Marri: Arap Medya Forumu sektör için bir gelecek haritası çizmeye çalışıyor

Dubai Basın Kulübü Başkanı ve Arap Medya Forumu Düzenleme Kurulu Başkanı Mona Ghanem el-Marri
Dubai Basın Kulübü Başkanı ve Arap Medya Forumu Düzenleme Kurulu Başkanı Mona Ghanem el-Marri
TT

Marri: Arap Medya Forumu sektör için bir gelecek haritası çizmeye çalışıyor

Dubai Basın Kulübü Başkanı ve Arap Medya Forumu Düzenleme Kurulu Başkanı Mona Ghanem el-Marri
Dubai Basın Kulübü Başkanı ve Arap Medya Forumu Düzenleme Kurulu Başkanı Mona Ghanem el-Marri

Dubai Basın Kulübü (DPC) Başkanı ve Arap Medya Forumu Düzenleme Kurulu Başkanı Mona Ghanem el-Marri, bu yılki oturumun medya ortamını ve bunun birçok önemli sektör ve yaşam ekseni ile ilişkisini analiz edeceğini söyledi.
Şarku’l Avsat’a röportaj veren Marri, Birleşik Arap Emirlikleri’nin (BAE) Dubai şehrinde yarın başlayacak olan iki günlük forumda, Arap ve uluslararası arenadaki en önemli gelişmeler, bunların medya üzerindeki etkileri ve medyanın bölgeyi çevreleyen zorluklarla yüzleşmedeki rolünün tartışılacağını dile getirdi.
Ayrıca Arap Medya Forumu ve Arap medyasının genel durumu hakkında birçok konuya değindi.
Röportajın tam metni şöyle;

-Arap medya hareketinin başlamasından bu yana geçen 20 yılı Arap Medya Forumu’nu düzenleyerek kutluyorsunuz. Bu yılki forumun sunacağı farklı ve yeni neler var?
Bu oturumda, küresel medya liderlerinin huzurunda, bölgedeki medya üreticileriyle birlikte Arap Medya Forumu’nun kuruluşunun 20. yıl dönümünü ve bölgede faaliyet gösteren medya kuruluşlarının katıldığı bir diyalog kurma başarısını kutluyoruz. Forum, başkanlığını yapmaktan onur duyduğum Dubai Basın Kulübü ile olan güçlü bağlarına dayanarak yaptığı katkılardan gurur duyduğumuz bir konum oluşturmayı başardı. BAE Başkan Yardımcısı, Başbakanı ve Dubai Hükümdarı Şeyh Muhammed bin Raşid Al Maktum, 20 yıldan fazla bir süre önce bölgedeki türünün bu en büyük profesyonel toplantısını başlatmamız için bizi görevlendirdi. Forum o günden beri, Arap medyasının ilerlemesini sağlamak ve küresel düzeyde rekabet gücünü artırmak için gerekli adımları ve mekanizmaları belirlemek amacıyla medya ortamını analiz etme misyonunu sürdürdü. Forum bu yılki 20. oturumunda, medyanın geleceğini öngörerek ve tüm teknik, politik, ekonomik ve sosyal düzeylerde çevreleyen küresel değişimlere ayak uydurmak için medya kurumlarının ne yapması gerektiğini düşünerek bu çabayı sürdürecektir.

