli adam, (AFP)
TT

Gazze'nin iç kesimlerindeki baskınlar "demirci atölyelerini" hedef aldı

Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus'ta, İsrail hava saldırısıyla yıkılan beş katlı bir binanın enkazının üzerinde yürüyen bir Filistinli adam, (AFP)
Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus'ta, İsrail hava saldırısıyla yıkılan beş katlı bir binanın enkazının üzerinde yürüyen bir Filistinli adam, (AFP)

İsrail ordusu, Gazze Şeridi'nin derinliklerindeki metal atölyelerine (tornalama tezgahlarına) yönelik baskınlarını yoğunlaştırdı; bu gelişmeyi, Hamas ve diğer Filistinli grupların Gazze Şeridi'nde silahlanmasını durdurma çabalarıyla ilişkilendiriyor. Bir haftadan kısa bir süre içinde, İsrail uçakları üç metal atölyesini hedef aldı. Atölyelerden ikisi Gazze Şehrinde, biri ise Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus'ta bulunuyordu.

İsrail ordusu, saldırılarının silah üretim tesislerini ve Hamas altyapısını hedef aldığını belirtti.

İsrail ordusunun sadece demirci atölyesini bombalamakla kalmayıp, bulunduğu binanın tamamını yıktığı ve sakinlerine tahliye emri verdiği, bu durumun Lübnan'da verilen tahliye emirlerini hatırlattığı kaydedildi.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre İsrail'in bu yeni hamleleri, Gazze Şeridi'nde yeni bir operasyonel planı işaret ediyor ve gelecekteki saldırıların sadece suikastları değil, Filistinli grupları silahsızlandırma bahanesiyle yapılacak operasyonları da içerebileceğini gösteriyor.

Altı gün önce onlarca Filistinlinin ölümüne yol açan İsrail'in tırmanışında, roket üretimi gibi askeri sanayilerde çalışan aktivistler hedef alınmıştı.


Vefik Safa yetkilerinin azaltılmasının ardından Hizbullah'tan istifa etti

Vefik Safa (AP)
Vefik Safa (AP)
TT

Vefik Safa yetkilerinin azaltılmasının ardından Hizbullah'tan istifa etti

Vefik Safa (AP)
Vefik Safa (AP)

Hizbullah'ın "Koordinasyon ve İrtibat Birimi" başkanı Vefik Safa istifasını sundu. Bu, partinin iki genel sekreterinin ve üst düzey askeri liderlerinin öldürüldüğü İsrail'in sert saldırılarının ardından yapısını yeniden kurmaya çalışan parti liderliği için bir ilk oldu.

Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığına göre konuyla ilgili bilgili kaynaklar, Hizbullah liderliğinin bugün üst düzey güvenlik yetkilisi Vefik Safa'nın istifasını kabul ettiğini bildirdi.

Lübnan güvenlik kurumlarıyla irtibattan sorumlu olan Safa, Ekim 2014'te İsrail'in düzenlediği bir suikast girişiminden sağ kurtulmuştu.

Vefik Safa, Hizbullah'ın siyasi danışmanı Hüseyin Halil ile birlikte (Reuters)Vefik Safa, Hizbullah'ın siyasi danışmanı Hüseyin Halil ile birlikte (Reuters)

İstifa, partinin Safa'nın yetkilerini azaltmasının ardından geldi. Bu durum, geçen yılın sonlarında başlayan ve bazı isimlerin görevden alınması ve yerlerine yeni isimlerin atanmasıyla sonuçlanan yapısal değişiklikle eş zamanlı olarak gerçekleşti.

Safa'nın halefinin kimliği konusunda çelişkili haberler ortaya çıktı, ancak kaynaklar partinin bazı gruplar için daha az kışkırtıcı ve devlet ve yabancı güçlerle ilişkilerinde farklı bir üslup benimseyecek bir isim aradığı konusunda hemfikirdi. Potansiyel halefler olarak adı geçen en öne çıkan isimler arasında Hüseyin Barada, Hüseyin Abdullah ve Muhammed Muhanna yer alıyordu.

Geçtiğimiz eylül ayında Beyrut sahil şeridindeki Raouche bölgesinde Hizbullah destekçileri, Nasrallah ve Safiyuddin'in suikastlarını anmak için bir araya geldi (AP)Geçtiğimiz eylül ayında Beyrut sahil şeridindeki Raouche bölgesinde Hizbullah destekçileri, Nasrallah ve Safiyuddin'in suikastlarını anmak için bir araya geldi (AP)

Safa'nın son görünümü, Hizbullah Genel Sekreteri Hasan Nasrallah'ın suikastının yıldönümü olan 25 Eylül'de Raouche Kayası'nda, Başbakan Nevvaf Selam'a hakaretler yağdıran parti destekçilerinden bazılarıyla birlikte gerçekleşti.


Gazze anlaşması: Arabulucuların Hamas’ın silah sorununu çözmek için sınırlı seçenekleri

Gazze şehrindeki Hamas üyeleri (AFP)
Gazze şehrindeki Hamas üyeleri (AFP)
TT

Gazze anlaşması: Arabulucuların Hamas’ın silah sorununu çözmek için sınırlı seçenekleri

Gazze şehrindeki Hamas üyeleri (AFP)
Gazze şehrindeki Hamas üyeleri (AFP)

Gazze anlaşmasının ikinci aşamasının 10 gün önce başlamasının ardından İsrail’in taleplerinin başında ‘Hamas’ın silahsızlandırılması’ yer alıyor. Ancak bu talebin nasıl hayata geçirileceğine dair belirsizlik sürerken, Hamas’ın Filistin devleti kurulmadan silahlarını teslim etmeye sıcak bakmaması süreci çıkmaza sokuyor.

