İran'ın içinden geçtiği süreci ‘beklenen Mehdi'nin geleceği dönem’ olarak değerlendiren Ordu Komutanı ‘kıyamet günü’ uyarısında bulundu

Genelkurmay Başkanı protestocuları ‘hesap günü’ ile tehdit ederken, üniversitelerde eylemler devam ediyor.

Protestocular Tahran'ın merkezinde güvenlik güçlerinin hareketini engellemek için bir sokağı ateşe verdi (AFP)
Protestocular Tahran'ın merkezinde güvenlik güçlerinin hareketini engellemek için bir sokağı ateşe verdi (AFP)
TT

İran'ın içinden geçtiği süreci ‘beklenen Mehdi'nin geleceği dönem’ olarak değerlendiren Ordu Komutanı ‘kıyamet günü’ uyarısında bulundu

Protestocular Tahran'ın merkezinde güvenlik güçlerinin hareketini engellemek için bir sokağı ateşe verdi (AFP)
Protestocular Tahran'ın merkezinde güvenlik güçlerinin hareketini engellemek için bir sokağı ateşe verdi (AFP)

İran'da genç kadın Mahsa Amini'nin polis nezaretindeyken hayatını kaybetmesinden sonra başlayan protestolar devam ediyor. İnsan hakları örgütü, olaylarda çocuklar dahil en az 185 kişinin öldüğünü bildirdi.
Bazı üniversitelerde öğrenciler, üniversitelerinin kampüslerinde oturma eylemi düzenledi. Tahran'daki ez-Zehra Üniversitesi'ndeki kız öğrenciler, protestolarda ölenleri anmak için şarkı söyledi. Tahran Üniversitesi'nin yakınındaki Tarbiat Mudarres Üniversitesi öğrencileri, İranlıları günlük protesto yürüyüşlerine katılmaya çağıran sloganlar attı. Tahran'da Allama ve Amir Kabir üniversiteleri, Erak'ta el-Hurra, Kazvin'de Baracin üniversiteleri ve Gorgan Tıp Fakültesi ile Gilan ilinin merkezindeki Raşt Üniversitesi'nde öğrenciler gösteri düzenledi.
Sosyal medyada dolaşan videolarda protestoların Pazar sabahı erken saatlerde İran genelinde çok sayıda şehirde devam ettiğini, güvenlik güçlerinin birçok durumda biber gazı, cop ve gerçek mermi kullanmasına rağmen yüzlerce lise ve üniversite öğrencisinin bu protestolara katıldığını gösterdi.  
Aktivistler, sosyal medyadan yapılan çağrıların ardından sivil giyimli güvenlik görevlilerinin bir kız ortaokuluna baskın düzenleme girişimlerinin videosunu paylaştı. Görgü tanıkları, öğrencilerin ailelerinin toplanmasını engellemek için alan çevik kuvvet güçlerinin geldiğine dikkati çekti. Başka bir videoda ise güneydeki Bandar Abbas kentinde kız öğrencilerin peşinden koşan iki polisten birinin silah taşıdığı görülüyor.
Sosyal medyada yer alan bazı videolarda ise protestocuların güney Tahran'da bazı sokakları kapattığı görülüyor. Orta sınıfın çoğunluğunun yaşadığı Naziabad Mahallesi’nde, binlerce protestocu yürüyüş düzenledi ve Cumartesi günü başkentin bazı bölgelerinde polis memurlarının, göstericilerle çatışmadan aralarına sızdığını gösteren videolar yayınlandı.

