ABD ve Fransa Irak’taki krizin çözümünde arabulucu rolünde

Irak parlamentosu oturumu beklentilere açık, sakinlik hattına ABD-Fransız girişimi

Erbain bugün resmi olarak sona eriyor (Reuters)
Erbain bugün resmi olarak sona eriyor (Reuters)
TT

ABD ve Fransa Irak’taki krizin çözümünde arabulucu rolünde

Erbain bugün resmi olarak sona eriyor (Reuters)
Erbain bugün resmi olarak sona eriyor (Reuters)

Milyonlarca Şii Müslümanın Kerbela’ya gerçekleştirdiği Erbain ziyareti bugün resmi olarak sona ererken Irak siyasi çevrelerinde hükümet krizine bir çözüm bulunamaması nedeniyle şiddetin patlak vereceğinden korkuluyor.
(Şii) Koordinasyon Çerçevesi güçlerine yakın kaynaklar, önümüzdeki bir veya iki hafta içerisinde parlamento oturumu düzenleme yönünde bir fikir birliğinin varlığını teyit etti. Kürt ve Sünni siyasi güçler ise Sadr Hareketi ve Koordinasyon Çerçevesi arasındaki krize kapsamlı bir çözüm bulmayı tercih ediyor.
Sadr Hareketi lideri Mukteda es-Sadr, günlerdir yeni bir tutum açıklamazken Sadr Hareketi’ne bağlı bir konuşmacı veya sözcünün yokluğunda Irak parlamentosunun beklenen oturumu hala beklentilere tâbi.
Sadr, yaklaşık bir hafta önce, mevcut Başbakan Mustafa el-Kazimi'nin denetimindeki bir hükümet kapsamında erken seçimlerin düzenlenmesi yönündeki tutumunu net bir şekilde belirlemişti. Koordinasyon Çerçevesi güçlerinin Sadr ile uzlaşmacı çözümlere ulaşma olasılığı konusunda ihtilafa düşmüş olduğu ortaya çıktı.
Koordinasyon Çerçevesi dahilindeki kaynakların ifade ettiğine göre, bu siyasi oluşum dahilinde krizle nasıl başa çıkılacağına dair farklı görüşler bulunuyor. Bazıları ise Sadr’a herhangi bir taviz vermek istemiyor.
Şarku’l Avsat’a konuşan kaynaklar, şöyle ekliyor:
“Kazimi’nin kalmasını reddeden bazı Koordinasyon Çerçevesi güçleri, adayları Muhammed Şiya Sudani'nin Kazimi olması gerekmeyen bir başka aday yerine geçmesi olasılığı hususunda Sadr ile adım atmaya olumlu bakmıyor. Haydar el-Abadi gibi bir başka figür gibi bir başka şahsiyet kabul edilebilir. Cafer es-Sadr dahi aday gösterilebilir. Diğer yandan Koordinasyon Çerçevesi’ndeki bazıları ise Kazimi'nin bir geçiş aşaması için kalma ihtimalinde dahi, ancak üzerinde anlaşmaya varılması gereken koşullar kapsamında Sadr ile bir anlaşmaya varmaya olumlu bakıyor. Koordinasyon Çerçevesi dahilindeki iki kesim, bu hususta Kürtlerin ve Sünnilerin nihai tutumuna dikkat ediyor. Muhammed el-Halbusi liderliğindeki Siyade (Egemenlik) İttifakı ve Mesud Barzani liderliğindeki Kürdistan Demokrat Partisi’nin (KDP) temsil ettiği Kürt ve Sünni tutumu, Müsenna es-Samarrai liderliğindeki Sünni Azim Koalisyonu ve Bafil Talabani liderliğindeki Kürdistan Yurtseverler Birliği’nin (YNK) tutumundan farklılık gösteriyor.”
