Kremlin, Kuzey Akım 1 ve Kuzey Akım 2'ye sabotaj yapılmış olabileceğini açıkladı

 (AFP)
(AFP)
TT

Kremlin, Kuzey Akım 1 ve Kuzey Akım 2'ye sabotaj yapılmış olabileceğini açıkladı

 (AFP)
(AFP)

Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov, Kuzey Akım 1 ve Kuzey Akım 2 boru hatlarındaki hasarların sabotaj nedeniyle yaşanmış olabileceğini belirterek, "Hiçbir ihtimali göz ardı edemeyiz. Bu, acil araştırma gerektiren benzeri görülmemiş bir durum. Gelişmelerden ötürü son derece endişeliyiz." dedi.
Peskov, başkent Moskova'da gazetecilere yaptığı açıklamada, Kuzey Akım 1 ve Kuzey Akım 2 doğal gaz boru hatlarında yaşanan tahribatlar ve Baltık Denizi'nde yaşanan gaz sızıntılarını değerlendirdi.
Hatlarda yaşanan sorunların son derece rahatsız edici bir gelişme olduğunu vurgulayan Peskov, "Hatlarda bazı hasarlar söz konusu ancak ne tür bir hasar olduğu netlik kazanmadı. Basınç önemli oranda düştü. Bu, acil araştırma gerektiren benzeri görülmemiş bir durum. Gelişmelerden ötürü son derece endişeliyiz." diye konuştu.
Dmitriy Peskov, hatlardaki hasarın sabotaj nedeniyle yaşanıp yaşanmamış olabileceğine yönelik bir soruya ise "Hiçbir ihtimali göz ardı edemeyiz. Hatlarda tahribat olduğu açık ve araştırmaların, çalışmanın sonuçları ortaya çıkmadan önce sebebine ilişkin ihtimallerin hiçbiri göz ardı edilemez." yanıtını verdi.
Kuzey Akım 1 ve Kuzey Akım 2'nin yürütücü firması Nord Stream AG'den dün yapılan açıklamada, her iki hatta da basıncın önemli oranda düştüğü bildirilmişti.
Danimarka ve İsveç makamları, her iki ülkenin de kara sularından geçen hatlarda gaz sızıntısı tespit edildiğini duyurmuştu.



İngiltere, Ukrayna'ya zenginleştirilmiş uranyum sağlayacak ve Rusya'ya yönelik yaptırımları sıkılaştıracak

İngiltere Başbakanı Keir Starmer (DPA)
İngiltere Başbakanı Keir Starmer (DPA)
TT

İngiltere, Ukrayna'ya zenginleştirilmiş uranyum sağlayacak ve Rusya'ya yönelik yaptırımları sıkılaştıracak

İngiltere Başbakanı Keir Starmer (DPA)
İngiltere Başbakanı Keir Starmer (DPA)

İngiltere Başbakanı Keir Starmer bugün G7 Zirvesi çerçevesinde düzenlenecek Ukrayna'daki savaş konulu oturum öncesinde İngiltere'nin Ukrayna'nın nükleer santralleri için ülkeye zenginleştirilmiş uranyum sağlayacağını ve Rusya'ya yönelik yeni yaptırımlar uygulayacağını açıkladı.

Starmer'ın dün akşam yapılan açıklamasına göre İngiltere Başbakanı Rusya'nın Ukrayna'da gerçekleştirdiği ‘vahşi saldırıları’ kınadı ve Londra'nın ‘Putin'in savaşını finanse eden kaynakları kurutarak ve önümüzdeki kışlar için Ukrayna'ya enerji temin ederek adımlarını çoğaltacağını’ ifade etti.

İngiltere hükümetinin açıklamasına göre yaklaşık 210 milyon sterlin (yaklaşık 280 milyon dolar) tutarındaki ihracat finansmanı, İngiltere merkezli şirket Urenco'nun Ukrayna'nın nükleer elektrik üreticisi Energoatom'a zenginleştirilmiş uranyum tedarik etmesine olanak tanıyacak.

Başbakan Starmer, "Gerektiği sürece Ukrayna'nın yanında olmaya devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.

Diğer yandan Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy'nin bu sabah Fransa’nın Evian şehrinde düzenlenen G7 Zirvesi’ne gelerek Ukrayna ve Avrupa'da barış ve güvenliği konulu çalışma toplantısına katılması bekleniyor.

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ise G7 Zirvesi boyunca ABD Başkanı Donald Trump’ı Rusya üzerindeki ‘baskıyı’ artırmaya ikna etmeyi umuyor.

Macron, TF1 kanalında yaptığı açıklamada, “Aslında Amerikalıların ‘Sizin yanınızdayız, Ukrayna’ya yardım etmeye devam edeceğiz ve Rusya üzerindeki baskıyı artıracağız’ demesini istiyorum” dedi.


