10 soruda Çin Komünist Partisinin 20. Ulusal Kongresi

Çin’de ülkeyi yöneten Komünist Partisinin (ÇKP) 20. Ulusal Kongresi, gelecekteki siyasi doğrultusunu ve yönetimde yer alacak kadroları belirleyecek.

Bir gazeteci Çin Devlet Başkanı Cinping'i gösteren bir ekranın fotoğrafını çekiyor (AFP)
Bir gazeteci Çin Devlet Başkanı Cinping'i gösteren bir ekranın fotoğrafını çekiyor (AFP)
TT

10 soruda Çin Komünist Partisinin 20. Ulusal Kongresi

Bir gazeteci Çin Devlet Başkanı Cinping'i gösteren bir ekranın fotoğrafını çekiyor (AFP)
Bir gazeteci Çin Devlet Başkanı Cinping'i gösteren bir ekranın fotoğrafını çekiyor (AFP)

Çin’de ülkeyi yöneten Komünist Partisinin (ÇKP) 20. Ulusal Kongresi, yarın Pekin’de başlayacak. Kongre'de ülkenin gelecekteki siyasi doğrultusu ve yönetimde yer alacak kadrolar belirlenecek.
ÇKP Genel Sekreteri Şi Cinping’in göreve yeniden seçilerek iktidarını üçüncü döneme taşıması beklenen ve yarın başlayacak olan kritik toplantıda, Çin’in yakın geleceğini şekillendirecek kararlar alınması bekleniyor.
AA muhabiri, toplantı öncesinde Çin siyaseti, ÇKP ve Ulusal Kongre ile ilgili merak edilen soruların yanıtlarını derledi.

SORU: Çin'de halk sandık başına gidiyor mu?
Çin’de doğrudan seçimler yalnızca ilçe ve altı düzeydeki Halk Kongrelerinin ve köylerde idari komitelerin üyelerinin belirlenmesi için yapılıyor. Ulusal düzeyde genel seçim yapılmıyor. Merkeze bağlı yönetilen şehirlerin, eyalet ve özerk bölgelerin Halk Kongreleri ile Ulusal Halk Kongresinin temsilcileri dolaylı seçiliyor.
Ülkede genel oy hakkı ancak yerel düzeyde kullanılabilen bir hak. Oy hakkının kullanılabilmesi için kişinin seçim yapılan bölgenin nüfusuna kayıtlı olması gerekiyor. Örneğin nüfusa kayıtlı olduğu ilçeden başka bir yerde yaşayan göçmen işçi, bulunduğu yerdeki seçimlerde oy kullanamıyor.
Doğrudan seçimin olduğu yerel Halk Kongreleri ve Köy Komiteleri için yapılan seçimler ise her koltuk için birden çok adayın yarıştığı rekabetçi serbest seçim görünümde değil. Genelde, seçilecek üyeden biraz fazla sayıda aday seçeneği bulunan bir blok listenin, oya sunulması ve onaylanması söz konusu.

SORU: Çin'de devlet başkanı ve başbakan nasıl seçiliyor?
Çin’de devlet başkanı ve başbakan, parti tarafından değil Çin Ulusal Halk Kongresince (ÇUHK) seçiliyor. Ancak parti ve devlet yönetiminin iç içe geçtiği, partinin devletin tüm organlarının yönetiminin belirlenmesinde etkili olduğu ülkede partinin üst düzey isimleri, devletin de tepesinde yer alıyor.
Sonbaharda yapılan ÇKP Ulusal Kongresi’nde partinin merkezi yönetim organlarına seçilen isimler, sonraki yılın mart ayında yapılan ÇHUK toplantısında devlet ve hükümet görevlerine atanıyor. ÇKP Genel Sekreteri Devlet Başkanlığına, 7 kişilik Daimi Komitede yer alan diğer isimler ise başbakan, meclis başkanlığı, danışma meclisi başkanlığı, devlet başkanı yardımcılığı, başbakan yardımcılığı görevlerine seçiliyor.

SORU: Kabineyi kim, nasıl belirliyor?
Çin’de kabine işlevini Devlet Konseyi yerine getiriyor. Ülkenin ana idari organı konumundaki Devlet Konseyinin başında başbakan bulunuyor. Konsey, mevcut halinde başbakan dışında 4 başbakan yardımcısı, 5 devlet bakanı ve bakanlardan oluşuyor. Konsey üyeleri başbakanın aday göstermesiyle devlet başkanınca atanıyor, atamalar Ulusal Halk Kongresince onaylanıyor.

