Vivo, V serisinden en yeni iki cep telefonunu piyasaya sürdü

Vivo, V 25 ve V25 Pro modelleri renk değiştiren tasarımla ön plana çıkıyor

Yeni Vivo-V25 cihazları
Yeni Vivo-V25 cihazları
TT

Vivo, V serisinden en yeni iki cep telefonunu piyasaya sürdü

Yeni Vivo-V25 cihazları
Yeni Vivo-V25 cihazları

Vivo Teknoloji, V serisinden V25 ve V25 Pro’yu piyasadaki muadillerinden daha yüksek modern özelliklerle piyasaya sürerek orta segment telefon pazarından pay almayı hedefliyor.
Şirket ürettiği cihazlarla ilgili şunları söylüyor:
“Merkezi Çin'in Dongguan şehrinde bulunan bu akıllı telefonlar, üstün görüntüleme özelliklerine sahip fotoğraf ve videolarla kendini ifade eden kullanıcıların ihtiyaçlarını karşılamayı hedefliyor. V25 serisi, yüksek performanslı ve enerji tasarruflu cihazlarla desteklenen kamera kullanımında geniş yeteneklere sahip.”
Aynı zamanda şirket, cihazın Dubai ve BAE'deki lansman etkinliği sırasında, yeni V25 cihazların, telefonun kamerasının yüksek özellikleri ve gelişmiş görüntüleme teknolojileri aracılığıyla görüntü yakalayarak V serisinin mirasını takip ettiğini doğruladı. Ayrıca, arka kameranın, bulanık çekimleri azaltmak için OIS optik stabilizasyonuna sahip 64 megapiksel ultra yüksek çözünürlüklü sensöre ve düşük ışıkta bile daha net ve parlak fotoğraflar ve videolar elde etmek için daha uzun pozlama ayarına sahip olduğuna dikkat çekti.

Üstün tasarım
Cihazın tasarımı, arka kapağı kaplayan ve UV ışığına maruz kaldığında renk değiştiren, kullanıcıların dinamik ve enerjik kişiliklerini yansıtan renk değiştiren cam ile sunuluyor. Kasanın içinde, yüksek enerji verimliliğine ve yüksek yeteneklere sahip güçlü bir işlemcinin yanı sıra en yeni soğutma teknolojisi ve hızlı şarj özellikleri yer alıyor. Bu özelliklerin tümü çeşitli senaryolarda sorunsuz ve uzun süreli deneyim imkanı veriyor.
Vivo Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve Pazarlama Müdürü Spark Ni şunları söyledi: “Vivo'nun V serisi her zaman yenilik ve teknolojik ilerlemeyi bünyesinde barındırırken, aynı zamanda kullanıcıları yenilikleri, eğlenceyi keşfetmek için motive ediyor. V25 ve V25 kullanıcılara yeni araçlar ve özellikler sağlıyor.”
Spark Ni sözlerine şöyle devam etti: “Vivo, kullanıcıların mükemmel işlevselliklere ve özelliklere sahip, estetik açıdan hoş akıllı telefon istediğini biliyor. Özenle tasarlanmış yeni cihazlarla kullanıcılar, ilham veren kamera teknolojilerini kullanarak aileleri ve arkadaşlarıyla her yerde, her zaman en iyi ve en mutlu anları yakalarken, aynı zamanda benzersiz renk değiştiren tasarımla yaratıcılıklarını ve duygularını ifade edebiliyorlar.”

