Marri: Arap Medya Forumu sektör için bir gelecek haritası çizmeye çalışıyor

Dubai Basın Kulübü Başkanı ve Arap Medya Forumu Düzenleme Kurulu Başkanı Mona Ghanem el-Marri
Dubai Basın Kulübü Başkanı ve Arap Medya Forumu Düzenleme Kurulu Başkanı Mona Ghanem el-Marri
TT

Marri: Arap Medya Forumu sektör için bir gelecek haritası çizmeye çalışıyor

Dubai Basın Kulübü Başkanı ve Arap Medya Forumu Düzenleme Kurulu Başkanı Mona Ghanem el-Marri
Dubai Basın Kulübü Başkanı ve Arap Medya Forumu Düzenleme Kurulu Başkanı Mona Ghanem el-Marri

Dubai Basın Kulübü (DPC) Başkanı ve Arap Medya Forumu Düzenleme Kurulu Başkanı Mona Ghanem el-Marri, bu yılki oturumun medya ortamını ve bunun birçok önemli sektör ve yaşam ekseni ile ilişkisini analiz edeceğini söyledi.
Şarku’l Avsat’a röportaj veren Marri, Birleşik Arap Emirlikleri’nin (BAE) Dubai şehrinde yarın başlayacak olan iki günlük forumda, Arap ve uluslararası arenadaki en önemli gelişmeler, bunların medya üzerindeki etkileri ve medyanın bölgeyi çevreleyen zorluklarla yüzleşmedeki rolünün tartışılacağını dile getirdi.
Ayrıca Arap Medya Forumu ve Arap medyasının genel durumu hakkında birçok konuya değindi.
Röportajın tam metni şöyle;

-Arap medya hareketinin başlamasından bu yana geçen 20 yılı Arap Medya Forumu’nu düzenleyerek kutluyorsunuz. Bu yılki forumun sunacağı farklı ve yeni neler var?
Bu oturumda, küresel medya liderlerinin huzurunda, bölgedeki medya üreticileriyle birlikte Arap Medya Forumu’nun kuruluşunun 20. yıl dönümünü ve bölgede faaliyet gösteren medya kuruluşlarının katıldığı bir diyalog kurma başarısını kutluyoruz. Forum, başkanlığını yapmaktan onur duyduğum Dubai Basın Kulübü ile olan güçlü bağlarına dayanarak yaptığı katkılardan gurur duyduğumuz bir konum oluşturmayı başardı. BAE Başkan Yardımcısı, Başbakanı ve Dubai Hükümdarı Şeyh Muhammed bin Raşid Al Maktum, 20 yıldan fazla bir süre önce bölgedeki türünün bu en büyük profesyonel toplantısını başlatmamız için bizi görevlendirdi. Forum o günden beri, Arap medyasının ilerlemesini sağlamak ve küresel düzeyde rekabet gücünü artırmak için gerekli adımları ve mekanizmaları belirlemek amacıyla medya ortamını analiz etme misyonunu sürdürdü. Forum bu yılki 20. oturumunda, medyanın geleceğini öngörerek ve tüm teknik, politik, ekonomik ve sosyal düzeylerde çevreleyen küresel değişimlere ayak uydurmak için medya kurumlarının ne yapması gerektiğini düşünerek bu çabayı sürdürecektir.