Bilhassa Barzani, Sadr'ın mevcut Cumhurbaşkanı Berham Salih'in ve Kazımi'nin görevde kalmasını kapsayan yaklaşımını kabul etmiyor. Sünni azim koalisyonu ve YNK ise böyle tercih ediyor. Nitekim bu hususta bir anlaşmazlık mevcut.
İran'ın Irak hükümetinin kurulması krizine ilişkin net bir tutumu bulunmazken nükleer dosyanın ardından İran ile büyük güçler arasındaki görüşmeler çıkmaza girmiş durumda. İran'ın kriz hattına girmesi beklenirken ABD ise bu hususta şüpheyle yaklaşıyor. Ancak ABD Dışişleri Bakanlığından üst düzey bir yetkili, Irak krizini çözme olasılığı yönünde Tahran ile ilişki kurmaya hazır olduğunu duyurmuştu. Ülkedeki durumun yeniden şiddete dönüşeceği korkusuyla Irak dosyasıyla şu anda en çok ilgilenen iki ülke ABD ve Fransa.
ABD'nin Bağdat Büyükelçisi Matthew Tueller, Irak Ulusal Hikmet Hareketi lideri ve Koordinasyon Çerçevesi lideri Ammar el-Hekim ile görüşme gerçekleştirdi. Hekim aynı gün Fransa’nın Bağdat Büyükelçisi Eric Chevallier ile bir araya geldi. Hekim’in ofisi tarafından yapılan açıklamada, Hekim’in söz konusu iki görüşmede de bu aşamayı yönetebilecek ve halkın siyasi sisteme olan güvenini yeniden tesis edebilecek bir ulusal hizmet hükümeti kurmanın önemine değindi. Bu yönde hizmetler ve iş olanakları başta olmak üzere önceliklerle hareket eden uyumlu bir ekip gerektiğini vurguladı. Hekim aynı zamanda “Irak tek bir milliyet, mezhep veya siyasi unvana indirgenemez. Diktatörlük ve terör karşısında şehitlerimizin fedakarlıklarının bir ürünü olduğu için siyasi sisteme bağlı kalınması gerektiğini vurguladık” ifadelerine başvurdu. Siyasi sahneye tüm tarafların dahil edilmesinin önemine değinen Hekim, “Herkes katılmalı ki kimse kimsenin yerini almasın. Siyaset sahnesindeki mevcudiyet, mutlaka hükümete katılım anlamına gelmiyor. Daha ziyade siyasi karar ve ülke yönetimi için ortak bir vizyon yoluyla oluyor” dedi. Anayasaya ve hukuka başvurma çağrısında bulunan Hekim, “Reform, kurumların ve genel kabul görmüş bağlamların benimsenmesini ve etkinleştirilmesini gerektirir.
Mevcut sistem reformu ve gelişimi için mekanizmalar oluşturmuştur ve bu dikkate alınmalıdır” ifadelerini kullandı.



