Doha, Çad hükümetinin isyancılarla yaptığı barış anlaşmasına ev sahipliği yaptı

42 isyancı hareket, ülke içinde ve dışında silahlı mücadeleyi kalıcı olarak bırakma sözü verdi

Doha'da anlaşmanın imzalanması sonrası, Katar Emiri dün sonra Çad’lı tarafları kabul etti (QNA)
Doha'da anlaşmanın imzalanması sonrası, Katar Emiri dün sonra Çad’lı tarafları kabul etti (QNA)
TT

Doha, Çad hükümetinin isyancılarla yaptığı barış anlaşmasına ev sahipliği yaptı

Doha'da anlaşmanın imzalanması sonrası, Katar Emiri dün sonra Çad’lı tarafları kabul etti (QNA)
Doha'da anlaşmanın imzalanması sonrası, Katar Emiri dün sonra Çad’lı tarafları kabul etti (QNA)

Çad'da çatışan taraflar, dün (Pazartesi) Katar'ın başkenti Doha'da barış anlaşmasına vardılar.
Hâlihazırda Çad’da iktidarda olan Askeri Geçiş Konseyi Başkanı Muhammed İdris Deby İtno, Katar'ın ev sahipliğinde, yaklaşık 40 isyancı grupla anlaşma imzaladı. Söz konusu anlaşma, geniş kapsamlı ulusal diyaloğun başlamasından kısa bir süre önce gerçekleşti. Bu durum, sivil yönetimin tekrar ülkeyi yönetmesinin yolunu açacak.
Taraflar arasında varılan anlaşma, 20 Ağustos'ta başkent Encemine’da, beş aydan bu yana bölgesel ve uluslararası katılımla gerçekleştirilen müzakerelerin bir sonucu olarak ulusal bir diyalog başlatmayı amaçlıyor.
Şarku’l Avsat’ın Katar Haber Ajansı'ndan aktardığı habere göre, imza törenine Katar Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Şeyh Muhammed bin Abdurrahman el-Sani ve çeşitli ülkelerden dışişleri bakanlarının yanı sıra Afrika Birliği temsilcileri, bölgesel ve uluslararası kuruluşların yetkilileri katıldı.
Anlaşma, Çad geçici hükümeti adına, Çad Dışişleri Bakanı Şerif Muhammed Zeyn ile Çad'daki siyasi ve askeri hareketlerin temsilcileri arasında imzalandı. Yapılan açıklamada, “Bu anlaşma, Çad’ın başkenti Encemine’de kapsamlı ulusal uzlaşı sağlamayı amaçlayan kapsamlı ulusal diyaloğun başlamasının yolunu açıyor” ifadelerine yer verildi.
Katar Emiri Şeyh Temim bin Hamed Al Sani, Doha’da Barış Anlaşması'nın imzalanması münasebetiyle Emirlik Divanında, Çad Askeri Geçiş Konseyi Başkanı Korgeneral Muhammed İdris Deby ve muhaliflerin temsilcileriyle bir araya geldi.
Katar Emiri, burada yaptığı konuşmada, söz konusu anlaşmanın, Çad'da kapsamlı ulusal uzlaşının yolunu açan ilk adım olduğunu belirterek, ulusal çıkarları öncelemelerinden ötürü Çad hükümeti ile muhaliflere teşekkür etti. Şeyh Temim, Çad'daki tüm tarafları ülkelerinde istikrar ve güvenliği sağlamak için bu anlaşmaya katılmaya çağırdı.
Katar Dışişleri bakanı, imza töreninde yaptığı konuşmada, tüm tarafları geçmişte yaşananları bir kenara bırakarak geleceğe odaklanmaya çağırdı. Dışişleri Bakanı Muhammed bin Abdurrahman “Bu durum, tüm tarafları Çad halkının güvenlik, istikrar, birlik içinde yaşama ve arzu edilen gelişmeyi sağlama hakkı ile birlikte, güçlü bir ruh ve sağlam bir inançla geleceğe atılmaya zorunlu kılmaktadır” dedi.
Bakan, konuşmasında “Katar Devleti, bugün kutladığımız barış anlaşmasının Çad halkı için istikrar ve refah yolunda önemli bir dönüm noktası olmasını ve Çad’ın güvenlik, kalkınma ve refah hedeflerine ulaşmasını şiddetle arzulamaktadır. Herkes, Encemine’de yapılacak müzakereler ve ulusal diyalog sonucunda arzu edilen barışa ulaşmanın zorluğunun farkında” ifadelerini kullandı.