‘Karıma vurma. O hamile”
Cumartesi akşamı geniş bir takipçi kitlesine sahip olan ‘Tasvir 1500’ adlı Twitter hesabının yayınladığı videoda, bir adamın, karısını, kendilerini döven yaklaşık 10 çevik kuvvet polisinden korumaya çalışırken "Karıma vurma. O hamile" diye bağırdığı duyuluyor.
Sosyal medyadaki bazı paylaşımlarda, aktivistlerin, kalabalık İran şehirlerinde kitlesel grev çağrısında bulunmasının ardından başkentin kuzeyindeki Tahran Çarşısı, Tecriş Pazarı ve daha bir çok şehirde dükkanların kepenklerini indirdiği belirtildi.
İran Dini Lideri Ali Hamaney'e bağlı Kayhan gazetesi, bir haberinde Tahran çarşısındaki olaylarla ilgili yetkililerin endişelerini dile getirdi ve ‘isyancı’ olarak nitelendirdiği kişileri, tehditlerde bulunmak ve mağazaları kapatmaya zorlamakla suçladı. Gazete ‘isyancıları’, esnafa zarar vermenin yanı sıra ‘ekonomiyi ve eğitimi bozma’ girişimlerine karşı uyardı ve Tahran'da güvenliği bozmaya çalışanlarla sert ve acımasız bir yüzleşme çağrısında bulundu.
Reuters’ın bir haberinde ise yarı resmi İran Haber Ajansı’nın başkent Tahran'daki protestoların önemini küçümsediği vurgulandı. ISNA haber ajansı, kentin yaklaşık 10 bölgesinde ‘sınırlı katılımla’ gösterilerin gerçekleştiğini aktardı ve Pazar çarşısındaki birçok esnafın, kargaşanın yol açacağı zarar korkusuyla dükkânlarını kapattığını vurguladı.

İranlı komutan İsrail ve ABD’yi suçladı
İran Ordu Komutanı Tuğgeneral Abdurrahim Musevi, İsrail ve ABD’yi protestoların arkasında olmakla suçladı ve ‘en önemli stratejilerinin halkın sebatını kırmak olduğunu’ söyledi. Musevi ayrıca, protestoculara ‘kıyamet günü’ uyarısında bulundu. Musavi, protestoculara yönelik baskılara katılan polis güçleri, Devrim Muhafızları ve Besic'e desteğini dile getirdi. Güvenlik güçlerinin ‘ülkenin güvenliğini korumak ve tehditlere karşı koymak için tek bir siperde mücadele ettiğini’ söyleyen Ordu Komutanı, İran'ın içinden geçtiği dönemi ‘birçok işarete göre beklenen Mehdi'nin geliş dönemi’ olarak değerlendirdi.
Devrim Muhafızları'na bağlı Fars haber ajansı, Tahran Polisi Önleme Birimi Komutanı Albay Celil Mevkufi'nin, güçlerinin ‘pazarda iltihaba neden olan bir dizi mikrobu tutukladığını’ söyledi ve "Piyasadaki mevcut koşullar normal, tüm dükkanlar ve esnaf günlük faaliyetlerini sürdürüyor” dediğini aktardı.
Kürdistan eyaletinde protestoların şiddetlenmesinden bir gün sonra, devlete bağlı IRNA haber ajansının, Kürdistan valisinden aktardığına göre, Sünnilerin çoğunlukta olduğu eyalette yetkililer, Hz. Muhammed’in doğum günü nedeniyle okulların ve üniversitelerin kapatılmasına karar verdi. Yurtdışında faaliyet gösteren bazı İran medya organları, yetkililerin Belucistan eyaletindeki okulları ve üniversiteleri kapatmadığını bildirdi.
Bu arada Kürdistan eyaletindeki polis kuvvetleri komutanı, ‘isyancıları’, Senendec kentinde aralarından geçen bir vatandaşı öldürmekle suçladı. Komutanın yorumu, bir araba sürücüsünün güvenlik güçlerinin ateşi sonucu ölmesinden sonra caddedeki panik durumunu gösteren bir videonun yayılmasından sonra geldi. Görgü tanıkları polisin sürücüyü vurduğunu söyledi.

