Pakistan Başbakanı Şerif Şarku’l Avsat’a konuştu: Önceliğimiz ekonomi ve Keşmir sorunu

Şarku’l Avsat’a konuşan Pakistan Başbakanı, Suudi Arabistan ile yeni iş birliği fırsatlarına değindi

Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif (Şark’ul Avsat)
Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif (Şark’ul Avsat)
TT

Pakistan Başbakanı Şerif Şarku’l Avsat’a konuştu: Önceliğimiz ekonomi ve Keşmir sorunu

Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif (Şark’ul Avsat)
Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif (Şark’ul Avsat)

Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif, en önemli önceliklerinin enomi reformunun gerçekleştirilmesi ve Hindistan’ın meşru olmayan eylemlere son vermesi şartıyla, Cammu Keşmir meselesinde ciddi bir diyalog başlatılması olduğunu söyledi.
Şarku’l Avsat’a açıklamalarda bulunan Şerif, ülkesinin 83 bin insanın hayatına ve 150 milyar dolar kayıba neden olan ‘terör belasını’ nihayet sonlandırmayı başardığını kaydetti. Pakistan’ın dünyanın yedinci nükleer devleti olmasına rağmen, hala iç ve dış zorluklarla karşı karşıya olduğunu belirtti. Şarku’l Avsat’ın, Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif ile yaptığı röportajın ayrıntıları şöyle:

-Bağımsızlığının üzerinden 75 yıl geçmişken, günümüz Pakistan’ını nasıl görüyorsunuz? 
Bir ulus için yetmiş beş yıl uzun bir süre anlamına gelmez. Her modern devlet gibi bu yetmiş beş yıl içinde iniş ve çıkışlar yaşadık. 1947’den itibaren çok büyük sorunlarla karşılaştık ve bunlarla baş edebilmeyi başardık, tabi bu maceramızda ciddi fısratlar kaçırdığımızı da itiraf etmeliyiz. Bugün hamdolsun Pakistan dünyada yedinci nükleer güç sayılıyor, bu başarıya ulaşan ilk ve tek İslam ülkesiyiz. Ayrıca ülkedeki terör canavarını yendik ve dünyanın güvenli hale gelmesine büyük katkı sağladık. Pakistan dünyanın en genç nüfusunu barındırıyor, doğal ve insan kaynaklarımız, ülkemizin ilerleme ve refah yolculuğunu hızlandırmak için benzersiz bir konum sağlıyor. Ekonomi, şu anda karşılaştığımız en büyük zorluktur, bu nedenle koalisyon hükümeti gündeminde ekonomik istikrarı ön planda tutmuştur. Ekonomide kendi kendine yeterliliği sağlamak için reformları uygulama sürecindeyiz. 

-Pakistan’ın Keşmir meselesindeki tutumu nedir? Hint tarafıyla diyalog kuruyor musunuz? 
Cammu Keşmir, Pakistan ve Hindistan arasındaki ana anlaşmazlığı temsil ediyor. Pakistan'ın Cammu Keşmi sorunu konusundaki ilkeli duruşu devam ediyor. İlgili BM Güvenlik Konseyi kararları ve Keşmir halkının istekleri doğrultusunda nihai çözüme ulaşana kadar da bu konu Pakistan'ın dış politika önceliklerinin başında yer almaya devam edecektir. Pakistan, Hindistan'ın yasadışı eylemlerini durdurması ve Keşmir halkına yönelik vahşice yaklaşımını sonlandırması koşuluyla (Hindistan'ın 5 Ağustos 2019'da Cammu Keşmir'in özel statüsünü kaldırmasına atıfta bulunarak) Cammu Keşmir’deki temel ihtilaf da dahil olmak üzere tüm konularda Hindistan ile anlamlı ve sonuç odaklı bir diyalog kurmaya hazırdır. Hindistan’ın Keşmirdeki yaklaşım biçimi kabul edilemez, yani orada uygun bir ortam oluşturma sorumluluğu Hindistan'ın üzerindedir. 