Katar Dışişleri bakanı, Uluslararası toplumu, diyaloğu başarılı kılmak ve Çad halkı için arzu edilen barışı elde etmek adına ulusal uzlaşmayı sağlamak için bu tarihi fırsatı değerlendirmeye ve bu noktadaki çabaları yoğunlaştırmaya çağırdı.
Katar Dışişleri Bakanı, kendi güvenlik ve istikrarlarının yanı sıra uluslararası barış ve güvenliği tehdit eden çatışmalara sahne olan ülkeleri, diyalog yoluyla barışın temellerini atmayı amaçlayan girişimlere katılmaya davet etti. Dışişleri Bakanı Muhammed bin Abdurrahman, bu tür girişimlerin halkların güvenlik, istikrar ve insana yakışır şekilde bir hayat yaşama ideallerini gerçekleştirdiğini belirterek “dünyanın birçok bölgesinde bu barışa ihtiyacımız var” dedi.
Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres, Doha'daki imza töreni sırasında bir video yayınında yaptığı konuşmada, anlaşmayı Çad halkı için önemli bir an olarak nitelendirerek tüm tarafların başarılı olması için diyaloğun ‘kapsayıcı’ olması gerektiğini vurguladı.
Afrika Birliği Komisyonu Başkanı Musa Faki Mahamat, müzakerelerin bölünmeleri önleme açısından kıymetli olduğunu belirterek övgüde bulundu.
Çad hükümeti ve silahlı gruplar arasındaki müzakereler, birkaç darbeye tanık olan 16 milyon nüfuslu ülkede on yıllardır süren huzursuzluğu sona erdirmek amacıyla Katar'ın himayesinde 13 Mart'ta başladı.
Çad’ı otuz yıldan fazla bir süredir demir yumrukla yöneten eski devlet başkanı İdris Debi’nin 2021’de kuzeyde isyancılarla savaşan güçleri teftiş ederken öldürülmesinin ardından oğlu Muhammed İdris Debi 15 generalden oluşan Askeri Geçiş Konseyi’nin başkanı oldu. Konsey Siyasi muhalefet ve isyancı hareketlerle kapsayıcı bir ulusal diyalogun ardından 18 ay içinde özgür ve demokratik seçimler düzenleme sözü verdi.
Muhammed İdris Deby İtno, taraflar ile anlaşma yapmak üzere Doha'ya gelmeyi kabul etti. Ancak Çad'daki Değişim ve Uyum Cephesi (FACT) lideri Muhammed Mehdi Ali, Libya’da kalarak anlaşmayı imzalamama kararı aldı.
Değişim ve Uyum Cephesi, Çad’daki ana isyancı gruplardan biri. Ayrıca 19 Nisan 2021'de Mareşal İdris Deby Itno'nun ölümüne yol açan ve Libya'dan başlatılan saldırının arkasında duruyor. Yaptıkları açıklamada, her yerde ve her zaman diyaloğa hazır olduklarını vurgulayarak tutukluların serbest bırakılmasını dâhil bazı taleplerinin dinlenmediği nedeniyle anlaşmaya katılmadıklarını belirttiler.
İkinci büyük isyancı grup olan ‘Cumhuriyetin Kurtuluşu için Askeri Komuta Konseyi’ de “Mücadele ettiğimiz ilkeler, hedeflerini bilmediğimiz bir diyaloğa katılmamıza izin vermiyor” diyerek anlaşmayı imzalamayı reddettiğini açıkladı.
Doha'da temsil edilen 47 gruptan yaklaşık 42'si Pazartesi günü Askeri Konsey ile anlaşmayı imzaladı. Askeri yetkililer, 20 Ağustos'ta Encemine’ye gidecek olan isyancı liderlere ateşkes ve güvenlik garantisi veriyor. Diyalog tarafları, Ekim’de yapılması planlanan cumhurbaşkanlığı seçimlerinin organizasyonu konusunda on sekiz aylık sürenin sonuna kadar birlikte karar alacaklar.
Askeri Geçiş Konseyi Başkanı, Afrika Birliği ve Avrupa Birliği'nin seçimin yapılacağı tarihin ertelenmemesi taleplerine rağmen belirlenen tarihte seçimlerin yapılması konusunda güven vermiyor.
G5 Sahel ülkelerinden biri olan Çad, Fransa liderliğindeki Batılıların Orta ve Batı Afrika'daki cihatçılarla mücadele amacıyla yürüttüğü kampanyanın kilit ortaklarından biri.



