İran medyasından Selman Rüşdi’yi bıçaklayan saldırgana övdü
İran’da muhafazakar medya, Şeytan Ayetleri kitabı nedeniyle 1989 yılında hakkında ölüm fetvası verilen yazar Selman Rüşdi’yi dün New York’ta bıçaklayan saldırgana övgüde bulundu.
Konferans vermek üzere sahneye çıktığı sırada boynu ve karnından bıçaklanan Rüşdi’ye yönelik saldırıya ilişkin İran’dan henüz resmi bir açıklama yapılmadı.
Yazı İşleri Müdürü, ülkenin dini lideri Ali Hamaney tarafından atanan muhafazakar Keyhan gazetesinde yer alan haberde, “New York’ta mürted ve şeytani yazar Selman Rüşdi’ye saldıran kişiyi binlerce kez tebrik ediyoruz. Allah’ın düşmanının boynunu yaralayan adamın eli öpülmelidir” denildi.
1979’daki İran devriminin lideri olan Humeyni, 1989’da bir fetva yayınlayarak, dünyanın dört bir yanındaki Müslümanlara Hint asıllı İngiliz yazarı öldürmeleri çağrısında bulundu.
Twitter, 2019’da Humeyni’nin Rüşdi’ye yönelik fetvasının ‘geri alınamaz’ olduğunu vurgulayan bir tweeti üzerine Hamaney’in hesabını askıya aldı.
Asr-e İran gazetesinde dün yer alan bir haberde, Hamaney’in ‘Humeyni tarafından atılan okun bir gün hedefini vuracağına’ dair ifadesine yer verildi.
İran’daki dini bir örgüt, Humeyni’nin fetvasını uygulayan kişiye verilmek üzere 2,7 milyon dolar ödül teklif etti. 2012’de bu miktarı 3,3 milyon dolara çıkardı.
Vatan-e Emrooz gazetesinin ana manşeti, “Selman Rüşdi’nin boynuna bıçak saplandı” olurken, Horasan gazetesinin manşeti, “Şeytan cehenneme gidiyor” oldu.
New York Eyalet Polisi, zanlının New Jersey’den Hadi Matar (24 yaşında) olduğunu ve Chautauqua Enstitüsü’ndeki konferansa katılmak için bir bilet aldığını belirtti.
ABD Hazine Bakanı: İranlı liderler paralarını "çılgınca" yurt dışına aktarıyorlarhttps://turkish.aawsat.com/d%C3%BCnya/5238697-abd-hazine-bakan%C4%B1-i%CC%87ranl%C4%B1-liderler-paralar%C4%B1n%C4%B1-%C3%A7%C4%B1lg%C4%B1nca-yurt-d%C4%B1%C5%9F%C4%B1na-aktar%C4%B1yorlar
ABD Hazine Bakanı: İranlı liderler paralarını "çılgınca" yurt dışına aktarıyorlar
ABD Hazine Bakanı Scott Bessent (AP)
ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, dün İranlı liderleri "çılgınca" yurt dışına para transfer etmekle suçladı.
Bessent, geçen perşembe günü İran liderliğinin eylemlerinin sonun yaklaştığına dair iyi bir işaret olduğunu belirterek, İran'daki liderliğin hızla ülke dışına para çıkardığını kaydetmişti.
ABD Dışişleri Bakanı, İran'da "farelerin gemiyi terk etmeye başladığı" anlaşılıyor dedi.
ABD Başkanı Donald Trump'ın İran'a yönelik bir saldırıyı değerlendirdiğini açıklamasının ardından, ABD'nin Ortadoğu'daki askeri yığınağının hızı son haftalarda arttı; ancak başkan henüz somut bir karar verdiğini açıklamadı.
Kolombiya'da şiddetli yağmurlar nedeniyle 13 kişi hayatını kaybettihttps://turkish.aawsat.com/d%C3%BCnya/5238696-kolombiyada-%C5%9Fiddetli-ya%C4%9Fmurlar-nedeniyle-13-ki%C5%9Fi-hayat%C4%B1n%C4%B1-kaybetti
Kolombiya'da şiddetli yağmurlar nedeniyle 13 kişi hayatını kaybetti
Güneybatı Nariño bölgesinde meydana gelen toprak kaymasının ardından, ağır iş makineleri ceset bulmak için çamurda arama yapıyor (AFP)
Yetkililerin yaptığı açıklamaya göre Kolombiya'da bu hafta, yılın bu zamanı için alışılmadık derecede yoğun yağışlar olması nedeniyle 13 kişi hayatını kaybetti.
Ulusal Meteoroloji Ajansı EDIAM, Kuzey Amerika'dan Kolombiya'nın Karayip kıyılarına kadar uzanan soğuk cephenin, geçen ay yağış miktarını tarihi ortalamaya göre yüzde 64 oranında artırdığını bildirdi.
Bu hafta hayatını kaybedenler arasında, cuma gecesi geç saatlerde güneybatı Nariño bölgesinde meydana gelen toprak kaymasında ölen yedi kişi de bulunuyor. İl yetkililerine göre, şiddetli yağmurlar nedeniyle bir derenin taşması sonucu evler çamur altında kaldı. Yerel yetkililer, kurtarma ekipleri ve eğitimli köpekler ceset ararken, ağır iş makinelerinin çamurda ceset bulmak için kazı yaptığı görüntüler yayınladı.
Ulusal Afet Yönetim Birimi (UNGRD) perşembe günü yaptığı açıklamada, şiddetli hava koşullarının ülke genelinde altı kişinin ölümüne yol açtığını duyurdu. Tropikal iklime sahip Kolombiya'da, iklim değişikliği kuraklık ve yüksek nem dönemlerinde önemli aksamalara neden oluyor.
