İslamabad ve Pakistan Talibanı arasında gerilim arttı: 4 asker öldürüldü

Pakistan’da bir intihar bombacısı, Pakistan Talibanı’ndan üst düzey bir komutanın ölümünün ardından 4 Pakistan askerini öldürdü

Pakistan güvenlik güçleri dün sınır kenti Ketta'da Aşure kutlamalarının yıldönümünde (AFP)
Pakistan güvenlik güçleri dün sınır kenti Ketta'da Aşure kutlamalarının yıldönümünde (AFP)
TT

İslamabad ve Pakistan Talibanı arasında gerilim arttı: 4 asker öldürüldü

Pakistan güvenlik güçleri dün sınır kenti Ketta'da Aşure kutlamalarının yıldönümünde (AFP)
Pakistan güvenlik güçleri dün sınır kenti Ketta'da Aşure kutlamalarının yıldönümünde (AFP)

Önde gelen bir Taliban komutanının ölmesinden birkaç saat sonra düzenlenen intihar saldırısında  dört Pakistan askerini öldü. Olay, İslamabad ile Pakistan Talibanı (TTP) arasındaki kırılgan ateşkesi tehlikeye attı.  Pakistan ordusu tarafından yapılan açıklamada, gece boyunca Afgan sınırına yakın Kuzey Veziristan bölgesinde askeri konvoyun hedef alındığı aktarıldı.
İntihar saldırısı, önceki gün Afganistan'ın Paktika ilinde önde gelen Pakistan Talibanı’nın üst düzey komutanının yol kenarına yerleştirilen bir bombayla öldürülmesinden saatler sonra gerçekleşti. Yetkililer, intihar saldırısının doğrulandığını ve ordunun genç bir çocuk olan intihar bombacısının kimliğini belirlemek için soruşturma başlattığını söyledi. Saldırının sorumluluğunu henüz üstlenen olmadı, ancak Taliban daha önce güvenlik güçlerini hedef alan intihar saldırıları düzenlemişti. Pakistan istihbarat teşkilatına bağlı olduğuna inanılan Afgan Taliban hareketinin Hakkani ağının aracılık ettiği barış görüşmelerini sürdürmek için İslamabad ve militanlar arasındaki kırılgan ateşkes hala sürüyor. İsminin açıklanmasını istemeyen Pakistan Talibanı'ndan bir kaynak, Ömer Halid Horasani olarak bilinen Abdul Vali Mohmand ve diğer 2 komutanın  Afganistan'daki Veziristan sınırındaki Paktita eyaletinde arabalarını "hedefleyen" bir patlamada öldüğünü söyledi.
Kaynak, arabaya ulaştıklarında yangının devam ettiğini ve patlamanın o an henüz belli olmadığına değinerek, Abdul Vali’nin Pakistan Talibanı  lideri Nur Vali Mehsud  ile yaptığı görüşmeden döndüğünü ifade etti. TTP, hareketin "önde gelen bir liderinin" öldürülmesiyle ilgili yakında bir duyuru yayınlanacağını açıkladı, ancak TTP’den bir kaynak patlamanın Ömer Halid Horasani’yi hedef aldığını bildirdi. Son gelişme, Afganistan Talibanı'nın aracılık ettiği barış görüşmelerinin ilerlediği bir zamanda Haziran ayında Pakistan Talibanı ile İslamabad hükümeti arasında varılan kırılgan ateşkesi tehlikeye atabilir. Taliban'ın Ağustos 2021'de Kabil'i ele geçirmesinden bu yana Pakistan güvenlik güçlerine yönelik saldırıların sınır bölgelerinde arttı.
Kabile bölgelerinde intihar saldırıları sıklaştı. 4 Temmuz'da bir intihar bombacısının güvenlik güçlerinin bulunduğu bir konvoya saldırmasıyla en az 10 güvenlik görevlisi yaralandı. Pakistanlı terör grupları ve El Kaide ile yakından ilişkili.  Geçtiğimiz dönemlerde Pakistan şehirlerine ve güvenlik güçlerine ortak terörist saldırılar düzenlendi. Pakistan güvenlik güçlerinin yoğun bir şekilde konuşlandırıldığı Kuzey Veziristan'ın Mir Ali bölgesinde gerçekleşen son intihar saldırısında bir askeri konvoy hedef alındı. Pakistan ordusu, tekrarlanan askeri operasyonların ardından, 2014 yılında Kuzey Veziristan'ı Afganistan'a kaçan terörist gruplardan arındırdı. Bu bağlamda Pakistan makamları, ulusal güvenliğe tehdit olarak kabul edilen silahlı kuvvetler hakkında bir bölüm yayınladıktan sonra önde gelen bir TV haber kanalını kesti. Eski Başbakan İmran Han'a yakın görülen Pakistan'ın Ari News kanalının yönetimi, Pakistan Elektronik Medya Düzenleme Kurumu'nun (PEMRA) dün geç saatlerde kanalın yayınını kestiğini söyledi. Kanal, önceki gün Han'ın danışmanlarından birinin iktidar partisinin orduya karşı bir karalama kampanyasının arkasında olduğunu söylediği bir klip yayınladı. Haberde ayrıca, ordu subaylarının üst komutanlıklarından gelen "yasadışı ve anayasaya aykırı emirlere" uymamaları gerektiği de ima edildi.