‘Haklarında kesin ve caydırıcı cezalar verilecek’
Sıkı güvenlik önlemlerinin ortasında, İçişleri Güvenlik İşlerinden Sorumlu Bakan Yardımcısı Mecid Mir Ahmedi, isyanlar sırasında tutuklananların artık duruşmaya kadar serbest bırakılmayacağını söyleyerek, "Yargılamaları süratle yapılacak, haklarında kesin ve caydırıcı cezalar verilecek" dedi.
Mir Ahmedi, mevcut protestoları değerlendirirken komplo teorisini yineleyerek, "Son kargaşanın lideri ABD, Siyonist varlık ve müttefikleriydi. Düşmanların yararlanmak istediği en önemli konu psikolojik savaş. Onlar İran'ın her noktasında ve her yerde güvensizlik istiyorlar" dedi.

Gözaltına alınan öğrencilerin yüzde 98'i serbest bırakıldı
İran Parlamentosu Eğitim Komitesi Başkanı milletvekili Alireza Manadi ise gözaltına alınan öğrencilerin yüzde 98'inin serbest bırakıldığını söyleyerek herhangi bir öğrencinin tutuklandığı bilgisini yalanladı. IRNA'ya göre Manadi “Öğrenciler istediğini özgürce söyleyebilir” dedi.
Hükümet, protestoları ABD de dahil olmak üzere İran'ın düşmanları tarafından planlanan bir komplo olarak değerlendirdi ve silahlı muhalifleri, ‘en az 20 güvenlik görevlisini öldüren’ şiddet eylemleri gerçekleştirmekle suçladı. Oslo Merkezli İran İnsan Hakları Örgütü, olaylarda 19'u çocuk olmak üzere 185'den fazla kişinin öldüğünü bildirdi. Örgüt, "Güvenlik güçlerinin protestoculara yönelik uyguladığı baskıda yüzlerce kişi yaralandı ve binlerce kişi tutuklandı" diyerek en fazla ölümün, can kayıplarının yarısının kaydedildiği Belucistan eyaletinde meydana geldiğini aktardı.
Cumartesi günü İran'da gece harekatı sırasında Besic’in iki üyesi öldürüldü. Resmi IRNA haber ajansı, Devrim Muhafızları'nın bir kolu olan Besic seferberlik güçlerinin bir üyesinin, güney Tahran'da bir grup tarafından gerçekleştirilen ‘silahlı saldırı sonucu ciddi bir kafa travması geçirdikten sonra’ öldüğünü bildirdi. Tahran Polis Şefi Hüseyin Aştari, "Son olaylarda üç polis öldürüldü, birçok emniyet mensubumuz yaralandı" dedi.
Kürt kasabası Sakkız'da 22 yaşındaki Mahsa Amini'nin cenazesinin kaldırıldığı gün gösteriler patlak verdi. Birçok kişi, 40 yılı aşkın bir süredir ülkeyi yöneten İran Dini Lideri Ali Hamaney ve rejiminin devrilmesi çağrısında bulundu.
İran parlamentosunun 22 yaşındaki Mahsa Amini'nin ölümüyle ilgili yeni yayınlanan tartışmalı adli tıp raporunu onaylamasının ertesi günü, İran Parlamentosu İçişleri Komisyonu Başkanı, Amini’nin ölümünden sorumlu tutulan ‘ahlak polisinin kullandığı yöntemlerde reform yapılmasının Meclis'te önerilmediğini’ söyledi. ILNA haber ajansına göre, Komisyonu Başkanı yaptığı açıklamada, "Hükümet parlamentoya bir taslak sunabilir ve buna karşılık milletvekilleri de bu konuda bir taslak sunabilir" ifadelerini kullandı.
İngiliz-İranlı aktivist ve aktris Nazanin Boniadi, İranlıların başörtüsüne karşı değil; ‘cinsiyet ayrımcılığına, zorlama ile yapılan itiraflara, yasal süreç eksikliğine, adil olmayan yargılamalara, yargısız infazlara, ifade özgürlüğünün kısıtlanmasına, işkenceye, reşit olmayan evliliklere, hükümet yolsuzluğuna ve teröristlere’ karşı mücadele ettiklerini belirtti.



