Rus petrolünün Yunanistan açıklarından Avrupa'ya gizlice sevki denizdeki takiple görüntülendi

Fotoğraf: AA
Fotoğraf: AA
TT

Rus petrolünün Yunanistan açıklarından Avrupa'ya gizlice sevki denizdeki takiple görüntülendi

Fotoğraf: AA
Fotoğraf: AA

Japon basın kuruluşu Nikkei Asia, Batı ülkelerinin Ukrayna'daki saldırılara karşı Rusya'ya yaptırım açıkladığı son dönemde Rus petrolünün Avrupa'ya gizli ve aktarmalı sevkiyatını görüntüledi.
Kuruluşun ay başındaki haberinde, kriz başladığından beri 41 tankerin, Rusya çıkışlı tankerlerle Yunanistan açıklarında gemiden gemiye petrol naklettiğini kamuoyuna duyurmuştu.
Haberde Batı ülkelerinin Rus finans kaynaklarını izole etmek için yaptırım uyguladığı ancak Rus petrolünün sevkiyatının sürmesi halinde yaptırımların etkisinin sınırlı kalacağına dikkat çekilmişti.
Yunanistan'ın güneyindeki Lakonya Körfezi'nde petrol transferi görüntülenmiş, söz konusu transfer Yunanistan bayraklı Sea Falcon ile Hindistan bayraklı Jak Log arasında gerçekleşmişti.
Son olarak Nikkei Asia, söz konusu haberle alakalı paylaştığı görüntüde, transferin görsel detaylarına yer verdi. Olay yeri görüntüsünde Nikkei muhabiri Nagao Riho konuştu.
Görüntüde sivil bir teknede, gemiden gemiye petrol transferinin gerçekleştiği Yunan kara sularına ilerlediğini kaydeden Nagao, elindeki elektronik tablet haritada Lakonya Körfezi'ni işaretledi.

İki tankeri kameraya aldılar
Körfezin Yunan kara sularının dışında kaldığını belirten Nagao, çok sayıda teknenin aynı amaçla bölgede toplandığını belirtti. Nagao, Yitio bölgesinden körfezin içlerine açıldıklarını kaydetti.
Nakliyatı gerçekleştiren ve tanker oldukları tahmin edilen iki gemiyi kameraya aldığı görülen Nagao, "Lakonya Körfezi'nde, denizde gemiden gemiye petrol transferi gerçekleştiriyorlar" dedi.
Söz konusu tankerlerin Yunan kara suları dışında olduğu vurgulandı. Yakın çekimde tankerlerin, Hindistan bayraklı "Jag Lok" ile Yunan bayraklı "Sea Falcon" olduğu saptandı.
Gemiden gemiye petrol transferine şahitlik ettiğini kaydeden Nagao, olay yerinin güvenli olmadığını öngördüklerinden, çıkış limanına geri dönmeye karar verdiklerini bildirdi.
Döndükleri limanda yeniden konuşan Nagao, iki tankeri anımsatarak, "Anlaşılan Lakonya Körfezi'nde gemiden gemiye çok sayıda petrol transferi oluyor" diyerek, yerel halkın çevresel endişeler taşıdığını da aktardı.
"Petrol nereye" sorusuna yanıt arayan Nikkei, Rus limanlarından ayrılan tankerlerin yönünü ve hangi gemilerle temasa geçtiğini araştırırken Refinitiv datalarını incelediklerini aktarmıştı.

Sinyallerden iz sürüldü
Araştırma, gemiden gemiye transferin sıklıkla meydana geldiği Yunanistan'ın Akdeniz kıyılarındaki açık suları kapsamıştı. Rotalarını saptamak üzere tankerlerden gelen Otomatik Tanımlama Sistemi (AIS) sinyalleri izlenmişti.
Suyun ulaştığı çizgi ile tankerin dip noktası arasındaki mesafe olarak bilinen ve tanker ağır yüklü olduğunda artan "su çekim mesafelerindeki" değişimler, gemiden gemiye ne kadar nakliyat yapıldığını tespit etmek için kontrol edilmişti.

Avrupa limanlarına giden gemiler
Ay başındaki haberinde Nikkei, ağustos sonuna kadarki 6 aylık dönemde Yunan kıyıları açıklarında Rus tankerleri dahil 175 transfer saptamış, buna rağmen geçen yıl aynı dönemde ise sadece 9 transfer gerçekleştiğini bildirmişti.
Refinitiv verilerine göre Rusya, gemiden gemiye olmak üzere Yunanistan açıklarında 23,8 milyon varil petrol ihracatı gerçekleştirmiş, geçen yılın aynı döneminde ise 4,34 milyon varil transferi gerçekleşmişti.
Yükünü teslim aldıktan sonra tankerlerin nereye gittiklerini sorgulayan ve rotaları izleyen Nikkei, 89 geminin limanlara vardığını saptamış, bunların 41'inin Yunanistan, Belçika ve Avrupa'nın başka noktalarına demirlediği tespit edilmişti.
Haberde, söz konusu derin araştırma neticesinde Yunanistan açıklarından suların, Rusya ve Avrupa arasındaki petrol sevkiyatında önemli bir aktarma merkezi görevi üstlendiğinin ortaya çıktığı vurgulanmıştı.