-2022 Arap Medya Forumu’nda ele alınacak en öne çıkan konular nelerdir?
Forumun gündemini belirlerken, Arap dünyasının dört bir yanından yaklaşık 3 bin medya profesyonelinin katılımıyla bir dizi ana oturum, tartışma oturumu ve çalıştay düzenlenmesiyle, sektördeki tüm paydaşları ilgilendiren çok çeşitli önemli konuların ele alınmasını gerektiğini dikkate aldık. Arap ve uluslararası arenadaki en önemli gelişmeler, bunların medya üzerindeki etkileri ve medyanın bölgeyi çevreleyen zorluklarla yüzleşmedeki rolü tartışılacak. Ana oturumların en önemlilerinden biri, BAE Devlet Başkanı’nın Diplomatik Danışmanı Dr. Enver Karkaş’ı ağırlayacağımız oturumdur. Bunda medyanın bölge ve dünyadaki siyasi, ekonomik ve güvenlik dönüşümleriyle ilişkisi gözden geçirilecek. Ayrıca CNBC International Başkanı John Casey, dünyada medya sektöründe yaşanan büyük gelişmeye değinecek. Tartışmalar ayrıca, Arap dünyasında gazeteciliğin geleceğine ve çocuk medyasının yokluğuna ve bunun toplum üzerindeki etkileri konusuna da uzanacak. Arap draması, spor medyası ve Metaverse dünyası da dahil olmak üzere muazzam teknik gelişme, Forum’un ele alacağı çok sayıda önemli konu arasında yer alacak. Arap medyasının Körfez perspektifini tanımaya çalışmanın yanı sıra Lübnan medya sahnesini etkileyen dönüşümleri belirleme girişimi ve Mısır’ın öncü gazetecilik deneyimi ve gelişimi hakkında bir tartışma da yapılacak. Arap medyasına yeni başlayanları bekleyen fırsatlar için özel bir tartışma konusu olacak. Yeni medya ve dijital platformları da, onları farklı açılardan ele alacak birçok oturumda güçlü bir şekilde yer alacak.

-Forum, Arap medyasının durumu ve sektörün gelişmesi için sunulabilecek çözümlerin teşhis edilmesine nasıl katkıda bulunabilir? Forum, Arap medyasının karşılaştığı zorluklarla yüzleşmeye ne katkı sunabilir?
Bölgede medyadan sorumlu kişilerin ortak kaygısını oluşturan konularda diyalog ve fikir alışverişi yapılması gerektiğini düşünüyorum. Arap dünyamızda medyanın karşılaştığı tüm zorlukları belirlemenin en iyi yolu budur. Forum, okyanustan Körfez’e kadar organizatörlerin en büyük buluşması olacak. Bu, bölge medyasını ilerletmenin gereksinimleri ve yöntemine ilişkin farklı bakış açılarını belirlemek ve karşılaştığı zorlukları ele almak için başlı başına büyük bir avantajdır.

-Medya araçlarının yaygınlaşmasıyla, Arap Medya Forumu’nun bu yılki oturumunun gündemine hazırlanırken bu bir zorluk teşkil etti mi?
Aksine, bu çeşitlilik forumun bölgedeki toplum ve medya yapımcılarını ilgilendiren acil sorunlarla çok olumlu bir şekilde ilgilenme yeteneğini artıran ek bir özelliktir. Forum’un gündemi, her yıl medya endüstrisinin liderleri ve çeşitli Arap ülkelerindeki öncüleri ile işbirliği ve istişare çerçevesinde belirleniyor. Tartışmalar yoluyla, analiz için mikroskop altına alınması gereken en önemli konuların kapsamlı bir resmini oluşturmaya ve medyanın toplumda istenen olumlu rolü oynamasını sağlamak için en iyi yöntemi belirlemeye çalışıyoruz.
-Sizin bakış açınıza göre, Arap Medya Forumu genel olarak Arap ülkelerinde ve özel olarak BAE’de medya sektörünün gelişimine katkı sağlayabildi mi?
Arap Medya Forumu’nun, bölge ülkelerinden her yıl binlerce uzman kadroya ev sahipliği yaparak, ‘her ne kadar bu etki farklılık gösterse, etkisinin boyutu bir ülkeden diğerine ve bir medya kuruluşundan Arap dünyasındaki diğer muhatabına, her biri kendi koşullarına, ihtiyaçlarına, planlarına ve bütçelerine göre değişse de’, medya geliştirme sürecinin ilerlemesine önemli ölçüde katkıda bulunduğunu düşünüyorum. Dubai Basın Kulübü tarafından benimsenen yoğun bir araştırma çabasının bir parçası olarak hazırlanan ‘Arap Medyasına Bir Bakış’ raporunun, Forum’un uzun yıllar boyunca yaptığı, bölgedeki medya geliştirme sürecine hizmet ettiği en önemli katkılardan biri olmasından gurur duyuyoruz. Prestijli Arap ve uluslararası araştırma kurumlarıyla ortaklaşa olarak, Arap Medya Forumu’nun organizatör olarak pozisyonuna dayanan rapor, Arap dünyamızdaki medya ile ilgilenen herkes için kapsamlı bir profesyonel referans oldu. BAE düzeyinde ise, 2013’teki lansmanından bu yana fikirleri ve girişimleri teşvik etmeye devam eden ‘BAE Medya Forumu’ tarafından düzenlenen Arap Medya Forumu’nun öncü deneyimini yeniden ürettik. Bu forum, ulusal kadronun yerel medya sahnesine katılımı için alanı artırmak ve BAE medyasının yaratıcı becerilerini geliştirmek amacıyla eğitim programları başlatmak için önemli bir katalizördü.