-2022 Arap Medya Forumu’nda ele alınacak en öne çıkan konular nelerdir?
Forumun gündemini belirlerken, Arap dünyasının dört bir yanından yaklaşık 3 bin medya profesyonelinin katılımıyla bir dizi ana oturum, tartışma oturumu ve çalıştay düzenlenmesiyle, sektördeki tüm paydaşları ilgilendiren çok çeşitli önemli konuların ele alınmasını gerektiğini dikkate aldık. Arap ve uluslararası arenadaki en önemli gelişmeler, bunların medya üzerindeki etkileri ve medyanın bölgeyi çevreleyen zorluklarla yüzleşmedeki rolü tartışılacak. Ana oturumların en önemlilerinden biri, BAE Devlet Başkanı’nın Diplomatik Danışmanı Dr. Enver Karkaş’ı ağırlayacağımız oturumdur. Bunda medyanın bölge ve dünyadaki siyasi, ekonomik ve güvenlik dönüşümleriyle ilişkisi gözden geçirilecek. Ayrıca CNBC International Başkanı John Casey, dünyada medya sektöründe yaşanan büyük gelişmeye değinecek. Tartışmalar ayrıca, Arap dünyasında gazeteciliğin geleceğine ve çocuk medyasının yokluğuna ve bunun toplum üzerindeki etkileri konusuna da uzanacak. Arap draması, spor medyası ve Metaverse dünyası da dahil olmak üzere muazzam teknik gelişme, Forum’un ele alacağı çok sayıda önemli konu arasında yer alacak. Arap medyasının Körfez perspektifini tanımaya çalışmanın yanı sıra Lübnan medya sahnesini etkileyen dönüşümleri belirleme girişimi ve Mısır’ın öncü gazetecilik deneyimi ve gelişimi hakkında bir tartışma da yapılacak. Arap medyasına yeni başlayanları bekleyen fırsatlar için özel bir tartışma konusu olacak. Yeni medya ve dijital platformları da, onları farklı açılardan ele alacak birçok oturumda güçlü bir şekilde yer alacak.

-Forum, Arap medyasının durumu ve sektörün gelişmesi için sunulabilecek çözümlerin teşhis edilmesine nasıl katkıda bulunabilir? Forum, Arap medyasının karşılaştığı zorluklarla yüzleşmeye ne katkı sunabilir?
Bölgede medyadan sorumlu kişilerin ortak kaygısını oluşturan konularda diyalog ve fikir alışverişi yapılması gerektiğini düşünüyorum. Arap dünyamızda medyanın karşılaştığı tüm zorlukları belirlemenin en iyi yolu budur. Forum, okyanustan Körfez’e kadar organizatörlerin en büyük buluşması olacak. Bu, bölge medyasını ilerletmenin gereksinimleri ve yöntemine ilişkin farklı bakış açılarını belirlemek ve karşılaştığı zorlukları ele almak için başlı başına büyük bir avantajdır.

-Medya araçlarının yaygınlaşmasıyla, Arap Medya Forumu’nun bu yılki oturumunun gündemine hazırlanırken bu bir zorluk teşkil etti mi?
Aksine, bu çeşitlilik forumun bölgedeki toplum ve medya yapımcılarını ilgilendiren acil sorunlarla çok olumlu bir şekilde ilgilenme yeteneğini artıran ek bir özelliktir. Forum’un gündemi, her yıl medya endüstrisinin liderleri ve çeşitli Arap ülkelerindeki öncüleri ile işbirliği ve istişare çerçevesinde belirleniyor. Tartışmalar yoluyla, analiz için mikroskop altına alınması gereken en önemli konuların kapsamlı bir resmini oluşturmaya ve medyanın toplumda istenen olumlu rolü oynamasını sağlamak için en iyi yöntemi belirlemeye çalışıyoruz.
-Sizin bakış açınıza göre, Arap Medya Forumu genel olarak Arap ülkelerinde ve özel olarak BAE’de medya sektörünün gelişimine katkı sağlayabildi mi?
Arap Medya Forumu’nun, bölge ülkelerinden her yıl binlerce uzman kadroya ev sahipliği yaparak, ‘her ne kadar bu etki farklılık gösterse, etkisinin boyutu bir ülkeden diğerine ve bir medya kuruluşundan Arap dünyasındaki diğer muhatabına, her biri kendi koşullarına, ihtiyaçlarına, planlarına ve bütçelerine göre değişse de’, medya geliştirme sürecinin ilerlemesine önemli ölçüde katkıda bulunduğunu düşünüyorum. Dubai Basın Kulübü tarafından benimsenen yoğun bir araştırma çabasının bir parçası olarak hazırlanan ‘Arap Medyasına Bir Bakış’ raporunun, Forum’un uzun yıllar boyunca yaptığı, bölgedeki medya geliştirme sürecine hizmet ettiği en önemli katkılardan biri olmasından gurur duyuyoruz. Prestijli Arap ve uluslararası araştırma kurumlarıyla ortaklaşa olarak, Arap Medya Forumu’nun organizatör olarak pozisyonuna dayanan rapor, Arap dünyamızdaki medya ile ilgilenen herkes için kapsamlı bir profesyonel referans oldu. BAE düzeyinde ise, 2013’teki lansmanından bu yana fikirleri ve girişimleri teşvik etmeye devam eden ‘BAE Medya Forumu’ tarafından düzenlenen Arap Medya Forumu’nun öncü deneyimini yeniden ürettik. Bu forum, ulusal kadronun yerel medya sahnesine katılımı için alanı artırmak ve BAE medyasının yaratıcı becerilerini geliştirmek amacıyla eğitim programları başlatmak için önemli bir katalizördü.