Pakistan’daki Şii camisine saldırıyı DEAŞ üstlendi

Pakistan'daki cami saldırısı, DEAŞ'ın tekrar güçlendiğine dair analizlerin yayımlandığı dönemde geldi (Reuters)
Pakistan'daki cami saldırısı, DEAŞ'ın tekrar güçlendiğine dair analizlerin yayımlandığı dönemde geldi (Reuters)
TT

Pakistan’daki Şii camisine saldırıyı DEAŞ üstlendi

Pakistan'daki cami saldırısı, DEAŞ'ın tekrar güçlendiğine dair analizlerin yayımlandığı dönemde geldi (Reuters)
Pakistan'daki cami saldırısı, DEAŞ'ın tekrar güçlendiğine dair analizlerin yayımlandığı dönemde geldi (Reuters)

Pakistan'da en az 31 kişinin yaşamını yitirdiği cami saldırısını DEAŞ üstlendi.

Başkent İslamabad'daki İmam Bargah Camisi'nde cuma namazı sırasında meydana gelen patlamada 170'ten fazla kişi de yaralanmıştı. 

DEAŞ, Telegram kanalından yayımladığı açıklamada, Hatice-i Kübra Camii diye de bilinen Şii ibadethanesine düzenlenen saldırıyı üstlendi.

Pakistan Savunma Bakanı Khavaja Muhammed Asıf, X'ten dün yaptığı açıklamada, silahlı saldırganın etrafa ateş açarak camiye girdiğini, güvenlik güçlerinin müdahalesi sonrası üzerindeki patlayıcıyı infilak ettirdiğini bildirmişti. 

Asıf, şüphelinin daha önce Afganistan'a gittiğini ve saldırının Hindistan'la Afganistan tarafından organize edildiğini öne sürmüştü.

Kabil ve Yeni Delhi yönetimleriyse iddiaları kınayarak reddetmişti.

Pakistan Dışişleri Bakanı Muhammed İshak Dar, olayın "intihar saldırısı" olduğunu belirterek, "İbadethaneleri ve sivilleri hedef almak, insanlığa karşı işlenmiş iğrenç bir suçtur ve İslam ilkelerinin açık bir ihlalidir” demişti. 

Pakistan Cumhurbaşkanı Asıf Ali Zerdari de patlamada hayatını kaybedenlerin ailelerine başsağlığı dilemişti. 

Şii camisindeki patlama, 2008'den bu yana İslamabad'da meydana gelen en ölümcül saldırı oldu. 2008'de başkentteki Marriott Hotel'e bomba dolu kamyonla düzenlenen saldırıda 60 kişi yaşamını yitirmiş, en az 266 kişi de yaralanmıştı. Saldırıyı üstlenen olmamıştı. 

Reuters'ın irtibata geçtiği Pakistanlı polis memuru Şahid Malik, camide 600 ila 700 kişinin olduğunu belirterek şunları söylüyor:  

Birçok olay yeri gördüm ama bu gerçekten çok korkunçtu.

Cami cemaatinden 46 yaşındaki Sarfraz Şah da saldırıda yaşanan kaosu şöyle anlatıyor: 

Silah seslerini duydum ve ne yaşandığını anlamaya çalışırken büyük bir patlama oldu. İnsanlar oraya buraya savruldu. Etraf dumanla doldu. Kimse ne olduğunu anlamadı. Sonra her yer kanla kaplandı.

Şah, saldırıda 39 yaşındaki kardeşi Manzar'ın yaşamını yitirdiğini söylüyor. 

Çoğunluğu Sünni Müslümanlardan oluşan Pakistan'da azınlık olan Şiiler, geçmişte de IŞİD ve Pakistan Talibanı'nın (Tehrik-i Taliban Pakistan/TTP) saldırılarında hedef alınmıştı.

Independent Türkçe, Reuters, Le Monde


Pakistan'da bir camide meydana gelen patlamada ölü ve yaralılar var

İslamabad'da bir camide bugün meydana gelen patlamada yaralananlardan biri hastaneye götürülüyor (AFP)
İslamabad'da bir camide bugün meydana gelen patlamada yaralananlardan biri hastaneye götürülüyor (AFP)
TT

Pakistan'da bir camide meydana gelen patlamada ölü ve yaralılar var

İslamabad'da bir camide bugün meydana gelen patlamada yaralananlardan biri hastaneye götürülüyor (AFP)
İslamabad'da bir camide bugün meydana gelen patlamada yaralananlardan biri hastaneye götürülüyor (AFP)

Pakistan polisi, bugün başkent İslamabad'da bir Şii camisine düzenlenen patlamada ibadet eden çok sayıda kişinin öldüğünü bildirdi.