Amerikan ordusu için üretilen mermiler, Meksika’daki kartellerin eline geçiyor

Meksika hükümeti, Amerikan malı silahların ülkeye kaçak yollardan girişini engellemek isityor (Reuters)
Meksika hükümeti, Amerikan malı silahların ülkeye kaçak yollardan girişini engellemek isityor (Reuters)
TT

Amerikan ordusu için üretilen mermiler, Meksika’daki kartellerin eline geçiyor

Meksika hükümeti, Amerikan malı silahların ülkeye kaçak yollardan girişini engellemek isityor (Reuters)
Meksika hükümeti, Amerikan malı silahların ülkeye kaçak yollardan girişini engellemek isityor (Reuters)

Meksika'da kartellerin kullandığı mermilerin neredeyse yarısının, ABD ordusuna mühimmat üreten fabrikada yapıldığı tespit edildi.

Meksika Savunma Bakanı General Ricardo Trevilla Trejo, salı günkü açıklamasında, 2012'den bu yana yaklaşık 137 bin adet .50 kalibrelik merminin ele geçirildiğini söyledi. 

Uyuşturucu çeteleri tarafından kullanılan bu mermilerin yüzde 47'sinin, ABD'nin Missouri eyaletinde yer alan Lake City Ordu Mühimmat Fabrikası'nda üretildiğini bildirdi.

New York Times'ın haberine göre sözkonusu tesis, Amerikan ordusunda kullanılan tüfekler için mermi üreten en büyük fabrika.

Ayrıca General Trejo, Devlet Başkanı Claudia Sheinbaum'un göreve başladığı Ekim 2024'ten bu yana polislerin ülkede ele geçirdiği 18 bin ateşli silahtan yaklaşık yüzde 80'inin de ABD menşeli olduğunu söyledi. 

Baskınlarda el konan silahlar arasında .50 kalibrelik Barrett tüfekleri, el bombası fırlatıcıları, roketatarlar ve çeşitli kalibredeki makineli tüfekler var.

Meksika'da silah ruhsatları sıkı denetimlere tabi. Silahlar yasal olarak yalnızca Meksika ordusunun işlettiği iki mağazadan satın alınabiliyor. Belirli kalibre ve özelliklere sahip tabancalar ise sadece ordu ve kolluk kuvvetleri tarafından kullanılabiliyor.

Bu önlemlere rağmen Meksika hükümetinin verilerine göre her yıl 200 bin ila 500 bin adet ateşli silah, ABD'den ülkeye kaçak olarak sokuluyor. 

ABD Yüksek Mahkemesi, Meksika hükümetinin Amerikan silah üreticilerine karşı açtığı davayı geçen yıl oybirliğiyle reddetmişti. Kararda, üreticilerin bağımsız perakendecilerin yasadışı satışlarını durdurmamalarının yardım ve yataklık koşullarını karşılamadığı bildirilmişti. 

Diğer yandan mahkemenin açıklamasında, Meksika devletinin şikayetinde savunduğu gibi "silah satışlarının gerçekleştiğine ve üreticilerin bunun farkında olduğuna dair hiçbir şüphe yok" denmişti. 

Meksika hükümeti, Arizona'daki mahkemeye ABD'li 5 silah şirketi hakkında 2022'de bir dava daha açmıştı. Hukuki süreç devam ediyor. 

Cenevre merkezli sivil toplum kuruluşu Uluslararası Organize Suçla Mücadele Küresel Girişimi (GI-TOC) Direktörü Cecilia Farfan Mendez, şunları söylüyor:  

İronik olan, Meksika ve ABD hükümetlerinin aynı şeyi istemesi: Kartellerin yol açtığı ölümleri azaltmak. Ancak suç örgütleri bu kalibredeki tabancalara kolayca erişebildiği sürece ABD, sanki bu şiddetin ortaya çıkmasını destekliyormuş gibi görünüyor.