İran Yargı Erki Başkanı: Washington’la müzakerelere güven yokhttps://turkish.aawsat.com/d%C3%BCnya/5238639-i%CC%87ran-yarg%C4%B1-erki-ba%C5%9Fkan%C4%B1-washington%E2%80%99la-m%C3%BCzakerelere-g%C3%BCven-yok
İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
TT
TT
İran Yargı Erki Başkanı: Washington’la müzakerelere güven yok
İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, bugün (pazar) yaptığı açıklamada, ABD’nin müzakereleri “aldatma, hile ve zaman kazanma aracı” olarak kullanmayı hedeflemesi halinde bunun bir “yanılsama” olacağını söyledi. Ejei, “Müzakerelere dair hiçbir umut ve güven yoktur” dedi.
Washington ile Tahran arasında ilk tur görüşmeler cuma günü Umman’da yapılmış, taraflar görüşmeleri “olumlu” olarak nitelemiş ve yakın zamanda sürdürme niyetlerini açıklamıştı.
Söz konusu görüşmeler, İran’da rejim karşıtı geniş çaplı protesto dalgasının zirveye ulaşmasından yaklaşık bir ay sonra gerçekleşti. Protestolar sırasında yürütülen ve insan hakları örgütlerinin “benzeri görülmemiş” olarak nitelediği güvenlik operasyonlarında binlerce kişinin hayatını kaybettiği belirtiliyor.
ABD Başkanı Donald Trump, başlangıçta protestoların bastırılması nedeniyle Tahran’a karşı askeri seçenekleri gündeme getirmiş, hatta göstericilere “yardım yolda” mesajı vermişti. Ancak Trump’ın son günlerdeki söylemi, İran’ın nükleer programını dizginlemeye odaklandı. Bu çerçevede ABD, başını “USS Abraham Lincoln” uçak gemisinin çektiği bir deniz görev grubunu bölgeye sevk etti. İran yönetimi ise Trump’ın İran’a saldırı tehditlerini hayata geçirme ihtimalinden ciddi endişe duyuyor. Tahran, olası bir saldırı halinde bölgedeki ABD üslerini hedef alacağı ve Hürmüz Boğazı’nı kapatabileceği uyarısında bulundu.
Yargı Erki Başkanı, müzakere çağrısı yapan taraflara dair “ne umut ne de güven” olduğunu vurgulayarak, ABD’ye bu yolda güvenilemeyeceğini söyledi. Mevcut diyalog çağrılarının, “şiddeti kışkırtan ve sabotajcıları silahlandıran aynı taraflardan” geldiğini ifade etti.
Gösterici kalabalıkları, geçen 8 Ocak’ta başkent Tahran’ın batısındaki bazı yolları kapattı (AP)
Yargı erkinin resmi ajansı Mizan’ın aktardığına göre Ejei, pazar günü yaptığı konuşmada İran’ın hiçbir zaman savaş isteyen taraf olmadığını, ancak her türlü saldırgana karşı tüm gücüyle duracağını belirtti. Bazı ülkelerin geçmişte İran’ın yanında yer alırken, “İslam Cumhuriyeti’nin sonunun geldiğini düşündüklerini” de sözlerine ekledi.
Ejei, geçen yıl haziran ayında yaşanan ve 12 gün süren savaşa atıfta bulunarak, müzakereler sürerken savaşı başlatan tarafların, İran’ın “direncini” gördükten sonra ateşkes talep etmek zorunda kaldıklarını söyledi.
“İsyan eylemlerini kim başlattı? Provokatörleri kim silahlandırdı?” diye soran Ejei, “Onları silahlandıranlar bugün ‘gelin müzakere edelim’ diyenlerin ta kendileridir” ifadelerini kullandı.
Orta İran’daki Arak kentinde yargı yetkililerine hitap eden Ejei, “aldatılmış bireyler” ile “asıl unsurların” hesabının ayrı olduğunu belirterek, davaların “yargı usullerine uygun ve her vakanın niteliğine göre” ele alınacağını söyledi.
Son protestolardaki şiddetin benzeri görülmemiş boyutlara ulaştığını savunan Ejei, “sokaklarda ve geçiş noktalarında en vahşi suçları işleyenlerin sıradan vatandaşlar değil; ABD ve Siyonist rejim unsurları tarafından eğitilmiş, kalpsiz teröristler olduğunu” ileri sürdü.
Buna karşılık “aldatılmış unsurların” varlığını kabul eden Ejei, bunların “teröristler ve ayaklanmaların ana unsurlarından ayrı değerlendirileceğini” ve suçlamalarının “her birinin koşullarına göre” inceleneceğini söyledi.
ABD merkezli insan hakları örgütü Hrana, protestolar sırasında çoğu gösterici olmak üzere 6 bin 971 kişinin öldüğünü ve 51 binden fazla kişinin gözaltına alındığını belgelediğini açıkladı.
Ejei ayrıca, protestolar sırasında reform çağrısı yapan ve baskıların araştırılması için ulusal bir gerçekleri araştırma komisyonu kurulmasını isteyen bazı iç aktörleri ve kişileri de eleştirdi.
Velayet-i Fakih’in yanında durmamanın, savaş sırasında Saddam Hüseyin’e sığınanların ve bugün suçlu Siyonistlere yaslananların akıbetiyle sonuçlanacağını savunan Ejei, “Bir zamanlar devrimle birlikte olan, bugün ise bildiri yayımlayan bu kişiler acınacak ve sefil insanlardır” dedi.
لم تشترك بعد
انشئ حساباً خاصاً بك لتحصل على أخبار مخصصة لك ولتتمتع بخاصية حفظ المقالات وتتلقى نشراتنا البريدية المتنوعة