-Hükümetin şu anda benimsediği siyasi ve ekonomik reform yaklaşımı nedir? 
Siyasi olarak, mevcut koalisyon hükümeti zaten bir ulusal hükümettir; İmran Han'ın Adalet Hareketi hariç, ülkedeki tüm büyük siyasi partileri içermektedir. Bu, siyasi hayatımızda önemli bir gelişmeyi temsil ediyor; ayrı seçim gündemleri olan siyasi partiler, ülkemizin karşı karşıya olduğu sorunları çözmek için bir araya gelmeyi başarmıştır. Bizim net bir gündemimiz var ve tüm kararlar bir istişare sürecinin ardından alınıyor. Koalisyon hükümeti, ekonomik krizden çıkabilmemiz için zor ve popülist olmayan kararlar almak zorunda kaldı. Ağır bir bedel ödemek zorunda kaldık ancak bu sayede ulusal çıkarlarımızı koruyabilmemiz mümkündü. Uluslararası Para Fonu (IMF) müzakerelerin ardından geri döndü, nakit akışı için bazı dost ülkelerle temaslarımız devam ediyor. Ancak bunlar kısa vadeli önlemlerdir, temeller düzeltilmeden bu tedavilerin uzun vadede etkili olacağını düşünmüyoruz.  

-Bugün Pakistan'ın karşı karşıya olduğu en önemli iç ve dış zorluklar nelerdir? 
Son on yılda dünyada kutuplaşma ve popülizmde ciddi bir artış gözlemliyoruz. Bu dalgalar toplumların sosyal dokusunu olumsuz etkiledi. Pakistan'da bizler de topluma ağır zararlar veren kutuplaştırıcı politikaların kurbanıyız; siyaset sahnesi sertleşti ve toplumsal hoşgörü alanı daraldı. Az önce belirttiğim gibi, ekonomi en ciddi zorluğu temsil ediyor. Ekonomik anlamda zayıf olan ve kurtuluş için başkalarına bağımlı olan hiçbir ülke bağımsız kararlar alamaz. Pakistan'ın dış politika çıkarları da son dört yılda ciddi zarar gördü, ayrıntıya girmeyeceğim; ancak müttefikler ve dost ülkelerle ilişkilerimizi canlandırmamız gerektiğini düşünüyorum. Göreve geldikten kısa bir süre sonra bu süreç başladı ve şimdiden çalışmalarımızın sonuçlarını almaya başladık.

-Pakistan hala terörden muzdarip mi? Terörü engellemek için planlarınız neler? 
Pakistan bölgede terörle mücadelede çok önemli bir rol oynamıştır. Bölgedeki hiçbir ülke barışa Pakistan'dan daha fazla katkıda bulunmamıştır. Pakistan, yurtdışından desteklenen ve finanse edilen terör örgütleri tarafından hedef alındı. Bu terörist faaliyetler Pakistan'ı istikrarsızlaştırmayı, kalkınmasını ve ekonomik büyümesini engellemeyi amaçlıyordu. Ancak terörizmin destekçileri, Pakistan’da terör ve radikalizmle mücadelede tam bir ulusal konsensüs olduğunu gözardı ettiler.  
83 bin kişi hayatını kaybetti, en az 150 milyar dolar kaybettik, ağrı bir bedel ödememize rağmen terörle mücadelede önemli ilerlemeler kaydettik ve nihayet terör belası büyük ölçüde sonlandırdık. Kazanımlarımızı korumak ve terör belasını tamamıyla ortadan kaldırmak için kararlıyız. Bu mümkün; çünkü terörle mücadelede kapsamlı bir yaklaşım benimsiyoruz. Terörle mücadeledeki başarımızı, güvenlik teşkilatlarımızın ortak çabalarına ve fedakarlıklarına borçluyuz.  