Sınır Tanımayan Doktorlar örgütü, Sudanlı mültecileri cinsel istismarla suçlanan 18 çalışanını işten çıkardı

Çad'ın doğusundaki el Faşir'den yerinden edilmiş bir Sudanlı kadın, 27 Kasım 2025'te bir mülteci kampında (Reuters)
Çad'ın doğusundaki el Faşir'den yerinden edilmiş bir Sudanlı kadın, 27 Kasım 2025'te bir mülteci kampında (Reuters)
TT

Sınır Tanımayan Doktorlar örgütü, Sudanlı mültecileri cinsel istismarla suçlanan 18 çalışanını işten çıkardı

Çad'ın doğusundaki el Faşir'den yerinden edilmiş bir Sudanlı kadın, 27 Kasım 2025'te bir mülteci kampında (Reuters)
Çad'ın doğusundaki el Faşir'den yerinden edilmiş bir Sudanlı kadın, 27 Kasım 2025'te bir mülteci kampında (Reuters)

Sınır Tanımayan Doktorlar (MSF), Çad’daki onlarca personelinin Sudanlı mülteci kadınlara yönelik cinsel istismarla suçlandığını açıklayarak, yürütülen soruşturmalar sonucunda "ciddi suistimalde" bulundukları tespit edilen 18 personelin görevine son verildiğini duyurdu.

Sivil toplum kuruluşu, 2024 yılının sonlarında Doğu Çad'daki Sudanlı mülteci kadınlar tarafından bildirilen "ciddi cinsel istismar ve saldırı şüpheleri" üzerine birden fazla soruşturma başlattığını belirtti.

Şarku’l Avsatın AFP’nin aktardığına göre örgüt, bilgileri doğruladığı açıklamasında şu ifadelere yer verdi: "Yürütülen incelemeler, bildirilen 59 iddiadan bazılarını doğrulamış olsa da bazı vakalarda mağdurların veya faillerin kimliklerinin tespit edilememesi nedeniyle diğer iddialar kanıtlanamamıştır."

8 Haziran 2026'da savaştan kaçan Sudanlıların sayısının artmasıyla birlikte, Adré sınır kapısından Çad'a doğru ilerleyen araçlar (AFP)8 Haziran 2026'da savaştan kaçan Sudanlıların sayısının artmasıyla birlikte, Adré sınır kapısından Çad'a doğru ilerleyen araçlar (AFP)

Açıklama şöyle devam etti: "Soruşturmalar neticesinde ciddi bir suistimalin varlığı kanıtlanınca, derhal disiplin önlemleri alınmıştır. Bu doğrultuda 18 personelin işine son verilmiş ve bu kişilerin Sınır Tanımayan Doktorlar bünyesinde çalışması kalıcı olarak yasaklanmıştır."

Bu suistimallerin örgütün değerlerine ve sorumluluklarına yönelik ağır bir ihlal teşkil ettiğini vurgulayan MSF, "Ortaya çıkan zararlardan ötürü derin bir üzüntü duyuyoruz" ifadesini kullandı.

Açıklamada ayrıca, "Önleme, izleme ve müdahale sistemlerimizi güçlendirmek için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Personelimizi, hastalarımızı ve toplumun tüm fertlerini her türlü suistimali bildirmeye çağırıyor; ihbar kanallarımızın güvenli, erişilebilir ve güvenilir olmasını sağlama taahhüdümüzü yineliyoruz" ifadeleri yer aldı.

Birleşmiş Milletler verilerine göre, Sudan'da Nisan 2023'te ordu ile Hızlı Destek Kuvvetleri (HDK) arasında patlak veren iç savaş on binlerce kişinin ölümüne yol açtı ve 12 milyondan fazla insanı yerinden etti. Bu kişilerin yaklaşık 1 milyonu ise batı komşusu Çad'a sığındı.


İsrail'de ABD-İran anlaşmasına karşı nadir görülen uzlaşma

ABD Başkanı Donald Trump ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Aralık 2025'te Florida'daki Mar-a-Lago tatil beldesinde düzenlenen resepsiyonda (AP)
ABD Başkanı Donald Trump ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Aralık 2025'te Florida'daki Mar-a-Lago tatil beldesinde düzenlenen resepsiyonda (AP)
TT

İsrail'de ABD-İran anlaşmasına karşı nadir görülen uzlaşma

ABD Başkanı Donald Trump ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Aralık 2025'te Florida'daki Mar-a-Lago tatil beldesinde düzenlenen resepsiyonda (AP)
ABD Başkanı Donald Trump ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Aralık 2025'te Florida'daki Mar-a-Lago tatil beldesinde düzenlenen resepsiyonda (AP)

İsrailli siyasetçiler, hükümet ve muhalefet temsilcileri ile eski ve mevcut generaller, ordu ile istihbarat yetkilileri, ABD ile İran arasında imzalanan mutabakatın “çok kötü” olduğunu ve hem ABD’nin hem de İsrail’in çıkarlarıyla çeliştiğini savundu.

