Zelenskiy Ukrayna’daki referandumlardan sonra Rusya’nın tamamen tecrit edilmesi çağrısında bulundu

Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy (DPA)
Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy (DPA)
TT

Zelenskiy Ukrayna’daki referandumlardan sonra Rusya’nın tamamen tecrit edilmesi çağrısında bulundu

Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy (DPA)
Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy (DPA)

Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy, Rusya’nın ‘sahte referandumları’ ve Ukrayna topraklarını ilhak etme girişimlerinin, Moskova ile herhangi bir görüşmeyi sona erdireceği konusunda uyardı ve Rusya’nın tamamen tecrit edilmesi çağrısında bulundu.
Zelenskiy, dün Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’ne (BMGK) hitap etti.
Ukrayna Devlet Başkanı, “Rusya’nın sözde referandumları tanıması ve sözde Kırım senaryosunun uygulanması, Rusya Devlet Başkanı ile konuşulacak hiçbir şey olmadığı anlamına gelecektir” dedi.
Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı’nın (UAEA) Zaporijya Nükleer Santrali’nden çekilme çağrılarını görmezden gelen Rusya’nın dünyayı kasten bir radyoaktif felaketin eşiğine getirdiği uyarısında bulundu.
Rusya’nın ‘nükleer şantaj’ yaptığına dikkat çeken Zelenskiy, “Bu, Rusya’nın nükleer silahlara sahip olma hakkının olmadığını kanıtlıyor” diyerek, nükleer silah kullanımı tehdidine karşı dünyanın güvenliğini garanti etmenin mümkün olmadığını söyledi.
Rusya’nın askeri seferberlik kararına değinen Zelenskiy, “Kasıtlı olarak işgal ettikleri bölgelerin yerli nüfusuna ve ayrıca 2014’te ele geçirilen Kırım’da Ukraynalı nüfusa odaklanıyorlar” dedi.
Kırım’daki tüm etnik gruplar arasında, yerli erkeklerin silah altına alındığını söyleyen Zelenskiy, “Bu bir arınma politikasıdır” diye ekledi.
Zelenskiy Rusya’yı, Ukrayna’nın işgal altındaki topraklarında dünyanın gözleri önünde sahte referandumlar düzenlemek ve Birleşmiş Milletler Antlaşması’nı açıkça ihlal ederek insanları silah zoruyla belgeleri doldurmaya zorlamakla suçladı.
Ukraynalı lider konuşmasını şu ifadelerle sürdürdü:
“Tüm bunları durdurmanın tek bir yolu var. Her şeyden önce, yaptıklarına karşılık olarak Rusya'nın tamamen izolasyonuna ihtiyacımız var. Şu anda soykırım politikası uygulayan, dünyayı bir radyasyon felaketinden bir adım ötede tutan ve aynı zamanda nükleer saldırılarla tehdit eden bir devlet, BMGK’nın veto hakkıyla daimi üyesi kalamaz. Rusya, BM Güvenlik Konseyi'nin daimi üyesi olamaz.”
Zelenskiy ayrıca, “Ukrayna’da ve bu savaşta sadece bağımsızlığımız ve halkımız için yaşam hakkı değil, aynı zamanda uluslararası hukuk da korunmaktadır. Saldırganların kaybetmesi için Ukrayna gerekli tüm savunma ve mali yardımı almalı” diye ekledi.
BMGK, ABD ve Arnavutluk’un talebi üzerine, Rusya’nın Ukrayna’da işgal ettiği topraklarda 23 Eylül’den bu yana düzenlediği referandumlara odaklanan bir oturum düzenledi.
Rusya’nın BM Daimi Temsilcisi Vassily Nebenzia, Zelenskiy’in Kiev'den video bağlantısıyla oturuma katılmasına itiraz etti.
BMGK üyeleri, BM Siyasi ve Barışı İnşa İşlerinden Sorumlu Genel Sekreter Yardımcısı Rosemary DiCarlo’dan brifing aldı.
DiCarlo, Rus kontrolündeki bölgelerde aktif bir silahlı çatışma sırasında referandum düzenlemenin, bu bölgelerde halk iradesinin gerçek bir ifadesi olarak tanımlanamayacağını vurguladı.
Ukrayna’daki savaşa gösterilen olağanüstü düzeyde ilginin, savaşın ciddi ve geniş kapsamlı sonuçlarıyla ilgili yaygın küresel endişeleri yansıttığını dile getiren DiCarlo, savaştaki son gelişmelerin kötü haberlere, daha fazla ölüm, yıkım ve acıya işaret ettiği konusunda uyardı.
DiCarlo, “BM, ilgili BM kararları uyarınca, uluslararası kabul görmüş sınırları içinde Ukrayna’nın egemenliğine, birliğine, bağımsızlığına ve toprak bütünlüğüne tamamen bağlı kalmaya devam etmektedir” dedi.
Ayrıca, beş nükleer silaha sahip devletlerin liderlerinin nükleer savaşın ve silahlanma yarışlarının önlenmesine ilişkin 3 Ocak 2022 tarihli ortak açıklamasıyla çelişen, nükleer silahların kullanımına ilişkin rahatsız edici ve kabul edilemez söylemlere de dikkat çekti.
ABD’nin BM Daimi Temsilcisi Linda Thomas Greenfield ise, ABD’nin Rusya referandumlarının sonuçlarını reddeden ve Ukrayna’da işgal ettiği toprakların beklenen ilhakını kınayan bir karar taslağı sunma sürecinde olduğunu duyurdu.
ABD’nin Rusya’nın ele geçirmeye çalıştığı veya ilhak ettiği hiçbir bölgeyi tanımayacağını vurgulayan Greenfield şu ifadelerle konuşmasına devam etti:
“Ukrayna’yı desteklemek ve Rusya’ya bedel ödetmek için müttefikler ve ortaklarla çalışmaya devam edeceğiz. Konsey’in her üye devleti, Rusya’dan bu savaşı şimdi sona erdirmesini isteyerek uluslararası hukuk ve Birleşmiş Milletler Antlaşması için ayağa kalkacaktır. Demokrasi adına ve bu düzmece referandumları kınayan ve üye ülkeleri Ukrayna’nın değişen statüsünü tanımamaya çağıran ve Rusya’yı Ukrayna’dan güçlerini geri çekmeye zorlayan bir karar sunacağız. Rusya, kendisini hesap verebilirlikten korumak için vetosunu kullanmayı seçerse, daha sonra Moskova’ya açık bir mesaj göndermek için Genel Kurul’a gideceğiz.”
Karar taslağının, bu haftanın sonu veya önümüzdeki haftanın başında BMGK’da oylamaya sunulması bekleniyor.
İngiltere’nin BM Daimi Temsilci Yardımcısı Büyükelçi James Kariuki, söz konusu referandumları, Ukrayna’nın egemenliği, toprak bütünlüğü ve Birleşmiş Milletler Antlaşması ilkelerinin ihlali olarak nitelendirdi.
Arnavutluk’un BM Daimi Temsilcisi Ferit Hoca ise, “Referandumlar, Rusya’nın Kırım’da kullandığı metnin tekrarı niteliğinde. Bunlar Ukrayna anayasasına aykırıdır, demokrasi ile ve Ukraynalıların özgür iradesiyle hiçbir ilgisi yoktur” dedi.
Rusya’nın BM Daimi Temsilcisi Vassily Nebenzia, 40 ülkeden 100 bağımsız uluslararası gözlemcinin referandumları izlediğini söyleyerek, halkın coşkusuna şaşırdıklarını öne sürdü.



