Irak: Meclis Başkanı Halbusi yeniden güvenoyu aldı

Irak: Halbusi 222 oyla yeniden güvenoyu aldı ve Mandalavi, Temsiler Meclisi’nin birinci başkan yardımcısı oldu

Irak parlamentosu dünkü oturumu sırasında (INA)
Irak parlamentosu dünkü oturumu sırasında (INA)
TT

Irak: Meclis Başkanı Halbusi yeniden güvenoyu aldı

Irak parlamentosu dünkü oturumu sırasında (INA)
Irak parlamentosu dünkü oturumu sırasında (INA)

Irak (Şii) Koordinasyon Çerçevesi güçleri, Sadr blokunun (73 sandalye) istifası, takipçilerinin Temmuz ayının sonunda parlamento binasını ve çalışmalarını aksatması nedeniyle iki aydan fazla bir aranın ardından, dün (Çarşamba) meclis oturumunu düzenlemeyi başararak, Sadr Hareketi’ne karşı yeni bir yarış turunu kazanmayı başardı. Koordinasyon Çerçevesi tarafından ulaşılan başarı, Temsilciler Meclisi’ni yeniden basmaya çalışarak oturumu bozmaya çalışan Sadr muhaliflerine rağmen gerçekleşti. Başkent Bağdat’ta alınan ciddi güvenlik önlemleri ve yolların ve köprülerin kapatılması, Sadr muhaliflerinin Meclis’e girmelerini engelledi. Bu, parlamento binasının bulunduğu Yeşil Bölge nerden geldiği bilinmeyen iki füze saldırısına maruz kalması ile aynı zamana denk geldi.
Koordinasyon Çerçevesi’nin yeni başarısı aynı zamanda, Sadr taraftarlarının eski bir müttefiki ve daha sonrasında Koordinasyon Çerçevesi’nin müttefiki olan Meclis Başkanı Muhammed Halbusi’nin diğer bir başarısıyla da bağlıydı. Zira Halbusi, Koordinasyon Çerçevesi 2022 Ocak ayında Halbusi’ye güvenoyu vermeyi reddedildikten sonra, onları kendisine oy vermeye zorlamak için istifasını sunmasının ardından güvenoyunu tekrar alması gerekti ve bunu başardı.
Kürdistan Demokrat Partisi’den (KDP) Irak Meclis Başkanı İkinci Yardımcısı Şahvan Abdullah ilk yasama yılının ikinci yasama döneminin 5’inci seçim dönemindeki 4 No’lu oturumunun çalışmalarını başlattı. Koordinasyon Çerçevesi güçlerine bağlı olan Muhsin el-Mandalavi, Sadr bloğunun eski bağımsız milletvekili Hakim ez-Zamili’nin ardından parlamentonun birinci başkan yardımcılığına seçildi.
Temsilciler Meclisi Medya Departmanı yaptığı açıklamada, “Meclis, Temsilciler Meclisi Başkanı Muhammed el-Halbusi’ye olan güveni yenilemek için oy kullandı” dedi. Açıklamada, toplam seçmen sayısının 235 milletvekili olduğunu ve sadece 13 milletvekilinin istifayı onayladığını, 222 milletvekilinin ise istifayı reddedildiği belirtildi.
Mukteda es-Sadr’ın ‘bakanı’ olarak bilinen Salih Muhammed Iraki, Meclis’teki siyasi güçlere şiddetli bir eleştiride bulundu ve onları “Eski halinize dönerseniz Irak’ın sonu sizin gibi olur... Bu nedenle Allah emrini verinceye kadar bekleyin” ifadeleri ile uyardı. Iraki yaptığı uzun bir açıklamada “Vatandan vazgeçmedik ve vazgeçmeyeceğiz ayrıca size katılmayacağız ve sizinle diyalog kurmayacağız. Halkınızın canını yaktınız, otoritenize isyan ettiniz, vatanınızı yerle bir ettiniz, yolsuzluğu yaydınız, direnişin, seferberliğin, cihadın, dinin ve tüm mezheplerin itibarını zedelediniz” ifadelerine yer verdi.
Yeni meclis oturumunda, partiler ve parlamento bloklarının itirazları ve boykotlarını içeriyordu. 2019 Ekim Hareketi’nin bir uzantısı olarak bilinen ve mecliste 9 sandalyeye sahip olan İmtidad Hareketi, oturumun çalışmalarını boykot ettiğini duyurdu.
Hareket boykotun gerekçeleri arasında, “Anayasal sürelerin ihlali hatta küçümsenmesi. Bunun sonuncusu olarak, anayasa oturumlarıyla hiçbir ilgisi olmayan yarınki oturumun zamanının belirlenmesi ayrıca seçimleri takip eden dönemdeki tüm eylem ve durumlarda insanların çıkarlarını dikkate alınmaması” olduğu ifade edildi. Bunların yanı sıra “Muhalif temsilcilerin Temsilciler Meclisi’nin başkanlığı veya milletvekilliği gibi pozisyonları üstlenmeleri üzere yetkilendirilmelerinde ciddiyetlerinin olmaması, eski ve yanlış siyasi normları kırmak için gerçek bir niyet olmaması, hatta bunun yerine bu pozisyonların doldurulmasında anlaşma ve pozisyonların tahsisi yoluyla, başarısızlığın tekrarlanmasına yönelik bir ısrar olması” da gerekçeler arasında sıralandı.