-Arap Medya Ödülü, gazeteciliğe adanmış bir ödül olmaktan çıkıp tüm medya sektörlerini kapsayacak şekilde genişledi, bunun amacı nedir?
Arap Medya Ödülü, gazetecilik alanındaki yaratıcı düşünürleri onurlandırmak için 20 yıllık sıkı çalışmanın ardından geldi. Ödül bu yıllar boyunca, Arap medya sahnesindeki büyük gelişmeye ayak uydurmak için kapsamı genişletme ihtiyacına yol açan birçok gelişme aşamasına tanık oldu. Ödülün kapsamını gazeteciliğin yanı sıra görsel ve dijital medya sektörlerini de içerecek şekilde genişletmek, ödülün 20 yılı aşkın bir süre önce lansmanından bu yana geçirdiği birçok gelişim aşamasının sürekliliğinde yeni bir bağlantıdır. Bugün, dijital medya, yeni medyayla sonuçlanan şaşırtıcı bir teknolojik ilerlemenin ışığında geniş çapta yayılıyor. Ödülü, yeni çerçevesinde, Arap medyasının mükemmelliğini kutlamanın bir uzantısı haline getirmek için çalışacağız.



Suudi Arabistan, HDK'nin Kordofan'daki saldırılarını şiddetle kınadı

 Doğu Darfur'daki HDK Unsurları (videodan ekran görüntüsü)
Doğu Darfur'daki HDK Unsurları (videodan ekran görüntüsü)
TT

Suudi Arabistan, HDK'nin Kordofan'daki saldırılarını şiddetle kınadı

 Doğu Darfur'daki HDK Unsurları (videodan ekran görüntüsü)
Doğu Darfur'daki HDK Unsurları (videodan ekran görüntüsü)

Suudi Arabistan, Hızlı Destek Kuvvetleri'nin (HDK) el-Kuvek Askeri Hastanesi'ne, Dünya Gıda Programı'na (WFP) ait bir yardım konvoyuna ve yerinden edilmiş sivilleri taşıyan bir otobüse yönelik gerçekleştirdiği suç teşkil eden saldırıları şiddetle kınadı. Bu saldırılar, aralarında kadın ve çocukların da bulunduğu onlarca silahsız sivilin ölümüne ve Sudan'ın Kuzey ve Güney Kordofan eyaletlerindeki yardım tesislerine ve konvoylarına zarar verilmesine yol açtı.

Suudi Arabistan, Dışişleri Bakanlığı tarafından dün yayınlanan açıklamada, bu eylemlerin tamamen haksız ve tüm insani normların ve ilgili uluslararası anlaşmaların açık bir ihlali olduğunu teyit etti. Krallık, HDK'nin bu ihlallere derhal son vermesini ve uluslararası insani hukuk ve 11 Mayıs 2023'te imzalanan Cidde Deklarasyonu (Sudan'daki Sivillerin Korunmasına İlişkin Taahhüt) uyarınca, ihtiyaç sahiplerine yardım ulaştırılmasını sağlama konusundaki ahlaki ve insani yükümlülüğüne uymasını talep etti.

Suudi Arabistan, Sudan'ın birliğini, güvenliğini ve istikrarını, meşru kurumlarının korunmasını ve yabancı müdahaleyi reddettiğini yineledi. Ayrıca, siyasi bir çözümü desteklediklerini iddia etmelerine rağmen, bazı tarafların yasadışı silah, paralı asker ve yabancı savaşçıların sürekli akışını kınadı. Bu davranış, çatışmayı uzatmanın ve Sudan halkının acılarını artırmanın önemli bir faktörüdür.

Sudan Doktorlar Ağı'na göre, HDK'nin Dubeyker bölgesinden Kuzey Kordofan Eyaleti'ndeki el-Rahad şehrine yerinden edilmiş insanları taşıyan bir araca saldırması sonucu, aralarında sekiz çocuk ve birkaç kadının da bulunduğu 24 kişi öldü.