Siyasi kaynaklara göre İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, ABD Başkanı Donald Trump ile varılan anlaşmanın ardından yaşanan gerilime rağmen, İsrail üzerindeki etkileri görüşmek üzere acil bir görüşme talep etti. Netanyahu’nun, Trump’ın G7 zirvesi için Fransa’dan dönmesinin ardından gelecek hafta sonu Beyaz Saray’a gitmek istediği ifade edildi.

Söz konusu görüşmede Netanyahu’nun, İran’ın anlaşmadaki belirsiz maddeleri kullanarak nükleer programını sürdürmesi, balistik füze kapasitesini güçlendirmesi ve “Hizbullah”, Irak’taki milisler, “Hamas” ve Yemen’deki Husi hareketi gibi gruplar aracılığıyla bölgesel nüfuzunu artırması ihtimaline karşı endişelerini dile getireceği belirtildi.

Tel Aviv’deki kaynaklara göre Netanyahu, anlaşma hakkında önceden bilgilendirilmişti ve bunun onu zor bir duruma soktuğunu biliyordu. Anlaşmayı iç politikada savunmakta zorlanırken, Trump’a açıkça karşı çıkmasının da ABD ile ciddi bir çatışmaya yol açabileceği ifade edildi.

Haberlere göre Netanyahu, Trump ile yaptığı telefon görüşmesinin “gergin” geçtiğini ve iki lider arasında görüş ayrılıkları bulunduğunu kabinesine aktardı.

Netanyahu, geçen ekim ayında Kudüs'te düzenlenen İsrail kabine toplantısında, ABD elçisi Steve Wittkopf ile Cumhurbaşkanının damadı Jared Kushner arasında (Arşiv - EPA).Netanyahu, geçen ekim ayında Kudüs'te düzenlenen İsrail kabine toplantısında, ABD elçisi Steve Wittkopf ile Cumhurbaşkanının damadı Jared Kushner arasında (Arşiv - EPA).

Netanyahu’nun, Trump’a İsrail’in güvenliği açısından anlaşmanın bazı maddelerinin netleştirilmesi gerektiğini, İran’a karşı İsrail’in askeri kapasitesini sınırlayabilecek boşlukların kapatılması gerektiğini iletmek istediği bildirildi.

Şarku’l Avsat’ın İsrail basınındaki değerlendirmelerden aktardığına göre, Trump’ın Netanyahu ile ilişkilerinde daha sert bir tutum benimsediği ve iki ülke arasındaki ilişkilerin yeniden gözden geçirilmesi gerektiği yorumları yer aldı.

İsrail içinde “şok” ve sert tepkiler

İsrail Kanal 13’e konuşan üst düzey bir yetkili, anlaşmanın İsrail siyasi ve askeri çevrelerinde “şok etkisi” yarattığını söyledi. Yetkili, bu değerlendirmenin güvenlik kurumlarının üst kademelerinde de paylaşıldığını belirtti.

Savunma Bakanı Yoav Gallant, İsrail’in Lübnan, Suriye ve Gazze’de “güvenlik bölgeleri” olarak tanımladığı alanlarda askeri varlığını sürdürmesi gerektiğini vurgulayarak, bu politikanın değişmeyeceğini söyledi. Gallant ayrıca İran’dan gelebilecek herhangi bir saldırıya güçlü askeri karşılık verileceğini ifade etti.

Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir ise anlaşmanın İsrail’i bağlamadığını, ülkenin egemen bir devlet olarak kendi güvenlik kararlarını almaya devam edeceğini belirtti.

Muhalefetten sert eleştiriler

Muhalefet liderleri de anlaşmayı reddederek hükümeti başarısızlıkla suçladı.

Eski Başbakan Naftali Bennett, anlaşmayı “İsrail güvenliği için tehlikeli bir dönüşüm” olarak nitelendirdi ve yeni bir siyasi liderliğin gerekli olduğunu söyledi.

Başbakan Binyamin Netanyahu, Ocak 2025'te İsrail kabine toplantısına başkanlık ediyor, (DPA)Başbakan Benjamin Netanyahu, Ocak 2025'te İsrail kabine toplantısına başkanlık ediyor, (DPA)

Eski Genelkurmay Başkanı Gadi Eisenkot, anlaşmanın İsrail’in stratejik çıkarları dışında şekillendiğini savunarak, hükümeti “strateji ve liderlik eksikliği” ile eleştirdi.

Muhalefet liderlerinden Yair Golan, anlaşmanın ABD ve İran arasında İsrail’in dışında imzalandığını ve İsrail’in askeri kazanımlarını zayıflattığını ifade etti.

Eski Genelkurmay Başkanı Benny Gantz ise anlaşmayı “stratejik bir başarısızlık” olarak tanımlayarak, İsrail’in farklı cephelerde yeni bir mücadele dönemine girdiğini söyledi.

Avigdor Lieberman da anlaşmayı sert şekilde eleştirerek mevcut yönetimin ülkeyi güvenlik, siyasi ve ekonomik krizlere sürüklediğini iddia etti.