 Independent Türkçe, New York Times, BBC


İsrail’de Hamas istihbaratı skandalı: Netanyahu hiçbir şey yapmadı

Netanyahu, iki devletli çözüme giden süreci tıkayarak ateşkes görüşmelerini de çıkmaza sokmuştu (Reuters)
Netanyahu, iki devletli çözüme giden süreci tıkayarak ateşkes görüşmelerini de çıkmaza sokmuştu (Reuters)
TT

İsrail’de Hamas istihbaratı skandalı: Netanyahu hiçbir şey yapmadı

Netanyahu, iki devletli çözüme giden süreci tıkayarak ateşkes görüşmelerini de çıkmaza sokmuştu (Reuters)
Netanyahu, iki devletli çözüme giden süreci tıkayarak ateşkes görüşmelerini de çıkmaza sokmuştu (Reuters)

İsrail istihbaratı, Hamas'ın büyük bir saldırı düzenleyeceğine dair bilgileri Başbakan Binyamin Netanyahu'ya 2018'de doğrudan iletmiş.

İsrailli medya kuruluşları Ynet ve Yedioth Ahronoth'un aktardığına göre Hamas, 2018-2022'de İsrail'in güneyindeki askeri üsler ve sivil yerleşimlere karşı koordineli bir saldırı planlamış. 

İstihbarat yetkililerinin "Eriha Duvarı" adını verdiği kapsamlı harekat planının, Hamas'ın 7 Ekim 2023'te düzenlediği Aksa Tufanı saldırısını özetler nitelikte olduğu aktarılıyor. 

New York Times, "Eriha Duvarı" kod adlı 40 sayfalık belgenin, İsrailli yetkililerle paylaşıldığını 2023'teki haberinde bildirmişti. Askeri ve istihbarat yetkililerinin, 2022'de haberdar olduğu planı "hayal ürünü" diye niteleyip gerçekleşmesini çok zor bularak dikkate almadığı öne sürülmüştü. 

Ancak İsrail medyasındaki yeni haberlerde, Başbakan Netanyahu'nun 2018'de planla ilgili birden fazla kez doğrudan bilgilendirildiği ortaya kondu. 

Adlarının paylaşılmaması koşuluyla konuşan yetkililer, "Hamas'ın askeri kanadı, topraklarımızın derinliklerine yönelik geniş çaplı bir saldırı için güç mü topluyor?" alt başlıklı istihbarat raporunun, doğrudan Netanyahu'nun masasına bırakıldığını söylüyor. 

Diğer yandan İsrail Başbakanlık Ofisi, ordunun 7 Ekim'deki başarısızlığına ilişkin devam eden soruşturmada, Hamas'ın saldırı planladığına dair önceden bilgi sahibi olunmadığını iddia etmişti. Ofisin, İsrail Kamu Denetçisi Matanyahu Englman'a gönderdiği açıklamada, "Eriha Duvarı" belgesinin Netanyahu'ya hiç sunulmadığı öne sürülmüştü. 

İsrail İstihbarat Kolordusu'na bağlı Birim 8200'den bazı analistlerin de Hamas'ın saldırı hazırlıklarına dair bilgileri 2018'de orduyla paylaştığı 2023'te ortaya çıkmıştı.  

Kaynaklar, bu planların iç güvenlik teşkilatı Şin Bet tarafından incelendikten sonra doğrudan Netanyahu'ya iletildiğini de savunuyor. 

2022 ve 2023'te "Eriha Duvarı" dosyasının yeni istihbarat bilgileriyle güncellendiği fakat bunların doğrudan Netanyahu'ya ulaşmadığı belirtiliyor. İsrail ordusu ve istihbarat kurumları, Gazze Savaşı'nın fitilini ateşleyen 7 Ekim saldırılarına tüm uyarılara rağmen hazırlıksız yakalandığı gerekçesiyle eleştirilmişti.

Başbakan Netanyahu'ya sunulan istihbaratlarla ilgili bilgi sahibi kaynaklardan biri şunları söylüyor: 

Ordu komutanları parçaları birleştirmekte başarısız olsa bile başbakanın görevi, Hamas'ın hedefleri hakkında yanıt talep etmektir. Netanyahu ise hiçbir şey yapmadı.