Suudi Arabistan Savunma Bakanı, Dünya Savunma Fuarı'nda bazı mutabakat zaptları ve anlaşmalar imzaladı

Suudi Arabistan Savunma Bakanı Halid bin Selman, Slovakya Başbakan Yardımcısı ve Savunma Bakanı Robert Kalinak ile savunma alanında iş birliği için mutabakat zaptı imzalarken (SPA)
Suudi Arabistan Savunma Bakanı Halid bin Selman, Slovakya Başbakan Yardımcısı ve Savunma Bakanı Robert Kalinak ile savunma alanında iş birliği için mutabakat zaptı imzalarken (SPA)
TT

Suudi Arabistan Savunma Bakanı, Dünya Savunma Fuarı'nda bazı mutabakat zaptları ve anlaşmalar imzaladı

Suudi Arabistan Savunma Bakanı Halid bin Selman, Slovakya Başbakan Yardımcısı ve Savunma Bakanı Robert Kalinak ile savunma alanında iş birliği için mutabakat zaptı imzalarken (SPA)
Suudi Arabistan Savunma Bakanı Halid bin Selman, Slovakya Başbakan Yardımcısı ve Savunma Bakanı Robert Kalinak ile savunma alanında iş birliği için mutabakat zaptı imzalarken (SPA)

Suudi Arabistan Savunma Bakanı Prens Halid bin Selman, Riyad'daki Dünya Savunma Fuarı'nda bazı mutabakat zaptları ve anlaşmalar imzalarken dost ve kardeş ülkelerin savunma bakanları ve üst düzey yetkilileriyle savunma ve güvenlik endüstrisinin geleceğini görüştü.

Prens Halid bin Selman, sosyal medya platformu X hesabından yaptığı paylaşımda şunları yazdı:

“Kral Selman bin Abdulaziz’in himayesinde ve onun adına, kardeş ve dost ülkelerden gelen sayın konukların huzurunda Dünya Savunma Fuarı'nın açılışını yapmaktan büyük mutluluk duydum. Bu etkinlik, Veliaht Prens ve Başbakan Muhammed Bin Selaman’ın savunma ve güvenlik sektöründeki küresel gelişmelere ayak uydurma vizyonunu somutlaştırıyor.”

Prens Halid bin Selman, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Dünya Savunma Fuarı'nda kardeş ve dost ülkelerin savunma bakanları ve üst düzey yetkilileriyle bir araya gelmekten büyük mutluluk duydum. Savunma ve güvenlik endüstrisinin geleceği ile ilgili bir dizi konu hakkında görüş alışverişinde bulunduk. Fuarda sunulan fırsatları vurguladık. Ayrıca bir dizi mutabakat zaptı ve anlaşmanın imzalanmasına şahitlik ettim ve bunları imzaladım.”