Gelişmiş fotoğrafçılık deneyimi
Gece portreleri: Arka kamera, gelişmiş OIS ve EIS özelliklerini geliştiren 64 MP ultra yüksek çözünürlüklü sensöre sahip. 8 megapiksel geniş açılı kamera, V25 ve V25 Pro, yüksek görüntüleme deneyimi sunuyor.  Aynı zamanda, kullanıcıların yüksek kaliteli ultra geniş açılı çekimleri kolayca yakalamasına olanak tanıyor.
V25 Pro, yeni ‘Gerçek Zamanlı Süper Gece Görüşü’ özelliğiyle geceleri oldukça tatmin edici görüntülerin renklerini ve parlaklığını çok iyi çözünürlükle çekim yaparak telefon fotoğrafçılığında yeni standartlar belirliyor. Kullanıcılar, bir görüntüyü ön izleme yaparken poz yoğunluğunu manuel olarak ayarlayabilir, parlaklığı kademeli olarak iyileştirebilir ve düşük ışıkta bile gerçek zamanlı olarak ses ve görüntü ayrıntısını kontrol edebilir.
Bu özellikler, kullanıcılara geceleri arka kamera fotoğraf özelliklerini kullanma özgürlüğü verir.
Farklı şekilde video çekimi: ‘Süper Gece Video’ özelliği yüksek parlaklığa sahip olduğundan ve karanlık ortamlarda gürültüyü azaltarak kullanıcıların geceleri daha net videolar çekmesine olanak tanıdığından, V25 Pro, kullanıcıların geceleri anları kolayca yakalamaları ve kaydetmeleri için daha fazla özellik sunuyor. Hem V25 hem de V25 Pro'nun ön kameraları ayrıca genel cilt dokusunu ve netliğini artıran doğal ‘Gece Video Portre’ moduna sahip. Ayrıca, Hibrit Görüntü Sabitleme (OIS ve EIS) özellikleri, video çekiminin daha net olmasını sağlıyor.
V25 ve V25 Pro, Video deneyimini zenginleştiren eğlenceli filtreler sağlayan ön kamerada bulunan gelişmiş çoklu tarz portre özelliğine ek olarak, kullanıcılara gece çekimi, yemek ve şehir çekimi gibi farklı senaryolarda nasıl çekim yapacakları konusunda rehberlik etmek için video örnekleri ve eğitici kılavuzlarla çekim deneyimini iyileştiren yeni Flog Film vlog özelliğini de sunuyor.
Çok Stilli Portre özelliği, hareket halinde bulanıklığı engelleme uygulaması aracılığıyla kullanıcılara yaratıcı olma fırsatı sunuyor. Daha iyi fotoğraf deneyimi elde etmek için kullanıcıların hizmetine sunulan yeni uygulama.
Daha İyi Selfie: Konu harika özçekimler ve videolar çekmek olduğunda, netlik temel kriterlerden ve kullanıcıların sürekli artan gereksinimlerinden biri. Vivo tarafından kullanılan otomatik odaklama özelliği ve yapay zeka algoritmaları net özçekimler imkanı tanıyor.
Buna dayanarak otomatik odaklama ve göz odaklama özelliklerine sahip V25 ve V25 Pro, sırasıyla 50MP ve 32MP HD ön kameralara sahip. Bu sayede kullanıcıların günün veya gecenin herhangi bir saatinde net fotoğraflar ve videolar çekmesine olanak tanıyor
Ayrıca ön kameralar, çözünürlüğü artıran bir AIHD algoritması ile donatılmış. V25 Pro'daki sektör lideri cilt geliştirme algoritması, kullanıcılara gerektiğinde pürüzsüz görünüm sağlar.

Performans ve verimlilik
Yeni V25 serisi, kullanıcılarının çeşitli günlük kullanımlarını desteklemek için güçlü performans ve yüksek enerji verimliliği sunuyor. V25 Pro, 12 GB RAM ve 8 GB genişletilmiş RAM ile sekiz çekirdekli MediaTek Dimension 1300 CPU ile donatılmış. Yeni biyo-soğutma sistemi sayesinde seri performansı ve kullanıcı deneyimi iyileştirildiğinden, yüksek kaliteli 4K videolar üretmek için yapay zeka görüntüleme için daha büyük bir kapasite sağlıyor.
Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgilere göre buna ek olarak, seride 66W flaş şarj teknolojisi ve büyük kapasiteli, yüksek yoğunluklu pili 30 dakika içinde yüzde 0'dan 71'e kadar şarj edebilen büyük bir 4830mAh pil bulunuyor.
Değişen renkler: V25, 7,79 mm'lik ince 2.5D gövdeye sahipken, V25 Pro'nun ince gövdesi 8,62 mm. Ön kameranın yer aldığı üç boyutlu kavisli ekrana sahip. Bu özelliği telefonu daha hafif hale getiriyor. Telefonların ayırt edici özelliği, şirket tarafından yapılan Vivo'nun en yeni modellerine parlak renkleri dahil etmesi. V25 Pro’nun, Lacivert ve Starlight Black, V25’in ise Sunrise Gold ve Diamond Black renk seçenekleri mevcut.
Vivo, bu telefonlarda cihazların arka kapağının UV ışığına maruz kaldığında farklı açılarda farklı renkler göstermesini sağlayan devrim niteliğindeki renk değiştiren cam aracılığıyla yaratıcılığı teşvik etmek için akıllı telefonların tasarımı üzerinde çalıştı.