-Pakistan ve Suudi Arabistan arasındaki en belirgin işbirliği alanları nelerdir? 
Pakistan ve Suudi Arabistan, her iki kardeş ülkenin de birbirleriyle çok boyutlu iş birliği geliştirmesine olanak tanıyan güçlü bir kardeşlik ilişkisine sahiptir. Son birkaç yılda Pakistan, yatırım ve iş alanında önemli bir destinasyon olarak öne çıktı.  Çin-Pakistan arasındaki ekonomi koridoru (Kuşak Yol) çerçevesinde önemli yatırımlar ve reformlar yapıldı. Pakistan'daki yenilenen ekonomik manzara ve Suudi Arabistan’ın 2030 Vizyon’u, ekonomik, siyasi ve kültürel işbirliği için yeni fırsatlar yarattı. İki ülke arasındaki başlıca işbirliği ve yatırım alanları arasında bilgi teknolojisi, tarım, gıda güvenliği, çevre, yenilenebilir enerji, savunma, turizm ve istihdam başlıkları anılabilir. Pakistan ve Krallık ayrıca çok taraflı kuruluşlarda, özellikle Birleşmiş Milletler ve İslam İşbirliği Teşkilatı'nda güçlü bir işbirliğine sahiptir. Pakistan ve Suudi Arabistan, Kasım 2020'de kurulan Dijital İşbirliği Örgütü'nün kurucu üyeleri arasında yer alıyor.

-Suudi Arabistan ve İran arasındaki diyaloğa bakış açınız nedir?  
Pakistan, sorunların çözümünde her zaman siyasi diyalogu ve müzakere anlayışını desteklemiştir. Dolayısıyla bu diyalogu memnuniyetle karşıladık. Tüm bu diplomatik çabaların bölgesel uyum ve sürdürülebilir barışa katkıda bulunacağını umuyoruz. 

-Rusya ile Ukrayna arasında tırmanan kriz, gıda ve enerji fiyatlarını artırıyor. Bu durumu nasıl değerlendiriyorsunuz? 
Artan gıda ve yakıt fiyatlarının rahatsız edici etkisi, şimdilerde yüksek enflasyondan muzdarip olan gelişmiş ülkeler de dahil olmak üzere tüm dünyada hissediliyor. Pakistan gibi gelişmekte olan ülkeler için yüksek fiyatların olumsuz etkileri ise daha belirgindir. Mevcut ekonomik krizin üzerine bu küresel sorunların yaşanması koşulları daha da ağırlaştırıyor. Rusya, Ukrayna, Türkiye ve Birleşmiş Milletler arasında, Ukrayna tahılının Karadeniz limanlarından ihraç edilmesi yönünde varılan anlaşmayı memnuniyetle karşıladık. Bu girişimlerin gıda kıtlığını gidermeye yardımcı olmasını umuyoruz. 

-Afganistan'da barış için Pakistan'ın bir planı var mı? 
Afganistan'da barış ve istikrar, sadece Pakistan'ın istikrarı için değil; Aksine, tüm bölgemizin ortak refahı için zorunludur. Bu nedenle Pakistan, Afganistan'ın istikrarlı ve müreffeh olmasını ister. Afganistan’da barışın egemen olmasını ve toplumsal birlikteliğin sağlanmasını destekliyoruz.  
Afganistan ile ikili ilişkilerimizin temelinde güven var, sorunlarımızı kurumsal mekanizmalar aracılığıyla bu anlayışla tartışmayı sürdürüyoruz. Pakistan Afganistan’ın ihracatının artmasına katkıda bulunan bir ticareti kolaylaştırma ve vize sistemi geliştirdi. Ayrıca Afgan makamlarıyla iletişim sistemlerini geliştirmek için ortak projeler yürütüyoruz. Afgan devlet kurumlarını güçlendirmek için de çeşitli eğitim hizmetleri sunuyoruz. Afganistan’a insani yardımlarda bulunmayı da sürdürüyoruz. Yakın zamanda Pakistan, Afganistan'ın doğusundaki yıkıcı deprem ve sel felaketinin ardından, ilaç ve gıda dahil olmak üzere ciddi miktarda insani yardım gerçekleştirdi. Aynı şekilde Pakistan, uluslararası ilginin kaybolmaması için Afganistan’ı uluslararası gündemde tutmak için çaba sarf etti. Pakistan Eylül 2021'de Pakistan'ın Troika Plus’ın kurulmasına öncülük etmiş, Moskova Formatı ve Afganistan Komşu Ülkeler Platformu dahil olmak üzere Afganistan'a odaklanan tüm uluslararası mekanizmaların önemli bir parçası olmuştur. Bu çok paradigmalı yaklaşımla Afganistan'da barış ve istikrarı sağlamak için çabalarımızı sürdürmeyi umuyoruz. 