-Arap Medya Ödülü, gazeteciliğe adanmış bir ödül olmaktan çıkıp tüm medya sektörlerini kapsayacak şekilde genişledi, bunun amacı nedir?
Arap Medya Ödülü, gazetecilik alanındaki yaratıcı düşünürleri onurlandırmak için 20 yıllık sıkı çalışmanın ardından geldi. Ödül bu yıllar boyunca, Arap medya sahnesindeki büyük gelişmeye ayak uydurmak için kapsamı genişletme ihtiyacına yol açan birçok gelişme aşamasına tanık oldu. Ödülün kapsamını gazeteciliğin yanı sıra görsel ve dijital medya sektörlerini de içerecek şekilde genişletmek, ödülün 20 yılı aşkın bir süre önce lansmanından bu yana geçirdiği birçok gelişim aşamasının sürekliliğinde yeni bir bağlantıdır. Bugün, dijital medya, yeni medyayla sonuçlanan şaşırtıcı bir teknolojik ilerlemenin ışığında geniş çapta yayılıyor. Ödülü, yeni çerçevesinde, Arap medyasının mükemmelliğini kutlamanın bir uzantısı haline getirmek için çalışacağız.



Koalisyon: Husilerin Riyad’a fırlattığı balistik füze imha edildi

Yemen’de Meşruiyeti Destekleme Koalisyonu Sözcüsü Tümgeneral Turki el-Maliki (Şarku’l Avsat) 
Yemen’de Meşruiyeti Destekleme Koalisyonu Sözcüsü Tümgeneral Turki el-Maliki (Şarku’l Avsat) 
TT

Koalisyon: Husilerin Riyad’a fırlattığı balistik füze imha edildi

Yemen’de Meşruiyeti Destekleme Koalisyonu Sözcüsü Tümgeneral Turki el-Maliki (Şarku’l Avsat) 
Yemen’de Meşruiyeti Destekleme Koalisyonu Sözcüsü Tümgeneral Turki el-Maliki (Şarku’l Avsat) 

Yemen’de Meşru Hükümeti Destekleme Koalisyonu, Suudi Arabistan Kraliyet Hava Savunma Kuvvetlerinin, Husiler tarafından bugün sabaha karşı başkent Riyad’a fırlatılan bir balistik füzeyi önleyerek imha ettiğini açıkladı.

Koalisyon Sözcüsü Tümgeneral Turki el-Maliki, Husilerin gerilimi artırmasının ve başkent Riyad’daki sivilleri ve sivil yerleşimleri hedef alma girişimlerini sürdürmesinin, 8 milyondan fazla vatandaş ve yabancının yaşadığı kentte bu milislerin tutumundaki ısrarı ortaya koyduğunu belirtti. Maliki, söz konusu girişimlerin sivilleri ve sivil unsurları kasıtlı ve sistematik biçimde hedef alan “terörist ve saldırgan bir davranış” olduğunu ifade etti.