Prens Halid bin Selman ve Güney Kore Savunma Bakanı Ahn Gyu-Back, Suudi Arabisatan Savunma Geliştirme Genel Müdürlüğü ile Güney Kore Savunma Geliştirme Ajansı (ADD) arasında savunma araştırma ve geliştirme ile savunma ve askeri teknolojiler ve sistemler için inovasyon alanında bir mutabakat zaptının imzalanmasına şahitlik ettiler.

Prens Halid bin Selman, Suudi Arabistan Savunma Bakanlığı ile Slovakya Savunma Bakanlığı arasında savunma alanında iş birliği için bir mutabakat zaptı imzaladı. Ayrıca, Malezya Savunma Bakanı Muhammed Halid Nurdin ile Suudi Arabistan hükümeti ile Malezya hükümeti arasında savunma alanında iş birliği için bir anlaşma imzaladı. Prens Halid bin Selman ayrıca Suudi Arabistan Savunma Bakanlığı ile Somalı Federal Cumhuriyeti Savunma Bakanlığı arasında askeri alanda iş birliği için Somali Federal Cumhuriyeti Savunma Bakanı Ahmed Maalim Faki ile bir mutabakat zaptı imzaladı.


İtalya Savunma Bakanı Şarku’l Avsat’a konuştu: Suudi Arabistan ile ilişkilerimiz stratejik açıdan benzeri görülmemiş bir güç seviyesine ulaştı

İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto, Roma ve Riyad’ın Washington ile Tahran arasında devam eden müzakerelerin başarıya ulaşması için çalıştığını doğruladı. (İtalya Savunma Bakanlığı)
İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto, Roma ve Riyad’ın Washington ile Tahran arasında devam eden müzakerelerin başarıya ulaşması için çalıştığını doğruladı. (İtalya Savunma Bakanlığı)
TT

İtalya Savunma Bakanı Şarku’l Avsat’a konuştu: Suudi Arabistan ile ilişkilerimiz stratejik açıdan benzeri görülmemiş bir güç seviyesine ulaştı

İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto, Roma ve Riyad’ın Washington ile Tahran arasında devam eden müzakerelerin başarıya ulaşması için çalıştığını doğruladı. (İtalya Savunma Bakanlığı)
İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto, Roma ve Riyad’ın Washington ile Tahran arasında devam eden müzakerelerin başarıya ulaşması için çalıştığını doğruladı. (İtalya Savunma Bakanlığı)

İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto, Roma ile Riyad arasındaki ilişkilerin bugün benzeri görülmemiş bir stratejik güç aşamasında olduğunu belirterek, iki ülkenin tedarik zincirlerinin entegrasyonu, beceri transferi ve yerel kapasite geliştirmeye dayalı gerçek ortaklıklar inşa etmek için çalıştığını söyledi.

Crosetto, Şarku’l Avsat’a verdiği demeçte, İtalya ile Suudi Arabistan arasındaki iş birliğinin Ortadoğu’da barış ve istikrarın güçlendirilmesi açısından temel bir unsur haline geldiğini ifade etti. İki ülkenin, bölgesel gerilimin tırmanmasını önlemek amacıyla ABD ile İran arasında yürütülen müzakerelerin başarıya ulaşması için birlikte çalıştığını kaydetti.

Crosetto, Riyad’da düzenlenen Dünya Savunma Fuarı’na (WDS 2026) katılımı kapsamında yaptığı değerlendirmede, Suudi Arabistan’ın ekonomik ortamını ‘son derece cazip’ olarak nitelendirdi. Crosetto, söz konusu etkinliğin, Krallığın teknolojik ve endüstriyel inovasyondaki giderek artan merkezi rolünü yansıttığını ve geleceğe yönelik senaryolar ile yeni teknolojilerin ele alınmasına olanak sağlayan bir platform sunduğunu ifade etti.

