ABD'de ırkçılık davası: "Evimin değeri siyahsam 472 bin, beyazsam 750 bin dolar"

Kredi almak isteyen akademisyen ve eşi, evlerinin değerini ölçtürmek isteyince şaşırdı

ABD'li siyah çiftin, davada ırkçılıkla suçladığı firmalardan ne kadar tazminat istediği bilinmiyor (Temsili Fotoğfaf / Unsplash)
ABD'li siyah çiftin, davada ırkçılıkla suçladığı firmalardan ne kadar tazminat istediği bilinmiyor (Temsili Fotoğfaf / Unsplash)
TT

ABD'de ırkçılık davası: "Evimin değeri siyahsam 472 bin, beyazsam 750 bin dolar"

ABD'li siyah çiftin, davada ırkçılıkla suçladığı firmalardan ne kadar tazminat istediği bilinmiyor (Temsili Fotoğfaf / Unsplash)
ABD'li siyah çiftin, davada ırkçılıkla suçladığı firmalardan ne kadar tazminat istediği bilinmiyor (Temsili Fotoğfaf / Unsplash)

ABD'de siyah bir çift, evinin değerini yeniden belirlemek için bir firmaya yaptığı başvuruda ırkçılığa maruz kaldığı gerekçesiyle hukuki işlem başlattı.
Maryland eyaletinin Baltimore şehrinde yaşayan Nathan Connolly ve Shani Mott, gayrimenkul değerlerinin belirlenmesi alanında çalışan 20/20 Valuations şirketiyle, mortgage firması loanDepot'ya pazartesi günü dava açtı.
Dava metninde, Connolly ve Mott çiftinin başvuru sürecinde ayrımcılığa uğradığı savunuldu.
Çift, evleri için çektikleri mortgage kredisinin yeniden gözden geçirilmesi ve artırılması amacıyla loanDepot'ya geçen yıl mayısta başvuru yaptı.
Firma, Conolly ve Mott'un 2017'de 450 bin dolara satın aldığı ve 40 bin dolar masraf yaptığı evin değerinin 550 bin dolar civarında çıkabileceğini belirtti.
IoanDepot, 20/20 Valuations şirketiyle anlaşarak evin değerinin ölçülmesi için inceleme talep etti.
Ağırlıklı olarak beyazların yaşadığı Homeland bölgesindeki evin değerini ölçmek için gelen 20/20 Valuations çalışanı, yaptığı incelemede ev için 472 bin dolar değer biçti. Çift, bununla loanDepot'ya başvuru yaptı fakat talepleri reddedildi. Mortgage firması, evin değerinde öngörülenden çok daha az artış olduğu gerekçesiyle başvuruyu geçersiz saydı.
ABD'nin tanınmış üniversitelerinden Johns Hopkins'in tarih bölümünde akademisyen olarak çalışan 44 yaşındaki Connolly, evin gerçek değerinin bu olamayacağını ve ayrımcılığa uğradığını düşündü.
Akademisyen, aynı üniversitede çalışan beyaz bir meslektaşından kendilerini temsil edip, evin fiyatının yeniden değerlendirilmesi için başvuru yapmasını istedi. Conolly ve Mott, bu sefer evden aile fotoğraflarını da kaldırdı.
Beyaz arkadaşlarının 20/20 Valuations'a yaptığı başvuruda evin değeri 750 bin dolara fırlayıverdi.
Davada şirketin, evin değerini belirlerken mülkü Homeland'dekilerle değil, Baltimore'da siyahların ağırlıklı olarak yaşadığı mahalledekilerle kıyasladığı öne sürüldü.
20/20 Valuations'ın sahibi Shane Lanham, ABD'nin önde gelen yayın kuruluşlarından CNN'in davayla ilgili yorum talebine yanıt vermedi. IoanDepot ise ayrımcılığa karşı olduklarını, değer ölçümlerinin üçüncü firmalar tarafından yapıldığını belirtti.
Conolly ve Mott'un tazminat davasında, Lanham, 20/20 Valuations ve IoanDepot'nun Adil Barınma Yasası, Eşit Kredi Fırsatı Yasası, 1866 Medeni Haklar Yasası ve Maryland Adil Barınma Yasası'nı ihlal ettiği savunuldu. Çiftin ne kadar tazminat istediğine dair bir bilgi paylaşılmadı.
Independent Türkçe, New York Times, CNN



Rusya adına casusluk yapan Ukraynalıların sayısı neden artıyor?

Ukrayna'nın Pokrovsk kentinde Rus bayrağı taşıyan askerler (Reuters)
Ukrayna'nın Pokrovsk kentinde Rus bayrağı taşıyan askerler (Reuters)
TT

Rusya adına casusluk yapan Ukraynalıların sayısı neden artıyor?