Sovyet uydusu yörüngede parçalandı: Diğer uzay araçları risk altında

Avrupa Uzay Ajansı'nın (ESA) yayımladığı bilgisayarla oluşturulmuş görüntü, Dünya'nın etrafındaki alçak Dünya yörüngesinde izlenebilir cisimleri gösteriyor (AFP)
Avrupa Uzay Ajansı'nın (ESA) yayımladığı bilgisayarla oluşturulmuş görüntü, Dünya'nın etrafındaki alçak Dünya yörüngesinde izlenebilir cisimleri gösteriyor (AFP)
TT

Sovyet uydusu yörüngede parçalandı: Diğer uzay araçları risk altında

Avrupa Uzay Ajansı'nın (ESA) yayımladığı bilgisayarla oluşturulmuş görüntü, Dünya'nın etrafındaki alçak Dünya yörüngesinde izlenebilir cisimleri gösteriyor (AFP)
Avrupa Uzay Ajansı'nın (ESA) yayımladığı bilgisayarla oluşturulmuş görüntü, Dünya'nın etrafındaki alçak Dünya yörüngesinde izlenebilir cisimleri gösteriyor (AFP)

Anthony Cuthbertson Teknoloji Editör Yardımcısı @ADCuthbertson 

Dünya yörüngesinde parçalanan ölü bir uydu, diğer uzay araçlarını tehdit edebilecek tehlikeli bir enkaz bulutu yarattı.

Uzay izleme şirketi LeoLabs, Sovyet dönemine ait Meteor 2-7'nin enkazını Batı Avustralya'daki radar istasyonunun üzerinden geçerken tespit etti.

45 yıl önce fırlatılan meteoroloji uydusu, onlarca yıldır faaliyet göstermiyordu ve artık aynı yörüngedeki diğer uydular için risk teşkil ediyor.

LeoLabs, X'te yaptığı paylaşımda, "Bu, son 6 ayda tanık olduğumuz bir dizi olayın en sonuncusu" dedi.

Bu olayların hepsi birlikte uzay güvenliği ve emniyeti açısından endişe verici bir eğilime işaret ediyor ve sürekli takipte kalmanın ne kadar kritik bir ihtiyaç olduğunu vurguluyor.

Orbital Radar'a göre ortalama yüksekliği 856 km olan Meteor, alçak Dünya yörüngesinin üst kesimlerinde yer alıyor.

Bu yükseklikteki cisimler, diğer uydularla çarpışmadıkları sürece yüzlerce hatta binlerce yıl burada kalabilir.

Uluslararası Uzay İstasyonu'ndaki (UUİ) astronotlar, 2024'te patlayan bir Rus uydusundan kaynaklanan enkazın yarattığı çarpışma riski nedeniyle kendilerini korumaya almak zorunda kalmıştı.

RESURS-P1 uydusu, hizmet dışı kalmasından iki yıl sonra yaklaşık 355 km irtifada 180'den fazla büyük enkaz parçasına ayrılmıştı.

Bu parçalar, felaket niteliğinde bir çarpışmaya yol açmadan nihayetinde Dünya atmosferinde yanmıştı.

