Etiyopya: Uluslararası beklentiler arasında Tigray'da temkinli sükûnet hakim

Tigray'ın Mekelle kasabasına düzenlenen hava saldırısında bir kadın yaralandı (Reuters)
Tigray'ın Mekelle kasabasına düzenlenen hava saldırısında bir kadın yaralandı (Reuters)
TT

Etiyopya: Uluslararası beklentiler arasında Tigray'da temkinli sükûnet hakim

Tigray'ın Mekelle kasabasına düzenlenen hava saldırısında bir kadın yaralandı (Reuters)
Tigray'ın Mekelle kasabasına düzenlenen hava saldırısında bir kadın yaralandı (Reuters)

Dünya, Etiyopya’da hükümet ile isyancılar arasında günler süren çatışmaların ardından Tigray bölgesindeki gelişmeleri takip ediyor. Son iki gün sahada temkinli bir sükûnetin hüküm sürdüğü görülürken Etiyopya uçaklarının anaokullarına yönelik bombardımanı uluslararası düzeyde kınama ile karşı karşıya kalmaya devam ediyor. Avrupa Birliği (AB), iki tarafı da çatışmayı durdurmaya, barış müzakerelerinde bulunmaya çağırdı.
Avrupa Birliği (AB) Konseyi Başkanı Charles Michel, Twitter hesabından yaptığı açıklamada, “Etiyopya'da yeniden başlayan çatışmalar, zaten büyük sıkıntı içerisinde yaşayan milyonlarca insanın hayatını tehlikeye atıyor. Her iki tarafı da müzakerelere başlamaya çağırıyorum. Etiyopya'nın barışa ihtiyacı var” vurgusunda bulundu.
Etiyopya ordusuna ait savaş uçaklarının geçtiğimiz Cuma günü Tigray bölgesinin başkenti Mekelle'yi bombalaması üzerine 2’si çocuk olmak üzere 4 kişi hayatını kaybetmiş, 9 kişi ise yaralanmıştı. Etiyopya hükümeti yalnızca askeri alanları hedef aldığını iddia ederken Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu (UNICEF) ise bir anaokulunun vurulduğunu doğrulamıştı.
Avrupa Birliği (AB) Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Josep Borrell ise “Mekelle’de sivillerin hedef alındığı hava saldırısı, Tigray'da devam eden uluslararası ve insancıl hukuk ihlallerinin devamı niteliğinde. Böylece Etiyopya hükümetinin barış görüşmelerine katılma taahhüdüne korkunç bir gölge düşürülüyor” vurgusunda bulundu.
Etiyopya hükümeti ile Tigray isyancıları arasındaki çatışmalar geçtiğimiz hafta yeniden patlak vermiş, iki taraf birbirlerine geçtiğimiz Mart ayında üzerinde anlaşmaya varılan ateşkesi ihlal ettikleri suçlamalarında bulunmuştu. Anlaşmaya varılmadan önce ise uluslararası tahminlere göre binlerce can kaybına ve yaklaşık 2 milyon kişinin yerinden edilmesine neden olan, 21 ay süren çatışmalar kaydedilmişti.
Mısır Afrika İşlerinden Sorumlu Başkan Yardımcısı Salah Halime, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, uluslararası uyarılara ve ateşkes çağrılarına rağmen henüz mevcut gerginliğin her an kanlı bir çatışmaya dönüşebileceğine değindi. Aynı zamanda “Ateşkes kırıldı. Sahada vur kaç durumu ve karşılıklı suçlamalar mevcut. Bu durum önümüzdeki dönemde bilhassa Tigrayanların Etiyopya'nın en büyük etnik kökeni olan Oromo Kurtuluş Cephesi ile ittifakı üzerine daha kapsamlı hale gelebilir. Etiyopya hükümeti, Oromo’yu eş-Şebab Hareketi ile ittifak kurmak, böylece cepheye terörist bir nitelik vermek ile suçluyor. Ancak bu doğru değil. Şebab Hareketi’nin Etiyopya'da düzenlediği son operasyonun ardından bu yöndeki suçlamalar daha da arttı” ifadelerine başvurdu.
Şebab Hareketi’nin son zamanlarda Etiyopya’da düzenlediği saldırılarda Etiyopyalı 17 polis memuru hayatını kaybetmişti. Ancak Halime ise “Şebab ile Oromo Cephesi arasında bir bağlantı olduğuna dair bir teyit yok” vurgusunda bulundu. Aynı zamanda “Etiyopya medyası bildirmese de, Tigray'da saha çatışmalarının devam ettiği anlaşılıyor” ifadelerini kullandı.



