Rus Dış İstihbarat Servisi: Kuzey Akım hatlarındaki saldırılarda Batı'nın parmağı var

Fotoğraf: EPA
Fotoğraf: EPA
TT

Rus Dış İstihbarat Servisi: Kuzey Akım hatlarındaki saldırılarda Batı'nın parmağı var

Fotoğraf: EPA
Fotoğraf: EPA

Rusya Dış İstihbarat Servisi (SVR) Başkanı Sergey Narışkin, ellerinde Batılı ülkelerin Kuzey Akım boru hatlarındaki patlamalarla ilişkisi olduğunu gösteren bulgular olduğunu belirterek saldırıları "terör saldırısı" olarak tanımladı.
Narışkin, başkent Moskova’da gazetecilere yaptığı açıklamada, Kuzey Akım 1 ve Kuzey Akım 2 doğal gaz boru hatlarında yaşanan patlamalara ilişkin konuştu.
ABD’nin, hatlarda meydana gelen olaylardan ötürü fayda sağladığını belirten Narışkin, “Boru hatlarındaki patlamalarla ilgili bilgilerin ortaya çıkmasından sonraki ilk dakikalardan itibaren Batı, suçluları bulmak için şiddetli bir kampanya başlattı. Bunun yanı sıra ABD’nin ekonomik olarak herkesten çok fayda sağladığı açıktır” dedi.
Hatlardaki patlamalarda Batı'nın parmağı bulunduğuna dair ellerinde kanıtlar olduğunu anlatan Narışkin, “Bu terör saldırısının organizasyonunda ve uygulanmasında Batı'nın izini gösteren bazı bulgularımız var. Batı, bu terör saldırısının gerçek faillerini ve organizatörlerini saklamak için her şeyi yapıyor" diye konuştu.
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin de dün yaptığı açıklamada, hatlarda yaşanan patlamaları “uluslararası terör” olarak nitelendirmişti.
Kuzey Akım 1 ve Kuzey Akım 2’nin yürütücü firması Nord Stream AG'den 26 Eylül’de yapılan açıklamada, her iki hatta da aynı zamanda hasarların meydana geldiği duyurulmuştu.
Danimarka ve İsveç makamları, her iki ülkenin de kara sularından geçen hatlarda patlamalar yaşandığına dair bulgular bulunduğunu, hatlarda gaz sızıntısı tespit edildiğini duyurmuştu.
Rusya ve çok sayıda Batılı ülke, yaşananları “sabotaj” olarak nitelendirmişti.



Arakçi, Asım Munir ile diplomatik süreci görüştü

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, 23 Mayıs'ta Tahran'da Pakistan Genelkurmay Başkanı Mareşal Asim Munir ile görüştü (EPA)
İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, 23 Mayıs'ta Tahran'da Pakistan Genelkurmay Başkanı Mareşal Asim Munir ile görüştü (EPA)
TT

Arakçi, Asım Munir ile diplomatik süreci görüştü

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, 23 Mayıs'ta Tahran'da Pakistan Genelkurmay Başkanı Mareşal Asim Munir ile görüştü (EPA)
İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, 23 Mayıs'ta Tahran'da Pakistan Genelkurmay Başkanı Mareşal Asim Munir ile görüştü (EPA)

İran devlet televizyonu, dün Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi'nin Pakistan Genelkurmay Başkanı Asım Münir ile telefon görüşmesi gerçekleştirdiğini bildirdi. Görüşmede bölgedeki son gelişmeler ve siyasi çözümlerin ve diplomatik girişimlerin ilerletilmesine yönelik çabalar ele alındı.

İki tarafın diplomatik sürecin seyrini, istişarelerin ve iş birliğinin güçlendirilme yollarını görüştüğü belirtildi. Görüşme, İran ile ABD'yi yeniden müzakere masasına döndürmeye yönelik çabaların çıkmaza girdiği bir dönemde gerçekleşti.

Telefon görüşmesi, ABD Başkanı Donald Trump'ın Tahran'la “devam eden veya planlanan herhangi bir görüşme ya da müzakere bulunmadığını” açıklamasının ertesi günü yapıldı. Trump ayrıca deniz ablukasının sürdüğünü belirtirken, Hürmüz Boğazı'nın “açık ve normal şekilde işlediğini” savundu.

Buna karşılık İran'ın Baş müzakerecisi Muhammed Bakır Kalibaf, ABD'nin İran limanlarına yönelik ablukayı ve petrol yaptırımlarını kaldırması, dondurulmuş varlıkları serbest bırakması ve bütün cephelerdeki tehdit ve askeri operasyonlara son vermesi gerçekleşene kadar boğazın kapalı kalacağını söyledi.

17 Haziran'da imzalanan mutabakat zaptıyla nükleer program ve yaptırımlar konusunda daha kapsamlı bir anlaşmaya varılması için belirlenen 60 günlük süre geçen pazartesi günü uzlaşma sağlanamadan sona erdi. Trump, bu sürenin uzatılmasını düşünmediğini açıkladı.

Öte yandan Şarku’l Avsat’ın Devrim Muhafızları'na bağlı Fars Haber Ajansı’ndan aktardığına göre, Dini lider Ali Hamaney'in danışmanı Muhammed Mahber, salı günü yaptığı açıklamada, Tahran'ın ABD ile diyaloğa hâlâ açık olduğunu ancak “müzakere ile teslimiyeti” birbirine karıştırmadığını belirtti.