SORU: ÇKP Ulusal Kongresi ne anlama geliyor?
Tek parti iktidarının olduğu Çin’de ülkeyi, Çin Komünist Partisi (ÇKP) yönetiyor. 5 yılda bir toplanan Ulusal Kongre, partinin ulusal düzeyde en üst karar organı konumunda. Kongre'de partinin başındaki Genel Sekreter ve merkezi yönetim organları seçiliyor, ayrıca ülkenin gelecek 5 yıldaki siyasi doğrultusunu belirleyecek kararlar alınıyor.
ÇKP’nin 20. Ulusal Kongresi, 16 Ekim’de Pekin’de başlayacak. Kongre’ye ülke genelinde parti teşkilatlarının yaptığı yerel kongreler ile parti temsilcileri toplantılarında seçilen 2 bin 296 delege katılacak. Delegeler, Kongre’de ÇKP Merkez Komitesini seçecek.

SORU: Merkez Komite, Siyasi Büro ve Daimi Komite ne anlama geliyor?
ÇKP Merkez Komitesi, partinin en üst düzey yönetim organı konumunda bulunuyor. Halen 205 asil 171 yedek üyesi bulunan Komite, ülkenin en önemli siyasi kişiliklerini bir araya getiriyor.
Merkez Komite, Ulusal Kongre delegelerince seçilmesinin ardından, kendi içinde 25 üyeden oluşan Siyasi Bürosunu ve onlar arasından 7 kişilik Daimi Komitesini ve partinin lideri genel sekreteri seçiyor.
ÇKP’nin merkez yönetimi, her yönetim organının yetkilerini kendi seçtiği daha sınırlı sayıdaki temsilciden oluşan bir üst organ aracılığıyla kullandığı piramit şeklinde bir hiyerarşik yapı meydana getiriyor.

SORU: ÇKP içinde siyasi irade nasıl şekilleniyor?
Siyasi irade, biçimsel olarak yetkilerin tabandan tepeye doğru devredildiği bir süreç gibi görünse de aslında kararların tepede alındığı, alt organların daha çok onay ve uygulama merci olduğu hiyerarşik bir yapı arz ediyor.
Daimi Komite ve Siyasi Büro, yaptığı istişarelerin ardından, Merkez Komite üyelerini tek liste halinde, bazı yıllarda asil üye sayısından yalnızca birkaç kişi fazla olacak şekilde, Ulusal Kongreye sunuyor. Bu yöntem, Kongrenin seçimdeki rolünü karar verici olmaktan çok onay mercine indirgiyor.
Siyasi Büro ve Daimi Komitesinin ve genel sekreterin nasıl seçildiği ise partinin saydam olmayan yönetim yapısı nedeniyle tam olarak bilinemiyor. Ancak seçimin, genel sekreterin belirleyici olduğu, partinin görevdeki ve eski üst düzey liderlerinin önerilerinin alındığı bir istişare sürecinin ürünü olduğu anlaşılıyor.

SORU: Parti'nin yapısı neden devlet yapısında belirleyici rol oynuyor?
Çin Anayasası’nda devletin niteliği, “Çin Halk Cumhuriyeti, işçi sınıfı liderliğinde, işçi ve köylülerin ittifakına dayalı, halkın demokratik diktatörlüğü ile yönetilen sosyalist bir devlettir.” şeklinde tanımlanıyor. ÇKP ise işçi sınıfının öncü partisi olarak iktidarı onun adına kullanma ve halkın demokratik diktatörlüğünü uygulamaya yetkili örgüt konumunda bulunuyor.
Anayasada güçler ayrılığı ilkesinin bulunmadığı Çin'de Komünist Parti, merkezi ve yerel hükümetlerin, yasama, yargı, danışma organlarının, kamu kurum ve kuruluşlarının, devlete ait şirketlerin ve ordunun yönetimini belirliyor. Partinin tepe yönetimindeki isimler, Devlet Başkanlığının yanı sıra, yürütme organı Devlet Konseyinin, yasama organı Çin Ulusal Halk Kongresinin (ÇUHK), danışma organı Çin Halk Siyasi Danışma Konferansının (ÇHSDK) ve Çin Halk Kurtuluş Ordusunun (ÇHOK) yönetiminde belirleyici rol üstleniyor.