Arap-Sloven görüşmelerinde barış planının başarısını sağlamaya yönelik çabalar ele alındı

Slovenya'nın Ljubljana kentinde dün düzenlenen genişletilmiş görüşmelere katılan bakanların toplu fotoğrafı (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)
Slovenya'nın Ljubljana kentinde dün düzenlenen genişletilmiş görüşmelere katılan bakanların toplu fotoğrafı (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)
TT

Arap-Sloven görüşmelerinde barış planının başarısını sağlamaya yönelik çabalar ele alındı

Slovenya'nın Ljubljana kentinde dün düzenlenen genişletilmiş görüşmelere katılan bakanların toplu fotoğrafı (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)
Slovenya'nın Ljubljana kentinde dün düzenlenen genişletilmiş görüşmelere katılan bakanların toplu fotoğrafı (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)

Ljubljana'da dün yapılan Arap-Sloven görüşmelerinde, ABD Başkanı Donald Trump tarafından başlatılan barış planının ilerletilmesi ve 1967 sınırları içinde, Doğu Kudüs'ün başkenti olduğu, iki devletli çözüme dayalı bağımsız ve egemen Filistin devletini içeren net bir siyasi ufka doğru ilerleme çabaları ele alındı.

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan, Mısırlı mevkidaşı Bedr Abdulati, Bahreynli mevkidaşı Abdullatif el-Zayani, Ürdün Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Ayman Safadi ve Katar Dışişlerinden Sorumlu Devlet Bakanı Sultan Al-Muraikhi ile birlikte Slovenya Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri ve Avrupa İşleri Bakanı Tanja Fajon ile kapsamlı görüşmeler gerçekleştirdi.

Slovenya'nın Ljubljana kentinde dün yapılan genişletilmiş görüşmelerden (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)Slovenya'nın Ljubljana kentinde dün yapılan genişletilmiş görüşmelerden (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)

Bakanlar, bölgesel ve uluslararası güvenlik ve istikrarı, özellikle de Gazze'deki durumu iyileştirmenin yollarını görüştüler. Ateşkes anlaşmasına uyulması ve hükümlerinin tam olarak uygulanmasının yanı sıra Gazze Şeridi'ne yeterli ve sürekli insani yardımın ulaştırılmasının sağlanmasının gerekliliğini vurguladılar.

Bakanlar ayrıca işgal altında bulunan Batı Şeridi'ndeki durumu da ele aldılar; İsrail'in oradaki yasadışı tek taraflı önlemlerinin ve işgal altındaki Kudüs'te İslami ve Hristiyan kutsal yerlerine yönelik ihlallerinin durdurulmasının gerekliliğini vurguladılar; bu ihlaller gerilimi artırdığını ve gerilimi azaltma çabalarını baltaladığını belirttiler.

Prens Faysal bin Ferhan, dün Slovenya'nın başkenti Ljubljana'da düzenlenen genişletilmiş görüşmeler oturumunda (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)Prens Faysal bin Ferhan, dün Slovenya'nın başkenti Ljubljana'da düzenlenen genişletilmiş görüşmeler oturumunda (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)

Bakanlar ayrıca Slovenya'nın Filistin halkının meşru haklarına verdiği desteği ve iki devletli çözüm temelinde Filistin Devleti'ni tanımasını da takdir ettiler.

Görüşmelerde bölgedeki gelişmeler, müzakere ve diyalog yoluyla gerilimlerin azaltılması yolları ve Rusya-Ukrayna krizinin çözümüne yönelik çabalar da ele alındı.


Erdoğan’ın ziyareti sonrası Ankara-Riyad hattında ekonomik sıçrama

3 Şubat’ta Riyad’da Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan arasında yapılan görüşmeden bir kare (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)
3 Şubat’ta Riyad’da Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan arasında yapılan görüşmeden bir kare (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)
TT

Erdoğan’ın ziyareti sonrası Ankara-Riyad hattında ekonomik sıçrama

3 Şubat’ta Riyad’da Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan arasında yapılan görüşmeden bir kare (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)
3 Şubat’ta Riyad’da Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan arasında yapılan görüşmeden bir kare (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Suudi Arabistan’a gerçekleştirdiği ziyaret, iki ülke arasındaki ekonomik ilişkilerde yeni bir ivme sağladı ve ticaret, enerji ile ortak yatırımlar alanlarında yeni iş birliği ufukları açtı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın çarşamba günü Riyad’a yaptığı ziyaretin ardından yayımlanan ortak bildiride, iki ülkenin siyasi ve ekonomik ortaklıklarını ileriye taşıma konusundaki kararlılığı vurgulandı.