İran Yargı Erki Başkanı: Washington’la müzakerelere güven yok

İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
TT

İran Yargı Erki Başkanı: Washington’la müzakerelere güven yok

İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)

İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, bugün (pazar) yaptığı açıklamada, ABD’nin müzakereleri “aldatma, hile ve zaman kazanma aracı” olarak kullanmayı hedeflemesi halinde bunun bir “yanılsama” olacağını söyledi. Ejei, “Müzakerelere dair hiçbir umut ve güven yoktur” dedi.

Washington ile Tahran arasında ilk tur görüşmeler cuma günü Umman’da yapılmış, taraflar görüşmeleri “olumlu” olarak nitelemiş ve yakın zamanda sürdürme niyetlerini açıklamıştı.

Söz konusu görüşmeler, İran’da rejim karşıtı geniş çaplı protesto dalgasının zirveye ulaşmasından yaklaşık bir ay sonra gerçekleşti. Protestolar sırasında yürütülen ve insan hakları örgütlerinin “benzeri görülmemiş” olarak nitelediği güvenlik operasyonlarında binlerce kişinin hayatını kaybettiği belirtiliyor.

ABD Başkanı Donald Trump, başlangıçta protestoların bastırılması nedeniyle Tahran’a karşı askeri seçenekleri gündeme getirmiş, hatta göstericilere “yardım yolda” mesajı vermişti. Ancak Trump’ın son günlerdeki söylemi, İran’ın nükleer programını dizginlemeye odaklandı. Bu çerçevede ABD, başını “USS Abraham Lincoln” uçak gemisinin çektiği bir deniz görev grubunu bölgeye sevk etti. İran yönetimi ise Trump’ın İran’a saldırı tehditlerini hayata geçirme ihtimalinden ciddi endişe duyuyor. Tahran, olası bir saldırı halinde bölgedeki ABD üslerini hedef alacağı ve Hürmüz Boğazı’nı kapatabileceği uyarısında bulundu.

Yargı Erki Başkanı, müzakere çağrısı yapan taraflara dair “ne umut ne de güven” olduğunu vurgulayarak, ABD’ye bu yolda güvenilemeyeceğini söyledi. Mevcut diyalog çağrılarının, “şiddeti kışkırtan ve sabotajcıları silahlandıran aynı taraflardan” geldiğini ifade etti.

dfwfde
Gösterici kalabalıkları, geçen 8 Ocak’ta başkent Tahran’ın batısındaki bazı yolları kapattı (AP)

Yargı erkinin resmi ajansı Mizan’ın aktardığına göre Ejei, pazar günü yaptığı konuşmada İran’ın hiçbir zaman savaş isteyen taraf olmadığını, ancak her türlü saldırgana karşı tüm gücüyle duracağını belirtti. Bazı ülkelerin geçmişte İran’ın yanında yer alırken, “İslam Cumhuriyeti’nin sonunun geldiğini düşündüklerini” de sözlerine ekledi.

Ejei, geçen yıl haziran ayında yaşanan ve 12 gün süren savaşa atıfta bulunarak, müzakereler sürerken savaşı başlatan tarafların, İran’ın “direncini” gördükten sonra ateşkes talep etmek zorunda kaldıklarını söyledi.

“İsyan eylemlerini kim başlattı? Provokatörleri kim silahlandırdı?” diye soran Ejei, “Onları silahlandıranlar bugün ‘gelin müzakere edelim’ diyenlerin ta kendileridir” ifadelerini kullandı.

Orta İran’daki Arak kentinde yargı yetkililerine hitap eden Ejei, “aldatılmış bireyler” ile “asıl unsurların” hesabının ayrı olduğunu belirterek, davaların “yargı usullerine uygun ve her vakanın niteliğine göre” ele alınacağını söyledi.

Son protestolardaki şiddetin benzeri görülmemiş boyutlara ulaştığını savunan Ejei, “sokaklarda ve geçiş noktalarında en vahşi suçları işleyenlerin sıradan vatandaşlar değil; ABD ve Siyonist rejim unsurları tarafından eğitilmiş, kalpsiz teröristler olduğunu” ileri sürdü.

Buna karşılık “aldatılmış unsurların” varlığını kabul eden Ejei, bunların “teröristler ve ayaklanmaların ana unsurlarından ayrı değerlendirileceğini” ve suçlamalarının “her birinin koşullarına göre” inceleneceğini söyledi.

ABD merkezli insan hakları örgütü Hrana, protestolar sırasında çoğu gösterici olmak üzere 6 bin 971 kişinin öldüğünü ve 51 binden fazla kişinin gözaltına alındığını belgelediğini açıkladı.

Ejei ayrıca, protestolar sırasında reform çağrısı yapan ve baskıların araştırılması için ulusal bir gerçekleri araştırma komisyonu kurulmasını isteyen bazı iç aktörleri ve kişileri de eleştirdi.

Velayet-i Fakih’in yanında durmamanın, savaş sırasında Saddam Hüseyin’e sığınanların ve bugün suçlu Siyonistlere yaslananların akıbetiyle sonuçlanacağını savunan Ejei, “Bir zamanlar devrimle birlikte olan, bugün ise bildiri yayımlayan bu kişiler acınacak ve sefil insanlardır” dedi.