Amerika Birleşik Devletleri Uzay Gözetleme Ağı'nın tahminlerine göre, alçak Dünya yörüngesinde 10 santimetreden büyük onbinlerce uzay çöpü ve 1-10 cm arasında 200 bine varan cisim var.

Gökbilimciler, büyük uzay enkazı parçaları arasındaki çarpışmanın Kessler etkisi diye adlandırılan bir duruma yol açabileceği uyarısında bulunuyor. Bu durum, çarpışmanın ardından ortaya çıkan enkazın bir dizi yeni çarpışmaya sebep olmasını ifade ediyor.

Böyle bir olay nihayetinde aktif uyduları ortadan kaldırabilir ve roketlerle aşılması imkansız bir uzay enkazı tabakası oluşturarak insanları fiilen Dünya'ya hapsedebilir.

Independent Türkçe,independent.co.uk/space


Google'ın yeni yapay zeka aracı: 240 bin yıllık ses içeriği tespit edildi

11 Kasım 2025'te Almanya'nın Berlin kentinde düzenlenen bir basın toplantısında Google logosu görülüyor (Reuters)
11 Kasım 2025'te Almanya'nın Berlin kentinde düzenlenen bir basın toplantısında Google logosu görülüyor (Reuters)
TT

Google'ın yeni yapay zeka aracı: 240 bin yıllık ses içeriği tespit edildi

11 Kasım 2025'te Almanya'nın Berlin kentinde düzenlenen bir basın toplantısında Google logosu görülüyor (Reuters)
11 Kasım 2025'te Almanya'nın Berlin kentinde düzenlenen bir basın toplantısında Google logosu görülüyor (Reuters)

Google bir görsel, metin, video veya ses dosyasının yapay zekayla oluşturulup oluşturulmadığını kontrol etmek üzere tasarlanmış yeni yapay zeka tespit aracını tanıttı.

SynthID Detector, yapay zekayla üretilmiş medya içeriklerine yerleştirilen ve insanlar tarafından fark edilemeyen filigranlardan yararlanıyor. Google, halihazırda 180 milyardan fazla görsel ve videonun yanı sıra toplam süresi 240 bin yıla ulaşan ses içeriğine filigran eklediğini belirtiyor.

Bu tespit teknolojisi, 54 yaşındaki bir adamın yapay zeka destekli dijital yayın dolandırıcılığı suçundan bu hafta ABD'de 18 ay hapis cezasına çarptırılmasının ardından piyasaya sürüldü.

Kuzey Karolina'dan Michael Smith, Apple Music ve Spotify gibi platformlarda 7 yıl boyunca fark edilmeden bu dolandırıcılığı sürdürmüş ve yapay zekayla üretilmiş yüzbinlerce şarkı aracılığıyla bu platformlardan milyonlarca dolar kazanmıştı.

SynthID Detector'ın erken bir sürümü, medya profesyonellerinin doğrulama aracı olarak kullanması amacıyla geçen yıl piyasaya sürülmüştü. Son çıkan sürüm ise herkesin kullanımına açık.

Google DeepMind'ın bilim ve stratejik girişimlerden sorumlu başkan yardımcısı Pushmeet Kohlo blog yazısında, "Yapay zeka araçları giderek daha iyi ve kullanımı daha kolay hale geldikçe çevrimiçi ortamda karşılaştığımız içeriklerin bağlamını açıkça görebilmek, neye güveneceğimiz konusunda bilinçli kararlar vermemize yardımcı olur" diye yazdı.

Bu araç, Arama, Gemini uygulaması ve Chrome'daki yerleşik doğrulama özelliklerimize ekleniyor ve bunlar halihazırda günde 1 milyondan fazla isteği işliyor.

Filigranlar, bir görselin veya videonun kullanıcılara nasıl göründüğünü değiştirmiyor ve içeriğin kalitesini etkilemiyor. Ayrıca filtre uygulandıktan veya görüntü kırpıldıktan sonra bile işlevini koruyacak şekilde tasarlandı.

Tespit aracı halihazırda sadece Google, OpenAI, Nvidia, Kakao ve Apple platformları kullanılarak oluşturulan içeriklerde çalışıyor.