Stratejik güç

Crosetto, Suudi Arabistan ile İtalya arasındaki ilişkilerin son derece iyi olduğunu ve ‘benzeri görülmemiş bir stratejik güç aşamasında’ bulunduğunu söyledi. Crosetto, “Liderlerimiz arasındaki siyasi anlayış, savunma alanında askerî ve sanayi boyutlarını kapsayan, somut ve kurumsal iş birliğine dönüşen bir güven çerçevesi oluşturdu. Ülkelerimiz; güvenilir ortaklıklar, verilen sözlere bağlılık, diplomasinin önemi ve uluslararası hukuka saygı gibi temel ilkeleri paylaşıyor. Bu da iş birliğimizi istikrarlı, öngörülebilir ve uzun vadeye yönelik kılıyor” ifadelerini kullandı.

Silahlı kuvvetler arasında diyalog

Crosetto, iki ülkenin silahlı kuvvetleri arasındaki diyaloğun sürdüğünü belirterek, bu kapsamda operasyonel tecrübe, askerî doktrinler, stratejik analizler ve bölgesel senaryo değerlendirmelerinin karşılıklı olarak paylaşıldığını söyledi. Crosetto, söz konusu temasların ‘birlikte çalışabilirliği ve karşılıklı anlayışı artırdığını’ ifade etti.

Crosetto, Kızıldeniz ile Arap Körfezi’nin birbirleriyle yakından bağlantılı iki stratejik bölge olduğunu belirterek, bu bölgelerin güvenliğinin İtalya ve Suudi Arabistan için ortak bir çıkar teşkil ettiğini kaydetti. Bu çerçevede Roma ile Riyad arasındaki iş birliğinin Ortadoğu’da barış ve istikrarın güçlendirilmesi açısından temel öneme sahip olduğunu vurgulayan Crosetto, Lübnan, Gazze Şeridi ve Suriye’de siyasi çözümlerin desteklenmesine özel önem verildiğini, ayrıca ABD ile İran arasında yürütülen müzakerelerin başarıya ulaşmasının bölgesel gerilimin önlenmesi açısından kritik olduğunu dile getirdi.

vfgb
Suudi Arabistan Başbakanı ve Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Ocak 2025'te El-Ula’daki kış çadırında İtalya Başbakanı Giorgia Meloni’yi ağırladı. (SPA)

Bu siyasi taahhüdün pratik bir boyutunun da bulunduğunu belirten Crosetto, İtalya’nın tıbbi tahliyeler ve insani yardım sevkiyatları yoluyla Filistinli sivillere sağlık hizmeti sunan en aktif Batılı ülkeler arasında yer aldığını söyledi. Crosetto, bunun askerî imkânların istikrarı destekleyici hedefler doğrultusunda kullanılmasına somut bir örnek teşkil ettiğini ifade etti.

Veliaht Prens – Meloni görüşmesi

Crosetto, İtalya Başbakanı Giorgia Meloni’nin Suudi Arabistan Başbakanı ve Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile gerçekleştirdiği görüşmenin, ikili ilişkilere güçlü bir ivme kazandırdığını söyledi. Crosetto, askerî alanda iş birliğinin eğitim, lojistik, askerî doktrin, teknolojik inovasyon, deniz güvenliği ve kritik altyapıların korunması gibi alanlarda güçlendiğini belirterek, siber alan, uzay ve gelişmiş sistemler başta olmak üzere yeni ortaya çıkan alanlara yönelik ilginin de giderek arttığını ifade etti.

Crosetto, sanayi alanında ise iki ülkenin geleneksel müşteri-tedarikçi ilişkisi anlayışını aştığını belirterek, tedarik zincirlerinin entegrasyonu, beceri transferi ve yerel kapasitenin güçlendirilmesine dayalı gerçek ortaklıklar kurmayı hedeflediklerini söyledi.