Tümgeneral Maliki ayrıca Husilerin Biş, Taif, Fursan ve Yanbu kentlerindeki sivilleri ve sivil unsurları hedef almaya çalıştığını, ancak hava savunma sistemlerinin bu saldırı girişimlerini engellediğini söyledi.

Maliki, yayımlanan açıklamada, koalisyon yönetiminin Husilerin “terörist faaliyetlerini” caydırmak amacıyla, uluslararası insancıl hukuk ve teamül hukuku kurallarıyla uyumlu olmak kaydıyla, uygun gördüğü tedbirleri alma konusunda asli hakkına sahip olduğunu vurguladı.


Avrupa, Kızıldeniz’in güneyinde alarm seviyesini yükseltiyor

41 ülke, perşembe günü Cidde’de düzenlenen “Savunma Deniz Koalisyonu”nun dördüncü planlama toplantısına katıldı (SPA)
41 ülke, perşembe günü Cidde’de düzenlenen “Savunma Deniz Koalisyonu”nun dördüncü planlama toplantısına katıldı (SPA)
TT

Avrupa, Kızıldeniz’in güneyinde alarm seviyesini yükseltiyor

41 ülke, perşembe günü Cidde’de düzenlenen “Savunma Deniz Koalisyonu”nun dördüncü planlama toplantısına katıldı (SPA)
41 ülke, perşembe günü Cidde’de düzenlenen “Savunma Deniz Koalisyonu”nun dördüncü planlama toplantısına katıldı (SPA)

Avrupa Birliği, Kızıldeniz’de gemilere refakat eden “Aspides” deniz misyonunun alarm seviyesini yükseltti. Kararın, İran destekli Husilerin stratejik su yoluna yönelik tehditleri nedeniyle alındığı bildirildi. Şarku’l Avsatın AFP’den aktardığına göre söz konusu adım Kızıldeniz’deki güvenlik risklerinin artması sonrasında atıldı.

Avrupa Birliği Dış Politika Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas, Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan ile Yemen’deki çatışmaların sona erdirilmesi ve Hürmüz Boğazı’nda deniz ulaşımı serbestisinin yeniden sağlanmasına yönelik diplomatik çabaları görüştüğünü açıkladı.

Kallas, X platformundaki paylaşımında, “Husilerin Suudi Arabistan’a yönelik saldırıları kabul edilemez ve küresel ekonomiye zarar veriyor” ifadelerini kullandı. Kallas ayrıca Avrupa’nın, “Husilerin saldırılarına karşı Kızıldeniz’de deniz taşımacılığının güvenliğini korumaya yardımcı olduğunu” belirtti.

Öte yandan Yemen hükümet güçleri, Husilerin Babul Mendeb’in doğusu ile Taiz’in batısındaki yüksek kesimleri ele geçirmeye yönelik yoğun girişimlerine karşı koymayı sürdürüyor.

Husiler, Babul Mendeb Boğazı, Meyyun Adası ve batı kıyısındaki kontrol alanlarını güvence altına almak amacıyla kendilerine kara derinliği sağlayacak ve hareket ile ikmal hatlarını tahkim edecek dağlık mevzileri ele geçirmeye çalışıyor.

Taiz cephesinden bir askeri kaynak, çatışmalarda 30 Husinin öldürüldüğünü, 60’tan fazla Husinin yaralandığını ve 6 savaş aracının yanı sıra 2 tankın imha edildiğini bildirdi.