OpenAI'ın, ChatGPT metin çıktılarına görünmez bir filigran eklediğini duyurmasından sadece birkaç gün sonra SynthID Detector piyasaya sürüldü.

Kelime seçimini incelikle değiştiren textGrain sistemi, metnin insan kullanıcılara normal görünmesini sağlarken, gizli kalıpları bilen otomatik sistemler tarafından tespit edilebilmesini mümkün kılıyor.

Anthropic de sohbet botu Claude için benzer bir teknolojiyi duyurdu ancak her iki şirket de yapay zekayla üretilen metinler insanlar tarafından düzenlendiğinde veya bu metinlere insan eliyle eklemeler yapıldığında filigranların etkisinin azaldığını belirtti.

Bu araçlar, Avrupa Birliği'nin Yapay Zeka Yasası nedeniyle geliştirildi. Yasa, üretken yapay zeka sistemlerinin ürettiği içeriklerin otomatik sistemler tarafından tanımlanabilir olmasını şart koşuyor.

Google'ın son tespit aracına, şirketin yapay zeka birimi DeepMind üzerinden erişilebilir.

Independent Türkçe


Samanyolu'ndaki benzersiz cismin "karmaşık yapısı" gözler önüne serildi

1181'de gözlemlenen tarihi süpernovanın muhtemel kalıntısı Pa 30, NOIRLab'in Gemini North teleskobuyla eşi benzeri görülmemiş bir ayrıntıyla görüntülendi (Uluslararası Gemini Rasathanesi/NOIRLab/NSF/AURA Teşekkür: Baş Araştırmacı: T. Cunningham [Harvard-Smithsonian Astrofizik Merkezi] Görüntü İşleme: J. Miller & M. Rodriguez [Uluslararası Gemini Rasathanesi/NSF NOIRLab], T.A. Rector [Alaska Anchorage Üniversitesi/NSF NOIRLab], D. de Martin & M. Zamani [NSF NOIRLab])
1181'de gözlemlenen tarihi süpernovanın muhtemel kalıntısı Pa 30, NOIRLab'in Gemini North teleskobuyla eşi benzeri görülmemiş bir ayrıntıyla görüntülendi (Uluslararası Gemini Rasathanesi/NOIRLab/NSF/AURA Teşekkür: Baş Araştırmacı: T. Cunningham [Harvard-Smithsonian Astrofizik Merkezi] Görüntü İşleme: J. Miller & M. Rodriguez [Uluslararası Gemini Rasathanesi/NSF NOIRLab], T.A. Rector [Alaska Anchorage Üniversitesi/NSF NOIRLab], D. de Martin & M. Zamani [NSF NOIRLab])
TT

Samanyolu'ndaki benzersiz cismin "karmaşık yapısı" gözler önüne serildi

1181'de gözlemlenen tarihi süpernovanın muhtemel kalıntısı Pa 30, NOIRLab'in Gemini North teleskobuyla eşi benzeri görülmemiş bir ayrıntıyla görüntülendi (Uluslararası Gemini Rasathanesi/NOIRLab/NSF/AURA Teşekkür: Baş Araştırmacı: T. Cunningham [Harvard-Smithsonian Astrofizik Merkezi] Görüntü İşleme: J. Miller & M. Rodriguez [Uluslararası Gemini Rasathanesi/NSF NOIRLab], T.A. Rector [Alaska Anchorage Üniversitesi/NSF NOIRLab], D. de Martin & M. Zamani [NSF NOIRLab])
1181'de gözlemlenen tarihi süpernovanın muhtemel kalıntısı Pa 30, NOIRLab'in Gemini North teleskobuyla eşi benzeri görülmemiş bir ayrıntıyla görüntülendi (Uluslararası Gemini Rasathanesi/NOIRLab/NSF/AURA Teşekkür: Baş Araştırmacı: T. Cunningham [Harvard-Smithsonian Astrofizik Merkezi] Görüntü İşleme: J. Miller & M. Rodriguez [Uluslararası Gemini Rasathanesi/NSF NOIRLab], T.A. Rector [Alaska Anchorage Üniversitesi/NSF NOIRLab], D. de Martin & M. Zamani [NSF NOIRLab])

Bilim insanları, galaksimizdeki benzersiz bir gökcisminin "karmaşık yapısını" gözalıcı detaylarıyla görüntüledi.