Moskova’nın Güney Kafkasya'daki duruma ilişkin tavrında değişiklik

Beyaz Saray'da Bakü ve Erivan arasında imzalanan anlaşma sırasında ABD Başkanı Donald Trump, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ve Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan objektiflere imzalarını gösterirken (AFP)
Beyaz Saray'da Bakü ve Erivan arasında imzalanan anlaşma sırasında ABD Başkanı Donald Trump, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ve Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan objektiflere imzalarını gösterirken (AFP)
TT

Moskova’nın Güney Kafkasya'daki duruma ilişkin tavrında değişiklik

Beyaz Saray'da Bakü ve Erivan arasında imzalanan anlaşma sırasında ABD Başkanı Donald Trump, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ve Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan objektiflere imzalarını gösterirken (AFP)
Beyaz Saray'da Bakü ve Erivan arasında imzalanan anlaşma sırasında ABD Başkanı Donald Trump, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ve Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan objektiflere imzalarını gösterirken (AFP)

Rusya’nın Ermenistan Büyükelçisi Sergey Kuperskin, Rusya’nın Ermenistan ile ABD arasındaki ‘Trump'ın Uluslararası Barış ve Refah Yolu’ projesini yakından takip ettiğini ve bu girişime katılma olasılığını görüşmeye hazır olduğunu açıkladı.