Hindistan'ın kuzeydoğusundaki sellerde yaklaşık 100 kişi hayatını kaybetti

Hindistan'ın Assam eyaletindeki Kalapani köyünde meydana gelen selden görüntüler, 5 Ağustos 2026 (EPA)
Hindistan'ın Assam eyaletindeki Kalapani köyünde meydana gelen selden görüntüler, 5 Ağustos 2026 (EPA)
TT

Hindistan'ın kuzeydoğusundaki sellerde yaklaşık 100 kişi hayatını kaybetti

Hindistan'ın Assam eyaletindeki Kalapani köyünde meydana gelen selden görüntüler, 5 Ağustos 2026 (EPA)
Hindistan'ın Assam eyaletindeki Kalapani köyünde meydana gelen selden görüntüler, 5 Ağustos 2026 (EPA)

Hindistan'ın kuzeydoğusundaki Assam eyaletinde son yılların en şiddetli sellerinden biri yaşanırken, yayımlanan son resmi rakamlara göre sel felaketinde en az 97 kişi hayatını kaybetti. Köyler sular altında kalırken evler ve tarım arazileri de felaketten etkilendi.

Şarku’l Avsat’ın AFP’den aktardığı habere göre Assam'daki seller yaklaşık 170 bin kişiyi etkilerken, taşan nehirlerin evleri basması binlerce kişinin geçici sığınma merkezlerine sığınmasına neden oldu.

Ayrıca, Paris şehrinin yüzölçümünün yaklaşık bir buçuk katına denk gelen 14 bin hektardan fazla tarım arazisi sular altında kaldı.

Hindistan'ın Assam eyaletindeki Kalapani köyünde meydana gelen selden görüntüler, 5 Ağustos 2026 (EPA)
Hindistan'ın Assam eyaletindeki Kalapani köyünde meydana gelen selden görüntüler, 5 Ağustos 2026 (EPA)

AFP muhabiri, en ağır hasarın yaşandığı Sivasagar bölgesinde bazı evlerin yarıya kadar sular altında kaldığını, kökünden sökülmüş ağaçların ve çamura gömülmüş araçların bulunduğunu kaydetti.

Assam Eyaleti Başbakanı Himanta Biswa Sarma, bugün köpeğini sel sularından kurtarmaya çalışırken hayatını kaybeden 13 yaşındaki bir çocuğun ailesini teselli ettiği anlara ait bir video paylaştı.

Sarma paylaşımında, "Hiçbir ebeveyn çocuğuna veda etmek zorunda kalmamalıdır" ifadelerini kullandı.

Hindistan'ın Assam eyaletindeki Kalapani köyünde meydana gelen selden görüntüler, 5 Ağustos 2026 (EPA)
Hindistan'ın Assam eyaletindeki Kalapani köyünde meydana gelen selden görüntüler, 5 Ağustos 2026 (EPA)

Bölgeyi dün ziyaret eden Hindistan Sağlık ve Aile Refahı Bakanı J.P. Nadda ise yıkımın boyutunun çok büyük olduğunu ve normale dönmenin zaman alacağını söyledi.

Bakan, gazetecilere yaptığı açıklamada, "Sular birbiri ardına köyleri yutuyor" ifadelerini kullandı.

Hindistan alt kıtasının büyük bölümünde olduğu gibi Assam eyaletinde de; haziran ve eylül ayları arasındaki muson mevsiminde, Hindistan'ın en büyük nehirlerinden Brahmaputra ile çok sayıda kolunun taşmasıyla seller sıkça görülüyor.

Ancak uzmanlar, iklim değişikliğinin yanı sıra iyi planlanmamış kalkınma hamlelerinin bu afetlerin sıklığını ve şiddetini artırdığını belirtiyor.

Bölge sakinleri ve yetkililer, komşu Nagaland eyaletindeki yasa dışı kömür madenciliğinin selin şiddetini artırdığını ve felaketin daha önce tarihi olarak su baskınlarına maruz kalmayan bölgelere de sıçradığına dikkat çekti.

