Afrika'da 24 takımdan oluşan yeni bir süper lig kurulacak

CAF Başkanı Patrice Motsepe (AFP)
CAF Başkanı Patrice Motsepe (AFP)
TT

Afrika'da 24 takımdan oluşan yeni bir süper lig kurulacak

CAF Başkanı Patrice Motsepe (AFP)
CAF Başkanı Patrice Motsepe (AFP)

Afrika Futbol Konfederasyonu'nun (CAF), rekabeti güçlendirmek için 24 kulüpten oluşacak yeni bir lig kuracağı bildirildi.
CAF Başkanı Patrice Motsepe, Tanzanya'nın Arusha şehrindeki CAF Genel Kurulu'nda yaptığı açıklamada, 24 takımdan oluşacak yeni ligin Afrika'daki Şampiyonlar Ligi'nden 5 kat daha fazlasına tekabül eden 100 milyon dolarlık para ödülü vereceğini söyledi.
Her kulübün, hazırlıklar ve katılımı finanse etmek için başlangıçta 2,5 milyon dolar alacağını belirten Motsepe, FIFA’nın desteğine sahip ligin 2023'te başlamasının planlandığını kaydetti.
CAF Başkanı, Afrika'nın yeni ligini finanse edecek paranın nereden geleceğine dair somut bir ayrıntı ise vermedi.
Motesepe, geçen ay CAF'ın lig için "yatırımcılar ve sponsorlarla dolup taştığını" ancak henüz büyük bir ticari anlaşma yapılmadığını belirtmişti.



Dünya Kupası: Mısır, Avustralya'yı penaltılarla yenerek son 16 turuna yükseldi

Hossam Abdel-Maguid, Arlington'da Avustralya ile Mısır arasında oynanan Dünya Kupası son 32 turu maçında belirleyici penaltı vuruşunu gole çevirdikten sonra sevinç gösterisi yapıyor (AP)
Hossam Abdel-Maguid, Arlington'da Avustralya ile Mısır arasında oynanan Dünya Kupası son 32 turu maçında belirleyici penaltı vuruşunu gole çevirdikten sonra sevinç gösterisi yapıyor (AP)
TT

Dünya Kupası: Mısır, Avustralya'yı penaltılarla yenerek son 16 turuna yükseldi

Hossam Abdel-Maguid, Arlington'da Avustralya ile Mısır arasında oynanan Dünya Kupası son 32 turu maçında belirleyici penaltı vuruşunu gole çevirdikten sonra sevinç gösterisi yapıyor (AP)
Hossam Abdel-Maguid, Arlington'da Avustralya ile Mısır arasında oynanan Dünya Kupası son 32 turu maçında belirleyici penaltı vuruşunu gole çevirdikten sonra sevinç gösterisi yapıyor (AP)

Mısır, normal süresi ve uzatma dakikaları 1-1 eşitlikle sona eren mücadelede Avustralya'yı penaltı atışları sonucunda 4-2 mağlup ederek FIFA Dünya Kupası'nda son 16 turuna yükseldi.

Mısır, 13. dakikada Kerim Hafez'in sol kanattan yaptığı ortada İmam Ashour'un kafa golüyle öne geçti. Ancak ikinci yarının 10. dakikasında Muhammed Hany, Avustralya'nın kullandığı serbest vuruşta topu uzaklaştırmak isterken meşin yuvarlağı kendi ağlarına göndererek skora denge getirdi.

Karşılaşmanın son bölümünde baskısını artıran Mısır, Rami Rabia ile galibiyete çok yaklaştı. Ancak Avustralya kalecisi Patrick Beach'in başarılı kurtarışı sonrası mücadele uzatma devrelerine taşındı. Uzatmalarda da eşitlik bozulmayınca turu geçen taraf penaltı atışlarıyla belirlendi.

Penaltı serisinde Mısır adına oyuna sonradan giren Mahmud Sabır, Rami Rabia, takım kaptanı Muhammed Salah ve Hüsam Abdülmecid hata yapmadı. Avustralya'da ise Harry Souttar ile Lucas Herrington penaltı atışlarından yararlanamadı.