Avrupa Birliği'nin kısıtlamaları
Avrupa Birliği (AB) Rus petrolünün ithalatını Şubat 2023'te tamamıyla yasaklayacak. İngiltere ise aralıkta Rus petrolüne tam ambargo koyacak.
Uluslararası Enerji Ajansına (IEA) göre AB'ye yönelik Rus petrol ihracatı temmuzda 2,8 milyon varil olarak gerçekleşti. Bu, ocak ayına kıyasla yüzde 26 düşüş olarak kayda geçti.
Avrupa Birliği ve İngiltere yıl sonuna dek Rus petrolünün ithalatını tamamıyla yasaklamayı planlarken, halihazırda Rus petrolünü satın almayı sürdüren şirketler eleştiriliyor.
Petrol ambargosu yürürlüğe girse de kaynağını gizleme amacıyla deniz rotalarında gemiler arasında transferlerin devam edebileceği belirtiliyor.



Kanada'nın batısındaki bir okulda meydana gelen silahlı saldırıda 10 kişi öldü

Kanada'nın Britanya Kolombiyası eyaletindeki Tumbler Ridge bölgesinde meydana gelen silahlı saldırıda olay yerindeki polis memurları (dolaşımda)    
Kanada'nın Britanya Kolombiyası eyaletindeki Tumbler Ridge bölgesinde meydana gelen silahlı saldırıda olay yerindeki polis memurları (dolaşımda)   
TT

Kanada'nın batısındaki bir okulda meydana gelen silahlı saldırıda 10 kişi öldü

Kanada'nın Britanya Kolombiyası eyaletindeki Tumbler Ridge bölgesinde meydana gelen silahlı saldırıda olay yerindeki polis memurları (dolaşımda)    
Kanada'nın Britanya Kolombiyası eyaletindeki Tumbler Ridge bölgesinde meydana gelen silahlı saldırıda olay yerindeki polis memurları (dolaşımda)   

CBC News'in haberine göre Kanada'nın Britanya Kolombiyası eyaletindeki Tumbler Ridge bölgesinde dün meydana gelen silahlı saldırıda, şüpheli saldırgan da dahil olmak üzere on kişi hayatını kaybetti.

Bir lisede 6 ceset, polis tarafından olayla bağlantılı olduğuna inanılan bir evde ise 2 ceset daha bulundu. CBC News'e göre, bir kişi de hastaneye götürülürken yolda hayatını kaybetti; şüphelinin ölümü daha önce doğrulanmıştı. Polis kaynaklarına dayanan haberde, 25 kişinin de yerel bir tıp merkezinde yaralanmalar nedeniyle tedavi gördüğü belirtildi.


Akın Gürlek Adalet Bakanlığına, Erzurum Valisi Mustafa Çiftçi ise İçişleri Bakanlığına atandı

İstanbul Başsavcısı Akın Gürlek, Adalet Bakanı olarak atandı (İstanbul Başsavcılığı)
İstanbul Başsavcısı Akın Gürlek, Adalet Bakanı olarak atandı (İstanbul Başsavcılığı)
TT

Akın Gürlek Adalet Bakanlığına, Erzurum Valisi Mustafa Çiftçi ise İçişleri Bakanlığına atandı

İstanbul Başsavcısı Akın Gürlek, Adalet Bakanı olarak atandı (İstanbul Başsavcılığı)
İstanbul Başsavcısı Akın Gürlek, Adalet Bakanı olarak atandı (İstanbul Başsavcılığı)

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Resmi Gazete'de yayımlanan bir kararnameyle İstanbul Başsavcısı Akın Gürlek'i Adalet Bakanı olarak atadığını duyurdu.

İçişleri Bakanlığına Erzurum Valisi Mustafa Çiftçi’nin atanmasını da içeren kabine değişikliğinin ardındaki nedenler belirsizliğini koruyor. Resmi Gazete'de, bu görevleri yürüten önceki bakanların istifalarına dikkat çekildi.

Türkiye'nin en büyük şehrinin başsavcısı olan Gürlek, geçen yıl mart ayında İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu hakkında gözaltı emri çıkarmıştı. Bu hamle, halk arasında geniş çapta tepkilere yol açmış ve siyasi amaçlı olarak değerlendirilmişti.

Erdoğan'a rakip olarak görülen İmamoğlu, Cumhuriyet Halk Partisi'nin 2028 cumhurbaşkanlığı seçimleri adayını açıklamasından sadece birkaç gün önce tutuklandı. Gürlek daha önce Adalet Bakan Yardımcılığı görevinde de bulundu ve eleştirenler tarafından Erdoğan'ın rakiplerini hedef almakla suçlanıyor.