Hindistan'ın Assam eyaletindeki Kalapani köyünde meydana gelen selden görüntüler, 5 Ağustos 2026 (EPA)
Hindistan'ın Assam eyaletindeki Kalapani köyünde meydana gelen selden görüntüler, 5 Ağustos 2026 (EPA)

Başbakan Sarma, bu konuyu Yeni Delhi'deki merkezi hükümetin gündemine taşıyacağını belirtti.

İklim çalışmaları yürüten "Climate Trends" grubu ise eyaletteki sellerin şiddetlenmesinin; küresel ısınma ile nehir dinamiklerindeki değişimlerin etkileşiminden kaynaklandığını, ayrıca nüfusun bu risklere karşı daha savunmasız hale gelmesiyle felaketlerin daha sık, karmaşık ve maliyetli bir hal aldığını ifade etti.


Tayland'da bir okulda meydana gelen silahlı saldırıda 2 kişi öldü, 15 kişi yaralandı

Bangkok'un kuzeybatı banliyölerindeki Debserin Nonthaburi okulunda silahlı saldırının ardından öğrenciler okuldan aceleyle dışarı çıktı (Reuters)
Bangkok'un kuzeybatı banliyölerindeki Debserin Nonthaburi okulunda silahlı saldırının ardından öğrenciler okuldan aceleyle dışarı çıktı (Reuters)
TT

Tayland'da bir okulda meydana gelen silahlı saldırıda 2 kişi öldü, 15 kişi yaralandı

Bangkok'un kuzeybatı banliyölerindeki Debserin Nonthaburi okulunda silahlı saldırının ardından öğrenciler okuldan aceleyle dışarı çıktı (Reuters)
Bangkok'un kuzeybatı banliyölerindeki Debserin Nonthaburi okulunda silahlı saldırının ardından öğrenciler okuldan aceleyle dışarı çıktı (Reuters)

Tayland makamları, bugün bir okulda bir öğrencinin açtığı ateş sonucu en az bir öğretmen hayatını kaybederken 15 kişinin de yaralandığını, saldırganın ise intihar ettiğini açıkladı.

Nonthaburi Eyaleti Polis Şefi Yarbay Decharapi Kongdej, Reuters'a yaptığı açıklamada olay haberini doğrulayarak şüphelinin yaşamına son verdiğini belirtti; yaralılar arasında bir öğretmen ile üç öğrencinin bulunduğunu kaydetti.

Olay, Bangkok'un kuzeyindeki Nonthaburi eyaletine bağlı Bang Kruai bölgesinde gerçekleşti. Şarku’l Avsat’ın Reuters’ten aktardığına göre 18 yaşındaki bir öğrenci, başta seslerin havai fişeklerden kaynaklandığını sandığını belirterek, "İlk başta bunun bir silahlı saldırı olduğunu düşünmedim. Peş peşe birçok el ateş edildi, ardından bir sessizlik oldu. Sonra silah sesleri yeniden yankılanmaya başladı" dedi.

Acil durum ekipleri tarafından paylaşılan fotoğraflarda, Bangkok'un kuzeybatı banliyölerinde yer alan Debsirin Nonthaburi Okulu'ndan öğrencilerin dışarıya koştuğu, olay yerinde ise ambulansların bulunduğu görüldü. Fotoğrafların birinde bir kişinin sedyeyle ambulansa taşındığı, bir diğerinde ise bir sağlık görevlisinin yaralıya müdahale ettiği görülüyor. Şubat ayında da Tayland'ın güneyindeki Hat Yai bölgesinde bir okulda düzenlenen silahlı saldırıda bir öğretmen hayatını kaybetmiş, bir öğrenci de yaralanmıştı.