Hac ve Umre: Umreciler için seçenekler genişletildi; 170 ülkeden gelenler için yeni bir şart getirilmiyor

Suudi Arabistan Hac ve Umre Bakanlığı Umre ve Ziyaret İşlerinden Sorumlu Bakan Yardımcısı Mühendis Abdülmuhsin es-Salim (Fotoğraf: Gazi Mehdi)
Suudi Arabistan Hac ve Umre Bakanlığı Umre ve Ziyaret İşlerinden Sorumlu Bakan Yardımcısı Mühendis Abdülmuhsin es-Salim (Fotoğraf: Gazi Mehdi)
TT

Hac ve Umre: Umreciler için seçenekler genişletildi; 170 ülkeden gelenler için yeni bir şart getirilmiyor

Suudi Arabistan Hac ve Umre Bakanlığı Umre ve Ziyaret İşlerinden Sorumlu Bakan Yardımcısı Mühendis Abdülmuhsin es-Salim (Fotoğraf: Gazi Mehdi)
Suudi Arabistan Hac ve Umre Bakanlığı Umre ve Ziyaret İşlerinden Sorumlu Bakan Yardımcısı Mühendis Abdülmuhsin es-Salim (Fotoğraf: Gazi Mehdi)

Suudi Arabistan Hac ve Umre Bakanlığı Umre ve Ziyaret İşlerinden Sorumlu Bakan Yardımcısı Mühendis Abdülmuhsin es-Salim, umre için yeni herhangi bir şart getirilmediğini belirterek, bakanlığın umrecilerin işlemlerini kolaylaştırmaya yönelik çalışmalarını sürdürdüğünü söyledi.

Es-Salim Şarku’l Avsat'a verdiği röportajda, umre yolculuğunu geliştirmek ve umrecilere sunulan seçenekleri genişletmek için çalışmalar yürüttüklerini belirtti. Bu kapsamda çok girişli umre vizesi, onaylı elektronik seyahat platformları üzerinden rezervasyon imkânı, dijital hizmetlerin entegrasyonunun güçlendirilmesi ve yapay zekâ uygulamalarının geliştirilmesi gibi girişimlerin hayata geçirildiğini ifade etti. Es-Salim, bu çalışmaların yoğun dönemlere yönelik erken hazırlık ve sektörün beklenen büyümeyi karşılayabilecek kapasiteye ulaştırılmasıyla eş zamanlı yürütüldüğünü kaydetti.

Yoğun dönemlere hazırlık

Es-Salim, yoğun dönemlerin sezon boyunca umre talebindeki değişimlerden etkilendiğini belirterek, bakanlığın ilgili kurumlar ve hizmet sağlayıcılarıyla koordinasyon içinde bu dönemlere erken hazırlanarak beklenen talep artışını karşılamak için kapasiteyi yükselttiğini belirtti.

Bakanlığın her yıl, Suudi Arabistan'ın 2030 Vizyonu hedeflerine ulaşmak amacıyla umreci sayısında kademeli ve sürdürülebilir bir artış sağlamayı hedeflediğini belirten Es-Salim, bunun yanı sıra hizmetlerin geliştirilmesi, sektörün hazırlık düzeyinin yükseltilmesi ve hacı ile umrecilerin deneyiminin kalitesinin artırılması için çalışmalar yürütüldüğünü ifade etti.

Yeni girişimler

Es-Salim'e göre bakanlığın umre deneyimini geliştirmek ve umrecilerin yolculuğunu kolaylaştırmak amacıyla yürüttüğü girişimlerin başında, kısa süre önce uygulamaya konulan çok girişli umre vizesi geliyor. Bu uygulamanın, ülkeye giriş prosedürlerinin geliştirilmesine yönelik bir model olduğunu belirten Es-Salim, umrecilere seyahatlerini planlama ve ibadetlerini gerçekleştirme konusunda daha fazla esneklik sağladığını söyledi.

Bakanlığın ayrıca bireylerin onaylı küresel ve yerel elektronik seyahat platformları üzerinden umre hizmetlerine doğrudan erişimini genişlettiğini belirten Es-Salim, böylece umrecilerin seyahatlerini planlamalarının, hizmetlere ulaşmalarının ve rezervasyon yapmalarının daha kolay ve esnek hale getirildiğini kaydetti.