Ukrayna'nın Pokrovsk kentinde Rus bayrağı taşıyan askerler (Reuters)
Ukrayna'nın Pokrovsk kentinde Rus bayrağı taşıyan askerler (Reuters)

Ukrayna’da bir papazın kızı Rus istihbaratına casusluk yapmaktan 15 yıl hapse mahkûm edildi

19 Temmuz 2024 günü öğleden kısa bir süre sonra, bir papazın kızı 19 yaşındaki Hristina Garkavenko, Ukrayna’nın doğusundaki Pokrovsk kentinde bulunan bir kiliseye geldi. Dindar olmasına rağmen bu kez kiliseye ibadet için gitmemişti.

Babasının burada görev yapması nedeniyle binayı iyi tanıyan genç kadın, ikinci kata çıkarak odalardan birine girdi. Perdelerle kapatılmış pencerede cep telefonunu canlı yayın kamerası olarak yerleştirdi ve cihazı, doğudaki cephe hatlarına gidip gelen Ukrayna askeri birlikleri ve araçlarının kullandığı yola doğru çevirdi. CNN’in aktardığına göre, görüntüler doğrudan Rus istihbaratına iletildi.

Ukraynalı savcılara göre Garkavenko’nun Rus istihbaratı adına yürüttüğü tek faaliyet bu değildi. Genç kadın yıl boyunca bir Rus ajanıyla temas halinde kalarak, stratejik öneme sahip Pokrovsk’taki Ukrayna askerleri ve askeri teçhizatın konumlarına ilişkin bilgiler aktardı.

Binlerce kişiden biri

Vatana ihanet suçundan 15 yıl hapis cezasına çarptırılan Garkavenko’nun, Rusya Federal Güvenlik Servisi (FSB) ve diğer Rus istihbarat birimleri tarafından ülkesi aleyhine casusluk yapmak üzere devşirildiği düşünülen binlerce Ukraynalıdan biri olduğu ifade edilidyor.

Ukrayna Güvenlik Servisi’ne (SBU) göre Rusya’nın Şubat 2022’de başlattığı kapsamlı işgalden bu yana 3 bin 800’den fazla vatana ihanet soruşturması açıldı. Bu davalarda bin 200’den fazla kişi suçlu bulunarak hüküm giydi.

Hüküm giyenler ortalama 12 ila 13 yıl arasında ceza alırken, bazı sanıklar müebbet hapisle cezalandırılıyor.

CNN’in ulaştığı FSB ise konuyla ilgili yorum yapmayı reddetti.

Şarku'l Avsat'ın CNN’den aktardığına göre Ukraynalı avukat ve uluslararası insancıl hukuk uzmanı Andriy Yakovliv yaptığı açıklamada, Kiev yönetiminin “adil yargılama için gerekli koşulları sağladığını” ve ülke mahkemelerinin genel olarak usul kurallarına uyduğunu belirtti. Yakovliv, savcılığın yeterli delil olmadan dava açmadığını ve mahkûm etmek üzere herhangi bir bahaneye başvurmadığını belirtti.

En yaygın ihanet türü

SBU’ya göre savaş döneminde en yaygın vatana ihanet türü, bilgilerin Rus istihbaratına sızdırılması.

SBU’nun açıklamasına göre “Cephe hattına yakın bölgelerde en sık, Ukrayna ordusunun hareketleri ve konuşlandığı yerler hakkında bilgi toplayıp bunları sızdıran ajanları yakalanıyor. Ukrayna’nın batı ve orta kesimlerinde ise askeri tesisler ve kritik altyapı hakkında bilgi toplanıyor, bunları sızdırıyor ve enerji santralleri, polis binaları ile demiryolu hatları yakınında sabotaj girişimlerinde bulunuluyor.”

Ukraynalılar neden casusluğu kabul ediyor?

CNN’nin haberine göre Rusya’nın devşirdiği Ukraynalılar farklı kesimlerden geliyor. Ukraynalı istihbarat yetkililerine göre ideolojik nedenlerle hareket edenlerin sayısı azalıyor. Casusluğu kabul edenlerin çoğu için temel motivasyon para.

SBU, Rus istihbaratının öncelikli olarak işsizler ya da uyuşturucu, alkol veya kumar bağımlılarını veya paraya acil ihtiyacı olan kişileri hedef aldığını belirtiyor.

SBU’da görevli bir karşı istihbarat yetkilisi CNN’e yaptığı açıklamada, Telegram kanallarının devşirmede kullanılan en yaygın araçlarından biri olduğunu söyledi. Yetkiliye göre Ruslar, “hızlı ve kolay kazanç” vaat eden ilanlar yayımlıyor ve görevleri kademeli olarak veriyor.

