Libya Denetim Bürosu ülkedeki yaygın mali yolsuzluğu ve kamu fonlarındaki israfı ortaya çıkardı

Dibeybe hükümetinin araba satın almak, uçak kiralamak ve yemek için milyonlarca dinar harcadığı görüldü

Libya Denetim Bürosu Başkanı Halid Şakşak ile UBH Başbakanı Abdulhamid ed-Dibeybe’nin daha önce yaptıkları görüşmeden bir kare (Denetim Bürosu)
Libya Denetim Bürosu Başkanı Halid Şakşak ile UBH Başbakanı Abdulhamid ed-Dibeybe’nin daha önce yaptıkları görüşmeden bir kare (Denetim Bürosu)
TT

Libya Denetim Bürosu ülkedeki yaygın mali yolsuzluğu ve kamu fonlarındaki israfı ortaya çıkardı

Libya Denetim Bürosu Başkanı Halid Şakşak ile UBH Başbakanı Abdulhamid ed-Dibeybe’nin daha önce yaptıkları görüşmeden bir kare (Denetim Bürosu)
Libya Denetim Bürosu Başkanı Halid Şakşak ile UBH Başbakanı Abdulhamid ed-Dibeybe’nin daha önce yaptıkları görüşmeden bir kare (Denetim Bürosu)

Libya Denetim Bürosu, araba satın almak, özel uçak kiralamak ve Bakanlar Kurulu üyelerine yemek tedarik etmek için yapılan yoğun harcamalarla ilgili bazı mali yolsuzlukları ortaya çıkardı. Bu suistimallerin bazıları devlet kurumlarını ve siyasi yetkilileri kapsarken incelemelerde belediyelerde çalışmadıkları halde bazı kişilere telefon ve bilgisayar temin edildiği ve otel rezervasyonları yapıldığı da görüldü.
Denetim Bürosu, 2021 yılına ilişkin yıllık raporunda, özellikle Bakanlar Kurulu bünyesinde, yetkililer ve milletvekilleri tarafından yapılan ‘kamu parasının yaygın olarak israf’ edildiği bir dizi mali usulsüzlüğü izledi.
Denetim Bürosu’nun 18 bölümden oluşan raporunda, Trablus’taki Başbakanlık Ofisi'nin, geçici Ulusal Birlik Hükümeti (UBH) Başbakanı Abdulhamid ed-Dibeybe’nin Cezayir uçuşu için harcanan 540 bin dinar (Libya karaborsasında bir dolar 5 bin 185 dinara eşit) da dahil olmak üzere geçtiğimiz Nisan ayında 5 milyon Libya dinarıyla özel uçak kiraladığı belirtildi. UBH’den bir yetkili, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, Başsavcılığın raporda belirtilen kamu parasının israfına ilişkin bir soruşturma başlatacağını söyledi. Yetkili, “Bahsi geçen kuruluşlar, masumiyetlerine dair kanıt sunmalı ya da kamu fonlarını koruyamamalarından ötürü soruşturmaya tabi tutulmalı” dedi.
Raporda ayrıca, geçtiğimiz yıl Haziran ayında UBH Bakanlar Kurulu Ofisi’ne maliyeti 1,9 milyon dinarı aşan kahvaltı, öğle ve akşam yemeği satın alındığı ve Kasr bin Gaşir’de görevli olanlar da dahil korumalar için aynı yemeklerin sipariş edildiği belirtilirken Kasr bin Gaşir belediyesinde çalışmadıkları halde bazı kişiler için uçak biletleri ve otel rezervasyonları yapıldığı suçlamasında bulunuldu.
Ülkenin en büyük denetim organı olan Denetim Bürosu raporunda, kamu ihalelerinde dürüstlük ve şeffaflık ilkelerinden sapma ve mevzuata aykırı olan doğrudan sözleşme imzalama fenomeninin yaygın olduğunun görüldüğü belirtildi. Temsilciler Meclisi'ne (TM) ve Devlet Yüksek Konseyi’ne (DYK) sunulan bu son rapor, vatandaşların hayat şartlarına yansıyan korkunç ekonomik durumun ve devlet hizmetlerinin kötüye gitmesinin gölgesinde sosyal ve siyasi çevrelerde öfke patlamasına yol açtı.
UBH Başbakanı Dibeybe, halkın artan öfkesi çerçevesinde UBH’ye bağlı bakanlıklara ve kurumlara raporda yer alan gözlemlere gerekli yanıtları hazırlamaları ve basın toplantısı düzenleyerek tüm soruları yanıtlamaları talimatı verdi. Dibeybe ayrıca bu kurumlara yönelik raporda belirtilen ihlallerin kanıtlanması halinde sorumlu tutulacaklarını da kaydetti. Bakanlar Kurulu adına satın alınan otomobillerin ve bakım faturalarının göz ardı edildiğine değinilen raporda satın almanın önceliklerini veya gerekliliklerini belirtmeden çok sayıda otomobil alındığının ve pahalı modellerin satın alınmasında aşırıya kaçıldığının tespit edildiği kaydedildi. Rapor ayrıca, Trablus'taki UBH’ye bağlı Vakıflar ve İslami İşler Genel Otoritesi'nin 700 bin dinar değerinde özel Arap kıyafeti tedarik etmek için yaptığı sözleşmenin tedarik edilecek miktara dair bir kanıt sunulmadan imzaladığı bir ihlalin de gözlemlendiği aktarıldı. Raporda, Vakıflar ve İslami İşler Genel Otoritesi'nin ‘Halka ez-Zikr’ programına katılan öğrenciler için çok sayıda Arap kıyafeti satın almak için kurumun ihtiyacı olmaksızın kamu parasını özgürce ve devletin mali sistemi ile ilgili yasa metnine aykırı olarak harcadığı kaydedildi.
Dibeybe hükümetinin bazı bakanlıklarının alımlarda aşırıya kaçtığı, ancak bununla sınırlı kalmadığı ve Sivil Hizmet Bakanlığı'nın ‘iPhone’ cep telefonlarının yanı sıra dizüstü ve masaüstü bilgisayarların alımında da aşırıya gittiği belirtilen raporda, satın alımlara özel departmanlar olmasına rağmen bakan tarafından belirlenen şirketlerden alınan bu cihazların fiyatlarının abartılı olduğu da vurgulandı.
Raporda, dış temsilciliklere diplomat gönderilmesine ilişkin olarak ise Dışişleri Bakanlığı'nın elektronik bir veri tabanı ya da alınan tüm kararların kayıt altına alındığı ve gerektiğinde başvurulabilecek merkezi bir sistemden yoksun olduğunu gösterdiği belirtildi. Libya büyükelçiliklerinde çalışan diplomatların yıllık maaşlarının bir yıl içinde yarım milyar dolardan fazla arttığına işaret edilen raporda, UBH'nin 26,7 milyar dinar borç almasından sonra kamu bankası borcunun 84 milyar dinara yükseldiğine ve Libya’nın 2020 yılında petrol tesislerinin dokuz ay süreyle mücbir sebep nedeniyle kapatılması sonucunda on milyar doları aşan zarara uğradığına işaret edildi.
Raporun başında, güvenlik sahasında ateşkese varılması ve petrol sahalarının açılması sonucunda 2021 yılının güvenlik ve ekonomik koşullarında göreceli bir iyileşmeye tanık olduğu, ancak Libya'nın yaşadığı istikrar döneminin, sağlam bir temele dayanmaması nedeniyle kırılgan olduğu kaydedildi. Rapora göre siyasi ve askeri anlaşmazlıkların yılsonunda ekonomik konulara da yansıması, genel bütçenin TM’den geçmemesi ve hesap verebilirliğin ve sorumluluğun olmamasıyla birlikte işler hızla yeniden karmaşık bir hal aldığından siyasi koşulların halen gergin olduğu belirtildi.