Netanyahu, İran ile müzakereleri görüşmek üzere çarşamba günü Washington'da Trump ile bir araya gelecek

Trump ve Netanyahu'nun Washington'da gerçekleşen daha önceki bir görüşmeden (Reuters)
Trump ve Netanyahu'nun Washington'da gerçekleşen daha önceki bir görüşmeden (Reuters)
TT

Netanyahu, İran ile müzakereleri görüşmek üzere çarşamba günü Washington'da Trump ile bir araya gelecek

Trump ve Netanyahu'nun Washington'da gerçekleşen daha önceki bir görüşmeden (Reuters)
Trump ve Netanyahu'nun Washington'da gerçekleşen daha önceki bir görüşmeden (Reuters)

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun ofisinden dün yapılan açıklamada, Netanyahu'nun çarşamba günü Washington'da ABD Başkanı Donald Trump ile bir araya gelerek İran ile müzakereleri görüşeceği bildirildi.

Reuters'ın aktardığı açıklamada, Netanyahu'nun ‘(İran ile) yapılacak herhangi bir müzakerede balistik füzelerin sınırlandırılması ve İran'ın bölgedeki vekillerine verilen desteğin durdurulmasının yer alması gerektiğine inandığı’ belirtildi.

Reuters'a göre çarşamba gün  yapılacak görüşme, ABD Başkanı Trump’ın geçtiğimiz yıl ocak ayında göreve dönmesinden bu yana Netanyahu ile Trump arasında yapılacak yedinci görüşme olacak. Öt yandan İsrail basınına göre Netanyahu, Trump'a İsrail'in İran'ın nükleer programını tamamen yok etme kararlılığını vurgulayacak.

İran ile ABD arasında geçtiğimiz cuma günü Umman'da nükleer dosyasına ilişkin görüşmeler gerçekleştirdi. İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, bu önemli müzakerelerin başarısızlığının Ortadoğu'da yeni bir savaşı tetikleyebileceği yönündeki endişelerin artması üzerine, görüşmelerin iyi bir başlangıç olduğunu ve devam edeceğini söyledi. Ancak Umman'ın başkenti Maskat'ta yapılan görüşmelerin ardından, ‘tehditlerin ve baskının kaldırılması herhangi bir diyalogun başlaması için şart’ olduğunu vurgulayan Arakçi, “(Tahran) sadece nükleer meselesini görüşecek... ABD ile başka hiçbir konuyu görüşmeyeceğiz” dedi.

Öte yandan her iki taraf da Tahran ile Batı arasında uzun süredir devam eden nükleer anlaşmazlığı çözmek için diplomasiye yeni bir şans vermeyi kabul ettiklerini belirtti. ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, geçtiğimiz çarşamba günü yaptığı açıklamada, Washington'ın müzakerelerin İran'ın nükleer programı, balistik füze programı ve bölgedeki silahlı gruplara verdiği desteğin yanı sıra ‘kendi halkına davranış biçimini’ de kapsaması istediğini söyledi.

İranlı yetkililer, bölgedeki en büyük füze programlarından biri olan İran'ın füze programını tartışmayacaklarını defalarca kez belirtmiş ve Tahran'ın uranyum zenginleştirme hakkının tanınmasını istediğini söylemişlerdi.

Diğer taraftan Washington’a göre nükleer bombaya giden potansiyel bir yol olan İran'ın uranyum zenginleştirme faaliyetleri kırmızı çizgiyi oluşturuyor. Tahran ise uzun süredir nükleer yakıtı silah amaçlı kullanma niyetinde olmadığını vurguluyor.