Bu açıklama, yüzyıllardır Moskova'nın hayati etki alanı ve Rusya'nın zayıf noktası olarak kabul edilen Güney Kafkasya bölgesinde artan Amerikan faaliyetlerine ilişkin Rusya'nın tutumunda bir değişiklik olduğunu gösterdi. Bu bölge, defalarca dalgalanmalara ve Rusya'nın etkisine yönelik tehditlere tanık oldu.

edrft
Ermenistan ve Azerbaycan arasında anlaşmanın imzalanmasının ardından Beyaz Saray'da Donald Trump, İlham Aliyev ve Nikol Paşinyan tokalaşırken, 8 Ağustos 2025 (Reuters)

Azerbaycan'ı güney Ermenistan üzerinden Nahçıvan bölgesine (Ermenistan'ın adlandırmasına göre Nahichevan) bağlayan tartışmalı ‘Zengazur Koridoru’ kara projesine atıfta bulunan Kuperskin, ülkesinin ‘projeyle ilgili gelişmeleri takip ettiğini ve diğer hususların yanı sıra, Ermenistan Cumhuriyeti'ndeki demiryolu sektörünün bakımı ve geliştirilmesinde Rusya ile Ermenistan arasındaki yakın işbirliğini de dikkate alarak, müzakerelere katılmaya ve bu girişime katılma olasılığını görüşmeye hazır olduğunu’ söyledi.

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov daha önce bu konuyu belirsiz ifadelerle ele almıştı. Lavrov, “Bu projenin somut pratik detayları henüz şekillenmeye başladı ve projenin başlatılması biraz zaman alacak” dedi.

tvrfv
Soldan sağa: Azerbaycan, Kazakistan, Rusya, Beyaz Rusya, Özbekistan, Tacikistan ve Ermenistan liderleri 10 Ekim'de Duşanbe'deki BDT zirvesinin yapıldığı binaya doğru ilerlerken (EPA)

Rusya Dışişleri Bakanlığı Enformasyon ve Basın Dairesi Başkanı Mariya Zaharova da Rusya'nın, Rusya Demiryollarının benzersiz uzmanlığından yararlanmak da dahil olmak üzere, projeye katılım seçeneklerini araştırmaya hazır olduğunu duyurdu.

Moskova, geçtiğimiz yıl ağustos ayında Washington'da Ermenistan ve Azerbaycan arasında varılan anlaşmanın bazı ayrıntılarına ilişkin çekincelerini daha önce dile getirmişti. Bakü ve Erivan arasındaki barış çabalarından duydukları memnuniyeti dile getiren Rus yetkililer, ABD'ye bölgede doğrudan varlık gösterme hakkı verilmesine ilişkin ayrıntılara açıkça memnuniyetsizliklerini ifade ettiler.

Azerbaycan ve Ermenistan tarafları, ABD'nin himayesinde düzenlenen ve onlarca yıldır taraflar arasında doğrudan arabuluculuk yapan Moskova'nın davet edilmediği bir toplantıda, barış ve on yıllardır süren çatışmanın sona ermesi için bir ön anlaşma imzaladı. İki ülke arasında barışın tesis edilmesi ve ilişkilerin güçlendirilmesine ilişkin anlaşma, Azerbaycan ile Ermenistan üzerinden Nahçıvan Özerk Bölgesi'ni birbirine bağlayan bir koridorun oluşturulmasına ilişkin bir madde içeriyordu. Bu konu, iki ülke arasında önemli bir anlaşmazlık noktasıydı.

dcfgtyhu
Dağlık Karabağ'daki Azerbaycan kontrol noktası, Ağustos 2023 (AFP)

Erivan, ‘Trump'ın Uluslararası Barış ve Refah Yolu’ olarak adlandırılan koridorun kurulması için ABD ve üçüncü taraflarla iş birliği yapmayı kabul etti. Bu gelişme, özellikle projeyi uygulamak için Amerikan şirketlerinin davet edilmesi konusundaki tartışmaların artmasıyla, Rusya ve İran’ın bölgedeki çıkarlarına doğrudan bir tehdit oluşturdu ve ABD’nin uzun vadeli ekonomik, ticari ve güvenlik varlığının kurulması anlamına geliyordu. Moskova, Washington'u doğrudan eleştirmekten kaçınırken, bazı yetkililer sadece dolaylı olarak memnuniyetsizliklerini dile getirdiler. İran ise, bu koridorun kendisini Kafkasya'dan izole edeceği ve sınırlarına yabancı bir varlık getireceği endişesiyle, koridorun kurulmasına şiddetle karşı çıktı.