Tayvan'dan olası Çin işgaline karşı 2026'nın en geniş kapsamlı askeri tatbikatı

Amfibi çıkarma harekâtına karşı eğitim tatbikatı (AFP)
Amfibi çıkarma harekâtına karşı eğitim tatbikatı (AFP)
TT

Tayvan'dan olası Çin işgaline karşı 2026'nın en geniş kapsamlı askeri tatbikatı

Amfibi çıkarma harekâtına karşı eğitim tatbikatı (AFP)
Amfibi çıkarma harekâtına karşı eğitim tatbikatı (AFP)

Tayvan, olası bir Çin işgaline karşı hazırlıklarını güçlendirmek amacıyla bugün yılın en kapsamlı askeri tatbikatını başlattı. Egemen ada yönetimi, olası saldırı senaryosuna karşı hem ordusunu hem de sivil halkı hazırlamayı hedefliyor.

Savunma Bakanlığı yetkililerine göre 14 Ağustos'a kadar sürecek yıllık Han Kuang tatbikatında düzenli birlikler ve yedek kuvvetler, adaya yönelik olası saldırıya nasıl karşılık verileceği senaryoları üzerinde eğitim alacak.

Tatbikat kapsamında siviller de internet hızının kasıtlı olarak düşürülmesi ve hava saldırıları sırasında izlenecek prosedürleri içeren eğitimlere katılacak.

Şehir merkezlerinde düzenlenen askeri tatbikatlardan, (DPA)
Şehir merkezlerinde düzenlenen askeri tatbikatlardan, (DPA)

Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre Çin, Tayvan'ın topraklarının bir parçası olduğunu savunurken, 23 milyon nüfuslu adayı ana karayla birleştirmek için güç kullanma seçeneğini dışlamıyor.

Pekin son yıllarda Tayvan üzerindeki askeri baskısını artırdı. Çin savaş uçakları ve savaş gemileri neredeyse her gün adanın çevresinde faaliyet görülürken, geniş çaplı askeri tatbikatlar da düzenleniyor.

Bugün başlayan tatbikatta onlarca yedek asker Tayvan Boğazı kıyısında konuşlanarak, olası çıkarma harekâtında Çin birliklerinin kullanabileceği hedeflere yerli üretim silahlarla ateş açtı. Taipei'deki bir okul bahçesinde ise yedek birlikler havan topları ile M4A1 piyade tüfeklerini kullanma eğitimi aldı.

Adanın güneyinde donanmaya ait gemiler, aralarında bir denizaltı da olmak üzere görev yaparken; tanklar ve diğer zırhlı araçlar ülkenin orta kesimlerinde şafak öncesi tatbikat gerçekleştirdi. Askeri nakliye helikopterleri de farklı bölgelere uçuşlar gerçekleştirdi.

Taipei'de havan topu eğitimi, (EPA)
Taipei'de havan topu eğitimi, (EPA)

Tatbikat öncesinde kimliğinin açıklanmamasını isteyen üst düzey Tayvanlı savunma yetkilisi, "Son yıllarda Han Kuang tatbikatlarının gerçek savaş senaryolarına daha fazla benzemesi için sürekli çalışıyoruz. Böylece birliklerimiz gerçek operasyonel kabiliyetlerini test edebiliyor" ifadelerini kullandı.

Toplumun tamamını kapsayan savunma hazırlığı

Bu yılki tatbikatlarda komuta ve kontrol yapısının merkezi olmamasına ağırlık veriliyor. Böylece sahadaki komutan ve subayların, üst kademeden talimat beklemeden kendi kararlarını verebilmesi amaçlanıyor.

Tatbikatta ayrıca, keşif ve taarruz amaçlı insansız hava araçlarının (İHA) diğer saldırı unsurlarıyla koordineli kullanılmasını içeren "drone öldürme zinciri" operasyonları da uygulanıyor.

ABD'nin desteğini alan Tayvan, savunma harcamalarını artırırken, Çin'e karşı olası bir asimetrik savaşta kullanılmak üzere İHA’lar da dahil olmak üzere daha küçük ve daha esnek silah sistemlerini envanterine katıyor.

Tayvan donanmasına ait bir denizaltı tatbikatlarda, (AFP)
Tayvan donanmasına ait bir denizaltı tatbikatlarda, (AFP)

Washington'un savunma harcamalarını artırma yönündeki baskısı altında bulunan Tayvan, savunma bütçesini 2030 yılına kadar gayrisafi yurt içi hasılanın yüzde 5'ine çıkarmayı taahhüt etti. Ancak parlamentoda çoğunluğu elinde bulunduran muhalefetle savunma harcamalarının büyüklüğü konusunda görüş ayrılığı yaşanıyor.