Mısır, son 16 turunda Arjantin ile Yeşil Burun Adaları (Cabo Verde) arasında oynanacak karşılaşmanın galibiyle eşleşecek.


Şarku'l Avsat’a konuşan kaynaklar: Al-Ahli, Riyad Mahrez ile yollarını ayırdı

Cezayirli yıldız Riyad Mahrez. (AFP)
Cezayirli yıldız Riyad Mahrez. (AFP)
TT

Şarku'l Avsat’a konuşan kaynaklar: Al-Ahli, Riyad Mahrez ile yollarını ayırdı

Cezayirli yıldız Riyad Mahrez. (AFP)
Cezayirli yıldız Riyad Mahrez. (AFP)

Şarku’l Avsat’ın  kaynaklardan edindiği bilgiye göre Al-Ahli yönetimi, Cezayirli yıldız Riyad Mahrez ile üç sezon süren birlikteliğini sona erdirdi. Mahrez, bu süreçte sergilediği başarılı performansla takımın elde ettiği önemli başarılarda kilit rol oynadı.

Cezayir Milli Takımı'nın kaptanı olan Mahrez, Al-Ahli formasıyla Asya Şampiyonlar Ligi Elite, Suudi Arabistan Süper Kupası ve Elite Kupası olmak üzere üç şampiyonluk yaşadı. Kulüp yönetimi, deneyimli futbolcunun takımdaki kariyerini sonlandırma kararı aldı.

Al-Ahli'nin, taraflar arasında varılan anlaşmanın ardından Mahrez'in ayrılığına ilişkin ayrıntıları önümüzdeki günlerde resmen açıklaması bekleniyor. Böylece Cezayirli yıldız, hücum hattına yaptığı önemli katkılar ve kulübün başarılarında oynadığı belirleyici rolle geçen üç sezonun ardından takıma veda edecek.

Şarku'l Avsat, 26 Haziran'da yayımladığı haberinde, Al-Ahli yönetiminin, sözleşmede yer alan ve 30 Haziran'a kadar kullanılabilecek tek taraflı fesih maddesini yürürlüğe koymaya hazırlandığını aktarmıştı. Haberde, Mahrez'in sözleşmesini sonuna kadar sürdürmek istemesine rağmen kulübün bu seçeneği değerlendirdiği belirtilmişti.

Şarku'l Avsat’a konuşan kaynaklarına göre Al-Ahli yönetimi, söz konusu fesih maddesini resmen devreye soktu. Buna göre kulüp, taraflar arasındaki sözleşme hükümleri uyarınca Riyad Mahrez'e sözleşmenin feshi karşılığında 15 milyon dolar tazminat ödeyecek.


Formula 1, Britanya'daki mabedinde: Silverstone

Formula 1 Britanya Grand Prix'sinde 5 Britanyalı sürücü yarışacak: Lewis Hamilton, George Russell, Lando Norris, Oliver Bearman ve Arvid Lindblad (Reuters)
Formula 1 Britanya Grand Prix'sinde 5 Britanyalı sürücü yarışacak: Lewis Hamilton, George Russell, Lando Norris, Oliver Bearman ve Arvid Lindblad (Reuters)
TT

Formula 1, Britanya'daki mabedinde: Silverstone

Formula 1 Britanya Grand Prix'sinde 5 Britanyalı sürücü yarışacak: Lewis Hamilton, George Russell, Lando Norris, Oliver Bearman ve Arvid Lindblad (Reuters)
Formula 1 Britanya Grand Prix'sinde 5 Britanyalı sürücü yarışacak: Lewis Hamilton, George Russell, Lando Norris, Oliver Bearman ve Arvid Lindblad (Reuters)

Adrenalin'den herkese merhaba, bu hafta 2026 Formula 1 Britanya Grand Prix'sine yakından bakıyoruz. 

Formula 1 takviminde bazı yarışlar sadece puan dağıtır, bazıları da tarihe geçer. Silverstone ise bunların çok ötesinde bir anlam taşır. Çünkü burası sadece bir yarış pisti değil; Formula 1'in doğduğu yer.