Samanyolu'nda türünün bilinen tek süpernova kalıntısı Pa 30, bir yıldızın yaklaşık 850 yıl önce gözlemlenen ölümcül patlamasından geriye kalanlardan oluşuyor. Gökbilimciler son teknoloji teleskopları kullanarak bu cismi ince detaylarıyla görüntüledi.

Görüntü, patlamanın karmaşık yapısını ortaya koyuyor: Adeta havai fişek gösterisi gibi, şeritler evrene doğru uzanıyor. Bu şeritlerin her biri, Güneş Sistemi'ni defalarca içine alabilecek kadar geniş.

Ortasında ise patlayan yıldızın hayatta kalan parçaları olan "zombi yıldız" yer alıyor ve sıradışı bir şekilde gösterinin tam merkezinde duruyor. Yıldızın patlaması 1181'de gözlemlenmiş ve dönemin Japon, Çin ve Arap kaynaklarında ayrı ayrı kaydedilmişti. Kalıntısıysa ilk kez 2013'te bir yurttaş bilim insanı tarafından tespit edilmişti.

Ancak yeni araştırmada gökbilimciler, Gemini North teleskobuyla patlamanın kalıntısını ayrıntılı biçimde görüntülemeyi başardı. Bu sayede ilk bakışta havai fişeğe benzeyen şeritlerin aslında tıpkı ipe dizilmiş inciler gibi uzun düğüm zincirleri olduğu görüldü.

Patlama, Dünya'dan yaklaşık 7 bin 500 ışık yılı uzaklıkta yer alıyor. Bu, Samanyolu'nda türünün bilinen tek örneği ve diğer galaksilerde benzer örnekler saptansa da nispeten yakın olması sayesinde patlamanın çekirdeğindeki kalıntıları görebiliyoruz.

Bu kalıntılar, süpernovanın "Tip Iax" olması nedeniyle bırakıldı. Bu tür süpernovalarda patlama, yıldızın kendisini tamamen yok etmiyor. Araştırmacılar, bunun iki beyaz cücenin çarpışmasından kaynaklandığını düşünüyor. Beyaz cüceler, yıldızların ölürken kendi üzerlerine çökmesiyle oluşan, Dünya büyüklüğündeki yoğun gökcisimleridir.

Avusturya Bilim ve Teknoloji Enstitüsü'nden, çalışmanın yürütücülerinden Ilaria Caiazzo, "Pa 30'un Dünya'ya yakınlığı sayesinde bu kadar ayrıntıyı görebiliyoruz" diyor. 

Bu yakınlık, Pa 30'u araştırmalar açısından eşsiz bir değere sahip kılıyor.

Pa 30, türünün bilinen tek örneği olsa da galaksimizde yalnız olmayabilir. Bilim insanları, keşfedilmeyi bekleyen başka örnekler de olabileceğini söylüyor.

Warwick Üniversitesi'nden çalışmanın ortak lideri Tim Cunningham "Yıldız patlamalarına ilişkin güvenilir tarihsel kayıtlar yalnızca bin yıl kadar eskiye uzanıyor. Bilindiği kadarıyla, galaksimizde karanlıkta gizlenmiş başka benzer kalıntılar olabileceği" diyor.

Bugün, teleskobun icadından yüzyıllar önce bu olayı üç ayrı tarihsel kayıtta belgeleyen gökbilimcilerin gözlemlediğini bildiğimiz ilginç bir cismi inceleyebildiğimiz için şanslıyız.

Çalışma, The Astrophysical Journal'da yayımlanan "Detection of knots in the supernova type Iax remnant Pa 30" (Pa 30 adlı Iax tipi süpernova kalıntısında düğümlerin tespiti) başlıklı yeni makalede aktarılıyor.

Independent Türkçe