Mayıs ayında Çin Milliyetçi Partisi (Kuomintang) ile Tayvan Halk Partisi, parlamentodan 25 milyar dolarlık özel savunma bütçesini geçirdi. Söz konusu bütçe, iktidardaki Demokratik İlerleme Partisi hükümetinin talep ettiği miktarın yaklaşık üçte birini kaşılıyor.

Tayvan Devlet Başkanı Lai Ching-te, dün yaptığı açıklamada, "Çin Komünist Partisi'nin otoriterliği genişlemeyi sürdürdükçe, kızıl terör de dünyanın her köşesine yayılıyor" ifadelerini kullandı. Lai, Tayvan'ın "ulusal savunmasını geliştirmeyi, toplumun tamamını kapsayan bir savunma sistemi oluşturmayı ve toplumsal dayanıklılığı güçlendirmeyi" sürdüreceğini söyledi.

Tayvan ordusuna bağlı özel kuvvetler tatbikatlarda, (AFP)
Tayvan ordusuna bağlı özel kuvvetler tatbikatlarda, (AFP)

Yetkililer ayrıca, savaş ya da doğal afetlere adanın tamamını hazırlamayı amaçlayan kent dayanıklılığı tatbikatları da düzenledi. Bu kapsamda orta ve kuzey bölgelerde gerçekleştirilecek hava saldırısı tatbikatları sırasında cep telefonu internet hızları 30 dakika süreyle düşürülecek ve halkın iletişim kesintilerine hazırlıklı olması sağlanacak.

Tayvan ayrıca, Çin'in olası deniz ablukasını canlandıran senaryolar kapsamında donanma ve sahil güvenlik gemilerini ikmal konvoylarına refakat etmek üzere görevlendirecek. Yetkililer, fabrikaların savaş döneminde üretimi sürdürme kapasitesinin de değerlendirileceğini, askeri ve sivil tesislerin savaş koşullarında yeniden konuşlandırılmasına yönelik uygulamaların test edileceğini ifade etti.

Savunma Bakanı Wellington Koo ise bugün yaptığı açıklamada, "Eğitim her zaman geliştirilebilir" diyerek, Tayvan'ın "barış döneminde en üst düzey hazırlık seviyesine ulaşmak ve savaş zamanında görevlerini yerine getirebilmek için yoğun ve kararlı şekilde çalışmalarını sürdüreceğini" ifade etti.

Tayvan ordusuna bağlı özel kuvvetler tatbikatlarda, (AFP)
Tayvan ordusuna bağlı özel kuvvetler tatbikatlarda, (AFP)

Yetkililer ayrıca, savaş ya da doğal afetlere adanın tamamını hazırlamayı amaçlayan kent dayanıklılığı tatbikatları da düzenledi. Bu kapsamda orta ve kuzey bölgelerde gerçekleştirilecek hava saldırısı tatbikatları sırasında cep telefonu internet hızları 30 dakika süreyle düşürülecek ve halkın iletişim kesintilerine hazırlıklı olması sağlanacak.

Tayvan ayrıca, Çin'in olası deniz ablukasını canlandıran senaryolar kapsamında donanma ve sahil güvenlik gemilerini ikmal konvoylarına refakat etmek üzere görevlendirecek. Yetkililer, fabrikaların savaş döneminde üretimi sürdürme kapasitesinin de değerlendirileceğini, askeri ve sivil tesislerin savaş koşullarında yeniden konuşlandırılmasına yönelik uygulamaların test edileceğini ifade etti.

Savunma Bakanı Wellington Koo ise bugün yaptığı açıklamada, "Eğitim her zaman geliştirilebilir" diyerek, Tayvan'ın "barış döneminde en üst düzey hazırlık seviyesine ulaşmak ve savaş zamanında görevlerini yerine getirebilmek için yoğun ve kararlı şekilde çalışmalarını sürdüreceğini" ifade etti.