Yerel yetkililere göre, İslamabad'daki cami patlamasında yaralananların sayısı 80'i geçti.

Polis yetkilisi Zafer Ikbal, patlamanın Cuma namazı sırasında meydana geldiğini söyledi. "Birçok kişiyi hastanelere götürdük. Şu anda ölü sayısı veremem, ancak evet, ölüler var" ifadesini kullandı.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre üst düzey bir güvenlik kaynağı, isminin açıklanmaması şartıyla "Şu ana kadar 11 kişi öldü ve 20 kişi yaralandı" dedi.

Polis sözcüsü, patlamanın niteliğinin henüz netleşmediğini belirtti.


Çin, Myanmar'da dolandırıcılık faaliyetleri yürütmekten suçlu bulunan 4 kişiyi idam ediyor

Çin'in doğusundaki Zhejiang eyaletinde Ming ailesi suç örgütü üyeleri mahkemeye çıkarıldı (AFP).
Çin'in doğusundaki Zhejiang eyaletinde Ming ailesi suç örgütü üyeleri mahkemeye çıkarıldı (AFP).
TT

Çin, Myanmar'da dolandırıcılık faaliyetleri yürütmekten suçlu bulunan 4 kişiyi idam ediyor

Çin'in doğusundaki Zhejiang eyaletinde Ming ailesi suç örgütü üyeleri mahkemeye çıkarıldı (AFP).
Çin'in doğusundaki Zhejiang eyaletinde Ming ailesi suç örgütü üyeleri mahkemeye çıkarıldı (AFP).

Çinli yetkililer bugün, altı Çin vatandaşının ölümüne neden olmaktan ve Myanmar'da 4 milyar dolardan fazla değerde dolandırıcılık ve kumar operasyonu yürütmekten suçlu bulunan dört kişinin idam edileceğini duyurdu.

Güney Çin'deki Shenzhen Orta Halk Mahkemesi bu sabah yaptığı açıklamada idamların ne zaman gerçekleştirileceğine dair bilgi vermedi.

Geçtiğimiz hafta, Myanmar'da dolandırıcılık operasyonu yürütmekle suçlanan 11 kişinin daha idam cezasına çarptırıldığı açıklandı.

Şarku'l Avsat'ın AP'den aktardığına göre, geçen kasım ayında Shenzhen'deki bir mahkeme, aralarında kötü şöhretli Bai ailesinin üyelerinin de bulunduğu beş kişiyi, dolandırıcılık merkezleri ve kumar kulüpleri ağı işletmekten dolayı ölüm cezasına çarptırdı.

Mahkeme, sanıklardan biri olan grubun lideri Bai Su Cheng'in mahkumiyetinden sonra bir hastalıktan öldüğünü bildirdi.

Grup, Myanmar'ın Çin sınırındaki Kokang bölgesinde sanayi parkları kurmuştu ve adam kaçırma, gasp, zorla fuhuş ve uyuşturucu üretimi ile ticareti de dahil olmak üzere dolandırıcılık amaçlı kumar ve telekomünikasyon faaliyetleri yürütmekle suçlanıyordu.

Mahkeme, sanıkların kurbanlarını 29 milyar yuan'dan (4,2 milyar dolar) fazla dolandırdığını, altı Çin vatandaşının ölümüne ve birçoğunun yaralanmasına neden olduğunu belirterek, suçlarının "son derece iğrenç, son derece ciddi koşullar ve sonuçlar doğuran ve topluma ciddi bir tehdit oluşturan" nitelikte olduğunu bildirdi.

Açıklamada, sanıkların başlangıçta karara itiraz ettikleri, ancak Guangdong Eyaleti Yüksek Halk Mahkemesi'nin itirazlarını reddettiği belirtildi.

Bu infazlar, Pekin'in Güneydoğu Asya'da, özellikle Myanmar, Kamboçya ve Laos'ta gelişen bir iş haline gelen "dolandırıcılık kümelenmeleri"ne karşı yürüttüğü geniş kapsamlı operasyonun bir parçası olarak gerçekleşti. Bu çeteler, aralarında binlerce Çin vatandaşının da bulunduğu dünya çapındaki kurbanlara karşı kaçakçılık, insan ticareti ve siber dolandırıcılık gibi çeşitli suçlar işliyor.

Bölgedeki yetkililer, özellikle Çin, Amerika Birleşik Devletleri ve diğer ülkelerden gelen artan uluslararası baskıyla karşı karşıya kalıyor ve suç oranındaki artışla mücadele etmeleri bekleniyor.