Doha, Çad hükümetinin isyancılarla yaptığı barış anlaşmasına ev sahipliği yaptı

42 isyancı hareket, ülke içinde ve dışında silahlı mücadeleyi kalıcı olarak bırakma sözü verdi

Doha'da anlaşmanın imzalanması sonrası, Katar Emiri dün sonra Çad’lı tarafları kabul etti (QNA)
Doha'da anlaşmanın imzalanması sonrası, Katar Emiri dün sonra Çad’lı tarafları kabul etti (QNA)
TT

Doha, Çad hükümetinin isyancılarla yaptığı barış anlaşmasına ev sahipliği yaptı

Doha'da anlaşmanın imzalanması sonrası, Katar Emiri dün sonra Çad’lı tarafları kabul etti (QNA)
Doha'da anlaşmanın imzalanması sonrası, Katar Emiri dün sonra Çad’lı tarafları kabul etti (QNA)

Çad'da çatışan taraflar, dün (Pazartesi) Katar'ın başkenti Doha'da barış anlaşmasına vardılar.
Hâlihazırda Çad’da iktidarda olan Askeri Geçiş Konseyi Başkanı Muhammed İdris Deby İtno, Katar'ın ev sahipliğinde, yaklaşık 40 isyancı grupla anlaşma imzaladı. Söz konusu anlaşma, geniş kapsamlı ulusal diyaloğun başlamasından kısa bir süre önce gerçekleşti. Bu durum, sivil yönetimin tekrar ülkeyi yönetmesinin yolunu açacak.
Taraflar arasında varılan anlaşma, 20 Ağustos'ta başkent Encemine’da, beş aydan bu yana bölgesel ve uluslararası katılımla gerçekleştirilen müzakerelerin bir sonucu olarak ulusal bir diyalog başlatmayı amaçlıyor.
Şarku’l Avsat’ın Katar Haber Ajansı'ndan aktardığı habere göre, imza törenine Katar Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Şeyh Muhammed bin Abdurrahman el-Sani ve çeşitli ülkelerden dışişleri bakanlarının yanı sıra Afrika Birliği temsilcileri, bölgesel ve uluslararası kuruluşların yetkilileri katıldı.
Anlaşma, Çad geçici hükümeti adına, Çad Dışişleri Bakanı Şerif Muhammed Zeyn ile Çad'daki siyasi ve askeri hareketlerin temsilcileri arasında imzalandı. Yapılan açıklamada, “Bu anlaşma, Çad’ın başkenti Encemine’de kapsamlı ulusal uzlaşı sağlamayı amaçlayan kapsamlı ulusal diyaloğun başlamasının yolunu açıyor” ifadelerine yer verildi.
Katar Emiri Şeyh Temim bin Hamed Al Sani, Doha’da Barış Anlaşması'nın imzalanması münasebetiyle Emirlik Divanında, Çad Askeri Geçiş Konseyi Başkanı Korgeneral Muhammed İdris Deby ve muhaliflerin temsilcileriyle bir araya geldi.
Katar Emiri, burada yaptığı konuşmada, söz konusu anlaşmanın, Çad'da kapsamlı ulusal uzlaşının yolunu açan ilk adım olduğunu belirterek, ulusal çıkarları öncelemelerinden ötürü Çad hükümeti ile muhaliflere teşekkür etti. Şeyh Temim, Çad'daki tüm tarafları ülkelerinde istikrar ve güvenliği sağlamak için bu anlaşmaya katılmaya çağırdı.
Katar Dışişleri bakanı, imza töreninde yaptığı konuşmada, tüm tarafları geçmişte yaşananları bir kenara bırakarak geleceğe odaklanmaya çağırdı. Dışişleri Bakanı Muhammed bin Abdurrahman “Bu durum, tüm tarafları Çad halkının güvenlik, istikrar, birlik içinde yaşama ve arzu edilen gelişmeyi sağlama hakkı ile birlikte, güçlü bir ruh ve sağlam bir inançla geleceğe atılmaya zorunlu kılmaktadır” dedi.
Bakan, konuşmasında “Katar Devleti, bugün kutladığımız barış anlaşmasının Çad halkı için istikrar ve refah yolunda önemli bir dönüm noktası olmasını ve Çad’ın güvenlik, kalkınma ve refah hedeflerine ulaşmasını şiddetle arzulamaktadır. Herkes, Encemine’de yapılacak müzakereler ve ulusal diyalog sonucunda arzu edilen barışa ulaşmanın zorluğunun farkında” ifadelerini kullandı.