Bildiride, Riyad’ın Suudi Arabistan 2030 Vizyonu ile Ankara’nın Türkiye Yüzyılı Vizyonu’nun sunduğu fırsatlardan yararlanarak ekonomik ve yatırım ortaklığını derinleştirme konusunda mutabık kaldığı belirtildi. Bu çerçevede, petrol dışı ticaretin geliştirilmesi, özel sektörün rolünün güçlendirilmesi ve Suudi-Türk İş Konseyi’nin etkinleştirilmesi öncelikler arasında yer aldı.

Enerji alanında iş birliği

Enerji alanı, iki tarafın da özel önem verdiği başlıklar arasında öne çıktı. Ortak bildiride; petrol, petrokimya ve yenilenebilir enerji alanlarında iş birliğinin yanı sıra elektrik enterkoneksiyonu, temiz hidrojen ve enerji tedarik zincirleri konularının ele alındığı, bunun enerji güvenliği ve sürdürülebilirliğini güçlendireceği vurgulandı.

xdfvgthy
Erdoğan’ın ziyareti kapsamında Riyad’da yenilenebilir enerji alanında iş birliği anlaşmasının imzalanması sırasında Suudi Arabistan ve Türkiye enerji bakanları (Türkiye Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı’nın X hesabından)

Taraflar ayrıca, küresel enerji dönüşümünü desteklemek amacıyla madencilik ve kritik mineraller alanında iş birliğini teyit etti. Ziyaret kapsamında toplanan Suudi-Türk Koordinasyon Konseyi toplantısında enerji, adalet, uzay ile araştırma-geliştirme alanlarını kapsayan çok sayıda anlaşma ve mutabakat zaptı imzalandı.

Bu çerçevede, enerji alanındaki stratejik iş birliğini somutlaştırmak amacıyla Suudi Arabistan Enerji Bakanı Prens Abdülaziz bin Selman ile Türkiye Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar arasında, 2 milyar dolarlık yenilenebilir enerji yatırımlarını kapsayan bir anlaşma imzalandı. Anlaşma, yenilenebilir enerji santrali projelerinde iş birliğini öngörüyor.

Anlaşmanın; yenilenebilir enerji, yeşil teknolojiler alanlarında iş birliğini güçlendirmeyi, yüksek kaliteli projelerin geliştirilmesi ve hayata geçirilmesini desteklemeyi, enerji arz güvenliğini artırmayı ve düşük karbonlu ekonomiye geçişi hızlandırmayı hedeflediği belirtildi.

dfgthy
Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Riyad’da Suudi ve Türk heyetlerinin katılımıyla gerçekleştirilen geniş kapsamlı toplantıda (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)

Bu kapsamda, Türkiye’de toplam 5 bin megavat kurulu güce sahip güneş enerjisi santrali projelerinin iki aşamada geliştirilmesi planlanıyor. İlk aşamada Sivas ve Karaman illerinde toplam 2 bin megavat kapasiteli iki güneş enerjisi santrali kurulacak. İkinci aşamada ise taraflar arasında belirlenecek çerçeve doğrultusunda 3 bin megavat ilave kapasite hayata geçirilecek.

İlk aşama projelerinin, Türkiye’deki diğer yenilenebilir enerji santrallerine kıyasla son derece rekabetçi elektrik satış fiyatları sunacağı belirtilirken, yaklaşık 2 milyar dolarlık yatırımla hayata geçirilecek bu santrallerin 2 milyondan fazla Türk hanesine elektrik sağlayacağı ifade edildi. Üretilen elektriğin, devlete ait bir Türk şirketi tarafından 30 yıl süreyle satın alınacağı, projelerin uygulanması sırasında yerli ekipman ve hizmetlerden azami ölçüde yararlanılacağı kaydedildi.

Türkiye’ye doğrudan yatırımlar ivme kazandı

Türkiye Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, anlaşmanın imzalanmasına ilişkin değerlendirmesinde, bunun Türkiye’ye yönelik doğrudan yabancı yatırım akışına önemli bir katkı olduğunu söyledi.