İsrail kabinesi, Batı Şeria topraklarının ilhakını genişletme kararlarını onayladı

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
TT

İsrail kabinesi, Batı Şeria topraklarının ilhakını genişletme kararlarını onayladı

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)

Ynet haber sitesi bugün, İsrail kabinesinin Batı Şeria’daki arazi tescili ve mülkiyet prosedürlerinde temel değişiklikleri onayladığını bildirdi. Yeni düzenlemeler, Filistinlilere ait bazı evlerin yıkılmasına izin veriyor.

Yedioth Ahronoth’un internet sitesi Ynet, yeni kararların İsrail'in işgal altındaki Batı Şeria’nın A Bölgesi’nde Filistinlilere ait binaları yıkmasına izin vereceğini ve Batı Şeria genelinde yerleşim faaliyetlerinin önemli ölçüde genişlemesine yol açacağını doğruladı.

zsdcfgt
Batı Şeria’daki İsrail askerleri (Reuters)

Şarku’l Avsat’ın Ynet’ten aktardığına göre İsrail kabinesinin aldığı kararlar, Oslo Barış Anlaşmaları kapsamında ilk asker çekilme dalgasında İsrail ordusunun çekilmediği tek şehir olan El Halil’de İsrail-Filistin çatışmasını çözmeye yönelik geçici bir adım olması amaçlanan 1997 El Halil Protokolü’nün ilkelerine aykırı.


Rusya'da 15 yaşındaki saldırgan dehşet saçtı: Nazi sembolü çizdi

Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
TT

Rusya'da 15 yaşındaki saldırgan dehşet saçtı: Nazi sembolü çizdi

Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)

Rusya'nın Başkurdistan Cumhuriyeti'nde cumartesi günü bir üniversite yurdunda bir gencin bıçaklı saldırı dizisi sonucu en az 6 kişi yaralandı. Yaralananlar arasında öğrenciler de var.

Haberlere göre bıçak taşıdığı belirtilen 15 yaşındaki çocuk, cumartesi günü Ufa'daki Devlet Tıp Üniversitesi'nin yurduna girip öğrencilere saldırmaya başladı. Gencin milliyetçi sloganlar attığı ve Nazi sembolü çizdiği bildirildi.

Rusya İçişleri Bakanlığı Sözcüsü Tümgeneral Irina Volk, RTVI haber sitesine yaptığı açıklamada, "Saldırgan gözaltına alınmaya direndi ve bu sırada iki polis memuru bıçaklandı. Ayrıca şüpheli kendine de zarar verdi" dedi. Şüpheli, ağır yaralı halde yerel bir çocuk hastanesine kaldırıldı.

Moskova'nın yaklaşık 1200 km doğusundaki Ufa'daki yetkililer, olayla ilgili üst düzey soruşturma başlattı. Saldırıda yaralanan en az 4 kişi hastaneye kaldırıldı ve birinin durumunun kritik olduğu düşünülüyor. Yaralananlar arasında Hintli öğrenciler de bulunuyor.

Moskova'daki Hindistan Büyükelçiliği, "Ufa'da talihsiz bir saldırı yaşandı. Aralarında 4 Hintli öğrencinin de bulunduğu birçok kişi yaralandı" açıklamasını yaptı.

Büyükelçilik, yetkililerle temas halinde olduğunu ve "Kazan'daki konsolosluktan yetkililerin yaralı öğrencilere yardım etmek üzere Ufa'ya hareket ettiğini" belirtti.

Görgü tanıkları, kaotik anları "her yer kan içindeydi" diyerek anlattı. Ren TV, yaralıların ambulanslarla hastaneye taşındığını gösteren görüntüleri yayımladı.

Yerel Baza kanalına göre, şüpheli yasaklı bir neo-Nazi örgütüne mensuptu. Economic Times'a göre Rusya'daki üniversitelerde 30 binden fazla Hintli öğrencinin eğitim gördüğü tahmin ediliyor.

Independent Türkçe