Katar Dışişleri bakanı, Uluslararası toplumu, diyaloğu başarılı kılmak ve Çad halkı için arzu edilen barışı elde etmek adına ulusal uzlaşmayı sağlamak için bu tarihi fırsatı değerlendirmeye ve bu noktadaki çabaları yoğunlaştırmaya çağırdı.
Katar Dışişleri Bakanı, kendi güvenlik ve istikrarlarının yanı sıra uluslararası barış ve güvenliği tehdit eden çatışmalara sahne olan ülkeleri, diyalog yoluyla barışın temellerini atmayı amaçlayan girişimlere katılmaya davet etti. Dışişleri Bakanı Muhammed bin Abdurrahman, bu tür girişimlerin halkların güvenlik, istikrar ve insana yakışır şekilde bir hayat yaşama ideallerini gerçekleştirdiğini belirterek “dünyanın birçok bölgesinde bu barışa ihtiyacımız var” dedi.
Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres, Doha'daki imza töreni sırasında bir video yayınında yaptığı konuşmada, anlaşmayı Çad halkı için önemli bir an olarak nitelendirerek tüm tarafların başarılı olması için diyaloğun ‘kapsayıcı’ olması gerektiğini vurguladı.
Afrika Birliği Komisyonu Başkanı Musa Faki Mahamat, müzakerelerin bölünmeleri önleme açısından kıymetli olduğunu belirterek övgüde bulundu.
Çad hükümeti ve silahlı gruplar arasındaki müzakereler, birkaç darbeye tanık olan 16 milyon nüfuslu ülkede on yıllardır süren huzursuzluğu sona erdirmek amacıyla Katar'ın himayesinde 13 Mart'ta başladı.
Çad’ı otuz yıldan fazla bir süredir demir yumrukla yöneten eski devlet başkanı İdris Debi’nin 2021’de kuzeyde isyancılarla savaşan güçleri teftiş ederken öldürülmesinin ardından oğlu Muhammed İdris Debi 15 generalden oluşan Askeri Geçiş Konseyi’nin başkanı oldu. Konsey Siyasi muhalefet ve isyancı hareketlerle kapsayıcı bir ulusal diyalogun ardından 18 ay içinde özgür ve demokratik seçimler düzenleme sözü verdi.
Muhammed İdris Deby İtno, taraflar ile anlaşma yapmak üzere Doha'ya gelmeyi kabul etti. Ancak Çad'daki Değişim ve Uyum Cephesi (FACT) lideri Muhammed Mehdi Ali, Libya’da kalarak anlaşmayı imzalamama kararı aldı.
Değişim ve Uyum Cephesi, Çad’daki ana isyancı gruplardan biri. Ayrıca 19 Nisan 2021'de Mareşal İdris Deby Itno'nun ölümüne yol açan ve Libya'dan başlatılan saldırının arkasında duruyor. Yaptıkları açıklamada, her yerde ve her zaman diyaloğa hazır olduklarını vurgulayarak tutukluların serbest bırakılmasını dâhil bazı taleplerinin dinlenmediği nedeniyle anlaşmaya katılmadıklarını belirttiler.
İkinci büyük isyancı grup olan ‘Cumhuriyetin Kurtuluşu için Askeri Komuta Konseyi’ de “Mücadele ettiğimiz ilkeler, hedeflerini bilmediğimiz bir diyaloğa katılmamıza izin vermiyor” diyerek anlaşmayı imzalamayı reddettiğini açıkladı.
Doha'da temsil edilen 47 gruptan yaklaşık 42'si Pazartesi günü Askeri Konsey ile anlaşmayı imzaladı. Askeri yetkililer, 20 Ağustos'ta Encemine’ye gidecek olan isyancı liderlere ateşkes ve güvenlik garantisi veriyor. Diyalog tarafları, Ekim’de yapılması planlanan cumhurbaşkanlığı seçimlerinin organizasyonu konusunda on sekiz aylık sürenin sonuna kadar birlikte karar alacaklar.
Askeri Geçiş Konseyi Başkanı, Afrika Birliği ve Avrupa Birliği'nin seçimin yapılacağı tarihin ertelenmemesi taleplerine rağmen belirlenen tarihte seçimlerin yapılması konusunda güven vermiyor.
G5 Sahel ülkelerinden biri olan Çad, Fransa liderliğindeki Batılıların Orta ve Batı Afrika'daki cihatçılarla mücadele amacıyla yürüttüğü kampanyanın kilit ortaklarından biri.