Birkaç gün önce, ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Ermenistan Dışişleri Bakanı Ararat Mirzoyan ile yaptığı görüşmede, Erivan'ın Washington'a kendi topraklarındaki koridorda bir pay vereceğini doğruladı. ABD Dışişleri Bakanlığı, yüzde 74'ü ABD'ye ait olacak şekilde, bu arazide demiryolu ve karayolu altyapısının inşasından sorumlu olacak bir şirket kurulacağını açıkladı. Dışişleri Bakanlığı'nın çerçeve metninde belirtildiği üzere, projenin ABD'nin yatırımlarına ve ‘kritik ve nadir minerallere’ ABD pazarına erişimine olanak sağlaması bekleniyor. Rubio, toplantı sırasında “Anlaşma, egemenlik ve toprak bütünlüğünden ödün vermeden ekonomik faaliyete ve refaha nasıl açılabileceğimizi gösteren, dünya için bir model olacak” dedi. “Bu, Ermenistan için, ABD için ve ilgili herkes için iyi olacak” diye ekleyen Rubio, Trump yönetiminin artık ‘anlaşmayı uygulamak için’ çalışacağını vurguladı.

sdfrgth
Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan (sağda), Erivan'da İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ile yaptığı görüşmede imzalanan anlaşma belgelerini değiş-tokuş ederken (EPA)

Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan ise Azerbaycan'ı Nahçıvan'a bağlayan koridorun güvenliğinin ‘üçüncü bir ülke değil, Ermenistan tarafından’ garanti edileceğini vurguladı.

Rusya'nın projeye ilişkin tutumundaki gelişme ve projeye katılma isteği konusunda görüşmelerin başlamasına, Moskova'nın Avrupa ile daha geniş bir iş birliğine yönelmeden önce Rusya'nın yakın müttefiki olan Ermenistan'a gönderilen mesajlar eşlik etti.

Bakan Lavrov, birkaç gün önce Ermenistan Ulusal Meclisi Başkanı Alen Simonyan ile yaptığı görüşmede şunları söyledi:

"Ermenistan'ın, Avrupa Birliği (AB) ve Avrupa Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü (NATO) üyelerinin Rusya'ya stratejik bir yenilgi yaşatmak amacıyla açıkça savaş ilan ettiği bu durumun arkasındaki nedenleri tam olarak anladığını, şüphe ve hatta yalanlar saçan bir anlatının iki ülkemizin kamuoyunu domine etmemesini içtenlikle umuyorum.”

Ülkesinin ‘hiçbir ortağının herhangi bir yönde dış ilişkiler geliştirmesine asla itiraz etmediğini’ vurgulayan Lavrov, ancak Rusya’nın AB’deki muhataplarının, söz konusu ülkeyi sürekli olarak ‘ya bizimle ya da onlarla’ şeklindeki iki seçenek arasında seçim yapmaya zorladığını belirtti.


Netanyahu, İran ile müzakereleri görüşmek üzere çarşamba günü Washington'da Trump ile bir araya gelecek

Trump ve Netanyahu'nun Washington'da gerçekleşen daha önceki bir görüşmeden (Reuters)
Trump ve Netanyahu'nun Washington'da gerçekleşen daha önceki bir görüşmeden (Reuters)
TT

Netanyahu, İran ile müzakereleri görüşmek üzere çarşamba günü Washington'da Trump ile bir araya gelecek

Trump ve Netanyahu'nun Washington'da gerçekleşen daha önceki bir görüşmeden (Reuters)
Trump ve Netanyahu'nun Washington'da gerçekleşen daha önceki bir görüşmeden (Reuters)

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun ofisinden dün yapılan açıklamada, Netanyahu'nun çarşamba günü Washington'da ABD Başkanı Donald Trump ile bir araya gelerek İran ile müzakereleri görüşeceği bildirildi.

Reuters'ın aktardığı açıklamada, Netanyahu'nun ‘(İran ile) yapılacak herhangi bir müzakerede balistik füzelerin sınırlandırılması ve İran'ın bölgedeki vekillerine verilen desteğin durdurulmasının yer alması gerektiğine inandığı’ belirtildi.