Bugün tüm dünyanın ekran başında takip ettiği dünya şampiyonası, 13 Mayıs 1950'de ilk kez burada start aldı. Aradan geçen 76 yılın ardından Silverstone sporun kalbi olmayı sürdürüyor.

Bu hafta sonu yine motor sesleri Northamptonshire semalarını dolduracak. Tribünlerde 565 bini aşması beklenen seyirciyle Formula 1 tarihinin en kalabalık hafta sonlarından biri yaşanabilir.

Ancak Silverstone'u özel yapan yalnızca bu atmosfer değil. Bu pistin her metresinde geçmişten bugüne uzanan ayrı bir hikaye saklı.

Silverstone'un hikayesi yarış pisti olarak başlamadı. II. Dünya Savaşı sırasında burası RAF Silverstone adıyla kullanılan bir hava üssüydü.

Pistin bugünkü ana hatlarını oluşturan bölüm ise o dönemde savaş uçaklarının kullandığı üçgen biçimli pistlerden oluşuyordu.

Savaş sona erdiğinde havaalanı sessizliğe büründü. Kimse birkaç yıl sonra dünyanın en önemli yarış pistlerinden birine dönüşeceğini tahmin etmiyordu.

1947 yılında bir grup yarış tutkunu, kullanılmayan havaalanının pistlerini yarış rotasına dönüştürerek kendi aralarında bir yarış düzenledi. Bu organizasyon, Silverstone tarihindeki ilk motor sporları etkinliği olarak kabul ediliyor.

Yarış sırasında sürücülerden Maurice Geoghegan piste çıkan bir koyuna çarptı. Çarpmanın etkisiyle koyun hayatını kaybederken Geoghegan'ın aracı da ağır hasar aldı. Olayın ardından yarış, tarihe "Mutton Grand Prix" (Koyun Grand Prix'si) adıyla geçti.

Bir yıl sonra Kraliyet Otomobil Kulübü pisti kiralayarak daha profesyonel organizasyonlar düzenlemeye başladı.

1950'de ise Formula 1 Dünya Şampiyonası'nın ilk yarışı burada gerçekleştirildi. O günden sonra Silverstone yalnızca Britanya'nın değil, tüm motor sporlarının sembollerinden biri haline geldi.

Yıllar içinde pist birçok kez değişti. Güvenlik gerekçesiyle virajlar yeniden tasarlandı, yeni bölümler eklendi, pit alanı taşındı. Ancak Silverstone'un ruhu hiç değişmedi. Hâlâ yüksek hız, cesaret ve kusursuz tempo isteyen bir pist olarak görülüyor.

Pilotların en çok zorlandığı bölüm, peş peşe gelen Copse, Maggots ve Becketts virajları. Formula 1 otomobilleri burada neredeyse nefes almadan sağa-sola yön değiştiriyor.

Sürücüler birkaç saniye boyunca vücutlarını adeta koltuğa yapıştıran yaklaşık 5G'lik bir yanal kuvvete maruz kalıyor ve en küçük hata bile yarışın kaderini değiştirebiliyor.

Silverstone'un bir başka özelliği ise Britanya havası. Sabah güneş altında başlayan bir yarışın birkaç dakika içinde yağmur altında devam etmesi burada kimseyi şaşırtmıyor.

Son iki Britanya Grand Prix'sinde yağmurun stratejileri tamamen değiştirmesi bunun en güncel örneklerinden biri. Bu yüzden Silverstone'da sadece hızlı olmak yetmiyor; doğru anda doğru kararı verebilmek de en az hız kadar önemli.

Bu sezon da rekabetin içinde öne çıkan pek çok başlık var.

Geçen hafta Avusturya’da kazanan George Russell, evindeki mücadeleye kariyerinin belki de en özgüvenli dönemlerinden biriyle geliyor.

Sezon başında genç takım arkadaşı Kimi Antonelli karşısında zorlanan İngiliz pilot, Avusturya'daki zaferle hem moral buldu hem de şampiyonluk yarışında yeniden iddialı olduğunu gösterdi.