Suudi Arabistan, HDK'nin Kordofan'daki saldırılarını şiddetle kınadı

 Doğu Darfur'daki HDK Unsurları (videodan ekran görüntüsü)
Doğu Darfur'daki HDK Unsurları (videodan ekran görüntüsü)
TT

Suudi Arabistan, HDK'nin Kordofan'daki saldırılarını şiddetle kınadı

 Doğu Darfur'daki HDK Unsurları (videodan ekran görüntüsü)
Doğu Darfur'daki HDK Unsurları (videodan ekran görüntüsü)

Suudi Arabistan, Hızlı Destek Kuvvetleri'nin (HDK) el-Kuvek Askeri Hastanesi'ne, Dünya Gıda Programı'na (WFP) ait bir yardım konvoyuna ve yerinden edilmiş sivilleri taşıyan bir otobüse yönelik gerçekleştirdiği suç teşkil eden saldırıları şiddetle kınadı. Bu saldırılar, aralarında kadın ve çocukların da bulunduğu onlarca silahsız sivilin ölümüne ve Sudan'ın Kuzey ve Güney Kordofan eyaletlerindeki yardım tesislerine ve konvoylarına zarar verilmesine yol açtı.

Suudi Arabistan, Dışişleri Bakanlığı tarafından dün yayınlanan açıklamada, bu eylemlerin tamamen haksız ve tüm insani normların ve ilgili uluslararası anlaşmaların açık bir ihlali olduğunu teyit etti. Krallık, HDK'nin bu ihlallere derhal son vermesini ve uluslararası insani hukuk ve 11 Mayıs 2023'te imzalanan Cidde Deklarasyonu (Sudan'daki Sivillerin Korunmasına İlişkin Taahhüt) uyarınca, ihtiyaç sahiplerine yardım ulaştırılmasını sağlama konusundaki ahlaki ve insani yükümlülüğüne uymasını talep etti.

Suudi Arabistan, Sudan'ın birliğini, güvenliğini ve istikrarını, meşru kurumlarının korunmasını ve yabancı müdahaleyi reddettiğini yineledi. Ayrıca, siyasi bir çözümü desteklediklerini iddia etmelerine rağmen, bazı tarafların yasadışı silah, paralı asker ve yabancı savaşçıların sürekli akışını kınadı. Bu davranış, çatışmayı uzatmanın ve Sudan halkının acılarını artırmanın önemli bir faktörüdür.

Sudan Doktorlar Ağı'na göre, HDK'nin Dubeyker bölgesinden Kuzey Kordofan Eyaleti'ndeki el-Rahad şehrine yerinden edilmiş insanları taşıyan bir araca saldırması sonucu, aralarında sekiz çocuk ve birkaç kadının da bulunduğu 24 kişi öldü.