SORU: ÇKP'mi devleti yönetiyor, devlet mi ÇKP'yi yönetiyor?
Çin, devletin, hükümetin ve ordunun partinin vesayetinde olduğu bir siyasal rejim görünümde. 100 milyona yakın üyesi olan ÇKP, Ulusal Kongre dışında eyalet, bölge, şehir ve ilçe düzeyinde yerel kongreler topluyor, köy ve mahallere kadar örgütlenerek yönetim organları kuruyor.
Her eyalette, özerk bölgede ve merkezden yönetilen şehirde vali ve belediye başkanının hiyerarşik olarak üzerinde bir parti sekreteri yer alıyor. Bakanlıklar ve kamu kurumlarında ise bakan ve kurum yöneticisinin altında parti sekreterleri görev yapıyor. Öte yandan özel şirketlere kadar hemen her kuruluşta parti temsilcileri bulunuyor.
Parti ile devletin iç içe geçtiği, görev ve yetkilerin çakıştığı bu siyasal rejimde ÇKP, devlet, hükümet, ordu ve hatta halk üzerinde sorgusuz bir vesayete sahip bulunuyor.

SORU: ÇKP'den emekli olunur mu? Emekliler meselesi neden gündemde?
ÇKP’de 1978’de iktidara gelen Dıng Şiaoping’in başlattığı dışa açılma ve reform döneminde idarede kurumsallaşma ve profesyonelleşmeye yönelik adımlar atıldı. Mao döneminde, Kültür Devrimi yıllarında yaşanan parti içi çatışmaları ve hizipleşmeleri önleyecek, yönetimlerin çatışmasız devrini ve öngörülebilirliği sağlayacak kontrol mekanizmaları geliştirildi.
Dıng’dan sonra gelen lider Ciang Zımin, 2002’de 75 yaşında iktidarı devrederken gençleştirme adımıyla yeni nesil liderlerin önünü açtı. ÇKP’de o yıldan bu yana uygulanan yazılı olmayan kurala göre bir yöneticinin üst göreve atanması veya görevini sürdürmesi için 67 yaşını aşmamış olması gerekli görülüyor.
Bugünkü Siyasi Büro ve Daimi Komite'de görev yapan, Genel Sekreter Şi dahil 25 üyeden 12’si kongre tarihi itibarıyla emeklilik yaşını aşmış olacak. 69 yaşındaki Şi’nin iktidarını sürdürebilmesi için kongrede yaş haddi kuralında istisna yapılacağı anlaşılıyor. Ancak bu istisnanın diğer üyeler için de geçerli olup olmayacağı merak konusu.

SORU: 20. Kongre modern Çin için neden önemli?
ÇKP Genel Sekreteri Şi’nin 20. Kongre’de göreve yeniden seçilerek Çin Halk Cumhuriyeti’nin kurucusu Mao Zıdong’dan sonra parti liderliğini ve devlet başkanlığını iki dönemden fazla sürdüren ilk yönetici olması bekleniyor.
Şi’nin 10 yıllık iktidarında kendisinden sonra gelecek lidere ve liderlere işaret etmeyen tercihlerde bulunması, iktidarını belirsiz süreyle sürdürme niyetinin göstergesi olarak yorumlanıyor.
Şi’yi yeni dönemde kötüye giden bir ekonomi, Kovid-19 tedbirlerinin yarattığı sıkıntılar ve ABD ile artan jeo-stratejik rekabetin yarattığı uluslararası sorunlar bekliyor. Kongre, bu dönemde Çin siyasetinin nasıl şekilleneceği, ülkenin dünya ile ilişkisinde ne yönde değişimler olacağına ilişkin ipuçları sağlayacak.



Kuzey Kore yeni çoklu roketatar sistemini test etti

Kim, yeni hafif çoklu roketatar sisteminin testlerini denetledi (Reuters)
Kim, yeni hafif çoklu roketatar sisteminin testlerini denetledi (Reuters)
TT

Kuzey Kore yeni çoklu roketatar sistemini test etti

Kim, yeni hafif çoklu roketatar sisteminin testlerini denetledi (Reuters)
Kim, yeni hafif çoklu roketatar sisteminin testlerini denetledi (Reuters)

Kuzey Kore, bugün yaptığı açıklamada, yeni hafif çoklu roketatar sistemi ile taktik seyir füzesi silah sisteminin test edildiğini duyurdu.

Resmî Kore Merkezi Haber Ajansı (KCNA), daha önce Güney Kore ordusunun kamuoyuna açıkladığı testlerin, lider Kim Jong Un gözetiminde gerçekleştirildiğini bildirdi.