Independent Türkçe, Haaretz, Times of Israel, Ynet 


Trump, Netanyahu’ya İran’la müzakereleri sürdürme mesajı verdi

 İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun ofisi tarafından yayımlanan, bugün Beyaz Saray’da ABD Başkanı Donald Trump ile gerçekleştirdiği görüşmeye ait fotoğraf.
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun ofisi tarafından yayımlanan, bugün Beyaz Saray’da ABD Başkanı Donald Trump ile gerçekleştirdiği görüşmeye ait fotoğraf.
TT

Trump, Netanyahu’ya İran’la müzakereleri sürdürme mesajı verdi

 İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun ofisi tarafından yayımlanan, bugün Beyaz Saray’da ABD Başkanı Donald Trump ile gerçekleştirdiği görüşmeye ait fotoğraf.
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun ofisi tarafından yayımlanan, bugün Beyaz Saray’da ABD Başkanı Donald Trump ile gerçekleştirdiği görüşmeye ait fotoğraf.

ABD Başkanı Donald Trump, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile gerçekleştirdiği görüşmede nihai bir anlaşmaya varılmadığını, ancak İran’la müzakerelerin sürdürülmesi konusunda ısrarcı olduğunu belirtti.

Trump, Beyaz Saray’da üç saati aşk süren görüşmeyi “son derece verimli” olarak nitelendirerek, ABD ile İsrail arasındaki mükemmel ilişkilerin devam ettiğini vurguladı.

Toplantıda, İran’la yeni bir nükleer anlaşmaya varma ihtimali ele alındı. Trump, müzakerelerin başarıya ulaşmasının tercih ettiği seçenek olduğunu ve bu tutumunu Netanyahu’ya ilettiğini söyledi. Anlaşma sağlanamaması halinde ise “işlerin nereye varacağını göreceğiz” dedi. Trump, İran’ın geçmişte bir anlaşmayı reddettiğini ve bunun “gece yarısı çekici” olarak nitelendirdiği bir darbeyle sonuçlandığını hatırlatarak, Tahran’ın bu kez “daha rasyonel ve sorumlu” davranmasını umduğunu ifade etti.

cd
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun resmi internet sitesinde yayımlanan, bugün Beyaz Saray’da ABD Başkanı Donald Trump ile gerçekleştirdiği görüşmeden bir fotoğraf.

Trump ayrıca Gazze ve genel olarak bölgede “büyük ilerleme” kaydedildiğini savunarak, “Ortadoğu’da barışın fiilen hüküm sürdüğünü” dile getirdi.

Görüşmeye ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Savunma Bakanı Pete Hegseth ile özel temsilciler Steve Witkoff ve Jared Kushner katıldı.

Netanyahu’nun Washington ziyareti, İsrail basını tarafından İran’a karşı stratejik koordinasyon açısından kritik olarak değerlendirildi. Görüşmelerde İran’ın nükleer programının geleceği ve diplomatik sürecin başarısızlığa uğraması halinde İsrail’in askeri hareket serbestisine ilişkin güvenceler öne çıktı.

Netanyahu’nun, müzakerelerin yalnızca nükleer programla sınırlı kalmaması; İran’ın balistik füze programı ve bölgedeki vekil güçlere verdiği desteğin de kapsama alınması için Trump yönetimine baskı yaptığı aktarıldı. ABD’nin diplomatik sürece şans tanıma konusundaki ısrarına karşın Netanyahu’nun, olası bir anlaşma durumunda dahi İsrail’in İran’a karşı “hareket özgürlüğünü” koruması gerektiğini savunduğu belirtildi.

ghyju
Tahran’da devrimin 47. yıl dönümü kutlamaları kapsamında sergilenen bir füzenin yanında konuşan iki din adamı (New York Times)

Görüşmede Gazze dosyası da ele alındı. Taraflar, İsrail’in resmen katıldığı “Barış Konseyi” çerçevesinde Gazze’nin yeniden imarına yönelik planın ikinci aşamasındaki ilerlemeyi değerlendirdi.