Suudi Arabistan, İtalya’nın enerji güvenliği için önemli bir ortak

Crosetto, İtalyan şirketleri ile Suudi muadilleri arasındaki savunma kapasitesi, teknoloji transferi, havacılık ve gemi inşa projelerindeki iş birliğinin, Suudi Arabistan’ın sanayi, teknoloji ve insan sermayesini güçlendirmeyi hedefleyen Vizyon 2030 planıyla tamamen uyumlu olduğunu vurguladı.

Crosetto, “İtalyan şirketlerinin katkıları yalnızca platform sağlamakla sınırlı değil; aynı zamanda uzmanlık, eğitim ve mühendislik desteğini de kapsıyor. Bu yaklaşım, savunma sektörünün ötesine geçerek altyapı, teknoloji ve turizm alanlarını da kapsıyor. NEOM gibi büyük projeler, ekonomilerimiz arasındaki entegrasyonu gözler önüne seriyor” ifadelerini kullandı.

İş birliğinin enerji ve enerji dönüşümü sektörlerini de içerdiğini belirten Crosetto, Suudi Arabistan’ın İtalya’nın enerji güvenliği açısından kilit bir ortak olduğunu söyledi. Crosetto, hidrojen ve yenilenebilir enerji alanındaki iş birliğinin büyüdüğünü, ayrıca stratejik ve kritik hammaddelere yönelik Suudi yatırımlarının sanayi ve teknoloji alanındaki iş birliğinde önemli gelişmelere yol açabileceğini kaydetti.

Suudi Arabistan’ın ekonomik ortamı cazip

Crosetto, İtalya ve Suudi Arabistan savunma bakanlıklarının iş birliğiyle Riyad’da düzenlenen Suudi Arabistan-İtalya Yatırım Forumu’nun iki taraf arasındaki iş birliğini güçlendirme açısından çok güçlü bir mesaj verdiğini belirtti. Crosetto, forumun küçük ve orta ölçekli şirketler ile büyük grupları bir araya getirerek somut ve pratik bağlantılar kurulmasını sağladığını söyledi.

Crosetto, Suudi Arabistan’ın ekonomik ortamının yüksek cazibeye sahip olduğunu vurgulayarak, ülkenin büyük kamu yatırımları, avantajlı vergi sistemi, malzeme ve ekipman teşvikleri ile çifte vergilendirmeyi önleyen anlaşmalarla stratejik bir sanayi ortağı olduğunu ifade etti.

sdbfrb
Suudi Arabistan Savunma Bakanı Prens Halid bin Selman, Ekim 2024'te Roma'da İtalyan sanayi şirketleriyle yaptığı toplantıda (SPA)

Ticaretin yalnızca savunma sektörüyle sınırlı olmadığını belirten Crosetto, makineler, moda, tasarım ve ilaç sanayi gibi alanlarda da İtalyan ürünlerine yüksek talep olduğunu aktardı. Crosetto, ikili anlaşmaların değeri 10 milyar euroyu aştığını ve bunların Leonardo ile Fincantieri gibi büyük şirketleri kapsadığını kaydetti.

Prens Halid bin Selman’ın ziyareti

İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto, Suudi mevkidaşı Prens Halid bin Selman’ın Roma ziyareti ile iki ülke arasındaki diyaloğun güçlendiğini belirtti. Crosetto, görüşmelerin uzaydan denizciliğe, havacılıktan helikopter projelerine kadar çeşitli sektörleri kapsadığını ve esas olarak askerî iş birliği, eğitim ve ortak stratejik analizlerin paylaşılmasına odaklandığını söyledi.

Riyad’da düzenlenen Dünya Savunma Fuarı

Crosetto, Suudi Arabistan’ın üçüncü kez düzenlediği Dünya Savunma Fuarı’nın, Krallığın teknolojik ve endüstriyel inovasyondaki artan merkezi rolünü yansıttığını ve geleceğe yönelik senaryolar, yeni teknolojiler ile iş birliği modellerinin tartışılabileceği bir platform sunduğunu belirtti.