Şarku’l Avsat’a konuşan uzmanlar, bu düğümün arabulucuları son derece sınırlı seçeneklerle karşı karşıya bıraktığını belirtiyor. Buna göre, ya silahların tamamen tasfiyesi ya da dondurulması yönünde bir formül bulunması ve Hamas’ın buna ikna edilmesi ya da harekete baskı uygulanması gerekiyor. Uzmanlar, bu başlığın İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu başta olmak üzere İsrail iç siyasetinde seçim amaçlı bir baskı aracı olarak giderek daha fazla kullanılacağına dikkat çekiyor.

İsrailli muhalif lider Benny Gantz dün X platformu üzerinden yaptığı paylaşımda, ‘Hamas’ın silahsızlandırılması’ çağrısında bulundu.

İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz ise çarşamba günü yaptığı açıklamada, “Hamas silah bırakmayı kabul etmezse İsrail bu yapıyı tasfiye edecek” dedi. Netanyahu da salı günü ABD’nin Ortadoğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff ile yaptığı görüşmenin ardından, ‘Gazze Şeridi’nin yeniden imarına yönelik herhangi bir adımdan önce Hamas’ın silahsızlandırılmasının vazgeçilmez bir şart olduğu’ konusunda ısrarcı olduğunu vurguladı.

Strateji uzmanı Tuğgeneral Semir Ragıb, arabulucuların seçeneklerinin sınırlı olduğunu ve önlerinde ya uzlaşı sağlamak ya da baskı uygulamak dışında bir yol kalmadığını ifade etti. Ragıb, silahsızlandırma talebinin İsrail, Washington, Avrupa Birliği (AB) ve bağışçı ülkeler tarafından defalarca dile getirildiğini ve artık savaşın durdurulması ile yeniden imarın önüne konulan temel engellerden biri haline geldiğini söyledi.

Ragıb’a göre Netanyahu ve benzer siyasi aktörler silahsızlandırma dosyasını seçimlerde kullanacak ve anlaşmayı her an sabote edebilecekler. Özellikle ikinci aşama çok sayıda mayın barındırıyor ve Netanyahu, özellikle çekilmeyle ilgili başlıklara yaklaşmak istemiyor.

 Gazze şehrinin Şeyh Rıdvan mahallesinde yıkılmış binaların enkazı arasında ilerleyen Filistinliler (AFP)Gazze şehrinin Şeyh Rıdvan mahallesinde yıkılmış binaların enkazı arasında ilerleyen Filistinliler (AFP)

Askeri strateji uzmanı Tümgeneral Semir Ferec, mevcut seçeneklerin giderek daraldığını belirterek, silahların tamamen tasfiye edilmesinden ziyade dondurulması yönündeki bir seçeneğin daha olası olduğunu ifade etti. Ferec, Hamas’ın elindeki silahların füze ya da insansız hava aracı (İHA) niteliğinde olmadığını ve bu nedenle teslim edilebileceğini söyledi. ABD ve İsrail’in silah maddesinin uygulanmasında ısrarcı olduğunu kaydeden Ferec, bunun İsrail’in geri çekilmesiyle eş zamanlı gerçekleşmesi ve yeni bir savaşın önüne geçecek garantilerin sunulması gerektiğini vurguladı.

Öte yandan Reuters’a konuşan Hamas kaynakları, çarşamba günü yaptıkları açıklamada, hareketin silahsızlanma konusunu diğer Filistinli gruplarla görüşmeyi kabul ettiğini, ancak Washington ya da bölgesel arabulucuların kendilerine silahsızlandırmaya dair ayrıntılı ve somut bir teklif sunmadığını belirtti.

İsrail’in Kanal 13 televizyonu, geçtiğimiz ocak ayının sonunda, ABD’nin Hamas’a silahlarını çok uluslu bir güce teslim etmesi için birkaç haftalık süre tanıyan bir belge hazırladığını bildirmişti. Habere göre, bu sürede uyum sağlanmaması halinde İsrail’e ‘dilediği gibi hareket etme’ konusunda yeşil ışık yakılacak.

Ferec, Hamas’ın manevra alanının son derece sınırlı olduğuna dikkat çekerek, özellikle Mısır, Katar ve Türkiye başta olmak üzere arabulucularla hızlı bir uzlaşıya varması gerektiğini, zira İsrail’in şu aşamada en büyük engeli bu dosya üzerinden yarattığını ifade etti.

Ragıb ise Hamas’ın önünde, Trump planı ve silahsızlanma maddesini uygulamaktan başka bir seçenek bulunmadığını savundu. Ragıb, bu sürecin uzatılmaması ya da dolaylı yollardan aşılmaya çalışılmaması gerektiğini, ‘çünkü kaybedilen her günün ateşkes anlaşması için bir tehdit anlamına geldiğini’ dile getirdi.

Ragıb, Gazze’de polis güçlerinin önümüzdeki günler ya da haftalar içinde konuşlandırılacağını, istikrar gücünün de devreye girebileceğini belirterek, bu aşamadan sonra manevra alanının daha da daralacağına dikkat çekti.