Reuters'a göre çarşamba gün  yapılacak görüşme, ABD Başkanı Trump’ın geçtiğimiz yıl ocak ayında göreve dönmesinden bu yana Netanyahu ile Trump arasında yapılacak yedinci görüşme olacak. Öt yandan İsrail basınına göre Netanyahu, Trump'a İsrail'in İran'ın nükleer programını tamamen yok etme kararlılığını vurgulayacak.

İran ile ABD arasında geçtiğimiz cuma günü Umman'da nükleer dosyasına ilişkin görüşmeler gerçekleştirdi. İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, bu önemli müzakerelerin başarısızlığının Ortadoğu'da yeni bir savaşı tetikleyebileceği yönündeki endişelerin artması üzerine, görüşmelerin iyi bir başlangıç olduğunu ve devam edeceğini söyledi. Ancak Umman'ın başkenti Maskat'ta yapılan görüşmelerin ardından, ‘tehditlerin ve baskının kaldırılması herhangi bir diyalogun başlaması için şart’ olduğunu vurgulayan Arakçi, “(Tahran) sadece nükleer meselesini görüşecek... ABD ile başka hiçbir konuyu görüşmeyeceğiz” dedi.

Öte yandan her iki taraf da Tahran ile Batı arasında uzun süredir devam eden nükleer anlaşmazlığı çözmek için diplomasiye yeni bir şans vermeyi kabul ettiklerini belirtti. ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, geçtiğimiz çarşamba günü yaptığı açıklamada, Washington'ın müzakerelerin İran'ın nükleer programı, balistik füze programı ve bölgedeki silahlı gruplara verdiği desteğin yanı sıra ‘kendi halkına davranış biçimini’ de kapsaması istediğini söyledi.

İranlı yetkililer, bölgedeki en büyük füze programlarından biri olan İran'ın füze programını tartışmayacaklarını defalarca kez belirtmiş ve Tahran'ın uranyum zenginleştirme hakkının tanınmasını istediğini söylemişlerdi.

Diğer taraftan Washington’a göre nükleer bombaya giden potansiyel bir yol olan İran'ın uranyum zenginleştirme faaliyetleri kırmızı çizgiyi oluşturuyor. Tahran ise uzun süredir nükleer yakıtı silah amaçlı kullanma niyetinde olmadığını vurguluyor.


Netanyahu, Trump'a İran nükleer projesinin tamamen ortadan kaldırılmasının gerekliliğini vurgulayacak

ABD Başkanı Donald Trump ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, 29 Aralık 2025'te Florida'da düzenledikleri basın toplantısında (Reuters)
ABD Başkanı Donald Trump ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, 29 Aralık 2025'te Florida'da düzenledikleri basın toplantısında (Reuters)
TT

Netanyahu, Trump'a İran nükleer projesinin tamamen ortadan kaldırılmasının gerekliliğini vurgulayacak

ABD Başkanı Donald Trump ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, 29 Aralık 2025'te Florida'da düzenledikleri basın toplantısında (Reuters)
ABD Başkanı Donald Trump ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, 29 Aralık 2025'te Florida'da düzenledikleri basın toplantısında (Reuters)

İsrail haber sitesi Ynet dün, Başbakan Binyamin Netanyahu'nun ABD Başkanı Donald Trump'a İsrail'in İran nükleer projesini tamamen ortadan kaldırma kararlılığını teyit edeceğini bildirdi.

İnternet sitesi, iyi bilgilendirilmiş bir kaynağa atıfta bulunarak, "İsrail'in tutumu, İran nükleer programının tamamen ortadan kaldırılması, uranyum zenginleştirmenin durdurulması, zenginleştirme kapasitesinin durdurulması ve zenginleştirilmiş uranyumun İran topraklarından çıkarılması konusunda ısrar etmek olacaktır" dedi.

Şarku’l Avsat’ın Ynet’ten aktardığına göre kaynak, "İsrail, Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı müfettişlerinin İran'a geri dönmesini ve şüpheli bölgelere sürpriz ziyaretler yapılmasını talep ediyor" ifadelerini kullandı.

Ynet haber sitesi, kaynağın şu sözlerini aktardı: "İran ile yapılacak herhangi bir anlaşma, İsrail'i tehdit edemeyeceklerinden emin olmak için füze menziline 300 kilometrelik bir sınır getirmelidir."

Ofisi dün yaptığı açıklamada, Netanyahu'nun önümüzdeki çarşamba günü Washington'da Trump ile görüşeceğini duyurdu.