Arap-Sloven görüşmelerinde barış planının başarısını sağlamaya yönelik çabalar ele alındı

Slovenya'nın Ljubljana kentinde dün düzenlenen genişletilmiş görüşmelere katılan bakanların toplu fotoğrafı (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)
Slovenya'nın Ljubljana kentinde dün düzenlenen genişletilmiş görüşmelere katılan bakanların toplu fotoğrafı (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)
TT

Arap-Sloven görüşmelerinde barış planının başarısını sağlamaya yönelik çabalar ele alındı

Slovenya'nın Ljubljana kentinde dün düzenlenen genişletilmiş görüşmelere katılan bakanların toplu fotoğrafı (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)
Slovenya'nın Ljubljana kentinde dün düzenlenen genişletilmiş görüşmelere katılan bakanların toplu fotoğrafı (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)

Ljubljana'da dün yapılan Arap-Sloven görüşmelerinde, ABD Başkanı Donald Trump tarafından başlatılan barış planının ilerletilmesi ve 1967 sınırları içinde, Doğu Kudüs'ün başkenti olduğu, iki devletli çözüme dayalı bağımsız ve egemen Filistin devletini içeren net bir siyasi ufka doğru ilerleme çabaları ele alındı.

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan, Mısırlı mevkidaşı Bedr Abdulati, Bahreynli mevkidaşı Abdullatif el-Zayani, Ürdün Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Ayman Safadi ve Katar Dışişlerinden Sorumlu Devlet Bakanı Sultan Al-Muraikhi ile birlikte Slovenya Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri ve Avrupa İşleri Bakanı Tanja Fajon ile kapsamlı görüşmeler gerçekleştirdi.

Slovenya'nın Ljubljana kentinde dün yapılan genişletilmiş görüşmelerden (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)Slovenya'nın Ljubljana kentinde dün yapılan genişletilmiş görüşmelerden (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)

Bakanlar, bölgesel ve uluslararası güvenlik ve istikrarı, özellikle de Gazze'deki durumu iyileştirmenin yollarını görüştüler. Ateşkes anlaşmasına uyulması ve hükümlerinin tam olarak uygulanmasının yanı sıra Gazze Şeridi'ne yeterli ve sürekli insani yardımın ulaştırılmasının sağlanmasının gerekliliğini vurguladılar.

Bakanlar ayrıca işgal altında bulunan Batı Şeridi'ndeki durumu da ele aldılar; İsrail'in oradaki yasadışı tek taraflı önlemlerinin ve işgal altındaki Kudüs'te İslami ve Hristiyan kutsal yerlerine yönelik ihlallerinin durdurulmasının gerekliliğini vurguladılar; bu ihlaller gerilimi artırdığını ve gerilimi azaltma çabalarını baltaladığını belirttiler.

Prens Faysal bin Ferhan, dün Slovenya'nın başkenti Ljubljana'da düzenlenen genişletilmiş görüşmeler oturumunda (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)Prens Faysal bin Ferhan, dün Slovenya'nın başkenti Ljubljana'da düzenlenen genişletilmiş görüşmeler oturumunda (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)

Bakanlar ayrıca Slovenya'nın Filistin halkının meşru haklarına verdiği desteği ve iki devletli çözüm temelinde Filistin Devleti'ni tanımasını da takdir ettiler.

Görüşmelerde bölgedeki gelişmeler, müzakere ve diyalog yoluyla gerilimlerin azaltılması yolları ve Rusya-Ukrayna krizinin çözümüne yönelik çabalar da ele alındı.


Erdoğan’ın ziyareti sonrası Ankara-Riyad hattında ekonomik sıçrama

3 Şubat’ta Riyad’da Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan arasında yapılan görüşmeden bir kare (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)
3 Şubat’ta Riyad’da Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan arasında yapılan görüşmeden bir kare (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)
TT

Erdoğan’ın ziyareti sonrası Ankara-Riyad hattında ekonomik sıçrama

3 Şubat’ta Riyad’da Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan arasında yapılan görüşmeden bir kare (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)
3 Şubat’ta Riyad’da Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan arasında yapılan görüşmeden bir kare (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Suudi Arabistan’a gerçekleştirdiği ziyaret, iki ülke arasındaki ekonomik ilişkilerde yeni bir ivme sağladı ve ticaret, enerji ile ortak yatırımlar alanlarında yeni iş birliği ufukları açtı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın çarşamba günü Riyad’a yaptığı ziyaretin ardından yayımlanan ortak bildiride, iki ülkenin siyasi ve ekonomik ortaklıklarını ileriye taşıma konusundaki kararlılığı vurgulandı.