Prens Harry ve eşi Meghan İngiltere'ye dönmeyi planlıyor

Prens Harry, eşi Meghan Markle ile birlikte, (Reuters)
Prens Harry, eşi Meghan Markle ile birlikte, (Reuters)
TT

Prens Harry ve eşi Meghan İngiltere'ye dönmeyi planlıyor

Prens Harry, eşi Meghan Markle ile birlikte, (Reuters)
Prens Harry, eşi Meghan Markle ile birlikte, (Reuters)

Prens Harry ve eşi Meghan'ın, kraliyet görevlerinden çekilip Londra'dan ayrılmalarının üzerinden altı yıl geçmesinin ardından İngiltere'ye dönerek burada yaşamayı planladıkları bildirildi. İngiliz basını, dün söz konusu planı duyurdu.

The Telegraph gazetesi, Kral III. Charles'ın küçük oğlu ile eşi Meghan Markle'ın “ayın sonuna kadar ABD'den ayrılarak kraliyet ailesine ait olmayan, Londra dışında olduğu düşünülen özel bir eve yerleşmeyi planladığını” yazdı.

BBC'nin de aralarında bulunduğu İngiliz basın kuruluşları, çiftin çocukları 7 yaşındaki Archie ve 5 yaşındaki Lilibet'in, eylül başında başlayacak yeni eğitim yılı için İngiltere'deki bir okula kaydettirildiğini bildirdi.

Press Association'ın haberine göre Kral Charles, Sussex Dükü ve Düşesi'nin İngiltere'ye dönerek burada yaşama planından pazar günü haberdar edildi. Haberde, İngiliz hükümdarın “ailesinin daha fazla üyesini görme fırsatını memnuniyetle karşıladığı” belirtildi. Ancak çiftin dönüşü, statülerinde herhangi bir değişikliğe yol açmayacak ve resmi kraliyet görevlerini yeniden üstlenmeyecekler.

Gelişme, Harry ve Meghan'ın temmuz ayının başında iki çocuklarıyla birlikte İngiltere'yi ziyaret ederek Kral Charles ile görüşmelerinden yalnızca birkaç hafta sonra yaşandı.

Çift, 2020'den bu yana ABD'nin Kaliforniya eyaletinde yaşıyor. Çocukların ise 2022'den bu yana büyükbabaları Kral Charles'ı görmediği belirtildi.

41 yaşındaki Harry ve 45 yaşındaki Meghan, kraliyet ailesiyle yaşadıkları ciddi anlaşmazlıkların ardından 2020'de İngiltere'den ayrılarak ABD'ye taşınmıştı. Anlaşmazlıklar, Harry'nin daha sonra “Spare” (Yedek) adlı anı kitabını yayımlamasıyla daha da derinleşti.

Harry daha önce, iki yıl önce kanser teşhisi konulan ve tedavi gören babasıyla barışmak istediğini dile getirmişti. Ancak Kral Charles'ın hangi tür kansere yakalandığı açıklanmamıştı.


Pensilvanya Eyalet Polisi'ne ait bir helikopter ile küçük bir uçak çarpıştı

Yetkililer, Pensilvanya Eyalet Polisi'ne ait bir helikopter ile küçük bir uçak arasında meydana gelen çarpışmayı araştırıyor (AP)
Yetkililer, Pensilvanya Eyalet Polisi'ne ait bir helikopter ile küçük bir uçak arasında meydana gelen çarpışmayı araştırıyor (AP)
TT

Pensilvanya Eyalet Polisi'ne ait bir helikopter ile küçük bir uçak çarpıştı

Yetkililer, Pensilvanya Eyalet Polisi'ne ait bir helikopter ile küçük bir uçak arasında meydana gelen çarpışmayı araştırıyor (AP)
Yetkililer, Pensilvanya Eyalet Polisi'ne ait bir helikopter ile küçük bir uçak arasında meydana gelen çarpışmayı araştırıyor (AP)

ABD'nin Pensilvanya eyaletinde polis teşkilatına ait bir helikopter ile küçük bir uçak havada çarpışarak düştü. Dün akşamı meydana gelen kazada yaralanan uçağın pilotu hayatını kaybetti.

ABD Federal Havacılık İdaresi'nin (FAA) açıklamasına göre, kazaya iki kişinin bulunduğu Bell 407 tipi polis helikopteri ile Cesna 150 tipi küçük uçak karıştı. Kaza, Philadelphia'nın yaklaşık 110 mil (170 kilometre) kuzeybatısında meydana geldi.

 Kazayla ilgili soruşturmayı Federal Havacılık İdaresi (FAA) ile Ulusal Ulaştırma Güvenliği Kurulu'nun (NTSB) yürütmesi bekleniyor.
Kazayla ilgili soruşturmayı Federal Havacılık İdaresi (FAA) ile Ulusal Ulaştırma Güvenliği Kurulu'nun (NTSB) yürütmesi bekleniyor.

Pensilvanya Valisi Josh Shapiro, kazadan haberdar edildiğini ve olay yerine doğru yola çıktığını açıkladı.

Sosyal medyada paylaşılan görüntülerde, iki hava aracının enkazının yakınında yan yatmış bir helikopter ile Carlisle kenti yakınlarında sıralanmış çok sayıda acil yardım aracının bulunduğu görüldü.