İlginç olan ise Russell'ın bugüne kadar Silverstone'da hiç podyuma çıkamamış olması. Kendi taraftarı önünde ilk zaferini kazanmak onun için kariyerindeki en anlamlı başarılardan biri olabilir.

Diğer tarafta ise sezonun en büyük sürprizi Kimi Antonelli var. Henüz 19 yaşındaki İtalyan pilot, Silverstone'a şampiyona lideri olarak geliyor. Avusturya'da sıralama turlarında yaptığı küçük hata pahalıya mal olsa da hız konusunda hâlâ en güçlü isimlerden biri olduğunu kanıtladı.

Üstelik Silverstone'un Antonelli için ayrı bir anlamı var. İlk Formula 2 zaferini burada kazandı ve Mercedes yönetimi de onu Formula 1 koltuğuna layık gördüğüne bu pistte karar verdi. Genç pilot şimdi aynı pistte dünya şampiyonluğu yolunda kritik puanlar toplamaya çalışacak.

Ferrari cephesinde ise daha temkinli bir hava var.

Barselona'da Ferrari kariyerinin ilk zaferini elde eden Lewis Hamilton, bu kez taraftarının önüne çıkacak. Hamilton bu pistte 9 kez zafere ulaşsa da gerçekçi konuşuyor.

Ferrari'nin özellikle düzlük hızında rakiplerinin gerisinde kaldığını ve bu pistte bunun ciddi dezavantaj yaratacağını açıkça dile getiriyor.

Yine de Silverstone denince akla gelen ilk isim hâlâ Hamilton. En çok pole pozisyonu alan ve en çok yarış kazanan pilot unvanını elinde bulunduruyor. 2020'de pistin start-finiş düzlüğüne "Hamilton Straight" adının verilmesi de bunun en büyük göstergesi. Bir pilotun adının Formula 1'in doğduğu pistte yaşatılması, spor tarihinde çok az kişiye nasip olacak bir onur.

McLaren ise yine evinde güçlü destek görecek. Geçen yıl burada kazanan Lando Norris için kurulan 16 bin kişilik "Landostand" tribününde biletler günler öncesinden tükendi.

Norris kendisini hâlâ “sadece yarışmayı seven bir çocuk” diye tanımlıyor ama artık onu destekleyen onbinlerce taraftar var. Britanya'nın Formula 1'e olan sevgisi belki de en net bu görüntüde kendini gösteriyor.

Silverstone aynı zamanda sprint hafta sonuna ev sahipliği yapacak. Yani takımların hata yapma lüksü her zamankinden daha az olacak.

Cuma günü 14.30'daki tek antrenmanın ardından 18.30'da sprint sıralaması başlayacak. Cumartesi 14.00'te sprint yarışı, 18.00'de ana yarışın sıralama turları yapılacak. Kısacası daha ilk günden itibaren tempoyu zirvede göreceğiz.

Formula 1'in bugün geldiği nokta teknoloji, bütçeler ve mühendislik açısından bambaşka bir seviyede olabilir. Ancak Silverstone bize hâlâ bu sporun özünü hatırlatıyor.

Bir zamanlar savaş uçaklarının kalktığı pistte bugün dünyanın en iyi pilotları sınırlarını zorluyor. 1947'de bir koyunun yarışın kahramanı olduğu havaalanı, artık Formula 1'in yüz binlerce taraftarın doldurduğu mabedi haline gelmiş durumda.

Belki bu hafta sonu Russell evindeki ilk zaferini kazanacak. Belki Antonelli şampiyonluk yürüyüşünü sürdürecek. Belki de Hamilton, Ferrari ile taraftarına unutulmaz bir gün yaşatacak.

Kim kazanırsa kazansın değişmeyecek tek gerçek şu: Burası yalnızca bir yarış pisti değil; bu sporun başladığı yer, geçmişiyle bugünü aynı asfalt üzerinde buluşturan yaşayan bir tarih sahnesi.

Kaynaklar: Silverstone, F1