Es-Salim, bu girişimlerin umre yolculuğu modelini geliştirmeye yönelik daha kapsamlı bir yaklaşımın parçası olduğunu belirterek, umrecilerin seçeneklerini artırmayı, hizmetlere erişimi kolaylaştırmayı ve yolculuğun farklı aşamalarında dijital çözümlerden yararlanmayı amaçladıklarını söyledi.

Yapay zekâ kullanımı

Hac ve Umre Bakanlığı'nın, başta yapay zekâ olmak üzere yeni ve gelişmekte olan teknolojilerden yararlanmaya devam ettiğini belirten Es-Salim, amaçlarının hacı ve umrecilere sunulan hizmetleri geliştirmek ve yalnızca işlemlerin dijitalleştirilmesinden, deneyimi iyileştirmek ve karar alma süreçlerini desteklemek amacıyla veri ve gelişmiş analizlerden yararlanma aşamasına geçmek olduğunu söyledi.

Mevcut uygulamaların başında, Nusuk uygulaması bünyesindeki akıllı dijital asistan "Nusuk AI"ın bulunduğunu belirten Es-Salim, hizmetin hacı ve umrecilere bilgi ve rehberlik sunduğunu, yazılı ve sesli iletişim yoluyla sorularını cevapladığını kaydetti.

Ayrıca "Dijital Mutavvıf" hizmetinin, umrecilere ve hacılara tavaf ve sa'y turlarını saymada, daha az yoğun katlara yönlendirmede ve meşru dua ve zikirler konusunda rehberlikte yardımcı olduğunu belirtti.

İzleme ve kontrol merkezinin de bakanlığın hacı ve umrecilerin yolculuğunu takip etmek için kullandığı teknolojik altyapının önemli unsurlarından biri olduğunu söyleyen Es-Salim, canlı verilerin entegre edilerek hızlı müdahale ve karar alma süreçlerini destekleyen göstergelere ve kontrol panellerine dönüştürüldüğünü ifade etti.

Hac ve Umre Bakanlığı, hacı ve umrecilere sunulan hizmetleri geliştirmek amacıyla yapay zekâ teknolojilerinden yararlanmayı sürdürüyor. (Fotoğraf: Gazi Mehdi)
Hac ve Umre Bakanlığı, hacı ve umrecilere sunulan hizmetleri geliştirmek amacıyla yapay zekâ teknolojilerinden yararlanmayı sürdürüyor. (Fotoğraf: Gazi Mehdi)

Dijitalleşme ve şartlar

Es-Salim, umre için yeni herhangi bir şart bulunmadığını bir kez daha vurgulayarak, bakanlığın prosedürleri kolaylaştırmak ve umre yolculuğunu daha kolay ve esnek hale getirmek için hizmetleri geliştirmeye devam ettiğini söyledi.

Umrecilerin yolculuğunun bugün ileri düzeyde bir dijital entegrasyona ulaştığını belirten Es-Salim, işlemlerin büyük bölümünün elektronik ortamda tamamlanabildiğini ifade etti. Bunların başında, 51 milyondan fazla kullanıcıya 170'ten fazla ülkede 150'den fazla dijital hizmet sunan Nusuk uygulaması ve platformunun geldiğini kaydetti.

Es-Salim, ayrıca onaylı küresel ve yerel elektronik seyahat platformları üzerinden umre hizmetlerine ve paket rezervasyonlarına doğrudan erişim sağlandığını belirtti.

Önümüzdeki dönemde hedefin bu entegrasyonu daha da güçlendirmek, daha bağlantılı ve sorunsuz bir dijital deneyim oluşturmak ve hacı ile umrecilerin ihtiyaçlarına göre daha proaktif ve kişiselleştirilmiş hizmetler sunmak için veri ve modern teknolojilerden yararlanmak olduğunu söyledi.

“Nusuk” uygulaması ve platformu, 170’ten fazla ülkeden 51 milyondan fazla kullanıcıya 150’den fazla dijital hizmet sunuyor (SPA).
“Nusuk” uygulaması ve platformu, 170’ten fazla ülkeden 51 milyondan fazla kullanıcıya 150’den fazla dijital hizmet sunuyor (SPA).