Güney Kore, dün yaptığı açıklamada, Kuzey’in batı kıyıları açıklarına balistik füze de dahil olmak üzere çeşitli mühimmat fırlattığını duyurmuş, füzelerin yaklaşık 80 kilometre mesafe kat ettiğini belirtmişti. Bu gelişme, Pyongyang’ın bu yıl gerçekleştirdiği son askerî test olarak kayda geçti.

resimKuzey Kore'nin resmi haber ajansı tarafından yayınlanan bir fotoğrafta, ülkenin belirtilmeyen bir bölgesinde füze fırlatılması görülüyor (AFP).

Analistler, Kuzey Kore’nin son aylardaki füze denemeleriyle, uluslararası normlardaki zayıflamadan faydalanarak nükleer statüsünü pekiştirmeye çalışıyor olabileceğini değerlendiriyor.

Şarku’l Avsat’ın KCNA’dan aktardığına göre dün yapılan testlerde “özel görev başlığı taşıyan taktik balistik füzenin savaş gücü analiz edilip değerlendirildi” ve “yüksek hassasiyetli otonom navigasyon sistemi kullanan, menzili artırılmış 240 milimetrelik güdümlü topçu roketinin güvenilirliği test edildi.

Ajansa konuşan Kim Jong-un, söz konusu silah sistemlerinin “ordunun modernizasyonunun açık bir göstergesi ve önemli bir teknolojik ilerleme” olduğunu söyledi.

Kim ayrıca, “Ordumuzun operasyonları için yeterli yıkıcı güce sahip olmak temel bir şarttır. Bu durum, teorik olarak herhangi bir düşman gücünün tesadüfün dışında hayatta kalmasını imkânsız hale getirir” ifadelerini kullandı.

Test sonuçlarından memnuniyet duyduğunu belirten Kuzey Kore lideri, “İleri düzey savunma bilimleri ve teknolojileri, silahların pratik test süreçlerine başarıyla entegre edildi” dedi.

KCNA tarafından yayımlanan fotoğraflarda, mobil bir lançerden füze fırlatıldığı ve Kim Jong-un’un askerî yetkililerle birlikte fırlatma platformunun yanında durduğu görüldü.

Kuzey Kore, nükleer silah geliştirmesini ve balistik füze teknolojisi kullanmasını yasaklayan Birleşmiş Milletler yaptırımları altında bulunuyor. Ancak Pyongyang yönetimi bu kısıtlamaları defalarca ihlal etti.

Salı günkü fırlatmalar, Kuzey Kore’nin 37 gün aradan sonra gerçekleştirdiği ilk deneme olurken, yılın sekizinci füze testi olarak kaydedildi.


Kuzey Kore, Sarı Deniz'e doğru "tanımlanamayan bir füze" fırlattı

Seul'de bir tren istasyonundaki ekranda, Kuzey Kore'nin füze denemesine ait arşiv görüntülerini içeren bir haber bülteni- Nisan 2026 (AFP)
Seul'de bir tren istasyonundaki ekranda, Kuzey Kore'nin füze denemesine ait arşiv görüntülerini içeren bir haber bülteni- Nisan 2026 (AFP)
TT

Kuzey Kore, Sarı Deniz'e doğru "tanımlanamayan bir füze" fırlattı

Seul'de bir tren istasyonundaki ekranda, Kuzey Kore'nin füze denemesine ait arşiv görüntülerini içeren bir haber bülteni- Nisan 2026 (AFP)
Seul'de bir tren istasyonundaki ekranda, Kuzey Kore'nin füze denemesine ait arşiv görüntülerini içeren bir haber bülteni- Nisan 2026 (AFP)

Güney Kore ordusu, Kuzey Kore’nin bugün Sarı Deniz yönüne, Kore Yarımadası’nın batı kıyısı açıklarına “kimliği belirlenemeyen bir mermi” fırlattığını açıkladı.

Şarku’l Avsat’ın AFP’den aktardığına göre Ortak Kurmay Başkanlığı, yaptığı açıklamada “Kuzey, Batı Denizi yönüne kimliği belirlenemeyen bir mermi fırlattı” ifadelerini kullandı. Bu ifade, Kore Yarımadası ile Çin arasında yer alan Sarı Deniz’e atıfta bulunuyor. Açıklamada başka ayrıntıya yer verilmedi.

Söz konusu gelişme, Kuzey Kore’nin 19 Nisan’da gerçekleştirdiği ve resmi medyanın mühimmat başlıklı (parçacıklı) savaş başlıklarının gösterimi olarak tanımladığı çok sayıda kısa menzilli füze fırlatmasının ardından geldi.