Bildiride, Riyad’ın Suudi Arabistan 2030 Vizyonu ile Ankara’nın Türkiye Yüzyılı Vizyonu’nun sunduğu fırsatlardan yararlanarak ekonomik ve yatırım ortaklığını derinleştirme konusunda mutabık kaldığı belirtildi. Bu çerçevede, petrol dışı ticaretin geliştirilmesi, özel sektörün rolünün güçlendirilmesi ve Suudi-Türk İş Konseyi’nin etkinleştirilmesi öncelikler arasında yer aldı.

Enerji alanında iş birliği

Enerji alanı, iki tarafın da özel önem verdiği başlıklar arasında öne çıktı. Ortak bildiride; petrol, petrokimya ve yenilenebilir enerji alanlarında iş birliğinin yanı sıra elektrik enterkoneksiyonu, temiz hidrojen ve enerji tedarik zincirleri konularının ele alındığı, bunun enerji güvenliği ve sürdürülebilirliğini güçlendireceği vurgulandı.

xdfvgthy
Erdoğan’ın ziyareti kapsamında Riyad’da yenilenebilir enerji alanında iş birliği anlaşmasının imzalanması sırasında Suudi Arabistan ve Türkiye enerji bakanları (Türkiye Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı’nın X hesabından)

Taraflar ayrıca, küresel enerji dönüşümünü desteklemek amacıyla madencilik ve kritik mineraller alanında iş birliğini teyit etti. Ziyaret kapsamında toplanan Suudi-Türk Koordinasyon Konseyi toplantısında enerji, adalet, uzay ile araştırma-geliştirme alanlarını kapsayan çok sayıda anlaşma ve mutabakat zaptı imzalandı.

Bu çerçevede, enerji alanındaki stratejik iş birliğini somutlaştırmak amacıyla Suudi Arabistan Enerji Bakanı Prens Abdülaziz bin Selman ile Türkiye Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar arasında, 2 milyar dolarlık yenilenebilir enerji yatırımlarını kapsayan bir anlaşma imzalandı. Anlaşma, yenilenebilir enerji santrali projelerinde iş birliğini öngörüyor.

Anlaşmanın; yenilenebilir enerji, yeşil teknolojiler alanlarında iş birliğini güçlendirmeyi, yüksek kaliteli projelerin geliştirilmesi ve hayata geçirilmesini desteklemeyi, enerji arz güvenliğini artırmayı ve düşük karbonlu ekonomiye geçişi hızlandırmayı hedeflediği belirtildi.

dfgthy
Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Riyad’da Suudi ve Türk heyetlerinin katılımıyla gerçekleştirilen geniş kapsamlı toplantıda (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)

Bu kapsamda, Türkiye’de toplam 5 bin megavat kurulu güce sahip güneş enerjisi santrali projelerinin iki aşamada geliştirilmesi planlanıyor. İlk aşamada Sivas ve Karaman illerinde toplam 2 bin megavat kapasiteli iki güneş enerjisi santrali kurulacak. İkinci aşamada ise taraflar arasında belirlenecek çerçeve doğrultusunda 3 bin megavat ilave kapasite hayata geçirilecek.

İlk aşama projelerinin, Türkiye’deki diğer yenilenebilir enerji santrallerine kıyasla son derece rekabetçi elektrik satış fiyatları sunacağı belirtilirken, yaklaşık 2 milyar dolarlık yatırımla hayata geçirilecek bu santrallerin 2 milyondan fazla Türk hanesine elektrik sağlayacağı ifade edildi. Üretilen elektriğin, devlete ait bir Türk şirketi tarafından 30 yıl süreyle satın alınacağı, projelerin uygulanması sırasında yerli ekipman ve hizmetlerden azami ölçüde yararlanılacağı kaydedildi.

Türkiye’ye doğrudan yatırımlar ivme kazandı

Türkiye Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, anlaşmanın imzalanmasına ilişkin değerlendirmesinde, bunun Türkiye’ye yönelik doğrudan yabancı yatırım akışına önemli bir katkı olduğunu söyledi.