Hizmet sunan 346 umre şirketi

Es-Salim'in verdiği bilgiye göre, hâlihazırda umre hizmeti sunma yetkisine sahip 346 şirket bulunuyor. Bu sayının hizmet sağlayıcı tabanının genişlediğini ve özel sektörün umrecilere hizmet sunmadaki rolünün arttığını gösterdiğini belirtti.

Bakanlığın özel sektörün önünü açmak ve umre sektöründe daha cazip ve rekabetçi bir ortam oluşturmak amacıyla politika ve mevzuatı sürekli geliştirdiğini söyleyen Es-Salim, bunun yeni şirketlerin sektöre girmesine ve umrecilerin ihtiyaçlarına cevap veren, artan talebe uyum sağlayan farklı hizmet ve iş modellerinin geliştirilmesine imkân verdiğini ifade etti.

Denetim ve takip

Şirketlerin performansının izlenmesine ilişkin olarak Es-Salim, farklı umre hizmet noktalarında günlük denetimler gerçekleştiren sürekli bir saha ve denetim mekanizmasının bulunduğunu söyledi.

Hicri 1448 umre sezonunun başlangıcından bu yana denetim sayısının 32 bini aştığını belirten Es-Salim, denetimlerin umreci konaklama tesislerini, umre şirketlerini ve hizmet sağlayıcılarını ve çeşitli hizmet noktalarını kapsadığını kaydetti.

Bu denetimlerde düzenleyici ve operasyonel şartlara uyumun kontrol edildiğini, tespit edilen eksikliklerin giderildiğini ve herhangi bir ihlal görüldüğünde yasal prosedürler doğrultusunda derhal işlem yapıldığını belirten Es-Salim, yaptırımların şirket faaliyetlerinin durdurulmasına kadar ulaşabildiğini ve bunun umrecilerin haklarını korumayı amaçladığını ifade etti.

Bakanlığın yalnızca memnuniyet düzeyini ölçmekle yetinmediğini belirten Es-Salim, saha ve dijital ölçüm araçları ile veri analizleri üzerinden eksiklikleri tespit ettiklerini, hacı ve umrecilerin ihtiyaçlarını anlamaya ve geliştirme alanlarını belirlemeye çalıştıklarını söyledi.

Ayrıca gelişmiş ve öngörücü analizlerin kullanımını artırarak karar alma süreçlerini desteklediklerini ve olası sorunları önceden tespit etmeye çalıştıklarını belirtti.

Şirketlerin yeniden sınıflandırılması

Es-Salim'e göre umreci deneyiminin kalitesi, umre şirketlerinin sınıflandırılmasında temel unsurlardan birini oluşturuyor. Şirketlerin performans değerlendirmesinin yalnızca düzenleyici ve operasyonel şartlara uyumla sınırlı olmadığını belirten Es-Salim, sunulan hizmetlerin kalitesi ve umrecilerin gerçek deneyiminin de değerlendirmeye alındığını söyledi.

Bakanlığın hizmet kalitesi, kurallara ve şartlara uyum gibi çeşitli kriterler üzerinden periyodik değerlendirme yaptığını belirten Es-Salim, geçen sezonun performans değerlendirmesinin ardından haziran ayında 21 umre şirketinin faaliyetlerinin durdurulduğunu açıkladı. Bunlardan 15'inin düşük performans değerlendirmesi, 6'sının ise mevzuat ve talimatlara aykırılık nedeniyle durdurulduğunu kaydetti.

Es-Salim, bakanlığın sınıflandırma yöntemini ve değerlendirme kriterlerini sürekli geliştirdiğini, hacı ve umrecilerin deneyimine ilişkin ölçümlerden ve hizmet kalitesi göstergelerinden yararlandığını belirterek, amacın şirketler arasında hizmet kalitesi konusunda rekabeti teşvik etmek ve umrecilere sunulan hizmetlerin seviyesini yükseltmek olduğunu ifade etti.