Kuzey Kore lideri Kim Jong-un, 2019 yılında ABD Başkanı Donald Trump ile yürütülen nükleer diplomasi sürecinin çökmesinden bu yana nükleer ve füze cephaneliğini genişletmeye odaklandı.

Trump ise Kim ile müzakerelere geri dönme isteğini defalarca dile getirmiş olsa da Pyongyang bu girişimleri şu ana kadar görmezden geldi. Herhangi bir görüşme için ön koşul olarak ABD’nin Kuzey Kore’nin nükleer silahlardan arındırılması taleplerinden vazgeçmesini istedi.


Ayrılıkçılar Pakistan'da yolcu trenine düzenlenen bombalı saldırının sorumluluğunu üstlendi

Pakistan'ın Quetta kentinde bombalı saldırı sonucu devrilen tren vagonundan çıkarılan yaralı bir kadın, paramiliter askerler ve bir gönüllü tarafından taşınıyor (AP)
Pakistan'ın Quetta kentinde bombalı saldırı sonucu devrilen tren vagonundan çıkarılan yaralı bir kadın, paramiliter askerler ve bir gönüllü tarafından taşınıyor (AP)
TT

Ayrılıkçılar Pakistan'da yolcu trenine düzenlenen bombalı saldırının sorumluluğunu üstlendi

Pakistan'ın Quetta kentinde bombalı saldırı sonucu devrilen tren vagonundan çıkarılan yaralı bir kadın, paramiliter askerler ve bir gönüllü tarafından taşınıyor (AP)
Pakistan'ın Quetta kentinde bombalı saldırı sonucu devrilen tren vagonundan çıkarılan yaralı bir kadın, paramiliter askerler ve bir gönüllü tarafından taşınıyor (AP)

Silahlı bir ayrılıkçı grup, dün Güneybatı Pakistan’da yolcu trenini hedef alan güçlü patlamanın sorumluluğunu üstlendi. Patlamanın, huzursuz Belucistan eyaletinde meydana gelen saldırının ardından ölü sayısına ilişkin çelişkili bilgiler ortaya çıktı.

Şarku’l Avsat’ın DPA’dan aktardığına göre bir polis sözcüsü, eyaletin başkenti Quetta’da meydana gelen patlamada en az 30 kişinin hayatını kaybettiğini ve 100’den fazla kişinin yaralandığını söyledi.

Pakistan’ın “Dawn” gazetesinin daha sonra eyalet hükümetinin ön raporuna dayandırdığı haberine göre ise intihar saldırısı niteliğindeki tren saldırısında en az 14 kişi öldü, 20 kişi yaralandı. Gazete, ölenler arasında üç askerin de bulunduğunu bildirdi.

Belucistan’ın bağımsızlığı için mücadele eden “Belucistan Kurtuluş Ordusu” adlı ayrılıkçı örgüte bağlı bir fraksiyon, saldırının sorumluluğunu üstlendi.

Başbakandan taziye açıklaması

Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif, sosyal medya platformu X’te yaptığı paylaşımda saldırıyı şiddetle kınadı ve hayatını kaybedenlerin ailelerine taziyelerini iletti.

Eyalet hükümet sözcüsü, kentteki tüm kamu ve özel hastanelerde olağanüstü hâl ilan edildiğini açıkladı. Patlama sonrası en az üç vagon ve lokomotifin raydan çıktığı bildirildi. Güvenlik güçlerinin bölgeyi güvenlik kordonuna aldığı ve kurtarma çalışmalarının sürdüğü belirtildi.

Pakistan’da son dönemde şiddet olaylarında artış yaşanırken, saldırılar çoğunlukla devlet güvenlik güçlerini hedef alıyor.

Ülkenin en yoksul bölgelerinden biri olan Belucistan’da ayrılıkçılar, Pakistan devletinin kuruluşundan kısa bir süre sonra başlayan süreçte bağımsızlık için mücadele ediyor.

Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre geçen yıl yasaklı “Belucistan Kurtuluş Ordusu”, yüzlerce güvenlik personeli ve ailelerini taşıyan bir treni kaçırmış, rehineleri kurtarmaya yönelik günler süren çatışmalarda en az yirmi yolcu ve asker hayatını kaybetmişti.

Belucistan Kurtuluş Ordusu, bağımsızlık için savaşan çeşitli silahlı gruplar arasında en büyük olanı olarak biliniyor ve özellikle milyarlarca dolarlık Çin altyapı projelerini hedef alan şiddet eylemlerinin arkasında yer alıyor.