Şimşek, çarşamba günü X platformundaki paylaşımında, Türkiye’ye yönelik doğrudan yabancı yatırımların hızlandığını ve bunun uygulanan ekonomik programa duyulan güveni yansıttığını belirtti. Suudi Arabistan ile imzalanan anlaşma kapsamında yenilenebilir enerji projelerine yönlendirilecek 2 milyar dolarlık yatırımın, yeşil dönüşümü hızlandıracağını, enerji güvenliğini güçlendireceğini ve enerji ithalatına olan yapısal bağımlılığı azaltacağını vurguladı.

Şimşek, 2025 yılının ilk 11 ayında Türkiye’ye gelen doğrudan yabancı yatırımların 12,4 milyar dolara ulaştığını, bunun 2024’ün aynı dönemine göre yüzde 28 artış anlamına geldiğini kaydetti.

Son iki yılda Suudi Arabistan-Türkiye ekonomik ilişkilerinde kaydedilen hızlı gelişme, ticaret hacmine de yansıdı. Türkiye’nin bu ilişkilere verdiği önemin bir göstergesi olarak Cumhurbaşkanı Erdoğan, Riyad ziyaretine, Suudi Arabistan ile ticari ve ekonomik ilişkileri geliştirmekle ilgilenen yaklaşık 200 şirket temsilcisinden oluşan geniş bir iş heyetiyle katıldı.

Özel sektörün iki ülke arasındaki ortaklıkta kilit rol oynadığı vurgulanırken, Erdoğan’ın ziyareti kapsamında toplanan Suudi-Türk Ekonomi Forumu Konseyi’nde, ortak projelerin uygulanmasında yeni bir aşamaya geçilmesi hedefi dile getirildi.

Ticarette hızlanan büyüme

Türk şirketlerinin Suudi Arabistan’daki doğrudan yatırımları 2 milyar doları aşmış durumda. Bu yatırımlar; imalat, gayrimenkul, inşaat, tarım ve ticaret gibi çeşitli sektörlere yayılıyor.

Türkiye Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Başkanı Nail Olpak, Suudi Arabistan ile ticaretin hızla büyüdüğünü belirterek, yurt dışında Türk müteahhitlik şirketlerinin faaliyetlerinde bir miktar yavaşlama görülmesine rağmen, Suudi Arabistan’da hâlen çok önemli projeler yürütüldüğünü söyledi.

Şarku'l Avsat'ın Suudi Arabistan’ın resmi kurumlarından aktardığı verilere göre, iki ülke arasındaki ticaret hacmi 2025 yılında yaklaşık 8 milyar dolara ulaştı ve bir yıl içinde yüzde 14 büyüme kaydetti. Geçen yılın sonuna kadar Suudi Arabistan’da faaliyet gösteren Türk şirketleri için 1473 yatırım kaydı düzenlendi.

fgt
3 Şubat’ta Riyad’da gerçekleştirilen Suudi-Türk Yatırım İş Birliği Forumu’ndan bir kare (Türkiye Ticaret Bakanı Ömer Bolat’ın X hesabından)

Suudi Arabistan, Türkiye’ye ham petrol ve petrokimya ürünleri ihraç ederken; Türkiye’den halı, inşaat amaçlı işlenmiş taşlar, tütün ürünleri, gıda ve mobilya gibi çeşitli ürünler ithal ediyor.

Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre, iki ülke arasındaki ticaret hacmi 2015’te 5,59 milyar dolar, 2016’da 5,007 milyar dolar, 2017’de 4,845 milyar dolar, 2018’de 4,954 milyar dolar ve 2019’da 5,107 milyar dolar oldu.

Kovid-19 salgını nedeniyle 2020 ve 2021’de yaşanan düşüşün ardından ticaret yeniden yükselişe geçti; 2022’de 6,493 milyar dolar, 2023’te 6,825 milyar dolar olan ticaret hacmi, 2024’te 7 milyar doların üzerine çıktı.

2025’te Türkiye’nin Suudi Arabistan’a ihracatı 3 milyar 149,6 milyon dolara ulaştı; toplam ticaret hacmi ise yaklaşık 8 milyar dolar olarak kaydedildi.