Beyaz Saray yetkilileri, görüşmenin Trump ile Netanyahu arasında yakın bir uyum sergilediğini ve İran’ın nükleer silah edinmesinin engellenmesi konusunda ortak vizyon bulunduğunu belirtti. Ancak analistler, iki liderin önceliklerinde farklılıklar olabileceğine dikkat çekti. Trump’ın siyasi kazanım olarak sunabileceği hızlı bir diplomatik anlaşmaya eğilimli olduğu; Netanyahu’nun ise İran’a kısmi tavizler içeren bir mutabakata karşı daha katı şartlar talep ettiği ve askeri seçeneğin masada kalmasında ısrar ettiği ifade edildi.

Netanyahu, görüşmenin ardından Beyaz Saray’dan ayrıldı. Sabah saatlerinde Dışişleri Bakanı Rubio ve ABD’nin İsrail Büyükelçisi Mike Huckabee ile Blair House’ta bir araya gelen Netanyahu, ayrıca Trump’ın özel temsilcisi Steve Witkoff ve Jared Kushner ile de temaslarda bulundu. İsrail’in Washington Büyükelçisi Michael Leiter, görüşmelerde “önemli jeostratejik gelişmelerin” ele alındığını açıkladı.

ABD Dışişleri Bakanlığı, söz konusu temasların siyasi ve güvenlik koordinasyonu çerçevesinde gerçekleştirildiğini bildirdi.

Trump, salı günü yaptığı açıklamada anlaşma sağlanmaması halinde İran’a karşı sert adımlar atılabileceğini söylemişti. Axios’a konuşan Trump, Tahran’ın “bir anlaşma yapmak için güçlü istek duyduğunu” savunarak, İran’ın nükleer silah ya da füze sahibi olmasına izin verilmeyeceğini ifade etti. İsrail’in müzakere sürecini sekteye uğratacak adımlar atmasını istemediğini de sözlerine ekledi.

ABD Başkan Yardımcısı JD Vance de anlaşma sağlanamaması halinde “başka bir seçeneğin” masada olduğunu belirterek, Trump’ın tüm seçenekleri açık tuttuğunu söyledi. Vance, Washington’un önceliğinin İran’ın nükleer silah edinmesini engellemek olduğunu, rejim değişikliğinin ise İran halkının vereceği bir karar olduğunu kaydetti.

New York Times, ABD’nin İran’la yürüttüğü dolaylı müzakerelerde ilerleme sağlanmasının zor olduğuna işaret ederken; İsrail’in taleplerinin Washington’da yankı bulduğunu, ancak Tahran’ın balistik füze programı ve bölgesel vekil unsurlar konusunu müzakere kapsamına almaya yanaşmadığını yazdı.

Şarku’l Avsat’ın Wall Street Journal’den aktardığı analize göre ABD yönetiminin İran’a baskıyı artırmak amacıyla İran petrolü taşıyan tankerlerin müsaderesini değerlendiriyor. Ancak böyle bir adımın Hürmüz Boğazı’nda seyrüsefer güvenliğini tehdit edebileceği ve küresel enerji piyasalarında dalgalanmaya yol açabileceği uyarıları yapılıyor.

Gazete, ABD Hazine Bakanlığı’nın bu yıl 20’den fazla İran petrol tankerine yaptırım uyguladığını ve Beyaz Saray’ın olası müsadereler için hukuki zemin hazırlığı yaptığını aktardı. ABD’li bir yetkili, Trump’ın diplomatik yolu tercih ettiğini ancak görüşmelerin çökmesi halinde alternatif seçeneklerin hazır tutulduğunu söyledi.

ABD Ulaştırma Bakanlığı ise Hürmüz Boğazı ve Umman Körfezi’nde ticari gemilere yönelik potansiyel tehditlere karşı uyarıda bulundu.