Ekim 2024'te İstanbul Başsavcısı olarak atanmasından bu yana, Cumhuriyet Halk Partisi'nden (CHP) 15'ten fazla belediye başkanı yolsuzluk suçlamalarıyla tutuklandı; bunların çoğu suçlamaları reddediyor. Gürlek ayrıca, rüşvet, terör faaliyetlerine karışma ve cumhurbaşkanına hakaret suçlamalarıyla onlarca CHP üyesi hakkında soruşturma başlatılması emrini verdi.

54 yaşındaki İmamoğlu, Gürlek'in dürüstlüğünü sorgulamak da dahil olmak üzere bir dizi davayla karşı karşıya. Ayrıca, Gürlek'i tehdit ettiği ve hakaret ettiği iddiasıyla Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) lideri Özgür Özel hakkında da soruşturma başlatıldı.

Gürlek, mevcut Adalet Bakanı Yılmaz Tunç'un yerine geçerken, daha önce Ali Yerlikaya'nın yürüttüğü İçişleri Bakanlığı görevine ise Erzurum Valisi Mustafa Çiftçi getirildi.


ABD'deki on binlerce göçmene kötü haber

Donald Trump'ın "sınır çarı" diye tanımladığı Tom Homan, 2025'te 580 bine yakın kişiyi sınır dışı ettiklerini duyurmuştu (Reuters)
Donald Trump'ın "sınır çarı" diye tanımladığı Tom Homan, 2025'te 580 bine yakın kişiyi sınır dışı ettiklerini duyurmuştu (Reuters)
TT

ABD'deki on binlerce göçmene kötü haber

Donald Trump'ın "sınır çarı" diye tanımladığı Tom Homan, 2025'te 580 bine yakın kişiyi sınır dışı ettiklerini duyurmuştu (Reuters)
Donald Trump'ın "sınır çarı" diye tanımladığı Tom Homan, 2025'te 580 bine yakın kişiyi sınır dışı ettiklerini duyurmuştu (Reuters)

ABD'deki bir federal temyiz mahkemesi, 60 bin göçmenin daha sınır dışı edilebilmesini sağlayacak bir karar verdi.

ABD 9. Temyiz Mahkemesi'nin pazartesi duyurduğu kararla, Kaliforniya eyaletindeki bir federal yargıcın Honduras, Nepal ve Nikaragua'dan gelen göçmenler için aralık ayında aldığı sınır dışına karşı koruma hükmü geçici olarak kaldırıldı. 

Mahkeme, Donald Trump yönetiminin bu üç ülkenin yurttaşları için Geçici Koruma Statüsü'nü (Temporary Protected Status/TPS) uygulamama kararının meşru sebepleri olabileceğini kanıtlayabileceğini belirtti. 

ABD 9. Temyiz Mahkemesi, geçen sene görülen benzer bir davada Yüksek Mahkeme'nin TPS'den faydalanan yüz binlerce Venezuelalı göçmenin bu korumalardan mahrum bırakılmasına izin verdiğini hatırlattı. 

Son kararı oybirliğiyle veren mahkemenin üç yargıcı Trump, Cumhuriyetçi George W. Bush ve Demokrat Partili Bill Clinton tarafından atanmıştı. 

ABD İç Güvenlik Bakanı Kristi Noem, kararı X hesabında şöyle yorumladı:

TPS hiçbir zaman kalıcı olacak şekilde tasarlanmamıştı ama önceki yönetimler onu on yıllardır fiili olarak bir af programı gibi kullandı. Bu ülkelerin her birinde durumun iyileştiği göz önünde bulundurulduğunda onun geçici olduğuna hükmediyoruz.

Reuters, 89 bin kişinin bu karardan etkilenebileceğini bildirirken New York Times; 50 bini Honduraslı, 7 bini Nepalli, 3 bini de Honduraslı olmak üzere 60 bin civarında kişinin Geçici Koruma Statüsü kapsamında olduğunu aktarıyor. 

TPS; doğal afet, silahlı çatışma ve diğer olağanüstü durumlar yaşayan ülkelerin yurttaşlarına sınır dışı edilmeme istisnası tanıyor ve çalışma izni sağlıyor. 

Trump yönetimi, TPS kapsamındaki kişilerin sayısını çok azaltmayı hedefliyor.

San Francisco'daki ABD Bölge Yargıcı Trina Thompson aralıkta aldığı kararda Trump yönetiminin bu üç ülkenin yurttaşlarının memleketlerine geri dönmelerini sağlayacak koşulların oluştuğuna dair yeterli kanıtları sunmadığını ifade etmişti.  

Thompson, Noem ve Trump'ın göçmenleri suçlu gibi lanse eden ve komplo teorilerini destekleyen açıklamalarını hatırlatarak TPS uygulamalarından vazgeçilmesinde ırkçılığın etkili olabileceğini öne sürmüştü.

Independent Türkçe, New York Times, Reuters