Şimşek, çarşamba günü X platformundaki paylaşımında, Türkiye’ye yönelik doğrudan yabancı yatırımların hızlandığını ve bunun uygulanan ekonomik programa duyulan güveni yansıttığını belirtti. Suudi Arabistan ile imzalanan anlaşma kapsamında yenilenebilir enerji projelerine yönlendirilecek 2 milyar dolarlık yatırımın, yeşil dönüşümü hızlandıracağını, enerji güvenliğini güçlendireceğini ve enerji ithalatına olan yapısal bağımlılığı azaltacağını vurguladı.

Şimşek, 2025 yılının ilk 11 ayında Türkiye’ye gelen doğrudan yabancı yatırımların 12,4 milyar dolara ulaştığını, bunun 2024’ün aynı dönemine göre yüzde 28 artış anlamına geldiğini kaydetti.

Son iki yılda Suudi Arabistan-Türkiye ekonomik ilişkilerinde kaydedilen hızlı gelişme, ticaret hacmine de yansıdı. Türkiye’nin bu ilişkilere verdiği önemin bir göstergesi olarak Cumhurbaşkanı Erdoğan, Riyad ziyaretine, Suudi Arabistan ile ticari ve ekonomik ilişkileri geliştirmekle ilgilenen yaklaşık 200 şirket temsilcisinden oluşan geniş bir iş heyetiyle katıldı.

Özel sektörün iki ülke arasındaki ortaklıkta kilit rol oynadığı vurgulanırken, Erdoğan’ın ziyareti kapsamında toplanan Suudi-Türk Ekonomi Forumu Konseyi’nde, ortak projelerin uygulanmasında yeni bir aşamaya geçilmesi hedefi dile getirildi.

Ticarette hızlanan büyüme

Türk şirketlerinin Suudi Arabistan’daki doğrudan yatırımları 2 milyar doları aşmış durumda. Bu yatırımlar; imalat, gayrimenkul, inşaat, tarım ve ticaret gibi çeşitli sektörlere yayılıyor.

Türkiye Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Başkanı Nail Olpak, Suudi Arabistan ile ticaretin hızla büyüdüğünü belirterek, yurt dışında Türk müteahhitlik şirketlerinin faaliyetlerinde bir miktar yavaşlama görülmesine rağmen, Suudi Arabistan’da hâlen çok önemli projeler yürütüldüğünü söyledi.

Şarku'l Avsat'ın Suudi Arabistan’ın resmi kurumlarından aktardığı verilere göre, iki ülke arasındaki ticaret hacmi 2025 yılında yaklaşık 8 milyar dolara ulaştı ve bir yıl içinde yüzde 14 büyüme kaydetti. Geçen yılın sonuna kadar Suudi Arabistan’da faaliyet gösteren Türk şirketleri için 1473 yatırım kaydı düzenlendi.

fgt
3 Şubat’ta Riyad’da gerçekleştirilen Suudi-Türk Yatırım İş Birliği Forumu’ndan bir kare (Türkiye Ticaret Bakanı Ömer Bolat’ın X hesabından)

Suudi Arabistan, Türkiye’ye ham petrol ve petrokimya ürünleri ihraç ederken; Türkiye’den halı, inşaat amaçlı işlenmiş taşlar, tütün ürünleri, gıda ve mobilya gibi çeşitli ürünler ithal ediyor.

Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre, iki ülke arasındaki ticaret hacmi 2015’te 5,59 milyar dolar, 2016’da 5,007 milyar dolar, 2017’de 4,845 milyar dolar, 2018’de 4,954 milyar dolar ve 2019’da 5,107 milyar dolar oldu.

Kovid-19 salgını nedeniyle 2020 ve 2021’de yaşanan düşüşün ardından ticaret yeniden yükselişe geçti; 2022’de 6,493 milyar dolar, 2023’te 6,825 milyar dolar olan ticaret hacmi, 2024’te 7 milyar doların üzerine çıktı.

2025’te Türkiye’nin Suudi Arabistan’a ihracatı 3 milyar 149,6 milyon dolara ulaştı; toplam ticaret hacmi ise yaklaşık 8 milyar dolar olarak kaydedildi.