ABD arabuluculuğuyla İsveç'te esir takası görüşmeleri yapılıyor

Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
TT

ABD arabuluculuğuyla İsveç'te esir takası görüşmeleri yapılıyor

Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)

Suriye kaynakları Şarku’l Avsat'a, ABD arabuluculuğuyla Suriye'nin güneyindeki Süveyda vilayetinde bir esir takası konusunda görüşmelerin devam ettiğini doğruladı.

İl yönetiminin medya ilişkileri direktörü Kuteyba Azzam, Suriye hükümeti ile Şeyh el-Akl ve Hikmet el-Hicri'ye bağlı "Ulusal Muhafız Kuvvetleri" arasında, esir takası anlaşmasına varılması amacıyla görüşmelerin yapıldığını belirtti.

Medyada yer alan haberlere göre ABD elçisi Tom Barrack'ın ofisi, 2025 yazındaki olaylardan bu yana Şam kırsalında gözaltında tutulan Süveyda'dan 61 sivilin serbest bırakılması karşılığında, Savunma ve İçişleri Bakanlıklarından "Ulusal Muhafızlar" tarafından Süveyda'da tutulan 30 mahkumun teslim edilmesini içeren anlaşmanın sonuçlandırılması için her iki taraftan da onay aldı.

Süveyda Valisi Mustafa Bakur, geçen ay Suriye hükümetinin bu sivilleri aşiret güçlerinden teslim aldığını ve takas ayarlamak üzere gözaltına aldığını duyurdu.

Geçtiğimiz temmuz ayındaki olaylardan dolayı gözaltına alınanların serbest bırakılması, geçen eylül ayında Şam'dan Amerikan ve Ürdün'ün desteğiyle açıklanan "yol haritasının" maddelerinden biridir.


Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
TT

Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)

Filistin Sağlık Bakanlığı, 19 yaşındaki ABD vatandaşı Filistinli Nasrallah Muhammed Cemal Ebu Siyam’ın, çarşamba gecesi Batı Şeria’da bir İsrailli yerleşimcinin açtığı ateş sonucu ağır yaralandıktan sonra hayatını kaybettiğini açıkladı.

Bakanlık, Ebu Siyam’ın çarşamba günü işgal altındaki Batı Şeria’da, Ramallah yakınlarında bulunan Mihmas köyünde vurulduğunu bildirdi.

Reuters’a konuşan ABD Büyükelçiliği’nden bir yetkili ise şiddeti kınayarak, “ABD Dışişleri Bakanlığı için yurt dışındaki Amerikan vatandaşlarının güvenliği ve emniyetinden daha yüksek bir öncelik yoktur” ifadesini kullandı.

rgtbrgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninde gözyaşlarına boğuldu. (AFP)

İsrail güvenlik güçlerinin olası misillemesinden çekindiği için isminin açıklanmasını istemeyen Ebu Siyam’ın bir yakını, yerleşimcilerin köye koyun çalmak amacıyla baskın düzenlediğini öne sürdü.

Aralarında Ebu Siyam’ın da bulunduğu köylülerin hırsızlığı engellemeye çalıştığını, bunun üzerine yerleşimcilerin ateş açtığını ve Ebu Siyam ile birlikte bazı kişilerin yaralandığını söyledi.

Filistin resmi haber ajansı WAFA ise saldırılarda 5 kişinin yaralandığını, bunlardan 3’ünün -Ebu Siyam dahil- kurşunla yaralandığını bildirdi. Ajans, diğer yaralılara ilişkin ayrıntı paylaşmadı. Reuters’ın olayla ilgili yorum talebine İsrail ordusu tarafından henüz yanıt verilmedi.

dcfgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninin ardından yas tutuyor. (Reuters)

Gazze Şeridi’nde Ekim 2023’te başlayan savaşın ardından Batı Şeria’da İsrailli yerleşimcilerin Filistinlilere yönelik şiddet eylemleri belirgin biçimde arttı. Birleşmiş Milletler (BM) verilerine göre, 2026 yılında yerleşimci saldırıları nedeniyle yaklaşık 700 kişi yerinden edildi.

Uluslararası kuruluş, 2026’da Batı Şeria’da 9 Filistinlinin öldürüldüğünü, 2025 yılında ise bu sayının 240’ı aştığını bildirdi. Verilere göre 2025 yılında Batı Şeria’da iki İsrailli öldü.

İsrail, yerleşimci şiddetiyle ilgili nadiren iddianame düzenliyor. İsrailli izleme kuruluşu Yesh Din, 2025 yılı sonunda yaptığı açıklamada, 7 Ekim 2023’ten bu yana belgeledikleri yüzlerce yerleşimci şiddeti vakasının yalnızca yüzde 2’sinde dava açıldığını duyurdu.

Son iki yılda Batı Şeria’da, aralarında aktivist Ayşenur Ezgi Eygi’nin de bulunduğu bazı ABD vatandaşları, İsrail güçleri ya da yerleşimciler tarafından öldürüldü.


Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
TT

Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)

Yerel medyaya göre Tunus'ta bir mahkeme dün Milletvekili Ahmed Seydani'yi, ülkenin son sel felaketinin ardından sosyal medyada Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırdı.

Seydani, bu ayın başlarında, Tunus'un çeşitli bölgelerinde altyapıya zarar veren sellere neden olan olağanüstü yağışların ardından Saïd'in iki bakanla yaptığı görüşmeyle ilgili Facebook'ta yaptığı, "Cumhurbaşkanı, yetki alanını resmi olarak yollara ve su borularına genişletmeye karar verdi. Görünüşe göre yeni unvanı Sanitasyon ve Yağmur Suyu Drenajı Başkomutanı olacak” yorumu nedeniyle tutuklandı.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre Seydani'nin avukatı Husameddin Bin Atya ajansa yaptığı açıklamada, müvekkilinin Telekomünikasyon Kanunu'nun 86. maddesi uyarınca yargılandığını ve bu maddenin “Kamu iletişim ağları aracılığıyla kasıtlı olarak başkalarına zarar veren veya huzurunu bozan herkesi” bir ila iki yıl hapis ve 100 ila 1.000 dinar (yaklaşık 300 avro) para cezası öngördüğünü söyledi.

Tunus'ta geçen ay 70 yıldan fazla süredir görülen en şiddetli yağışların ardından en az beş kişi hayatını kaybetti, birçok kişi ise hala kayıp durumunda.