Crosetto, “Yatırım açısından büyük potansiyele sahip bir ülkenin, sürekli büyüyen bir sektörde dünyanın en iyi şirketleriyle doğrudan diyaloğa imkân veren uluslararası bir etkinliğe ev sahipliği yapmasının önemli olduğunu düşünüyorum” dedi.

tryjyuj
İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto (İtalya Savunma Bakanlığı)

Crosetto sözlerini şu ifadelerle noktaladı: “Bu bağlamda, İtalya ile Suudi Arabistan arasındaki iş birliği modelinin, diyalog, karşılıklı güven ve uzun vadeli vizyona dayalı olarak stratejik çıkarların, inovasyonun ve sorumluluğun birlikte nasıl sağlanabileceğine örnek teşkil ettiğine inanıyorum. Bu ilke doğrultusunda, mevcutun ötesine geçen, bölgesel istikrara katkı sağlayan ve hem iki ülkeye hem de uluslararası topluma somut fırsatlar sunan bir ortaklığı güçlendirmek için birlikte çalışmayı sürdüreceğiz.”


Kuveyt, terörist örgütler listesine sekiz Lübnan hastanesini ekledi

Kuveyt, Lübnan'daki sekiz hastaneyi terör listesine aldı. (KUNA)
Kuveyt, Lübnan'daki sekiz hastaneyi terör listesine aldı. (KUNA)
TT

Kuveyt, terörist örgütler listesine sekiz Lübnan hastanesini ekledi

Kuveyt, Lübnan'daki sekiz hastaneyi terör listesine aldı. (KUNA)
Kuveyt, Lübnan'daki sekiz hastaneyi terör listesine aldı. (KUNA)

Kuveyt’te terörle mücadele ve kitle imha silahlarının yayılmasının önlenmesi ile ilgili Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi’nin Yedinci Bölümü Kapsamındaki Kararların Uygulanması Komitesi, sekiz Lübnan hastanesini terör listesine ekledi.

Şarku’l Avsat’ın Kuveyt basınından aktardığına göre, Dışişleri Bakanlığı’na bağlı komite, söz konusu hastaneleri terörle bağlantılı kuruluşlar listesine dahil etti.

Komite, kendi inisiyatifiyle veya yabancı yetkili bir makam ya da yerel bir talep doğrultusunda, makul gerekçelerle terör eylemi gerçekleştirdiği, gerçekleştirmeye çalıştığı veya bu eylemleri kolaylaştırdığı şüphesi olan kişileri veya kurumları listeye alabiliyor.

Listeye eklenen hastaneler şunlar: Nebatiye’deki eş-Şeyh Ragıb Harb el-Camii Hastanesi, Bint Cubeyl’deki Salah Gandur Hastanesi, Baalbek’teki el-Emel Hastanesi, Hadath’taki Saint George Hastanesi, Baalbek’teki Daru’l Hikme Hastanesi, Hermel’deki el-Betul Hastanesi, Khalde’deki eş-Şifa Hastanesi ve Beyrut Havalimanı yolu üzerindeki er-Resulü’l Azam Hastanesi.

Komite, listeye ekleme kararının uygulanmasını, kendi yürütme yönetmeliğinin 21, 22 ve 23. maddelerine uygun olarak istedi.

Madde 21’e göre, herkesin söz konusu kişilere ait tüm mal ve ekonomik kaynakları, doğrudan veya dolaylı olarak, tamamen veya kısmen, gecikmeksizin ve önceden bildirim yapmaksızın dondurması gerekiyor.

Madde 23 ise Kuveyt sınırları içinde veya yurt dışında herhangi bir Kuveyt vatandaşının, listeye alınan kişi veya kuruluşlara para, ekonomik kaynak veya finansal hizmet sağlamasını yasaklıyor. Bu yasak, doğrudan veya dolaylı, kısmen veya tamamen sağlanan hizmetleri ve listeye alınan kişi tarafından kontrol edilen ya da yönlendirilen varlıkları kapsıyor. Ancak dondurulan hesaplara faiz eklenmesi bu yasak kapsamına girmiyor.