Gazze'nin iç kesimlerindeki baskınlar "demirci atölyelerini" hedef aldı

Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus'ta, İsrail hava saldırısıyla yıkılan beş katlı bir binanın enkazının üzerinde yürüyen bir Filistinli adam, (AFP)
Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus'ta, İsrail hava saldırısıyla yıkılan beş katlı bir binanın enkazının üzerinde yürüyen bir Filistinli adam, (AFP)
TT

Gazze'nin iç kesimlerindeki baskınlar "demirci atölyelerini" hedef aldı

Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus'ta, İsrail hava saldırısıyla yıkılan beş katlı bir binanın enkazının üzerinde yürüyen bir Filistinli adam, (AFP)
Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus'ta, İsrail hava saldırısıyla yıkılan beş katlı bir binanın enkazının üzerinde yürüyen bir Filistinli adam, (AFP)

İsrail ordusu, Gazze Şeridi'nin derinliklerindeki metal atölyelerine (tornalama tezgahlarına) yönelik baskınlarını yoğunlaştırdı; bu gelişmeyi, Hamas ve diğer Filistinli grupların Gazze Şeridi'nde silahlanmasını durdurma çabalarıyla ilişkilendiriyor. Bir haftadan kısa bir süre içinde, İsrail uçakları üç metal atölyesini hedef aldı. Atölyelerden ikisi Gazze Şehrinde, biri ise Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus'ta bulunuyordu.

İsrail ordusu, saldırılarının silah üretim tesislerini ve Hamas altyapısını hedef aldığını belirtti.

İsrail ordusunun sadece demirci atölyesini bombalamakla kalmayıp, bulunduğu binanın tamamını yıktığı ve sakinlerine tahliye emri verdiği, bu durumun Lübnan'da verilen tahliye emirlerini hatırlattığı kaydedildi.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre İsrail'in bu yeni hamleleri, Gazze Şeridi'nde yeni bir operasyonel planı işaret ediyor ve gelecekteki saldırıların sadece suikastları değil, Filistinli grupları silahsızlandırma bahanesiyle yapılacak operasyonları da içerebileceğini gösteriyor.

Altı gün önce onlarca Filistinlinin ölümüne yol açan İsrail'in tırmanışında, roket üretimi gibi askeri sanayilerde çalışan aktivistler hedef alınmıştı.


Vefik Safa yetkilerinin azaltılmasının ardından Hizbullah'tan istifa etti

Vefik Safa (AP)
Vefik Safa (AP)
TT

Vefik Safa yetkilerinin azaltılmasının ardından Hizbullah'tan istifa etti

Vefik Safa (AP)
Vefik Safa (AP)

Hizbullah'ın "Koordinasyon ve İrtibat Birimi" başkanı Vefik Safa istifasını sundu. Bu, partinin iki genel sekreterinin ve üst düzey askeri liderlerinin öldürüldüğü İsrail'in sert saldırılarının ardından yapısını yeniden kurmaya çalışan parti liderliği için bir ilk oldu.

Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığına göre konuyla ilgili bilgili kaynaklar, Hizbullah liderliğinin bugün üst düzey güvenlik yetkilisi Vefik Safa'nın istifasını kabul ettiğini bildirdi.

Lübnan güvenlik kurumlarıyla irtibattan sorumlu olan Safa, Ekim 2014'te İsrail'in düzenlediği bir suikast girişiminden sağ kurtulmuştu.

Vefik Safa, Hizbullah'ın siyasi danışmanı Hüseyin Halil ile birlikte (Reuters)Vefik Safa, Hizbullah'ın siyasi danışmanı Hüseyin Halil ile birlikte (Reuters)

İstifa, partinin Safa'nın yetkilerini azaltmasının ardından geldi. Bu durum, geçen yılın sonlarında başlayan ve bazı isimlerin görevden alınması ve yerlerine yeni isimlerin atanmasıyla sonuçlanan yapısal değişiklikle eş zamanlı olarak gerçekleşti.

Safa'nın halefinin kimliği konusunda çelişkili haberler ortaya çıktı, ancak kaynaklar partinin bazı gruplar için daha az kışkırtıcı ve devlet ve yabancı güçlerle ilişkilerinde farklı bir üslup benimseyecek bir isim aradığı konusunda hemfikirdi. Potansiyel halefler olarak adı geçen en öne çıkan isimler arasında Hüseyin Barada, Hüseyin Abdullah ve Muhammed Muhanna yer alıyordu.

Geçtiğimiz eylül ayında Beyrut sahil şeridindeki Raouche bölgesinde Hizbullah destekçileri, Nasrallah ve Safiyuddin'in suikastlarını anmak için bir araya geldi (AP)Geçtiğimiz eylül ayında Beyrut sahil şeridindeki Raouche bölgesinde Hizbullah destekçileri, Nasrallah ve Safiyuddin'in suikastlarını anmak için bir araya geldi (AP)

Safa'nın son görünümü, Hizbullah Genel Sekreteri Hasan Nasrallah'ın suikastının yıldönümü olan 25 Eylül'de Raouche Kayası'nda, Başbakan Nevvaf Selam'a hakaretler yağdıran parti destekçilerinden bazılarıyla birlikte gerçekleşti.


Gazze anlaşması: Arabulucuların Hamas’ın silah sorununu çözmek için sınırlı seçenekleri

Gazze şehrindeki Hamas üyeleri (AFP)
Gazze şehrindeki Hamas üyeleri (AFP)
TT

Gazze anlaşması: Arabulucuların Hamas’ın silah sorununu çözmek için sınırlı seçenekleri

Gazze şehrindeki Hamas üyeleri (AFP)
Gazze şehrindeki Hamas üyeleri (AFP)

Gazze anlaşmasının ikinci aşamasının 10 gün önce başlamasının ardından İsrail’in taleplerinin başında ‘Hamas’ın silahsızlandırılması’ yer alıyor. Ancak bu talebin nasıl hayata geçirileceğine dair belirsizlik sürerken, Hamas’ın Filistin devleti kurulmadan silahlarını teslim etmeye sıcak bakmaması süreci çıkmaza sokuyor.

Şarku’l Avsat’a konuşan uzmanlar, bu düğümün arabulucuları son derece sınırlı seçeneklerle karşı karşıya bıraktığını belirtiyor. Buna göre, ya silahların tamamen tasfiyesi ya da dondurulması yönünde bir formül bulunması ve Hamas’ın buna ikna edilmesi ya da harekete baskı uygulanması gerekiyor. Uzmanlar, bu başlığın İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu başta olmak üzere İsrail iç siyasetinde seçim amaçlı bir baskı aracı olarak giderek daha fazla kullanılacağına dikkat çekiyor.

İsrailli muhalif lider Benny Gantz dün X platformu üzerinden yaptığı paylaşımda, ‘Hamas’ın silahsızlandırılması’ çağrısında bulundu.

İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz ise çarşamba günü yaptığı açıklamada, “Hamas silah bırakmayı kabul etmezse İsrail bu yapıyı tasfiye edecek” dedi. Netanyahu da salı günü ABD’nin Ortadoğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff ile yaptığı görüşmenin ardından, ‘Gazze Şeridi’nin yeniden imarına yönelik herhangi bir adımdan önce Hamas’ın silahsızlandırılmasının vazgeçilmez bir şart olduğu’ konusunda ısrarcı olduğunu vurguladı.

Strateji uzmanı Tuğgeneral Semir Ragıb, arabulucuların seçeneklerinin sınırlı olduğunu ve önlerinde ya uzlaşı sağlamak ya da baskı uygulamak dışında bir yol kalmadığını ifade etti. Ragıb, silahsızlandırma talebinin İsrail, Washington, Avrupa Birliği (AB) ve bağışçı ülkeler tarafından defalarca dile getirildiğini ve artık savaşın durdurulması ile yeniden imarın önüne konulan temel engellerden biri haline geldiğini söyledi.

Ragıb’a göre Netanyahu ve benzer siyasi aktörler silahsızlandırma dosyasını seçimlerde kullanacak ve anlaşmayı her an sabote edebilecekler. Özellikle ikinci aşama çok sayıda mayın barındırıyor ve Netanyahu, özellikle çekilmeyle ilgili başlıklara yaklaşmak istemiyor.

 Gazze şehrinin Şeyh Rıdvan mahallesinde yıkılmış binaların enkazı arasında ilerleyen Filistinliler (AFP)Gazze şehrinin Şeyh Rıdvan mahallesinde yıkılmış binaların enkazı arasında ilerleyen Filistinliler (AFP)

Askeri strateji uzmanı Tümgeneral Semir Ferec, mevcut seçeneklerin giderek daraldığını belirterek, silahların tamamen tasfiye edilmesinden ziyade dondurulması yönündeki bir seçeneğin daha olası olduğunu ifade etti. Ferec, Hamas’ın elindeki silahların füze ya da insansız hava aracı (İHA) niteliğinde olmadığını ve bu nedenle teslim edilebileceğini söyledi. ABD ve İsrail’in silah maddesinin uygulanmasında ısrarcı olduğunu kaydeden Ferec, bunun İsrail’in geri çekilmesiyle eş zamanlı gerçekleşmesi ve yeni bir savaşın önüne geçecek garantilerin sunulması gerektiğini vurguladı.

Öte yandan Reuters’a konuşan Hamas kaynakları, çarşamba günü yaptıkları açıklamada, hareketin silahsızlanma konusunu diğer Filistinli gruplarla görüşmeyi kabul ettiğini, ancak Washington ya da bölgesel arabulucuların kendilerine silahsızlandırmaya dair ayrıntılı ve somut bir teklif sunmadığını belirtti.

İsrail’in Kanal 13 televizyonu, geçtiğimiz ocak ayının sonunda, ABD’nin Hamas’a silahlarını çok uluslu bir güce teslim etmesi için birkaç haftalık süre tanıyan bir belge hazırladığını bildirmişti. Habere göre, bu sürede uyum sağlanmaması halinde İsrail’e ‘dilediği gibi hareket etme’ konusunda yeşil ışık yakılacak.

Ferec, Hamas’ın manevra alanının son derece sınırlı olduğuna dikkat çekerek, özellikle Mısır, Katar ve Türkiye başta olmak üzere arabulucularla hızlı bir uzlaşıya varması gerektiğini, zira İsrail’in şu aşamada en büyük engeli bu dosya üzerinden yarattığını ifade etti.

Ragıb ise Hamas’ın önünde, Trump planı ve silahsızlanma maddesini uygulamaktan başka bir seçenek bulunmadığını savundu. Ragıb, bu sürecin uzatılmaması ya da dolaylı yollardan aşılmaya çalışılmaması gerektiğini, ‘çünkü kaybedilen her günün ateşkes anlaşması için bir tehdit anlamına geldiğini’ dile getirdi.

Ragıb, Gazze’de polis güçlerinin önümüzdeki günler ya da haftalar içinde konuşlandırılacağını, istikrar gücünün de devreye girebileceğini belirterek, bu aşamadan sonra manevra alanının daha da daralacağına dikkat çekti.