İran destekli Husi milislerin Sana'da Yüksek Mahkeme üyelerinden birinin öldürülmesini kışkırtmakla suçlanan televizyon ağlarından birinin sahibine karşı adli zorunlu tutuklama emrinin uygulanmasını görmezden geldiği bir dönemde, Husi liderinin kuzeni Muhammed Ali el-Husi, yargıç Muhammed Hamran’ın kaçırılıp öldürülmesi ve çok sayıda yargıcın grevine kayıtsız kalarak yargının yetkisini aşan tedbirler almaya devam ediyor.
Başkent Sana’daki mahkemelerin çoğu, Hamran’ın öldürülmesini protesto amaçlı bir grev yürütüyor. Yargıçların çoğu, Yemen Yargı Kulübü'nün bu ayın ikinci günü yaptığı açıklamada, katillere karşı misilleme uygulaması da dahil olmak üzere talepleri yerine getirilinceye dek çalışmayı reddediyor.
Yemenli yargıçlar bizzat Muhammed Ali el-Husi'yi, yargıyı görevden almak için aldığı çeşitli önlemlere ek olarak yargıçlara yönelik kışkırtmanın arkasında olmakla suçluyor. Husi, kuruluşundan bu yana başkanlığını yürüttüğü yargı sistemini mahkemelere ve adli kovuşturmalara ait görevleri yerine getirmek üzere yetkilendirmek niyetinde.
Sana'da Husilerin kontrolündeki savcılık, darbeciler tarafından tanınmayan hükümetin Enformasyon Bakanı'na, Muhammed Ali el-Emad'ın sahibi olduğu el Hawya televizyon kanalında genel olarak yargıya hakaret suçlamasıyla bazı programlarının durdurulması için bir muhtıra yayınladı. Bu durum, Sana'daki yasal bir kaynak tarafından, yargı makamlarının Muhammed Ali el-Husi'nin onlara hakaret etmesini önleme girişimi olarak yorumlandı.
Şarku’l Avsat’a konuşan kaynak, yargı ve yürütme kurumlarının üzerindeki mutlak kontrolü göz önüne alındığında bu tedbirlerin Muhammed Ali el-Husi ve onun yargı sisteminin suistimallerini durdurmada etkili bir rolü olduğuna dikkati çekti.
Geçtiğimiz Pazar günü Muhammed Ali el Husi, intikam ve diğer meselelerle ilgili ihtilafları sulh yoluyla çözmek için geçici heyetler oluşturma çağrısında bulundu.
Yargının gücünü hafifletmek istiyor
Muhammed Ali el-Husi ve bazı yardımcıları, kabileler, aşiretler ve insanlar arasındaki büyük farklılıkları ve uzun süredir yargının önünde olan sorunları kendi gözetiminde uzlaşarak çözmeye çalışıyor. Milislerin lideri sıfatıyla veya başkanlığını yaptığı “yargı sistemi” gibi paralel kurum ve kuruluşlarda verdiği kararlara göre uyuşmazlıkları sona erdirmek ve uyuşmazlıkların taraflarını bunlara uymaya mecbur bırakıyor.
Şarku’l Avsat’ın Husi medya organlarından aktardığı bilgilere göre Muhammed Ali el-Husi ve Husi liderleri 2019’da 57, 2020’de 79, 2021’de 77, 2022’de ise 73 olmak üzere 4 yıl boyunca 286 aşiret anlaşmazlığına müdahale etti.
Hukuki kaynak, bu girişimlerin tüm gücü ve becerikliliğini toplumun zayıflığını ve ateşkesin geçerliliğini istismar ederek yargının gücünü ve bağımsızlığını boşaltan Husi çabasını temsil ettiğini söyledi.
İsminin açıklanmasını istemeyen kaynak, Husileri İran Dini Lideri’ne benzer bir sistem kurmak istediklerini söyledi. Kaynak, yargının, suçu tarih hükümleriyle belgeleyen olduğuna dikkati çekerek, belgelerin en önemli kaynaklardan biri olmaya devam ettiğini aktardı. Husiler, milis varlıkları ve kurumlarının yargı ve hukuk olmadan referans olması için yargıyı toplumun farkındalığından dışlamaya çalışıyor.
Geçtiğimiz haftalarda milis kontrolündeki bölgelerde çok sayıda yargıç saldırılara ve keyfi tedbirlere maruz kaldı. Bunlardan en önemlisi ise Hamran kaçırılarak öldürülmesi olurken, diğer hakimler de saldırıya uğrayıp göz altına alındı. Muhammed Ali el-Husi 70'den fazla hakimin görevden alınması ve yargılanmasına karar verdi.
Sistematik tahrik
Sana'dan bir yargı kaynağı, medyanın yargıya ve hakimlere yönelik kışkırtmalarının s yargıya ve yargıçlara yönelik kışkırtma, insan hakları ve insani sorunları bulanıklaştırmak gibi bir çok sebeple sistematik bir şekilde Husilerin politikası ve projesi dahilinde gerçekleştiğini belirtti. Kaynak, yargıçlara milislerin arzusuyla orantılı cezalar verilmesi adına baskı yapmak için kamuoyunun yanlış yönlendirildiğini kaydetti.
Konuyla ilgili Şarku’l Avsat’a konuşan kaynak, milis kontrolündeki bölgelerde yargıçların adaleti sağlamayan koşullarda çalıştığını söyleyerek, maaşların kesintiye uğradığını, güvenlik eksikliği ile düşük yaşam standartlarından muzdarip olduklarını, her düzeyde mahkemeler, kovuşturmalar ve yargı kurumları için altyapı eksikliğine ek olarak tehdit ve saldırılara maruz kaldıklarını aktardı.
Hayır kurumları ve vakıflara ait mülkler de dahil olmak üzere özel ve kamu arazileri ve mülklerinin yağmalanmasına ve yayılmasına karşı uyarıda bulunan Kaynak, milislerin, altmış yıl önce cumhuriyetin kurulmasıyla başlayan vakıf tarihini silmek ve taşınmaz mülkiyet belgesini yok etmek amacıyla dört yıl önce Evkaf Bakanlığı Milli Arşivlerini yaktığını hatırlattı.
Kaynak, Sana’da milisler tarafından kontrol edilen ve yönetilen Temsilciler Meclisi'nin yasalarda değişiklik yaptığı ve yeni yasalar hazırladığı konusunda uyarıda bulunarak, milislerin adalet sisteminin yargı pahasına geniş yetkilere sahip olmasını sağlamak ve bu önlemleri haklı çıkarmak için kullanılan argümanın yürürlükteki yasalara uydurmak istediğini kaydetti.
Yemen’de darbe sonrası milislerin yargı kurumlarını kontrol altına almasıyla yargı yetkisi giderek küçültürken, yargıyı tekelleştirerek, kendilerine ait olmayan kurumları dışlayarak veya eğitimi tamamlamaları için ali ödeneklerden mahrum bırakıyor.