Netanyahu, Trump'a İran nükleer projesinin tamamen ortadan kaldırılmasının gerekliliğini vurgulayacak

ABD Başkanı Donald Trump ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, 29 Aralık 2025'te Florida'da düzenledikleri basın toplantısında (Reuters)
ABD Başkanı Donald Trump ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, 29 Aralık 2025'te Florida'da düzenledikleri basın toplantısında (Reuters)
TT

Netanyahu, Trump'a İran nükleer projesinin tamamen ortadan kaldırılmasının gerekliliğini vurgulayacak

ABD Başkanı Donald Trump ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, 29 Aralık 2025'te Florida'da düzenledikleri basın toplantısında (Reuters)
ABD Başkanı Donald Trump ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, 29 Aralık 2025'te Florida'da düzenledikleri basın toplantısında (Reuters)

İsrail haber sitesi Ynet dün, Başbakan Binyamin Netanyahu'nun ABD Başkanı Donald Trump'a İsrail'in İran nükleer projesini tamamen ortadan kaldırma kararlılığını teyit edeceğini bildirdi.

İnternet sitesi, iyi bilgilendirilmiş bir kaynağa atıfta bulunarak, "İsrail'in tutumu, İran nükleer programının tamamen ortadan kaldırılması, uranyum zenginleştirmenin durdurulması, zenginleştirme kapasitesinin durdurulması ve zenginleştirilmiş uranyumun İran topraklarından çıkarılması konusunda ısrar etmek olacaktır" dedi.

Şarku’l Avsat’ın Ynet’ten aktardığına göre kaynak, "İsrail, Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı müfettişlerinin İran'a geri dönmesini ve şüpheli bölgelere sürpriz ziyaretler yapılmasını talep ediyor" ifadelerini kullandı.

Ynet haber sitesi, kaynağın şu sözlerini aktardı: "İran ile yapılacak herhangi bir anlaşma, İsrail'i tehdit edemeyeceklerinden emin olmak için füze menziline 300 kilometrelik bir sınır getirmelidir."

Ofisi dün yaptığı açıklamada, Netanyahu'nun önümüzdeki çarşamba günü Washington'da Trump ile görüşeceğini duyurdu.


Maskat’taki müzakereler uranyum zenginleştirme meselesi nedeniyle belirsizliğini koruyor

Arap Denizi'nde Nimitz sınıfı bir uçak gemisinin güvertesinde bulunan bir ABD askeri uçağı (AFP)
Arap Denizi'nde Nimitz sınıfı bir uçak gemisinin güvertesinde bulunan bir ABD askeri uçağı (AFP)
TT

Maskat’taki müzakereler uranyum zenginleştirme meselesi nedeniyle belirsizliğini koruyor

Arap Denizi'nde Nimitz sınıfı bir uçak gemisinin güvertesinde bulunan bir ABD askeri uçağı (AFP)
Arap Denizi'nde Nimitz sınıfı bir uçak gemisinin güvertesinde bulunan bir ABD askeri uçağı (AFP)

Maskat'ta Washington ve Tahran arasında yapılan ilk dolaylı müzakerelerin ertesi günü, ikinci turun kaderi uranyum zenginleştirme meselesinin çözülmesine bağlı gibi görünüyordu. ABD Başkanı Donald Trump dün yaptığı açıklamada, yeni bir müzakere turunun ‘önümüzdeki hafta’ yeniden başlayacağını duyurdu.

ABD yönetimi ‘sıfır zenginleştirme’ talep ederken, Tahran uranyum zenginleştirmeyi ‘egemenlik hakkı’ olarak nitelendirerek buna karşı çıkarak bunun yerine ‘güven verici’ bir zenginleştirme seviyesi önerdi.

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, müzakerelerde ele alınan konuların genişletilmesine karşı çıktı. Füze programının ‘şimdi ve gelecekte müzakere edilemez’ olduğunu vurgulayan Arakçi, programı ‘tamamen savunma amaçlı’ olarak nitelendirdi.

İran’ın saldırıya uğraması halinde bölgedeki ABD üslerine saldıracağı yönünde yeni bir uyarıda bulunan İranlı bakan, ülkesinin ‘savaşı önlemeye olduğu kadar savaşa da hazır’ olduğunu vurguladı.

Öte yandan ABD'nin özel temsilcileri Steve Witkoff ve Jared Kushner, Arap (Umman) Denizi'ndeki Abraham Lincoln uçak gemisini ziyaret etti.

Diğer taraftan İsrail'de müzakerelerin sonuçlarına şüpheyle yaklaşılıyor. İsrailli yetkililer ‘anlaşmaya varılamayacağını’ söylerken Tel Aviv dün akşam, Başbakan Binyamin Netanyahu'nun çarşamba günü Washington'da Trump ile İran meselesini görüşmek üzere bir araya geleceğini duyurdu.