Yetkili, ilk aşamada oldukça basit olan görevler verildiğini belirtiyor, “Örneğin kahve satın almak ve kafedeki fişi fotoğraflamak gibi. Bunun karşılığında para banka kartına yatırılıyor ve devşirme süreci adım adım ilerliyor. Daha sonra demiryolu hatları boyunca kamera yerleştirmek, askeri tesisleri görüntülemek gibi daha hassas görevler veriliyor” dedi.  

Yetkili ayrıca, kişinin bir aşamada iş birliğini reddetmesi durumunda Rus ajanların şantaja başvurduğunu ve önceki yazışmaları SBU’ya iletmekle tehdit ettiğini belirterek, “O noktadan sonra geri dönüş imkanı kalmıyor” değerlendirmesinde bulundu.


Nobel Komitesi, Nergis Muhammedi'nin İran'da tutuklanmasını ve "kötü muameleye" maruz kalmasını kınadı

Nergis Muhammedi (AFP)
Nergis Muhammedi (AFP)
TT

Nobel Komitesi, Nergis Muhammedi'nin İran'da tutuklanmasını ve "kötü muameleye" maruz kalmasını kınadı

Nergis Muhammedi (AFP)
Nergis Muhammedi (AFP)

Nobel Komitesi dün, 2023 Nobel Barış Ödülü sahibi Nergis Muhammedi'nin aralık ayında İran'da tutuklanmasından derin endişe duyduğunu ve sağlık durumunun kötüye gittiğini belirtti.

53 yaşındaki İranlı insan hakları aktivisti, 12 Aralık'ta kuzeydoğudaki Meşhed kentinde, ölü bulunan bir avukatın anma töreninde konuşma yaptıktan sonra diğer aktivistlerle birlikte gözaltına alınmıştı.

Komite yaptığı açıklamada, “Norveç Nobel Komitesi, Nergis Muhammedi'nin hayatını tehdit eden şiddetli tutuklama ve devam eden fiziksel istismara ilişkin güvenilir haberlerden derin endişe duymaktadır” denildi. Açıklamada, tıbbi bakım alabilmesi için derhal ve koşulsuz olarak serbest bırakılması çağrısı yinelendi.

Tutuklanmasından üç gün sonra yaptığı ilk telefon görüşmesinde Muhammedi, İran güvenlik güçlerinin kendisini “İsrail hükümetiyle iş birliği yapmakla” suçladığını söyledi.

Muhammedi’nin eşi Taki Rahmani, Meşhed'deki savcının Nergis'in kardeşine, Nergis'in şehir istihbarat servisi tarafından gözaltında tutulduğunu ve tutuklanmadan önce katıldığı “töreni yönetmek” suçlamasıyla da yargılandığını bildirdiğini söyledi.

İran'ın en önde gelen insan hakları savunucularından biri olan Nergis Muhammedi, son yirmi yılın çoğunu aktivistleri ve siyasi muhalifleri barındırmasıyla tanınan Tahran'daki Evin Hapishanesi'nde geçirdi. Aralık 2024'te geçici olarak serbest bırakıldıktan sonra yeniden tutuklandı.

Son tutuklanması, kısmen Kasım 2021'de “rejime karşı propaganda” ve “devlet güvenliğine karşı komplo” suçlamalarıyla 13 yıl 9 ay hapis cezasına çarptırılmasından kaynaklanıyor.


Somali Cumhurbaşkanı: İsrail'in Somaliland'ı tanımasını geçersiz kılmak istiyoruz

Somali Cumhurbaşkanı: İsrail'in Somaliland'ı tanımasını geçersiz kılmak istiyoruz
TT

Somali Cumhurbaşkanı: İsrail'in Somaliland'ı tanımasını geçersiz kılmak istiyoruz

Somali Cumhurbaşkanı: İsrail'in Somaliland'ı tanımasını geçersiz kılmak istiyoruz

Somali Cumhurbaşkanı Hassan Şeyh Mahmud, ülkesinin Suudi Arabistan önderliğindeki ortaklarıyla koordinasyon içinde olduğunu, İsrail'in “Somaliland” bölgesini tanımasını geçersiz kılmak ve Afrika Boynuzu'nu öngörülemeyen sonuçlara yol açabilecek herhangi bir gerginlikten uzak tutmak için çalıştıklarını vurguladı.

Şarku’l Avsat'a verdiği röportajda Cumhurbaşkanı Hasan Şeyh Mahmud, ülkesinin İsrail'in bu tanıma kararını geçersiz kılmak için şu anda attığı üç siyasi ve hukuki adımı açıkladı.

Bölgede bu İsrail tanıma sürecine ilgi duyan ülkeler olduğunu belirten Bakan, “Belirli bir ülke veya ülkelerin adını vermek istemiyorum, ancak bazılarının bu tanıma sürecini Somali'nin birliği ve bölgenin istikrarı pahasına dar ve kısa vadeli çıkarlar elde etmek için bir fırsat olarak görebileceği açıktır” ifadelerini kullandı.